Sosyal-duygusal öğrenme müdahaleleri, öğrencilerin öz-düzenleme, etkili iletişim ve olumlu akran ilişkileri geliştirmelerini destekleyen stratejik eğitim yaklaşımları arasında yer almaktadır. Literatürde okul temelli evrensel SDÖ programlarının öğrencilerin akademik başarısını artırdığı, davranışsal sorunları ve duygusal sıkıntıları azalttığı, sınıf iklimini olumlu yönde dönüştürdüğü kapsamlı şekilde kanıtlanmıştır. Ancak müdahale kalitesi, uygulama dozu ve gelişimsel düzey farklılıklarına bağlı olarak literatürde çelişkili veya karmaşık bulgulara da rastlanmaktadır. Özellikle Portekiz ilkokul kademesinde müfredatla bütünleştirilmiş evrensel SDÖ programlarının etkilerini sınayan deneysel ve yarı-deneysel araştırmaların azlığı, bu alanda nitelikli ampirik kanıtlara olan ihtiyacı belirgin bir biçimde ortaya koymaktadır.
Bu eksikliği gidermek amacıyla yürütülen çalışmada, Portekiz'deki ilkokul müfredatına yedirilerek 16 hafta boyunca uygulanan 'Calmamente – Aprendendo a Aprender-se' SDÖ programının etkililiği değerlendirilmiştir. Araştırma deseni pre-test ve post-test kontrol gruplu yarı-deneysel bir yapıda kurgulanmış olup Portekiz'in kuzey bölgesindeki üç ilkokuldan 12 sınıfta öğrenim gören 8-10 yaş aralığındaki 208 öğrenci (143 müdahale grubu, 65 karşılaştırma grubu) ve 12 sınıf öğretmenini kapsamaktadır. Veri toplama sürecinde çoklu enformant yaklaşımı benimsenerek Sosyal ve Duygusal Beceri Çalışması Ölçeği (SSES - öğrenci, aile ve öğretmen formları) ile Sınıf Akran Bağlamı Anketi (CPCQ) kullanılmış; tekrarlı ölçümler kovaryans analizi (ANCOVA) ile cinsiyet ve ebeveyn eğitim düzeyleri kontrol edilerek analiz edilmiştir.
Araştırma bulguları, programın genel örneklemde ve sınıf düzeylerine göre ayrıldığında öğrencilerin yetkinlikleri ile akran ilişkileri üzerinde seçici olumlu etkiler ürettiğini göstermektedir. Tüm katılımcılar genelinde aile raporlarına göre müdahale grubundaki öğrencilerin atılganlık düzeylerinde karşılaştırma grubuna kıyasla istatistiksel olarak anlamlı bir artış tespit edilmiş; öğrenci raporlarında ise sınıf içi çatışmalarda azalma ve iş birliğinde gelişme kaydedilmiştir. Sınıf düzeyine göre yapılan ayrı analizlerde, 3. sınıf öğrencilerinin atılganlık (öğrenci raporu) ve sosyalleşme (öğretmen raporu) becerilerinin geliştiği; 4. sınıf öğrencilerinde ise öz-düzenleme (öğrenci raporu), duygusal kontrol (öğretmen raporu) ile sınıf içi çatışmaların azalması, izolasyonun önlenmesi, iş birliği ve grup bağlılığının artması boyutlarında belirgin kazanımlar sağlandığı saptanmıştır.
Elde edilen sonuçlar, Portekiz ilkokul bağlamında müfredata entegre edilen evrensel SDÖ müdahalelerinin genişletilmesini destekler niteliktedir. Farklı enformantlar arasında görülen bazı tutarsızlıklar ve pandemi döneminde uygulamanın kısmen çevrim içi formata uyarlanması sınırlılık oluştursa da çalışma, sosyal-duygusal becerilerin erken yaşta desteklenmesinin sınıf iklimini iyileştirmedeki rolünü doğrulamaktadır. Literatür taraması yapan araştırmacılar için bu çalışma, müfredat temelli SDÖ uygulamalarının sınıf düzeyine ve gelişimsel ihtiyaçlara göre farklılaşan etkilerini göstermesi bakımından önemli bir ampirik referans sunmakta ve gelecekteki okul çapında müdahale tasarımlarına somut metodolojik veriler sağlamaktadır.
Kuramsal ve kavramsal çerçeve
Çalışma, CASEL (Collaborative for Academic, Social, and Emotional Learning) tarafından geliştirilen ve sosyal-duygusal yetkinliklerin (öz-farkındalık, öz-yönetim, sosyal farkındalık, ilişki becerileri ve sorumlu karar verme) birbiriyle ilişkili sistemik bir süreç olarak ele alındığı sosyal-duygusal öğrenme modeline dayanmaktadır. Ayrıca müdahale yapısında farkındalık (mindfulness) ve gelişimsel zihniyet (growth mindset) kuramsal yaklaşımları bütünleştirilmiştir.
Makalenin ele aldığı literatür
Araştırma, Durlak ve arkadaşlarının (2011) evrensel okul temelli SDÖ müdahalelerinin uzun vadeli etkilerini gösteren meta-analiz çalışmalarını, Greenberg ve arkadaşlarının (2017) kamu sağlığı yaklaşımı olarak SDÖ kavramsallaştırmasını ve Boor ve arkadaşlarının (2016) sınıf içi akran bağlamı düzeylerini (bireysel, etkileşimsel, ilişkisel ve grupsal) ele alan literatürünü temel almaktadır.