Gelişmekte olan ülkelerde ve özellikle Etiyopya genelinde, bebeklerin anne sütünden aile gıdalarına geçiş yaptığı altı ile yirmi dört aylık kritik dönemde hijyenik uygulamaların yetersiz olması, çocuk sağlığını tehdit eden en önemli küresel halk sağlığı sorunları arasında yer almaktadır. Bu dönemde gıdaların hijyenik olmayan koşullarda hazırlanması, saklanması ve sunulması, önlenebilir gıda kaynaklı bakteri ve patojenlerin yayılmasına zemin hazırlayarak ishal vakalarının, sıvı kayıplarının ve buna bağlı olarak bodurluk ile zayıflık gibi ciddi çocukluk çağı malnütrisyon problemlerinin görülme sıklığını artırmaktadır.
Söz konusu halk sağlığı sorununu ele almak amacıyla yürütülen bu araştırma, Etiyopya'nın kuzeybatısındaki Debark kasabasında yaşayan altı ile yirmi dört aylık çocuk sahibi anneleri kapsayan toplum temelli kesitsel bir desenle gerçekleştirilmiştir. Araştırmada örneklem büyüklüğü basit rastgele örnekleme yöntemiyle seçilen 423 anneden oluşmuş olup, veriler Aralık 2020 ile Ocak 2021 tarihleri arasında yüz yüze görüşme yöntemiyle uygulanan yapılandırılmış bir anket formu ve gözlem yoluyla toplanmıştır.
Elde edilen bulgular, annelerin yalnızca yüzde kırk dördünün ek gıda hazırlama sürecinde iyi düzeyde hijyenik uygulamaya sahip olduğunu ortaya koymuştur. Çok değişkenli lojistik regresyon analizleri sonuçunda, yirmi beş ile yirmi dokuz yaş aralığında olmanın, eşin ortaokul ve üzeri eğitim düzeyine sahip olmasının, modern pişirme sobası kullanılmasının, ayrı bir mutfak odasına sahip olunmasının ve üç kaplı bulaşık yıkama sisteminin kullanılmasının, ek gıda hazırlama hijyeninde iyi uygulama düzeyini istatistiksel olarak anlamlı biçimde artıran temel faktörler olduğu belirlenmiştir.
Araştırma sonuçları, annelerin çoğunluğunun ek gıda hazırlama hijyeninde zayıf uygulamalara sahip olduğunu göstererek, bu alandaki eksikliğin çocuk sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerini gözler önüne sermektedir. Elde edilen bulgular, önceki dönemlerde farklı bölgelerde yapılan benzer çalışmaların sonuçlarıyla karşılaştırılarak tartışılmış; kentsel topluluklarda anne ve bakım verenlere yönelik ek gıda hijyeni eğitimlerinin verilmesi, güvenli su temini ve mutfak altyapısının geliştirilmesine yönelik çok sektörlü müdahalelerin hayata geçirilmesi önerilmiştir.
Kuramsal ve kavramsal çerçeve
Çalışmanın kuramsal altyapısı, Dünya Sağlık Örgütü tarafından belirlenen bebek ve küçük çocuk beslenme göstergeleri ile gıda güvenliği rehberlerine dayanmaktadır. Bu çerçeve, anne sütünün yetersiz kalmaya başladığı dönemde ek gıdaların hijyenik koşullarda hazırlanması, saklanması ve beslenmesi ilkelerini temel alarak çevresel hijyen koşullarının çocuk sağlığı üzerindeki belirleyiciliğini incelemektedir.
Makalenin ele aldığı literatür
Literatürde, çocukluk çağı ishal hastalıklarının ve bodurluk gibi malnütrisyon problemlerinin önemli bir kısmının kontamine ek gıdalardan kaynaklandığı vurgulanmaktadır. Çalışma, özellikle gelişmekte olan ülkelerde ek gıda hazırlama hijyenine odaklanan önceki araştırmaların bulgularını genişleterek, hane halkı düzeyindeki çevresel imkânlar, mutfak altyapısı ve anne-baba demografik özelliklerinin hijyenik uygulamalar üzerindeki rolünü inceleyen ulusal ve uluslararası literatürle doğrudan ilişki kurmaktadır.