---
type: "Akademik Makale Analizi"
title: "İki Savaş Arası Dönemde Türkiye Cumhuriyeti’nin Ontolojik Güvenlik Arayışlı Dış Politikası"
description: "Uluslararası ilişkiler ve Türk dış politikası literatüründe, İki Savaş Arası Dönem (1919-1939) genellikle jeopolitik zorunluluklar, askeri güç dengeleri ve maddi güvenlik kaygıları üzerinden incelenmiştir. Ancak devletlerin dış politikalarını şekillendiren tek etken fiziksel hayatta kalma arzusu değ"
resource: "https://makaleanalizi.com/sosyal-bilimler/toplum-siyaset-ve-kamu/iki-savas-arasi-donemde-turkiye-cumhuriyetinin-ontolojik-guvenlik-arayisli-dis-politikasi"
doi: "10.14782/marmarasbd.1601730"
authors: ["K. Renda"]
citation: "Renda, K. (2025). An Ontological Security-Seeking Foreign Policy of The Turkish Republic During The Interwar Era. . https://doi.org/10.14782/marmarasbd.1601730"
publicationType: "qualitative"
discipline: "Sosyal Bilimler"
subDiscipline: "Toplum, Siyaset ve Kamu"
evidenceCount: 9
tags: ["Atatürk Dönemi", "Ontolojik Güvenlik", "Devlet Olma", "Öz-bütünlük", "Türk Dış Politikası"]
timestamp: "2026-09-14T13:52:05.941Z"
---

# İki Savaş Arası Dönemde Türkiye Cumhuriyeti’nin Ontolojik Güvenlik Arayışlı Dış Politikası

Özgün başlık: An Ontological Security-Seeking Foreign Policy of The Turkish Republic During The Interwar Era
DOI: https://doi.org/10.14782/marmarasbd.1601730
Künye (APA 7): Renda, K. (2025). An Ontological Security-Seeking Foreign Policy of The Turkish Republic During The Interwar Era. . https://doi.org/10.14782/marmarasbd.1601730

Bilim alanı: [Sosyal Bilimler](/okf/sosyal-bilimler/index.md) › Toplum, Siyaset ve Kamu

# Alan bağlamı

Uluslararası ilişkiler ve Türk dış politikası literatüründe, İki Savaş Arası Dönem (1919-1939) genellikle jeopolitik zorunluluklar, askeri güç dengeleri ve maddi güvenlik kaygıları üzerinden incelenmiştir. Ancak devletlerin dış politikalarını şekillendiren tek etken fiziksel hayatta kalma arzusu değildir; devlet elitlerinin uluslararası alanda kendi öz kimliklerini inşa etme, tanınma ve saygın bir aktör olarak kabul görme arayışları da belirleyicidir. Türk dış politikasına ilişkin hâkim çalışmalar, Türkiye'nin bu dönemdeki tutumunu ya pasif bir statükoculuk ya da pragmatik bir denge siyaseti olarak kavramsallaştırmaktadır. Bu çalışma, Erken Cumhuriyet dönemindeki dış politika tercihlerinin arka planında yatan ontolojik güvenlik arayışını ve benlik inşası süreçlerini görünür kılarak literatürdeki bu teorik ve ampirik boşluğa odaklanmaktadır.

# Akademik özet

İki Savaş Arası Dönem, Osmanlı İmparatorluğu'nun çöküşünün ardından kurulan Türkiye Cumhuriyeti için hem ulusal egemenliğin pekiştirilmesi hem de uluslararası toplum tarafından eşit ve modern bir devlet olarak tanınması gereken kritik bir tarihsel kesite denk gelmektedir. Uluslararası ilişkiler yazınında Türk dış politikası çoğunlukla jeopolitik zorunluluklar, askeri kapasite yetersizlikleri ve bölgesel güç dengeleri üzerinden açıklanmış; dış politikadaki barışçıl ve ittifak odaklı yönelimler pragmatik bir hayatta kalma stratejisi olarak değerlendirilmiştir. Ancak bu yaklaşım, devletlerin maddi kaygıların ötesinde kendi varoluşsal kimliklerini ve saygınlıklarını koruma ihtiyacını gözden kaçırmaktadır. İncelenen bu çalışma, Erken Cumhuriyet dönemi dış politikasını ontolojik güvenlik kavramı merceğinden ele alarak, Türk liderlerin uluslararası sistemde kararlı, bağımsız ve saygın bir devlet benliği inşa etme mücadelelerini teorik ve ampirik bir derinlikle çözümlemektedir.

Çalışmanın temel amacı, 1930'lu yıllarda Türk devlet adamlarının uluslararası konjonktürün getirdiği belirsizlik ve tehditlerle mücadele ederken ontolojik güvenliklerini nasıl sağladıklarını ve bu süreçte dış politikayı benlik inşasının bir aracı olarak nasıl kullandıklarını göstermektir. Bu amaç doğrultusunda nitel araştırma tasarımı benimsenmiş ve dönemin ana aktörleri olan Mustafa Kemal Atatürk, İsmet İnönü ve Tevfik Rüştü Aras'ın Türkiye Büyük Millet Meclisi konuşmaları, kamuoyu demeçleri ve diplomatik metinleri söylem analizi yöntemiyle incelenmiştir. Araştırma, metinleri Croft ve Vaughan-Williams tarafından kavramsallaştırılan biyografik süreklilik, güven ilişkileri ağı, öz-bütünlük ve varoluşsal kaygı olmak üzere dört ana ontolojik güvenlik boyutu çerçevesinde tematik olarak çözümlemekte ve tarihsel olgularla ilişkilendirmektedir.

Araştırmanın ulaştığı temel bulgular, Türk siyasi elitinin Osmanlı İmparatorluğu'nun çöküşüne dair inşa ettiği söylemsel anlatı sayesinde geçmişle net bir kopuş sağladığını ve Cumhuriyet için başarılı bir var olma ve kalkınma biyografisi kurguladığını göstermektedir. Sevr Antlaşması'nın getirdiği yıkım ve mağduriyet söylemi yerine, Kurtuluş Savaşı ve Lozan Antlaşması'yla taçlanan zafer ve eşit devlet statüsü vurgulanmıştır. Türkiye, 1920'lerdeki ikili dostluk ve tarafsızlık anlaşmalarının ardından 1930'larda Balkan Antantı, Sadabat Paktı ve Milletler Cemiyeti üyeliği gibi çok taraflı ve kapsayıcı kolektif güvenlik mekanizmalarına katılarak komşularıyla güvene dayalı bir ilişki ağı örmüştür. İtalya'nın Akdeniz'deki revizyonist tehditlerine karşı silahlı çatışma yerine Montrö Boğazlar Sözleşmesi ve Hatay sorununun çözümünde görüldüğü üzere uluslararası hukuk ve diplomasi kanallarını işleterek öz-bütünlüğünü korumayı başarmıştır.

Tartışma ve sonuç bölümünde yazar, elde edilen bulguları mevcut literatürle karşılaştırarak Türk dış politikasındaki Montrö veya Hatay gibi hamlelerin birer anomali değil, aksine rasyonel, egemen ve hukuk odaklı devlet benliğinin doğal tutarlı tezahürleri olduğunu savunmaktadır. Çalışma, Türk dış politikasını yalnızca kronik kaygılar veya Sèvres sendromu gibi edilgen travmalarla açıklayan yaklaşımlara eleştirel bir alternatif sunmakta; devletlerin kriz anlarında faillik sergileyerek ontolojik güvenliklerini aktif olarak inşa edebileceklerini kanıtlamaktadır. Literatür taramaları açısından bu makale, Erken Cumhuriyet dönemi diplomasisini teorik bir çerçeveyle yeniden okumak isteyen araştırmacılar için inşacı ve ontolojik güvenlik odaklı özgün bir referans kaynağı niteliği taşımaktadır.

# Araştırmanın amacı

Çalışmanın temel amacı, 1930'lu yıllarda Türk siyasi liderlerinin (Mustafa Kemal Atatürk, İsmet İnönü ve Tevfik Rüştü Aras) söylemsel pratikleri üzerinden Türkiye Cumhuriyeti'nin ontolojik güvenlik arayışını, bağımsız ve tanınmış bir ulus-devlet benliğini nasıl inşa ettiklerini ve uluslararası sistemdeki tehditlerle mücadele ederken öz-bütünlüklerini nasıl koruduklarını çözümlemektir.

# Yöntem ve tasarım

Çalışma, nitel araştırma desenine dayalı söylem analizi yöntemini benimsemektedir. Erken Cumhuriyet dönemi Türk dış politikasını ontolojik güvenlik teorisi çerçevesinde çözümlemek üzere liderlerin konuşmaları incelenmiştir.

# Bulgular ve önermeler

1. Türk siyasi elitleri, Osmanlı İmparatorluğu'nun çöküşünden sonra yeni Türkiye Cumhuriyeti için çifte bir biyografik anlatı inşa etmişler; hayatta kalma (savaş) ve yeniden doğuş (devrimler ve tanınma) hikayelerini sentezleyerek bağımsız bir ulus-devlet kimliğini meşrulaştırmışlardır.
2. Türkiye'nin 1930'lu yıllardaki dış politikası yalnızca somut askeri tehditlere veya fiziki güvenlik kaygılarına değil, aynı zamanda egemen, eşit ve modern bir devlet olarak uluslararası toplum tarafından tanınma ve ontolojik benliğini sabitleme ihtiyacına dayanmaktadır.
3. 1930'larda İtalya'nın Akdeniz ve Balkanlar'daki revizyonist politikaları ile küresel ekonomik kriz, Türkiye'nin ontolojik güvensizliklerini ve kaygılarını artırmış; buna karşılık Türkiye kapsayıcı paktlar ve Milletler Cemiyeti aracılığıyla bölgesel dengeyi korumayı seçmiştir.
4. Yeni kurulan devletlerin ontolojik güvenlik arayışı yalnızca içsel kaygısızlık durumu değil, uluslararası toplumla kurulan karşılıklı tanınma, güven ilişkileri ve egemen eşitlik ilkesine dayalı normatif etkileşimlerin bir sonuçudur.

# Yazarın tartışması

Erken Cumhuriyet döneminde izlenen dış politika pratikleri, yeni kurulan devletin yalnızca fiziki sınırlarını koruma kaygısı taşımadığını, aynı zamanda uluslararası sistemde bağımsız, eşit ve saygın bir ulus-devlet benliğini kabul ettirme çabasında olduğunu göstermektedir. Bu durum, askeri zaferin ardından gelen diplomasi hamlelerinin temelinde ontolojik güvenlik ihtiyacının yattığına işaret eder.

Yazar, bu bulguları açıklarken Türk siyasi elitlerinin Osmanlı devlet yapısıyla söylemsel bir kopuş yaşayarak hayatta kalma ve başarıya dayalı çifte bir biyografik anlatı kurguladıklarını belirtir. Mustafa Kemal Atatürk, İsmet İnönü ve Tevfik Rüştü Aras'ın söylemleri, Türkiye'nin edilgen bir mağdur değil, rasyonel ve modern bir aktör olarak varlığını pekiştirmek için araçsallaştırılmıştır.

Elde edilen sonuçlar, Türk dış politikasını sadece neorealist güç dengesi veya Sevr sendromu odaklı travma yaklaşımlarıyla ele alan mevcut literatürden ayrışmaktadır. Yazar, Gulmez ve Zarakol gibi araştırmacıların anomali veya kronik güvensizlik olarak tanımladığı Montrö ve Hatay adımlarını, güvene ve uluslararası hukuka dayalı öz-bütünlüğün doğal bir gereği olarak tartışır.

Çalışmanın kapsamı, iki savaş arası dönemin özgün uluslararası koşulları ve lider söylemleriyle sınırlı olmakla birlikte, yeni kurulan devletlerin kimlik inşası ve tanınma süreçlerine dair teorik bir çerçeve sunmaktadır. Yazar, güvensizlik ve kaygıların rasyonel diplomatik pratiklerle yönetilebileceğini ve ontolojik güvenliğin aktif iş birliğiyle kazanılabileceğini gösterir.

# Yazarın sonucu

Yazar, iki savaş arası dönem Türk dış politikasının ne sadece fiziki varlığı koruma kaygısıyla ne de bastırılamayan travmatik bir mağduriyet söylemiyle açıklanabileceğini vurgular. Türkiye Cumhuriyeti, Lozan'la pekişen egemenliğini, 1930'larda Milletler Cemiyeti ve bölgesel paktlar üzerinden çok taraflı ve barışçıl diplomasiyle sürdürerek ontolojik güvenliğini başarıyla inşa etmiştir. Siyasi liderler, Sevr kaygılarını ve küresel tehditleri rasyonel biçimde yöneterek, ülkeyi revizyonist veya kriz üreten bir aktör yapmak yerine modern, bağımsız ve güvenilir bir uluslararası aktör konumuna taşımışlardır.

# Literatürdeki işlevi

Bu çalışma, uluslararası ilişkiler ve Türk dış politikası literatüründe İki Savaş Arası Dönem'e (1919-1939) dair hâkim olan neorealist ve materyalist güvenlik yaklaşımlarına kuramsal bir alternatif sunar. Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş yıllarındaki dış politika tercihlerini yalnızca güç dengesi, coğrafi zorunluluklar veya Sevr travmasına dayalı kronik kaygılar üzerinden okumak yerine, ontolojik güvenlik teorisini uygulayarak öz-kimlik inşası, tanınma ve saygınlık arayışını merkeze taşır. Bu sayede makale, erken Cumhuriyet diplomasisini edilgen bir mağduriyetten ziyade rasyonel ve eylemsel bir benlik sabitleme süreci olarak konumlandırır.

Önceki çalışmalarla ilişkisi: Çalışma, Türk dış politikasını inceleyen geleneksel literatürdeki iki ana damarla doğrudan ilişki ve hesaplaşma içerisindedir. İlk olarak, Aydın ve Hale gibi araştırmacıların vurguladığı jeopolitik ve materyalist kısıtları reddetmemekle birlikte yetersiz bulur. İkinci olarak, Çapan, Zarakol, Ermihan ve Karamık gibi yazarların öne sürdüğü ve Türkiye'yi kronik güvensizlik ile Sevr/Lozan travmalarına mahkûm eden yaklaşımlardan ayrışır. Yazar, kaygı ve endişelerin devlet eliti tarafından yönetilebilir olduğunu ve 1930'lardaki barışçıl paktların bu kaygıları rasyonel diplomasiyle aşma işlevi gördüğünü göstererek literatürde özgün bir kulvar açar.

Literatür taramasına katkısı: Literatür taraması açısından bu eser, devletlerin dış politika yapım süreçlerinde soyut kimlik değerlerinin ve tanınma ihtiyacının somut fiziki güvenlik ihtiyaçları kadar belirleyici olduğunu gösteren güçlü bir örnek olay sunmaktadır. Araştırmacılara, revizyonizm ile statükoculuk arasındaki gerilimleri anlamada sadece güç kapabilitelerine değil, biyografik anlatıların ve karşılıklı güven ağlarının inşasına odaklanma imkânı tanır. Ayrıca, Türkiye'nin Milletler Cemiyeti, Balkan Antantı ve Sadabat Paktı hamlelerini tutarlı bir ontolojik güvenlik arayışının parçası olarak sentezlemeye olanak sağlar.

# Tez ve makale araştırmalarında kullanım

- **Devletlerin dış politika davranışları yalnızca fiziki güvenlik ve güç dengesi kaygılarıyla değil, uluslararası toplumda egemen ve saygın bir benlik inşa etme arayışıyla da yönlendirilir.** — Tezin kavramsal çerçeve bölümünde ontolojik güvenlik teorisinin dış politika analizindeki işlevselliği açıklanırken, devletlerin tanınma ve öz-bütünlük ihtiyacını destekleyen temel bir akademik referans olarak kullanılır.
- **1930'lu yıllarda Türkiye'nin izlediği paktlar ve çok taraflı diplomasi siyaseti, bir anomali veya pasif statükoculuk değil, rasyonel bir biyografik anlatı ve güven ağı inşasıdır.** — Literatür taraması bölümünde Erken Cumhuriyet dış politikasına dair anomali ve travma odaklı yaklaşımlara karşıt argüman geliştirilirken ve paktlar diplomasisinin arka planı işlenirken doğrudan alıntılanır.
- **Uluslararası sistemdeki belirsizlik ve kriz dönemlerinde devletler, kaygılarını revizyonist çatışmalar yerine uluslararası hukuk ve kurumlar aracılığıyla yöneterek ontolojik güvenlik sağlayabilirler.** — Tartışma bölümünde elde edilen ampirik bulguların teorik literatürle karşılaştırılması yapılırken, barışçıl diplomasi ve kurumsal entegrasyonun ontolojik kaygıları azaltma gücü bu kaynakla desteklenir.

# Türetilebilir araştırma soruları

- **1923-1938 yılları arasında Türk diplomatik misyon temsilcilerinin Cenevre ve Balkan başkentlerindeki resmi yazışmalarında egemen eşitlik ve modernlik söylemi nasıl kurgulanmıştır?**
  - Desen: Çalışma, Dışişleri Bakanlığı Türk Diplomatik Arşivi ve Milletler Cemiyeti tutanaklarından seçilen 120 diplomatik rapor üzerinde nitel tarihsel söylem analizi deseninde tasarlanacaktır. Veri doygunluğu ilkesine göre belirlenecek materyal, benlik kategorileri çerçevesinde kodlanacaktır.
  - Gerekçe: Makalenin Mustafa Kemal Atatürk, İsmet İnönü ve Tevfik Rüştü Aras'ın söylemleri üzerinden kurduğu biyografik anlatı ve güven ağı argümanı, diplomatik arşiv belgeleri düzeyine genişletilerek sınanmaktadır.
- **Balkan Entantı'na taraf olan Türkiye, Yunanistan, Romanya ve Yugoslavya liderlerinin meclis konuşmalarında ontolojik güvensizliklerin kolektif güvenlik diliyle yönetilme biçimleri arasındaki benzerlikler nelerdir?**
  - Desen: Araştırma, nitel karşılaştırmalı durum çalışması deseninde kurgulanacaktır. Dört ülkenin 1930-1935 arası parlamento tutanakları ve lider söylemleri amaçlı örnekleme ile seçilecek, örneklem büyüklüğü veri doygunluğuna ulaşılıncaya kadar genişletilerek içerik analizine tabi tutulacaktır.
  - Gerekçe: Makalede Türkiye'nin bölgesel paktları kapsayıcı güven ağları ve kaygı yönetim aracı olarak kullandığı yönündeki bulgusu, bölgesel müttefiklerin söylemsel pratikleriyle karşılaştırmalı biçimde derinleştirilmektedir.
- **1930'ların revizyonist uluslararası ikliminde Türkiye'nin Montrö ve Hatay meselelerini uluslararası hukuka uyumlu biçimde çözme kararlılığı ontolojik öz-bütünlük kavramıyla nasıl açıklanabilir?**
  - Desen: Çalışma, nitel tekli durum incelemesi yöntemiyle yürütülecektir. Montrö Konferansı tutanakları ve Hatay görüşmelerine ait resmi devlet belgeleri nitel içerik analiziyle incelenecektir. İnceleme materyali belge doygunluğu ilkesi doğrultusunda kapsamlı biçimde taranacaktır.
  - Gerekçe: Makalede Montrö ve Hatay adımlarının anomali olmayıp ontolojik öz-bütünlüğün korunması amacı taşıdığına dair çıkarımı, uluslararası müzakere tutanakları üzerinden ampirik olarak sınama ihtiyacından türetilmiştir.

# Kaynak izleri

Her iddia, özgün yayının belirtilen sayfasındaki birebir alıntıya bağlıdır.

| Kanıt | Bölüm | PDF sayfası | Basılı sayfa | Alıntı |
|---|---|---|---|---|
| ev-o-1 | Abstract | 1 | — | The answer to this question draws on the argument that Turkish leaders during the 1930s upheld an ontologically secure self-identity by crafting a narrative of survival and success |
| ev-s-1 | 1. Introduction | 3 | — | In order to achieve these goals, a discourse analysis of the speeches of Turkish political leaders, namely Mustafa Kemal Atatürk, İsmet İnönü, and Tevfik Rüştü Aras, will be employ |
| ev-s-2 | 2. Utilizing Arguments of Ontological Security Studies for the Interwar Era | 8 | — | First, they had to create a new story of success. This new biographical narrative would consist of stories of both survival and revival. Because of foreign invasion, the Turks init |
| ev-s-3 | 5. Preserving Self-integrity While Managing Ontological Insecurities | 17 | — | In addition to risks posed by economic challenges, in the 1930s, revisionist policies of Italy revived the concerns of Turkish political leaders about their neighborhood, especiall |
| ev-s-4 | 6. Conclusion | 22 | — | This paper contributed to the ontological security literature by demonstrating that, for newborn nation-states, not only assuring physical security but also ensuring ontological se |
| ev-l-1 | 1. Introduction | 3 | — | This article privileges the recognition of the self-concept of the Republic produced by Turkish leaders over the formation of self-identity based on insecurities, anxieties, and tr |
| ev-l-2 | 2. Utilizing Arguments of Ontological Security Studies for the Interwar Era | 8 | — | First, biographical continuity necessitates robust and accepted stories. These stories are surely of the non-fictional kind, yet they must be crafted and propagated by the state el |
| ev-l-3 | 5. Preserving Self-integrity While Managing Ontological Insecurities | 17 | — | Throughout the 1930s, Turkish political leaders sustained their self-concept through their biographical narrative, web of relationships based on mutual trust, and management of dre |
| ev-l-4 | 5. Preserving Self-integrity While Managing Ontological Insecurities | 22 | — | From the perspective of ontological security, while fear relates to identifiable material threats, dread stems from uncertainty about the continuity of the self in an unpredictable |

# İlgili kavramlar

- [Davutoğlu Döneminde Balkanlar ve Sırbistan’a Yönelik Türk Dış Politikası İncelemesi](/okf/sosyal-bilimler/toplum-siyaset-ve-kamu/davutoglu-doneminde-balkanlar-ve-sirbistana-yonelik-turk-dis-politikasi-incelemesi.md)
- [Seçimli Bir Otokraside Siyasal Katılım: Macaristan'da Özyeterlik, İlgi, İdeoloji ve Güvenin Örtük Profilleri](/okf/sosyal-bilimler/toplum-siyaset-ve-kamu/secimli-bir-otokraside-siyasal-katilim-macaristanda-ozyeterlik-ilgi-ideoloji-ve-guvenin-ortuk-profilleri.md)
- [Bahir Dar, Etiyopya'da Kooperatif Konut Projeleri İçin Arazi Edinimi Politikası ve Uygulaması: Uygun Fiyatlı Konut Çözümlerine Doğru](/okf/sosyal-bilimler/toplum-siyaset-ve-kamu/bahir-dar-etiyopyada-kooperatif-konut-projeleri-icin-arazi-edinimi-politikasi-ve-uygulamasi-uygun-fiyatli-konut-cozumlerine-dogru.md)
- [Görsel-işitsel Çeviride Dış Politika Kısaltmalarının Yeniden Bağlamlandırılması: The Diplomat Dizisinin Türkçe Dublajından Elde Edilen Bulgular](/okf/sosyal-bilimler/toplum-siyaset-ve-kamu/gorsel-isitsel-ceviride-dis-politika-kisaltmalarinin-yeniden-baglamlandirilmasi-the-diplomat-dizisinin-turkce-dublajindan-elde-edilen-bulgular.md)
- [COVID-19 Sürecinde Yükseköğretimde Teknoloji Entegrasyonu: Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi Modeli Aracılığıyla Çevrim İçi Öğretim Yeterliklerinin Değerlendirilmesi](/okf/sosyal-bilimler/toplum-siyaset-ve-kamu/covid-19-surecinde-yuksekogretimde-teknoloji-entegrasyonu-teknolojik-pedagojik-alan-bilgisi-modeli-araciligiyla-cevrim-ici-ogretim-yeterliklerinin-degerlendirilmesi.md)
- [Suriye'de Rus Dış ve Güvenlik Politikası: Tarihsel İlişkiler, Soğuk Savaş Paradigmaları ve Çağdaş Jeopolitik](/okf/sosyal-bilimler/toplum-siyaset-ve-kamu/suriyede-rus-dis-ve-guvenlik-politikasi-tarihsel-iliskiler-soguk-savas-paradigmalari-ve-cagdas-jeopolitik.md)
- [Rusya - ABD İttifakının Türk Dış Politikalarına Etkileri](/okf/sosyal-bilimler/toplum-siyaset-ve-kamu/rusya-abd-ittifakinin-turk-dis-politikalarina-etkileri.md)
- [Yeniden Üretilen Devlet Kimliğinin Türk Dış Politikasına Yansımaları: ABD ile Krizler](/okf/sosyal-bilimler/toplum-siyaset-ve-kamu/yeniden-uretilen-devlet-kimliginin-turk-dis-politikasina-yansimalari-abd-ile-krizler.md)

# Şeffaflık

- Analiz tarihi: 2026-09-14T13:52:05.941Z
- Kanıt sayısı: 9
- Üretim sürümü: makale-analizi-v3.0.0
- Kanonik sayfa: https://makaleanalizi.com/sosyal-bilimler/toplum-siyaset-ve-kamu/iki-savas-arasi-donemde-turkiye-cumhuriyetinin-ontolojik-guvenlik-arayisli-dis-politikasi
