Nicel araştırma makalesi incelemesi
DOI: 10.20377/jfr-462Almanya'daki Son Dönem Kadın Neuzuwandererlerin İşgücüne Katılımı
Almanya'da göçmenlerin işgücü piyasasına entegrasyonu uzun süredir akademik ve toplumsal ilginin odağında yer almaktadır. Ancak bu alandaki mevcut nicel çalışmaların büyük bir kısmı erkek göçmenlerin dinamiklerine odaklanmakta, kadınların işgücüne katılım süreçlerini ise görece ihmal etmektedir.
Makalenin anahtar kelimeleri
- Yazar
- Bentley Schieckoff, Claudia Diehl
- Yayın
- Journal of Family Research
- Tarih
- 2021-09-06
Makalenin Kapsamı ve Akademik İçeriği
Almanya, İkinci Dünya Savaşı sonrasından bu yana çok sayıda göç dalgasına ev sahipliği yapmış olup göçmenlerin işgücü piyasasına entegrasyonu hem ekonomik bağımsızlık hem de toplumsal uyum açısından kilit bir bileşen olarak kabul edilmektedir. Ancak mevcut nicel yazının incelenmesi, araştırmaların ağırlıklı olarak erkek göçmenlerin dinamiklerine odaklandığını ve kadınların deneyimlerinin arka planda kaldığını göstermektedir. Kadınların zamanında istihdam edilmemesi yoksulluk oranlarını artırmakta, refah devletine bağımlılığı uzatmakta ve göçmen çocukların erken çocukluk eğitimi gibi kamusal hizmetlerden yararlanma şansını olumsuz etkilemektedir. Buna ek olarak, çalışmama durumunun anne-kız ilişkisi üzerinden nesiller arası aktarılması, bu dezavantajlı durumun sonraki dönemlere de taşınmasına yol açmaktadır. Bu doğrultuda, kadın göçmenlerin işgücü piyasasındaki konumlarını kendi hakları bağlamında ele alan toplumsal cinsiyet duyarlı bir yaklaşımın benimsenmesi kaçınılmaz bir gereklilik olarak ortaya çıkmaktadır.
Bu çalışmanın temel amacı, Almanya'da en fazla 18 aydır ikamet eden Polonyalı ve Türk kadın neuzuwandererlerin işgücüne katılım süreçlerini incelemektir. Araştırmacılar, farklı kültürel kökenlere ve toplumsal cinsiyet değerlerine sahip bu iki grubun işgücüne dahil olma kararlarını analiz etmek üzere SCIP projesinin ilk dalga verilerinden yararlanmışlardır. Örneklem, 18 ila 60 yaşları arasında, işgücünde aktif olan veya işgücüne girme riski taşıyan toplam 829 kadından (490 Polonyalı ve 339 Türk) oluşmaktadır. Yöntemsel olarak, bağımlı değişkenin ikili yapısı nedeniyle lojistik regresyon analizleri tercih edilmiş; sırasıyla temel model, kaynak modeli ve motivasyon modelleri aracılığıyla demografik özellikler, beşeri sermaye, ev sahibi ülkeye özgü dil ve sosyal sermaye ile göç motifi, aile statüsü ve dindarlık gibi motivasyonel faktörler adı adım modele dâhil edilmiştir.
Elde edilen bulgular, ilk aşamada Türk kadınların Polonyalı kadınlara kıyasla işgücüne katılımda dezavantajlı olduğunu gösteren temel modelin, kaynaklar kontrol edildiğinde bu farkın istatistiksel anlamını yitirdiğini ortaya koymaktadır. Özellikle menşe ülkeden getirilen iş deneyimi ve Almanca dil yeterliliği, iki grup arasındaki katılım oranları farkının kapanmasında belirgin bir rol oynamaktadır. Bununla birlikte, göç motifi, hanedeki çocuk varlığı ve dindarlık düzeyi gibi motivasyonel faktörler modele eklendiğinde, Türk kadınların lehine hafif ancak istatistiksel olarak anlamsız bir avantaj ortaya çıkmaktadır. Araştırma, çocuk sahibi olmanın tüm kadın göçmenler için işgücüne katılımda caydırıcı bir engel oluşturduğunu, buna karşın daha önce varsayılanın aksine Müslüman dindarlığının Hristiyan dindarlığına kıyasla işgücüne katılım üzerinde daha olumsuz bir etki yaratmadığını açıkça ortaya koymaktadır.
Sonuç olarak bu araştırma, kadın göçmenlerin işgücü piyasasına entegrasyonunda beşeri sermayenin yanı sıra bireylerin çalışma motivasyonunun ve aile ile ilgili kısıtların titizlikle incelenmesi gerektiğini kanıtlamaktadır. Yazında sıklıkla dile getirilen ve Türk kadınların kültürel normlar nedeniyle işgücünden tamamen soyutlandığı yönündeki yaygın kabuller, yeni gelen neuzuwanderer örnekleminde doğrulanmamıştır. Aksine, göçmen kadınların özellikle çocuk bakım imkânları ve dil becerileri desteklendiğinde işgücüne katılım potansiyeli taşıdıkları görülmektedir. Bu çalışma, literatürde erkek odaklı yaklaşımların ötesine geçerek göçmen kadınların erken dönem entegrasyon dinamiklerini anlamaya yönelik ampirik bir temel sunmakta ve sonraki araştırmalar için somut perspektifler sağlamaktadır.
Araştırmanın amacı
Bu araştırmanın temel amacı, Almanya'da son dönemde yaşamaya başlayan Polonyalı ve Türk kadın neuzuwandererlerin işgücüne katılımında motivasyonel faktörlerin ve bireysel kaynakların rolünü incelemektir(Schieckoff & Diehl, 2021).
İnceleme ve modelleme yöntemi
Bu ampirik çalışmada, son dönemde Almanya'ya göç eden Polonyalı ve Türk kadınların işgücüne katılım süreçlerini incelemek amacıyla SCIP projesine ait veriler kullanılarak logistik regresyon analizleri gerçekleştirilmiştir(Schieckoff & Diehl, 2021).
Kuramsal ve kavramsal çerçeve
Araştırma, temel olarak bireysel beşeri sermaye yatırımlarını ve bunların aktarım süreçlerini ele alan beşeri sermaye kuramını merkeze almakta; bu kuramsal çerçeveyi ev sahibi ülkeye özgü dil ve sosyal sermaye unsurlarının yanı sıra kültürel değerler, göç motifi ve dindarlık gibi toplumsal cinsiyet duyarlı motivasyonel boyutlarla genişletmektedir.
Makalenin ele aldığı literatür
Göçmen entegrasyonu yazını, beşeri sermaye teorisi ekseninde erkek göçmenlerin istihdam dinamiklerini ağırlıklı olarak incelemiştir. Kadın göçmenler üzerine yapılan önceki çalışmalar ise genellikle istihdam başarısı veya çalışılan saatler üzerine odaklanmış, bireylerin işgücüne dahil olma yönündeki motivasyonel kararlarını ve kültürel değerlerin etkisini görece eksik bırakmıştır. Bu çalışma, Polonya ve Türkiye örneklemini karşılaştırarak bu boşluğu doldurmayı hedeflemektedir.
Araştırma Tasarımı
- Evren veya inceleme alanı
- Almanya'da beş büyük şehirde yaşamaya başlayan Polonyalı ve Türk neuzuwandererler
- Örneklem veya araştırma materyali
- SCIP projesinin ilk dalgasından elde edilen, 18 ile 60 yaşları arasında işgücüne aktif olarak katılan veya katılma risk grubu içinde yer alan 829 kadın göçmen
- Veri toplama süreci
- 2010 ile 2013 yılları arasında yüz yüze görüşme yöntemiyle gerçekleştirilen anket uygulamaları
- Veri analiz yöntemi
- Kadın göçmenlerin işgücüne katılım belirleyicilerini incelemek amacıyla ortalama marjinal etki katsayılarını hesaplayan logistik regresyon modelleri
Araştırmanın Bulguları
Polonyalı ve Türk kadın göçmenlerin işgücüne katılım oranları arasında başlangıçta görülen etnik fark, önceden kazanılmış mesleki deneyim ve Almanca dil yeterliliği kontrol edildiğinde büyük ölçüde azalmaktadır(Schieckoff & Diehl, 2021).
Çalışma amacıyla göç eden kadınların işgücüne katılım olasılığı, diğer saiklerle göç edenlere kıyasla belirgin biçimde daha yüksek bir seyir izlemektedir(Schieckoff & Diehl, 2021).
Hane içinde partner ve çocuk varlığını içeren aile statüsü, kadın göçmenlerin işgücüne katılım olasılığını güçlü ve istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde düşürmektedir(Schieckoff & Diehl, 2021).
Algılanan etnik ayrımcılık düzeyi, kadın göçmenlerin işgücüne katılma motivasyonunu düşüren önemli bir unsur olarak öne çıkmamaktadır(Schieckoff & Diehl, 2021).
Bireysel dindarlık düzeyi işgücüne katılım üzerinde olumsuz bir etki yaratırken, dindar Müslüman Türk kadınlar ile dindar Hristiyan Polonyalı kadınlar arasında işgücüne katılım bakımından temel bir fark bulunmamaktadır(Schieckoff & Diehl, 2021).
Bulguların Tartışılması ve Araştırmanın Sonucu
Bulguların Yazarlar Tarafından Yorumlanışı
Araştırma bulguları, Polonyalı ve Türk kökenli kadın neuzuwandererlerin Almanya'daki işgücü piyasasına katılım süreçlerinde insan sermayesi ve dil becerilerinin belirleyici bir rol oynadığını, bu kaynaklar hesaba katıldığında gruplar arasındaki başlangıç farkının ortadan kalktığını göstermektedir.
Yazarlar, bu durumun arkasındaki mekanizmayı açıklarken göç kanalının ve hane yapısının kadınların çalışma motivasyonunu doğrudan şekillendirdiğini, özellikle hane içinde çocuk bulunmasının tüm göçmen kadınlar açısından ortak bir engel teşkil ettiğini vurgulamaktadır.
Mevcut literatürle yapılan karşılaştırmalar, daha önceki bazı çalışmaların aksine, Müslüman dindarlığının işgücüne katılım üzerinde Hristiyan dindarlığından farklı veya daha baskın bir dışlayıcı etkiye sahip olmadığını, aradaki farkın büyük ölçüde işveren ayrımcılığından kaynaklandığını ortaya koymaktadır.
Sonuç olarak, göçmen kadınların erken entegrasyon dönemindeki işgücü piyasası dinamiklerini inceleyen bu araştırma, önceki kohortların aksine Türk kadınlarının yaşadığı dezavantajların zamanla azaldığına işaret ederek cinsiyete duyarlı analizlerin önemini teyit etmektedir.
Bulguların Önceki Araştırmalarla Karşılaştırılması
Bu çalışma, önceki araştırmaların aksine, bağımlı değişken olarak istihdam yerine doğrudan işgücüne katılım kararını inceleyerek Müslüman dindarlığının rolünü yeniden ele almış ve Hristiyan dindarlığı ile benzer etki gösterdiğini ortaya koymuştur(Schieckoff & Diehl, 2021).
Sonuç Bölümünün Sunduğu Çıkarımlar
Araştırma sonuçları, kadın göçmenlerin işgücüne katılımını anlamada geleneksel kaynak yaklaşımlarının yanı sıra göç motifi, hane yapısı ve dindarlık gibi motivasyonel unsurların da bütüncül bir perspektifle ele alınması gerektiğini göstermektedir(Schieckoff & Diehl, 2021).
Literatür Taraması İçin Sunduğu Çerçeve
Bu çalışma, Almanya'daki göçmen entegrasyon yazınında uzun süredir erkek odaklı yürütülen nicel araştırmalara karşılık, toplumsal cinsiyet duyarlı analitik bir çerçeve sunmaktadır. Kadın neuzuwandererlerin ülkeye varışlarındaki ilk on sekiz aylık kritik dönemi ele alarak, klasik insan sermayesi teorisini motivasyonel boyutlarla genişletmektedir. Polonyalı ve Türk göçmen kadınları karşılaştıran görgül modeliyle, literatürdeki etnik dezavantaj varsayımlarını sörgülayan özgün bir işlev üstlenmektedir.
Önceki çalışmalar çoğunlukla göçmenlerin beşeri sermayesine veya erkek işgücüne odaklanmış, kadınların işgücüne katılım kararını erteleyen veya kısıtlayan kültürel normlar ile hane yapısı dinamiklerini ihmal etmiştir. Bu makale, önceki araştırmaların tersine, göç motifini ve hane içi sorumlulukları modele dahil ederek mevcut literatürün eksik bıraktığı motivasyonel bileşenleri doldurmaktadır. Ayrıca Müslüman dindarlığının etkisini Hristiyan dindarlığıyla karşılaştırarak önceki bulguları yeniden değerlendirmektedir.
Literatür taramasına sağlanan temel katkı, yeni gelen göçmen kadınların işgücü piyasasına katılımında kaynakların yanı sıra motivasyonel faktörlerin de belirleyici olduğunu kanıtlayan ampirik kanıtlar sunmasıdır. Çalışma, aile göçüyle gelen kadınların varsayılanın aksine yüksek işgücü katılım motivasyonuna sahip olabileceğini göstererek, göç yazınındaki kalıp yargıların aşılmasına yardımcı olmaktadır. Böylece, göçmen entegrasyonu ve toplumsal cinsiyet çalışmaları arasındaki teorik köprüyü güçlendirmektedir.
Kaynakça
- Knize Estrada, V. J. (2018). Migrant women labor force participation in Germany. IAB Discussion Papers, No 12/2018. Nürnberg.
Tez ve Makale Araştırmalarında Kullanım
Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki üç araştırma taslağına dönüştürülmüştür.
Tez veya makalede kullanım · literatüre-review
Kadın göçmenlerin işgücü piyasasına katılımında insan sermayesinin yanı sıra dil becerileri ve sosyal bağlar kritik bir rol oynamaktadır.
Göçmen entegrasyon yazınındaki kaynak yaklaşımlarını ele alırken, beşeri sermayenin tek başına yeterli olmadığını host-country spesifik kaynaklarla desteklemek amacıyla literatür taraması bölümünde kullanılır(Schieckoff & Diehl, 2021).
Yeni Gelen Kadın Göçmenlerde Çocuk Bakım Hizmetleri ve İstihdam Kararı
- Araştırma sorusu
- Hane içinde çocuk bulunması, yeni gelen farklı etnik kökene sahip kadın göçmenlerin işgücüne katılım kararını hangi mekanizmalarla sınırlandırmaktadır?
- Yöntem taslağı
- Evren, hedef şehirlerde yaşayan yeni gelen kadın göçmenlerden oluşur. Güç analiziyle belirlenen örneklem büyüklüğüne göre yüz yüze anket yöntemiyle veri toplanır. Elde edilen veriler çok değişkenli lojistik regresyon modeliyle analiz edilir.
Makaleyle bağlantısı: Makalede hane içinde çocuk bulunmasının kadın göçmenlerin işgücüne katılımını istatistiksel olarak anlamlı biçimde düşürdüğü bulgusundan ve bu alandaki politika ihtiyaçları çağrısından türetilmiştir(Schieckoff & Diehl, 2021).
Tez veya makalede kullanım · Kavramsal çerçeve
Geleneksel insan sermayesi teorisi, kadın göçmenlerin istihdam dışı kalma kararını açıklamak için motivasyonel faktörlerle genişletilmelidir.
Kavramsal çerçeve bölümünde, hane yapısı, göç motifi ve dindarlık gibi motivasyonel bileşenlerin teorik model içine nasıl entegre edileceğini gerekçelendirmek için temel alınır(Schieckoff & Diehl, 2021).
Göç Motifi ile İşgücü Piyasası Entegrasyonu Arasındaki İlişki
- Araştırma sorusu
- Çalışma amacıyla göç eden kadınlar ile aile birleşimi yoluyla gelen kadınların erken dönem işgücü piyasası aktivasyon süreçleri nasıl farklılaşmaktadır?
- Yöntem taslağı
- Nitel mülakat yaklaşımı benimsenerek veri doygunluğuna ulaşana kadar göçmen kadınlarla derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilir. Veriler tematik analiz yöntemiyle çözümlenir.
Makaleyle bağlantısı: Makalede resmi göç kanalının her zaman bireyin çalışma niyetini yansıtmadığı ve aile birleşimiyle gelenlerin de yüksek oranda aktif olabileceği bulgusundan türetilmiştir(Schieckoff & Diehl, 2021).
Tez veya makalede kullanım · Tartışma
Müslüman dindarlığının işgücüne katılım üzerindeki olumsuz etkisi, Hristiyan dindarlığından yapısal olarak farklılaşmamaktadır.
Tartışma bölümünde, dindarlık ve kültürel değerlerin istihdam üzerindeki etkilerine dair bulguları önceki çalışmalarla mukayese ederken karşıt veya destekleyici argüman kurmak için kullanılır(Schieckoff & Diehl, 2021).
Dindarlık ve Toplumsal Cinsiyet Rollerinin Kadın İstihdamına Etkisi
- Araştırma sorusu
- Farklı konfesyonel aidiyetlere sahip göçmen kadınların bireysel dindarlık düzeyleri, kamusal alanda çalışma motivasyonlarını nasıl etkilemektedir?
- Yöntem taslağı
- Karşılaştırmalı anket deseni kullanılarak veri toplanır; örneklem hacmi istatistiksel güç analiziyle saptanır. Veriler çoklu etno-religöz kategoriler altında regresyon analizine tabi tutulur.
Makaleyle bağlantısı: Makalede Müslüman dindarlığı ile Hristiyan dindarlığının işgücüne katılım üzerindeki etkilerinin karşılaştırıldığı model sonuçlarından ve gelecekteki araştırma önerilerinden türetilmiştir(Schieckoff & Diehl, 2021).