Anlatı derlemesi incelemesi

DOI: 10.3389/fpubh.2023.1215929

Savaşların ve Doğal Afetlerin Yeni Çıkan ve Yeniden Tehdit Oluşturan Bulaşıcı Hastalıklar Üzerindeki Etkisi

Küresel ölçekte halk sağlığını tehdit eden yeni ortaya çıkan enfeksiyon hastalıkları (EID) ve yeniden önem kazanan bulaşıcı hastalıklar (REID), ekolojik dengesizlikler, iklim değişikliği, hızlı kentleşme ve küreselleşme gibi dinamiklerle karmaşık bir yapı kazanmaktadır.

Yazar
Seher Topluoğlu et al.
Yayın
Frontiers in Public Health
Tarih
2023-09-01
01

Makalenin Kapsamı ve Akademik İçeriği

Küresel halk sağlığı dinamiklerinde yeni ortaya çıkan enfeksiyon hastalıkları (EID) ve yeniden tehdit oluşturan bulaşıcı hastalıklar (REID), biyolojik ve toplumsal faktörlerin karmaşık etkileşimi sonuçu yayılım göstermektedir. Doğal yaşam alanlarının tahribatı, iklim değişikliği ve insan-hayvan temasının artması zoonotik patojenlerin insan popülasyonlarına geçişini kolaylaştırmaktadır. Savaşlar, siyasi istikrarsızlıklar ve doğal afetler gibi olağanüstü durumlar, toplumların kırılganlığını artırarak enfeksiyon ajanlarının kontrolünü zorlaştırmaktadır. Dünya Bankası verilerine göre iki milyardan fazla insanın yoksulluk ve kırılganlık koşullarında yaşaması, kriz anlarında bulaşıcı hastalık salgınlarının yıkıcı etkilerini daha belirgin hale getirmektedir. Bu makale, krizlerin halk sağlığı üzerindeki ampirik ve kuramsal yansımalarını incelemektedir.

Çalışmanın amacı, savaş ve doğal afetlerin patojen yayılımı üzerindeki doğrudan ve dolaylı mekanizmalarını tarihsel ve güncel salgın örnekleri üzerinden sistematik bir yaklaşımla çözümlemektir. Derleme niteliğindeki bu araştırmada; literatürdeki ampirik gözlemler, uluslararası halk sağlığı kurumlarının raporları ve küresel salgın veri tabanları nitel bir senteze tabi tutulmuştur. İncelemede, krizlerin vektör popülasyonları üzerindeki ekolojik etkileri, laboratuvar ve sürveyans sistemlerindeki aksamalar, aşılanma oranlarındaki düşüşler ve ilaç direnci gelişimi gibi çok boyutlu etkenler detaylıca analiz edilmiştir. Araştırma tasarımı, çatışma ve afet bölgelerinde ortaya çıkan tüberküloz, sıtma, leishmaniasis, kolera ve ebola gibi spesifik hastalık epidemilerini vaka bazlı tablolarla destekleyerek sunmaktadır.

Bulgular, savaşların ve doğal afetlerin bulaşıcı hastalık riskini hem doğrudan hem de dolaylı yollarla katlayarak artırdığını göstermektedir. Savaşlar sırasında sağlık altyapısının yıkılması, su ve sanitasyon hizmetlerinin çökmesi ve kitlesel nüfus hareketleri salgınların temel sürükleyicisi olmaktadır. Örneğin Suriye krizinin ardından Türkiye ve Lübnan gibi komşu ülkelerde kutanöz leishmaniasis ve tüberküloz vakalarında belirgin artışlar kaydedilmiştir. Benzer şekilde sel, deprem ve kuraklık gibi doğal afetler sonrasında vektör üreme alanlarının genişlemesi ve kemirgen popülasyonlarının insan yerleşimlerine yaklaşması sıtma, leptospiroz ve zika virusu gibi salgınlara yol açmaktadır. Ayrıca kriz durumlarında antiviral ve antibiyotik tedavilerinin yarıda kalması, Acinetobacter baumannii ve dirençli tüberküloz gibi antimikrobiyal dirençli patojenlerin yayılımını hızlandırmaktadır.

Tartışma ve sonuç bölümünde yazar, krizlerin etkilerinin ülkelerin gelişmişlik düzeyine ve mevcut kırılganlık yapılarına bağlı olarak değişiklik gösterdiğini vurgulamaktadır. Az gelişmiş ülkeler yetersiz altyapı nedeniyle daha yüksek risk taşırken, gelişmiş ülkelerde de yaşlılar ve azınlıklar gibi kırılgan gruplar krizlerden orantısız şekilde etkilenmektedir. Makale, gelecekteki krizlere hazırlık amacıyla sektörler arası koordinasyonu, esnek sürveyans sistemlerini, mobil laboratuvar kapasitesini ve serbest dolaşan hayvan kontrolünü içeren 'Jenerik Ulusal Eylem Planı' geliştirilmesini önermektedir. Bu derleme, Türk araştırmacılar için afet ve kriz dönemlerinde halk sağlığı yönetimi, epidemiyolojik sürveyans ve bulaşıcı hastalık kontrolü konularında hazırlanacak tez ve makaleler için kapsamlı bir literatür zemini sunmaktadır.

Araştırmanın amacı

Bu derleme çalışmasının temel amacı, savaşların ve doğal afetlerin yeni çıkan ve yeniden tehdit oluşturan bulaşıcı hastalıkların ortaya çıkışı, yayılımı ve kontrolü üzerindeki doğrudan ve dolaylı etkilerini kapsamlı biçimde incelemek, risk faktörlerini çözümlemek ve gelecekteki krizlere karşı ulusal ve bölgesel ölçekte uygulanabilir halk sağlığı eylem planları ve stratejileri sunmaktır(Topluoğlu et al., 2023).

İnceleme ve modelleme yöntemi

Bu çalışma, savaşlar ve doğal afetlerin yeni çıkan ve yeniden tehdit oluşturan bulaşıcı hastalıklar üzerindeki doğrudan ve dolaylı etkilerini nitel ve tematik bir literatür derlemesi yaklaşımıyla sentezlemektedir(Topluoğlu et al., 2023).

Kuramsal ve kavramsal çerçeve

Çalışma, halk sağlığı epidemiyolojisi, afet yönetimi ve çevresel sağlık disiplinlerinin kesişiminde yer alan 'Sağlığın Toplumsal ve Çevresel Belirleyicileri' yaklaşımını ile 'Tek Sağlık' (One Health) konseptini kuramsal temel olarak almaktadır. Kriz dönemlerinde insan, hayvan ve çevre etkileşimlerinin bozulması patojen transferinin ana nedeni olarak ele alınmaktadır.

Makalenin ele aldığı literatür

Makale; DSÖ, ECDC, UNHCR ve Dünya Bankası gibi uluslararası kuruluşların raporları ile küresel ölçekte gerçekleşmiş tarihi ve güncel savaş/afet salgınlarını (Suriye krizi, Ukrayna savaşı, Haiti ve Nepal depremleri, Hurricane Mitch, El Niño olayları vb.) inceleyen geniş bir literatür birikimini sentezlemektedir.

Araştırmanın Bulguları

01

Savaşlar ve silahlı çatışmalar, sağlık altyapısını ve tanı-tedavi mekanizmalarını tahrip ederek tüberküloz, polio ve sıtma gibi kontrol altındaki bulaşıcı hastalıkların yeniden ortaya çıkmasına ve endemik olmayan bölgelere yayılmasına neden olmaktadır(Topluoğlu et al., 2023).

02

Hidrometeorolojik afetler ve depremler, vektör üretim alanlarını genişleterek ve barınma koşullarını bozarak leishmaniasis, leptospiroz, Zika virüsü ve sıtma gibi hastalık salgınlarının riskini belirgin şekilde artırmaktadır(Topluoğlu et al., 2023).

03

Çatışma ve felaketler nedeniyle gerçekleşen kitlesel nüfus hareketleri, sığınmacıların aşırı kalabalık ve elverişsiz geçici yerleşim alanlarında barınmasına yol açarak enfeksiyon ajanlarının bulaşma hızını tırmandırmaktadır(Topluoğlu et al., 2023).

04

Sağlık sistemlerinin çökmesi; sürveyans, bağışıklama, vektör kontrolü ve laboratuvar tanı hizmetlerinde kesintilere yol açarak antimikrobiyal dirençli patojenlerin gelişmesini ve salgınların yayılmasını kolaylaştırmaktadır(Topluoğlu et al., 2023).

02

Bulguların Tartışılması ve Araştırmanın Sonucu

Bulguların Yazarlar Tarafından Yorumlanışı

İncelemeler, savaşlar ve doğal afetlerin enfeksiyon hastalıklarının epidemiyolojisini doğrudan vektör ve rezervuar popülasyonlarını artırarak, dolaylı olarak ise nüfus hareketleri ve sağlık sistemlerinin çöküşü üzerinden değiştirdiğini göstermektedir.

Yazarlar bu durumu, çatışma ve felaket koşullarının aşılama, sürveyans ve vektör kontrolü gibi temel halk sağlığı programlarını kesintiye uğratması ve sığınmacı kamplarındaki aşırı kalabalık yaşam şartlarının bulaş riskini katlamasıyla açıklamaktadır.

Tartışma bölümünde elde edilen tespitler, önceki literatürde yer alan savaş ilişkili tularemi, tüberküloz ve sıtma salgınları ile sel ve deprem sonrası gelişen leptospiroz ve leishmaniasis olgu artışlarıyla tam bir paralellik göstermektedir.

Sonuç olarak, kriz dönemlerinde bulaşıcı hastalık salgınlarını önlemek ve kontrol altına almak amacıyla risk değerlendirmesi, sektörler arası koordinasyon ve erken uyarı sistemlerini kapsayan ulusal eylem planlarının derhal hayata geçirilmesi gerekmektedir.

Bulguların Önceki Araştırmalarla Karşılaştırılması

Yazarlar, Kosovo'daki savaş ve siyasi kriz sonrasında ortaya çıkan tularemi salgınını inceleyen çalışma ile uyumlu şekilde, çevresel tahribat, kitlesel nüfus hareketleri ve sanitasyon altyapısının çöküşünün tularemi gibi zoonotik enfeksiyonların yeniden yayılımını tetiklediğini vurgulamaktadır(Topluoğlu et al., 2023).

Yazarlar, Brezilya Rio de Janeiro'daki şiddetli yağışlar ve kalıcı sel felaketleri sonrasında leptospiroz insidansında gözlenen artışa dair bulguları referans alarak, hidrometeorolojik afetlerin vektör ve rezervuar teması üzerindeki doğrudan tetikleyici etkisini doğrulamaktadır(Topluoğlu et al., 2023).

Sonuç Bölümünün Sunduğu Çıkarımlar

Savaşların ve doğal afetlerin yeni ve yeniden çıkan bulaşıcı hastalıklar üzerindeki etkileri, toplumların mevcut kırılganlık düzeyine ve sağlık altyapısının dayanıklılığına bağlı olarak değişiklik göstermektedir. Salgınların önlenmesi amacıyla risk değerlendirmesi, eylem mekanizmaları, sektörler arası koordinasyon ve esnek sürveyans sistemlerini içeren kapsamlı ulusal ve bölgesel eylem planlarının derhal hazırlanması hayati önem taşımaktadır(Topluoğlu et al., 2023).

Literatür Taraması İçin Sunduğu Çerçeve

Bu çalışma, literatürde savaşların ve doğal afetlerin halk sağlığı üzerindeki çok boyutlu etkilerini derleyen kapsamlı bir sentez işlevi görmektedir. Yeni ortaya çıkan (EID) ve yeniden önem kazanan (REID) bulaşıcı hastalıkların yayılımını tekil krizler bazında incelemek yerine, hem savaşların hem de farklı doğal afet türlerinin (deprem, sel, kuraklık) ortak ve farklılaşan risk dinamiklerini bütüncül bir çerçevede ele almaktadır. Çalışma, krizlerin sağlık altyapısını tahrip etme, nüfus hareketlerini tetikleme ve sanitasyon hizmetlerini çökertme gibi dolaylı etkilerini, küresel vaka verileri ve tarihsel salgın örnekleriyle (Marburg, sıtma, tüberküloz, kolera, leishmaniasis, tularemi) ilişkilendirerek epidemiyolojik bir haritalama sunmaktadır. Böylece kriz yönetimi ve halk sağlığı politikalarının entegrasyonuna kuramsal ve pratik bir zemin hazırlamaktadır.

Çalışma, Morse (1995), Morens ve ark. (2004) gibi yeni çıkan enfeksiyonların ekolojik ve beşeri faktörlerini kuramsallaştıran öncü çalışmaların üzerine inşa edilmiştir. Yazar, bu temel kuramsal çerçeveyi güncel bölgesel krizlere (Suriye iç savaşı, Ukrayna-Rusya savaşı, Türkiye ve Suriye depremleri) uygulayarak genişletmektedir. Gayer ve ark. (2007) tarafından ortaya konan 'çatışma ve bulaşıcı hastalıklar' ilişkisini, doğal afetlerin (özellikle sel ve depremler) yarattığı ekolojik ve altyapısal tahribatlarla sentezleyerek literatürdeki kopukluğu gidermektedir. Önceki çalışmalarda sıklıkla tekil salgınlar veya sınırlı coğrafi bölgeler ele alınırken, bu derleme küresel ölçekte meydana gelen çeşitli afetlerin ortak etki mekanizmalarını (vektör habitatlarının değişimi, antimikrobiyal direnç artışı, laboratuvar yetersizlikleri) karşılaştırmalı bir biçimde değerlendirerek literatüre eklemlenmektedir.

Makale, kriz dönemlerinde bulaşıcı hastalıklardan korunma ve salgın kontrolü konularında mevcut literatürü yapılandırılmış bir biçimde sentezleyerek önemli bir boşluğu doldurmaktadır. Özellikle göç eden nüfusun (örneğin Suriyeli sığınmacıların Türkiye'ye göçü veya Ukraynalı sığınmacıların Avrupa'ya hareketi) gittikleri ülkelerde tüberküloz, leishmaniasis ve çocuk felci gibi hastalıkların epidemiyolojik paternlerini nasıl değiştirdiğini nicel verilerle ortaya koyarak göç sağlığı literatürüne güncel katkı sağlamaktadır. Ayrıca, laboratuvar kapasitelerinin tahrip olmasının ve antimikrobiyal direnç gelişiminin (Acinetobacter baumannii, MRSA vb.) savaş cerrahisi ve afet sonrası sahra hastanelerindeki yansımalarını inceleyerek klinik mikrobiyoloji ve afet tıbbı alanlarını halk sağlığı perspektifiyle birleştiren yenilikçi bir sentez sunmaktadır.

Kaynakça

  1. Reintjes, R., Dedushaj, I., Gjini, A., Jorgensen, T. R., Cotter, B., Lieftucht, A., et al. (2002). Tularemia outbreak investigation in Kosovo: case control and environmental studies. Emerging Infectious Diseases, 8(1), 69-73. https://doi.org/10.3201/eid0801.010131
  2. Barcellos, C., & Sabroza, P. C. (2001). The place behind the case: leptospirosis risks and associated environmental conditions in a flood-related outbreak in Rio de Janeiro. Cadernos de Saude Publica, 17, 59-67. https://doi.org/10.1590/s0102-311x2001000700014
03

Tez ve Makale Araştırmalarında Kullanım

Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki üç araştırma taslağına dönüştürülmüştür.

01

Tez veya makalede kullanım · literatüre-review

Savaşlar ve silahlı çatışmalar, göç hareketlerini tetikleyerek ve sağlık sistemlerini tahrip ederek tüberküloz ve çocuk felci gibi kontrol altındaki enfeksiyon hastalıklarının komşu ülkelerde yeniden yayılmasına neden olmaktadır.

Bu iddia, Suriyeli sığınmacıların göçü sonrasında Türkiye'de yabancı ülke doğumlu tüberküloz vakalarının oranındaki progresif artış verileriyle (2010'da %1.1'den 2018'de %10.84'e çıkması) desteklenebilir(Topluoğlu et al., 2023).

Türkiye'deki Geçici Barınma Merkezlerinde Vektör Kaynaklı Hastalıkların Sürveyansı ve Risk Analizi

Araştırma sorusu
Afet veya göç sonrası oluşturulan geçici barınma merkezlerinde leishmaniasis ve sıtma vektörlerinin yoğunluğu ile halk sağlığı altyapısı arasındaki ilişki nedir?
Yöntem taslağı
Belirli geçici yerleşim alanlarında vektör (Phlebotomus ve Anopheles) tuzakları kurularak entomolojik örnekleme yapılacak, barınak koşulları gözlemlenecek ve veri doygunluğuna ulaşılana kadar alan yetkilileriyle yarı yapılandırılmış görüşmeler yürütülecektir.

Makaleyle bağlantısı: Yazarların deprem (Bam ve Fars depremleri) ve göç sonrasında leishmaniasis olgularında görülen ani artışlara ve vektör habitatlarının genişlemesine yönelik tespitlerinden türetilmiştir(Topluoğlu et al., 2023).

02

Tez veya makalede kullanım · Kavramsal çerçeve

Doğal afetler, yerleşim yerlerinin yıkılmasına ve altyapının bozulmasına yol açarak vektör kaynaklı ve su kaynaklı enfeksiyon salgınlarının riskini ciddi boyutta artırmaktadır.

Doğal afetlerin halk sağlığına etkilerini açıklayan kavramsal modellerde, afet sonrası nüfusun geçici sığınaklarda bir arada yaşaması ve vektör habitatlarının (sel sonrası sivrisinek üreme alanları gibi) genişlemesi durumlarının salgınları nasıl tetiklediği teorik olarak açıklanırken kullanılabilir(Topluoğlu et al., 2023).

Göçmen Hastalarda Çoklu İlaç Dirençli Tüberkülozun Moleküler Karakterizasyonu ve Tedavi Uyumunun Değerlendirilmesi

Araştırma sorusu
Göçmen tüberküloz hastalarında çoklu ilaç direnci (MDR-TB) prevalansı nedir ve düzensiz tedavi süreçleriyle ilişkisi nasıl açıklanabilir?
Yöntem taslağı
Prospektif gözlemsel tasarımda, göçmen tüberküloz hastalarından alınan klinik izolatlar genotipleme ve antibiyotik duyarlılık testlerine tabi tutulacak, hastaların tedaviye uyumu anket ve takip yoluyla izlenecektir. Örneklem büyüklüğü güç analiziyle belirlenecektir.

Makaleyle bağlantısı: Yazarların savaş bölgelerinde tüberküloz hastalarının düzensiz veya yarım kalan tedavileri nedeniyle MDR-TB gelişim riskinin ve bulaş hızının arttığı yönündeki vurgularına dayanmaktadır(Topluoğlu et al., 2023).

03

Tez veya makalede kullanım · Tartışma

Bulaşıcı hastalıkların kriz dönemlerinde kontrol altına alınabilmesi için risk değerlendirmesi ve sektörler arası koordinasyonu içeren ulusal halk sağlığı eylem planlarının önceden hazır bulunması elzemdir.

Tez tartışmasında, mevcut afet yönetimi politikalarının eksikliklerini tartışırken ve geleceğe yönelik politika önerileri geliştirirken yazarların önerdiği çok sektörlü eylem planı modeli referans gösterilebilir(Topluoğlu et al., 2023).

İl Düzeyinde Afet ve Kriz Dönemleri Bulaşıcı Hastalık Eylem Planlarının Hazırlık Seviyesinin Değerlendirilmesi

Araştırma sorusu
Türkiye'deki farklı illerin sağlık müdürlükleri bünyesinde hazırlanan bulaşıcı hastalık eylem planları kriz senaryolarına ne derece hazırlıklıdır?
Yöntem taslağı
Nitel araştırma deseninde, Türkiye'deki çeşitli il sağlık müdürlüklerinde görevli halk sağlığı uzmanları ve afet koordinatörleri ile amaçlı örnekleme yöntemi kullanılarak veri doygunluğuna ulaşılana kadar derinlemesine mülakatlar gerçekleştirilecek, yazılı eylem planları içerik analizine tabi tutulacaktır.

Makaleyle bağlantısı: Yazarların sonuç bölümünde her ilin/bölgenin yerel epidemiyolojik koşullara ve vektör dağılımlarına göre kendi eylem planlarını hazırlaması gerektiği yönündeki çağrısından türetilmiştir(Topluoğlu et al., 2023).