Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkeleri, hidrokarbon kaynaklarına dayalı tek tipli ekonomik yapılarını dönüştürmek ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmak amacıyla uluslararası doğrudan yatırımları çekmeye büyük önem vermektedir. Petrol fiyatlarındaki yüksek volatilite, bölge ekonomilerini dış şoklara açık hale getirmekte ve ekonomik çeşitlendirmenin finansmanında yabancı sermayenin, ileri teknolojinin ve yönetimsel bilgi birikiminin rolünü kritik kılmaktadır. Ancak literatürde DYY belirleyicileri üzerine yürütülen araştırmalar çoğunlukla gelişmiş veya gelişmekte olan büyük ekonomilere odaklanmış, KİK bölgesindeki makroekonomik, demografik ve iklimsel faktörlerin bütüncül etkilerini ihmal etmiştir. Bu çalışma, söz konusu alansal ve kuramsal boşluğu doldurarak çevresel değişkenleri ve sürdürülebilirlik göstergelerini bölgesel yatırım modellerine dahil eden kapsamlı bir bağlam sunmaktadır.
Araştırmanın temel amacı, 1990-2019 yılları arasındaki 30 yıllık süreçte altı KİK ülkesinde (Bahreyn, Kuveyt, Umman, Katar, Suudi Arabistan ve BAE) doğrudan yabancı yatırım akışlarını yönlendiren makroekonomik ve çevresel dinamikleri ampirik olarak ortaya koymaktır. Çalışmada zaman serisi verilerinin durağanlık derecelerini belirlemek amacıyla ADF ve LLC panel birim kök testleri uygulanmış, değişkenlerin farklı bütünleşme derecelerine sahip olması nedeniyle panel ARDL (Gecikmesi Dağıtılmış Panel Otoregresif) eşbütünleşme yöntemi tercih edilmiştir. Modelde bağımlı değişken olarak GSYH içindeki net DYY payı alınırken; GSYH büyümesi, enflasyon oranı, işsizlik oranı, kişi başına düşen CO2 emisyonu, nüfus artışı, yağış değişimi, ortalama sıcaklık ve kentleşme oranı açıklayıcı değişkenler olarak analize dahil edilmiş ve değişkenler arasındaki yönlü ilişkiler Granger nedensellik testiyle incelenmiştir.
Elde edilen ampirik bulgular, uzun dönemde bağımsız değişkenlerin büyük çoğunluğunun KİK ülkelerine yönelik DYY akışları üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etkiye sahip olduğunu göstermektedir. GSYH büyümesi, enflasyon oranı ve kentleşme oranı uzun dönemde yatırımları pozitif ve yüksek düzeyde anlamlı (p < 0.01) şekilde etkilerken, işsizlik oranının da beklenenin aksine DYY üzerinde pozitif ve anlamlı bir etkisi tespit edilmiştir. İklimsel ve çevresel göstergelerden kişi başına düşen CO2 emisyonunun artması DYY girişlerini uzun dönemde olumsuz etkilemekte ve yüksek düzeyde anlamlı bir caydırıcı unsur olarak öne çıkmaktadır; buna karşın sıcaklık, yağış ve nüfus değişkenlerinin olumlu yöndeki etkileri istatistiksel anlamlılığa ulaşamamıştır. Kısa dönem ARDL tahminlerinde ise hiçbir değişkenin yatırımlar üzerinde anlamlı bir etki yaratmadığı belirlenmiştir.
Çalışmanın tartışma ve sonuç bölümünde elde edilen ampirik sonuçlar önceki uluslararası literatürle karşılaştırılmış ve bölgesel politika yapıcılar için somut öneriler geliştirilmiştir. CO2 emisyonlarının yatırımları caydırıcı etkisi, temiz üretim teknolojilerinin ve çevre dostu alt yapıların yatırım çekmede ne kadar kritik olduğunu göstererek kirlilik halo hipotezini destekler niteliktedir. Kentleşme ve altyapı yatırımlarının yabancı sermayeyi teşvik edici gücü vurgulanırken, işsizlik ile yatırımlar arasındaki pozitif ilişki bölgenin nitelikli yabancı işgücü bağımlılığı ve yerli işgücü maliyet yapısıyla açıklanmaktadır. Araştırma, KİK ülkelerinin yatırım iklimini iyileştirmek için çevresel sürdürülebilirlik standartlarını benimsemeleri, altyapı ve kentleşme hamlelerini sürdürmeleri ve makroekonomik istikrarı korumaları gerektiğini ampirik delillerle ortaya koymaktadır.
Kuramsal ve kavramsal çerçeve
Çalışma, Solow neo-klasik büyüme modeli ve içsel büyüme kuramının yanı sıra Mundell'in uluslararası sermaye hareketleri modeli ile iktisadi çekim (gravity) modelini temel almaktadır. Çevresel faktörlerin yabancı yatırımlarla ilişkisini açıklamak amacıyla literatürdeki dört ana hipotez olan Porter hipotezi, kirlilik sığınağı (pollution haven) hipotezi, dibe doğru yarış (race-to-bottom) hipotezi ve kirlilik halesi (pollution halo) hipotezi kuramsal zemine entegre edilmiştir. Bu teorik çerçeve, yabancı sermayenin sermaye birikimi ve teknoloji transferi kanalıyla büyümeyi nasıl etkilediğini ve çevresel düzenlemelerin yatırım kararlarındaki rolünü açıklama imkânı tanır.
Makalenin ele aldığı literatür
Makalede uluslararası DYY literatürü makroekonomik, demografik ve çevresel boyutlarıyla ele alınmaktadır. Gelişmekte olan ülkeler, BRICS, MINT, AB ve MENA bölgelerine odaklanan önceki ampirik çalışmalar kapsamlı bir biçimde taranmıştır. Gayrisafi yurt içi hasıla büyümesi, enflasyon, işsizlik, nüfus artışı ve kentleşmenin yatırımlar üzerindeki olumlu ya da olumsuz etkilerine dair literatürdeki çelişkili bulgular vurgulanmıştır. Ayrıca iklim değişikliği ve çevre kirliliğinin (karbon emisyonu, yağış ve sıcaklık) makro düzeyde DYY üzerindeki sınırlı literatür varlığına dikkat çekilerek KİK ülkeleri özelindeki boşluk zemin oluşturmuştur.