Küresel iklim kriziyle mücadelede, hızlı büyüme patikasına sahip gelişmekte olan ülkelerin çevresel performansları hayati önem taşımaktadır. Brezilya, Çin, Hindistan, Endonezya, Rusya, Meksika ve Türkiye'den oluşan E-7 ülkeleri, küresel nüfusun, gayri safi yurtiçi hasılanın ve birincil enerji tüketiminin büyük bir bölümünü temsil ederken aynı zamanda küresel emisyonların da önemli bir kaynağı konumundadır. Bu ülkelerin sanayileşme süreçlerinde fosil yakıtlara olan yüksek bağımlılıkları, sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmalarının önünde büyük bir engel teşkil etmektedir. Alan yazında ekonomik gelişme ile çevre kirliliği arasındaki etkileşim uzun süredir tartışılsa da büyüme süreçlerine insani gelişme, yenilenebilir enerji ve teknolojik yeniliklerin eş zamanlı etkilerini entegre eden bütüncül analizlerin eksikliği, politika yapıcıların etkin stratejiler geliştirmesini zorlaştırmaktadır.
Bu doğrultuda yürütülen araştırmanın temel amacı, E-7 ülkelerinde 1995-2019 yılları arasındaki dönemde genişletilmiş Çevresel Kuznets Eğrisi hipotezini yenilenebilir enerji, insani gelişme ve teknolojik inovasyonlar bağlamında ampirik olarak yeniden test etmektir. Çalışmada, World Development Indicators (WDI), UNDP ve OECD veri tabanlarından elde edilen yıllık panel veriler kullanılmıştır. Seriler arasındaki yatay kesit bağımlılığını (CSD) ve eğim heterojenliğini göz önünde bulunduran ikinci nesil panel ekonometrik yöntemler tercih edilmiştir. Bu kapsamda durağanlık analizi için CIPS ve CADF birim kök testleri uygulanmış, uzun dönemli eşbütünleşme ilişkisi Westerlund testi ile incelenmiş ve katsayı tahminleri için Yatay Kesit Genişletilmiş Gecikmesi Dağıtılmış Otoregresif (CS-ARDL) ile AMG (Geliştirilmiş Ortalama Grup) yöntemlerinden yararlanılmıştır.
Ekonometrik analiz sonuçları, E-7 ülkelerinde ekonomik büyüme ile karbondioksit emisyonu arasında ters U-şekilli bir Çevresel Kuznets Eğrisi (EKC) ilişkisinin varlığını kesin olarak doğrulamaktadır. Uzun dönem tahminlerine göre, gelir düzeyindeki artış emisyonu başlangıçta artırırken, gelirin karesinin emisyon üzerindeki katsayısının negatif çıkması dönüm noktasından sonra emisyonun azalmaya başladığını göstermektedir. Öte yandan, insani gelişmişlik endeksindeki (HDI) artışın ve yenilenebilir enerji tüketim oranlarındaki yükselişin karbon emisyonunu anlamlı düzeyde düşürdüğü belirlenmiştir. Ayrıca, çevre odaklı patent başvuruları ile temsil edilen teknolojik inovasyonların çevre kirliliğini azalttığı ve yenilenebilir enerji kullanımı ile teknolojik inovasyonların interaktif etkileşiminin (RE*TECH) emisyon düzeylerini azaltmada sinerjik bir azaltıcı rol üstlendiği kanıtlanmıştır.
Araştırmadan elde edilen ampirik kanıtlar, E-7 ülkelerinde sadece ekonomik büyümeye odaklanmak yerine beşeri sermayeye yatırım yapmanın, yeşil teknoloji patentlerini teşvik etmenin ve enerji sepetinde yenilenebilir kaynakların payını artırmanın önemini ortaya koymaktadır. Bulgular, literatürde yeşil teknolojilerin yüksek maliyetleri nedeniyle gelişmekte olan ülkelerde etkisiz kalabileceğini savunan görüşlerin aksine, doğru politika teşvikleriyle bu teknolojilerin emisyon azaltımında kritik bir kaldıraç olabileceğini kanıtlamaktadır. Sonuç olarak, bu çalışma E-7 ülkelerinin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine (SDG 3, 4, 7, 8 ve 13) ulaşabilmeleri için enerji sepetlerini fosil yakıtlardan arındırmaları, çevre dostu inovasyon ekosistemlerini desteklemeleri ve insani gelişmişliği artıracak eğitim ve sağlık reformlarına öncelik vermeleri gerektiğini bilimsel olarak ortaya koymaktadır.
Kuramsal ve kavramsal çerçeve
Çalışma, Solow'un (1957) uzun dönemli ekonomik büyüme modeline ve Amartya Sen'in kapasite yaklaşımına (İnsani Gelişme Endeksi - HDI) dayanmaktadır. Çevresel sürdürülebilirlik analizi ise Çevresel Kuznets Eğrisi (EKC) hipotezi çerçevesinde kurulmuştur. EKC teorisine göre, ekonomik büyümenin ilk aşamalarında çevre kirliliği artarken, belirli bir gelir eşiğinden (dönüm noktası) sonra çevre dostu teknolojilerin benimsenmesi, yasal düzenlemeler ve artan toplumsal farkındalık sayesinde çevre kirliliği azalmaktadır. Bu teorik yapıya insani gelişmişlik, yenilenebilir enerji tüketimi ve patentlerle temsil edilen çevre teknolojileri eklenerek genişletilmiş bir ekonometrik model oluşturulmuştur.
Makalenin ele aldığı literatür
Çalışma, ekonomik büyüme, enerji tüketimi ve çevre kirliliği ilişkisini ele alan geleneksel EKC alan yazınını (Kuznets, 1955; Dinda, 2004) temel almaktadır. Son dönemde yenilenebilir enerji ile çevre kirliliği arasındaki negatif ilişkiye odaklanan çalışmalar (Kirikkaleli ve Sowah, 2020; Saqib, 2022) ile insani gelişmişlik düzeyinin çevre üzerindeki etkilerini tartışan literatür (Ouedraogo, 2013; Tran ve ark., 2019) entegre edilmiştir. Ayrıca, R&D harcamaları ve çevre patentlerinin emisyon azaltıcı etkilerini inceleyen ancak çelişkili bulgular sunan yeşil inovasyon literatüründeki boşluklar (Wurlod ve Noailly, 2018; Du ve ark., 2019) ele alınarak, E-7 ülkeleri bağlamında bu dinamikler çok boyutlu ekonometrik modellerle sörgülanmıştır.