Nicel araştırma makalesi incelemesi
DOI: 10.21547/jss.1151714Jeopolitik Risklerin Makroekonomik Göstergeler Üzerindeki Etkisi: Türkiye Örneği
Küresel ölçekte artan jeopolitik gerilimler, savaşlar, terör eylemleri ve siyasi belirsizlikler, gelişmekte olan ülkelerin makroekonomik istikrarı üzerinde doğrudan ve dolaylı baskılar yaratmaktadır.
Makalenin anahtar kelimeleri
- Yazar
- Fatih TUNA & Hande ÇALIŞKAN
- Yayın
- Gaziantep University Journal of Social Sciences
- Tarih
- 2022-10-19
Makalenin Kapsamı ve Akademik İçeriği
Küresel siyasi sistemde yaşanan askeri çatışmalar, terör eylemleri ve devletler arası gerilimler jeopolitik risk kavramını makroekonomik istikrarın sürdürülebilirliği açısından temel bir tehdit unsuru haline getirmiştir. Doğu Avrupa, Orta Doğu ve Doğu Akdeniz aksında stratejik bir coğrafi konumda yer alan Türkiye ekonomisi, dışsal jeopolitik şoklara son derece açık bir yapı sergilemektedir. Uluslararası sermaye akımları, döviz kuru istikrarı, enerji arz güvenliği ve fiyatlar genel düzeyi bu risk ortamından doğrudan veya dolaylı kanallarla etkilenmektedir. Literatürde jeopolitik risklerin makroekonomik değişkenler üzerindeki etkilerinin yalnız zamana göre değil, farklı frekans ve zaman ufuklarında ne şekilde tezahür ettiğinin netleştirilmesi ihtiyacı öne çıkmaktadır. Bu doğrultuda çalışma, küresel jeopolitik risklerin Türkiye'nin temel makroekonomik dinamikleri üzerindeki dönemsel ve kalıcı nedensellik kanallarını kapsamlı biçimde ampirik düzeyde çözümlemeyi hedeflemektedir.
Çalışmanın temel amacı, Caldara ve Iacoviello tarafından hesaplanan küresel jeopolitik risk endeksinin Türkiye'nin sanayi üretimi, enflasyon oranı ve reel efektif döviz kuru üzerindeki etkilerini 1994 Ocak ile 2022 Nisan dönemini kapsayan 340 aylık gözlem verisiyle analiz etmektir. İncelemede değişkenler arasındaki zamana ve frekansa dayalı etkileşimi belirlemek üzere Breitung ve Candelon tarafından geliştirilen frekans alanında nedensellik testi uygulanmıştır. Serilerin durağanlık özellikleri geleneksel ADF ve PP birim kök testlerinin yanı sıra yapısal kırılmaları dikkate alan Zivot-Andrews testi ile sınanmıştır. Düzeyde durağan olan değişkenler için geleneksel VAR modeli kurulurken, fark durağan değişkenler için Toda-Yamamoto prensibine uygun biçimde gecikmesi arttırılmış VAR modelleri tahmin edilmiş ve spektral ayrıştırma yöntemiyle frekans bazlı nedensellik istatistikleri hesaplanmıştır.
Elde edilen ampirik bulgular, küresel jeopolitik risklerin Türkiye ekonomisindeki farklı makroekonomik değişkenler üzerinde heterojen etkiler yarattığını göstermektedir. Test sonuçlarına göre, küresel jeopolitik risk endeksinden sanayi üretim endeksine doğru herhangi bir frekans aralığında istatistiki olarak anlamlı bir Granger nedensellik ilişkisi tespit edilememiştir. Buna karşın, küresel jeopolitik risklerin enflasyon oranı üzerinde 0.01 ile 1.17 frekans aralığında, yani beş aydan uzun süren orta ve uzun dönemde anlamlı bir nedensellik oluşturduğu saptanmıştır. Benzer şekilde reel efektif döviz kuru değişkeni için de 0.01 ile 0.79 frekans aralığında (sekizinci aydan itibaren başlayan) orta ve uzun vadeli kalıcı nedensellik ilişkisi elde edilmiştir. Düşük frekans düzeylerindeki bu nedensellik, jeopolitik şokların fiyatlar genel düzeyi ve döviz kuru üzerinde kalıcı izler bıraktığına işaret etmektedir.
Araştırmadan elde edilen sonuçlar, jeopolitik risklerin döviz kuru ve enflasyonu artırdığını savunan Kyriazis ve Economou (2022), Caldara vd. (2022), Özkan (2020) ile Yalçınkaya (2019) ampirik literatür bulgularıyla tam bir uyum sergilemektedir. Sanayi üretimi üzerinde doğrudan bir nedensellik bulunamamış olsa da Türkiye'de döviz kurunun ekonomik büyümenin ana belirleyicilerinden biri olması nedeniyle, jeopolitik risklerin büyüme ve üretim üzerindeki etkisinin döviz kuru kanalıyla dolaylı biçimde gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Çalışma, jeopolitik belirsizliklerin makroekonomik politikalar tasarlanırken zamansal gecikmeleriyle birlikte hesaba katılması gerektiğini göstermesi bakımından literatür taramalarında referans bir ampirik kaynak niteliği taşımaktadır.
Araştırmanın amacı
Bu çalışmanın temel amacı, Caldara ve Iacoviello (2022) tarafından hesaplanan küresel jeopolitik risk endeksinin Türkiye'deki sanayi üretim endeksi, enflasyon oranı ve reel efektif döviz kuru üzerindeki etkilerini 1994 Ocak ile 2022 Nisan dönemi aylık verileriyle frekans alanında nedensellik testi kullanarak incelemektir(TUNA & ÇALIŞKAN, 2022).
İnceleme ve modelleme yöntemi
Bu araştırma, küresel jeopolitik risklerin Türkiye'deki makroekonomik değişkenler üzerindeki etkilerini analiz etmek amacıyla zaman serisi analizi ve frekans alanında nedensellik testi yöntemlerini bir arada kullanan nicel-ampirik bir yaklaşım benimsemektedir(TUNA & ÇALIŞKAN, 2022).
Kuramsal ve kavramsal çerçeve
Çalışmanın kuramsal çerçevesi, uluslararası ilişkiler ve makroiktisat ara yüzünde yer alan risk aktarım mekanizmalarına dayanmaktadır. Caldara ve Iacoviello'nun kavramsallaştırması uyarınca jeopolitik riskler; sermaye çıkışları, yatırım kararlarının ertelenmesi, tedarik zinciri aksamaları ve emtia fiyat dalgalanmaları gibi kanallarla doğrudan ve dolaylı olarak makroekonomik dengeleri sarsmaktadır. Zaman serisi analizinde nedensellik ilişkilerinin farklı zaman ufuklarında değişebileceği kabulüne dayanan Breitung ve Candelon (2006) frekans alanı yaklaşımı, kuramsal nedensellik beklentilerini spektral ayrıştırma yöntemiyle sınama olanağı vermektedir.
Makalenin ele aldığı literatür
Literatür taramasında jeopolitik risklerin hisse senedi piyasaları, emtia ve döviz kurları üzerindeki etkilerini inceleyen ulusal ve uluslararası ampirik çalışmalar ele alınmıştır. Antonakakis vd. (2017) petrol ve hisse senedi piyasaları ilişkisini, Cheng ve Chiu (2018) gelişmekte olan ülkelerdeki ekonomik daralmaları, Balcılar vd. (2018) BRICS borsa oynaklıklarını, Kyriazis ve Economou (2022) Türk lirası üzerindeki değer kaybı baskısını, Caldara vd. (2022) ise küresel enflasyonist etkileri incelemiştir. Ayrıca Türkiye özelinde SVAR ve kantil nedensellik yöntemlerini kullanan Yalçınkaya (2019), Özkan (2020) ile Şahin ve Eraslan (2021) gibi araştırmacıların bulguları çerçevesinde mevcut çalışma değerlendirilmiştir.
Araştırma Tasarımı
- Evren veya inceleme alanı
- Türkiye makroekonomik yapısını temsil eden 1994-2022 yılları arasındaki aylık ulusal iktisadi göstergeler ve küresel düzeydeki jeopolitik olayları kapsayan gazete arşivleri.
- Örneklem veya araştırma materyali
- 1994 Ocak ile 2022 Nisan dönemini kapsayan 340 aylık gözlemden oluşan zaman serisi verileri (küresel jeopolitik risk endeksi, sanayi üretim endeksi, enflasyon oranı ve reel efektif döviz kuru).
- Veri toplama süreci
- Caldara ve Iacoviello (2022) tarafından oluşturulan küresel jeopolitik risk endeksi verileri ilgili web adresinden, sanayi üretim endeksi, enflasyon oranı (TÜFE) ve reel efektif döviz kuru verileri ise Dünya Bankası Küresel Ekonomik Monitör veri tabanından derlenmiştir.
- Veri analiz yöntemi
- Değişkenlerin durağanlık analizleri ADF, PP ve yapısal kırılmalı Zivot-Andrews birim kök testleriyle gerçekleştirilmiştir. Değişkenler arasındaki kısa, orta ve uzun vadeli ilişkiler Breitung ve Candelon (2006) tarafından geliştirilen spektral ayrışım tabanlı frekans alanında nedensellik testiyle analiz edilmiştir. Toda ve Yamamoto (1995) yaklaşımına göre gecikmesi artırılmış VAR modelleri tahmin edilmiştir.
Araştırmanın Bulguları
Küresel jeopolitik risk endeksindeki değişimlerin Türkiye'deki enflasyon oranları üzerinde 0.01 ile 1.17 frekans aralığında (beş aydan daha uzun vadede) istatistiksel açıdan anlamlı bir nedensellik etkisi yarattığı ve bu etkinin kalıcı bir yapı sergilediği saptanmıştır(TUNA & ÇALIŞKAN, 2022).
Jeopolitik risk düzeyindeki dalgalanmaların, Türkiye'deki reel efektif döviz kuru üzerinde 0.01 ile 0.79 frekans aralığında (sekizinci aydan itibaren) orta ve uzun vadede istatistiksel olarak anlamlı ve kalıcı nedensel etkilere yol açtığı belirlenmiştir(TUNA & ÇALIŞKAN, 2022).
Analiz sonuçları, küresel jeopolitik risk endeksi ile Türkiye'nin sanayi üretim endeksi arasında herhangi bir frekans düzeyinde (kısa, orta veya uzun dönemde) doğrudan istatistiksel olarak anlamlı bir nedensellik ilişkisinin bulunmadığını göstermektedir(TUNA & ÇALIŞKAN, 2022).
Jeopolitik risklerin sanayi üretimi üzerinde doğrudan bir nedensel etkisi bulunmasa da, döviz kuru kanalı üzerinden dolaylı bir etki mekanizmasına sahip olduğu ve reel efektif döviz kurunun sanayi üretimi üzerindeki nedensel etkisi vasıtasıyla büyümeyi dolaylı olarak etkilediği sonuçuna varılmıştır(TUNA & ÇALIŞKAN, 2022).
Bulguların Tartışılması ve Araştırmanın Sonucu
Bulguların Yazarlar Tarafından Yorumlanışı
Frekans alanında yapılan nedensellik analizi bulguları, küresel jeopolitik risk endeksindeki artışların Türkiye'de hem enflasyon oranları hem de reel efektif döviz kuru üzerinde orta ve uzun vadede güçlü ve kalıcı bir Granger nedensellik ilişkisine sahip olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.
Yazarlar bu durumu, Türkiye'nin sahip olduğu hassas coğrafi konumun getirdiği jeopolitik kırılganlıklar bağlamında açıklamaktadır. Küresel ölçekte meydana gelen terör olayları, askeri çatışmalar veya diplomatik krizler, doğrudan sermaye çıkışlarını tetikleyerek reel döviz kurunu olumsuz etkilemekte ve ithalat maliyetleri kanalıyla yurtiçi enflasyonu yükseltmektedir.
Elde edilen ampirik sonuçlar, literatürde yer alan Yalçınkaya (2019), Özkan (2020) ile Şahin ve Eraslan (2021) çalışmalarının bulgularıyla yüksek düzeyde tutarlılık göstermektedir. Bu doğrultuda, jeopolitik belirsizliklerin gelişmekte olan piyasalardaki finansal istikrarı ve makro dengeleri sarsıcı nitelikteki genel literatür konsensüsü Türkiye özelinde de doğrulanmıştır.
Sonuç olarak, sanayi üretimi üzerinde doğrudan bir nedensellik ilişkisinin saptanamamış olması, jeopolitik risklerin reel sektöre olan yansımalarının döviz kuru kanalı üzerinden dolaylı yollarla gerçekleştiğine işaret etmektedir. Bu durum, sürdürülebilir bir ekonomik büyüme ve istikrar için makro ihtiyati tedbirlerin küresel jeopolitik dalgalanmaları içerecek şekilde genişletilmesinin önemini göstermektedir.
Bulguların Önceki Araştırmalarla Karşılaştırılması
Yazarların küresel jeopolitik risklerin döviz kuru üzerindeki anlamlı orta ve uzun vadeli nedensel etkilerine ilişkin ulaştığı ampirik bulgular, Özkan (2020) tarafından BRICS-T ülkeleri için döviz piyasaları üzerinde jeopolitik risklerin oynaklık ve getiri bazında belirleyici bir faktör olduğunu saptayan araştırma sonuçlarıyla paralellik ve uyum göstermektedir(TUNA & ÇALIŞKAN, 2022).
Makalede elde edilen jeopolitik risklerin enflasyon ve döviz kurları üzerindeki orta ve uzun vadeli gecikmeli etkileri, Yalçınkaya (2019) tarafından SVAR yöntemi kullanılarak gerçekleştirilen ve küresel jeopolitik belirsizliklerin Türkiye'nin temel makroekonomik göstergeleri üzerinde belirgin şok etkileri yarattığını ortaya koyan bulgularla desteklenmektedir(TUNA & ÇALIŞKAN, 2022).
Sonuç Bölümünün Sunduğu Çıkarımlar
Bu çalışma, küresel jeopolitik risklerin Türkiye'nin temel makroekonomik dengeleri üzerinde özellikle orta ve uzun vadede son derece belirleyici, kalıcı ve sarsıcı bir etkiye sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Küresel düzeydeki jeopolitik şoklar, doğrudan ve dolaylı kanallar vasıtasıyla ülkenin enflasyonist baskılarını artırmakta ve reel efektif döviz kurunda kırılganlıklar yaratarak ekonomik istikrarı olumsuz etkilemektedir. Sanayi üretimi üzerinde doğrudan bir etki bulunmamasına karşın, döviz kuru kanalı üzerinden dolaylı bir aktarım mekanizmasının varlığı, politika yapıcıların makroekonomik stratejiler geliştirirken küresel risk faktörlerini mutlaka hesaba katmaları gerektiğini göstermektedir(TUNA & ÇALIŞKAN, 2022).
Literatür Taraması İçin Sunduğu Çerçeve
Bu çalışma, jeopolitik risklerin makroekonomik göstergeler üzerindeki etkilerini zamanın ötesinde, frekans boyutunda analiz ederek literatürdeki önemli bir metodolojik boşluğu doldurmaktadır. Geleneksel zaman serisi analizlerinin aksine, değişkenler arasındaki kısa, orta ve uzun vadeli ilişkileri ayrıştırabilen frekans alanı nedensellik yaklaşımını kullanarak, dışsal şokların Türkiye gibi gelişmekte olan piyasalardaki aktarım mekanizmalarını daha hassas bir biçimde ortaya koymaktadır. Özellikle sanayi üretimi üzerindeki doğrudan etkilerin bulunamaması ancak döviz kuru ve enflasyon kanalları üzerinden dolaylı etkilerin saptanması, makroekonomik politika planlamasında jeopolitik risklerin dikkate alınmasının önemini vurgulayan tamamlayıcı bir işlev üstlenmektedir.
Çalışma, jeopolitik riskin makroekonomik değişkenler, enerji piyasaları ve finansal istikrar üzerindeki olumsuz etkilerini inceleyen öncü araştırmaların teorik altyapısını benimsemektedir. Önceki çalışmaların çoğunlukla doğrusal VAR veya SVAR yöntemleriyle genel ve tek boyutlu etkileri ölçmesine karşın, bu araştırma Breitung ve Candelon tarafından geliştirilen spektral ayrışım tekniğini uygulayarak literatürü genişletmektedir. Türkiye örneğinde daha önce yapılmış olan kısıtlı sayıdaki zaman serisi analizlerinden farklılaşarak, jeopolitik risklerin döviz kuru ve enflasyon üzerindeki etkilerinin geçici değil, kalıcı ve uzun vadeli bir yapı arz ettiğini ampirik düzeyde ispat etmektedir.
Bu araştırma, jeopolitik risklerin yükselen piyasa ekonomilerinde makroekonomik istikrarı nasıl tehdit ettiğini gösteren literatür derlemelerine ve sistematik incelemelere çok boyutlu bir veri seti sunarak katkı vermektedir. Çalışmanın 1994-2022 yılları arasındaki geniş zaman aralığını kapsaması, Türkiye ekonomisinin geçirdiği farklı yapısal dönemleri ve küresel krizleri içermesi bakımından tarihsel bir derinlik sağlamaktadır. Derleme çalışmalarında, jeopolitik belirsizliklerin doğrudan reel sektörü vurmadığı, aksine finansal piyasalar ve kur kanalıyla makro-finansal istikrarı dolaylı olarak bozduğu yönündeki kuramsal tartışmalara somut ampirik kanıtlar sağlayarak literatürdeki teorik uzlaşmaya zemin hazırlamaktadır.
Kaynakça
- ÖZKAN, O. (2020). Jeopolitik risklerin döviz piyasaları üzerindeki etkileri: Parametrik olmayan kantil nedensellik testi ile BRICS-T ülkeleri üzerine ampirik bir çalışma. Muhasebe Bilim Dünyası Dergisi, 22(4), 611-628.
- YALÇINKAYA, Ö. (2019). Küresel ekonomik, politik ve jeopolitik belirsizliklerin makroekonomik etkileri: Türkiye ekonomisi üzerine SVAR analizi (1992:Q1-2018Q:2). Yaşar Üniversitesi E-Dergisi, 14(53), 56-73.
Tez ve Makale Araştırmalarında Kullanım
Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki üç araştırma taslağına dönüştürülmüştür.
Tez veya makalede kullanım · literatüre-review
Küresel jeopolitik riskler, gelişmekte olan piyasa ekonomilerinde doğrudan veya dolaylı finansal aktarım kanalları üzerinden makroekonomik dengeleri bozmaktadır.
Türkiye gibi yüksek dışsal duyarlılığa sahip ekonomilerde jeopolitik risklerin döviz kuru ve enflasyon üzerindeki etkilerini kuramsal olarak temellendirmek amacıyla bu çalışmanın bulguları kaynak gösterilebilir(TUNA & ÇALIŞKAN, 2022).
Jeopolitik Risklerin Türkiye'de Doğrudan Yabancı Yatırımlar Üzerindeki Asimetrik Etkileri: Frekans Alanında Bir Analiz
- Araştırma sorusu
- Küresel jeopolitik risklerdeki pozitif ve negatif şoklar, Türkiye'ye gelen doğrudan yabancı yatırımları kısa ve uzun vadede asimetrik olarak nasıl etkilemektedir?
- Yöntem taslağı
- Çalışma, 1994-2023 dönemini kapsayan aylık verilerle tasarlanacaktır. Küresel jeopolitik risk endeksi bağımsız, doğrudan yabancı yatırım akışları bağımlı değişken olacaktır. Analizde asimetrik etkileri yakalamak üzere frekans alanında asimetrik nedensellik testi kullanılacaktır.
Makaleyle bağlantısı: Yazarlar, jeopolitik risklerin makroekonomik değişkenler üzerindeki etkilerinin uzun vadeli ve kalıcı olduğunu saptamıştır. Sermaye hareketlerinin de jeopolitik risklere karşı asimetrik tepkiler verebileceği varsayımı bu ampirik bulgudan türetilmiştir(TUNA & ÇALIŞKAN, 2022).
Tez veya makalede kullanım · Tartışma
Jeopolitik risklerin reel üretim ve sanayi üretimi üzerindeki doğrudan etkisi istatistiksel olarak zayıf kalmakta, ancak döviz kuru oynaklığı üzerinden dolaylı olarak büyümeyi baskılamaktadır.
Tez çalışmasının tartışma bölümünde, doğrudan üretim-jeopolitik risk ilişkisinin anlamlı çıkmadığı durumlarda döviz kuru aktarım mekanizmasını savunmak ve açıklamak için bu çalışmanın dolaylı kanal tespiti kullanılabilir(TUNA & ÇALIŞKAN, 2022).
Bölgesel Jeopolitik Gerilimlerin Türkiye'nin Sektörel İhracat Performansı Üzerindeki Etkileri
- Araştırma sorusu
- Türkiye'nin sınır komşularındaki jeopolitik risk artışları, imalat sanayisinin farklı alt sektörlerinin ihracat hacmini kısa ve uzun vadede nasıl etkilemektedir?
- Yöntem taslağı
- Araştırma, Türkiye'nin sınır komşularına ait bölgesel jeopolitik risk endeksleri ve sektörel ihracat verileri kullanılarak aylık bazda tasarlanacaktır. Toda-Yamamoto ve Breitung-Candelon frekans alanı nedensellik analizi uygulanacaktır.
Makaleyle bağlantısı: Makalede sanayi üretim endeksi ile küresel risk endeksi arasında doğrudan bir nedensellik bulunamamıştır. Bunun nedeni küresel yerine bölgesel risklerin ihracata dayalı sanayi sektörleri üzerindeki farklılaşan etkileri olabilir. Bu sınırlılık sektörel düzeyde araştırılmalıdır(TUNA & ÇALIŞKAN, 2022).
Tez veya makalede kullanım · method
Makroekonomik seriler arasındaki dinamik etkileşimleri kısa, orta ve uzun vade bazında ayrıştırabilmek için spektral ayrışım tabanlı frekans alanı nedensellik testleri tercih edilmelidir.
Uygulamalı bir ekonometri tezinde, Granger nedensellik testlerinin kısıtlılıklarını aşmak ve zamana yayılan nedenselliği açıklamak amacıyla Breitung ve Candelon (2006) testinin metodolojik tercih gerekçesini sunmak için bu çalışmanın yöntemsel altyapısı referans gösterilebilir(TUNA & ÇALIŞKAN, 2022).
Jeopolitik Risklerin Bankacılık Sektörü Kredi Hacmi Üzerindeki Dinamik Etkileri
- Araştırma sorusu
- Küresel jeopolitik riskler, Türkiye'deki ticari ve bireysel kredi hacmini orta ve uzun vadede kur kanalıyla nasıl etkilemektedir?
- Yöntem taslağı
- 2002-2023 dönemini kapsayan aylık BDDK verileriyle, toplam ticari ve bireysel kredi hacimleri ile Caldara ve Iacoviello risk endeksi arasındaki nedensellik ilişkisi frekans alanında incelenecektir. Modelde reel efektif döviz kuru kontrol değişkeni olarak yer alacaktır.
Makaleyle bağlantısı: Makalenin ulaştığı reel efektif döviz kurunun jeopolitik risklerden orta ve uzun vadede güçlü bir şekilde etkilendiği bulgusu, kur artışlarının bankacılık sektöründeki fonlama maliyetleri ve kredi arzı üzerindeki olası etkilerinin incelenmesini gerekli kılmaktadır(TUNA & ÇALIŞKAN, 2022).