Yükseköğretim sistemleri, beşeri sermayenin niteliğini artırarak ulusal ölçekte ekonomik büyüme, teknolojik yenilik ve toplumsal refahın sürdürülebilirliğini sağlayan temel kurumsal yapılardır. Gelişmekte olan ekonomilerde kıt kamu kaynaklarının yükseköğretim kurumlarına verimli şekilde tahsis edilmesi, bölgesel gelişmişlik farklarının azaltılması ve eğitim kalitesinin yükseltilmesi açısından stratejik bir önem taşımaktadır. Çin gibi devasa coğrafi boyuta ve eyaletler arası belirgin sosyo-ekonomik dinamiklere sahip bir ülkede, yükseköğretim sistemlerinin performansının yalnızca tekil çıktılar üzerinden değil, girdi-çıktı ilişkilerini zaman serisi boyutunda değerlendiren doğrulanmış yönsel olmayan sınır modelleriyle incelenmesi akademik literatürde temel bir ihtiyaç olarak öne çıkmaktadır.
Çalışmanın temel amacı, Çin'in 31 eyalet ve idari bölgesindeki yükseköğretim sistemlerinin 2010-2021 yılları arasındaki verimlilik düzeylerini, verimlilik değişim dinamiklerini ve bölgeler arası teknoloji açıklarını bütüncül bir analitik çerçevede ölçmektir. Bu doğrultuda araştırmada parametrik olmayan Data Envelopment Analysis (DEA) Super-SBM modeli, bölgesel heterojenlikleri çözümleyen Meta-Frontier Analizi ve zaman içindeki toplam faktör verimliliği değişimini ayrıştıran Malmquist Verimlilik İndeksi (MI) yöntemleri eş zamanlı uygulanmıştır. Eyaletler okuryazarlık ve cehalet oranlarına göre yüksek, orta ve düşük okuryazarlık düzeyine sahip üç gruba ayrılmış; okullar, öğretim elemanı, Ar-Ge personeli, finansman ve altyapı yatırımları girdi; kayıtlı öğrenci, mezun oranı ve bilimsel yayın sayıları çıktı değişkenleri olarak analiz edilmiştir.
Ampirik analiz sonuçları, Çin genelinde yükseköğretim verimliliğinin 2010-2021 döneminde ortalama 1,0015 skoru ile artış eğiliminde olduğunu ve özellikle 2014-2020 yılları arasında hızlı bir yükseliş sergilediğini göstermektedir. Meta-sınır ve grup-sınırı analizlerinde düşük okuryazarlık düzeyine sahip eyaletlerin verimlilik skorları orta ve yüksek okuryazarlık grubundaki eyaletlerden daha yüksek bulunurken, teknoloji açığı oranı (TGR) açısından yüksek ve orta okuryazarlıktaki eyaletlerin üstün bir teknoloji seviyesine sahip olduğu saptanmıştır. Dönem boyunca ortalama Malmquist İndeksi 1,0034 olarak hesaplanmış ve verimlilik artışının ana belirleyicisinin teknolojik gelişmeden ziyade teknik verimlilik değişimi (EC = 1,0157) olduğu belirlenmiştir. Kruskal-Wallis testi sonuçları, üç okuryazarlık grubu arasında MI, EC, TC ve TGR istatistiksel parametreleri bakımından anlamlı farklılıklar bulunduğunu doğrulamıştır.
Çalışmanın tartışma ve sonuç bölümlerinde elde edilen bulgular, yükseköğretimde verimlilik artışının sürdürülmesi için yalnızca finansal kaynak aktarımının yeterli olmadığını, bölgesel teknoloji açıklarının kapatılması gerektiğini ortaya koymaktadır. Yazar, Doğu eyaletleri ile Batı/iç eyaletler arasındaki teknolojik transfer mekanizmalarının güçlendirilmesini ve kaynak kullanım verimliliğine odaklanan kurumsal reformların önceliklendirilmesini önermektedir. Bu araştırma, Türk araştırmacıların kamu yönetimi, eğitim ekonomisi ve ekonometri alanlarındaki tez veya makale çalışmalarında çoklu sınır yöntemlerinin (DEA, Meta-frontier, Malmquist) panel veri setlerine uygulanması konusunda somut bir metodolojik model ve doğrulanmış ampirik referans sunmaktadır.
Kuramsal ve kavramsal çerçeve
Çalışma, üretim ekonomisi çerçevesinde veri zarflama analizi (DEA) ve parametrik olmayan sınır yaklaşımlarına dayanmaktadır. Çoklu girdi ve çıktı süreçlerinde yönsel olmayan giren/çıkan slack değişkenlerini dikkate alan Tone'un Süper-SBM modeli, Charnes-Cooper dönüşümü ile doğrusal hale getirilerek göreli verimlilik ölçümünün temelini oluşturur. Bölgesel teknoloji heterojenliğini çözümlemek için Hayami-Ruttan kökenli ve O'Donnell ve arkadaşları tarafından geliştirilen Meta-Sınır (Meta-Frontier) yaklaşımı ile Teknoloji Açığı Oranı (TGR) parametreleri kullanılmıştır. Zaman serisi boyunca verimlilik dinamiklerini ayrıştırmada ise Färe ve arkadaşlarının Malmquist Toplam Faktör Verimliliği İndeksi yaklaşımı benimsenmiştir.
Makalenin ele aldığı literatür
Mevcut literatürde DEA yönteminin yükseköğretim kurumlarının araştırma ve öğretim verimliliğini ölçmede yaygın olarak kullanıldığı, ancak çoğu çalışmanın tek bir yıla veya dar bir coğrafi bölgeye odaklandığı vurgulanmaktadır. Xiong ve arkadaşları (2022) ile Chen ve arkadaşlarının (2023) Çin üniversitelerindeki Ar-Ge ve kaynak tahsis verimliliğine ilişkin ağ DEA modelleri ele alınmış; Ding ve arkadaşlarının (2021, 2023) heterojen departman yapısı ve paylaşılan girdileri inceleyen çalışmaları tartışılmıştır. Ancak tüm eyaletleri kapsayan ve bölgesel teknolojik uçurumları bütüncül bir meta-sınır analiziyle zaman serisi boyutunda birleştiren ampirik boşluk bu araştırmayla doldurulmaktadır.