---
type: "Akademik Makale Analizi"
title: "Türkiye’nin İhracatının Yapısı ve Teşvik Politikaları"
description: "Uluslararası ticaret ve kalkınma iktisadı literatüründe, ülkelerin ekonomik büyüme ve kalkınma süreçleri, ürettikleri ve ihraç ettikleri ürünlerin çeşitliliği ile doğrudan ilişkilendirilmektedir. Özellikle orta gelir tuzağından kurtulmaya çalışan gelişmekte olan ülkelerin, yüksek katma değerli ve ka"
resource: "https://makaleanalizi.com/doga-bilimleri/fizik-kimya-ve-yasam-bilimleri/turkiyenin-ihracatinin-yapisi-ve-tesvik-politikalari"
doi: "10.30927/ijpf.688067"
authors: ["Gül Ertan Özgüzer"]
citation: "Özgüzer, G. E. (2020). Structure of Turkey’s Exports and Government Incentives. . https://doi.org/10.30927/ijpf.688067"
publicationType: "quantitative-empirical"
discipline: "Doğa Bilimleri"
subDiscipline: "Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri"
evidenceCount: 9
tags: ["Karmaşıklık", "İhracat Çeşitliliği", "Yapısal Dönüşüm", "Açıklamalı Karşılaştırmalı Üstünlük", "Teşvik Politikası"]
timestamp: "2026-09-26T15:43:28.776Z"
---

# Türkiye’nin İhracatının Yapısı ve Teşvik Politikaları

Özgün başlık: Structure of Turkey’s Exports and Government Incentives
DOI: https://doi.org/10.30927/ijpf.688067
Künye (APA 7): Özgüzer, G. E. (2020). Structure of Turkey’s Exports and Government Incentives. . https://doi.org/10.30927/ijpf.688067

Bilim alanı: [Doğa Bilimleri](/okf/doga-bilimleri/index.md) › Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri

# Alan bağlamı

Uluslararası ticaret ve kalkınma iktisadı literatüründe, ülkelerin ekonomik büyüme ve kalkınma süreçleri, ürettikleri ve ihraç ettikleri ürünlerin çeşitliliği ile doğrudan ilişkilendirilmektedir. Özellikle orta gelir tuzağından kurtulmaya çalışan gelişmekte olan ülkelerin, yüksek katma değerli ve karmaşık ürün yapılarına geçiş yapabilmesi kritik bir önem taşımaktadır. Bu çerçevede, bir ülkenin üretim kapasitesi ve sahip olduğu beşeri/teknolojik kabiliyetler, ihracat sepetinin niteliğini belirlemektedir. Türkiye ekonomisi özelinde ise, sürdürülebilir büyüme hedeflerine ulaşılması ve dış ticaret açıklarının kalıcı olarak azaltılması için ihracat kompozisyonunun karmaşık ürün gruplarına doğru dönüştürülmesi tartışılmaktadır. Bu makale, Türkiye'nin ihracat sepetinin karmaşıklık düzeyini ve devletin uyguladığı teşvik politikalarının bu süreçteki rolünü analiz ederek literatürdeki temel bir soruyu ele almaktadır.

# Akademik özet

Dünya ekonomisinde ülkelerin refah düzeyleri ve büyüme hızları, ürettikleri ürünlerin niteliği ve çeşitliliği ile yakından ilişkilidir. Gelişmiş ülkeler ile gelişmekte olan ülkeler arasındaki temel makas, yüksek gelirli ekonomilerin üretim süreçlerinde çok çeşitli yetenekleri bir araya getirerek karmaşık ürünler ortaya koyabilmesinden kaynaklanmaktadır. Türkiye gibi orta gelir seviyesinde bulunan ülkelerin yüksek gelir düzeyine erişmesi, ihracat kompozisyonunu katma değeri yüksek karmaşık ürünlere doğru dönüştürmesinden geçmektedir. Ancak Türkiye'nin küresel ticaret ağlarında ekonomik karmaşıklık sıralamasında arzulanan atılımı gerçekleştirememesi ve son yirmi yılda benzer sıralamalarda kalmesi, üretim yapısındaki dönüşümün önündeki engellerin ve teşvik politikalarının etkinliğinin incelenmesini zorunlu kılmaktadır.

Bu çalışmada, karmaşıklık ve çeşitlilik kavramları temel alınarak Türkiye'nin 1995 ve 2015 yılları arasındaki ihracat kompozisyonundaki yapısal değişim ve bu değişimin uygulanan teşvik politikalarıyla olan ilintisi incelenmiştir. Araştırmada yöntem olarak, Hidalgo ve Hausmann tarafından geliştirilen yansımalar metodu ve ürün uzayı analizi kullanılmıştır. Birleşmiş Milletler Comtrade veri tabanından elde edilen ve SITC Rev.4 sınıflamasına tabi olan 775 ürün, benzer yetenekler gerektiren 35 topluluğa ayrılarak analiz edilmiştir. Çalışmada, her ürün için hesaplanan ürün karmaşıklık endeksi ile ülkelerin rekabet güçlerini yansıtan açıklamalı karşılaştırmalı üstünlük endeksleri hesaplanmış, böylece yirmi yıllık dönemdeki yapısal dönüşümün seyri nicel olarak ortaya konulmuştur.

Araştırma bulguları, Türkiye'nin son yirmi yılda ihracat kompozisyonunda giysi ve tekstil gibi düşük karmaşıklıktaki sektörlerden makine gibi orta-yüksek karmaşıklıktaki sektörlere doğru kayda değer bir sıçrama gerçekleştirdiğini göstermektedir. 1995 yılında en büyük paya sahip olan giysi sektörü liderliğini 2015 yılında makine sektörüne devretmiştir. Ancak bu dönüşüme rağmen, Türkiye'nin en çok rekabet üstünlüğü kazandığı 14 ürünün genel olarak düşük karmaşıklığa sahip, üretimi sıradan yetenekler gerektiren ürünler olduğu saptanmıştır. Ayrıca, en yüksek karmaşıklık derecesine sahip kimyasallar, sağlık ürünleri ve elektronik gibi kritik topluluklarda Türkiye'nin küresel ihracat çeşitliliği son derece sınırlı kalmış ve bu alanlarda yeterli yapısal çeşitlenme sağlanamamıştır.

Çalışmanın tartışma ve sonuç kısmında, Türkiye'nin karmaşık ve yüksek katma değerli ürünlere doğru yapısal dönüşümü gerçekleştirememesinde, 1995 yılı sonrasında uygulanan teşvik politikalarının rolü vurgulanmaktadır. Türkiye'nin Dünya Ticaret Örgütü üyeliği ve Avrupa Birliği Gümrük Birliği anlaşması sonrasında seçici sektörel teşvik politikalarını terk ederek bölgesel ve yatay teşviklere yönelmesi, yüksek teknoloji gerektiren öncelikli sektörlerin desteklenmesini engellemiştir. Yazar, 2012 yılında yürürlüğe giren yeni teşvik sistemi ile sektörel seçiciliğe geri dönülmeye çalışılsa da, uluslararası taahhütler ve ticari korumacılık önlemlerinin eksikliği nedeniyle bu politikaların karmaşık ürün üretiminde radikal bir dönüşüm yaratmasının zor olduğunu iddia etmekte ve literatürdeki kalkınmacı devlet tezlerini desteklemektedir.

# Araştırmanın amacı

Bu çalışmanın temel amacı, karmaşıklık ve çeşitlilik kavramlarını merkeze alarak Türkiye'nin 1995 ve 2015 yılları arasındaki ihracat kompozisyonundaki yapısal değişimi incelemek ve bu yapısal dönüşümün Türkiye'de uygulanan devlet teşvik politikaları ile olan ilişkisini ampirik ve kuramsal düzeyde tartışmaktır.

# Yöntem ve tasarım

Bu araştırma, Türkiye'nin 1995-2015 yılları arasındaki ihracat kompozisyonunu ve yapısal değişimini, ekonomik karmaşıklık ve çeşitlilik göstergeleri çerçevesinde, Harvard Üniversitesi Ekonomik Karmaşıklık Gözlemevi verilerini kullanarak nicel ve nitel analiz yöntemleriyle incelemektedir.

# Bulgular ve önermeler

1. Türkiye, 1995-2015 döneminde orta karmaşıklıktaki yapı malzemeleri ve gereçler grubunda 14 yeni üründe rekabet avantajı sağlayarak bu alandaki ihracat çeşitliliğini yüzde 61 oranına çıkarmayı başarmıştır.
2. Türkiye'nin çok yüksek karmaşıklık düzeyine sahip ürün gruplarının ihracattaki payı 1995'te yüzde 0.5 iken 2015 yılında yalnızca yüzde 1.3'e yükselebilmiş, bu da ileri teknolojiye geçişin sınırlı kaldığını kanıtlamıştır.
3. 1995 yılından itibaren Dünya Ticaret Örgütü ve AB Gümrük Birliği anlaşmalarına taraf olunması, Türkiye'nin yerli sanayiyi korumaya ve seçici sektörel teşvikleri uygulamaya yönelik hareket alanını kısıtlamıştır.
4. Türkiye'de uygulanan teşvik sistemlerinin, firmaların toplam faktör verimliliği ve istihdam düzeyleri üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir pozitif etki yaratmadığı ampirik çalışmalarla belgelenmiştir.

# Yazarın tartışması

Yapılan analizler, Türkiye'nin 1995 ve 2015 yılları arasında ihracatında giyim sektöründen makine sektörüne doğru belirgin bir yapısal sıçrama gerçekleştirdiğini göstermektedir. Bu süreçte makineler topluluğundaki pay yüzde 22.6 seviyesine ulaşarak liderliğe oturmuştur. Yazar, bu değişimi imalat sanayinin geleneksel düşük teknolojili ürünlerden orta-yüksek teknolojili ürünlere doğru evrildiğinin önemli bir kanıtı olarak sunmaktadır.

Bununla birlikte, ihracat hacmindeki artışa rağmen, çok yüksek ve yüksek karmaşıklık düzeyine sahip kimya, sağlık ve elektronik gibi öncelikli sektörlerde Türkiye'nin küresel rekabet gücü ve ürün çeşitliliği son derece düşük seviyelerde kalmıştır. Yazar bu durumu, ülkenin gelişmiş ekonomilerin sahip olduğu karmaşık kabiliyet ve bilgi birikimi setlerini (lego parçalarını) tam olarak bir araya getirememesiyle açıklamaktadır.

Yazar, Türkiye'nin yüksek teknolojili alanlarda dönüşüm sağlayamamasının temel nedenini 1995 sonrasında seçici sektörel teşvik politikalarının terk edilmesine bağlamaktadır. Dünya Ticaret Örgütü üyeliği ve AB Gümrük Birliği anlaşması gibi uluslararası taahhütler, devletin stratejik sektörleri doğrudan destekleme ve yerli üretimi koruma olanaklarını kısıtlayarak bölgesel bazlı, sektörel seçicilikten uzak teşvik modellerini zorunlu kılmıştır.

Tartışma kısmında, 2012 yılında yürürlüğe konan yeni teşvik sisteminin sektörel seçiciliğe geri dönüşü hedeflese de uluslararası anlaşmalara uyum zorunluluğu ve ticari koruma önlemlerinin eksikliği nedeniyle beklenen verimlilik ve istihdam artışını sağlamakta yetersiz kalacağı vurgulanmaktadır. Bu bulgular literatürde Ersel ve Filiztekin (2008) ile Yanıkkaya ve Karaboğa (2017) tarafından ortaya konan ampirik sonuçlarla uyumluluk göstermektedir.

# Yazarın sonucu

Türkiye'nin 1995-2015 yılları arasındaki ihracat yapısındaki en büyük dönüşüm giyimden makinelere doğru gerçekleşen sektörel kaymadır. Ancak bu kayma, ülkenin yüksek gelirli gelişmiş ekonomiler düzeyine ulaşması için yeterli bir yapısal derinleşme ve karmaşıklık sunmamaktadır. Uluslararası yükümlülükler nedeniyle terk edilen seçici sektörel teşviklerin eksikliği, karmaşıklığı yüksek ürünlerde rekabet gücü elde edilmesini engellemiştir. 2012 yılında getirilen sektörel seçici teşviklerin ise korumacı tedbirlerin yokluğu ve uluslararası kısıtlamalar nedeniyle cari açığı kapatmada ve ihracatın niteliğini dönüştürmede sınırlı kalacağı değerlendirilmektedir.

# Literatürdeki işlevi

Bu çalışma, uluslararası iktisat literatüründe Hausmann, Hidalgo ve Rodrik gibi araştırmacılar tarafından geliştirilen ekonomik karmaşıklık ve ürün uzayı teorik çerçevesini Türkiye'nin ampirik dış ticaret verilerine uygulamaktadır. Literatürde, gelişmekte olan ülkelerin yüksek gelir düzeyine ulaşabilmesi için sadece ihracat hacmini artırmasının yeterli olmadığı, aynı zamanda ihraç edilen ürünlerin niteliğinin ve karmaşıklığının da dönüştürülmesi gerektiği savunulmaktadır. Çalışma, Türkiye'nin 1995 ve 2015 yılları arasındaki yirmi yıllık dönemini ele alarak, bu teorik tartışmayı somut dış ticaret verileriyle ampirik bir zemine taşımakta ve sanayi politikalarının bu dönüşümdeki rolünü eleştirel bir biçimde analiz etmektedir.

Önceki çalışmalarla ilişkisi: Çalışma, önceki literatürde yer alan Balassa'nın Açıklanmış Karşılaştırmalı Üstünlükler (AKÜ) endeksi ile Hidalgo ve Hausmann (2009) tarafından geliştirilen yansımalar yöntemini ve ürün uzayı yaklaşımını temel almaktadır. Yazar, Türkiye'nin ihracat dinamiklerini incelerken bu yöntemleri entegre ederek, geleneksel dış ticaret analizlerinin ötesine geçmektedir. Önceki çalışmaların aksine, sadece sektörel ihracat paylarını hesaplamakla kalmayıp, ürünlerin üretiminde ihtiyaç duyulan yetenek ve bilgi birikimi yoğunluğunu (karmaşıklığı) da ölçmektedir. Ayrıca, Türkiye'deki yatırım teşviklerinin etkinliğini sörgülayan Ersel ve Filiztekin (2008) ile Yanıkkaya ve Karaboğa (2017) gibi ampirik çalışmaların bulgularıyla kendi yapısal dönüşüm analizini ilişkilendirerek kuramsal bir köprü kurmaktadır.

Literatür taramasına katkısı: Bu araştırma, Türkiye'nin kalkınma ve dış ticaret politikalarını inceleyen literatür taramalarına çok boyutlu bir katkı sunmaktadır. Türkiye'nin geleneksel olarak güçlü olduğu tekstil ve giyim gibi düşük teknolojili sektörlerden makine gibi orta-yüksek teknolojili sektörlere geçişini belgelerken, bu geçişin arka planındaki niteliksel yetersizlikleri (karmaşıklık noksanlığını) gözler önüne sermektedir. İhracatta yaşanan sektörel kaymanın derinlemesine bir yapısal dönüşüm yaratamadığını ortaya koyması, sanayi politikası ve devlet yardımları literatürüne yeni bir bakış açısı getirmektedir. Çalışma, uluslararası ticaret kurallarının (DTÖ ve AB Gümrük Birliği) gelişmekte olan bir ülkenin seçici sanayi politikası uygulama kapasitesini nasıl sınırlandırdığını göstererek ekonomi politik literatürüne katkı sağlamaktadır.

# Tez ve makale araştırmalarında kullanım

- **Türkiye'nin dış ticaret yapısında 1995-2015 yılları arasında düşük katma değerli giyim sektöründen orta-yüksek teknolojili makine sektörüne doğru yapısal bir kayma yaşanmıştır.** — Bu iddia, makalenin 1995 ve 2015 yılları dış ticaret verilerinden elde edilen ampirik bulgularına ve yazarın sektörel pay karşılaştırmalarına dayanılarak tez çalışmasının literatür taraması bölümünde güçlü bir veri desteği olarak kullanılabilir.
- **Ekonomik büyüme ve refah artışı, ülkelerin ürün sepetlerini çeşitlendirme ve diğer ülkeler tarafından üretilmesi zor olan karmaşık ürünleri ihraç edebilme yeteneğine sıkı sıkıya bağlıdır.** — Bu kuramsal çerçeve, kalkınma iktisadı veya uluslararası ticaret odaklı tezlerin kavramsal altyapısında, ekonomik karmaşıklık teorisinin (Hidalgo & Hausmann) Türkiye uygulaması üzerinden açıklanmasında referans gösterilebilir.
- **Türkiye'de tekstil sektörü, resmi olarak öncelikli sektörler listesinden çıkarıldığı 1996 yılından sonra bile fiilen en çok yatırım teşviki alan ve desteklenen sektör olmaya devam etmiştir.** — Bu bulgu, Türkiye'nin sanayi ve teşvik politikalarının tarihsel gelişimini ve uygulamadaki sektörel sapmaları tartışan akademik tezlerin tartışma kısımlarında ampirik bir kanıt olarak doğrudan sunulabilir.

# Türetilebilir araştırma soruları

- **2012 yılında yürürlüğe giren cari açığı azaltmayı hedefleyen sektörel seçici yatırım teşvik sistemi, Türkiye imalat sanayinin yüksek teknolojili ürün gruplarındaki ihracat karmaşıklığını ve çeşitliliğini istatistiksel olarak anlamlı düzeyde artırmış mıdır?**
  - Desen: 2012-2022 yılları arasındaki TÜİK imalat sanayi firma düzeyindeki mikro veriler ile Ticaret Bakanlığı teşvik verileri kullanılarak, farkların farkı (difference-in-differences) ve eğilim skoru eşleştirme (propensity score matching) yöntemleriyle ampirik bir analiz tasarlanacaktır. Örneklem büyüklüğü güç analizi ile belirlenecektir.
  - Gerekçe: Yazarın sonuç bölümünde 2012 teşvik sisteminin cari açığı kapatma ve dış ticarette yapısal dönüşüm sağlama kapasitesine yönelik yaptığı teorik tartışmanın, ampirik mikro verilerle test edilmesi ihtiyacından türetilmiştir.
- **AB Gümrük Birliği ve Dünya Ticaret Örgütü kuralları, Türkiye'nin kimya ve elektronik gibi stratejik yüksek karmaşıklıktaki sektörlerde seçici sanayi politikaları uygulama alanını hangi mekanizmalarla sınırlandırmaktadır?**
  - Desen: Nitel araştırma deseninde tasarlanacak bu çalışmada, Ticaret Bakanlığı bürokratları, sanayi odası temsilcileri ve dış ticaret uzmanları ile yarı yapılandırılmış mülakatlar gerçekleştirilecektir. Katılımcı sayısı nitel veri doygunluğuna ulaşıldığında netleştirilecek ve veriler içerik analizi ile çözümlenecektir.
  - Gerekçe: Yazarın, Türkiye'nin 1995 sonrasında DTÖ ve AB anlaşmaları nedeniyle seçici sektörel teşvikleri terk etmek zorunda kaldığı ve bunun da karmaşık ürünlere geçişi engellediği yönündeki temel tarihsel argümanına dayanmaktadır.
- **Tekstil ve hazır giyim sektörünün öncelikli alanlardan çıkarılmasına rağmen teşvik almaya devam etmesi, bu sektördeki firmaların teknolojik yenilikçilik ve üretim karmaşıklığı yatırımlarını nasıl etkilemiştir?**
  - Desen: Çoklu durum çalışması (multiple case study) tasarımıyla, en çok teşvik alan ilk 15 tekstil firmasının Ar-Ge harcamaları, patent başvuruları ve ürün çeşitlendirme stratejileri incelenecektir. Nitel veriler arşiv belgeleriyle desteklenecek, tematik analiz yöntemiyle çözümlenecektir.
  - Gerekçe: Yazarın, tekstil sektörünün 1996'dan sonra öncelikli olmamasına rağmen hep en fazla teşvik alan sektör olması ve elektronik gibi alanların ise öne çıkamaması yönündeki tespitinden hareketle geliştirilmiştir.

# Kaynak izleri

Her iddia, özgün yayının belirtilen sayfasındaki birebir alıntıya bağlıdır.

| Kanıt | Bölüm | PDF sayfası | Basılı sayfa | Alıntı |
|---|---|---|---|---|
| ev-o-1 | 2. Karmaşıklık ve Çeşitlilik | 4 | — | Bir ülkenin ekonomik karmaşıklığı ihracat sepetinde gelişmiş ülkeler tarafından üretilen ve ihraç edilen karmaşık ürünlerden ne oranda bulunduğuyla ölçülür. |
| ev-s-1 | 3 . Veri Seti ve Yöntem | 5 | — | Veri Seti ve Yöntem Bu çalışmada kullanılan 1995 ve 2015 Türkiye ihra cat verisi Hausmann, R.,vd, (2011)’ i kaynak alan ve Harvard Üniversitesi Uluslararası Kalkınma Merkezi tarafı |
| ev-s-2 | 4 . Bulgular ve Tartışma | 10 | — | Orta karmaşık bir topluluk olan yapı malzemeleri ve gereçlerde 14 yeni ürün ihraç edip ihracat çeşitliliğimizi % 61 yapmışız. |
| ev-s-3 | 4 . Bulgular ve Tartışma | 11 | — | Çok yüksek karmaşıklığa sahip ürünle rin ihracatımız içindeki payı 0.5'den %1. |
| ev-s-4 | 6. Sonuç | 15 | — | Türkiye 1995 yılından itibaren ihracat performansını arttırıcı ve ithal malların yerine yerli malların üretilmesini öngören sektörel seçiciliğe sahip politikaları terk etmek zorund |
| ev-s-5 | 5 . Türkiye’nin İhracat Yapısının Değişimi ve Teşvik Politikaları | 15 | — | yapılan çalışmalar Türkiye’de verilen yatırım teşviklerinin toplam faktör verimliliğine ve istihdama anlamlı bir etkisinin olmadığını göstermektedir |
| ev-l-1 | 5 . Türkiye’nin İhracat Yapısının Değişimi ve Teşvik Politikaları | 13 | — | Dünyada yaşanan küreselleşme rüzgârıyla birlikte Türkiye 24 Ocak 1980 kararlarıyla dı şa açık ve ihracata dayalı sanayi politikasına geçiş yapmış ve teşvik politikaları da genelde  |
| ev-l-2 | 5 . Türkiye’nin İhracat Yapısının Değişimi ve Teşvik Politikaları | 15 | — | Tekstil sektörü 1980 - 2008 döneminde 1 996 yılından itibaren öncelikli sektörler arasında olmamasına rağmen hep en faz la teşvik alan sektör olmuştur. |
| ev-l-3 | 6. Sonuç | 15 | — | Zira Türkiye’nin 1995 yılında DTÖ’ye üye olmasının ve AB ile Gümrük Birliği antlaşması imzalamasının ve bu uluslararası kurumların politikalarıyla uyumlu teşvik politikaları seçme  |

# İlgili kavramlar

- [Siyasi Coğrafyada Yenileşme Eğilimleri: Bibliyometrik Göstergeler Üzerinden Karşılaştırmalı Bir Ağ Analizi](/okf/doga-bilimleri/fizik-kimya-ve-yasam-bilimleri/siyasi-cografyada-yenilesme-egilimleri-bibliyometrik-gostergeler-uzerinden-karsilastirmali-bir-ag-analizi.md)
- [Doğu Hint Okyanusu'ndaki Cüce Gök Balinaların Yıllar Arası Çağrı Tespitleri Üzerinde La Niña Koşullarının Etkisi](/okf/doga-bilimleri/fizik-kimya-ve-yasam-bilimleri/dogu-hint-okyanusundaki-cuce-gok-balinalarin-yillar-arasi-cagri-tespitleri-uzerinde-la-nia-kosullarinin-etkisi.md)
- [Türkiye Orman Ürünleri Endüstrisinde ORÜS Sonrası Dönüşüm](/okf/doga-bilimleri/fizik-kimya-ve-yasam-bilimleri/turkiye-orman-urunleri-endustrisinde-orus-sonrasi-donusum.md)
- [Dijital Zeka Destekli Cin Komur Madeni Çalışanlarinin Surdurulebilir Guvenli Gelişimi İçin Yatırım Stratejileri](/okf/doga-bilimleri/fizik-kimya-ve-yasam-bilimleri/dijital-zeka-destekli-cin-komur-madeni-calisanlarinin-surdurulebilir-guvenli-gelisimi-icin-yatirim-stratejileri.md)
- [Rüzgar Entegreli Serbestleştirilmiş Sistemlerde V2G Teknikleri ve TCSC Yerleşimi ile Kâr Maksimizasyonu](/okf/doga-bilimleri/fizik-kimya-ve-yasam-bilimleri/ruzgar-entegreli-serbestlestirilmis-sistemlerde-v2g-teknikleri-ve-tcsc-yerlesimi-ile-kr-maksimizasyonu.md)
- [Avrupa'da Sikke Basımının Başlamasının Mevcut Parasal Dolaşım Kalıplarını Değiştirmediğine Dair Kantitatif Bir Analiz](/okf/doga-bilimleri/fizik-kimya-ve-yasam-bilimleri/avrupada-sikke-basiminin-baslamasinin-mevcut-parasal-dolasim-kaliplarini-degistirmedigine-dair-kantitatif-bir-analiz.md)
- [Seçim Coğrafyasına Yeni Bir Yaklaşım Olarak Sosyal Medya Veri Madenciliği](/okf/doga-bilimleri/fizik-kimya-ve-yasam-bilimleri/secim-cografyasina-yeni-bir-yaklasim-olarak-sosyal-medya-veri-madenciligi.md)
- ["Fırça-Durumu" Sürtünmesi: Yüksek Hızlı Deprem Yırtılma Deneylerinden Kayma Başlangıcı ve Geçici Sürtünme Evriminin Modellenmesi](/okf/doga-bilimleri/fizik-kimya-ve-yasam-bilimleri/firca-durumu-surtunmesi-yuksek-hizli-deprem-yirtilma-deneylerinden-kayma-baslangici-ve-gecici-surtunme-evriminin-modellenmesi.md)

# Şeffaflık

- Analiz tarihi: 2026-09-26T15:43:28.776Z
- Kanıt sayısı: 9
- Üretim sürümü: makale-analizi-v3.0.0
- Kanonik sayfa: https://makaleanalizi.com/doga-bilimleri/fizik-kimya-ve-yasam-bilimleri/turkiyenin-ihracatinin-yapisi-ve-tesvik-politikalari
