Nicel araştırma makalesi incelemesi
DOI: 10.2196/67515TikTok Üzerinden Maui Orman Yangınlarına İlişkin Kriz İletişimi: Bir Yıllık Gönderi Etkileşimlerinin İçerik Analizi
Afet iletişimi alanında sosyal medya, geleneksel haber kaynaklarının yerini almaya başlamış ve kriz anlarında toplumsal mobilizasyonun temel aracı haline gelmiştir. Ancak TikTok gibi eğlence odaklı platformların kriz sırasında nasıl bir bilgi kaynağına dönüştüğü ve kullanıcı etkileşimini hangi unsurların tetiklediği üzerine tartışmalar sürmektedir.
Makalenin anahtar kelimeleri
- Yazar
- Jim P Stimpson, Aditi Srivastava, Ketan Tamirisa, Joseph Keaweʻaimoku Kaholokula, Alexander N Ortega
- Yayın
- JMIR Formative Research
- Tarih
- 2025-03-04
Makalenin Kapsamı ve Akademik İçeriği
Doğal afetler ve kamu sağlığı krizleri sırasında dijital platformların rolü giderek artarken TikTok, kısa biçimli video formatı ve algoritmik yapısıyla kriz iletişiminde merkezi bir konuma gelmiştir. Geleneksel medya kanallarının aksine, kullanıcı kaynaklı içeriklerin ön plana çıktığı bu platform, afet anında gerçek zamanlı bilgi akışı sağlarken aynı zamanda duygusal bağ ve toplumsal dayanışma ağlarının kurulmasına aracılık etmektedir. Ancak bu mecradaki kriz odaklı söylemlerin nasıl yapılandığı ve dezenformasyonun bu süreçteki yayılım dinamikleri üzerine yapılan ampirik çalışmaların kısıtlılığı, kriz yönetim stratejilerinin optimize edilmesi önünde bir engel teşkil etmektedir. Bu bağlamda makale, afet sonrası müdahale ve iyileşme süreçlerinde TikTok'un işlevselliğini sörgülayarak alan yazındaki bu boşluğu doldurmayı hedeflemektedir.
Araştırmanın temel amacı, Sosyal Aracılı Kriz İletişimi teorisi ışığında 2023 Maui orman yangınlarına dair TikTok içeriklerinin kamuoyu etkileşimini nasıl şekillendirdiğini çözümlemektir. Bu doğrultuda 8 Ağustos 2023 ile 9 Ağustos 2024 tarihleri arasındaki bir yıllık süreci kapsayan 275 özgün gönderi, tematik doygunluk ilkesine dayanılarak analiz edilmiştir. İçerikler; afet anı, hemen sonrası ve uzun vadeli iyileşme olmak üzere üç döneme ayrılarak iki bağımsız araştırmacı tarafından kodlanmış ve yüksek bir gruplar arası güvenilirlik düzeyine ulaşılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde, beğeni ve paylaşım sayıları gibi etkileşim metrikleri ile video uzunluğu, müzik kullanımı, içerik temaları ve etiket grupları arasındaki ilişkileri belirlemek amacıyla çok değişkenli doğrusal regresyon modellerinden yararlanılmıştır.
Analiz sonuçları, en yüksek etkileşim oranlarının yangınların meydana geldiği kriz evresinde gerçekleştiğini ve zaman ilerledikçe toplumsal ilginin belirgin şekilde azaldığını ortaya koymaktadır. Etki ve Hasar ile Kişisel Anlatılar temalı videoların görsel derinliği ve duygusal ağırlığı sayesinde izleyicilerle en güçlü bağı kurduğu, buna karşın Hükümet ve Politika Yanıtları gibi daha teknik konuların nispeten düşük etkileşim aldığı görülmüştür. Dikkat çekici bir bulgu olarak, dezenformasyon ve sahte haber içeren gönderilerin paylaşım başına en yüksek katsayıya sahip olması, yanlış bilginin kriz anlarındaki viralliğini kanıtlamaktadır. Ayrıca turizm etkileri ve yardım çabaları gibi temaların da kullanıcılar nezdinde yüksek karşılık bulduğu, video uzunluğu ile etkileşim arasında ise azalan getiriler yasasına uygun bir ilişki olduğu saptanmıştır.
Çalışmanın sonuçları, acil durum yönetimi ve kamu sağlığı yetkililerinin sosyal medya stratejilerini geliştirirken sadece bilgilendirici içeriklere değil, aynı zamanda duygusal rezonans sağlayan anlatılara odaklanmaları gerektiğini göstermektedir. TikTok'un hem kritik güncellemeleri yayma hem de dezenformasyonu büyütme potansiyeli, stratejik içerik moderasyonunun ve kanıta dayalı mesajlaşmanın önemini bir kez daha vurgulamaktadır. Literatür açısından bu araştırma, SMCC teorisinin kısa video formatındaki platformlara uygulanabilirliğini test ederek kriz iletişiminin zamansal evrimine dair somut veriler sunmaktadır. Bu bulgular, gelecek afetlerde toplumsal dirençliliğin artırılması ve dijital kriz yönetimi protokollerinin sosyal medya platformlarının özgün etkileşim dinamiklerine göre yeniden yapılandırılması için akademik ve pratik bir zemin oluşturmaktadır.
Araştırmanın amacı
Bu çalışmanın amacı, Sosyal Aracılı Kriz İletişimi (SMCC) teorisi çerçevesinde, Ağustos 2023 Maui orman yangınlarına ilişkin TikTok gönderilerinin içerik temalarını, kamuoyu etkileşim kalıplarını ve dezenformasyon yayılımını bir yıllık bir zaman diliminde analiz etmektir(Stimpson et al., 2025).
İnceleme ve modelleme yöntemi
Bu ampirik çalışma, TikTok platformunda Maui orman yangınları hakkında paylaşılan içeriklerin tematik kategorilerini ve kamuoyu etkileşim metriklerini çok değişkenli doğrusal regresyon modelleri aracılığıyla inceleyen kantitatif bir içerik analizi tasarımını benimsemektedir(Stimpson et al., 2025).
Kuramsal ve kavramsal çerçeve
Araştırma, kriz durumlarında bireylerin dijital ortamlarda nasıl bilgi aradığını, paylaştığını ve tepki verdiğini açıklayan Sosyal Aracılı Kriz İletişimi (SMCC) teorisi üzerine inşa edilmiştir. Teori; talimat verici, uyum sağlayıcı ve destekleyici mesaj türlerinin etkileşim üzerindeki farklı etkilerini analiz etmek için kullanılmıştır.
Makalenin ele aldığı literatür
Çalışma; TikTok'un halk sağlığı ve iklim değişikliği iletişimindeki artan rolü, COVID-19 pandemisi sırasında resmi makamların platformu kullanımı ve afet yönetimi bağlamında sosyal medyanın kurumsal olmayan, kullanıcı kaynaklı içerikler üzerindeki etkisi literatürüne odaklanmaktadır. Ayrıca kriz anlarında görsel anlatıların duygusal etkisi ve dezenformasyonun viralliği üzerine yapılan tartışmalara katkı sunmaktadır.
Araştırma Tasarımı
- Evren veya inceleme alanı
- Ağustos 8, 2023 ile Ağustos 9, 2024 tarihleri arasında TikTok platformunda Maui orman yangınları ile ilgili etiketler altında paylaşılan tüm halka açık video gönderileri.
- Örneklem veya araştırma materyali
- Tematik doygunluğa ulaşılana kadar seçilen ve belirli anahtar kelimeler ile etiketler taranarak elde edilen 275 benzersiz TikTok gönderisi.
- Veri toplama süreci
- TikTok arama işlevselliği kullanılarak #MauiStrong ve #MauiWildfires gibi afet ile ilgili etiketleri içeren gönderiler toplanmış; kopya içerikler ve yangınla ilişkisiz paylaşımlar ayıklanarak iki araştırmacı tarafından tema kodlaması bağımsız olarak gerçekleştirilmiştir.
- Veri analiz yöntemi
- Beğeni ve paylaşım metriklerinin dağılımını normalleştirmek amacıyla logaritmik dönüşüm uygulanmış; içerik temalarının, zaman aralıklarının ve video özelliklerinin etkileşim üzerindeki ilişkilerini değerlendirmek için çok değişkenli doğrusal regresyon modelleri ve sağlam regresyon testleri kullanılmıştır.
Araştırmanın Bulguları
Analiz edilen toplam 275 TikTok gönderisinin yarıya yakını immediate aftermath yani acil takip eden dönemde gerçekleşmiş olup en yüksek ortalama beğeni ve paylaşım sayıları doğrudan kriz olayı sırasında yapılan paylaşımlarda elde edilmiştir(Stimpson et al., 2025).
Etki ve hasar ile kişisel anlatılar ve röportajlar gibi temalar, kullanıcıların krizin görsel ve duygusal büyüklüğünü paylaşmasını sağlayarak beğeni ve paylaşım metriklerinde yüksek oranlarda istatistiksel olarak anlamlı artışlar yaratmıştır(Stimpson et al., 2025).
Yanlış bilgi ve sahte haber temalarını içeren videolar sayısal olarak sınırlı kalmasına rağmen paylaşımlar üzerinde en yüksek katsayıya sahip olarak kullanıcı etkileşimini ve yayılımını artırmada belirgin bir etki göstermiştir(Stimpson et al., 2025).
Zamanın ilerlemesiyle birlikte kriz anından uzun vadeli iyileşme evresine geçildikçe hem ortalama beğeni hem de paylaşım miktarlarında belirgin bir düşüş gözlenmiş, bu durum kamusal ilginin zamanla azaldığını doğrulamıştır(Stimpson et al., 2025).
Bulguların Tartışılması ve Araştırmanın Sonucu
Bulguların Yazarlar Tarafından Yorumlanışı
Bu araştırma, Maui orman yangınları bağlamında TikTok platformunun kriz sürecindeki rolünü inceleyerek, kullanıcıların afet durumlarında bilgi arama ve paylaşma eğilimlerinin Sosyal Aracılı Kriz İletişimi teorisiyle nasıl örtüştüğünü ortaya koymaktadır. Elde edilen bulgular, görsel ve duygusal açıdan zengin içeriklerin kamusal etkileşimi doğrudan yönlendirdiğini kanıtlamaktadır.
Yazarlar, kişisel anlatılar ve etki odaklı paylaşımların geleneksel haber kaynaklarına kıyasla daha yüksek oranda etkileşim topladığını belirtmektedir. Bu durum, bireylerin afet anında resmi duyurulardan ziyade hayatta kalanların deneyimlerine ve toplumsal dayanışma çağrılarına daha fazla rezonans gösterdiğini açıklamaktadır.
Tartışma bölümünde, çalışmanın sonuçları benzer sosyal medya analizleriyle karşılaştırılmış ve platform özelindeki algoritmik yapıların bilgi yayılımındaki rolü irdeşenmiştir. Özellikle yanlış bilgi içeren gönderilerin yüksek etkileşim alması, kriz iletişiminde acil stratejik müdahalelerin ve proaktif denetim mekanizmalarının kurulmasını zorunlu kılmaktadır.
Yazarlar genel sonuç olarak, acil durum yöneticileri ve halk sağlığı yetkililerinin sosyal medya dinamiklerini doğru okuması gerektiğini vurgulamaktadır. Kriz sonrası uzun vadeli iyileşme evresinde halkın ilgisini canlı tutacak kanıta dayalı mesajlaşma stratejilerinin geliştirilmesi, toplumsal direncin artırılması açısından kritik önem taşımaktadır.
Bulguların Önceki Araştırmalarla Karşılaştırılması
Yazarlar, elde ettikleri bulguların aynı Maui orman yangını üzerine yapılan ve görsel canlılığın TikTok etkileşiminde anahtar bir yordayıcı olduğunu öne süren önceki bir çalışmayla uyumlu olduğunu, ancak bu çalışmanın dijital hikaye anlatımı çerçevesinden farklı olarak Sosyal Aracılı Kriz İletişimi teorisini uygulayarak literatüre katkı sağladığını vurgulamıştır(Stimpson et al., 2025).
Sonuç Bölümünün Sunduğu Çıkarımlar
Sonuç olarak, bu çalışma TikTok platformunun doğal afetler sırasında gerçek zamanlı iletişim, duygusal destek ve farkındalık yaratma açısından son derece etkili bir araç olduğunu göstermektedir. Yazarlar, kriz yanıt ve kurtarma çabalarının iyileştirilmesi için yanlış bilgiyle mücadele edilmesi ve iyileşme evresinde kamusal katılımın sürdürülmesi gerektiğine dikkat çekmiştir(Stimpson et al., 2025).
Literatür Taraması İçin Sunduğu Çerçeve
Bu makale, doğal afetler sırasında bireylerin dijital platformlardaki bilgi arama ve paylaşma davranışlarını Sosyal Aracılı Kriz İletişimi teorisi perspektifinden inceleyerek literatüre özgün bir katkı sunmaktadır. Özellikle geleneksel medyanın aksine kullanıcı türevli içeriklerin ağırlık kazandığı TikTok platformunu odağa alması, kriz anındaki kamusal etkileşim kalıplarının mikro düzeyde anlaşılmasını sağlamaktadır. Çalışma, afet iletişiminde görsel ve duygusal dinamiklerin rolünü ortaya koyarak, acil durum yöneticileri ve halk sağlığı uzmanları için dijital mecraların etkin kullanımı konusunda kuramsal bir dayanak oluşturmaktadır.
Önceki çalışmalar genellikle Facebook ve Twitter gibi metin ve fotoğraf odaklı ağlar üzerinde yoğunlaşırken, bu araştırma kısa video formatının sunduğu etkileşim olanaklarını inceleyerek bu alandaki boşluğu doldurmaktadır. Yazarlar, geçmiş literatürde ele alınan dijital hikaye anlatımı ve kriz teorilerini bir adım öteye taşıyarak, bir yıllık genişletilmiş bir zaman diliminde toplumsal tepkilerin evrimini analiz etmiştir. Böylece önceki araştırmaların kısa vadeli anlık odaklarını uzun vadeli bir perspektifle birleştirerek, afet sonrası iyileşme evresindeki katılım düşüşlerini ampirik olarak belgelemiştir.
Literatür taraması bağlamında bu çalışma, sosyal medyanın yalnızca bilgi yayma aracı olmadığını, aynı zamanda yanlış bilginin hızla yayıldığı karmaşık bir enformasyon ekosistemi olduğunu kanıtlayan güçlü kanıtlar sunmaktadır. Derlemede, kriz iletişim stratejilerinin oluşturulmasında platform özelliklerinin ve algoritmik yapıların göz önünde bulundurulması gerekliliğini vurgulayan kilit bir kaynak işlevi görmektedir. Araştırmacılara, afet yönetiminde resmi açıklamalar ile halkın duygusal rezonansı arasındaki köprünün nasıl kurulabileceğine dair somut analitik bulgular sağlamaktadır.
Kaynakça
- Liu, W., Zhao, X., Zhan, M., Hernandez, S. (2024). Streaming disasters on TikTok: examining social mediated crisis communication, public engagement, and emotional responses during the 2023 Maui wildfire. Public Relations Review, 50(5), 102512.
Tez ve Makale Araştırmalarında Kullanım
Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki üç araştırma taslağına dönüştürülmüştür.
Tez veya makalede kullanım · literatüre-review
Sosyal medya platformları kriz anlarında geleneksel medyanın önüne geçerek gerçek zamanlı bilgi yayılımının ana merkezi haline gelmektedir.
Tezin literatür taraması bölümünde, dijital mecraların kriz yönetimindeki rolünü kanıtlamak amacıyla TikTok platformunun acil durum iletimindeki işlevselliği ampirik verilerle desteklenecektir(Stimpson et al., 2025).
Doğal Afet Sonrası TikTok Üzerinde Dezenformasyonun Yayılım Dinamikleri
- Araştırma sorusu
- Afet sonrası farklı zaman dilimlerinde yayılan yanlış bilgi içerikli TikTok videolarının kullanıcı etkileşim metrikleri üzerindeki belirleyicileri nelerdir?
- Yöntem taslağı
- Evren, son beş yılda yaşanan büyük çaplı doğal afet etiketleriyle paylaşılan halka açık TikTok videolarından oluşmaktadır. Örneklem büyüklüğü veri doygunluğu ilkesiyle belirlenecek olup, veriler anahtar kelime aramalarıyla toplanacak ve çok değişkenli regresyon analizi ile incelenecektir.
Makaleyle bağlantısı: Bu öneri, makalenin yanlış bilgi içeren gönderilerin en yüksek katsayıya sahip olduğu bulgusundan türetilmiş olup, dezenformasyonun dijital platformlardaki virallik mekanizmalarını derinlemesine incelemeyi amaçlamaktadır(Stimpson et al., 2025).
Tez veya makalede kullanım · Tartışma
Duygusal rezonansı yüksek ve görsel açıdan zengin içerikler, kamuoyunun dikkatini çekmede bilgilendirici duyurulardan çok daha yüksek etkileşim oranları yaratmaktadır.
Tartışma bölümünde, bireylerin afet süreçlerindeki enformasyon tüketim alışkanlıklarının neden duygusal temelli içeriklere yöneldiği bu çalışma bulgularıyla açıklanacaktır(Stimpson et al., 2025).
Kriz İletişiminde Zamansal Evrim: Acil Dönemden İyileşmeye Kamusal İlginin Değişimi
- Araştırma sorusu
- Bir doğal afetin acil evresinden uzun vadeli iyileşme evresine geçiş sürecinde sosyal medya kullanıcılarının paylaşımlarına gösterdiği etkileşim oranları nasıl bir değişim göstermektedir?
- Yöntem taslağı
- Materyal olarak bir yıllık süre zarfında afet etiketleriyle etiketlenmiş tüm platform paylaşımları seçilecektir. Güç analizi yapılarak belirlenecek örneklem üzerinden zaman serisi analizi ve karşılaştırmalı istatistiksel testler uygulanacaktır.
Makaleyle bağlantısı: Bu araştırma, makalenin kriz anından uzun vadeli iyileşmeye doğru gidildikçe beğeni ve paylaşım metriklerinde görülen düşüş bulgusunu farklı bir afet krizinde test etmek üzere tasarlanmıştır(Stimpson et al., 2025).
Tez veya makalede kullanım · Tartışma
Kriz ortamlarında yanlış bilgi içeren paylaşımlar sayısal olarak azınlıkta kalsa bile son derece yüksek yayılım hızı ve etkileşim potansiyeli barındırmaktadır.
Tezin sonuç ve öneriler kısmında, afet yönetiminde dezenformasyonun yıkıcı etkilerini ele alırken sahte haberlerin viral olma eğilimini vurgulamak için kullanılacaktır(Stimpson et al., 2025).
Sosyal Medyada Afet Farkındalığı: Etki ve Hasar Odaklı İçeriklerin Rolü
- Araştırma sorusu
- Afet bölgelerinden paylaşılan etki ve hasar odaklı görsel içerikler ile kişisel anlatıların kamuoyu destek davranışları üzerindeki net etkisi nedir?
- Yöntem taslağı
- Gözlemsal tasarım benimsenerek, etiket taramasıyla elde edilen videolar bağımsız iki kodlayıcı tarafından tema bazlı kodlanacaktır. Nitel veri doygunluğu sağlandığında toplanan veriler üzerinde çok değişkenli doğrusal regresyon modelleri çalıştırılacaktır.
Makaleyle bağlantısı: Çalışmanın 'Impact and Damage' ile 'Personal Narratives' temalarının etkileşim üzerindeki istatistiksel olarak anlamlı artırıcı rolüne dayanmakta olup, görsel anlatıların toplumsal tepkiyi nasıl yönlendirdiğini araştırır(Stimpson et al., 2025).