Nicel araştırma makalesi incelemesi

DOI: 10.1371/journal.pone.0293239

Türkiye 2023 Cumhurbaşkanlığı Seçiminin Adli Analizi Uzak Bölgelerde Aşırı Oy Kaymalarını Ortaya Koymaktadır

Demokratik seçimlerin dürüstlüğü ve şeffaflığı, siyasal rejimlerin meşruiyetinin temel şartlarından biridir. Otoriterleşme eğilimlerinin yaşandığı ve kamu kaynakları ile medya erişiminde belirgin dengesizliklerin bulunduğu ortamlarda seçim güvenliği tartışmaları öne çıkmaktadır.

Yazar
Peter Klimek et al.
Yayın
PLoS ONE
Tarih
2023-11-15
01

Makalenin Kapsamı ve Akademik İçeriği

Demokratik yönetimlerde seçim bütünlüğünün korunması, halk iradesinin tecelli etmesi açısından kurumsal bir zorunluluktur. Türkiye'de 2017 referandumuyla kabul edilen ve yürütme yetkisini cumhurbaşkanında toplayan sistemin ardından seçimlerin adilliği ve rekabet koşulları akademik literatürde yoğun biçimde tartışılmıştır. Kamu medyasındaki dengesiz temsil, oy verme süreçlerindeki usulsüzlük iddiaları ve geçmiş seçimlerde gözlemlenen istatistiksel sapmalar, seçim güvenliğine dair kaygıları artırmıştır. Sayısal veri analitiğine dayanan seçim adli incelemeleri, oy ve katılım dağılımlarındaki doğal olmayan örüntüleri saptayarak hile risklerini değerlendirmektedir. Bu doğrultuda 2023 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde olası hile parametrelerinin büyüklüğü ve bölgesel oy kaymalarının yapısı çözümlenmesi gereken temel araştırma problemini oluşturmaktadır.

Bu çalışmanın amacı, 2023 Türkiye cumhurbaşkanlığı seçimlerinin birinci ve ikinci turlarına ait sandık bazlı oy verilerini nicel adli analiz yöntemleriyle inceleyerek sandık basma ve seçmen baskısı gibi usulsüzlüklerin izlerini tespit etmektir. Yüksek Seçim Kurulu tarafından sağlanan turlar arası sandık düzeyindeki veriler (1. turda 191.872, 2. turda 192.214 seçim birimi) parametrik oy-katılım modelleri ve standartlaştırılmış seçim parmak izi testleri ile analiz edilmiştir. Araştırmada küçük sandıklardaki katılım ve oy artışlarını değerlendirmek için Jiménez ve arkadaşlarının geliştirdiği seçmen yönlendirme testi uygulanmıştır. Ayrıca birinci tur ile ikinci tur arasındaki oy kaymalarını belirlemek amacıyla çekirdek yoğunluk tahmini ve simetrik oy kayma dağılımı modeli kullanılarak aşırı sapma gösteren ilçeler tespit edilmiştir.

Analiz sonuçları, 2023 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde 2018 seçimlerine kıyasla istatistiksel hile parametrelerinin küçüldüğünü göstermektedir. Sandık basma testinde etkilenen sandık oranı birinci turda %2,4 (SD %1,9), ikinci turda ise %1,9 (SD %1,7) olarak hesaplanmış ve istatistiksel olarak anlamlılık düzeyinin altında kalmıştır. Seçmen baskısı testinde ise özellikle 100'den az seçmeni olan veya toplamda iki ve daha az sandığı bulunan uzak alanlarda yüksek oy ve yüksek katılım gösteren iki modlu bir dağılım saptanmıştır. Birinci turdan ikinci tura geçişte Recep Tayyip Erdoğan lehine yaşanan aşırı oy kaymalarının 342.000 ilave oya (%0,64) denk geldiği ve bu kaymaların Doğu ve Güneydoğu Anadolu'daki 38 ilçede yoğunlaştığı belirlenmiştir. Gözlemlenen bu toplam oy sapması, seçim sonuçunu değiştirecek %4,36'lık farkın altında kalmıştır.

Elde edilen bulgular, Türkiye'deki seçimlerde hile iddialarına yol açan istatistiksel sapmaların varlığını sürdürdüğünü ancak 2018 yılına göre etkisinin azaldığını doğrulamaktadır. Yazar, uzak bölgelerde gözlemlenen aşırı oy kaymalarının ve seçmen baskısı izlerinin literatürde tanımlanan ailevi veya ekonomik yönlendirme mekanizmalarıyla uyumlu olduğunu belirtmektedir. Seçim sonuçlarının Türkiye rejimi açısından çoğunlukla özgür fakat adil olmayan yapıyı pekiştirdiği ve siyasal rekabet alanını iktidar lehine eğdiği ifade edilmektedir. Bu çalışma, Türk siyaseti ve seçim güvenliği alanında araştırma yapan akademisyenler için oy sandığı düzeyinde veri madenciliği, adli seçim yöntemlerinin uygulanması ve bölgesel oy kaymalarının modellenmesi konularında somut ampirik ve yöntemsel bir referans sunmaktadır.

Araştırmanın amacı

Bu çalışmanın amacı, Türkiye 2023 cumhurbaşkanlığı seçimlerinin her iki turuna ait oy sandığı düzeyindeki resmi verileri adli seçim analizi yöntemleriyle inceleyerek sandık basma, seçmen baskısı ve sandık düzeyindeki oy kaymalarına ilişkin istatistiksel sapmaları belirlemektir(Klimek et al., 2023).

İnceleme ve modelleme yöntemi

Çalışmada, seçim dürüstlüğünü ve olası hile kaynaklarını tespit etmek amacıyla ampirik ve adli seçim analizlerine dayanan istatistiksel bir adli bilişim (election forensics) yaklaşımı benimsenmiştir(Klimek et al., 2023).

Kuramsal ve kavramsal çerçeve

Çalışma, nicel seçim adli analizi (electoral forensics) kuramsal çerçevesine dayanmaktadır. Bu yaklaşım, adil seçimleri seçmenlerin oy kullanma ve aday tercihi kararlarına dayanan büyük ölçekli doğal deneyler olarak ele alır. Seçim birimleri arasında beklenen istatistiksel simetri ve düzenliliklerden sapmalar; sandık basma (ballot stuffing) ve seçmen baskısı (voter coercion) gibi belirli müdahale biçimlerinin ürettiği ampirik parmak izleri (electoral fingerprints) ve mekanik modeller aracılığıyla sınanır.

Makalenin ele aldığı literatür

Çalışma, Benford Yasası ve sayı bazlı hile testlerinden üreyip oy-katılım dağılımlarını modelleyen üretken seçim adli analizi literatürünü temel almaktadır. Ayrıca gelişmekte olan ülkelerde ve otoriter rejimlerde gözlemlenen seçmen baskısı, işyeri ve aile bazlı yönlendirme ile uzak bölgelerde hile yapma eğilimlerini inceleyen ampirik çalışmaları ele almaktadır.

Araştırma Tasarımı

Evren veya inceleme alanı
Türkiye 2023 Cumhurbaşkanlığı Seçiminin birinci ve ikinci turlarında kurulan tüm yurt içi sandık sonuçlarını içeren resmi veri kümesi.
Örneklem veya araştırma materyali
Seçim kurulundan elde edilen, birinci turda 191.872 ve ikinci turda 192.214 sandığa ait veri; analizde 100 seçmenden az olan küçük sandıklar elenerek sırasıyla 180.301 ve 180.629 sandık birimi incelenmiştir.
Veri toplama süreci
Türkiye Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tarafından sağlanan ve resmi olarak yayımlanan sandık bazlı 2023 cumhurbaşkanlığı seçimi sonuçlarının dijital veri tabanlarından doğrudan çekilmesi.
Veri analiz yöntemi
Sandık basma testi için parametrik oy-katılım korelasyon analizi; seçmen baskısı tespiti için Jimenez vd. yöntemiyle standartlaştırılmış oy-katılım dağılımlarının karşılaştırılması; birinci turdan ikinci tura oy kaymalarını belirlemek için ise kernel yoğunluk tahmini ve simetrikleştirilmiş oy kayması fark modelleri kullanılmıştır.
seçmen katılım oranıoy oranısandık basma (ballot stuffing)seçmen baskısı (voter coercion)aşırı oy kaymasıküçük seçim birimi

Araştırmanın Bulguları

01

Türkiye 2023 cumhurbaşkanlığı seçimlerinin birinci turunda sandıkların yüzde 2.4'ünün, ikinci turunda ise yüzde 1.9'unun sandık basma (ballot stuffing) uygulamalarından etkilendiği tahmin edilmiştir(Klimek et al., 2023).

02

Küçük sandıklara ve daha az sayıda oy pusulası kutusuna sahip olan kırsal/ücra bölgelerde, Erdoğan lehine katılım ve oy oranlarının sistematik olarak şişirildiği saptanmıştır(Klimek et al., 2023).

03

Toplamda iki veya daha az sandığa sahip olan ücra seçim çevrelerinin, birinci turdan ikinci tura geçişte Erdoğan lehine çok büyük ve olağandışı oy kaymaları sergileme eğiliminde olduğu gözlemlenmiştir(Klimek et al., 2023).

04

Türkiye genelinde tespit edilen aşırı oy kaymalarının, yapılan Bonferroni düzeltmesi sonrasında ağırlıklı olarak Doğu ve Güneydoğu Anadolu'daki 38 ilçede yoğunlaştığı doğrulanmıştır(Klimek et al., 2023).

02

Bulguların Tartışılması ve Araştırmanın Sonucu

Bulguların Yazarlar Tarafından Yorumlanışı

2023 cumhurbaşkanlığı seçimlerinin her iki turunda da oy-katılım oranları arasındaki ilişkiler, geçmiş yıllara benzer şekilde Erdoğan lehine sistemik bir sandık basma (ballot stuffing) eğilimine işaret eden kuyruk dağılımları sergilemiştir. Bununla birlikte, bu yöntemin bulaştığı tahmin edilen sandık oranları yüzde 2 civarında kalarak 2018'deki seviyelerin oldukça altında kalmış ve genel sonuç üzerinde doğrudan belirleyici bir boyuta ulaşmamıştır.

Araştırmada ortaya konan bir diğer önemli dinamik, seçmen sayısının az olduğu ya da tek sandıklı ücra bölgelerde gözlemlenen seçmen baskısı ve yönlendirmesidir. İstatistiksel analizler, küçük seçim birimlerindeki standartlaştırılmış oy ve katılım oranlarının, büyük kentsel birimlerden anlamlı derecede farklılaşarak Erdoğan lehine bimodal bir yığılma yarattığını kanıtlamaktadır; bu durum gözlemci eksikliği ve denetimsizlikle doğrudan ilişkilidir.

Seçimin iki turu arasında gerçekleşen oy kaymaları incelendiğinde, Kılıçdaroğlu lehine olan oyların ikinci turda asimetrik bir biçimde Erdoğan'a yönelmesiyle ortaya çıkan 'beş standart sapma' üzerindeki aşırı sapmalar dikkat çekicidir. Bu asimetrinin, normal koşullarda milyonlarca gözlemde bir kez gerçekleşebilecek olasılıkta olmasına rağmen, özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu'daki belirli ilçelerde yoğunlaşması istatistiksel olarak doğal bir seçmen davranışı değişimi ile açıklanamamaktadır.

Elde edilen sonuçlar uluslararası seçim bütünlüğü literatürü çerçevesinde değerlendirildiğinde, Türkiye'deki seçimlerin tamamen adil olmaktan uzaklaştığını doğrulamaktadır. Bulgular, medyanın tek taraflı kullanımı ve yargısal müdahalelerin yanı sıra, fiziki seçim güvenliğinin zayıf olduğu uzak bölgelerde asimetrik oy kaydırma ve baskı mekanizmalarının hala etkin birer araç olarak kullanıldığını göstererek literatüre katkı sağlamaktadır.

Bulguların Önceki Araştırmalarla Karşılaştırılması

Yazarlar, ücra ve az nüfuslu bölgelerdeki seçmen baskısı bulgularını Mares vd. (2018) tarafından Romanya ve Bulgaristan'da belgelenen ve küçük yerleşim yerlerinde işveren gücü veya ekonomik baskı gibi yöntemlerle seçmen iradesinin manipüle edildiğini gösteren ampirik literatürle ilişkilendirerek tartışmaktadır(Klimek et al., 2023).

Guatemala'daki kırsal kesimde seçmenlerin kentsel alanlara göre daha fazla sindirme ve tehdit taktiğiyle karşılaştığını ortaya koyan Gonzalez-Ocantos vd. (2020) çalışmasının bulguları, Türkiye'deki küçük ve denetimsiz sandıklarda tespit edilen istatistiksel sapmalarla paralellik taşımakta ve bu tür baskıların ücra bölgelerde ifşa riskinin düşüklüğü sebebiyle tercih edildiğini desteklemektedir(Klimek et al., 2023).

Sonuç Bölümünün Sunduğu Çıkarımlar

2023 Türkiye cumhurbaşkanlığı seçimleri, sandık basma gibi doğrudan usulsüzlüklerin istatistiksel etkisinin 2018'e kıyasla azaldığını gösterse de, küçük ve ücra seçim bölgelerinde seçmen baskısı ve asimetrik oy kaymaları gibi anomalileri barındırmaya devam etmiştir. Bulgular, seçimlerin 'çoğunlukla özgür fakat adaletsiz' bir siyasi düzlemde gerçekleştiğini ve özellikle denetimsiz uzak sandıklardaki düzensizliklerin iktidar lehine adaletsiz bir avantaj sağladığını ortaya koymaktadır(Klimek et al., 2023).

Literatür Taraması İçin Sunduğu Çerçeve

Bu makale, seçim adli analizi literatüründe gelişmekte olan hile tespit modellerini ampirik bir düzleme taşıyarak önemli bir işlev görmektedir. Özellikle, otoriterleşme eğilimindeki hibrit rejimlerde seçim güvenliğinin sadece teorik düzeyde değil, aynı zamanda sandık bazında mikro verilerle nasıl test edilebileceğini somutlaştırmaktadır. Çalışma, iki turlu başkanlık seçimlerindeki asimetrik oy kaymalarını ölçen yeni bir istatistiksel test prosedürü sunarak metodolojik bir boşluğu doldurmaktadır. Böylece, seçim güvenliğine dair iddiaları spekülatif olmaktan çıkarıp nesnel ve matematiksel bir çerçeveye oturtarak literatürdeki ampirik kanıt tabanını güçlendirmektedir.

Çalışma, Klimek ve diğerlerinin (2018) Türkiye'deki 2017 referandumu ve 2018 seçimlerine yönelik gerçekleştirdiği adli analizlerin üzerine inşa edilmiştir. Önceki çalışmalarda geliştirilen "sandık basma" (Klimek et al., 2012) ve "seçmen manipülasyonu/baskısı" (Jiménez et al., 2017) istatistiksel test modellerini doğrudan 2023 seçimlerine uygulayarak bir süreklilik analizi sunmaktadır. Önceki literatürle kurulan bu ilişki, Türkiye'deki seçim düzensizliklerinin zaman içindeki değişim seyrini ve asimetrik yapısını karşılaştırmalı bir biçimde anlamamıza olanak tanır. Yazar, bu doğrultuda önceki bulguların sunduğu metodolojik arka planı genişleterek iki tur arasındaki asimetrik oy kayması modelini literatüre eklemlemiştir.

Bu makale, Türkiye'deki seçim sistemleri, demokratik gerileme ve seçim güvenliği üzerine yapılacak kapsamlı literatür taramalarına çok boyutlu bir katkı sunmaktadır. Siyaset bilimi ve seçim coğrafyası araştırmalarında sıklıkla dile getirilen "kırsal bölgelerin iktidar lehine manipüle edilmesi" hipotezine, mikroskobik düzeyde (sandık düzeyinde) doğrulanabilir istatistiksel kanıtlar sağlamaktadır. Derleme çalışmalarında, seçim adli analizi araçlarının hibrit rejimlerdeki etkinliğini göstermek adına güçlü bir vaka analizi olarak kullanılabilir. Ayrıca, seçim güvenliği önlemlerinin (muhalefetin sandık güvenliği çabaları gibi) usulsüzlüklerin azalmasındaki rolünü tartışarak pratik ve teorik literatür arasında köprü kurmaktadır.

Kaynakça

  1. Mares, I., Muntean, A., Petrova, T. (2018). Economic Intimidation in Contemporary Elections: Evidence from Romania and Bulgaria. Government and Opposition, 53(3), 486–517.
  2. Gonzalez-Ocantos, E., de Jonge, C. K., Melendez, C., Nickerson, D., Osorio, J. (2020). Carrots and sticks: Experimental evidence of vote-buying and voter intimidation in Guatemala. Journal of Peace Research, 57(1), 46–61.
03

Tez ve Makale Araştırmalarında Kullanım

Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki üç araştırma taslağına dönüştürülmüştür.

01

Tez veya makalede kullanım · literatüre-review

Türkiye'de ücra ve küçük seçim çevreleri, seçim güvenliği açısından asimetrik manipülasyonlara daha açık durumdadır.

Türkiye'deki seçim coğrafyası ve sandık güvenliği üzerine yazılan tezlerde, küçük sandıkların ve az sandıklı ücra bölgelerin denetim eksikliği nedeniyle seçmen baskısı ve asimetrik oy artışlarına sahne olduğu iddiasını desteklemek için bu makaledeki bulgular doğrudan kaynak gösterilebilir(Klimek et al., 2023).

Sivil Toplum Kuruluşlarının Sandık Güvenliği Gözlemciliğinin Seçim Usulsüzlük Parametreleri Üzerindeki Etkisi: Türkiye Örneği

Araştırma sorusu
Seçim güvenliği platformlarının (örneğin Oy ve Ötesi) bağımsız gözlemci bulundurduğu sandıklar ile gözlemci bulunmayan sandıklar arasında sandık basma (f) ve seçmen baskısı (δ) parametreleri bakımından istatistiksel olarak anlamlı bir fark var mıdır?
Yöntem taslağı
Türkiye'deki son yerel veya genel seçimlerin sandık düzeyindeki verileri ile sivil toplum kuruluşlarının gözlemci gönderdiği sandıkların koordinat/kimlik verileri eşleştirilecektir. Sandıklar gözlemci varlığına göre iki gruba ayrılacak; her iki grupta Klimek vd. (2012) parametrik sandık basma testi ve Jiménez vd. (2017) seçmen baskısı testi uygulanacaktır. Örneklem büyüklüğü tüm sandıkların dahil edilmesiyle belirlenecek, analizlerde iki grup arasındaki farklar Mann-Whitney U testi ve regresyon modelleriyle incelenecektir.

Makaleyle bağlantısı: Makalede 2023 yılındaki usulsüzlük parametrelerinin 2018'e kıyasla düşmesinin olası nedenlerinden birinin muhalefetin sandık güvenliği çabaları olduğu yönündeki tartışmadan yola çıkılarak bu etkiyi ampirik olarak test etmeyi amaçlar(Klimek et al., 2023).

02

Tez veya makalede kullanım · Tartışma

Seçim güvenliği alanında alınan sivil önlemler ve artan sandık koruma çabaları, sandık basma gibi kaba usulsüzlüklerin istatistiksel oranını düşürmede etkilidir.

2023 seçimlerinde sandık basma oranının 2018'e kıyasla anlamlı derecede azalmasını açıklarken, muhalefet partileri ve sivil toplumun sandık güvenliği çabalarının ve artan farkındalığının istatistiksel göstergelerdeki yansımasını tartışmak amacıyla kullanılabilir(Klimek et al., 2023).

Kırsal ve Kentsel Alanlarda Mikro Düzeyde Seçmen Baskısının Karşılaştırmalı Analizi: Coğrafi Bilgi Sistemleri Tabanlı Bir Yaklaşım

Araştırma sorusu
Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki ücra kırsal ilçelerde saptanan aşırı oy kaymalarının, ilçelerin kentsel merkezlerine olan coğrafi uzaklığı ve sandık sayısı ile ilişkisi nedir?
Yöntem taslağı
Makalede aşırı oy kayması gösteren 38 ilçeye bağlı tüm mahalle ve köy sandıklarının coğrafi koordinatları CBS üzerine işlenecektir. Her sandığın ilçe merkezine olan mesafesi ve sandık sayısı bağımsız değişken, iki tur arasındaki Erdoğan lehine asimetrik oy kayma miktarı bağımlı değişken olarak tanımlanacaktır. Örneklem veri doygunluğuna ulaşan tüm ücra mahalleleri kapsayacak, analizde coğrafi ağırlıklı regresyon (GWR) modeli kullanılacaktır.

Makaleyle bağlantısı: Makalenin 2 ve daha az sandığa sahip ücra bölgelerde ve özellikle Doğu/Güneydoğu Anadolu'daki 38 ilçede asimetrik asimetrik aşırı oy kaymaları (five sigma events) saptamış olması bulgusundan türetilmiştir(Klimek et al., 2023).

03

Tez veya makalede kullanım · Kavramsal çerçeve

İki turlu seçimlerde turlar arası oy kaymaları, istatistiksel olarak simetrik bir dağılım göstermeli; aşırı asimetrik kaymalar olağan dışı müdahalelere işaret etmelidir.

Seçim adli analizi çalışmalarında iki turlu seçim sistemlerinin bütünlüğünü test etmek için önerilen 'symmetrized vote shift' (simetrikleştirilmiş oy kayması) teorik modelini kuramsallaştırmak ve sıfır hipotezini oluşturmak amacıyla kullanılabilir(Klimek et al., 2023).

İki Turlu Seçimlerde Simetrik Olmayan Oy Geçişlerinin Karşılaştırmalı Adli Analizi: Çoklu Ülke Karşılaştırması

Araştırma sorusu
Farklı demokratik gelişmişlik seviyelerindeki ülkelerde yapılan iki turlu başkanlık seçimlerinde, elenen adayların oylarının ikinci turda asimetrik dağılımı hangi istatistiksel sapma sınırlarında seçim hilesine işaret eder?
Yöntem taslağı
Fransa, Brezilya ve Türkiye gibi iki turlu başkanlık sistemi uygulayan ülkelerin son seçimlerine ait sandık düzeyindeki oy verileri derlenecektir. Makalede önerilen simetrikleştirilmiş oy kayması (symmetrized vote shift) modeli her ülkenin verisine uygulanarak asimetrik sapmalar (beş sigma olayları) hesaplanacaktır. Örneklem, ülkelerin resmi seçim kurullarından alınan tüm sandık düzeyindeki verileri kapsayacak, analizde ülkeler arası sapma parametreleri ANOVA ile karşılaştırılacaktır.

Makaleyle bağlantısı: Makalenin ilk defa bu çalışmada geliştirdiği iki tur arasındaki asimetrik oy kayması sıfır hipotezi test prosedürünü uluslararası ve karşılaştırmalı bir boyuta taşımak amacıyla tasarlanmıştır(Klimek et al., 2023).