---
type: "Akademik Makale Analizi"
title: "Türk Dış Politikasının Orta Asya'ya Yönelik Seyri: Bölgeselcilik ve Yumuşak Gücün Açığa Çıkması"
description: "Soğuk Savaş'ın sona ermesi, Türkiye'nin dış politikasını yeniden şekillendirmesi için hem zorluklar hem de fırsatlar yaratmıştır. Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla bağımsızlıklarını kazanan Orta Asya ülkeleriyle Türkiye, ortak kültürel, tarihi ve dilsel özelliklere sahip olması nedeniyle, Soğuk Sav"
resource: "https://makaleanalizi.com/sosyal-bilimler/toplum-siyaset-ve-kamu/turk-dis-politikasinin-orta-asyaya-yonelik-seyri-bolgeselcilik-ve-yumusak-gucun-aciga-cikmasi"
doi: "10.20991/allazimuth.1310530"
authors: ["Hayriye Kahveci", "Işık Kuşçu Bonnenfant"]
citation: "Kahveci, H., Bonnenfant, I. K. (2023). Turkish Foreign Policy Towards Central Asia: An Unfolding of Regionalism and Soft Power. All Azimuth A Journal of Foreign Policy and Peace, 12(2), 195-218. https://doi.org/10.20991/allazimuth.1310530"
publicationType: "theoretical-conceptual"
discipline: "Sosyal Bilimler"
subDiscipline: "Toplum, Siyaset ve Kamu"
evidenceCount: 29
tags: ["Türkiye", "dış politika", "bölgeselcilik", "yumuşak güç", "Orta Asya", "Soğuk Savaş sonrası"]
timestamp: "2026-08-05T18:12:49.773Z"
---

# Türk Dış Politikasının Orta Asya'ya Yönelik Seyri: Bölgeselcilik ve Yumuşak Gücün Açığa Çıkması

Özgün başlık: Turkish Foreign Policy Towards Central Asia: An Unfolding of Regionalism and Soft Power
DOI: https://doi.org/10.20991/allazimuth.1310530
Künye (APA 7): Kahveci, H., Bonnenfant, I. K. (2023). Turkish Foreign Policy Towards Central Asia: An Unfolding of Regionalism and Soft Power. All Azimuth A Journal of Foreign Policy and Peace, 12(2), 195-218. https://doi.org/10.20991/allazimuth.1310530

Bilim alanı: [Sosyal Bilimler](/okf/sosyal-bilimler/index.md) › Toplum, Siyaset ve Kamu

# Alan bağlamı

Soğuk Savaş'ın sona ermesi, Türkiye'nin dış politikasını yeniden şekillendirmesi için hem zorluklar hem de fırsatlar yaratmıştır. Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla bağımsızlıklarını kazanan Orta Asya ülkeleriyle Türkiye, ortak kültürel, tarihi ve dilsel özelliklere sahip olması nedeniyle, Soğuk Savaş sonrası yeni dünya düzenine hızla uyum sağlamak durumunda kalmıştır. Bu durum, Türkiye'nin Batı odaklı dış politika alışkanlıklarının ötesine geçerek, yeni bölgesel aktörlerle ilişkiler kurma ve bu ilişkilerde "yumuşak güç" unsurlarını kullanma potansiyelini değerlendirme gerekliliğini ortaya koymuştur. Makale, Türkiye'nin bu süreçte Orta Asya'da edindiği deneyimin, dış politikasının bölgesel parametrelerini nasıl şekillendirdiğini ve yumuşak güç kapasitelerini diğer bölgelerde nasıl uygulayabileceği konusunda bir model teşkil ettiğini analiz etmektedir.

# Akademik özet

Soğuk Savaş'ın sona ermesi, Türkiye'nin dış politikasında önemli bir dönüm noktası oluşturmuştur; zira bu dönemde bağımsızlıklarını kazanan Orta Asya cumhuriyetleri, Türkiye için yeni coğrafi ve stratejik fırsatlar sunmuştur. Ortak kültürel, tarihi ve dilsel bağlara sahip bu ülkelerle ilişkilerin geliştirilmesi, Türkiye'nin küresel siyasetteki rolünü yeniden tanımlama arayışının merkezine yerleşmiştir. Türk dış politika yapıcıları, bu yeni ortamda ülkenin stratejik öneminin azalması endişesiyle birlikte, iç siyasi baskılar ve bölgesel liderlik arayışlarıyla karşı karşıya kalmıştır. Bu bağlamda makale, Türkiye'nin Orta Asya'daki otuz yıllık dış politikasını, bölgeselcilik ve yumuşak güç unsurları üzerinden detaylı bir şekilde incelemeyi hedeflemektedir. Türkiye'nin bu bölgedeki deneyimlerinin, dış politikasının sonraki dönemleri için nasıl bir model teşkil ettiğini ortaya koymaktadır.

Bu çalışma, Türkiye'nin Orta Asya'ya yönelik dış politikasının 1991'den itibaren yumuşak güç ve bölgeselcilik perspektifinden evrimini analiz etmektedir. İlk olarak, bölgeselcilik ve yumuşak güç kavramlarının Türk dış politikasındaki akademik tartışmalarını gözden geçirmekte, ardından 1991-2002 dönemindeki ilk söylem ve uygulamaları incelemektedir. Üçüncü olarak ise, 2002 sonrası Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) hükümetleri dönemindeki politika ve kurumların bölgeselci perspektifi ve yumuşak güç kapasitelerini nasıl geliştirdiğine odaklanmaktadır. Makale, nitel bir yaklaşımla, diplomatik ilişkiler, kültürel girişimler (TRT Avrasya/Avaz, TÜRKSOY, Diyanet İşleri Başkanlığı), eğitim politikaları (burslar, üniversiteler), ticaret ve yatırım faaliyetleri gibi farklı yumuşak güç araçlarını dönemsel olarak değerlendirerek, bu politikaların bölgedeki etkilerini ve karşılaşılan zorlukları belgelemektedir. Makale, bu analizi yaparken, Joseph Nye Jr.'ın yumuşak güç teorisi ve Soğuk Savaş sonrası ortaya çıkan yeni bölgeselcilik dalgası gibi teorik çerçevelerden faydalanmaktadır.

Çalışma, Türkiye'nin Orta Asya'daki dış politikasının 1991-2002 döneminde aşırı hevesli ve iddialı bir gündemle başladığını, ancak ekonomik kısıtlamalar ve Rusya'nın bölgedeki etkisini yeniden kazanmasıyla daha pragmatik bir hâl aldığını ortaya koymaktadır. Bu ilk dönemde TİKA'nın kurulması, Türk Dili Konuşan Devletler Zirveleri gibi çok taraflı platformlar ve TRT Avrasya'nın yayınları gibi kültürel girişimler, Türkiye'nin yumuşak güç kullanımının temellerini atmıştır. 2002 sonrası dönemde ise AK Parti hükümetlerinin istikrarlı ekonomik büyümesi ve tek parti iktidarı, Türkiye'nin yumuşak güç kapasitesini artırmış, ticaret ve yatırımlar yoluyla ekonomik etki önemli ölçüde genişlemiştir. Özellikle Türk cumhuriyetleriyle artan ticari ilişkiler ve Türk şirketlerinin bölgedeki yatırımları, yumuşak gücün ekonomik boyutunu güçlendirmiştir. Türk Keneşi'nin kurulmasıyla bölgesel işbirliğinin kurumsallaşması ve TRT Avaz gibi kültürel yayınların yaygınlaşması, dil, tarih ve din birliğine dayalı yumuşak güç araçlarının etkinliğini artırmıştır.

Kahveci ve Kuşçu Bonnenfant, Türkiye'nin Orta Asya'da geliştirdiği yumuşak güç kurum ve araçlarının, ilerleyen yıllarda Türk dış politikasının diğer coğrafyalardaki uygulamaları için bir model teşkil ettiğini tartışmaktadır. Makale, Türkiye'nin başlangıçtaki "ağabey" rolü iddialarının bölge ülkeleri tarafından tam olarak kabul görmemesi gibi zorluklara rağmen, zamanla daha dengeli ve gerçekçi bir yaklaşımla sürdürülebilir ilişkiler kurabildiğini vurgulamaktadır. Yazarın bulguları, bölgesel liderlik aspirasyonlarının başlangıçta politikaları gölgede bırakmış olabileceğini, ancak yumuşak güç stratejilerinin artan uygulamasının, ekonomik çıkarlar tarafından motive edilen ve bağlamsal gerçeklerle desteklenen pragmatik bir dış politika yaklaşımına yol açtığını göstermektedir. Bu analiz, Türk dış politikasının evrimi ve bölgeselcilik ile yumuşak gücün dinamik etkileşimi üzerine literatüre önemli bir katkı sunmaktadır.

# Araştırmanın amacı

Bu makale, Türkiye'nin Soğuk Savaş sonrası Orta Asya'ya yönelik 30 yıllık dış politikasını, özellikle bölgeselcilik ve yumuşak güç unsurları çerçevesinde eleştirel bir bakış açısıyla analiz etmeyi amaçlamaktadır. Çalışma, Orta Asya'nın Türkiye'ye dış politikasını bölgesel temelde yeniden şekillendirmek ve yumuşak güç kaynaklarını kullanmak için benzersiz bir fırsat sunduğunu ve bu deneyimin diğer bölgeler için bir model işlevi gördüğünü savunmaktadır.

# Yöntem ve tasarım

Bu çalışma, Türkiye'nin Soğuk Savaş sonrası dönemde Orta Asya'ya yönelik dış politikasının 30 yıllık seyrini, bölgeselcilik ve yumuşak güç unsurlarına odaklanarak derinlemesine ve eleştirel bir bakış açısıyla analiz etmektedir. Makale, Orta Asya deneyiminin Türkiye'nin dış politikasını bölgesel parametreler içinde şekillendirmesi ve yumuşak güç kaynaklarını ilk kez kullanması için eşsiz bir fırsat sunduğunu, bu deneyimin daha sonra diğer bölgeler için bir model teşkil ettiğini savunmaktadır.

# Bulgular ve önermeler

1. Soğuk Savaş sonrası ilk aşamada (1991-2002), Türkiye'nin Orta Asya ülkelerine yönelik dış politikası, yükselen milliyetçi beklentiler ile uluslararası gerçeklikler arasında bir denge kurarak temkinli bir yaklaşımla şekillenmiştir. Bu dönemde TİKA gibi kurumlar ve TRT Avrasya gibi kültürel girişimler yoluyla yumuşak güç araçları geliştirilmiş, bu da gelecekteki dış politika yaklaşımlarına temel oluşturmuştur.
2. 2002 sonrası Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) iktidarıyla birlikte Türkiye'nin Orta Asya'ya yönelik dış politikası ikinci bir bölgeselci aşamaya girmiş, tek parti iktidarının sürekliliği ve ülkenin istikrarlı ekonomik büyümesi sayesinde yumuşak güç araçlarının yaygınlaşması ve bunların sert güç unsurlarıyla desteklenmesiyle daha iddialı bir karakter kazanmıştır.
3. 2000'li yılların ortalarından itibaren Türkiye, özellikle ekonomik konumunun güçlenmesi ve ihracat odaklı sanayileşmesi sayesinde Orta Asya'da ticaret ilişkileri ve yatırım faaliyetleri aracılığıyla ekonomik etkisini önemli ölçüde artırmış, bu etki özellikle Kazakistan, Özbekistan ve Türkmenistan'da belirginleşmiştir.
4. Türk Dili Konuşan Devletler İşbirliği Konseyi'nin (şimdiki adıyla Türk Devletleri Teşkilatı) 2009 yılında kurulması gibi çok taraflı platformlar aracılığıyla bölgesel işbirliğinin kurumsallaşması, ortak çıkarlara dayalı ilişkilerin olgunlaştığını ve işbirliğinin sürekli bir uluslararası organizasyona dönüştüğünü göstermektedir.
5. Türkiye, TRT Avaz, Diyanet İşleri Başkanlığı ve Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) gibi devlet kurumları aracılığıyla kültürel ve eğitim diplomasisini sürdürmüş, bu sayede kültürel bağları güçlendirmiş ve bölgede devlet yapılarıyla uyumlu bir Türk İslam anlayışını yaymıştır.
6. Türkiye'nin Orta Asya cumhuriyetleriyle ilişkileri her zaman düz bir seyir izlememiş, bazı ülkelerle olan ilişkilerde liderlik algıları ve iç siyasi dinamiklerden kaynaklanan sorunlar nedeniyle yavaşlama veya duraklama dönemleri yaşanmıştır. Örneğin, Özbekistan ile ilişkiler, Türkiye'nin muhalif lider Muhammed Salih'e güvenli sığınak sağlaması üzerine neredeyse yirmi yıl durgunluk yaşamıştır.

# Yazarın tartışması

Türkiye'nin Soğuk Savaş sonrası dönemde Orta Asya'ya yönelik dış politikası, bölgedeki yeni bağımsızlaşan cumhuriyetlerle kültürel, tarihsel ve dilsel bağları kullanarak bölgeselcilik ve yumuşak güç unsurları çerçevesinde gelişmiştir. Bu süreç, Türkiye'nin uluslararası sistemdeki rolünü yeniden konumlandırması için eşsiz bir zemin sunmuş, başlangıçtaki 'Türk Modeli' arayışlarından daha olgun bir bölgesel aktör olma hedefine doğru evrilmiştir. Bu evrim, Türkiye'nin dış politikasında ilk kez yumuşak güç kaynaklarını etkin bir şekilde kullanma tecrübesini kazandırmış ve bu deneyim gelecekteki diğer bölgelere yönelik politikalarına model olmuştur.

Türkiye'nin Orta Asya'ya yönelik yumuşak güç stratejileri, özellikle kültürel, eğitimsel ve ekonomik diplomasi kanallarıyla zaman içinde belirginleşmiştir. Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) gibi kurumlar ve TRT Avrasya (daha sonra TRT Avaz) gibi medya organları aracılığıyla kültürel yakınlıklar desteklenmiş, eğitim alanında burs programları ve üniversite açılımları gerçekleştirilmiştir. Adalet ve Kalkınma Partisi döneminde bu araçların kullanımı daha da yoğunlaşarak, Türkiye'nin bölgedeki ekonomik ağırlığını artırmasıyla birlikte dış politikasının önemli bir bileşeni haline gelmiştir.

Ekonomik alanda, Türkiye'nin Orta Asya'ya yönelik dış politikası, 2000'li yılların ortalarından itibaren Türkiye'nin küresel ekonomideki yükselişi ve ihracat odaklı sanayileşmesiyle paralel olarak önemli bir gelişim göstermiştir. Özellikle Kazakistan, Özbekistan ve Türkmenistan ile ticaret hacmi artmış, Türk şirketlerinin bölgedeki yatırımları çeşitlenmiştir. Bu ekonomik açılım, kültürel yakınlık faktörüyle de desteklenmiş, böylece Türkiye'nin bölgedeki varlığı ticari ve yatırım ilişkileri üzerinden de güçlenmiştir. Türk Devletleri Teşkilatı gibi bölgesel platformlar da bu ekonomik entegrasyonu teşvik eden mekanizmalar olarak işlev görmüştür.

Ancak, Türkiye'nin Orta Asya'daki ilişkileri her zaman sorunsuz ilerlememiş, bazı ülkelerdeki liderlik algıları ve iç siyasi faktörler nedeniyle zaman zaman duraklamalar yaşanmıştır. Örneğin, Özbekistan ile ilişkiler, Türkiye'nin siyasi sığınma sağlama kararı gibi nedenlerle uzun süreli bir durgunluk dönemi geçirmiştir. Bu durum, yumuşak güç stratejilerinin uygulanmasında bağlamsal zekanın ve yerel dinamiklerin önemini ortaya koymaktadır. Bununla birlikte, uzun vadede Türkiye'nin bölgedeki politikaları daha pragmatik ve gerçekçi bir yaklaşımla olgunlaşarak, ekonomik çıkarlarla desteklenen kalıcı ilişkilerin önünü açmıştır.

# Yazarın sonucu

Türkiye'nin Orta Asya'ya yönelik dış politikasının Soğuk Savaş sonrası dönemde şekillenmesi, ülkeye dış politikasını bölgesel ölçekte yeniden tanımlama ve yumuşak güç kaynaklarını kullanma fırsatı sunmuştur. Başlangıçtaki bölgesel liderlik heveslerinin zamanla yerini, ekonomik çıkarlar ve bağlamsal gerçekliklerle desteklenen daha pragmatik bir yumuşak güç stratejisine bırakması, Türk dış politikasının bu coğrafyada olgunlaştığını ve etkili bir bölgesel aktör haline geldiğini göstermektedir. Bu süreç, Türkiye'nin diğer bölgelerde uygulayacağı dış politika modelleri için de önemli bir deneyim sağlamıştır.

# Literatürdeki işlevi

Bu makale, Türkiye'nin Soğuk Savaş sonrası dönemde Orta Asya'ya yönelik dış politikasının otuz yıllık evrimini kapsamlı bir tarihsel ve analitik bakış açısıyla ele almaktadır. Çalışma, ilk hevesli ancak kısıtlı katılım sürecinden, daha pragmatik ve kurumsallaşmış bir yaklaşıma geçişi detaylandırarak, yumuşak güç ve bölgeselciliğin kritik rolünü vurgulamaktadır. Makale, Türkiye'nin Orta Asya'daki deneyiminin, ülkenin diğer bölgelerdeki daha geniş yumuşak güç stratejilerine öncülük ettiğini ve bunları şekillendirdiğini savunarak, bu gelişmeleri yalnızca sonraki siyasi dönemlere atfeden basitleştirilmiş anlatılara karşı nuanced bir perspektif sunmaktadır.

Önceki çalışmalarla ilişkisi: Makale, Türk dış politikasında bölgeselcilik ve yumuşak güç kavramlarının Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) hükümetleriyle ilişkilendirilme eğilimine karşı çıkarak, bu yaklaşımların kökenlerinin Soğuk Savaş sonrası dönemin ilk yıllarına, yani 1991'e dayandığını Kaliber (2013) ve Bilgin ile Bilgiç (2011) gibi önceki çalışmaların argümanlarıyla destekleyerek göstermektedir. Özellikle Davutoğlu'nun dış politika vizyonunun ötesine geçerek, Turgut Özal ve İsmail Cem gibi isimlerin bölgeselci düşüncenin ilk mimarları arasında yer aldığını vurgulayarak literatüre katkıda bulunur. Ayrıca, Mango (1993) tarafından tanımlanan "Türk Modeli" kavramının ilk dönemdeki algılarını ve pratik sorunlarını analiz ederek, Türkiye'nin rolünün zaman içindeki olgunlaşmasını önceki çalışmaların ışığında değerlendirir.

Literatür taramasına katkısı: Bu çalışma, Türk dış politikasının Orta Asya bölgesinde yumuşak güç araçlarını ve bölgeselci yaklaşımları nasıl geliştirdiğine dair ayrıntılı bir kronolojik ve tematik analiz sunarak literatür taramasına önemli katkılar sağlamaktadır. Makale, TİKA, TRT Avaz, Diyanet İşleri Başkanlığı gibi devlet kurumlarının ve eğitim programlarının yumuşak güç diplomasisindeki işlevlerini somut örneklerle ortaya koymaktadır. Ayrıca, Türkiye'nin Orta Asya'daki ekonomik entegrasyon çabalarını ticaret ve yatırım verileriyle destekleyerek, kültürel yakınlığın ekonomik ilişkiler üzerindeki etkisini vurgular. Çalışma, bu ilişkilerin iç siyasi dinamikler ve liderlik algıları nedeniyle karşılaştığı zorlukları da ele alarak, Türk dış politikasının bölgesel bağlamdaki karmaşıklığını derinlemesine anlamak için değerli bir çerçeve sunar.

# Tez ve makale araştırmalarında kullanım

- **Türkiye'nin Soğuk Savaş sonrası Orta Asya'ya yönelik dış politikasının, bölgeselcilik ve yumuşak güç unsurları çerçevesinde nasıl evrildiğini açıklamak.** — Makale, Türkiye'nin Orta Asya'da yumuşak güç kaynaklarını kullanma deneyiminin, diğer bölgelere yönelik dış politika yaklaşımlarına nasıl bir model teşkil ettiğini detaylandırmaktadır. Bu, tez/makalenin ilgili bölümünde yumuşak gücün evrimini temellendirmek için kullanılabilir.
- **Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) gibi kurumların, Türkiye'nin Orta Asya'daki kültürel ve ekonomik yumuşak güç diplomasisindeki merkezi rolünü vurgulamak.** — Makale, TİKA'nın kuruluşundan itibaren Orta Asya ve Kafkasya'ya sağladığı mali ve teknik desteğin, Türkiye'nin bölgedeki yumuşak güç politikalarının temelini oluşturduğunu somut verilerle ortaya koymaktadır. Bu bilgiler, yumuşak güç araçlarının etkinliğini tartışırken kullanılabilir.
- **Türkiye'nin Soğuk Savaş sonrası dış politika dönüşümünde Orta Asya'nın, ülkenin bölgesel bir aktör olarak konumlanmasında ve yumuşak gücünü ilk kez kullanmasında oynadığı kritik rolü belirtmek.** — Makale, Orta Asya'nın Türkiye'ye, dış politikasını bölgesel temelde yeniden şekillendirmek ve yumuşak güç kaynaklarını kullanmak için benzersiz bir fırsat sunduğunu ve bu deneyimin diğer bölgeler için bir model işlevi gördüğünü savunmaktadır. Bu argüman, çalışmanın giriş bölümünde veya problem durumunda kullanılabilir.

# Türetilebilir araştırma soruları

- **Orta Asya'daki genç yetişkinler arasında Türk televizyon dizilerini izleme oranları ve bu dizilerin Türk kültürü algıları, yaşam tarzı tercihleri ve Türkiye'ye yönelik tutumları üzerindeki etkisi Kazakistan ve Özbekistan örneklerinde nasıl farklılık göstermektedir?**
  - Desen: Bu çalışma, Kazakistan ve Özbekistan'da Türk dizilerini izleyen genç yetişkinler arasında anketler ve odak grup görüşmeleri kullanılarak karma yöntemli bir araştırma deseni benimseyecektir. Anketler izleme alışkanlıklarını ve genel algıları nicel olarak ölçerken, odak grup görüşmeleri kültürel etki ve tutumların derinlemesine anlaşılmasını sağlayacaktır. Örneklem büyüklüğü, her iki ülkedeki genç nüfusu temsil edecek şekilde güç analizi ile belirlenecek ve veri doygunluğuna ulaşılana kadar görüşmeler devam edecektir.
  - Gerekçe: Makale, popüler Türk dizilerinin Orta Asya'da Türk kültürü ve ürünlerine maruz kalmayı artırdığını ve ticaret ile turizme olumlu katkıda bulunduğunu belirtmektedir (PDF_PAGE=19). Ancak, Kazakistan, Özbekistan ve Tacikistan'daki yetkililerin zaman zaman 'ahlaki içerik' veya 'kültürel korumacılık' nedeniyle Türk dizilerini yasakladığına da değinilmiştir. Bu durum, dizilerin gençlik üzerindeki kültürel etkisinin ve farklı ülkelerdeki algılanışının araştırılması gerektiğini düşündürmektedir.
- **Türk şirketlerinin Orta Asya'daki doğrudan yabancı yatırım (DYY) kararlarında kültürel, tarihsel ve dilsel yakınlık faktörleri, ekonomik ve siyasi istikrar gibi diğer faktörlere kıyasla ne derecede etkili olmaktadır?**
  - Desen: Bu çalışma, Orta Asya'da yatırım yapan Türk şirketlerinin yöneticileriyle derinlemesine mülakatlar yaparak nitel bir araştırma deseni kullanacaktır. Mülakatlar, yatırım kararlarını etkileyen faktörler, kültürel yakınlığın algılanan önemi ve karşılaşılan zorluklar üzerine odaklanacaktır. Örneklem büyüklüğü, veri doygunluğuna ulaşılana kadar farklı sektörlerden ve ülkelerden yatırımcıları kapsayacak şekilde belirlenecektir. Veri analizi, tematik analiz yöntemiyle gerçekleştirilecektir.
  - Gerekçe: Makale, Egresi ve Kara'ya atıfta bulunarak, şirketlerin yatırım yeri seçiminde kültürel faktörlerin ekonomik faktörler kadar önemli olduğunu ve kültürel olarak daha yakın pazarların tercih edildiğini vurgulamaktadır (PDF_PAGE=16). Tacikistan'daki düşük yatırım oranının kültürel yakınlık argümanıyla uyumlu olduğu belirtilmiştir. Bu durum, Türk yatırımcıların karar alma süreçlerinde kültürel yakınlığın ne kadar belirleyici olduğunu daha detaylı araştırmayı gerektirmektedir.
- **Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) bünyesindeki eğitim ve kültür odaklı alt kuruluşlar (TURKSOY, Türk Akademisi vb.), üye ülkeler arasındaki akademik değişim programlarını, kültürel etkinlikleri ve ortak mirasın korunmasına yönelik projeleri ne ölçüde teşvik etmekte ve somut işbirliği çıktıları üretmektedir?**
  - Desen: Bu araştırma, Türk Devletleri Teşkilatı ve ilgili alt kuruluşlarının yıllık raporları, faaliyet programları ve resmi belgeleri üzerinden belgesel analiz yapacaktır. Ayrıca, TDT bünyesinde görev yapan yetkililerle yarı yapılandırılmış mülakatlar gerçekleştirilerek, işbirliği süreçlerindeki başarı faktörleri ve karşılaşılan zorluklar derinlemesine incelenecektir. Niteliksel bir yaklaşımla, TDT'nin eğitim ve kültür diplomasisindeki etkinliği değerlendirilecektir.
  - Gerekçe: Makale, Türk Devletleri Teşkilatı'nın (eski adıyla Türk Dili Konuşan Devletler İşbirliği Konseyi) bölgesel işbirliğinin kurumsallaşmasında önemli bir rol oynadığını ve TURKSOY, Türk Akademisi gibi alt kuruluşlara sahip olduğunu belirtmektedir (PDF_PAGE=18-19). Bu teşkilatın ve bağlı kurumlarının eğitim ve kültür alanındaki somut katkılarının ve üye ülkeler arası işbirliğine olan etkisinin detaylı bir şekilde araştırılması, makalenin vurguladığı kurumsallaşma sürecini daha iyi anlamamızı sağlayacaktır.

# Kaynak izleri

Her iddia, özgün yayının belirtilen sayfasındaki birebir alıntıya bağlıdır.

| Kanıt | Bölüm | PDF sayfası | Basılı sayfa | Alıntı |
|---|---|---|---|---|
| ev-o-1 | Abstract | 1 | — | Keywords: Turkey, foreign policy, regionalism, soft power, Central Asia, post-Cold War 1. Introduction Turkish foreign policymakers |
| ev-o-2-2 | Abstract | 1 | — | This article critically analyzes 30 years of Turkish foreign policy in Central Asia with a focus on its regionalism and soft power elements. |
| ev-o-3 | 1. Introduction | 2 | — | We argue that, coupled with the global economic dynamics, this process started as early as 1991 with Turkey’s unique experience in Central Asia, which contributed to shaping its fo |
| ev-s-01 | Abstract | 1 | — | This article critically analyzes 30 years of Turkish foreign policy in Central Asia with a focus on its regionalism and soft power elements. |
| ev-s-02 | Abstract | 1 | — | We argue that Central Asia has provided a unique opportunity for Turkey to reshape its foreign policy on regional terms by utilizing its soft power resources |
| ev-s-03 | 3. Turkish Foreign Policy Towards Central Asia (1991–2002): Diagnosis of Capabilities and Limitations | 5 | — | After the dissolution, however, Turkey had to decide what kind of an approach to follow towards the region, especially towards the Turkic republics |
| ev-s-04-2 | 3. Turkish Foreign Policy Towards Central Asia (1991–2002): Diagnosis of Capabilities and Limitations | 7 | — | In January 1992, a development aid organization, the Turkish International Cooperation Administration (TİKA), was established under the Turkish Ministry of Foreign Affairs. Its aim |
| ev-s-05-2 | 3. Turkish Foreign Policy Towards Central Asia (1991–2002): Diagnosis of Capabilities and Limitations | 9 | — | TRT Avrasya (Eurasia) started broadcasting various programs targeting the Turkic world in 1992. TURKSOY was established in 1993, with Turkey’s initiative, as a multilateral interna |
| ev-s-06-2 | 4. Turkey in Central Asia since 2002: A regional power capable of using soft and hard power resources | 10 | — | With JDP’s rise to power in 2002, Turkey’s foreign policy towards Central Asia entered its second regionalist phase. The JDP’s first government initiative emphasized its commitment |
| ev-s-07-2 | 4. Turkey in Central Asia since 2002: A regional power capable of using soft and hard power resources | 10 | — | The JDP’s ability to maintain single-party power and Turkey’s steady economic growth as of the mid-2000s positively affected the country’s soft power capabilities in terms of the p |
| ev-s-08-2 | 4. Turkey in Central Asia since 2002: A regional power capable of using soft and hard power resources | 11 | — | With Turkey’s steady economic growth as of the mid-2000s, the country became a more assertive and capable actor in terms of expanding its economic influence in Central Asia, along  |
| ev-s-09 | 4. Turkey in Central Asia since 2002: A regional power capable of using soft and hard power resources | 14 | — | Kazakhstan, Turkmenistan, and Uzbekistan have shared the most economic activity with Turkey in the last 30 years. |
| ev-s-10-2 | 4. Turkey in Central Asia since 2002: A regional power capable of using soft and hard power resources | 18 | — | In 2009, at the end of the Ninth Summit of the Heads of Turkic Speaking States, the leaders of Turkey, Azerbaijan, Kazakhstan, and Kyrgyzstan signed the Nakchivan Agreement, which  |
| ev-s-11 | 4. Turkey in Central Asia since 2002: A regional power capable of using soft and hard power resources | 18 | — | In 2009, at the end of the Ninth Summit of the Heads of Turkic Speaking States, the leaders of Turkey, Azerbaijan, Kazakhstan, and Kyrgyzstan signed the Nakchivan Agreement |
| ev-s-12 | 4. Turkey in Central Asia since 2002: A regional power capable of using soft and hard power resources | 19 | — | This state radio and television company, which started broadcasting in the region as TRT Eurasia, became TRT Avaz in 2009. |
| ev-s-12-2 | 4. Turkey in Central Asia since 2002: A regional power capable of using soft and hard power resources | 19 | — | This state radio and television company, which started broadcasting in the region as TRT Eurasia, became TRT Avaz in 2009. Avaz, which means “voice,” is a common word in many Turki |
| ev-s-13 | 4. Turkey in Central Asia since 2002: A regional power capable of using soft and hard power resources | 19 | — | The previously mentioned Diyanet supports Turkey’s soft power capabilities by constructing and renovating mosques, as well as providing religious literature in regional languages a |
| ev-s-13-2 | 4. Turkey in Central Asia since 2002: A regional power capable of using soft and hard power resources | 19 | — | Over the years, popular Turkish soap operas, documentaries, and various daily programs have enabled constant and close exposure to Turkey, Turkish culture, and Turkish products, wh |
| ev-s-14 | 4. Turkey in Central Asia since 2002: A regional power capable of using soft and hard power resources | 19 | — | In the higher education realm, the Directorate of Overseas Turks, and Related Communities (YTB), founded in 2010, became a central organization in overseeing the coordination of hi |
| ev-s-15 | 4. Turkey in Central Asia since 2002: A regional power capable of using soft and hard power resources | 20 | — | It should be noted that Turkey’s relations with each republic did not always follow a linear progress and faced challenges, leading to the slowing down |
| ev-s-16 | 4. Turkey in Central Asia since 2002: A regional power capable of using soft and hard power resources | 21 | — | For example, during the first years of post-independence, Uzbekistan-Turkey relations were very close, but they soured after Turkey provided a safe haven |
| ev-s-16-2 | 4. Turkey in Central Asia since 2002: A regional power capable of using soft and hard power resources | 21 | — | For example, during the first years of post-independence, Uzbekistan-Turkey relations were very close, but they soured after Turkey provided a safe haven to the Uzbek opposition le |
| ev-s-17 | 4. Turkey in Central Asia since 2002: A regional power capable of using soft and hard power resources | 4 | — | However, in the last decade or so, due to problems Turkey has encountered at the policy level in volatile neighboring regions, the limitations of Davutoğlu’s geopolitical discourse |
| ev-s-18 | 4. Turkey in Central Asia since 2002: A regional power capable of using soft and hard power resources | 4 | — | Kutlay and Öniş argue that by returning to early JDP-era foreign policy practices, which had focused on soft power capabilities and the principle of non-interventionism |
| ev-s-19 | 4. Turkey in Central Asia since 2002: A regional power capable of using soft and hard power resources | 16 | — | According to Egresi and Kara, foreign direct investment decisions are never purely economic. Most companies’ choices of a location for investment are determined by cultural factors |
| ev-s-20 | 4. Turkey in Central Asia since 2002: A regional power capable of using soft and hard power resources | 18 | — | It can be claimed that the investment gap in Tajikistan, compared to the other countries, is in line with Egresi and Kara’s argument about the role of cultural proximity |
| ev-s-21 | 4. Turkey in Central Asia since 2002: A regional power capable of using soft and hard power resources | 19 | — | 77 According to Balcı and Lilles, 78 the Diyanet has managed to “diffuse a Turkish variant of Islam” in the region capable of existing in harmony with state structures. |
| ev-s-22 | 5. Conclusion | 22 | — | While Turkey is often depicted in the literature and official and popular sources as a regional actor currently capable of using its soft power capacity, the use of soft power asse |
| ev-s-23-2 | 5. Conclusion | 22 | — | During the initial years, regional leadership aspirations might have overshadowed those policies; however, more recently, the increasing application of soft power strategies has re |

# İlgili kavramlar

- [Ulaşım Altyapısı ve Eko-Çevresel Kalite: Çin'in Yüksek Hızlı Demiryolundan Kanıtlar](/okf/sosyal-bilimler/toplum-siyaset-ve-kamu/ulasim-altyapisi-ve-eko-cevresel-kalite-cinin-yuksek-hizli-demiryolundan-kanitlar.md)
- [Yüksek Hızlı Demiryolu Etkisi Altında Kentsel Yığılmaların Rekabet-İşbirliği İlişkisi ve Kent-Sanayi Entegrasyonu Gelişimi Üzerine Bir Araştırma](/okf/sosyal-bilimler/toplum-siyaset-ve-kamu/yuksek-hizli-demiryolu-etkisi-altinda-kentsel-yigilmalarin-rekabet-isbirligi-iliskisi-ve-kent-sanayi-entegrasyonu-gelisimi-uzerine-bir-arastirma.md)
- [Hindistan'da Kentsel Arazi Yönetişiminin Ölçeklendirilmesi: Sürdürülebilir Şehirler İçin Yönetişim İnovasyonu Platformu Olarak NAKSHA Programı](/okf/sosyal-bilimler/toplum-siyaset-ve-kamu/hindistanda-kentsel-arazi-yonetisiminin-olceklendirilmesi-surdurulebilir-sehirler-icin-yonetisim-inovasyonu-platformu-olarak-naksha-programi.md)
- [Kişisel Diplomasi ve Yunan Dış Politikası Üzerine Kavramsal ve Tarihsel Bir İnceleme](/okf/sosyal-bilimler/toplum-siyaset-ve-kamu/kisisel-diplomasi-ve-yunan-dis-politikasi-uzerine-kavramsal-ve-tarihsel-bir-inceleme.md)
- [Karl Marx'ın Ekonomi Politiği ve Max Weber'in Din Sosyolojisi Bağlamında Kültürel Bir Analiz: Takva](/okf/sosyal-bilimler/toplum-siyaset-ve-kamu/karl-marxin-ekonomi-politigi-ve-max-weberin-din-sosyolojisi-baglaminda-kulturel-bir-analiz-takva.md)
- [İki Savaş Arası Dönemde Türkiye Cumhuriyeti’nin Ontolojik Güvenlik Arayışlı Dış Politikası](/okf/sosyal-bilimler/toplum-siyaset-ve-kamu/iki-savas-arasi-donemde-turkiye-cumhuriyetinin-ontolojik-guvenlik-arayisli-dis-politikasi.md)
- [Davutoğlu Döneminde Balkanlar ve Sırbistan’a Yönelik Türk Dış Politikası İncelemesi](/okf/sosyal-bilimler/toplum-siyaset-ve-kamu/davutoglu-doneminde-balkanlar-ve-sirbistana-yonelik-turk-dis-politikasi-incelemesi.md)
- [Seçimli Bir Otokraside Siyasal Katılım: Macaristan'da Özyeterlik, İlgi, İdeoloji ve Güvenin Örtük Profilleri](/okf/sosyal-bilimler/toplum-siyaset-ve-kamu/secimli-bir-otokraside-siyasal-katilim-macaristanda-ozyeterlik-ilgi-ideoloji-ve-guvenin-ortuk-profilleri.md)

# Şeffaflık

- Analiz tarihi: 2026-08-05T18:12:49.773Z
- Kanıt sayısı: 29
- Üretim sürümü: makale-analizi-v3.0.0
- Kanonik sayfa: https://makaleanalizi.com/sosyal-bilimler/toplum-siyaset-ve-kamu/turk-dis-politikasinin-orta-asyaya-yonelik-seyri-bolgeselcilik-ve-yumusak-gucun-aciga-cikmasi
