Sistematik derleme incelemesi

DOI: 10.3389/frsc.2023.985656

Sürdürülebilir Yeniden Kullanım İçin Bir Çerçeve: Mevcut Kentsel Binalarda Boşluk ve Atıllığın Anlaşılması

Kentsel alanlarda yoğunlaşma, yakınlık ve bağlantısallık avantajları tarihsel süreçte şehirlerin büyümesini sağlamışken, küresel salgınlar ve gelişen iletişim teknolojileri kentsel binalardaki boşluk ve atıllık oranlarını artırarak geleneksel kümelenme faydalarını tartışmaya açmıştır.

Yazar
Gillian Armstrong et al.
Yayın
Frontiers in Sustainable Cities
Tarih
2023-05-12
01

Makalenin Kapsamı ve Akademik İçeriği

Kentsel alanlar tarihsel süreçte yoğunluk, yakınlık ve erişilebilirlik avantajları sayesinde ekonomik kümelenmenin ve toplumsal etkileşimin merkezleri olarak gelişmiştir. Ancak COVID-19 küresel salgını ve dijital iletişim teknolojilerindeki hızlı ilerlemeler, şehir merkezlerindeki ticari ve kamusal yapılarda atıllık ve boşluk oranlarının belirgin biçimde artmasına yol açmıştır. Binaların atıl kalması yalnızca mülk sahipleri için finansal kayıp yaratmakla kalmayıp kentsel canlılığı zayıflatmakta, çevre mülklerin değerini düşürmekte ve kentlerin sürdürülebilirlik hedefleri olumsuz etkilemektedir. Alan yazında yapılan incelemeler, mevcut araştırmaların ezici bir çoğunlukla yalnızca tamamen boşalmış binaların bütünsel dönüşümüne odaklandığını göstermektedir. Bu durum, binalardaki boşluğun aslında kademeli ve parçalı biçimde geliştiği gerçeğiyle çelişmekte ve bina yaşam döngüsünün erken aşamalarında müdahale edilmesini engelleyen önemli bir akademik ve pratik boşluk ortaya çıkarmaktadır.

Bu çalışma, kentsel yapılardaki boşluk olgusu ile sürdürülebilir yeniden kullanım yazınının kesişim hatlarını sistematik bir yöntemle incelemek ve boşluğun karar verme süreçlerine nasıl dahil edildiğini haritalandırmak amacıyla yürütülmüştür. Araştırmada PRISMA (Systematic Reviews and Meta-Analyses) protokolüne bağlı kalınarak Scopus veri tabanı üzerinden kapsayıcı bir tarama gerçekleştirilmiştir. Nitel ağırlıklı mimarlık, şehir planlama ve gayrimenkul yönetimi literatürünü temsil eden 43 hakemli akademik makale nihai analiz kümesine dahil edilmiştir. İncelenen çalışmalar, binaların müdahale ölçeği (bütünsel bina, çok seviyeli karma kullanım, kısmi adaptasyon ve geçici adaptasyon) ve müdahale zamanlaması açısından sınıflandırılarak içerik analizine tabi tutulmuştur. Araştırma tasarımı, hem boşluğun alan yazındaki kavramsallaştırılma biçimlerini sörgülamakta hem de metodolojik şeffaflık sağlayarak benzer kentsel çalışmalara kopyalanabilir bir analiz yapısı sunmaktadır.

Sistematik derlemenin bulguları, ele alınan 43 makalenin 27'sinin yeniden kullanımı yalnızca 'bütünsel bina dönüşümü' (WBAR) seviyesinde değerlendirdiğini, parçalı veya geçici adaptasyon seçeneklerinin ihmal edildiğini açığa çıkarmaktadır. Araştırmaların büyük kısmında boşluk olgusu veri tabanlı olarak çözümlenmek yerine araştırmanın başında sörgülanmadan kabul edilen bir varsayım olarak bırakılmıştır. Çok kriterli karar verme modellerinde (MCDA) boşluk ana gerekçe olarak gösterilmesine rağmen karar kriterleri arasında nicel veya nitel bir parametre olarak yer almamaktadır. Buna ek olarak, piyasadaki yüksek ortalama boşluk oranlarının binaların tamamen boş olduğu anlamına gelmediği, atıllığın genellikle katlar veya bölümler arasında dağıldığı tespit edilmiştir. Elde edilen bulgular doğrultusunda, binaların henüz tamamen terk edilmeden önce sürdürülebilir geçici/deneme yeniden kullanım (STAR), kısmi yeniden kullanım (PAR) ve çok seviyeli karma kullanım (MUML) gibi esnek ölçeklerle dönüştürülmesini öngören yeni bir kuramsal çerçeve geliştirilmiştir.

Çalışmanın tartışma ve sonuç bölümleri, önerilen sürdürülebilir yeniden kullanım çerçevesinin kentsel politika geliştirme ve varlık yönetimi açısından taşıdığı kritik önemi vurgulamaktadır. Yazarlar, binaların yıkılması yerine yeniden kullanılmasının gömülü enerjiyi koruyarak karbon emisyonlarını azaltacağını ve döngüsel ekonomiyi destekleyeceğini belirtmektedir. Atkinson'ın çöküntü kuramı ve döngüsel kentleşme ilkeleri ışığında yapılan değerlendirmeler, boşluğun erken teşhis edilmesinin bina ömrünü uzattığını ve kentsel soylulaştırma veya çöküntü risklerini dengelediğini göstermektedir. Bu araştırma, Türk araştırmacılar ve kent mimarları için kentsel dönüşüm, binaların yeniden kullanımı ve boşluk yönetimi konularında tez ve makale çalışmalarına doğrudan uygulanabilir metodolojik ve kuramsal bir zemin sunmaktadır. Binalardaki atıllık süreçlerinin parçalı boyutlarını ölçmeye ve politikaya dönüştürmeye yönelik gelecekteki ampirik çalışmalara yön vermesi bakımından literatürde belirleyici bir yere sahiptir.

Araştırmanın amacı

Bu çalışmanın amacı, kentsel bina stoklarındaki boşluk ile yeniden kullanım literatürünün kesişim noktalarını sistematik bir derlemeyle incelemek, boşluk olgusunun araştırmalarda nasıl ele alındığını açığa çıkarmak ve binaların erken atıllaşmasını önlemek amacıyla farklı ölçeklerdeki adaptasyon türlerini içeren kapsamlı bir sürdürülebilir yeniden kullanım çerçevesi önermektir(Armstrong et al., 2023).

İnceleme ve modelleme yöntemi

Çalışmada, kentsel binalardaki boşluk ile yeniden kullanım literatürünün kesişim noktalarını haritalandırmak ve karar süreçlerini iyileştirmek amacıyla PRISMA protokolüne dayalı sistematik bir literatür derlemesi yürütülmüştür(Armstrong et al., 2023).

Kuramsal ve kavramsal çerçeve

Çalışma kuramsal çerçevesini kentsel sürdürülebilirlik (çevresel, ekonomik ve sosyal boyutlar), kentsel dayanıklılık, döngüsel ekonomi ilkesi olan gömülü enerjinin yeniden kullanımı ve bina yaşam döngüsündeki işlevsel/fiziksel eskimeden atıllık (obsolescence) kuramları üzerine inşa etmektedir. Ayrıca Atkinson'ın sinking stack teorisi ve binaların aşamalı atıllaşma süreçleri tartışmanın odak noktasını oluşturmaktadır.

Makalenin ele aldığı literatür

Çalışma, son on yılda yayımlanan ve Scopus veri tabanından PRISMA protokolüne göre seçilen 43 akademik makaleyi sistematik olarak incelemektedir. İnceleme; Bullen ve Love'ın sürdürülebilir yeniden kullanım ve çevre ilişkisi çalışmalarını, Wilkinson ve Reed'in ticari bina adaptasyon sürücülerini, Remøy ve van der Voordt'un konuta dönüştürme araştırmalarını, Langston ve Conejos'un adaptasyon potansiyel modellerini ve Plevoets ile Sowińska-Heim'ın yerel adaptasyon yaklaşımlarını kapsamaktadır.

Araştırma Tasarımı

Evren veya inceleme alanı
Kentsel binalarda boşluk ve yeniden kullanım konularını inceleyen uluslararası akademik literatür korpusudur.
Örneklem veya araştırma materyali
Scopus veri tabanından 'vacant' ve 'adaptive reuse' anahtar kelimeleriyle erişilen ve belirlenen dahil etme kriterlerine göre seçilen 43 akademik makaledir.
Veri toplama süreci
Scopus veri tabanında son 10 yılı kapsayan arama sörgüları yürütülmüş, bina doluluğu ve disipliner uygunluk kriterlerine göre makaleler filtrelenerek PRISMA akışına dahil edilmiştir.
Veri analiz yöntemi
Seçilen 43 makale, boşluğun kavramsallaştırılması, yeniden kullanım ölçeği, karar verme araçları ve müdahale zamanlaması temaları altında nitel tematik analize ve sistematik senteze tabi tutulmuştur.
sürdürülebilir yeniden kullanımkentsel bina boşluğubina atıllığıbütüncül yeniden kullanımkısmi yeniden kullanımgeçici yeniden kullanımçok kriterli karar verme

Araştırmanın Bulguları

01

Mevcut yeniden kullanım literatürünün büyük çoğunluğu, binaların yalnızca tamamen boşaldığı nihai aşamadaki bütüncül müdahalelere odaklanmakta, binanın yaşam döngüsü boyunca ortaya çıkan kademeli atıllık durumlarını ve kısmi boşluk süreçlerini göz ardı etmektedir(Armstrong et al., 2023).

02

Akademik çalışmalarda boşluk kavramı sıklıkla terk edilmiş, harap veya atıl gibi uç terminal durumları tanımlayan terimlerle ilişkilendirilmekte; bu durum boşluğun bir kriz anından ziyade erken aşamada müdahale edilebilecek dinamik bir süreç olarak anlaşılmasını engellemektedir(Armstrong et al., 2023).

03

Kentsel bina stoklarına ilişkin verilerin toplulaştırılmış şekilde sunulması, yüksek boşluk oranına sahip binaların tamamen boş olduğu varsayımını beslemekte ve boşluğun binalar arasındaki gerçek mekansal dağılımını maskeleyerek hatalı politika kararlarına yol açmaktadır(Armstrong et al., 2023).

04

Çok kriterli karar verme modellerinde boşluk temel bir başlama gerekçesi olarak anılmasına rağmen, geliştirilen değerlendirme araçlarında ve karar kriterleri setinde boşluğun süresi, mekansal ölçeği ve dağılım niteliği sistematik bir değişken olarak yer almamaktadır(Armstrong et al., 2023).

02

Bulguların Tartışılması ve Araştırmanın Sonucu

Bulguların Yazarlar Tarafından Yorumlanışı

Sistematik derleme bulguları, mevcut araştırmaların kentsel binalardaki boşluğu derinlemesine analiz etmek yerine çoğunlukla yüzeysel bir varsayım olarak ele aldığını göstermektedir. Binaların bütünüyle boşaldığı nihai aşamalara odaklanılması, atıllaşmanın ilk evrelerinde uygulanabilecek esnek müdahale biçimlerinin gözden kaçmasına neden olmaktadır.

Yazarlar, veri toplulaştırma ve basitleştirilmiş doluluk ölçümlerinin kentsel gayrimenkul piyasalarındaki gerçek boşluk dinamiklerini örttüğünü açıklamaktadır. Binaların tek bir ölçekte değerlendirilmesi, yatırımların finansal geri dönüşünü zorlaştırmakta ve kamu politikalarının atıl yapıları yeniden kente kazandırma hedefini sekteye uğratmaktadır.

Tartışma bölümünde bu durum Muldoon-Smith (2016) ve Fisher-Gewirtzman (2016) çalışmalarında vurgulanan mekansal karmaşıklık ve çevresel sürdürülebilirlik ilkeleriyle ilişkilendirilmektedir. Literatürdeki bu kopukluğu gidermek adına yazarlar, boşluğun türüne ve yayılımına göre biçimlenen kademeli bir adaptasyon yaklaşımının gerekliliğini ortaya koymaktadır.

Sonuç olarak çalışma, kentsel planlama ve varlık yönetimi kararlarında boşluk verisinin erken bir uyarı göstergesi olarak entegre edilmesini önermektedir. Önerilen sürdürülebilir yeniden kullanım çerçevesi, geçici ve kısmi adaptasyon modelleriyle binaların yaşam döngüsünü uzatarak kentsel karbon emisyonlarını ve yıkım atıklarını azaltmayı amaçlamaktadır.

Bulguların Önceki Araştırmalarla Karşılaştırılması

Yazarlar, binaların basitçe 'dolu' veya 'boş' olarak ikiye ayrılmasının mekansal gerçekliği yansıtmadığını belirten Muldoon-Smith (2016) analizini destekleyerek, boşluğun kentsel bina stoklarındaki sürekli ve dereceli yapısının yeniden kullanım modellerinde dikkate alınması gerektiğini vurgulamaktadır(Armstrong et al., 2023).

Çalışma, Fisher-Gewirtzman (2016) tarafından ortaya konan yeniden kullanımın post-endüstriyel kentleri canlandırma ve yayılmayı önleme potansiyelini teyit etmekte; ancak bu stratejinin başarısının boşluk türlerinin doğru tanımlanmasına bağlı olduğunu göstererek literatürdeki boşluğu doldurmaktadır(Armstrong et al., 2023).

Yazarlar, Bullen ve Love (2010) tarafından savunulan gömülü enerjinin korunması ve iklim değişikliğiyle mücadelede yeniden kullanımın rolü vurgusunu benimsemekte, fakat bunun yalnızca nihai yıkım öncesinde değil, erken boşluk aşamalarında da uygulanması gerektiğini savunmaktadır(Armstrong et al., 2023).

Sonuç Bölümünün Sunduğu Çıkarımlar

Yazarlar, kentsel binalardaki boşluk ve atıllık süreçlerinin doğru kavranmasının sürdürülebilir yeniden kullanım kararlarındaki anahtar rolünü vurgulamaktadır. Bina stokundaki boşluğun tek tip veya tamamen boşalma şeklinde gerçekleşmediği, aksine kademeli ve parçalı bir dağılım sergilediği gerçeğinden hareketle; geçici, kısmi, çok seviyeli karma kullanım ve bütüncül yeniden kullanım ölçeklerini içeren yeni bir sürdürülebilir çerçeve sunulmaktadır. Bu yaklaşım, binaların erken atıllaşmasını önlemeyi ve kentsel dirençliliği artırmayı hedeflemektedir(Armstrong et al., 2023).

Literatür Taraması İçin Sunduğu Çerçeve

Bu çalışma, kentsel gayrimenkul ve mimarlık literatüründe sıklıkla bir ön kabul olarak geçiştirilen bina boşluğu ve atıllık kavramlarını odağa alarak kavramsallaştırma düzeyinde önemli bir işlev üstlenmektedir. Araştırma, binaların yeniden kullanımıyla ilgili literatürdeki metodolojik daralmayı ve bütünüyle boşalmış binalara odaklanma eğilimini eleştirel bir süzgeçten geçirmektedir. Sistematik derleme yaklaşımı sayesinde mevcut alan yazının haritalandırmasını yapmakta ve kentsel bina stoklarının gerçekte sergilediği parçalı boşluk yapısıyla uyumlu yeni bir sürdürülebilir adaptasyon çerçevesi sunarak kuramsal ve uygulamalı alana yön vermektedir.

Çalışma, kentleşme ve kümelenme ekonomilerine dair temel kuramsal kabulleri salgın sonrası değişen kentsel dinamikler bağlamında yeniden değerlendirmektedir. Önceki literatürde binaların yeniden kullanımı genellikle yaşam döngüsünün sonuna gelmiş ya da bütünüyle terk edilmiş yapılar üzerinden kurgulanırken, bu araştırma Muldoon-Smith ve Wilkinson gibi araştırmacıların binalardaki kademeli atıllaşma ve esnek alan yönetimi konusundaki çalışmalarını bir adım ileriye taşımaktadır. Binaların tekil olarak yıkım ya da tam dönüşüm ikilisine sıkıştırılmasına karşı çıkarak, literatürdeki kavramsal boşluğu doldurmayı hedeflemektedir.

Sistematik derleme niteliği taşıyan bu çalışma, literatür taraması yapan araştırmacılara boşluk ve yeniden kullanım kavramlarının kesişim noktalarını bütüncül bir haritayla sunmaktadır. Scopus veri tabanından elde edilen 43 akademik makalenin PRISMA protokolüne göre incelenmesiyle hazırlanan çalışma, araştırmacıların konuyla ilgili teorik boşlukları tespit etmesini kolaylaştırmaktadır. Özellikle karar verme araçlarında boşluk değişkeninin eksikliği ve veri toplulaştırma sorunları gibi temel metodolojik kısıtları açıkça ortaya koyarak gelecek çalışmalara metodolojik ve kuramsal bir yol haritası çizmektedir.

Kaynakça

  1. Muldoon-Smith, K. (2016). Taking stock: An investigation into the nature, scale and location of secondary commercial office vacancy in the UK and an appraisal of the various strategies and opportunities for its management and amelioration (Doctoral thesis). Northumbria University, Newcastle upon Tyne, United Kingdom.
  2. Fisher-Gewirtzman, D. (2016). Adaptive reuse architecture documentation and analysis. Journal of Architectural Engineering Technology, 5, 1-8. https://doi.org/10.4172/2168-9717.1000172
  3. Bullen, P. A., Love, P. E. (2010). The rhetoric of adaptive reuse or reality of demolition: Views from the field. Cities, 27(4), 215-224. https://doi.org/10.1016/j.cities.2009.12.005
03

Tez ve Makale Araştırmalarında Kullanım

Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki üç araştırma taslağına dönüştürülmüştür.

01

Tez veya makalede kullanım · literatüre-review

Kentsel binalardaki boşluk ve atıllık süreçleri mevcut literatürde çoğunlukla derinlemesine incelenmeden varsayılan bir durum olarak ele alınmaktadır.

Bu çalışma, literatür taraması bölümünde gayrimenkul ve kent planlama araştırmalarındaki metodolojik ve kavramsal eksiklikleri gerekçelendirmek amacıyla doğrudan referans gösterilebilir(Armstrong et al., 2023).

Kentsel Ofis Stoklarında Parçalı ve Geçici Yeniden Kullanım Potansiyelinin Mekansal Analizi

Araştırma sorusu
Kentsel iş merkezlerindeki kat bazlı kısmi boşlukların dağılımı, geçici adaptasyon stratejilerinin uygulanabilirliğini nasıl etkilemektedir?
Yöntem taslağı
Çalışma deseni karma yöntem olarak tasarlanacak; kent merkezindeki 50 ticari ofis binasının kat doluluk verileri mekansal analiz yazılımlarıyla haritalandırılacak, ardından bina yöneticileri ve mülk sahipleriyle yarı yapılandırılmış mülakatlar gerçekleştirilecektir. Nitel veri boyutu veri doygunluğuna ulaşılana kadar sürdürülecektir.

Makaleyle bağlantısı: Makalenin sonuç bölümünde vurgulanan, kentsel boşluğun binalar arasında parçalı dağıldığı ve bütüncül dönüştürme yerine ölçeğe uygun esnek müdahale modellerinin geliştirilmesi gerektiği yönündeki açık çağrıdan türetilmiştir(Armstrong et al., 2023).

02

Tez veya makalede kullanım · Kavramsal çerçeve

Sürdürülebilir yeniden kullanım karar süreçleri yalnızca binanın tamamının dönüştürülmesine değil, parçalı ve geçici adaptasyon ölçeklerine de dayanmalıdır.

Kuramsal çerçeve oluşturulurken binaların erken atıllaşmasını önlemeye yönelik çok ölçekli adaptasyon modelini temellendirmek ve kavramsal açıklık sağlamak için kullanılabilir(Armstrong et al., 2023).

Çok Kriterli Karar Verme Modellerine Boşluk Değişkeninin Entegrasyonu ve Uygulamalı Değerlendirmesi

Araştırma sorusu
Tarihi ve atıl binaların yeniden kullanım karar süreçlerinde boşluk süresi ve düzeyi bir değişken olarak Çok Kriterli Karar Verme (ÇKKV) modellerine nasıl entegre edilebilir?
Yöntem taslağı
Araştırma, nitel ve nicel yöntemlerin birleşimiyle kurgulanacaktır. Alan uzmanlarıyla yürütülecek Delphi turları ile boşluk kriterleri ağırlıklandırılacak, ardından oluşturulan model atıl durumda bulunan 10 kamu yapısı üzerinde AHP yöntemiyle sınanacaktır. Örneklem büyüklüğü uzman kabulü ve veri doygunluğu esas alınarak belirlenecektir.

Makaleyle bağlantısı: Çalışmanın sistematik derleme bulgularında, mevcut ÇKKV araçlarının boşluğu temel bir başlama gerekçesi saymasına rağmen karar kriterleri arasına dahil etmediği tespiti ve bu eksikliğin giderilmesi yönündeki önerisinden türetilmiştir(Armstrong et al., 2023).

03

Tez veya makalede kullanım · Tartışma

Şehir genelindeki yüksek toplulaştırılmış boşluk oranları binaların tamamen boş olduğu anlamına gelmediğinden, bütüncül yeniden kullanım her zaman uygun bir müdahale değildir.

Tartışma bölümünde elde edilen saha bulgularının yorumlanması ve mekansal boşluk dağılımlarının bütüncül müdahalelerle uyumsuzluğunun vurgulanması aşamasında kaynak gösterilebilir(Armstrong et al., 2023).

Salgın Sonrası Kentsel Dönüşümde Sürdürülebilir Geçici Adaptasyon Uygulamalarının Sosyo-Ekonomik Etkileri

Araştırma sorusu
Ticari binalardaki geçici yeniden kullanım müdahaleleri kentsel canlılık ve çevre gayrimenkul değerleri üzerinde nasıl bir etki yaratmaktadır?
Yöntem taslağı
Gözlemsel ve ampirik bir yaklaşım benimsenecektir. Dönüştürülen 3 farklı ticari odağının çevresindeki yaya yoğunluğu verileri ve gayrimenkul kira değişimleri paneli analiz edilecektir. Analiz grubu, iktisadi güç analizi esas alınarak seçilecek ve zaman serisi regresyon modelleriyle değerlendirilecektir.

Makaleyle bağlantısı: Makalede sunulan Sürdürülebilir Geçici Adaptasyon (STAR) konseptinin kentsel belirsizlik dönemlerinde atıllıktan kaçınma ve canlılık sağlama potansiyeline ilişkin teorik önermesinden türetilmiştir(Armstrong et al., 2023).