---
type: "Akademik Makale Analizi"
title: "Yaşamın İkinci Yılında Davranışsal İnhibisyonun Doğum Öncesi Anne Kaygısı, Aşırı Koruyucu Ebeveynlik ve Erken Bebeklik Mizacı Tarafından Yordaması"
description: "Çocukluk ve ergenlik döneminde gelişen içselleştirme sorunları ile sosyal kaygı bozukluğunun erken çocukluktaki en belirgin mizaç risk faktörlerinden biri davranışsal inhibisyondur. Literatürde, doğum öncesi maternal kaygı ve stresin fötal nörogelişim üzerindeki etkileri ile doğum sonrası aşırı koru"
resource: "https://makaleanalizi.com/sosyal-bilimler/psikoloji-ve-davranis-bilimleri/yasamin-ikinci-yilinda-davranissal-inhibisyonun-dogum-oncesi-anne-kaygisi-asiri-koruyucu-ebeveynlik-ve-erken-bebeklik-mizaci-tarafindan-yordamasi"
doi: "10.3389/fpsyt.2022.844291"
authors: ["Susanne Mudra", "Ariane Göbel", "Eva Möhler", "Lydia Yao Stuhrmann", "Michael Schulte-Markwort", "Petra Arck", "Kurt Hecher", "Anke Diemert"]
citation: "Mudra, S., Göbel, A., Möhler, E., Stuhrmann, L. Y., Schulte-Markwort, M., Arck, P., Hecher, K., Diemert, A. (2022). Behavioral Inhibition in the Second Year of Life Is Predicted by Prenatal Maternal Anxiety, Overprotective Parenting and Infant Temperament in Early Infancy. . https://doi.org/10.3389/fpsyt.2022.844291"
publicationType: "quantitative-empirical"
discipline: "Sosyal Bilimler"
subDiscipline: "Psikoloji ve Davranış Bilimleri"
evidenceCount: 11
tags: ["davranışsal inhibisyon", "içselleştirme kişilik özellikleri", "yeniliğe karşı huzursuzluk", "erken çocukluk", "anne aşırı koruyuculuğu", "hamilelikle ilişkili kaygı"]
timestamp: "2026-09-17T23:44:55.282Z"
---

# Yaşamın İkinci Yılında Davranışsal İnhibisyonun Doğum Öncesi Anne Kaygısı, Aşırı Koruyucu Ebeveynlik ve Erken Bebeklik Mizacı Tarafından Yordaması

Özgün başlık: Behavioral Inhibition in the Second Year of Life Is Predicted by Prenatal Maternal Anxiety, Overprotective Parenting and Infant Temperament in Early Infancy
DOI: https://doi.org/10.3389/fpsyt.2022.844291
Künye (APA 7): Mudra, S., Göbel, A., Möhler, E., Stuhrmann, L. Y., Schulte-Markwort, M., Arck, P., Hecher, K., Diemert, A. (2022). Behavioral Inhibition in the Second Year of Life Is Predicted by Prenatal Maternal Anxiety, Overprotective Parenting and Infant Temperament in Early Infancy. . https://doi.org/10.3389/fpsyt.2022.844291

Bilim alanı: [Sosyal Bilimler](/okf/sosyal-bilimler/index.md) › Psikoloji ve Davranış Bilimleri

# Alan bağlamı

Çocukluk ve ergenlik döneminde gelişen içselleştirme sorunları ile sosyal kaygı bozukluğunun erken çocukluktaki en belirgin mizaç risk faktörlerinden biri davranışsal inhibisyondur. Literatürde, doğum öncesi maternal kaygı ve stresin fötal nörogelişim üzerindeki etkileri ile doğum sonrası aşırı koruyucu ebeveyn tutumlarının çocuk mizacı üzerindeki rolleri ayrı ayrı tartışılmaktadır. Ancak prenatal anne kaygısının erken çocukluktaki davranışsal inhibisyona nasıl dönüştüğünü, bebek mizacı ve anne tutumunun ortak aracılık mekanizmaları üzerinden bütüncül biçimde açıklayan boylamsal çalışmalar sınırlıdır.

# Akademik özet

Erken çocukluk döneminde ortaya çıkan davranışsal inhibisyon, bireyin yenilik ve bilinmezlik içeren uyaranlara karşı çekingenlik, korku ve kaçınma tepkileri göstermesiyle tanımlanan önemli bir mizaç özelliğidir. Çocukluktan yetişkinliğe uzanan gelişimsel süreçte içselleştirme bozuklukları ve özellikle sosyal kaygı bozukluğu için belirleyici bir risk faktörü olan bu durum, doğum öncesi ve sonrası maternal etkenlerin etkileşimiyle şekillenmektedir. Literatürde hamilelik dönemindeki anne kaygısı ile bebeklik dönemindeki mizaç özellikleri ve ebeveyn tutumları arasındaki ilişkiler ayrı ayrı incelenmiş olsa da, prenatal kaygının 24. aydaki davranışsal inhibisyon üzerindeki uzun dönemli etkilerini bebeklik mizaç tepkileri ve aşırı koruyucu ebeveynlik aracılığıyla açıklayan bütüncül boylamsal modellere ihtiyaç duyulmaktadır.

Bu çalışma, gebeliğin üçüncü trimesterinde ölçülen hamilelikle ilişkili anne kaygısının, çocukların 24. ayındaki davranışsal inhibisyon düzeylerini öngörme kapasitesini incelemeyi ve bu ilişkide 12. aydaki bebek yeniliğe karşı huzursuzluk mizaç boyutu ile maternal aşırı koruyuculuğun paralellik ve seri aracılık rollerini çözümlemeyi amaçlamaktadır. Araştırma, PRINCE ve PAULINE adlı iki prospective gebelik kohortunun birleşimiyle yürütülen nicel-ampirik ve boylamsal bir tasarıma dayanmaktadır. Örneklem, Almanya Hamburg-Eppendorf Üniversite Tıp Merkezinde izlenen ve dahil etme kriterlerini karşılayan 170 anne-bebek çiftinden oluşmaktadır. Veriler gebeliğin 34-36. haftalarında PRAQ-R2 ölçeğiyle, doğum sonrası 12. ayda IBQ ve EMKK ölçekleriyle, 24. ayda ise RIBI ölçeğiyle toplanmış; analizlerde iki paralel aracı değişkenli ve seri aracı değişkenli mediasyon modelleri kullanılmıştır.

Analiz sonuçları, hamilelikle ilişkili anne kaygısının 24. aydaki davranışsal inhibisyon üzerindeki doğrudan anlamlı etkisinin, 12. aydaki bebek yeniliğe karşı huzursuzluk tepkisi ve maternal aşırı koruyuculuk değişkenleri modele eklendiğinde tamamen dolaylı hale geldiğini göstermektedir. Tam mediasyon modeli, çocuk davranışsal inhibisyonundaki varyansın yüzde 26'sını açıklamaktadır. Gebelikte yüksek düzeyde kaygı bildiren annelerin bebeklerinin 12. ayda yeniliklere karşı daha fazla huzursuzluk sergilediği ve annelerin daha aşırı koruyucu tutumlar benimsediği; her iki aracı değişkenin de 24. aydaki davranışsal inhibisyonu pozitif yönlü ve anlamlı biçimde yordadığı saptanmıştır. Keşfedici seri mediasyon analizi ise bebeğin yeniliğe karşı gösterdiği huzursuzluk düzeyinin anne üzerindeki etkisinin, maternal aşırı koruyuculuğu arttırdığını ve bu kanaldan da davranışsal inhibisyonu güçlendirdiğini ortaya koymuştur.

Elde edilen bulgular, erken çocukluk dönemindeki davranışsal inhibisyonun yalnızca genetik ya da tek yönlü anne tutumuyla açıklanamayacağını, fötal programlanma hipotezi ve karşılıklı düzenleme modeli çerçevesinde doğum öncesi nörobiyolojik ve doğum sonrası çevresel etkenlerin dinamik birleşimiyle oluştuğunu kanıtlamaktadır. Doğum öncesi dönemde başlayan anne kaygısının bebeğin mizacını ve anne-çocuk etkileşim örüntülerini biçimlendirerek içselleştirme bozukluklarına giden gelişimsel patikayı başlattığı anlaşılmaktadır. Bu çalışma, literatürde hamilelik kaygısı ile erken çocukluk mizacı arasındaki ilişkiyi boylamsal ve çok değişkenli bir yapıda ele alarak özgün bir katkı sunmakta; klinik uygulamalarda gebelikten itibaren riskli annelerin tespiti ve aşırı koruyucu ebeveynlik tutumlarının önlenmesine yönelik erken müdahale programlarının önemini vurgulamaktadır.

# Araştırmanın amacı

Bu çalışmanın amacı, gebeliğin üçüncü trimesterindeki hamilelikle ilişkili anne kaygısının 24. aydaki çocuk davranışsal inhibisyonunu yordama gücünü, 12. aydaki maternal aşırı koruyuculuk ve bebeğin yeniliğe karşı huzursuzluk düzeylerinin aracı rolünü dikkate alarak incelemektir.

# Yöntem ve tasarım

Bu çalışma, hamileliğin son üç ayındaki anne kaygısının, çocukluktaki davranışsal ketleme üzerindeki etkisini, aşırı koruyucu ebeveynlik ve bebeğin yeniliğe tepkisi aracılığıyla boylamsal olarak inceleyen nicel-ampirik bir modeldir.

# Bulgular ve önermeler

1. Gebeliğin üçüncü trimesterinde ölçülen hamilelikle ilişkili anne kaygısı, doğum sonrası 24. aydaki çocuk davranışsal ketleme düzeyini doğrudan ve pozitif bir şekilde anlamlı derecede yordamaktadır.
2. Hamilelikle ilişkili anne kaygısının çocuk davranışsal ketlemesi üzerindeki doğrudan etkisi, 12. aydaki bebek yeniliğe tepki huzursuzluğu ve maternal aşırı koruyuculuk ebeveynlik davranışları tarafından tam olarak opere edilmekte ve aracılık edilmektedir.
3. Doğum sonrası 12. ayda değerlendirilen bebek yeniliğe tepki huzursuzluğu ile anne aşırı koruyucu ebeveynlik tutumu arasında anlamlı ve pozitif yönlü seri bir aracılık ilişkisi tespit edilmiştir.
4. Analiz edilen değişkenler arasında, 12. aydaki bebek yeniliğe tepki huzursuzluğu, 24. aydaki davranışsal ketleme puanlarındaki varyansın en güçlü yordayıcısı olarak öne çıkmaktadır.

# Yazarın tartışması

Çalışma, hamilelik dönemindeki anne kaygısının doğrudan etkisinin, doğum sonrası süreçteki gelişimsel ve ebeveynsel aracı değişkenler eklendiğinde ortadan kalktığını ve etkinin tam olarak aracı kanallara dağıldığını göstermektedir. Bu durum, prenatal stresin çocuk psikopatolojisi üzerindeki etkisinin doğrusal ve mekanik bir aktarımdan ziyade, doğum sonrası çevreyle dinamik bir etkileşim içinde şekillendiğini doğrulamaktadır.

Yazarlar, hamileliğin üçüncü trimesterindeki kaygının 12. aydaki bebek yeniliğe tepki huzursuzluğunu yordamasını fötal programlama hipotezi temelinde açıklamaktadır. Prenatal dönemde anne bedenindeki stres hormonlarının fetüsün nöral gelişimi üzerindeki etkisi, bebeğin doğum sonrası yeniliklere karşı duyarlılığını artırmakta ve ketlenmiş bir mizaç yapısının temellerini atmaktadır.

Literatür bağlamında, gebelik kaygısı yüksek olan annelerin çocuklarını daha incinebilir görme eğiliminde oldukları ve bu algının da aşırı koruyucu bir ebeveynlik tarzına yol açtığı tartışılmaktadır. Nitekim mevcut bulgular, ebeveyn kontrolünün ve aşırı korumanın çocuklardaki kaçınma davranışlarını pekiştirerek gelişimsel istikrar sağlayan davranışsal inhibisyona dönüştüğünü gösteren önceki çalışmalarla paralellik sunmaktadır.

Sonuç olarak araştırma, çocuklarda sosyal anksiyete gelişiminde kritik bir risk faktörü olan davranışsal ketlemenin erken öncüllerini anlamak için hem içsel bebek faktörlerinin hem de dışsal ebeveyn davranışlarının bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini ortaya koymaktadır. Bu tespitler, hamilelik döneminden itibaren başlayan ve ebeveyn-çocuk etkileşimini hedefleyen erken müdahale programlarının tasarlanmasına güçlü bir bilimsel zemin kazandırmaktadır.

# Yazarın sonucu

Yazarlar, hamilelik dönemindeki anne kaygısının çocukta davranışsal ketleme gelişimini bebek mizacı ve maternal aşırı koruyuculuk mekanizmaları üzerinden dolaylı olarak şekillendirdiğini belirterek, riskli ebeveynlerin hamilelikten itibaren tespit edilerek klinik müdahalelerle desteklenmesinin önemini vurgulamaktadır.

# Literatürdeki işlevi

Bu çalışma, prenatal dönemden erken çocukluğa geçiş sürecinde psikopatoloji gelişimini açıklayan bütüncül bir model sunması bakımından literatürde merkezi bir işlev görür. Çocuk psikiyatrisi ve gelişimsel psikobiyoloji disiplinlerini birleştiren araştırma, genellikle biyolojik belirleyiciler veya ebeveynlik davranışları arasında kopuk olan literatüre köprü kurar. Hamileliğe özgü kaygının (PrA), çocuğun ikinci yılındaki davranışsal ketleme üzerindeki etkisini sadece genetik veya mekanik bir aktarım olarak değil; bebek mizacı ve maternal aşırı koruyuculukla şekillenen dinamik bir etkileşim zinciri olarak tanımlar. Bu yaklaşım, sosyal kaygı bozukluğunun erken çocukluktaki öncüllerini anlamlandırmak için hamilelikten itibaren başlayan boylamsal bir bakış açısı sunar.

Önceki çalışmalarla ilişkisi: Araştırma, Glover (2018) gibi yazarların 'fetal programlama' hipotezini ve Clauss ve Blackford (2012) tarafından ortaya konulan davranışsal ketlemenin sosyal anksiyete riskini artırdığına dair bulguları temel alır. Ancak bu çalışma, önceki literatürden farklı olarak 'genel kaygı' yerine 'hamilelikle ilişkili kaygı'ya odaklanarak spesifik bir yordayıcı tanımlar. Ayrıca, prenatal stresin etkilerinin doğum sonrası ebeveynlik tarzı ve bebeğin yeniliğe verdiği tepkiler (distress to novelty) aracılığıyla nasıl modüle edildiğini ampirik olarak göstererek, önceki çalışmaların eksik bıraktığı aracı mekanizmaları detaylandırır. Böylece, biyolojik risk faktörlerinin çevresel ebeveynlik faktörleriyle nasıl pekiştiğini göstererek mevcut literatürü genişletir.

Literatür taramasına katkısı: Makale, çocuklarda içselleştirme bozukluklarının kökenlerini ele alan literatür taramaları için kritik bir sentez verisi sağlar. Özellikle mizaç gelişiminde prenatal faktörlerin etkisinin doğum sonrası süreçte 'tam aracılık' (full mediation) yoluyla işlediğini göstermesi, literatürdeki 'prenatal stres kalıcı mıdır yoksa müdahale edilebilir mi?' tartışmasına müdahale edilebilir olduğu yönünde kanıt sunar. Derlemeler için bu bulgu, sadece çocuk gelişimine odaklanmak yerine anne-bebek ikilisinin hamilelikten itibaren izlenmesi gerektiğini vurgulayan metodolojik bir öneri niteliği taşır. Ayrıca, yüksek sosyoekonomik düzeydeki örneklemlerde bile prenatal kaygının davranışsal ketleme üzerindeki etkisinin gücünü kanıtlayarak, risk gruplarının belirlenmesine yönelik tarama standartlarına katkıda bulunur.

# Tez ve makale araştırmalarında kullanım

- **Prenatal dönemdeki maternal stres, fetüsün HPA ekseni gelişimini etkileyerek mizaç özelliklerini şekillendirir.** — Fetal programlama hipotezini çocuk gelişimi bağlamında temellendirmek için bu makalenin hamilelik kaygısı ve bebek huzursuzluğu arasındaki bulguları kullanılabilir.
- **Davranışsal ketleme, yabancı uyaranlara karşı korku ve kaçınma ile karakterize edilen, sosyal anksiyete için erken bir risk faktörüdür.** — Çalışmanın 'Behavioral Inhibition' tanımı ve bu mizacın klinik önemi vurgulanırken kaynak gösterilebilir.
- **Aşırı koruyucu ebeveynlik tutumu, prenatal kaygı ile çocuktaki ketlenmiş davranışlar arasındaki bağı pekiştiren bir aracı mekanizmadır.** — Ebeveynlik tarzının genetik yatkınlıkla (mizaç) nasıl etkileşime girdiğini ve davranış kalıplarını nasıl stabilize ettiğini açıklarken kullanılabilir.

# Türetilebilir araştırma soruları

- **Babaların aşırı koruyucu ebeveynlik tutumları, prenatal anne kaygısının çocuk üzerindeki etkisini modüle etmekte midir?**
  - Desen: Makalede babaların eksikliği bir sınırlılık olarak belirtilmiştir. Araştırma, hamilelikten itibaren hem anne hem babayı kapsayan boylamsal bir desenle kurgulanmalıdır. Veriler 12. ve 24. aylarda ebeveyn öz-bildirimleri ve yarı-yapılandırılmış gözlemlerle toplanmalı, babanın koruyuculuk düzeyinin aracı veya düzenleyici (moderator) rolü çok düzeyli modelleme ile analiz edilmelidir.
  - Gerekçe: Yazarlar, çalışmanın kısıtlılıklarında baba perspektifinin eksikliğini ve babaların farklı ebeveynlik stillerinin çocuk gelişimi üzerindeki potansiyel etkisini vurgulamışlardır.
- **Prenatal dönemdeki hamilelik kaygısı, kordon kanındaki belirli genlerin metilasyonu üzerinden çocuğun 24. aydaki BI düzeyini yordamakta mıdır?**
  - Desen: Makale öz-bildirim sınırlılığını vurgulayarak biyolojik verilere çağrı yapmaktadır. Doğumda kordon kanı örnekleri alınmalı ve mizaçla ilişkili genlerdeki (örn. NR3C1) epigenetik değişiklikler incelenmelidir. 24. ayda RIBI ölçeği uygulanarak, epigenetik metilasyonun prenatal kaygı ve BI arasındaki ilişkide biyolojik aracı rolü regresyon modelleriyle test edilmelidir.
  - Gerekçe: Yazarlar, prenatal anksiyetenin çocuk davranışları üzerindeki transizyonunda epigenetik mekanizmalarla ilgili verilerin henüz sınırlı olduğunu ve gelecekte biyolojik verilerin dahil edilmesi gerektiğini belirtmişlerdir.
- **Maternal aşırı koruyuculuk algısı ve bu tutumun çocuk davranışsal ketlemesi üzerindeki etkisi kültürel bağlama göre farklılık göstermekte midir?**
  - Desen: Makalenin homojen örneklem sınırlılığından yola çıkarak, Türkiye ve Almanya'dan sosyoekonomik düzeyleri eşlenmiş iki grup anne-çocuk çifti seçilmelidir. EMKK ve RIBI ölçekleri her iki kültürde uygulanmalı, 'aşırı koruyuculuk' kavramının kültürel temsilleri nitel görüşmelerle desteklenmeli ve kültürlerarası çoklu grup yapısal eşitlik modellemesi yapılmalıdır.
  - Gerekçe: Çalışmanın homojen sosyoekonomik yapısı ve preterm doğumların dışlanması nedeniyle riskli grupların ve farklı kültürel algıların temsil edilemediği yazar tartışmasında vurgulanmıştır.

# Kaynak izleri

Her iddia, özgün yayının belirtilen sayfasındaki birebir alıntıya bağlıdır.

| Kanıt | Bölüm | PDF sayfası | Basılı sayfa | Alıntı |
|---|---|---|---|---|
| ev-o-1 | Keywords | 2 | — | Keywords: behavioral inhibition, internalizing personality traits, distress to novelty, early childhood, maternal overprotection, pregnancy-related anxiety |
| ev-o-2 | Background | 1 | — | the aim of this study was investigating the predictive relevance of prenatal pregnancy-related anxiety for behavioral inhibition in toddlerhood, by considering the mediating role o |
| ev-s-1 | Background | 1 | — | Pregnancy-related anxiety has been associated with both infant temperament and maternal overprotective parenting. |
| ev-s-2 | Results | 1 | — | Mediation analysis with two parallel mediators showed that the significant direct effect of pregnancy-related anxiety on child behavioral inhibition was fully mediated by infant di |
| ev-s-3 | Results | 1 | — | A subsequent explorative mediation analysis with serial mediators further showed a significant positive association between distress to novelty and maternal overprotective parentin |
| ev-s-4 | DISCUSSION | 7 | — | In the current analysis, the child’s DTN at 12 months further predicted BI at 24 months with the strongest association among the investigated variables. |
| ev-s-5 | DISCUSSION | 6 | — | Regarding maternal prenatal anxiety, the current results on a significant relation between PrA in the third trimester of pregnancy and infant temperament in infants 12 months of ag |
| ev-l-1 | Behavioral Inhibition | 2 | — | Behavioral inhibition (BI) is characterized by a tendency to react to unfamiliar stimuli (like persons, objects, situational contexts or tasks) as potential threats with avoidance, |
| ev-l-2 | Results | 1 | — | the significant direct effect of pregnancy-related anxiety on child behavioral inhibition was fully mediated by infant distress to novelty p < 0.001 and maternal overprotection |
| ev-l-3 | CONCLUSION | 8 | — | Identifying highly anxious parents already prenatally can be beneficial for refining professional support according to the needs of affected parents and their children. |
| ev-l-4 | DISCUSSION | 7 | — | maternal overprotective parenting out of fear at 12 months as the second significant mediator for the relation between prenatal PrA and child BI at 24 months. |

# İlgili kavramlar

- [Erken Dönem Baba Katılımı ve 3, 5 ve 7 Yaşlarındaki Çocuk Davranışları: Birleşik Krallık Milenyum Kohort Çalışmasının İleriye Dönük Analizi](/okf/sosyal-bilimler/psikoloji-ve-davranis-bilimleri/erken-donem-baba-katilimi-ve-3-5-ve-7-yaslarindaki-cocuk-davranislari-birlesik-krallik-milenyum-kohort-calismasinin-ileriye-donuk-analizi.md)
- [Chancenreich Aile Destek Programinin Ebeveyn Katılımi ve Okul Oncesi Cocuklarin Dil Becerileri Üzerindeki Boylamsal Etkileri](/okf/sosyal-bilimler/psikoloji-ve-davranis-bilimleri/chancenreich-aile-destek-programinin-ebeveyn-katilimi-ve-okul-oncesi-cocuklarin-dil-becerileri-uzerindeki-boylamsal-etkileri.md)
- [Dil Öğretiminde Yapay Zeka: İngilizce Öğrenme Başarısı, L2 Motivasyonu ve Kendi Kendine Düzenlemeli Öğrenme Üzerindeki Etkisi](/okf/sosyal-bilimler/psikoloji-ve-davranis-bilimleri/dil-ogretiminde-yapay-zeka-ingilizce-ogrenme-basarisi-l2-motivasyonu-ve-kendi-kendine-duzenlemeli-ogrenme-uzerindeki-etkisi.md)
- [Beş Faktör Kişilik Modelinin Yarışmalı Sporlarda Performans Üzerindeki Etkisi: Sistematik Bir Derleme](/okf/sosyal-bilimler/psikoloji-ve-davranis-bilimleri/bes-faktor-kisilik-modelinin-yarismali-sporlarda-performans-uzerindeki-etkisi-sistematik-bir-derleme.md)
- [İspanya Kumar Düzenlemelerinin Çevrimiçi Kumar Davranışı ve Pazarlama Stratejileri Üzerindeki Etkisi](/okf/sosyal-bilimler/psikoloji-ve-davranis-bilimleri/ispanya-kumar-duzenlemelerinin-cevrimici-kumar-davranisi-ve-pazarlama-stratejileri-uzerindeki-etkisi.md)
- [Nijerya'daki 2023 Baskanlik Secimi Siyasi Kampanyalarindaki Nefret Soylemi Algisinin Secmen Davranışina Etkisi](/okf/sosyal-bilimler/psikoloji-ve-davranis-bilimleri/nijeryadaki-2023-baskanlik-secimi-siyasi-kampanyalarindaki-nefret-soylemi-algisinin-secmen-davranisina-etkisi.md)
- [Sporcuların Temel Psikolojik İhtiyaçları ve Duyguları: Bilişsel Yeniden Değerlendirmenin Rolü](/okf/sosyal-bilimler/psikoloji-ve-davranis-bilimleri/sporcularin-temel-psikolojik-ihtiyaclari-ve-duygulari-bilissel-yeniden-degerlendirmenin-rolu.md)
- [Ukrayna Savaşı'nın Dayanıklılık, Koruyucu ve İncinebilirlik Faktörleri Üzerindeki Etkisi: İsrail Örneklemi ile Karşılaştırmalı Bir Analiz](/okf/sosyal-bilimler/psikoloji-ve-davranis-bilimleri/ukrayna-savasinin-dayaniklilik-koruyucu-ve-incinebilirlik-faktorleri-uzerindeki-etkisi-israil-orneklemi-ile-karsilastirmali-bir-analiz.md)

# Şeffaflık

- Analiz tarihi: 2026-09-17T23:44:55.282Z
- Kanıt sayısı: 11
- Üretim sürümü: makale-analizi-v3.0.0
- Kanonik sayfa: https://makaleanalizi.com/sosyal-bilimler/psikoloji-ve-davranis-bilimleri/yasamin-ikinci-yilinda-davranissal-inhibisyonun-dogum-oncesi-anne-kaygisi-asiri-koruyucu-ebeveynlik-ve-erken-bebeklik-mizaci-tarafindan-yordamasi
