Nicel araştırma makalesi incelemesi
DOI: 10.58702/teyd.1341253Türkiye'de Katılım ve Konvansiyonel Bankacılığın Etkinliği: Stokastik Sınır Yaklaşımı
Bankacılık sektöründe maliyet etkinliğinin ölçülmesi, finansal sistemin istikrarı ve kaynakların verimli dağıtımı açısından büyük önem taşımaktadır. Literatürde, her iki bankacılık modelinin operasyonel yapıları, fon toplama biçimleri ve yasal düzenlemelere uyum düzeylerinin maliyet sınırını nasıl şekillendirdiği konusu kritik bir araştırma sorusudur.
Makalenin anahtar kelimeleri
- Yazar
- Çağlar HAMARAT
- Yayın
- Toplum Ekonomi ve Yönetim Dergisi
- Tarih
- 2024-02-13
Makalenin Kapsamı ve Akademik İçeriği
Finansal sistemin temel yapı taşı olan bankacılık sektörü, kıt kaynakların verimli alanlara tahsis edilmesi ve ekonomik istikrarın korunması noktasında kritik bir sorumluluk üstlenmektedir. Türkiye'de son yıllarda hayata geçirilen yapısal reformlar ve sıkı denetim mekanizmaları, bankacılık sektörünü finansal sistemin en baskın ve dirençli unsuru haline getirmiştir. Bu gelişim sürecinde, dini hassasiyetleri nedeniyle geleneksel bankacılık sistemine dahil olmayan atıl fonları ekonomiye kazandırmayı amaçlayan katılım bankacılığı modeli de önemli bir büyüme ivmesi yakalamıştır. Ancak, geleneksel konvansiyonel bankalar ile katılım bankalarının operasyonel mantığı, fon toplama ve kullandırma yöntemleri ile hukuki yükümlülüklerindeki yapısal farklılıklar, bu iki modelin maliyet verimliliği açısından nasıl performans gösterdiğini analiz etmeyi zorunlu bir araştırma problemi haline getirmektedir.
Bu doğrultuda kurgulanan araştırmanın temel amacı, Türkiye'de 2011-2016 yılları arasında kesintisiz olarak faaliyet gösteren 23 konvansiyonel ticari banka ile 3 katılım bankasının maliyet etkinliğini Stokastik Sınır Analizi (SFA) yöntemiyle karşılaştırmaktır. Araştırmada yöntem olarak, veri zarflama analizi gibi parametrik olmayan yaklaşımların aksine veri setindeki gürültü ve dışsal şokları etkinsizlik teriminden ayırabilen tek adımlı translog maliyet sınırı tahmini kullanılmıştır. Bankaların fonksiyonlarını tanımlamak üzere 'aracılık yaklaşımı' tercih edilmiş olup; brüt krediler, bilanço dışı işlemler ve diğer menkul kıymetler çıktı değişkenleri olarak; personel giderleri, fon maliyetleri ve fiziksel sermaye maliyetleri ise girdi fiyatları olarak modele aktarılmıştır. Ayrıca, makroekonomik çevre koşullarını kontrol etmek amacıyla enflasyon oranı, reel faiz oranı ve büyüme oranları da sınır modeline entegre edilmiştir.
Ampirik analiz sonuçları, incelenen altı yıllık dönemde Türk bankacılık sektörünün ortalama maliyet etkinliğinin yüzde 74 seviyesinde gerçekleştiğini ortaya koymaktadır. Bu sonuç, sektördeki ortalama bir bankanın en iyi uygulamaya sahip öncü bankaya kıyasla kaynaklarının yaklaşık yüzde 26'sını verimsiz kullandığına veya israf ettiğine işaret etmektedir. Yıllık bazda incelendiğinde, maliyet etkinliğinin 2011-2013 yılları arasında olumlu borçlanma koşulları ve kredi hacmindeki genişlemeye bağlı olarak yükseldiği ve 2013 yılında yüzde 78,5 ile zirveye ulaştığı, fakat bu dönemden sonra artan fonlama maliyetleri nedeniyle gerilediği görülmektedir. Karşılaştırmalı analizler ise, 2011 ve 2012 yılları hariç tutulduğunda, konvansiyonel ticari bankaların katılım bankalarına kıyasla genel olarak istatistiksel açıdan daha yüksek maliyet etkinliğine sahip olduğunu doğrulamaktadır.
Çalışmanın tartışma ve sonuç bölümlerinde katılım bankalarının daha düşük maliyet etkinliğine sahip olması, bu kurumların ölçek ekonomilerinden yeterince yararlanamamasına, pazar paylarının küçüklüğüne ve her biri özel Şer'i onay gerektiren ortaklık veya kiralama esaslı karmaşık sözleşme yapılarının getirdiği yüksek idari maliyetlere bağlanmaktadır. Ayrıca, enflasyonist baskıların ve yüksek faiz oranlarının bankaların kaynak maliyetlerini artırarak verimliliklerini baltaladığı bulgulanmıştır. Bu çalışma, Türkiye'de katılım ve ticari bankaların etkinlik düzeylerini hem içsel hem de dışsal makroekonomik dinamiklerle birlikte tek adımlı bir SFA modelinde ele alması bakımından literatürde önemli bir boşluğu doldurmaktadır. Politika yapıcılara katılım bankacılığına özgü likidite yönetim araçlarının geliştirilmesi, ürün çeşitliliğinin artırılması ve karar süreçlerini hızlandıracak merkezi bir danışma kurulunun oluşturulması yönünde somut yasal öneriler sunmaktadır.
Araştırmanın amacı
Türkiye'de 2011-2016 yılları arasında faaliyet gösteren katılım bankaları ile konvansiyonel bankaların maliyet etkinliğini Stokastik Sınır Analizi (SFA) yöntemiyle karşılaştırmalı olarak incelemektir(HAMARAT, 2024).
İnceleme ve modelleme yöntemi
Çalışma, parametrik bir yöntem olan Stokastik Sınır Analizi (SFA) çerçevesinde Battese ve Coelli (1995) tarafından geliştirilen tek adımlı translog maliyet fonksiyonu modelini benimsemektedir. Bu yaklaşım, bankaya ve ülkeye özgü dışsal değişkenlerin maliyet sınırına doğrudan dahil edilmesini sağlayarak operasyonel teknoloji ve çıktı farklılıklarını kontrol etmeyi mümkün kılar(HAMARAT, 2024, s. 1).
Kuramsal ve kavramsal çerçeve
Bu araştırma, mikroekonomik firma teorisi bağlamında geliştirilen ve bankaları mevduat ile fonları toplayıp kredilere dönüştüren finansal aracılar olarak tanımlayan 'aracılık yaklaşımına' (intermediation approach) dayanmaktadır. Etkinlik sınırının tahmin edilmesinde ise rassal hata terimi ile etkinsizlik bileşenini birbirinden ayırt edebilen parametrik Stokastik Sınır Analizi (SFA) teorik altyapı olarak benimsenmiştir.
Makalenin ele aldığı literatür
Çalışma, üretim ve maliyet sınırlarının belirlenmesinde Farrell (1957) ile başlayan ve Aigner, Lovell ve Schmidt (1977) tarafından geliştirilen parametrik sınır analizini temel alır. Türkiye bankacılık piyasası özelindeki etkinlik çalışmalarından Isik ve Hassan (2002), Kasman (2002) ve Yildirim (2002) literatürüne atıfta bulunarak; katılım ve geleneksel banka karşılaştırmalarında Johnes vd. (2014), Bader vd. (2008), Yılmaz ve Güneş (2015) ile Batır vd. (2017) bulgularını tartışmaya dahil etmektedir.
Araştırma Tasarımı
- Evren veya inceleme alanı
- Türkiye'de 2011-2016 yılları arasında aktif olarak faaliyet gösteren 52 bankadan oluşan Türk bankacılık sektörü evrenini temsil etmektedir.
- Örneklem veya araştırma materyali
- 2011-2016 döneminde kesintisiz faaliyet gösteren 23 ticari banka (10 özel, 3 kamu, 10 yabancı) ve 3 katılım bankasına ait toplam 160 yıllık panel gözlem verisi.
- Veri toplama süreci
- Bankaların 2011-2016 dönemi konsolide bilanço ve gelir tabloları Orbis Bank, SNL Financial ve yıllık faaliyet raporlarından; makroekonomik göstergeler ise Dünya Bankası, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası ve TÜİK veri tabanlarından temin edilmiştir.
- Veri analiz yöntemi
- Aracılık yaklaşımı temelinde 3 girdi (personel, fon, fiziksel sermaye) ve 3 çıktı (brüt krediler, bilanço dışı kalemler, diğer faaliyet varlıkları) tanımlanarak Battese ve Coelli (1995) tek adımlı Translog Stokastik Sınır Analizi (SFA) modeli STATA 15.0 yazılımı ile en çok olabilirlik tahmini yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir.
Araştırmanın Bulguları
Türkiye'de faaliyet gösteren bankaların 2011-2016 yılları arasındaki ortalama maliyet etkinliği 0.74 olarak hesaplanmıştır; bu sonuç incelenen bankaların kaynaklarını en iyi uygulamalara kıyasla %26 oranında israf ettiğini ve maliyet optimizasyonunda iyileştirme potansiyelinin bulunduğunu göstermektedir(HAMARAT, 2024).
Analiz sonuçları genel olarak konvansiyonel bankaların maliyet etkinliği performansının katılım bankalarına kıyasla daha yüksek olduğunu ortaya koymuştur; 2011 ve 2012 yılları hariç tutulduğunda konvansiyonel bankalar tüm inceleme yıllarında daha yüksek ortalama etkinlik skorlarına ulaşmıştır(HAMARAT, 2024, s. 1).
Seçilen makroekonomik dışsal faktörlerden enflasyon ve faiz oranlarının bankaların maliyet etkinliği üzerinde istatistiksel olarak anlamlı ve negatif bir etkiye sahip olduğu, yüksek enflasyon ile faiz ortamının bankacılık operasyonel maliyetlerini artırarak verimliliği düşürdüğü tespit edilmiştir(HAMARAT, 2024, s. 1).
Bankacılık sektörünün maliyet etkinliği 2011-2013 döneminde artış göstererek 2013 yılında 0.79 ile zirve noktasına ulaşmış, ancak 2013 sonrasında artan fonlama maliyetleri ve Basel III düzenlemelerinin getirdiği sermaye yükümlülüklerinin etkisiyle düşüş eğilimine girerek dönem sonunda 0.729 seviyesine gerilemiştir(HAMARAT, 2024).
Bulguların Tartışılması ve Araştırmanın Sonucu
Bulguların Yazarlar Tarafından Yorumlanışı
Stokastik Sınır Analizi sonuçları, Türkiye'de 2011-2016 yılları arasında faaliyet gösteren bankacılık sektörünün ortalama maliyet etkinliğinin 0.74 düzeyinde gerçekleştiğini göstermektedir. Ayrıca çalışma dönemi genelinde konvansiyonel ticari bankaların maliyet etkinliği skorlarının katılım bankalarının skorlarından daha yüksek olduğu, enflasyon ve faiz oranlarındaki artışın ise bankaların maliyet optimizasyonunu olumsuz yönde etkilediği tespit edilmiştir.
Yazar katılım bankalarının görece daha düşük maliyet etkinliğine sahip olmasını, bu kurumların sektördeki küçük varlık payları nedeniyle ölçek ekonomilerinden faydalanamamalarına ve kâr-zarar paylaşımı veya murabaha gibi Şer'i uyumlu sözleşmelerin hazırlanması ile denetlenmesinin yüksek idari ve operasyonel maliyetler gerektirmesine bağlamaktadır. Ayrıca faizsiz bankacılık ürünlerinin onay süreçlerindeki bürokratik yapının da maliyet yapısını ağırlaştırdığı ifade edilmektedir.
Çalışmada elde edilen bulgular, Körfez ülkelerinde konvansiyonel bankaların İslami bankalardan daha etkin olduğunu belirten Johnes ve arkadaşları (2009) ile Srairi (2009) çalışmalarının sonuçlarıyla uyum göstermektedir. Buna karşın Türkiye örneğinde katılım bankalarının daha etkin olduğunu savunan Yılmaz ve Güneş (2015) ile Batır ve arkadaşları (2017) çalışmalarının ampirik sonuçlarıyla çelişki oluşturmaktadır.
Sonuç olarak katılım bankacılığı sektörünün geleneksel bankacılıkla etkin biçimde rekabet edebilmesi için merkezi bir danışma kurulunun kurulması, ürün standartlaşmasının sağlanması ve sektöre özgün likidite ile risk yönetimini destekleyen yasal çerçevenin geliştirilmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Gelecek araştırmalar için ise parametrik olmayan Veri Zarflandırma Analizi ile karşılaştırmalı modellerin uygulanması önerilmektedir.
Bulguların Önceki Araştırmalarla Karşılaştırılması
Konvansiyonel bankaların katılım bankalarına kıyasla daha yüksek maliyet etkinliğine sahip olduğu yönündeki ampirik bulgu, Johnes ve arkadaşları (2009) tarafından Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerindeki bankacılık sistemleri üzerine yapılan ve konvansiyonel bankaların teknik ve maliyet etkinliği açısından İslami bankalardan daha üstün performans sergilediğini ortaya koyan çalışma sonuçlarıyla paralellik göstermektedir(HAMARAT, 2024).
Srairi (2009) tarafından SFA yöntemi kullanılarak yapılan ve konvansiyonel bankaların maliyet ile kâr etkinliği parametrelerinde İslami bankalara göre daha avantajlı olduğunu gösteren araştırma bulguları, bu çalışmanın Türkiye ölçeğindeki ampirik sonuçlarını destekler niteliktedir(HAMARAT, 2024).
Yılmaz ve Güneş (2015) tarafından Veri Zarflandırma Analizi (DEA) ile yürütülen ve katılım bankalarının konvansiyonel bankalardan daha etkin olduğunu savunan çalışma sonuçlarının aksine, bu araştırmada tek adımlı SFA yöntemiyle konvansiyonel bankaların daha üstün maliyet etkinliğine sahip olduğu sonuçuna ulaşılmıştır(HAMARAT, 2024).
Batır ve arkadaşları (2017) tarafından Türkiye'deki katılım ve konvansiyonel bankaların verimliliğini karşılaştıran ve katılım bankalarının daha yüksek etkinlik skorları elde ettiğini belirten ampirik bulgular ile bu çalışmada ulaşılan tam tersi yöndeki ampirik sonuçlar çelişmektedir(HAMARAT, 2024).
Sonuç Bölümünün Sunduğu Çıkarımlar
Yazar, Türkiye'deki katılım bankalarının konvansiyonel bankalara göre biraz daha düşük maliyet etkinliği sergilemesinin temelinde ölçek ekonomilerinin eksikliği, sınırlı pazar payı, düşük mevduat hacmi ve Şer'i ilkelere uyum için hazırlanan özel sözleşmelerin yüksek idari maliyetler yaratması gibi faktörlerin yattığını vurgulamaktadır. Bu doğrultuda katılım bankacılığının rekabet gücünü artırabilmesi amacıyla ürün çeşitliliğinin sağlanması, danışma kurullarının standartlaştırılması ve katılım bankacılığının özgün yapısını gözeten yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etmektedir(HAMARAT, 2024).
Literatür Taraması İçin Sunduğu Çerçeve
Bu çalışma, Türkiye bankacılık sektöründe faaliyette bulunan katılım ve konvansiyonel bankaların maliyet etkinlik düzeylerini parametrik bir yöntem olan Stokastik Sınır Analizi (SFA) ile karşılaştırarak literatürdeki metodolojik ve ampirik boşluğu doldurmaktadır. Türkiye'de yürütülen önceki bankacılık etkinlik çalışmalarının büyük bir kısmı parametrik olmayan Veri Zarflandırma Analizine (DEA) dayanırken, bu araştırma tek adımlı SFA yaklaşımını kullanarak bankaya özgü nitelikler ile makroekonomik çevresel değişkenleri doğrudan tahmin edilen maliyet sınırına dahil etmektedir. Böylelikle faizsiz finans ilkelerine dayalı çalışan katılım bankalarının özel operasyonel yapısı ve yasal yükümlülükleri kontrol altında tutularak daha duyarlı ve tarafsız bir etkinlik karşılaştırması sunulmaktadır.
Makale, Türkiye ve gelişmekte olan piyasalardaki bankacılık etkinliği yazınıyla doğrudan ilişki kurmaktadır. Literatürde Yılmaz ve Güneş (2015) ile Batır ve arkadaşları (2017) gibi DEA yöntemi kullanan araştırmalar katılım bankalarının konvansiyonel bankalardan daha yüksek teknik etkinliğe sahip olduğunu ileri sürerken; bu çalışma Johnes ve arkadaşları (2009) ile Srairi (2009) tarafından Körfez ülkeleri için elde edilen bulgularla paralel bir şekilde konvansiyonel bankaların maliyet etkinliğinin daha yüksek olduğunu tespit etmektedir. İki bankacılık türü arasındaki performans farkının yöntem seçimine ve modele dahil edilen enflasyon ile faiz gibi makroekonomik değişkenlere ne derece duyarlı olduğunu göstererek önceki çalışmaların ampirik sınırlarını genişletmektedir.
Bu eser, Türkiye bankacılık sektörüne yönelik bir literatür taramasında hem yöntemsel çeşitlilik hem de dönemsel ampirik kanıt sağlama açısından kritik bir işleve sahiptir. 2011-2016 yıllarını kapsayan panel veri analizi, 2008 küresel krizi sonrasındaki düzenleme değişikliklerinin ve Basel III standartlarının banka maliyet yapıları üzerindeki etkilerini somutlaştırmaktadır. Ayrıca faizsiz finans kurumlarının ölçek ekonomilerinden yoksun olması ve Şer'i uyum denetim süreçlerinin getirdiği idari maliyetlerin operasyonel verimlilik üzerindeki baskısını ampirik olarak belgeleyerek katılım bankacılığı literatürüne kuramsal ve pratik katkılar sunmaktadır.
Kaynakça
- JOHNES, J., IZZELDIN, M., & PAPPAS, V. (2009). The efficiency of Islamic and conventional banks in the Gulf Cooperation Council (GCC) countries: An analysis using financial ratios and data envelopment analysis. Lancaster University Management School Working Paper, 23, 1-43.
- SRAIRI, S. (2009). A comparison of the profitability of Islamic and conventional banks: The case of GCC countries. Bankers, Markets and Investors, 98, 16-27.
- YILMAZ, A., & GÜNEŞ, N. (2015). Efficiency comparison of participation and conventional banking sectors in Türkiye between 2007-2013. Procedia - Social and Behavioral Sciences, 195, 383-392.
- BATIR, T. E., VOLKMAN, D. A., & GUNGOR, B. (2017). Determinants of bank efficiency in Turkey: Participation banks versus conventional banks. Borsa Istanbul Review, 17(2), 86-96. https://doi.org/10.1016/j.bir.2017.02.003
Tez ve Makale Araştırmalarında Kullanım
Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki üç araştırma taslağına dönüştürülmüştür.
Tez veya makalede kullanım · literatüre-review
Türkiye bankacılık sektöründe 2011-2016 yılları arasında ortalama maliyet etkinliği %74 seviyesinde gerçekleşmiş olup konvansiyonel bankalar genel olarak katılım bankalarından daha yüksek maliyet etkinliğine sahiptir.
Bu çalışma, Türkiye'deki iki farklı bankacılık modelinin maliyet etkinliğini Stokastik Sınır Analizi ile ampirik olarak belgelediği için literatür taramasında sektör geneli ve banka türü bazındaki etkinlik düzeylerini gerekçelendirmek amacıyla kullanılabilir(HAMARAT, 2024).
Dijitalleşme Sürecinde Katılım ve Konvansiyonel Bankaların Maliyet Etkinliğinin SFA ve DEA Yöntemleriyle Karşılaştırılması
- Araştırma sorusu
- 2017-2023 döneminde Türk bankacılık sektöründe dijital kanal yatırımları katılım ve konvansiyonel bankaların maliyet etkinliğini nasıl etkilemiştir ve SFA ile DEA yöntemleri arasında anlamlı skor farklılıkları bulunmakta mıdır?
- Yöntem taslağı
- 2017-2023 yılları arasında Türkiye'de faaliyette bulunan ticari ve katılım bankalarının panel verileri kullanılacaktır. Veriler banka bilançoları ile TBB/TKBB raporlarından derlenecektir. Örneklem büyüklüğü güç analizi ile belirlenecek; analizde translog maliyet fonksiyonlu SFA ile girdi odaklı DEA modelleri eş zamanlı uygulanarak sonuçlar karşılaştırılacaktır.
Makaleyle bağlantısı: Makale yazarının sonuç bölümünde araştırmanın daha uzun bir zaman diliminde tekrarlanması ve DEA ile SFA yöntemlerinin karşılaştırmalı olarak uygulanması yönündeki gelecek araştırma çağrısından türetilmiştir(HAMARAT, 2024).
Tez veya makalede kullanım · Tartışma
Makroekonomik değişkenlerden enflasyon ve faiz oranlarındaki artış, bankaların fonlama maliyetlerini yükselterek maliyet etkinliği üzerinde istatistiksel olarak anlamlı ve olumsuz bir etki yaratmaktadır.
Araştırma bulgularının tartışıldığı bölümlerde, makroekonomik belirsizliklerin ve enflasyonist baskıların bankacılık sektörünün operasyonel verimliliği üzerindeki bozucu etkisini doğrulamak için kaynak gösterilebilir(HAMARAT, 2024).
Makroekonomik Oynaklık Dönemlerinde Bankacılık Etkinliği ve Risk Yönetimi İlişkisi
- Araştırma sorusu
- Yüksek enflasyon ve faiz oynaklığı dönemlerinde Türk bankacılık sektöründe takipteki krediler (NPL) oranı maliyet sınırındaki sapmaları nasıl etkilemektedir?
- Yöntem taslağı
- Türkiye'de faaliyet gösteren bankaların 2015-2022 dönemi çeyreklik verileri Orbis Bank veritabanından toplanacaktır. Veri setine enflasyon, reel faiz ve Döviz kuru değişkenleri eklenecektir. İki adımlı ve tek adımlı panel SFA modelleriyle takipteki kredilerin maliyet etkinsizliği üzerindeki katsayıları tahmin edilecektir.
Makaleyle bağlantısı: Makalede enflasyon ve faiz oranlarının maliyet etkinliği üzerinde istatistiksel olarak anlamlı ve olumsuz etkiye sahip olduğu yönündeki ampirik bulgudan hareketle kurgulanmıştır(HAMARAT, 2024).
Tez veya makalede kullanım · Kavramsal çerçeve
Katılım bankalarının görece daha düşük maliyet etkinliği sergilemesi, Şer'i uyumlu özel sözleşmelerin hazırlanması ve denetlenmesinin yarattığı idari maliyetler ile ölçek ekonomilerinden tam yararlanamamalarından kaynaklanmaktadır.
Katılım bankacılığının kuramsal esasları ve operasyonel kısıtlarının anlatıldığı kavramsal çerçeve bölümlerinde faizsiz finansın maliyet yapısı üzerine temellendirme yapmak için başvurulabilir(HAMARAT, 2024).
Faizsiz Finans Kurumlarında Ürün Standartlaşması ve Operational Maliyet Yapısının İncelemesi
- Araştırma sorusu
- Katılım bankalarında merkezi danışma kurulu kararları ve standartlaştırılmış katılım sözleşmeleri idari operasyonel maliyetleri düşürmede ne derece etkilidir?
- Yöntem taslağı
- Türkiye'deki katılım bankalarının üst düzey yöneticileri ve Şer'i denetim uzmanlarıyla nitel veri doygunluğuna ulaşılana kadar yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılacaktır. Görüşme verileri tematik içerik analiziyle incelenerek idari maliyet unsurları ve ölçek ekonomisi kısıtları haritalandırılacaktır.
Makaleyle bağlantısı: Yazarın tartışma ve sonuç bölümünde katılım bankalarının özel sözleşme yapılarından kaynaklanan idari maliyet yüksekliği ve danışma kurullarının standartlaştırılması gereksinimi vurgusundan türetilmiştir(HAMARAT, 2024).