Kanser bakımı ve çatışma ortamları arasındaki etkileşim, Irak'ta otuz yılı aşkın süredir devam eden savaşlar, ambargolar ve siyasi istikrarsızlıklar nedeniyle karmaşık bir boyut kazanmıştır. Literatürde savaşın kanser kontrolü ve sağlık altyapısı üzerindeki etkileri genellikle ulusal düzeyde genel bir olgu olarak ele alınmış, yerel dinamiklerin ve bölgesel farklılıkların hastanelerin hizmet kapasitesine etkileri yeterince incelenmemiştir. Özellikle 2014-2017 yılları arasında Irak'ın kuzey ve orta vilayetlerini kapsayan IŞİD işgali, kamu sağlık sisteminde ve kamu onkoloji merkezlerinde felaket düzeyinde yıkımlara yol açmıştır. Politik ekonomi perspektifinden bakıldığında, çatışma süreçlerinin yarattığı yerel siyasal ve ekonomik dönüşümlerin, onkoloji altyapısının yeniden inşasını vilayetler arasında nasıl eşitsiz biçimde şekillendirdiği sorusu alanın temel tartışma konusunu oluşturmaktadır.
Bu çalışmanın temel amacı, IŞİD işgalinden doğrudan ya da kısmen etkilenen beş Irak vilayetinde (Neyneva/Musul, Enbar, Kerkük, Selahaddin ve Diyala) kanser bakımının çatışma öncesi, çatışma dönemi (2014-2017) ve çatışma sonrası kurtuluş süreci (2017-2022) olmak üzere üç farklı dönemdeki evrimini incelemektir. Araştırmada karma yöntem deseni benimsenmiş olup, veriler öncelikle ilgili beş vilayette görev yapan altı Iraklı uzman onkolog ile yürütülen derinlemesine nitel görüşmelere ve yazarların mesleki saha deneyimlerine dayanmaktadır. Bu veriler, IŞİD çatışmasının en yoğun olduğu 2016-2017 yıllarında kamu onkoloji merkezlerinden kaçarak diğer güvenli bölgelere sığınan 40 kanser hastasıyla yapılmış nitel mülakat veri setiyle desteklenmiş ve doğrulanmıştır. Araştırma kapsamı; tesis durumu, ilaç mevcudiyeti, tanı ekipmanları, radyoterapi kapasitesi ve uzman insan kaynakları gibi çekirdek altyapı unsurlarıyla sınırlandırılmıştır.
Bulgular, çatışmanın ve sonrasındaki yeniden inşa sürecinin vilayetler arasında son derece eşitsiz bir seyir izlediğini göstermektedir. IŞİD öncesinde Irak'ın ikinci büyük onkoloji merkezi olan Musul'da (Neyneva), işgal sürecinde ikmal hatlarının kesilmesiyle hizmetler kademeli olarak çökmüş ve kurtarma operasyonlarında hastaneler bombalanarak tamamen yıkılmıştır; savaş sonrasında ise eğreti konteyner tesislerde radyoterapisiz hizmet verilmektedir. Buna karşılık Enbar vilayetinde IŞİD döneminde tamamen kapanan onkoloji birimi, savaş sonrasında merkezi ve yerel yönetimdeki siyasi aktörlerin uyumu ve iktisadi canlılık sayesinde hızla büyümüş, uzman sayısı artarak müstakil bir onkoloji merkezine dönüştürülmüştür. Kerkük ise IŞİD tarafından ele geçirilemediği için çatışma döneminde yerinden edilmiş hastaların sığınağı olmuş ve ilaç bütçesi artırılmıştır; ancak savaş sonrasında ilave desteklerin çekilmesi ve siyasi parçalanmışlık nedeniyle hizmetler durgunlaşmıştır.
Çalışmanın tartışma ve sonuç bölümlerinde, savaş sonrası onkoloji altyapısının iyileştirilmesinde ulusal planlamaların ötesinde yerel politik ekonomi şartlarının belirleyici olduğu vurgulanmaktadır. Siyasi parçalanmışlığın yüksek olduğu Neyneva ve Kerkük'te kamu tesislerinin inşası gecikirken, siyasi uyumun sağlandığı Enbar'da hızlı bir toparlanma yaşanmıştır. Ayrıca beş vilayetin tamamında işleyen tek bir radyoterapi cihazının (lineer hızlandırıcı) bulunmaması, hastaları Erbil, Bağdat veya yurt dışına seyahat etmeye zorlayarak katastrofik sağlık harcamalarına yol açmaktadır. Araştırma, literatürde sıklıkla öne çıkarılan geçici insani yardım odaklı yaklaşımların ötesine geçerek, savaş sonrası dönemde kalıcı kamu hastanelerinin güçlendirilmesi gerektiğini kanıtlamaktadır. Bu yönüyle çalışma, Orta Doğu ve benzer çatışma bölgelerindeki gelecek nesil sağlık yöneticilerine ve araştırmacılarına somut ampirik veri sunmaktadır.
Kuramsal ve kavramsal çerçeve
Araştırma, savaşın sağlık sistemleri üzerindeki etkilerini analiz etmek için politik ekonomi yaklaşımını ve terapötik coğrafya kavramını kuramsal çerçeve olarak benimsemektedir. Çatışmaların yarattığı ani ve uzun vadeli siyasal-ekonomik güç kaymaları, tıbbi altyapının yeniden inşasını, bütçe tahsislerini ve bölgesel hizmet dağılımını belirlemektedir.
Makalenin ele aldığı literatür
Çalışma, Irak'taki savaşların sağlık sistemleri, radyasyon onkolojisi, çocuk onkolojisi ve palyatif bakım üzerindeki yıkıcı etkilerini inceleyen önceki ulusal düzeydeki literatürü ele almaktadır. Ayrıca, çatışma nedeniyle yerinden edilmiş kanser hastalarının vilayetler ve uluslararası sınırlar ötesine uzanan tedavi yölçuluklarının yarattığı katastrofik harcamalara odaklanan terapötik coğrafya literatürünü ve insani tıbbi yardım çalışmalarını tartışmaya dahil etmektedir.