Nicel araştırma makalesi incelemesi

DOI: 10.51489/tuzal.1795417

Sosyo-ekonomik farklılaşmanın dijitalleşme üzerindeki etkisi: Kadıköy ve Bağcılar (İstanbul) örneği

21. yüzyılın en önemli sosyo-ekonomik olgusu olan kentler, küreselleşme etkisiyle mekânsal ve toplumsal bir ayrışma süreci içerisindedir. Kapitalist ekonomik yapı ve neoliberal politikalar, gelir dağılımındaki eşitsizlikleri derinleştirerek kentsel mekânda sosyo-mekânsal katmanlaşmaya yol açmaktadır.

Yazar
Hüseyin Melih Özdemir
Yayın
Turkish Journal of Remote Sensing
Tarih
2026-03-24
01

Makalenin Kapsamı ve Akademik İçeriği

21. yüzyılda küresel kentlerin sosyo-ekonomik yapıları homojen bir dağılım sergilememekte, aksine idari sınırlarla birbirinden ayrılan bölgeler arasında keskin farklılaşmalar barındırmaktadır. Bu durum, toplumsal tabakalaşmanın bir yansıması olarak kentsel mekânda fiziksel ve sembolik sınırların oluşmasına sebebiyet vermektedir. Özellikle İstanbul gibi devasa metropollerde, sermaye birikimi ve mesleki uzmanlaşma düzeyleri, bireylerin dijital dünyaya eklemlenme kapasitelerini doğrudan belirleyen bir faktör haline gelmiştir. İncelenen makale, sosyo-mekânsal ayrışmanın dijitalleşme pratikleri üzerindeki belirleyici rolünü Kadıköy ve Bağcılar gibi birbirine zıt sosyo-ekonomik profillere sahip iki ilçe üzerinden kuramsal ve ampirik bir düzlemde sörgülayarak literatürdeki mevcut boşluğu doldurmaya çalışmaktadır.

Araştırmanın temel amacı, farklı sosyo-ekonomik standartlara sahip Bağcılar ve Kadıköy bölgelerinde yaşayan nüfusun dijital erişilebilirlik düzeylerini ve teknolojiye yönelik yaklaşımlarını karşılaştırmalı olarak analiz etmektir. Bu doğrultuda çalışma, değişkenler arasındaki korelasyonu ortaya koymayı hedefleyen ilişkisel tarama modeli üzerine kurgulanmıştır. Araştırma örneklemini, İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen geniş kapsamlı bir anket çalışmasına katılan Bağcılar'dan 190 ve Kadıköy'den 248 olmak üzere toplam 438 yetişkin oluşturmaktadır. Elde edilen nicel veriler, ArcGIS yazılımı kullanılarak mahalle düzeyinde tematik haritalara dönüştürülmüş ve böylece sosyo-ekonomik göstergeler ile dijitalleşme pratikleri arasındaki mekânsal ilişki görsel bir veri setine dayandırılarak çözümlenmiştir.

Ampirik bulgular, her iki ilçede akıllı telefon sahipliği ve internete erişim imkânları gibi temel teknolojik göstergelerin benzerlik gösterdiğini, ancak kullanım niteliği ve araç çeşitliliği noktasında Kadıköy'ün belirgin bir üstünlüğe sahip olduğunu göstermektedir. Özellikle dizüstü bilgisayar kullanımı, sosyal medya aktifliği ve dijital platformların eğitim ile araştırma amaçlı değerlendirilmesi hususunda Kadıköy'ün daha ilerici bir profil sergilediği tespit edilmiştir. Bu farklılaşmanın temelinde, Kadıköy sakinlerinin büyük çoğunluğunun beyaz yakalı meslek gruplarına mensup olması ve yüksek eğitim düzeyine sahip olmalarının yattığı saptanmıştır. Bağcılar'da ise ağırlıklı olarak mavi yakalı iş gücünün bulunması ve dijital göçmen nüfusunun yoğunluğu, dijitalleşme hızının daha sınırlı ve cihaz odaklı kalmasına neden olan temel yapısal etkenler olarak öne çıkmaktadır.

Çalışmanın sonuç ve tartışma bölümünde, kentsel alandaki dijital uçurumun sadece altyapısal bir erişim sorunu olmadığı, aksine sosyo-ekonomik statü, eğitim seviyesi ve kültürel sermaye ile sıkı sıkıya bağlı olduğu vurgulanmaktadır. Makale, dijitalleşme süreçlerinin sosyo-mekânsal sınırları bir ölçüde esnetme potansiyeline sahip olduğunu ancak mevcut eşitsizlikleri de yeniden üretebildiğini savunmaktadır. Bu bağlamda, kentsel politika geliştiricilerin sadece internet erişimini yaygınlaştırmakla yetinmemesi, aynı zamanda dezavantajlı bölgelerde dijital okuryazarlık ve yetkinlik programlarını teşvik etmesi gerektiği önerilmektedir. Araştırma, İstanbul özelinde sunduğu bu ayrıntılı mekânsal analizle, dijital coğrafya ve kent sosyolojisi literatürüne somut bir katkı sunarak gelecekteki kalkınma projeleri için bilimsel bir dayanak oluşturmaktadır.

Araştırmanın amacı

Bu araştırmanın temel amacı, İstanbul'un farklı sosyo-ekonomik standartlara sahip Bağcılar ve Kadıköy ilçelerinde yaşayan nüfusun dijitalleşmeye yönelik yaklaşımlarını, dijital erişilebilirlik düzeylerini ve teknoloji kullanım alışkanlıklarını karşılaştırmalı olarak ortaya koymaktır(Özdemir, 2026).

İnceleme ve modelleme yöntemi

Araştırmada, iki veya daha fazla değişken arasındaki ilişkinin yönünü ve düzeyini belirlemeyi amaçlayan ilişkisel tarama modeli (correlative screening model) benimsenmiştir. Bu kapsamda, İstanbul'un sosyo-ekonomik açıdan farklılaşan iki ilçesi olan Bağcılar ve Kadıköy arasındaki dijitalleşme farkları, ikincil veri kaynakları üzerinden mekânsal analiz yöntemleri ve ArcGIS tabanlı tematik haritalama teknikleri kullanılarak karşılaştırmalı bir yaklaşımla incelenmiştir(Özdemir, 2026).

Kuramsal ve kavramsal çerçeve

Çalışma, David Harvey'in kapitalist toplumdaki mekânsal farklılaşma ve toplumsal ilişkilerin yeniden üretimi kuramına dayanmaktadır. Ayrıca Alvin Toffler'ın Üçüncü Dalga ve Luciano Floridi'nin Dördüncü Devrim kuramları ile Marc Prensky'nin dijital yerli ve dijital göçmen kavramlaştırmaları temel alınmıştır. Mekânın üretimi ve tüketimi tartışmaları eşliğinde dijitalleşme süreci kuramsallaştırılmıştır.

Makalenin ele aldığı literatür

Makale; kentsel ayrışma, neoliberal ekonomik politikalar, dijital dönüşüm, kuşak teorisi ve dijital uçurum üzerine odaklanan geniş bir literatürü kapsamaktadır. İstanbul özelindeki sosyo-ekonomik derecelendirmeler için Mahallem İstanbul ve Dijital Uçurum verileriyle kurulan ilişkiler literatürdeki güncel tartışmalara bağlanmaktadır.

Araştırma Tasarımı

Evren veya inceleme alanı
Araştırmanın evrenini, İstanbul iline bağlı Bağcılar ve Kadıköy ilçelerinde ikamet eden 18 yaş ve üzeri nüfusun tamamı oluşturmaktadır.
Örneklem veya araştırma materyali
Örneklem, İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen geniş kapsamlı bir anket çalışmasından seçilen ve ilgili ilçelerde ikamet eden toplam 438 katılımcıdan (Bağcılar'dan 190, Kadıköy'den 248 kişi) oluşmaktadır.
Veri toplama süreci
İBB tarafından 2021'de gerçekleştirilen Dijital Uçurum anketi verileri, İstanbul Kalkınma Ajansı'nın 2019 tarihli Mahallem İstanbul projesi sosyo-ekonomik skorları ve TÜİK'in 2024 yılı ADNKS nüfus verileri ikincil veri setleri olarak toplanmıştır.
Veri analiz yöntemi
Microsoft Excel ortamında ilçe ve mahalle düzeyinde kategorize edilen anket yanıtlarının aritmetik ortalamaları hesaplanmış; elde edilen nicel veriler ArcGIS (ArcMap) yazılımına aktarılarak mahalle ölçeğinde mekânsal dağılımı gösteren tematik haritalar üretilmiştir.
Sosyo-ekonomik farklılaşmaDijitalleşmeDijital uçurumDijital yerliDijital göçmenBeyaz yakalıMavi yakalıMekânsal ayrışma

Araştırmanın Bulguları

01

Bağcılar ve Kadıköy arasındaki sosyo-mekânsal ayrışma, eğitim düzeyi ve mesleki uzmanlaşma üzerinden belirginleşmektedir; Kadıköy ağırlıklı olarak beyaz yakalıların yaşadığı yüksek statülü mahallelerden oluşurken, Bağcılar mavi yakalı işçilerin yoğunlaştığı alt sosyo-ekonomik kategorilerde yer almaktadır(Özdemir, 2026).

02

Dijital cihaz sahipliği konusunda akıllı telefonlar her iki ilçede de yaygın bir erişim sağlarken, masaüstü ve dizüstü bilgisayar gibi daha ileri düzey dijital araçların kullanımı sosyo-ekonomik düzeyi yüksek olan Kadıköy'de anlamlı derecede daha yüksek frekanslarda seyretmektedir(Özdemir, 2026).

03

İnternetin kullanım amacı sosyo-ekonomik statüye göre farklılaşmaktadır; Kadıköy'deki katılımcılar interneti daha çok eğitim, araştırma ve profesyonel uzaktan çalışma amaçlı kullanırken, Bağcılar'da bu ileri düzey kullanım biçimleri daha sınırlı kalarak temel iletişim sınırlarında yoğunlaşmaktadır(Özdemir, 2026).

04

Hanehalkı büyüklüğü ile sosyo-ekonomik skor arasında ters yönlü bir ilişki mevcuttur; geliri düşük olan Bağcılar ilçesinde ortalama hanehalkı büyüklüğü 3,62 kişi ile yüksek bir değer sergilerken, gelir düzeyi yüksek olan Kadıköy'de bu oran 2,3 kişi seviyesine kadar düşmektedir(Özdemir, 2026).

02

Bulguların Tartışılması ve Araştırmanın Sonucu

Bulguların Yazarlar Tarafından Yorumlanışı

Bulgular, Kadıköy ve Bağcılar arasındaki sosyo-ekonomik makasın eğitim ve mesleki rollerde somutlaştığını göstermektedir. Yazar bu durumu, farklı sosyal sınıfların belirli kentsel alanlarda kümelendiği sosyo-mekânsal ayrışma olgusuyla açıklamaktadır. Bu saptama, toplumsal yapının ekonomik ve kültürel faktörler aracılığıyla kentsel mekana yansıdığına dair Alver ve Harvey'in kuramsal yaklaşımlarıyla tam bir uyum sergilemektedir.

Teknoloji kullanımı açısından bakıldığında, akıllı telefonların her iki bölgede de yüksek penetrasyona sahip olduğu, ancak profesyonel amaçlı bilgisayar kullanımının Kadıköy gibi yüksek statülü alanlarda yoğunlaştığı görülmektedir. Yazar, beyaz yakalı işlerin doğası gereği daha gelişmiş dijital araçlara ve kesintisiz bağlantıya ihtiyaç duyduğunu ileri sürmektedir. Bu durum, Toffler'ın yeni emek biçimlerinin teknoloji bağımlı hale geldiği Üçüncü Dalga teorisini desteklemektedir.

Çalışma, internet erişiminin artık bir lüks olmaktan çıkıp temel bir gereksinim olarak algılandığını, ancak dijital uçurumun erişimden kullanım çeşitliliğine kaydığını vurgulamaktadır. Yazar, altyapı benzer olsa da interneti öz-temsil ve eğitim için kullanma becerisinin sosyo-ekonomik avantajlı gruplarda daha yüksek olduğunu savunmaktadır. Bu argüman, dijital uçurumun entelektüel ve sosyal bağlamda incelenmesi gerektiğini belirten Hilbert'in çalışmalarıyla paralellik kurmaktadır.

Son olarak, araştırma hanehalkı büyüklüğü ile sosyo-ekonomik skor arasında saptanan ters yönlü ilişkinin hane başına düşen internet kullanıcısı sayısını doğrudan etkilediğini kanıtlamaktadır. Yazar, dijitalleşme süreçlerinin homojen olmadığını ve hane yapısı gibi demografik değişkenler tarafından koşullandırıldığını ifade etmektedir. Bu çıkarım, kentsel dinamiklerin ulusal sosyo-ekonomik değişimlerin birer mikrokosmosu olduğunu gösteren TÜİK verileriyle ilişkilendirilerek sonuçlandırılmaktadır.

Bulguların Önceki Araştırmalarla Karşılaştırılması

Yazar, kentsel alanlardaki mekânsal ayrışmanın kapitalist toplumlarda toplumsal ilişkilerin bir yeniden üretimi olduğunu savunan Harvey'in görüşlerini, Kadıköy ve Bağcılar arasındaki statü farklarının dijitalleşme süreçlerine yansımasıyla ilişkilendirmekte ve bu teorik çerçeveyi ampirik bulgularla desteklemektedir(Özdemir, 2026).

Araştırma, dijital uçurumun sadece altyapısal erişimle kısıtlı kalmayıp sosyal ve entelektüel bağlamda ele alınması gerektiğini savunan Hilbert'in yaklaşımıyla uyumlu olarak, Bağcılar ve Kadıköy arasındaki farkın cihaz sahipliğinden ziyade kullanım amaçları ve dijital yetkinlikte düğümlendiğini göstermektedir(Özdemir, 2026).

Sonuç Bölümünün Sunduğu Çıkarımlar

Bu araştırma, dijital uçurumun sadece teknolojiye erişimle değil, aynı zamanda sosyo-ekonomik yapı, eğitim düzeyi ve kültürel sermaye tarafından şekillendirildiğini ortaya koymaktadır. Mobil cihazların yaygınlaşması erişim odaklı eşitsizlikleri bir ölçüde azaltmış olsa da, profesyonel kullanım ve dijital yetkinlik düzeyleri sınıfsal farklılıkları korumaya devam etmektedir. Bu nedenle dijital içerme politikaları sadece altyapıya değil, eğitim ve kültürel katılımı destekleyen bütüncül yaklaşımlara odaklanmalıdır(Özdemir, 2026).

Literatür Taraması İçin Sunduğu Çerçeve

Bu makale, kentsel coğrafya ve dijitalleşme yazınında sosyo-mekânsal ayrışma ile dijital uçurum arasındaki kesişim kümesini ampirik olarak inceleyen kritik bir köprü işlevi görmektedir. Çalışma, klasik kentsel sosyoloji kuramlarını güncel iletişim ve bilgi teknolojileri erişilebilirlik verileriyle harmanlayarak, coğrafi mekânın sanal mekânla olan karmaşık etkileşimini İstanbul'un iki zıt karakteristik özelliğe sahip ilçesi üzerinden haritalandırmaktadır. Geleneksel kentsel ayrışma çalışmalarının fiziksel mekân vurgusunu dijital çağın gereklilikleriyle yeniden yorumlayan metin, coğrafi araştırmalarda dijital katmanların nasıl analiz edileceğine dair nitelikli bir kentsel coğrafya modeli sunmaktadır.

Çalışma, David Harvey'in kapitalist üretim ilişkileri ve mekânsal farklılaşma teorileri ile Henri Lefebvre'in mekânın üretimi ve tüketimi paradigmalarını temel alarak ilerlemektedir. Bununla birlikte, Alvin Toffler'ın üçüncü dalga teorisi ve Luciano Floridi'nin dördüncü devrim yaklaşımı gibi kuramsal temelleri, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve İstanbul Kalkınma Ajansı'nın ikincil veri setleriyle birleştirerek önceki makalelerden ayrışmaktadır. Özellikle Ay ve Kılıç'ın coğrafi dijital uçurum tartışmaları ile Hilbert'in dijital eşitsizliklerin entelektüel bağlamına yönelik saptamalarını yerel ölçekte sınaması, literatürdeki makro düzeyli soyut tartışmaları somut kentsel mahalle analizlerine indirgemesini sağlamaktadır.

Literatür taraması ve kavramsal çerçeve oluşturma aşamasında bu çalışma, araştırmacılara kentsel eşitsizliklerin sadece gelir dağılımı veya konut piyasası üzerinden değil, aynı zamanda dijital okuryazarlık ve teknoloji kullanım pratikleri üzerinden de okenebileceğini gösteren güçlü bir analitik çerçeve sunmaktadır. Makale, tarama modellerinin Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ve ArcGIS programıyla görselleştirilerek kentsel coğrafyaya nasıl adapte edilebileceğini göstermesi bakımından metodolojik bir rehber niteliğindedir. Ayrıca, dijital uçurumun artık sadece temel internet erişiminden ibaret olmadığını, kullanım çeşitliliği ve profesyonel araç yetkinliği ekseninde şekillendiğini kanıtlayarak tarama yazarlarına güncel bir eleştirel bakış açısı kazandırmaktadır.

Kaynakça

  1. Harvey, D. (2022). Kent deneyimi. Sel Yayıncılık.
  2. Hilbert, M. (2015). Digital divide(s). The international encyclopedia of digital communication and society. Wiley.
03

Tez ve Makale Araştırmalarında Kullanım

Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki üç araştırma taslağına dönüştürülmüştür.

01

Tez veya makalede kullanım · literatüre-review

Sosyo-ekonomik farklılaşma ile dijitalleşme ve teknoloji araçlarının kullanım frekansı arasında doğrudan bir ilişki bulunmaktadır.

Kentsel coğrafyada gelir düzeyinin bilgisayar ve akıllı telefon gibi ileri düzey teknoloji araçlarının kullanım sıklığını nasıl etkilediğini ampirik bir örnekle açıklamak amacıyla literatür taramasında kullanılır(Özdemir, 2026).

Metropoliten Alanlarda Mesleki Gruplara Göre Dijital Erişim Farklılıklarının Mahalle Bazlı İncelenmesi

Araştırma sorusu
İstanbul'un farklı mesleki yoğunluklara sahip ilçelerinde yaşayan bireylerin dijital araç kullanım amaçları ve süreleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık var mıdır?
Yöntem taslağı
Evren, İstanbul metropoliten alanında ikamet eden 18 yaş üstü bireylerdir. Örneklem büyüklüğü, %95 güven aralığında ve %5 hata payıyla gerçekleştirilecek güç analizi (power analysis) sonuçuna göre belirlenecektir. Nitel derinleşme için ise veri doygunluğuna (data saturation) ulaşılana kadar yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılacaktır. Veriler anket ve mülakat aracılığıyla toplanacak, SPSS ile korelasyon analizi ve ArcGIS ile mekânsal dağılım haritalandırması yapılacaktır.

Makaleyle bağlantısı: Makalenin Kadıköy ve Bağcılar karşılaştırmasında beyaz ve mavi yaka ayrımının dijital kullanım sürelerine etkisini saptayan bulgusundan türetilmiştir(Özdemir, 2026).

02

Tez veya makalede kullanım · Kavramsal çerçeve

Hanehalkı büyüklüğü ile sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyi arasında ters yönlü bir ilişki mevcuttur.

Demografik göstergelerin kentsel sosyo-ekonomik skorlar üzerindeki etkisini teorik olarak temellendirmek ve hanehalkı büyüklüğünün dijital kaynak paylaşımına etkisini tartışmak için kavramsal çerçevede yer verilir(Özdemir, 2026).

Hanehalkı Demografik Yapısı ile Eğitim Amaçlı İnternet Kullanım Pratikleri Arasındaki İlişkinin Coğrafi Analizi

Araştırma sorusu
Hanehalkı büyüklüğü ve sosyo-ekonomik skor seviyeleri, bireylerin interneti eğitim ve araştırma amacıyla kullanma sıklığını nasıl etkilemektedir?
Yöntem taslağı
Araştırmanın evrenini TÜİK adres kayıt sistemine göre belirlenen farklı sosyo-ekonomik skor gruplarındaki mahalle halkı oluşturur. Örneklem sayısı evren büyüklüğüne göre istatistiksel güç analizi formülleriyle hesaplanacaktır. Veri toplama aracı olarak ankette geçerliği ve güvenirliği kanıtlanmış Hanehalkı Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması ölçeği kullanılacaktır. Veriler doğrusal regresyon ve mekânsal otokorelasyon analizleriyle değerlendirilecektir.

Makaleyle bağlantısı: Makale sonuçlarında vurgulanan hanehalkı büyüklüğü ile internet kullanım amaçları arasındaki ters yönlü ilişkiden ve demografik değişkenlerin etkisinden hareketle tasarlanmıştır(Özdemir, 2026).

03

Tez veya makalede kullanım · Tartışma

Mobil cihazların yaygınlaşması erişim eşitsizliğini azaltırken, profesyonel ve eğitim amaçlı kullanımda sınıfsal farklılıklar devam etmektedir.

Tartışma bölümünde dijital uçurumun boyut değiştirdiği argümanını desteklemek ve internetin eğitim ile araştırma amacıyla kullanımındaki mahalle bazlı farklılıkları yorumlamak için kullanılır(Özdemir, 2026).

Dijital Uçurumun Dönüşümü: Mobil Cihaz Yaygınlığı ile Bilgisayar Sahipliği Arasındaki Sınıfsal Farkların İncelenmesi

Araştırma sorusu
Akıllı telefonların evrensel erişilebilirliğine rağmen, masaüstü ve dizüstü bilgisayar sahipliğindeki sınıfsal farklılıklar dijital yetkinlik düzeyini nasıl şekillendirmektedir?
Yöntem taslağı
Çalışmanın evrenini metropol çeperindeki farklı gelişmişlik düzeyindeki mahalleler oluşturur. Örneklem, katmanlı örnekleme yöntemiyle seçilecek olup örneklem hacmi istatistiksel güç analiziyle saptanacaktır. Veri toplama sürecinde derinlemesine gözlem ve anket uygulanacaktır. Veri analizi aşamasında ki-kare bağımsızlık testi ve çok değişkenli varyans analizi (MANOVA) tercih edilecektir.

Makaleyle bağlantısı: Makalede akıllı telefonların her iki bölgede de yaygın olduğu ancak masaüstü bilgisayar kullanımının yüksek gelirli bölgelerde yoğunlaştığı bulgusundan türetilmiştir(Özdemir, 2026).