Doğu Karadeniz bölgesi, tarih boyunca farklı toplulukların etkileşimiyle harmanlanmış oldukça zengin ve özgün bir kültürel mirasa ev sahipliği yapmaktadır. Bu mirasın en canlı yansımalarından biri olan bölge müziği, kemençe ve tulum gibi yerel çalgıların yanı sıra kendine has polifonik yapıları ve vokal tarzlarıyla dikkat çeker. Müzikoloji ve kültürel çalışmalar literatüründe, bu geleneksel yapının modern popüler müzik unsurlarıyla birleşerek nasıl yeni anlam alanları yarattığı önemli bir tartışma odağıdır. Çalışma, bu müzikal dönüşümü yalnızca estetik bir değişim olarak değil, aynı zamanda toplumsal bellek, göç, siyasi hareketlilik ve çevre felaketleri gibi geniş bir sosyo-kültürel bağlamın yansıması olarak ele alarak alandaki teorik boşluğu doldurmayı hedeflemektedir.
Bu çalışmanın temel amacı, Doğu Karadeniz popüler müziğindeki melodik ve tematik etkileşimleri metinlerarasılık ve köprümetinsellik kavramsal çerçeveleri yardımıyla derinlemesine incelemektir. Araştırmada nitel bir yaklaşım benimsenerek, bölgenin tanınmış sanatçılarının eserleri ve bu eserlerin toplumsal alandaki yansımaları söylem ve müzikal analiz yöntemleriyle çözümlenmiştir. Kuramsal zemin olarak Gerard Genette'in köprümetinsellik teorisi ile Serge Lacasse'ın bu teoriyi müzik alanına uyarlayan modelleri referans alınmıştır. Analiz kapsamında, geleneksel ağıtların modern vokal teknikleriyle birleşimi, popüler şarkıların dinleyici kitleleri tarafından siyasi bağlamlara oturtulması ve dijital platformlardaki cover ve remiks uygulamaları vaka incelemeleri üzerinden değerlendirilmiştir.
Araştırmanın bulguları, Doğu Karadeniz müziğinde metinlerarasılığın hem toplumsal travmaları aktarmada hem de dinleyici katılımıyla yeni anlamlar üretmede kritik bir rol oynadığını göstermektedir. Volkan Konak'ın "Mahir" şarkısının dinleyiciler tarafından sol siyasallaşmayla ilişkilendirilmesi, anlamın esnekliğini ve dinleyicinin aktif kurucu rolünü kanıtlamaktadır. Benzer şekilde, İsmail Türüt'ün "Can Pazarı" eserinde 1999 depreminin acıları, Volkan Konak'ın "Cerrahpaşa" eserinde ise Çernobil felaketinin kanser vakaları üzerindeki yıkıcı etkileri metinlerarası birer toplumsal bellek belgesi olarak işlenmiştir. Diğer yandan Kazım Koyuncu'nun çok dilli repertuarı, Selçuk Balcı'nın sosyal medyadaki kemençe performansları ve Davut Güloğlu'nun techno-pop sentezleri, köprümetinselliğin bölgesel sınırları aşmadaki gücünü ortaya koymaktadır.
Tartışma ve sonuç bölümünde çalışmanın bulguları, müzik sosyolojisi ve dijitalleşme literatürüyle ilişkilendirilerek değerlendirilmiştir. Doğu Karadeniz müziğindeki bu çift yönlü devinim, köprümetinsel dönüşümler sayesinde geleneğin korunurken aynı zamanda küresel eğilimlerle dinamik bir biçimde eklemlenebildiğini göstermektedir. Dijital mecralar ve sosyal ağlar, bu müzikal ürünlerin yayılımını hızlandırarak yerel kimlik unsurlarını ulusal ve uluslararası bir dinleyici ekosistemine taşımıştır. Bu çalışma, Türk araştırmacılar için müzik analizlerinde salt teknik veya organolojik yaklaşımların ötesine geçerek, edebi teorilerin müzikolojiye nasıl uyarlanabileceğine dair somut ve kuramsal bir rehber sunması açısından yüksek akademik değere sahiptir.
Kuramsal ve kavramsal çerçeve
Çalışma, Gerard Genette'in köprümetinsellik (hypertextuality) kuramına ve Julia Kristeva ile Mikhail Bakhtin'in metinlerarasılık (intertextuality) kavramlarına dayanmaktadır. Müzikal bağlamda Serge Lacasse'ın geliştirdiği köprümetinsellik modeli kullanılarak cover, remiks ve türler arası geçişlerin müzikal yapıyı nasıl dönüştürdüğü çözümlenmektedir.
Makalenin ele aldığı literatür
Çalışma, Doğu Karadeniz müziğinin sosyo-kültürel yapısını ve değişim süreçlerini ele alan yerel çalışmalarla (Akat, Saatçi, Ersoy) başlayıp, popüler müzikte metinlerarasılık kuramını geliştiren uluslararası literatüre (Genette, Lacasse, Kristeva, Bakhtin, Burkholder) odaklanmaktadır. Ayrıca müzik sosyolojisi ve dijitalleşmenin erişilebilirlik üzerindeki etkilerini inceleyen araştırmalarla (Ayas, Born, Castonguay, Carboni, Dewan & Ramaprasad) ilişki kurulmaktadır.