Anlatı derlemesi incelemesi

DOI: 10.3389/fpubh.2022.1009393

COVID-19 Salgını: Küresel Ekonomi Üzerindeki Etkileri ve Sektörel Yansımaları

COVID-19 salgını, yirmi birinci yüzyılın en büyük küresel sağlık krizi ve İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana yaşanan en ciddi küresel tehdit olarak tanımlanmaktadır. Sağlık sistemleri üzerinde yarattığı muazzam baskının ötesinde salgın, dünya genelinde ekonomik ve sosyal hayatı derinden sarsan makroekonomik bir şoka dönüşmüştür.

Yazar
Saira Naseer et al.
Yayın
Frontiers in Public Health
Tarih
2023-01-30
01

Makalenin Kapsamı ve Akademik İçeriği

COVID-19 salgını, yirmi birinci yüzyılın en yıkıcı küresel sağlık felaketi ve İkinci Dünya Savaşı sonrası dönemin en büyük sosyoekonomik tehdidi olarak ortaya çıkmıştır. Çin'in Wuhan kentinde başlayarak hızla küresel ölçeğe yayılan virüs, yalnız doğrudan kamu sağlığını tehdit etmekle kalmamış, salgını dizginlemek adına alınan karantina, seyahat kısıtlamaları ve sınır kapatma kararları neticesinde küresel ekonomik faaliyetlerin aniden durmasına yol açmıştır. Dünya genelinde yaşanan bu 'Büyük Kapanma', işletmelerin faaliyetlerini durdurmasına, işsizlik oranlarının tırmanmasına ve uluslararası tedarik zincirlerinin kopmasına neden olmuştur. Bu durum, salgının çok boyutlu ekonomik etkilerini ve sektörlere özel tahribatını sistemli bir şekilde derleme ihtiyacını doğurmuştur.

Bu araştırma, COVID-19 salgınının küresel ekonomi üzerindeki makroekonomik yansımalarını ve temel sektörlerde meydana getirdiği tahribatı akademik literatür ve uluslararası raporlar ışığında bütüncül bir yaklaşımla ortaya koymayı amaçlamaktadır. Nitel bir literatür derlemesi niteliği taşıyan çalışmada, Google Scholar, Scopus, Elsevier ScienceDirect, Springer ve Web of Science gibi saygın veri tabanlarından elde edilen akademik makaleler, bültenler ve raporlar incelenmiştir. İnceleme sürecinde belirlenen kriterler doğrultusunda süzülen 60 yayın analiz edilerek, salgının işsizlik, imalat, ticaret, eğitim, tarım, gıda, turizm, spor ve eğlence sektörleri üzerindeki etkileri tematik bir çerçevede gruplandırılmış ve çözümleme gerçekleştirilmiştir.

Çalışmanın bulguları, salgının küresel düzeyde benzersiz bir ekonomik daralmaya yol açtığını göstermektedir. ABD başta olmak üzere gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde milyonlarca iş kaybı yaşanmış, IMF tahminlerine göre küresel ekonomi 2020 yılında %4,4 oranında küçülmüştür. Çin imalat sanayisindeki duraksama küresel yedek parça ve hammadde tedarikini felce uğratırken, uluslararası mal ticaretinde çift haneli düşüşler öngörülmüştür. Turizm ve konaklama sektöründe doluluk oranları dibe vurmuş, gıda sektöründe arz zinciri aksamaları ve panik alımları yaşanmış, eğitimde ise yüz milyonlarca öğrenci okul kapatmalarından etkilenmiştir. Ayrıca spor ve eğlence sektörlerinde ertelenen organizasyonlar nedeniyle milyarlarca dolarlık finansal kayıp kaydedilmiştir.

Sonuç olarak çalışma, salgının yarattığı krizin yalnızca geçici bir arz şoku olmadığını, hanehalkı refahı, ruh sağlığı ve sürdürülebilir kalkınma üzerinde kalıcı izler bıraktığını vurgulamaktadır. Yazarlar, krizden çıkış için esnek parasal politikaların, doğrudan gelir desteklerinin, uluslararası kuruluşların (IMF, Dünya Bankası) koordineli finansal yardımlarının ve dijital dönüşümün önemine dikkat çekmektedir. Bu inceleme, salgın yönetimi ve makroekonomik dirençlilik alanında araştırma yapan Türk akademisyenler için krizin sektörel yayılım mekanizmalarını anlamada ve ampirik tez/makale tasarımlarına kuramsal zemin hazırlamada kapsamlı bir başvuru kaynağı sunmaktadır.

Araştırmanın amacı

Bu çalışma, COVID-19 salgınının küresel ekonomi ve farklı makro-mikro sektörler üzerindeki makroekonomik etkilerini incelemeyi ve olumsuz yansımaları hafifletmeye yönelik politika stratejilerini derlemeyi amaçlamaktadır(Naseer et al., 2023).

İnceleme ve modelleme yöntemi

Bu çalışma, COVID-19 salgınının küresel ekonomik sistem ile makro ve mikro düzeydeki çeşitli sektörler üzerindeki derin etkilerini, literatür taraması ve kavramsal sentez yoluyla ortaya koyan nitel bir derleme yaklaşımı benimsemiştir(Naseer et al., 2023).

Kuramsal ve kavramsal çerçeve

Çalışma, küresel makroekonomik şoklar, arz ve talep yönlü ekonomik kırılmalar ve sürdürülebilir kalkınma çerçevesine dayanmaktadır. Salgının yarattığı belirsizlik, tedarik zinciri kesintileri ve iş gücü kaybı makroekonomik kuramlar bağlamında ele alınmaktadır.

Makalenin ele aldığı literatür

Makale, Uluslararası Para Fonu (IMF), Dünya Bankası, Dünya Ticaret Örgütü (WTO) ve UNESCO gibi uluslararası kuruluşların raporlarının yanı sıra, SARS gibi önceki salgınların ekonomik etkilerini ve COVID-19'un makroekonomik şoklarını inceleyen güncel akademik literatürü ele almaktadır.

Araştırma Tasarımı

Evren veya inceleme alanı
COVID-19 salgınının makroekonomik etkilerini ve sektörel yansımalarını ele alan, 2020 yılından itibaren yayımlanmış akademik literatür, kurumsal raporlar ve bilimsel veritabanı kayıtları.
Örneklem veya araştırma materyali
Google Scholar, Scopus, Emerald, Elsevier Science Direct, Springer ve Web of Science veritabanlarından taranan 92 makaleden elenerek seçilen 60 adet bilimsel yayın ve analiz raporu.
Veri toplama süreci
Belirlenen anahtar kelimeler kullanılarak veritabanı sörgüları yapılmış, tekrarlanan ve ilgisiz 39 çalışma elenerek veriler derlenmiştir.
Veri analiz yöntemi
Seçilen çalışmaların odaklandığı temalar, sektörel etkiler, işsizlik oranları, imalat ve ticaret verileri içerik analizi ve nitel sentez yöntemleriyle sistematik olarak çözümlenmiştir.
Küresel ekonomiCOVID-19 salgınıSektörel etkilerİşsizlik oranlarıHafifletme stratejileri

Araştırmanın Bulguları

01

Küresel ölçekte uygulanan karantina ve kapanma tedbirleri, iş gücü piyasalarını derinden etkileyerek ABD ve diğer gelişmiş ekonomilerde rekor düzeyde işsizlik artışına yol açmıştır(Naseer et al., 2023).

02

Otomotiv ve teknoloji gibi kritik imalat sektörleri, Çin'deki üretim tesislerinin kapanması ve küresel tedarik zincirlerindeki kırılmalar nedeniyle ciddi hammadde ve ara malı sıkıntısı yaşamıştır(Naseer et al., 2023).

03

Uluslararası seyahat kısıtlamaları ve sınırların kapatılması, küresel havacılık ve konaklama sektörlerinde tarihi düzeyde gelir kaybına ve kitlesel ücretsiz izin uygulamalarına neden olmuştur(Naseer et al., 2023).

04

Salgın sürecinde gıda sektörü, panik alımları ve iş gücü yetersizliği nedeniyle tedarik zinciri baskısıyla karşılaşmış, eğitim sektörü ise plansız bir şekilde çevrimiçi eğitime geçmek zorunda kalmıştır(Naseer et al., 2023).

02

Bulguların Tartışılması ve Araştırmanın Sonucu

Bulguların Yazarlar Tarafından Yorumlanışı

Salgın sürecinde uygulanan geniş kapsamlı karantina ve hareket kısıtlamaları, küresel iş gücü piyasalarında benzeri görülmemiş bir istihdam kaybına yol açmıştır. İşletmelerin faaliyetlerini geçici veya kalıcı olarak durdurması, tüketici harcamalarının hızla gerilemesine ve dolayısıyla hizmetler sektöründe derin bir durgunluğa neden olmuştur.

İmalat faaliyetlerindeki kesintiler, özellikle küresel tedarik zincirlerinin merkezinde yer alan Çin'deki fabrikaların kapatılmasıyla başlamıştır. Ara malı tedarikinde yaşanan bu tıkanıklık, küresel düzeyde üretim yapan otomotiv ve teknoloji gibi dev sektörleri parça tedariki sıkıntısıyla karşı karşıya bırakarak durma noktasına getirmiştir.

Salgın, ekonomik boyutunun ötesinde bireylerin yaşam kalitesi ve psikolojik sürdürülebilirliği üzerinde de yıkıcı etkiler oluşturmuştur. İşini kaybeden milyonlarca insanın yaşadığı finansal güvensizlik, sosyal izolasyon tedbirleriyle birleştiğinde toplumsal düzeyde kaygı, stres ve tükenmişlik oranlarını ciddi şekilde tırmandırmıştır.

Krizden çıkış sürecinde ülkelerin makroekonomik dengelerini yeniden kurabilmeleri için geleneksel maliye politikalarının ötesine geçilmesi gerekmektedir. Merkez bankalarının faiz indirimleri ve likidite desteklerinin yanı sıra, doğrudan gelir yardımları ve sektörel vergi ertelemeleri gibi hedefli teşvikler iyileşme sürecini hızlandıracaktır.

Bulguların Önceki Araştırmalarla Karşılaştırılması

Yazarlar, Garfin ve meslektaşlarının küçük yaşam tarzı değişikliklerinin geleceğe kalıcı etkilerine dair teorik çerçevesini kullanarak, salgının getirdiği radikal kısıtlamaların toplumsal yaşam standartlarını ve psikolojik refahı kalıcı olarak dönüştürdüğünü vurgulamaktadır(Naseer et al., 2023).

Yazarlar, Di Fabio tarafından ortaya konan örgütsel sürdürülebilirlik ve çalışan refahı modeline dayanarak, salgın döneminde artan işsizliğin ve güvencesiz çalışmanın iş gücünün ruh sağlığı üzerinde yıkıcı ve uzun vadeli etkiler bıraktığını açıklamaktadır(Naseer et al., 2023).

Sonuç Bölümünün Sunduğu Çıkarımlar

COVID-19 salgını, sermaye piyasalarından iş gücüne, dış ticaretten üretime kadar küresel ekonominin tüm sacayaklarını sarsan çok boyutlu bir kriz yaratmıştır. Kapanma tedbirleri tedarik zincirlerini kırarak üretimi geciktirmiş, kitlesel iş kayıpları ve azalan nakit akışı ülkelerin gayri safi yurtiçi hasılalarında tarihi düşüşlere yol açmıştır. Krizin etkilerini hafifletmek için para ve maliye politikalarının koordineli şekilde kullanılması ve uluslararası kuruluşların gelişmekte olan ülkelere destek sağlaması zorunludur(Naseer et al., 2023).

Literatür Taraması İçin Sunduğu Çerçeve

Bu çalışma, COVID-19 salgınının makroekonomik etkilerini ve sektörel yansımalarını bütüncül bir yaklaşımla ele alarak literatürde geniş kapsamlı bir derleme ve durum tespiti işlevi görmektedir. Salgının sadece finansal piyasalar üzerindeki doğrudan etkilerini değil, aynı zamanda iş gücü piyasası, turizm, eğitim, tarım, gıda ve eğlence sektörleri gibi çok boyutlu alanlardaki dolaylı ve sosyo-ekonomik sonuçlarını da bir araya getirmektedir. Çalışma, krizin ilk evrelerindeki dinamikleri ampirik ve teorik verilerle destekleyerek küresel bir şokun mikro ve makro düzeyde nasıl yayıldığını açıklayan bir başvuru kaynağı rolü üstlenmektedir.

Çalışma, önceki literatürde yer alan salgın hastalıkların ekonomik etkilerine dair kuramsal ve ampirik tartışmalara dayanmaktadır. Özellikle 2002-2003 yıllarında yaşanan SARS salgınının küresel maliyetleri ve ekonomik sonuçları ile COVID-19 krizinin ölçeği ve yayılım hızı arasında karşılaştırmalı analizler sunmaktadır. Çin'in dünya ekonomisindeki değişen ağırlığını ve küresel tedarik zincirlerindeki entegrasyon seviyesini tarihsel bir perspektifle ele alarak, önceki kriz modellerinin günümüz küresel ekonomisindeki yapısal dönüşümleri açıklamada yetersiz kaldığı noktaları belirlemekte ve bu çerçeveyi genişletmektedir.

Çalışma, salgının ilk yıllarındaki dağınık verileri sistematik bir sektörel analiz çerçevesinde birleştirerek literatür taramalarına önemli bir sentez katkısı sunmaktadır. Çok sayıda ampirik çalışmayı, uluslararası kuruluş raporunu ve sektörel göstergeyi bir araya getirerek araştırmacıların krizin sektörel bazdaki derinliğini ve hafifletme stratejilerini tek bir kaynaktan izlemesine olanak tanımaktadır. Ayrıca, ekonomik daralma ile sürdürülebilirlik ve psikolojik yaşam kalitesi arasındaki köprüleri kurarak, kriz yönetiminin sadece finansal değil insani boyutunun da incelenmesi gerektiğini gösteren disiplinler arası bir perspektif kazandırmaktadır.

Kaynakça

  1. Garfin, D. R., Silver, R. C., & Holman, E. A. (2020). The novel coronavirus (COVID-2019) outbreak: Amplification of public health consequences by media exposure. Health Psychology, 39(5), 355-357.
  2. Di Fabio, A. (2017). The psychology of sustainability and sustainable development for well-being in organizations. Frontiers in Psychology, 8, 1534. https://doi.org/10.3389/fpsyg.2017.01534
03

Tez ve Makale Araştırmalarında Kullanım

Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki üç araştırma taslağına dönüştürülmüştür.

01

Tez veya makalede kullanım · Giriş

COVID-19 salgını, İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana küresel düzeyde karşılaşılan en büyük sağlık ve ekonomi felaketidir.

Bu iddia, çalışmanın giriş bölümünde salgının tarihsel önemini ve makroekonomik şokunun büyüklüğünü vurgulamak amacıyla referans gösterilerek kullanılabilir(Naseer et al., 2023).

Gelişmekte Olan Ülkelerde Sektörel Kırılganlıkların Belirlenmesi: Türkiye Örneği

Araştırma sorusu
COVID-19 salgınının Türkiye'deki hizmetler ve imalat sektörleri üzerindeki istihdam ve üretim etkileri nelerdir?
Yöntem taslağı
Çalışmada, Türkiye İstatistik Kurumu verilerinden yararlanılarak hizmetler ve imalat sektörlerindeki istihdam kayıpları ekonometrik zaman serisi analiziyle incelenecektir. Veri doygunluğu ve örneklem büyüklüğü, Türkiye'deki tüm ana sanayi gruplarını kapsayacak şekilde 2020-2022 çeyreklik verileriyle belirlenecektir.

Makaleyle bağlantısı: Makalenin hizmetler ve imalat sanayiindeki daralmaya ilişkin bulgularından yola çıkarak, bu durumun ulusal düzeyde nasıl somutlaştığını ampirik olarak test etmek amacıyla tasarlanmıştır(Naseer et al., 2023).

02

Tez veya makalede kullanım · Literatür Taraması

Çin, salgın öncesinde ve esnasında küresel turizm sektörü için en kritik kaynak pazarlardan ve ana destinasyonlardan biri konumundadır.

Küresel turizm hareketliliği ve salgının seyahat sektörü üzerindeki etkilerini analiz eden tez çalışmalarında, Çin'in sektörel ağırlığını kanıtlamak amacıyla kullanılabilir(Naseer et al., 2023).

Turizm Sektöründe Kriz Yönetimi: Uluslararası Seyahat Kısıtlamalarının Gelirlere Etkisi

Araştırma sorusu
Uluslararası seyahat kısıtlamaları ve turist hareketliliğindeki azalış, Akdeniz çanağındaki turizm destinasyonlarının gelir performansını nasıl etkilemiştir?
Yöntem taslağı
Akdeniz ülkesi olan İspanya, İtalya ve Türkiye'nin turizm gelirleri ve doluluk oranları, Dünya Turizm Örgütü veri tabanından alınarak panel veri analizi yöntemiyle karşılaştırmalı olarak incelenecektir. Örneklem boyutu, en az 5 yıllık dönemi kapsayacak şekilde istatistiksel güç analiziyle belirlenecektir.

Makaleyle bağlantısı: Makalede Çinli turistlerin seyahat kısıtlamaları nedeniyle küresel turizm sektörünün uğradığı milyarlarca dolarlık gelir kaybı bulgusundan hareketle, destinasyon bazlı bir karşılaştırma sunmak için önerilmiştir(Naseer et al., 2023).

03

Tez veya makalede kullanım · Tartışma

Salgın sürecindeki kısıtlamalar ve ekonomik belirsizlikler, bireylerin psikolojik gelişimini, yaşam kalitesini ve toplumsal sürdürülebilirliği derinden sarsmıştır.

Krizin sadece ekonomik değil, insani ve toplumsal sürdürülebilirlik boyutlarını tartışan çalışmalarda, sosyal izolasyonun psikolojik etkilerini desteklemek için referans gösterilebilir(Naseer et al., 2023).

Kriz Dönemlerinde Çalışanların Psikolojik Sürdürülebilirliği ve Yaşam Kalitesi İlişkisi

Araştırma sorusu
Salgın kaynaklı iş güvencesizliği ve sosyal izolasyon, hizmet sektörü çalışanlarının psikolojik sermaye ve genel yaşam kalitesi algılarını nasıl etkilemektedir?
Yöntem taslağı
Nitel ve nicel karma desen kullanılacaktır. Hizmet sektöründe çalışan en az 400 katılımcıdan Likert tipi ölçeklerle veri toplanacak (örneklem büyüklüğü güç analiziyle belirlenecektir), ayrıca 15 çalışanla veri doygunluğuna ulaşana kadar yarı yapılandırılmış mülakatlar gerçekleştirilecektir.

Makaleyle bağlantısı: Makalenin 3.6 numaralı bölümünde ele alınan, salgın tedbirlerinin ve iş kayıplarının bireylerin ruh sağlığı, tükenmişlik ve yaşam kalitesi üzerindeki olumsuz etkilerine dair tartışmasından türetilmiştir(Naseer et al., 2023).