Nicel araştırma makalesi incelemesi

DOI: 10.3389/fnut.2025.1664724

Çevrimiçi Yemek Siparişi Uygulamalarının Depresyon ve Yeme Davranışları Üzerindeki Etkisi: Kartınızda Ne Var?

Çevrimiçi yemek siparişi (ÇYSU) uygulamalarının günlük yaşama entegrasyonu, yeme alışkanlıkları ve psikolojik sağlık üzerinde önemli etkiler yaratmaktadır. Dijitalleşme ile birlikte hızlı ve işlenmiş gıdalara kolay erişim, bireyleri sürekli bir dijital gıda ortamına maruz bırakmaktadır.

Yazar
Tugce Ozlu Karahan, Dila Cakmakci, Eylül Kurtoglu, Zeynep Kul, Irem Sevim Kidan, Emre Batuhan Kenger
Yayın
Frontiers in Nutrition
Tarih
2025-11-04
01

Makalenin Kapsamı ve Akademik İçeriği

Çevrimiçi yemek siparişi (ÇYSU) uygulamalarının günlük yaşama entegrasyonu, yeme alışkanlıkları ve psikolojik sağlık üzerinde önemli etkiler yaratmaktadır. Dijitalleşme ile birlikte hızlı ve işlenmiş gıdalara kolay erişim, bireyleri sürekli bir dijital gıda ortamına maruz bırakmaktadır. Bu durum, artan zihinsel sağlık sorunları, özellikle genç yetişkinlerdeki depresyon ve düzensiz yeme davranışları bağlamında endişe vericidir. Önceki araştırmalar, ÇYSU kullanım sıklığının atıştırma oranlarının artması, sağlıksız gıda tercihlerinin yaygınlaşması ve sağlıklı beslenme alışkanlıklarından uzaklaşma gibi değişimlerle ilişkili olduğunu göstermiştir. Bu uygulamaların, obezite ve kronik hastalık risk faktörlerini pekiştirebileceği de belirtilmektedir. Ayrıca, dijital platformlardaki kişiselleştirilmiş reklam ve pazarlama taktikleri, dengeli beslenme alışkanlıklarını sürdürmeyi zorlaştırarak, duygusal ve kontrolsüz yeme gibi bozukluklara zemin hazırlayabilir. Bu karmaşık etkileşimler, ÇYSU’ların depresyon ve yeme davranışları üzerindeki doğrudan etkilerini anlamayı kritik kılmaktadır.

Bu kesitsel çalışma, dijital çağın getirdiği alışkanlık değişimleri çerçevesinde, genç yetişkinlerde ÇYSU kullanım sıklığı ve bu uygulamalara yönelik tutumların depresyon düzeyi ve yeme davranışlarıyla ilişkisini araştırmayı amaçlamıştır. Araştırma, düzenli ÇYSU kullanan 18-35 yaş arası 383 genç yetişkinin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Katılımcıların demografik bilgileri, ÇYSU kullanım sıklığı ve tutumları anket sorularıyla belirlenmiştir. Depresyon durumu Beck Depresyon Envanteri (BDE) ile değerlendirilirken, yeme davranışları Üç Faktörlü Yeme Ölçeği'nin (TFEQ-R21) Türkçe adaptasyonu kullanılarak ölçülmüştür. Veri analizi için ki-kare analizi, t-testi, Mann-Whitney U testi, tek yönlü ANOVA, Kruskal-Wallis testi ve yaş, cinsiyet, vücut kütle indeksi, eğitim düzeyi, istihdam durumu ve kronik hastalık varlığı gibi kontrol değişkenleri kullanılarak ANCOVA ve çoklu doğrusal regresyon analizleri uygulanmıştır. Bu yöntemler, ÇYSU kullanımı ile yeme davranışları ve depresyon arasındaki karmaşık ilişkileri istatistiksel olarak ortaya koymayı hedeflemiştir.

Çalışmanın bulgularına göre, ÇYSU kullanım sıklığı arttıkça kontrolsüz yeme skorlarında anlamlı bir artış ve bilişsel kısıtlama düzeylerinde düşüş gözlenmiştir. En düşük kullanım sıklığına sahip grubun kontrolsüz yeme skorları (21.2 ± 0.4), orta (23.4 ± 0.7) ve sık (23.3 ± 0.6) kullanan gruplara göre istatistiksel olarak daha düşük bulunmuştur (p = 0.005). Bilişsel kısıtlama ise sık kullanım grubunda (12.7 ± 0.4), seyrek kullanan gruba (14.1 ± 0.3) kıyasla en düşük seviyede saptanmıştır (p = 0.031). Ayrıca, telefonlarında daha fazla sayıda ÇYSU (4-6 uygulama) bulunan bireylerin depresyon skorları (14.1 ± 1.3), hiç uygulama kullanmayanlara (8.8 ± 1.4) göre daha yüksek çıkmıştır (p = 0.025). Çoklu doğrusal regresyon analizleri, hem orta hem de sık uygulama kullanımının, yanı sıra depresyonun, kontrolsüz yeme üzerinde anlamlı ve pozitif bir etkisi olduğunu ortaya koymuştur. Bilişsel kısıtlama ise yalnızca sık kullanım ile negatif yönde anlamlı bir ilişki sergilemiştir.

Bu çalışmanın bulguları, dijital gıda ortamının genç yetişkinlerin sadece fiziksel değil, aynı zamanda psikolojik sağlığı ve yeme alışkanlıkları üzerinde de belirleyici bir faktör olabileceğini göstermektedir. ÇYSU kullanım sıklığındaki artışın kontrolsüz yeme davranışlarını tetiklemesi ve bilişsel kısıtlamayı azaltması, bu uygulamaların bireylerin gıda alımını zihinsel olarak sınırlama çabalarını nasıl zayıflattığını ortaya koymaktadır. Telefonunda daha fazla uygulama bulunduran bireylerde depresyon düzeylerinin yüksek olması, ÇYSU'ların ruh hali ve yeme psikolojisiyle derinlemesine iç içe olduğunu düşündürmektedir. Bu sonuçlar, önceki literatürdeki ÇYSU kullanımının aşırı yeme dürtüsü, duygusal yeme ve olumsuz ruh hali ile ilişkili olduğuna dair bulgularla tutarlılık göstermektedir. Çalışma, bu alandaki sınırlı araştırmalara önemli bir katkı sağlayarak, dijital gıda ortamının zihinsel sağlık ve yeme davranışları üzerindeki eşzamanlı etkilerini kapsamlı bir şekilde değerlendiren nadir çalışmalardan biri olarak öne çıkmaktadır. Elde edilen veriler, halk sağlığı politikaları geliştirilirken ÇYSU’ların psikolojik ve davranışsal etkilerinin de dikkate alınması gerektiğini vurgulamaktadır.

Araştırmanın amacı

Bu çalışma, dijital çağın getirdiği alışkanlık değişiklikleri çerçevesinde, genç yetişkinlerde çevrimiçi yemek siparişi (ÇYSU) uygulamalarının kullanım sıklığı ile bu uygulamalara yönelik tutumlar, depresyon düzeyi ve yeme davranışları arasındaki ilişkiyi incelemeyi amaçlamaktadır(Karahan et al., 2025).

İnceleme ve modelleme yöntemi

Bu kesitsel çalışma, çevrimiçi yemek siparişi (ÇYSU) uygulamalarını düzenli olarak kullanan 18-35 yaş arasındaki genç yetişkinler üzerinde, kullanım sıklığı ile depresyon düzeyi ve yeme davranışları arasındaki ilişkileri incelemiştir(Karahan et al., 2025).

Kuramsal ve kavramsal çerçeve

Çalışma, dijital çağın getirdiği alışkanlık değişimleri çerçevesinde, çevrimiçi yemek siparişi uygulamalarının (ÇYSU) genç yetişkinlerin hem fiziksel hem de psikolojik sağlığı üzerinde belirleyici bir faktör olduğu temelini benimsemektedir. Bu çerçevede, dijital gıda ortamının kolay erişilebilirliği ve çeşitli yiyecek seçenekleri sunması, bireylerin yeme alışkanlıklarını, öz kontrol mekanizmalarını ve duygusal durumlarını etkilediği varsayılmaktadır. Kişiselleştirilmiş reklamların ve sürekli gıda teşhirinin, dengeli beslenme çabalarını zorlaştırdığı ve depresyon ile yeme bozuklukları gibi durumlara katkıda bulunduğu düşünülmektedir. Bu, çevresel faktörlerin, özellikle dijital alandakilerin, sağlıkla ilgili sonuçları modere etmede kritik bir rol oynadığına dair örtük bir kuramsal bakış açısını yansıtmaktadır.

Makalenin ele aldığı literatür

Bu çalışma, çevrimiçi yemek siparişi uygulamalarının yaygınlaşmasıyla birlikte ortaya çıkan yeni yeme alışkanlıkları ve halk sağlığı üzerindeki etkileri konusundaki literatürü ele almaktadır. Özellikle, dijital çağın getirdiği kolay erişim ve çeşitli yiyecek seçeneklerinin, bireylerin beslenme kalitesi, vücut kütle indeksi ve kronik hastalık risk faktörleri üzerindeki potansiyel olumsuz etkilerini inceleyen önceki araştırmaları tartışmaktadır. Makale, çevrimiçi platformlar aracılığıyla sipariş edilen yiyeceklerin artan tüketiminin, duygusal yeme, kontrolsüz yeme gibi bozulmuş yeme davranışlarıyla ilişkisine odaklanan çalışmaları da değerlendirmektedir. Ayrıca, ruh hali ve dürtüsel satın alma davranışları arasındaki bağlantılar ile depresyonun dijital yeme alışkanlıkları üzerindeki etkisi üzerine yapılan literatüre atıfta bulunarak, bu uygulamaların bireylerin psikolojik sağlığı üzerindeki potansiyel rolünü vurgulamaktadır. Bu kapsamlı literatür taraması, çevrimiçi yemek siparişi uygulamalarının hem fiziksel hem de zihinsel sağlık sonuçları üzerindeki karmaşık etkileşimlerini ortaya koymaktadır.

Araştırma Tasarımı

Evren veya inceleme alanı
Çevrimiçi yemek siparişi uygulamalarını düzenli olarak kullanan 18-35 yaş arası genç yetişkinler evreni.
Örneklem veya araştırma materyali
Çalışmaya başlangıçta 404 genç yetişkin dahil edilmiş, ancak depresyon veya yeme bozukluğu tanısı olan, yaş kriterlerine uymayan veya katılmayı reddeden 28 kişi çıkarıldıktan sonra nihai örneklem 383 genç yetişkinden oluşmuştur. Katılımcıların medyan yaşı 23.0 (IQR: 22.0–25.0) olup, %56.7'si kadındır.
Veri toplama süreci
Katılımcıların demografik bilgileri, ÇYSU kullanım sıklığı ve bu uygulamalara yönelik tutumları anket sorularıyla belirlenmiştir. Depresyon durumu Beck Depresyon Envanteri ile yeme davranışları ise Üç Faktörlü Yeme Ölçeği (TFEQ-R21) kullanılarak değerlendirilmiştir. Veriler, sosyal medya platformları aracılığıyla duyurular yapılarak Google Forms üzerinden çevrimiçi bir anketle toplanmıştır. ÇYSU kullanım sıklığı, ayda üç kez veya daha az (seyrek), haftada bir veya iki kez (orta) ve haftada üç kez veya daha fazla (sık) olmak üzere üç kategoriye ayrılmıştır. Ayrıca, telefonlarında yüklü olan ÇYSU sayısı da ayrı bir değişken olarak değerlendirilmiştir.
Veri analiz yöntemi
Elde edilen veriler SPSS 30.0 paket programında istatistiksel olarak değerlendirilmiştir. Kategorik değişkenler için Ki-kare analizi, sürekli değişkenler için ise veri normal dağılıma uygunluk kontrolü sonrası t-testi veya Mann–Whitney U testi, ikiden fazla grup karşılaştırması için ise tek yönlü ANOVA veya Kruskal-Wallis testi kullanılmıştır. Yeme davranışı alt ölçek ve toplam puanları ile depresyon puanlarının (yaş, cinsiyet, vücut kitle indeksi, eğitim düzeyi, istihdam durumu, kronik hastalık varlığına göre ayarlanmış ortalamaları) kovaryans analizi (ANCOVA) ile karşılaştırılmıştır. Depresyon puanları, aykırı değerlerin etkisini azaltmak ve parametrik testlere uygun dağılım elde etmek için logaritmik olarak dönüştürülmüştür. ÇYSU kullanma alışkanlıkları ve depresyonun yeme davranışı alt ölçekleri ve toplam puanları üzerindeki etkisini belirlemek için çoklu doğrusal regresyon analizi uygulanmıştır.
Çevrimiçi Yemek Siparişi (ÇYSU) uygulamalarını kullanma sıklığıTelefonda yüklü ÇYSU sayısıÇYSU'lara yönelik tutumlar (kupon etkisi, sağlıklı beslenme motivasyonu, ruh hali, dış faktörler)Depresyon düzeyi (Beck Depresyon Envanteri)Yeme davranışları (Kontrolsüz yeme, Bilişsel kısıtlama, Duygusal yeme - Üç Faktörlü Yeme Ölçeği TFEQ-R21)

Araştırmanın Bulguları

01

Çevrimiçi yemek siparişi uygulamalarını seyrek kullanan genç yetişkinlerin kontrolsüz yeme puanları, uygulamaları orta veya sık kullananlara kıyasla anlamlı ölçüde daha düşüktür (sırasıyla 21.2 ± 0.4 ve 23.4 ± 0.7; 23.3 ± 0.6; p = 0.005)(Karahan et al., 2025).

02

Çevrimiçi yemek siparişi uygulamalarını kullanma sıklığı arttıkça bilişsel kısıtlama düzeylerinde anlamlı bir azalma gözlemlenmiştir; sık kullanım grubunda bilişsel kısıtlama en düşük seviyededir (12.7 ± 0.4)(Karahan et al., 2025).

03

Telefonlarında 4-6 adet çevrimiçi yemek siparişi uygulaması bulunan bireylerin depresyon puanları (14.1 ± 1.3), hiç uygulama kullanmayan bireylerinkinden anlamlı düzeyde daha yüksektir (8.8 ± 1.4; p = 0.025)(Karahan et al., 2025).

04

Pandemi sırasında uygulama kullanımları arttığını bildiren katılımcıların hem alt ölçeklerde hem de toplamda yeme davranış puanları anlamlı düzeyde daha yüksek bulunmuştur (p < 0.05)(Karahan et al., 2025).

05

Çevrimiçi yemek siparişi uygulamalarındaki kuponların yemek yeme isteklerini etkilediğini belirten katılımcılar, kontrolsüz yeme (p = 0.050), duygusal yeme (p = 0.025) ve toplam yeme davranışı puanlarında (p = 0.050) daha yüksek puanlar sergilemiştir(Karahan et al., 2025).

06

Depresyon, kontrolsüz yeme (β: 2.941; 95%CI: 1.194, 4.689; p = 0.001) ve duygusal yeme (β: 1.614; 95%CI: 0.106, 3.122; p = 0.036) ile toplam yeme davranışı puanı (β: 4.109; 95%CI: 0.489, 7.729; p = 0.026) üzerinde anlamlı pozitif etkiye sahiptir(Karahan et al., 2025).

02

Bulguların Tartışılması ve Araştırmanın Sonucu

Bulguların Yazarlar Tarafından Yorumlanışı

Bu çalışma, genç yetişkinlerde çevrimiçi yemek siparişi (ÇYSU) uygulamalarının kullanım sıklığı, bu uygulamalara yönelik tutumlar, depresyon düzeyi ve yeme davranışları arasındaki ilişkileri bütüncül bir yaklaşımla incelemiştir. Elde edilen temel bulgu, uygulamaların kullanım sıklığı arttıkça, özellikle kontrolsüz yeme davranışlarının arttığı ve bilişsel kısıtlama düzeylerinin düştüğü yönündedir. Ayrıca, telefonda yüklü uygulama sayısının artmasıyla depresyon puanlarında da anlamlı bir yükseliş saptanmıştır. Bu veriler, dijital gıda ortamının yalnızca fiziksel sağlık değil, aynı zamanda psikolojik sağlık ve davranışsal yeme alışkanlıkları üzerinde de belirleyici bir rol oynayabileceğine işaret etmektedir.

Araştırmanın sonuçları, ÇYSU kullanımında kuponların, sağlıklı beslenme motivasyonunun ve duygusal durumların önemli faktörler olduğunu göstermektedir. Katılımcıların kuponların yiyecek istekleri üzerindeki etkisini belirtmeleri, önceki çalışmalarla paralel bir bulgudur ve kuponların alışveriş/teslimat davranışlarını tetikleyici bir mekanizma işlevi gördüğünü desteklemektedir. İlginç bir şekilde, ÇYSU'ların sağlıklı beslenmeye teşvik ettiğini düşünen bireylerin hem kontrolsüz hem de duygusal yeme puanlarının daha yüksek çıkması, sağlıklı yeme arzusuna rağmen bazı bireylerin yeme davranışlarını ve duygusal yeme eğilimlerini kontrol etmede güçlük yaşadığını düşündürmektedir. Bu karmaşık ilişki, gelecekteki araştırmalarda daha derinlemesine incelenmelidir.

Çalışmada sık ÇYSU kullanımının daha az sağlıklı yeme davranışlarıyla ilişkili olduğu, özellikle kontrolsüz yeme alışkanlıklarını artırıp bilişsel kısıtlamayı azalttığı bulgusu, mevcut literatürdeki benzer eğilimleri yansıtmaktadır. Bu durum, sürekli gıda seçeneklerine maruz kalmanın, özellikle yüksek kalorili ve çekici yiyeceklerin kolay bulunabilirliğinin, bireylerin yiyecek alımını zihinsel olarak sınırlama çabalarını baltalayabileceğini düşündürmektedir. Uygulamaların ödül sistemini harekete geçiren görseller ve dilsel uyarıcılarla dolu olması, dikkat ve dürtü kontrolünü zorlayarak bilişsel kısıtlamayı sürdürme kapasitesini azaltabilir. Ayrıca, depresyonun kontrolsüz ve duygusal yeme üzerinde pozitif ve anlamlı bir etkisi olduğu da vurgulanmıştır.

ÇYSU kullanımı ile depresyon arasındaki bağlantı literatürde sınırlı olsa da, bu çalışmada daha fazla sayıda yemek teslimatı uygulamasına sahip olmanın daha yüksek depresyon düzeyleriyle ilişkili olduğu bulunmuştur. Bu bulgu, paket servis sıklığı ile depresif semptomlar arasında negatif bir ilişki olduğunu gösteren önceki kohort ve üniversite öğrenci çalışmalarıyla uyum içindedir. Yazarlar, bu tür dijital platformların kullanım alışkanlıklarının, bireylerin yeme davranışları ve psikolojik sağlıkları üzerindeki olası etkileri açısından daha ayrıntılı incelenmesi gerektiğini belirtmektedirler. Özellikle, giyilebilir teknolojilerin ÇYSU ve yeme davranışlarının düzenlenmesinde kullanılabileceği ve kişiselleştirilmiş dijital sağlık müdahaleleri için güçlü bir mekanizma sağlayabileceği ileri sürülmektedir.

Bulguların Önceki Araştırmalarla Karşılaştırılması

Pandeminin çevrimiçi yemek siparişi uygulamalarının kullanımını etkileyen önemli bir faktör olarak ortaya çıkmasına rağmen, mevcut literatürde online yemek ve market alışverişinin pandemi sırasında belirgin şekilde arttığı ve bu artış trendinin pandemi sonrası dönemde de devam ettiğini gösteren bulgular (29) ile bu çalışmanın genç yetişkinlerde kullanım sıklığı açısından anlamlı farklılık göstermemesi arasında bir tutarsızlık tespit edilmiştir. Bu durum, araştırma popülasyonunun özellikleri ve genç yetişkinlerin pandemi öncesinde de yüksek uygulama kullanımına sahip olmasıyla ilişkilendirilebilir(Karahan et al., 2025).

Kuponların yemek yeme istekleri üzerindeki etkisine ilişkin bulgular, çevrimiçi yemek siparişi uygulamalarının düzenli kullanıcılarını inceleyen benzer bir araştırmayla tutarlılık göstermektedir. Önceki çalışma, kupon kullananların uygulamayı daha sık kullandığını ve bu kişilerin alışveriş/teslimat davranışlarını (yemek) tetikleyen bir mekanizma sergilediğini ortaya koymuştur (30). Bu durum, kuponların kullanıcı davranışlarını ve yeme isteklerini yönlendirmedeki önemli rolünü pekiştirmektedir(Karahan et al., 2025).

Bu çalışmanın sık çevrimiçi yemek siparişi uygulaması kullanımının daha az sağlıklı yeme davranışları, özellikle artan kontrolsüz yeme ve azalan bilişsel kısıtlama ile ilişkili olduğunu gösteren bulguları, Portingale ve arkadaşlarının (2023) çalışmasıyla uyumludur. Bu önceki araştırma, çevrimiçi yemek siparişi uygulamaları kullanımının yeme bozuklukları riskini artırdığını, kolayca erişilebilir, yiyecek açısından zengin bir ortam sağladığını ve yüksek lezzetli ve hedonik yiyecek seçeneklerinin belirgin bir şekilde teşvik edildiği bir ortam sunduğunu belirtmiştir (2)(Karahan et al., 2025).

Çevrimiçi yemek siparişi uygulamaları kullanımı ile depresyon arasındaki potansiyel bağlantının literatürde yeterince araştırılmamış olmasına rağmen, bu çalışmanın daha fazla sayıda yemek teslimatı uygulamasına sahip olmanın daha yüksek depresyon düzeyleriyle ilişkili olduğunu gösteren bulguları, Avustralya'da yapılan bir kohort çalışmasıyla benzerlik taşımaktadır. O çalışmada, 14 yaşında paket servisleri kullanma olasılığı daha yüksek olan bireylerin, 17 yaşında daha şiddetli depresif belirtilerle ilişkili olduğu gösterilmiştir (37). Çin'deki üniversite öğrencilerinde yapılan yakın tarihli bir çalışma da paket servis sıklığının depresif belirtilerle anlamlı derecede ilişkili olduğunu ortaya koymuştur (38)(Karahan et al., 2025).

Sonuç Bölümünün Sunduğu Çıkarımlar

Bu çalışma, genç yetişkinlerde çevrimiçi yemek siparişi uygulamalarının sayısı ve kullanım sıklığının depresyon düzeyleri ve yeme davranışlarıyla önemli ölçüde ilişkili olduğunu ortaya koymuştur. Özellikle, çevrimiçi yemek siparişi uygulamalarının kullanım sıklığı arttıkça, kontrolsüz yeme davranışlarında bir artış ve bilişsel kısıtlama düzeylerinde bir azalma gözlemlenmiştir. Bu bulgular, çevrimiçi yemek siparişi uygulamalarının yalnızca bir alışveriş aracı olmanın ötesinde, bireylerin ruh hali ve yeme psikolojisiyle derinlemesine iç içe olduğunu düşündürmektedir. Bu nedenle, gelecekteki çalışmaların uygulama içeriğini, kullanıcı deneyimini ve farklı yaş gruplarını karşılaştırması, ayrıca nedensel ilişkileri belirlemek için uzunlamasına tasarımlar kullanması önerilmektedir. Dijital gıda ortamına yönelik halk sağlığı politikaları geliştirilirken bu uygulamaların psikolojik ve davranışsal etkilerinin de dikkate alınması önem arz etmektedir(Karahan et al., 2025).

Literatür Taraması İçin Sunduğu Çerçeve

Bu makale, genç yetişkinlerde dijital gıda ortamının bireylerin ruh sağlığı ve yeme psikolojisi üzerindeki etkilerini bütüncül bir yaklaşımla inceleyerek literatürde önemli bir boşluğu doldurmaktadır. Çevrimiçi yemek siparişi uygulamalarının (ÇYSU) sadece birer pratik alışveriş aracı olmadığını, aynı zamanda kontrolsüz yeme, duygusal yeme ve bilişsel kısıtlama gibi yeme davranışı alt boyutları ile depresyon düzeyleri arasında kritik köprüler kurduğunu ampirik olarak göstermektedir. Bu yönüyle yayın, dijitalleşmenin beslenme bilimleri ve halk sağlığı bağlamındaki davranışsal yansımalarını derinlemesine irdeleyen öncü bir kaynak işlevi görmektedir.

Çalışma, önceki araştırmaların paket servis sıklığı ve obezite arasındaki ilişkileri ele alan sınırlı perspektifini genişleterek, bireylerin sahip olduğu uygulama sayısı ve kullanım sıklığı ile depresyon semptomları arasındaki doz-yanıt ilişkisini ortaya koymaktadır. Yazarlar, literatürdeki mevcut kohort ve kesitsel bulguları destekler nitelikte, kupon kullanımı ve yeme motivasyonu gibi dijital tetikleyicilerin kullanıcıların psikolojik ve davranışsal profilleri üzerindeki yansımalarını önceki çalışmalarla mukayese ederek tartışmaktadır.

Literatür taramasına sağlanan en temel katkı, çevrimiçi gıda siparişi platformlarının tetiklediği hedonik gıda erişiminin bilişsel kontrol mekanizmaları ve depresyon üzerindeki çok boyutlu etkilerini nicel verilerle ortaya koymasıdır. Çalışma, özellikle genç yetişkin popülasyonda dijital pazarlama taktiklerinin, kupon indirimlerinin ve yörgünluk gibi dışsal faktörlerin bireylerin yeme düzenini nasıl bozduğunu gösteren kapsamlı bir sentez sunarak gelececki halk sağlığı politikalarına kuramsal bir zemin hazırlamaktadır.

Kaynakça

  1. Varese E, Cesarani MC, Kabaja B, Sołtysik M, Wojnarowska M. (2024). Online food delivery habits and its environmental impact during the COVID-19 pandemic: an Italian and polish study. Br Food J, 126:191–204. doi: 10.1108/BFJ-12-2022-1120
  2. Joshi R, Garg P, Kumar S, Dhiman N. (2025). What drives consumers to continually use food delivery apps? The moderating role of coupon proneness. Global Knowledge, Memory Commun.
  3. Portingale J, Eddy S, Fuller-Tyszkiewicz M, Liu S, Giles S, Krug I. (2023). Tonight, i'm disordered eating: the effects of food delivery app use, loneliness, and mood on daily body dissatisfaction and disordered eating urges. Appetite, 180:106310. doi: 10.1016/j.appet.2022.106310
  4. Oddy WH, Allen KL, Trapp GSA, Ambrosini GL, Black LJ, Huang RC, et al. (2018). Dietary patterns, body mass index and inflammation: pathways to depression and mental health problems in adolescents. Brain Behav Immun, 69:428–39. doi: 10.1016/j.bbi.2018.01.002
03

Tez ve Makale Araştırmalarında Kullanım

Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki üç araştırma taslağına dönüştürülmüştür.

01

Tez veya makalede kullanım · literatüre-review

Çevrimici yemek siparişi uygulamalarınin kullanim sikliginin artmasi kontrolsüz yeme davranışlarini artirmaktadir.

Genc yetiskinlerde dijital platformlarin yemek tuketim aliskanliklari üzerindeki olumsuz davranışsal sonuçlarını literatür temellendirmesinde kullanmak amaciyla(Karahan et al., 2025).

FarklıYas Gruplarinda Çevrimici Yemek Siparişi Sifligi ve Yeme Davranışlarinin Karşılaştırilmasi

Araştırma sorusu
Çevrimici yemek siparişi uygulamalarınin kullanim sikligi farklı yas gruplarinda kontrolsüz yeme davranışlarini ayni duzeyde etkilemekte midir?
Yöntem taslağı
Evreni farklı yaş kategorisindeki yetişkinler oluşturacak olup, örneklem büyüklüğü güç analizi ile belirlenecektir. Veriler çevrimiçi anket formu ve Üç Faktörlü Yeme Ölçeği aracılığıyla toplanacak, verilerin analizinde çok değişkenli varyans analizi (MANOVA) kullanılacaktır.

Makaleyle bağlantısı: Makalenin genç yetişkin örneklemiyle sınırlı kalması ve yaş değişkeninin uygulama kullanım sıklığıyla anlamlı farklılık göstermesi, bu karşılaştırmalı araştırmanın tasarlanmasında doğrudan temel oluşturmuştur(Karahan et al., 2025).

02

Tez veya makalede kullanım · Kavramsal çerçeve

Telefonlarda yüklü yemek siparişi uygulama sayisi ile depresyon duzeyleri arasinda pozitif ilişki bulunmaktadir.

Dijital erisilebilirlik ile ruh sağlığı bozulmalari arasindaki bağlantiyi kavramsal modelin insasinda açıklamak üzere(Karahan et al., 2025).

Dijital Pazarlama Tetikleyicilerinin Duygusal Yeme Üzerindeki Rolu

Araştırma sorusu
Çevrimiçi yemek siparişi uygulamalarındaki kupon bildirimleri ve sosyal medya reklamları bireylerin duygusal yeme ve bilişsel kısıtlama düzeylerini nasıl yordamaktadir?
Yöntem taslağı
Çalışma, aktif uygulama kullanan bireyler üzerinde kesitsel tarama deseniyle yürütülecektir. Örneklem hacmi regresyon analizleri için gerekli gözlem kuralına göre hesaplanacak, veri toplama aracı olarak özel geliştirilmiş tutum anketi ve TFEQ-R21 kullanılacak, çoklu doğrusal regresyon analizi uygulanacaktır.

Makaleyle bağlantısı: Makale bulgularında kupon indirimlerinin yeme isteklerini tetiklediğinin ve sosyal medya reklamlarının bilişsel kısıtlamayı etkilediğinin belirtilmesi bu çalışmanın temel gerekçesini oluşturmaktadır(Karahan et al., 2025).

03

Tez veya makalede kullanım · Tartışma

Depresyon puanlari kontrolsüz ve duygusal yeme davranışlarini anlamli duzeyde yordamaktadir.

Bulgular bolumunde psikolojik belirleyicilerin yeme psikolojisi üzerindeki açıklayici gucunu tartismak için(Karahan et al., 2025).

Depresyon Semptomlari ile Dijital Gida Platformu Kullaniminin Boylamsal Incelenmesi

Araştırma sorusu
Telefonlarda yuklu yemek siparişi uygulama sayisinin artisi zaman icinde depresyon semptomlarinda ve kontrolsüz yeme duzeylerindeartis a yol acmakta midir?
Yöntem taslağı
Araştırma, genç yetişkin katılımcılardan oluşan bir cohort üzerinde boylamsal desenle tasarlanacaktır. Örneklem sayısı veri kaybı ve güç analizi dikkate alınarak saptanacak; veriler belirli aralıklarla tekrarlanan anketler ve Beck Depresyon Envanteri ile toplanacak, lineer karma modellerle analiz edilecektir.

Makaleyle bağlantısı: Makalenin kesitsel sınırlılığından ötürü nedensellik kurulamaması ve uygulama sayısının depresyonla ilişkili bulunması, gelecekte boylamsal çalışmalar yapılması yönündeki yazar çağrısından türetilmiştir(Karahan et al., 2025).