Nitel araştırma makalesi incelemesi

DOI: 10.1177/13675494221081547

Para İçin Yapmadım: Ünlü Şeflerin Medya Anlatıları ve Gastro-Kapitalist Sosyal Girişimci

Bu çalışma, neoliberal yönetimsellik çerçevesinde toplumsal sorunların piyasalaştırılması ve gıda alanında moral girişimcilik üzerinden bireyselleştirilmesi tartışmalarını ele almaktadır. Makale, medyanın bu mit yaratma sürecindeki rolünü ve bu yolla neoliberal piyasa mantığını nasıl meşrulaştırdığını sörgülamaktadır.

Yazar
Anders Riel Müller, Bo Ærenlund Sørensen
Yayın
European Journal of Cultural Studies
Tarih
2022-03-18
01

Makalenin Kapsamı ve Akademik İçeriği

Gelişmiş liberal yönetim biçimlerinin bir uzantısı olarak toplumsal sorunların piyasa mekanizmaları aracılığıyla çözülmesi eğilimi, gıda sistemlerinde de köklü bir dönüşüme yol açmıştır. Bu dönüşümün merkezinde, devletin düzenleyici ve denetleyici rollerinden aşamalı olarak çekilerek sorumluluğu bireysel aktörlere devrettiği neoliberal bir yönetimsellik modeli yer almaktadır. Literatürde sosyal girişimcilik olarak adlandırılan bu olgu, toplumsal fayda ile kâr güdüsünü sentezleme vaadiyle sunulmakta ve sıklıkla eleştiriden muaf tutulmaktadır. Ancak ünlü şeflerin ve gıda aktivistlerinin medya aracılığıyla birer toplumsal kurtarıcı olarak sunulması, gıda üretim ve tüketim ilişkilerindeki sistematik eşitsizlikleri ve sömürü mekanizmalarını görünmez kılmaktadır. Bu bağlamda, medyanın bu mitolojik figürleri inşa etme biçimlerinin ve bu anlatıların gıda sektöründeki kapitalist ilişkileri nasıl meşrulaştırdığının eleştirel bir yaklaşımla incelenmesi, alanın en temel sorunsallarından birini oluşturmaktadır.

Bu çalışmanın temel amacı, Danimarka gıda sektörünün en etkili figürlerinden biri, Yeni Nordik Mutfağının kurucusu ve ünlü restoran Noma'nın ortağı Claus Meyer üzerinden, medyanın sosyal girişimcilik anlatılarını nasıl kurguladığını eleştirel bir biçimde çözümlemektir. Araştırmada nitel araştırma desenlerinden biri olan eleştirel söylem analizi benimsenmiş ve ampirik malzeme olarak Danimarka'nın önde gelen beş ulusal gazetesinde 2010 ile 2018 yılları arasında yayımlanan 1200'ü aşkın haber, biyografik portre ve röportaj incelenmiştir. Araştırmacılar, medyanın Meyer'i geleneksel endüstriyel gıda sistemine karşı mücadele eden "küçük adam" olarak konumlandırma stratejilerini analiz etmek için Pascal Dey ve Chris Steyaert'in neoliberal piyasalaşma kuramından ve Max Weber'in karizmatik liderlik kavramsallaştırmasından yararlanmıştır. Medya metinlerinin derinlemesine incelenmesiyle, kamusal beklentilerin gıda girişimciliği üzerinden nasıl şekillendirildiği ve pazar odaklı çözümlerin nasıl kutsandığı ortaya konmuştur.

Analiz bulguları, Danimarka basınının Claus Meyer'i üç ana tema etrafında mitolojik bir kahraman olarak inşa ettiğini göstermektedir. İlk olarak, Meyer'in zorlu bir çocukluktan gastronomi zirvesine yükselişini anlatan kişisel dönüşüm öyküsü, bireysel iradeyi yücelten bir başarı miti olarak kurgulanmıştır. İkinci olarak, medyada dinsel ve manevi alegoriler sıklıkla kullanılarak Meyer, Yeni Nordik hareketinin adeta bir "başrahibi" ya da dünyevi çıkarlardan arınmış karizmatik bir önder gibi resmedilmiştir. Son olarak yazarın parayla olan ilişkisi, zenginliğe karşı duyduğu iddia edilen küçümseme ve kâr amacı gütmeme söylemi üzerinden ahlaki bir boyuta taşınmıştır. Ancak bu anlatılar, Meyer'in devlet fonlarından aldığı devasa finansal destekleri, çok uluslu tarım-gıda tekelleriyle kurduğu yakın ortaklıkları ve şirketlerinde yaşanan sendikal hak ihlalleri ile gıda güvenliği skandallarını tamamen perdelemiştir. Medyanın yarattığı bu "Teflon" marka imajı, Meyer'in şirketini Jersey Adaları merkezli bir vergi cennetiyle ilişkili özel sermaye fonuna satmasını engelleyememiş, aksine bu satışta markanın değerini artıran en önemli PR unsuru olmuştur.

Araştırmanın tartışma ve sonuç kısmında, medyanın sosyal girişimci figürüne yönelik bu eleştirisiz hayranlığının, aslında toplumun piyasalaşma sürecini hızlandıran hegemonik bir araç işlevi gördüğü vurgulanmaktadır. Yazarlar, elde ettikleri bulguları moral girişimcilik ve ünlü şef kültürüne odaklanan mevcut literatürle ilişkilendirerek, alternatif gıda hareketlerinin kapitalist üretim ilişkilerini dönüştürmek bir yana, onları estetize ederek yeniden ürettiğini savunmaktadır. Bu çalışma, Yeni Nordik Mutfağı gibi küresel ölçekte takdir gören alternatif gıda modellerinin ardındaki devlet-sermaye-medya ittifakını deşifre etmesi bakımından literatüre özgün ve eleştirel bir katkı sunmaktadır. Türkiye'deki yerel gıda hareketleri, coğrafi işaretleme çalışmaları ve gastronomi turizmi alanında tez hazırlayan araştırmacılar için bu çalışma; pazar odaklı sürdürülebilirlik söylemlerinin göründüğünün aksine hegemonik neoliberal politikaların birer taşıyıcısı olabileceğini göstererek, analizlerine eleştirel bir derinlik kazandırmaları adına kuramsal ve yöntemsel bir rehber niteliğindedir.

Araştırmanın amacı

Bu çalışmanın amacı, Yeni Nordik Mutfağı'nın kurucularından Danimarkalı gastro-girişimci Claus Meyer'e yönelik medya kapsamını eleştirel bir süzgeçten geçirerek, basının onu nasıl örnek bir sosyal girişimci olarak inşa ettiğini ve bu unvanın şirketinin marka değerini artırmadaki rolünü çözümlemektir(Müller & Sørensen, 2022).

İnceleme ve modelleme yöntemi

Bu çalışma, ünlü şef Claus Meyer'in Danimarka medyasındaki temsillerini ve bu temsillerin neoliberal yönetim biçimleriyle olan ilişkisini analiz etmek için nitel bir medya analizini ve eleştirel söylem çözümlemesini benimsemektedir(Müller & Sørensen, 2022).

Kuramsal ve kavramsal çerçeve

Araştırma, Pascal Dey ve Chris Steyaert'ın neoliberal yönetimsellik ve toplumsalın piyasalaşması kuramlarına dayanmaktadır. Bu çerçevede, sosyal girişimci figürü, toplumsal sorunları bireyselleştiren ve devleti doğrudan düzenleme sorumluluğundan kurtaran bir denetim teknolojisi olarak konumlandırılır. Ayrıca Max Weber'in karizmatik liderlik ve karizmanın ekonomik çıkarları reddetmesi kavramları üzerinden medya anlatılarındaki ahlaki ve manevi söylemler çözümlenmektedir.

Makalenin ele aldığı literatür

Çalışma; alternatif gıda politikaları, moral girişimcilik, ünlü şef kültürü ve gıda sistemlerindeki piyasalaşma süreçlerini ele alan eleştirel gıda çalışmaları literatürüne odaklanmaktadır. Özellikle Jamie Oliver ve benzeri şeflerin ahlaki sorumluluk söylemlerini inceleyen Hollows ve Jones gibi yazarların çalışmaları ile sosyal girişimciliğin bir alan işgali olarak neoliberalleşmesini ele alan eleştirel sosyal bilimler literatürüyle doğrudan diyalog kurulmaktadır.

Araştırma Tasarımı

Evren veya inceleme alanı
2010 ile 2018 yılları arasında beş büyük Danimarka ulusal gazetesinde yayınlanan ve Infomedia veritabanından elde edilen 1200'den fazla Claus Meyer haberinden oluşan medya külliyatıdır.
Örneklem veya araştırma materyali
Biyografik özellikler taşıyan, yazarla veya iş ortaklarıyla yapılmış derinlemesine röportajları içeren ve kurumsal bültenlerden arındırılmış nitel gazete makaleleri.
Veri toplama süreci
Infomedia veritabanı üzerinden 'Claus Meyer' anahtar kelimesiyle arama yapılarak elde edilen medya haberlerinin taranması ve nitel incelemeye uygun makalelerin ayıklanmesi yoluyla toplanmıştır.
Veri analiz yöntemi
Seçilen gazete metinlerinin, sosyal girişimcilik mitini kuran temalar (kişisel dönüşüm, karizmatik/ruhani liderlik ve paraya karşı kayıtsızlık) etrafında eleştirel söylem analizi yöntemiyle çözümlenmesi.
gastro-kapitalist sosyal girişimciYeni Nordik Mutfağı (NNC)medya mitineoliberal yönetim teknolojisitoplumun pazarlaşmasıkarizmatik liderlikkişisel dönüşüm anlatısıparaya karşı kayıtsızlık

Araştırmanın Bulguları

01

Danimarka basını, Claus Meyer'i zorlu bir çocukluktan gelen ve Fransız gastronomisiyle tanıştıktan sonra kişisel ve ahlaki bir dönüşüm yaşayan, adeta sıfırdan kendini inşa eden bir başarı kahramanı olarak resmetmiştir(Müller & Sørensen, 2022).

02

Medya anlatılarında Meyer, dünyevi karlar yerine kutsal bir misyon veya çağrıyla hareket eden, dinsel ve ruhani metaforlarla donatılmış karizmatik bir lider ('Yeni Nordik Mutfağının Başrahibi') olarak konumlandırılmıştır(Müller & Sørensen, 2022).

03

Haberlerde Meyer'in paraya karşı bir tiksinti duyduğu ve finansal kazançlardan çok toplumsal faydayı gözettiği iddia edilerek, onun kapitalist sistemin ve agro-endüstriyel yapının dışında bir figür olduğu efsanesi yaratılmıştır(Müller & Sørensen, 2022).

04

Yeni Nordik Mutfağı hareketi, sanılanın aksine devletten ve büyük gıda sanayisinden bağımsız gelişmemiş; bilakis İskandinav Bakanlar Kurulu ve Arla gibi dev firmalar tarafından finansal olarak doğrudan desteklenmiştir(Müller & Sørensen, 2022).

05

Meyer'in şirketlerindeki sendikal uyuşmazlıklar ve gıda güvenliği krizleri gibi olumsuz durumlar, medyanın inşa ettiği 'iyilik peşindeki sosyal girişimci' imajı sayesinde yumuşatılarak kamuoyundan büyük oranda gizlenmiştir(Müller & Sørensen, 2022).

02

Bulguların Tartışılması ve Araştırmanın Sonucu

Bulguların Yazarlar Tarafından Yorumlanışı

Medyanın Claus Meyer'i zorlu geçmişinden sıyrılarak ahlaki bir dönüşüm geçiren bağımsız bir kahraman şeklinde sunması, onun gerçekte sahip olduğu devlet ve büyük sermaye ağlarını görünmez kılmıştır. Bu durum, bireysel çabayı yücelten pazar odaklı anlatıları güçlendirmiştir.

Meyer'in parayla ilgilenmediği yönündeki iddiaların aksine, onun 'iyiyi hedefleyen vizyöner lider' imajı, şirketinin IK Investment Partners gibi çok uluslu özel sermaye fonlarına yüksek bedellerle satılmasını sağlayan en önemli ticari marka değerini oluşturmuştur.

Analiz, Yeni Nordik Mutfağı hareketinin pazar dışı, düzen karşıtı bir isyan gibi sunulmasına rağmen, İskandinav devletleri ve büyük agro-endüstriyel lobiler tarafından nasıl finanse edildiğini ve bir ulusal markalama stratejisine dönüştürüldüğünü ortaya koymaktadır.

Gastro-girişimcilerin medyada kutsallaştırılması, onların iş yerlerindeki sendikal uyuşmazlıklar ve gıda güvenliği krizleri gibi sistemsel kusurlarını gizlemekte ve kamuoyunun bu sorunlara yönelik eleştirel sörgülamasını zayıflatarak pazarın egemenliğini pekiştirmektedir.

Bulguların Önceki Araştırmalarla Karşılaştırılması

Yazarlar, Dey ve Steyaert'ın sosyal girişimciyi neoliberal bir projenin parçası olarak gören yaklaşımlarını kullanarak, Claus Meyer'in medyada fedakar bir kahraman olarak sunulmasının toplumsal sorunları bireyselleştirdiğini ve pazar odaklı çözümleri meşrulaştırdığını savunmaktadır(Müller & Sørensen, 2022).

Yazarlar, Max Weber'in karizmatik liderlik kuramına atıfta bulunarak, medyanın Claus Meyer'i paraya ve ekonomik kaygılara meydan okuyan, gündelik rutinlerin üstünde bir misyon adamı olarak sunmasının klasik karizmatik otorite inşasıyla örtüştüğünü göstermektedir(Müller & Sørensen, 2022).

Sonuç Bölümünün Sunduğu Çıkarımlar

Bu çalışma, Claus Meyer örneğinde görüldüğü üzere, medyanın eleştirel olmayan sosyal girişimcilik anlatılarının, aslında neoliberal yönetim tekniklerinin bir uzantısı olarak işlev gördüğünü ve devletin toplumsal refah sorumluluklarını bireysel tüketicilere devretmesine aracılık ettiğini ortaya koymaktadır. Gastro-girişimcilerin yarattığı toplumsal değişim illüzyonu, kurulu kapitalist güç ilişkilerini dönüştürmek bir yana, pazar mantığını derinleştirmekte ve şirketlerin marka değerini koruyan koruyucu bir teflon tabakası işlevi görmektedir(Müller & Sørensen, 2022).

Literatür Taraması İçin Sunduğu Çerçeve

Bu çalışma, gıda sosyolojisi ve kültürel çalışmalar literatüründe, ünlü şeflerin ve gastro-girişimcilerin medyatik temsillerini neoliberal yönetimsellik teorisi bağlamında eleştirel bir süzgeçten geçirmektedir. Yaygın yazında toplumsal kalkınmanın ve etik gıda tüketiminin öncüsü olarak alkışlanan sosyal girişimci figürünün, arka plandaki kapitalist ve endüstriyel ağlarla olan yapısal ilişkilerini açığa çıkarmaktadır. Medyanın yarattığı apolitik ve bireyselleştirilmiş kahraman mitlerinin, aslında devletin refah sağlama sorumluluğunu piyasaya ve bireye devretme stratejisine nasıl hizmet ettiğini ampirik kanıtlarla ortaya koymaktadır.

Çalışma, Pascal Dey ve Chris Steyaert tarafından geliştirilen sosyal girişimciliğin neoliberal yeniden yapılandırma aracı olduğu yönündeki kuramsal çerçeveyi gıda sektörüne uygulamaktadır. Geleneksel literatürde sosyal girişimciler ticari kar odaklı girişimcilerin panzehiri olarak sunulurken, bu araştırma bu iki kavram arasındaki sınırların ne kadar geçirgen olduğunu ve pazar mantığının nasıl ahlaki söylemlerle maskelendiğini göstermektedir. Jamie Oliver gibi figürlerin ahlaki girişimciliğini inceleyen önceki kültürel çalışmaların kapsamını genişleterek Yeni Nordik Mutfağı örneğinde devlet-medya-sermaye ortaklığını çözümler.

Literatür taraması yapan araştırmacılar için bu çalışma, gıda alanındaki alternatif hareketlerin ve etik girişimlerin nasıl kolayca birer finansal marka değerine dönüştürülebileceğini gösteren kuramsal ve ampirik bir köprü sunmaktadır. Medyadaki pazarlık dışılık veya paradan nefret etme söylemlerinin, aslında özel sermaye fonları için en çekici yatırım nesnesi haline gelen etik marka değerini inşa ettiğini deşifre etmektedir. Böylece, alternatif gıda ağlarının hegemonyaya eklemlenme süreçlerini analiz eden çalışmalara eleştirel bir metodoloji ve kavramsal set kazandırmaktadır.

Kaynakça

  1. Dey, P., Steyaert, C. (2010). The politics of narrating social entrepreneurship. Journal of Enterprising Communities: People and Places in the Global Economy, 4(1), 85-108.
  2. Weber, M. (1968). Economy and Society; An Outline of Interpretive Sociology. New York: Bedminster Press.
03

Tez ve Makale Araştırmalarında Kullanım

Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki üç araştırma taslağına dönüştürülmüştür.

01

Tez veya makalede kullanım · literatüre-review

Sosyal girişimcilerin medyadaki ahlaki ve hayırsever imajı, aslında şirketlerinin piyasadaki finansal marka değerini artıran en önemli ticari unsurdur.

Tez yazarları, gıda girişimciliğinin piyasa odaklı doğasını ve medyanın bu süreçteki marka oluşturma işlevini bu çalışma üzerinden temellendirebilir(Müller & Sørensen, 2022).

Türkiye'deki Ünlü Şeflerin Sosyal Medya Paylaşımlarında Sürdürülebilirlik ve Sosyal Girişimcilik Anlatılarının Eleştirel Söylem Analizi

Araştırma sorusu
Türkiye'deki popüler gastro-şeflerin Instagram paylaşımlarında kurguladıkları sürdürülebilirlik söylemleri, ticari marka değerleriyle nasıl ilişkilendirilmektedir?
Yöntem taslağı
Son beş yılda en çok takip edilen beş ünlü şefin sosyal medya gönderileri ve video içerikleri toplanarak, nitel eleştirel söylem analizi uygulanacaktır. Örneklem büyüklüğü veri doygunluğu ilkesine göre belirlenecektir.

Makaleyle bağlantısı: Makaledeki medyanın sosyal girişimci imajını inşa ederek ticari marka değeri yaratması bulgusundan hareketle, benzer bir mekanizmanın günümüz dijital medya platformlarında şefler tarafından nasıl uygulandığını anlamak için tasarlanmıştır(Müller & Sørensen, 2022).

02

Tez veya makalede kullanım · Kavramsal çerçeve

Gıda alanındaki sosyal girişimcilik, devletin doğrudan müdahale ve düzenleme yapmaktan kaçındığı neoliberal yönetimsellik döneminin bir aracıdır.

Araştırmacılar, devletin gıda politikalarından çekilmesini ve bu boşluğun piyasa mekanizmalarıyla doldurulmasını bu makaleden yararlanarak açıklayabilir(Müller & Sørensen, 2022).

Coğrafi İşaretli Ürünlerin Ticarileşmesinde Sosyal Girişimcilik Söylemleri ve Yerel Üretici İlişkileri

Araştırma sorusu
Yerel gıda kooperatiflerinin liderleri tarafından kurgulanan sosyal fayda odaklı söylemler, yerel üreticilerin güvencesiz emek süreçlerini nasıl gölgelemektedir?
Yöntem taslağı
Türkiye'deki üç büyük coğrafi işaretli ürün kooperatifinde derinlemesine mülakatlar ve katılımlı gözlem yapılacaktır. Nitel örneklem veri doygunluğu esas alınarak yapılandırılacak ve tematik analiz yöntemi kullanılacaktır.

Makaleyle bağlantısı: Makalenin, Yeni Nordik Mutfağı'nın arkasındaki pazar odaklı girişimcilik mekanizmalarının ve emek uyuşmazlıklarının sosyal misyon söylemiyle görünmez kılınması bulgusuna dayanmaktadır(Müller & Sørensen, 2022).

03

Tez veya makalede kullanım · Tartışma

Medya, gastro-girişimcilerin krizlerini ve emek sömürüsü iddialarını yumuşatarak onlara koruyucu bir teflon tabaka sağlamaktadır.

Tartışma bölümünde, etik gıda markalarının işçi hakları ihlalleri karşısında medyatik meşruiyetlerini nasıl koruduklarını tartışırken kullanılır(Müller & Sørensen, 2022).

Alternatif Gıda Girişimlerinin Çok Uluslu Şirketlere Satış Süreçlerindeki Tüketici Algısı ve Hayal Kırıklığı Söylemleri

Araştırma sorusu
Yerel ve etik üretim iddiasıyla ortaya çıkan gıda markalarının büyük holdingler tarafından satın alınması sonrasında tüketicilerin dijital forumlardaki hayal kırıklığı ve ihanet anlatıları nasıl şekillenmektedir?
Yöntem taslağı
Ekşi Sözlük ve Twitter gibi platformlardaki kullanıcı yorumları netnografi yöntemiyle derlenecek, veri doygunluğuna ulaşılana kadar analiz sürdürülecek ve içerik analizine tabi tutulacaktır.

Makaleyle bağlantısı: Claus Meyer'in şirketlerini bir özel sermaye fonuna satması üzerine Danimarka medyasında ve kamuoyunda oluşan şaşkınlık ve hayal kırıklığı tepkilerinden esinlenilmiştir(Müller & Sørensen, 2022).