Nicel araştırma makalesi incelemesi

DOI: 10.2478/hjbpa-2024-0006

Yapay Zekâ Tarafından Oluşturulan E-posta Pazarlama İçeriğinin E-posta Teslim Edilebilirliği ve İstenmeyen Posta Klasörüne Düşme Üzerindeki Etkisinin Analizi

Yapay zekâ (YZ) teknolojilerinin pazarlama, müşteri ilişkileri yönetimi ve içerik oluşturma gibi alanlarda giderek artan etkisiyle birlikte, e-posta iletişiminde kişiselleştirilmiş içerik sunma potansiyeli büyük bir önem kazanmıştır.

Yazar
Nasser Bouchareb, Ismail Morad
Yayın
HOLISTICA – Journal of Business and Public Administration
Tarih
2024-06-01
01

Makalenin Kapsamı ve Akademik İçeriği

Yapay zekâ (YZ) teknolojilerinin pazarlama süreçlerine entegrasyonu, kişiselleştirilmiş içerik sunumu ve müşteri etkileşimlerinin geliştirilmesi açısından önemli fırsatlar sunmaktadır. E-posta iletişimi, bireyler ve kuruluşlar arasında bilgi aktarımı ve iş ilişkileri kurmada uzun süredir merkezi bir rol oynamaktadır. Ancak, YZ tarafından oluşturulan e-posta içeriklerinin istenmeyen posta klasörüne düşme olasılığı, pazarlamacılar için ciddi bir endişe kaynağı olmuştur. Bu durum, YZ destekli pazarlama stratejilerinin etkinliğini doğrudan etkilemekte ve işletmelerin hedef kitlelerine ulaşma kapasitesini sınırlayabilmektedir. Bu çalışma, YZ üretimli e-posta içeriğinin e-posta teslim edilebilirliği üzerindeki gerçek etkisini ve istenmeyen posta klasörüne düşme oranlarını deneysel bir yaklaşımla inceleyerek bu kritik alandaki bilgi boşluğunu doldurmayı amaçlamaktadır.

Bu araştırmanın temel amacı, yapay zekâ tarafından üretilen e-posta içeriğinin e-posta pazarlama teslim edilebilirliği üzerindeki etkisini, özellikle de istenmeyen posta klasörüne yerleşimi açısından değerlendirmektir. Bu amaca ulaşmak için, 450 katılımcıyla kontrollü bir deney tasarlanmıştır. Katılımcılar, farklı alan adlarından (Yahoo ve profesyonel üniversite e-postası) gönderilen yapay zekâ üretimli e-postaları almışlardır. Deneyde, e-postaların basit metin içeriğine sahip olması, açık konu başlıkları kullanması ve şüpheli unsurlardan kaçınılması gibi önlemler alınmıştır. E-postalar, düşük gönderme hızı ve rastgele aralıklarla gönderilerek IP itibarının korunmasına özen gösterilmiştir. Katılımcılardan alınan geri bildirimler, e-postaların gelen kutusuna mı yoksa istenmeyen posta klasörüne mi ulaştığını belirlemek üzere analiz edilmiştir.

Yapılan analizler sonuçunda, yapay zekâ tarafından oluşturulan içeriğe sahip e-postaların teslim edilebilirliği üzerinde anlamlı bir olumsuz etki tespit edilmemiştir. Deneyde uygulanan tüm e-postalar, gönderici alan adı veya alıcının e-posta sağlayıcısı fark etmeksizin tutarlı bir şekilde birincil gelen kutularına ulaşmıştır. Hiçbir e-posta örneğinin istenmeyen posta klasörüne düşmediği gözlemlenmiştir. Bu durum, çalışmada uygulanan önlemlerin; yani düz metin içeriği, açık konu başlıkları ve şüpheli unsurlardan kaçınmanın, potansiyel istenmeyen posta tetikleyicilerini başarıyla hafiflettiğini göstermektedir. Bulgular, yapay zekâ tarafından üretilen e-posta içeriğinin teslim edilebilir olabileceğini ve kişiselleştirilebileceğini, böylece istenmeyen posta yerleşimiyle ilgili endişelere meydan okuduğunu ortaya koymaktadır.

Bu çalışmanın bulguları, yapay zekâ destekli e-posta pazarlama stratejileri geliştiren pazarlamacılar için önemli pratik çıkarımlar sunmaktadır. Sonuçlar, yapay zekâ içeriğinin varsayılan olarak istenmeyen posta olarak algılanmadığını ve doğru önlemlerle başarılı bir şekilde gelen kutularına ulaştırabileceğini göstermektedir. Bu tespit, özellikle arama motoru optimizasyonu (SEO) alanındaki mevcut eğilimlerle de uyumludur; zira YZ içeriği SEO açısından otomatik olarak cezalandırılmamaktadır. Makale, YZ'nin modern pazarlamadaki rolünü ve müşteri etkileşimlerini artırmadaki değerini vurgulamaktadır. Pazarlamacılar, YZ'yi kullanarak hem ilgi çekici hem de başarıyla teslim edilen e-posta kampanyaları oluşturabilir, böylece açılma oranlarını, tıklama oranlarını ve dönüşüm oranlarını iyileştirebilirler. Bu da satışları artırma, müşteri memnuniyetini yükseltme ve marka sadakatini güçlendirme potansiyeli taşımaktadır.

Araştırmanın amacı

Bu çalışma, yapay zekâ tarafından oluşturulan e-posta içeriğinin e-posta pazarlama teslim edilebilirliği, özellikle de istenmeyen posta klasörüne yerleşimi üzerindeki etkisini araştırmıştır(Bouchareb & Morad, 2024).

İnceleme ve modelleme yöntemi

Yapay zekâ tarafından üretilen e-posta pazarlama içeriğinin istenmeyen posta klasörüne yerleşim üzerindeki etkisini incelemek amacıyla 450 katılımcıyla kontrollü bir deney yapılmıştır. Bu deneyde, yapay zekâ destekli e-postalar farklı alan adlarından düz metin içeriği ve net konu başlıkları kullanılarak gönderilmiş, aynı zamanda spam filtrelerini tetikleyebilecek şüpheli unsurlardan kaçınılmıştır(Bouchareb & Morad, 2024).

Kuramsal ve kavramsal çerçeve

Çalışma, spam filtrelemenin temelde bir mesajın yasal olup olmadığını sınıflandıran matematiksel bir fonksiyon olarak kavramsallaştırılmasına dayanmaktadır. Bu çerçevede, spam filtrelerinin çoğunlukla makine öğrenimi sınıflandırma teknikleri kullandığı ve belirli parametrelerin önceden toplanmış bir veri seti kullanılarak eğitilmiş bir sınıflandırıcıdan türetildiği belirtilmiştir. Bu kuramsal altyapı, yapay zekâ tarafından üretilen e-postaların bu sınıflandırma mekanizmalarıyla nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamak için bir temel sağlamaktadır.

Makalenin ele aldığı literatür

Makale, yapay zekânın pazarlama, CRM, içerik oluşturma, SEO ve veri analizi üzerindeki yükselen etkisini ele alan geniş bir literatürü incelemektedir. Özellikle yapay zekâ destekli içerik kişiselleştirmenin e-posta pazarlamadaki rolü vurgulanmaktadır. Ayrıca, e-posta kullanıcı arayüzlerini iyileştirmek, makine tarafından üretilen e-postaların zorlukları ve makine öğreniminin e-posta deneyimini geliştirmedeki uygulamaları gibi yapay zekânın e-posta iletişimindeki çeşitli yönlerini tartışan çalışmalar da yer almaktadır. Literatür taraması, spam klasörünün işlevselliği, spam filtreleme algoritmaları ve yapay zekâ/makine öğreniminin spam tespiti ve önleme tekniklerindeki kullanımı üzerine önceki araştırmalara da değinmektedir. Çalışma, yapay zekâ üretimli e-posta içeriğinin teslim edilebilirliği ve spam klasörüne yerleşimi konusunda mevcut literatürdeki önemli bir boşluğa dikkat çekmektedir.

Araştırma Tasarımı

Evren veya inceleme alanı
E-posta kullanan genel nüfus
Örneklem veya araştırma materyali
450 gönüllü katılımcıdan oluşan bir örneklem. Katılımcılar Gmail, Yahoo, Outlook ve üniversite/profesyonel e-posta hizmetleri gibi farklı e-posta sağlayıcıları kullanmıştır.
Veri toplama süreci
Katılımcılara yapay zekâ tarafından oluşturulan e-postalar gönderildikten sonra, e-postaların gelen kutularına mı yoksa istenmeyen posta klasörlerine mi ulaştığını belirtmeleri istenmiştir. Katılımcı yanıtları bir elektronik tabloya kaydedilmiştir.
Veri analiz yöntemi
Toplanan veriler, yapay zekâ tarafından oluşturulan e-posta içeriğinin e-posta teslim edilebilirliği üzerindeki etkisini ve gönderen alan adı ile alıcının e-posta sağlayıcısı arasındaki teslim edilebilirliğe ilişkin farklılıkları belirlemek üzere analiz edilmiştir.
Yapay zekâ üretimli e-posta içeriğiE-posta teslim edilebilirliğiİstenmeyen posta klasörüne yerleşimGönderen alan adıAlıcının e-posta sağlayıcısı

Araştırmanın Bulguları

01

Çalışmanın sonuçları, gönderenin alan adı veya alıcının e-posta sağlayıcısı ne olursa olsun, yapay zekâ tarafından oluşturulan içeriğin e-posta teslim edilebilirliği üzerinde önemli bir etkisi olmadığını ortaya koymuştur(Bouchareb & Morad, 2024).

02

Tüm e-postalar tutarlı bir şekilde birincil gelen kutularına ulaşmıştır, bu da uygulanan önlemlerin (düz metin, açık konu başlıkları ve şüpheli unsurlardan kaçınma) olası istenmeyen posta tetikleyicilerini hafiflettiğini göstermektedir(Bouchareb & Morad, 2024).

03

Gönderen alan adının (Yahoo veya profesyonel üniversite e-postası) e-posta teslim edilebilirliği üzerinde fark edilebilir bir etkisi olmamıştır; tüm e-postalar istenmeyen posta klasörüne düşmeden doğrudan birincil gelen kutusuna ulaşmıştır(Bouchareb & Morad, 2024).

04

Alıcının e-posta sağlayıcısının (Gmail, Yahoo veya diğerleri) e-postaların son hedefi üzerinde gözlemlenebilir bir etkisi olmamıştır; tüm e-postalar tutarlı bir şekilde birincil gelen kutusuna ulaşmıştır(Bouchareb & Morad, 2024).

05

Bu bulgu, yapay zekâ tarafından oluşturulan e-posta içeriğinin kontrollü bir ortamda istenmeyen posta klasörüne yerleşimde olumsuz bir etkisi olduğunu belirten hipotezi doğrulamamıştır(Bouchareb & Morad, 2024).

02

Bulguların Tartışılması ve Araştırmanın Sonucu

Bulguların Yazarlar Tarafından Yorumlanışı

Yapılan kontrollü deney, yapay zekâ tarafından oluşturulan e-posta içeriğinin e-posta teslim edilebilirliği üzerinde, gönderen alan adı veya alıcının e-posta sağlayıcısı ne olursa olsun, olumsuz bir etkisinin olmadığını açıkça göstermiştir. Tüm e-postaların tutarlı bir şekilde alıcıların birincil gelen kutularına ulaşması, yapay zekâ destekli içerik kullanımına yönelik potansiyel endişeleri ortadan kaldırmaktadır. Bu durum, pazarlamacıların yapay zekâdan yararlanarak etkili e-posta kampanyaları geliştirebileceklerine dair güçlü bir güvence sunmaktadır.

Yazarlar, bu olumlu sonuçların, çalışmada uygulanan titiz önlemler sayesinde elde edildiğini açıklamaktadır. Düz metin içeriği kullanılması, açık konu başlıklarının tercih edilmesi ve şüpheli unsurlardan kaçınılması gibi adımlar, e-postaların spam filtrelerini tetiklemesini engellemiştir. Bu stratejiler, SMTP ayarlarının dikkatli bir şekilde manipüle edilmesi, düşük gönderme hızı ve rastgele gönderim aralıkları ile birlikte, e-postaların doğal insan davranışını taklit etmesini sağlamış ve İnternet Servis Sağlayıcıları (İSS) tarafından spam olarak işaretlenme olasılığını azaltmıştır.

Tartışma bölümünde, bu bulgular e-posta teslim edilebilirliği için en iyi uygulamalarla ilişkilendirilmektedir. İSS'lerin sofistike filtreleme algoritmaları ve e-posta kimlik doğrulama standartlarına (DKIM, SPF, DMARC) uyumun önemi vurgulanmıştır. Çalışma, alınan önlemlerin bu algoritmalarla ve kimlik doğrulama standartlarıyla uyumlu olduğunu ve bunun e-postaların başarılı bir şekilde teslim edilmesini sağladığını belirtmektedir. Böylece, yapay zekâ içeriği kullanılırken bu tür teknik ve içeriksel önlemlerin spam filtrelerini aşmada kritik rol oynadığı ortaya konmuştur.

Çalışma, yapay zekâ içeriğinin e-posta teslim edilebilirliği üzerindeki etkisinin, arama motoru optimizasyonu (SEO) alanındaki benzer tartışmalarla da paralel olduğunu belirtmektedir. Somosi (2022), Nhavkar (2023) ve Google (2023b) gibi kaynaklar, arama motorlarının yapay zekâ tarafından üretilen içeriği otomatik olarak cezalandırmadığını açıkça ifade etmektedir. Bu geniş bağlam, yapay zekâ içeriğinin dijital pazarlamada, hem e-posta iletişiminde hem de genel içerik üretiminde, cezalandırılmadan ve hatta potansiyel avantajlar sağlayarak kullanılabileceği yönündeki güveni pekiştirmektedir.

Bulguların Önceki Araştırmalarla Karşılaştırılması

Bu çalışma, yapay zekâ tarafından oluşturulan içeriğin istenmeyen posta olarak işaretlenmediğine dair bulguların, yapay zekâ içeriğinin otomatik olarak cezalandırılmadığı arama motoru optimizasyonu (SEO) trendleriyle uyumlu olduğunu belirtmektedir(Bouchareb & Morad, 2024).

Yazarlar, Somosi (2022), Nhavkar (2023) ve Google (2023b) gibi kaynakların, arama motorlarının yapay zekâ tarafından oluşturulan içeriği varsayılan olarak cezalandırmadığını açıkça belirttiğini vurgulayarak, bu durumun çalışmanın bulgularıyla örtüştüğünü ve yapay zekâ içeriğinin cezalandırılmadan kullanılabileceğini işaret ettiğini belirtmektedirler(Bouchareb & Morad, 2024).

Sonuç Bölümünün Sunduğu Çıkarımlar

Bu çalışma, yapay zekâ tarafından oluşturulan e-posta içeriğinin e-posta teslim edilebilirliği üzerindeki önemli etkilerini vurgulamakta ve kişiselleştirilmiş e-posta içeriği oluşturmak için yapay zekâ kullanımına güven duyulabileceğini göstermektedir. Elde edilen bulgular, e-posta pazarlamacılar için pratik bir değere sahip olmanın yanı sıra, dijital alandaki yapay zekâ tarafından üretilen içeriğin daha geniş bağlamına da uyum sağlamaktadır. Bulgular, pazarlamacılara yapay zekâyı kullanarak daha etkili e-posta kampanyaları oluşturma, içeriğin hem ilgi çekici hem de başarıyla birincil gelen kutusuna teslim edilmesini sağlama yolları açmaktadır(Bouchareb & Morad, 2024).

Literatür Taraması İçin Sunduğu Çerçeve

Bu çalışma, yapay zekâ tarafından üretilen pazarlama içeriklerinin dijital iletişim kanallarındaki performansını inceleyerek, otomasyon araçlarının mesaj iletimine etkisine dair nicel bir perspektif sunmaktadır. Özellikle e-posta pazarlamasında yapay zekâ kullanımının sağladığı kişiselleştirme avantajları ile internet servis sağlayıcılarının spam filtreleme mekanizmaları arasındaki teknik dengeyi ele alır. Literatürde genellikle yapay zekâ metinlerinin algoritmik tespiti ve güvenliği üzerine yoğunlaşan teorik tartışmaları, doğrudan alıcı gelen kutusu yerleşimi üzerinden sınayan ampirik bir köprü görevi üstlenir.

Önceki araştırmalar genellikle yapay zekâ tabanlı içerik üretim modellerinin teknik yeteneklerini, veri analitiği kapasitelerini ve makine öğrenmesi tabanlı spam sınıflandırma algoritmalarının doğruluk oranlarını incelemiştir. Blanzieri ve Bryl gibi öncü çalışmalar spam filtrelemesinin matematiksel temellerini ve sınıflandırma vektörlerini ortaya koyarken; bu makale, söz konusu kuramsal altyapıyı doğrudan yapay zekâ çıktılı kurumsal postaların teslim edilebilirlik sonuçlarıyla ilişkilendirmiştir. Böylece, önceki çalışmaların varsaydığı olası olumsuz algoritmik tepkilerin kontrollü önlemler altında geçerliliğini yitirdiğini göstererek mevcut literatürü genişletmektedir.

Literatür taraması bağlamında bu çalışma, pazarlamacılar ile e-posta servis sağlayıcıları arasındaki etkileşimde yaygın olarak kabul gören bazı önyargıların ampirik verilerle yeniden değerlendirilmesine olanak tanır. Yapay zekâ içeriklerinin otomatik olarak spam olarak etiketleneceği yönündeki genel kanıyı, düz metin kullanımı, gönderim hızının dengelenmesi ve açık konu başlıkları gibi pratik önlemler çerçevesinde sörgülar. Araştırmacılara, otomasyon araçlarının dijital pazarlama kampanyalarındaki pratik sınırlarını ve teknik uyumluluk gereksinimlerini kanıta dayalı olarak değerlendirme imkânı sunar.

Kaynakça

  1. Bouchareb, N., Morad, I. (2024). Analyzing The Impact of Ai-Generated Email Marketing Content on Email Deliverability in Spam Folder Placement. HOLISTICA – Journal of Business and Public Administration, 15(1), 96-106. https://doi.org/10.2478/hjbpa-2024-0006
  2. Somosi, Z. (2022). The relationship between seo and artificial intelligence. Multidiszciplináris Tudományok, 12(3), 233–246. https://doi.org/10.35925/j.multi.2022.3.21; Nhavkar, V. K. (2023). Impact of Generative AI on IT Professionals. International Journal for Research in Applied Science and Engineering Technology, 11(7), 15–18. https://doi.org/10.22214/ijraset.2023.54515; Google. (2023b). Google Search’s guidance about AI - generated content | Google Search Central Blog | Google for Developers . https://developers.google.com/search/blog/2023/02/google - search - and - ai - content?hl=en . Accessed October 11, 2023
03

Tez ve Makale Araştırmalarında Kullanım

Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki üç araştırma taslağına dönüştürülmüştür.

01

Tez veya makalede kullanım · literatüre-review

Yapay zekâ tarafından üretilen pazarlama içerikleri, uygun teknik önlemler alındığında spam filtrelerine takılmadan doğrudan gelen kutusuna ulaşabilmektedir.

Yazarın kontrollü deney bulgularını literatür taraması bölümünde aktararak otomasyon araçlarının teslim edilebilirlik üzerindeki etkisizliğini kanıtlamak amacıyla doğrudan kullanılabilir(Bouchareb & Morad, 2024).

Zengin Medya İçeren Yapay Zekâ E-postalarının Spam Klasörü Yerleşimi Üzerine Deneysel Bir Analiz

Araştırma sorusu
HTML biçimlendirmesi ve görseller içeren yapay zekâ üretimi e-posta pazarlama içerikleri, standart düz metin e-postalara kıyasla alıcıların gelen kutusu yerleşimini nasıl etkilemektedir?
Yöntem taslağı
Evren, farklı sektörlerde faaliyet gösteren e-posta pazarlama abonelerinden oluşmaktadır. Örneklem büyüklüğü istatistiksel güç analizi ile hesaplanarak belirlenecektir. Veriler, farklı HTML şablonları ve yapay zekâ metinleri içeren e-postaların kontrollü gönderimi sonrasında katılımcıların bildirimleri ve sağlayıcı raporları aracılığıyla toplanacak; veriler ikili lojistik regresyon ve ki-kare testleri ile analiz edilecektir.

Makaleyle bağlantısı: Bu araştırma önerisi, makalenin düz metin kullanımı ve sınırlı içerik türüyle elde ettiği bulguların, daha karmaşık ve görsel ağırlıklı pazarlama iletilerinde nasıl bir sonuç doğuracağını inceleme eksikliğinden türetilmiştir(Bouchareb & Morad, 2024).

02

Tez veya makalede kullanım · Kavramsal çerçeve

Düz metin kullanımı, açık konu başlıkları ve kontrollü gönderim aralıkları gibi önlemler olası spam tetikleyicilerini başarılı bir şekilde hafifletmektedir.

Kavramsal çerçevede e-posta pazarlama stratejilerinin optimizasyonu ve internet servis sağlayıcılarının filtreleme kriterlerini açıklamak için referans gösterilebilir(Bouchareb & Morad, 2024).

Ticari E-Posta Otomasyon Araçlarının Gönderici İtibar Puanları ve Gelen Kutusu Oranları Üzerindeki Etkisi

Araştırma sorusu
Üçüncü taraf toplu e-posta gönderim yazılımları aracılığıyla yollanan yapay zekâ içerikli pazarlama iletileri, internet servis sağlayıcılarının spam filtreleri tarafından doğrudan nasıl değerlendirilmektedir?
Yöntem taslağı
Araştırmanın evrenini kurumsal e-posta pazarlaması yapan işletmeler oluşturmaktadır. Örneklem, veri doygunluğu ve ticari kampanya çeşitliliği dikkate alınarak seçilen kurumsal hesaplardan oluşacaktır. Veriler, SMTP protokol günlükleri ve sağlayıcı geri bildirim döngüleri üzerinden toplanacak, zaman serisi analizi ve varyans analizi (ANOVA) yöntemleriyle incelenecektir.

Makaleyle bağlantısı: Makalenin, üçüncü taraf gönderim programlarının olumsuz etkilerinden kaçınmak için manuel ve yavaş gönderim taktiği kullandığını belirtmesi ve bu durumun otomasyon yazılımlarıyla test edilmesi gerekliliği bu önerinin temelini oluşturur(Bouchareb & Morad, 2024).

03

Tez veya makalede kullanım · Tartışma

Gönderen alan adının ve alıcı e-posta sağlayıcısının türü, kontrollü koşullar altında e-postaların son varış noktasını etkilememektedir.

Tartışma bölümünde farklı e-posta servis sağlayıcılarının davranışlarını ve alan adı güvenilirliğinin rolünü tartışmak amacıyla ampirik kanıt olarak sunulabilir(Bouchareb & Morad, 2024).

Farklı Dil Modelleri Tarafından Üretilen Kişiselleştirilmiş E-Posta İçeriklerinin Alıcı Etkileşimi ve Açılma Oranlarına Etkisi

Araştırma sorusu
Farklı yapay zekâ dil modelleri tarafından farklı derecelerde kişiselleştirilerek üretilen e-posta içerikleri, alıcıların açılma ve tıklama oranları ile spam bildirim eğilimlerini nasıl farklılaştırmaktadır?
Yöntem taslağı
Evren, çevrim içi perakende sektöründeki e-posta abonelerinden meydana gelmektedir. Örneklem büyüklüğü, %95 güven düzeyi ve %5 hata payı dikkate alınarak evren temsil kabiliyetine göre hesaplanacaktır. Veriler, kontrollü kampanya gönderimleri sonrasında kullanıcı etkileşim metriklerinin izlenmesiyle toplanacak ve bağımsız örneklem t-testi ile korelasyon analizine tabi tutulacaktır.

Makaleyle bağlantısı: Makale sonuçunda yapay zekâ ile kişiselleştirilmiş içeriklerin satışları ve müşteri memnuniyetini artırabileceği yönündeki geleceğe yönelik çıkarımlardan ve önerilerden türetilmiştir(Bouchareb & Morad, 2024).