Nicel araştırma makalesi incelemesi
DOI: 10.23917/indigenous.v7i3.19851Z Kuşağı Sosyal Medya Kullanıcılarında Psikolojik İyi Oluş: Öz Saygı ve Sosyal Medya Bağımlılığının Aracı, Sosyal Medya Kullanım Güdülerinin Düzenleyici Rolü
Dijital yerliler olarak tanımlanan Z kuşağının yoğun internet ve sosyal medya kullanımı, ergenlerin psikososyal gelişim süreçleri üzerinde hem destekleyici hem de köstekleyici etkiler yaratmaktadır.
Makalenin anahtar kelimeleri
- Yazar
- Era Mutiara Pertiwi, Dewi Retno Suminar, Rahkman Ardi
- Yayın
- Indigenous: Jurnal Ilmiah Psikologi
- Tarih
- 2022-12-14
Makalenin Kapsamı ve Akademik İçeriği
Dijitalleşmenin merkezinde büyüyen Z kuşağı ergenleri, yaşamlarının büyük bir kısmını çevrimiçi platformlarda geçirmekte ve bu durum onların psikolojik iyi oluş düzeylerini doğrudan etkilemektedir. Sosyal medyanın ergen gelişimini desteklediğini iddia eden çalışmaların yanı sıra, aşırı kullanımın depresyon, yalnızlık ve anksiyete ile ilişkili olduğunu öne süren araştırmalar, alan literatüründe belirgin bir kuramsal çelişki oluşturmaktadır. İncelenen çalışma, sosyal medya kullanımının tekdüze bir etkisi olmadığını savunarak, bu karmaşık ilişkinin öz saygı düzeyi ve bireylerin çevrimiçi platformları kullanma niyetlerine göre farklılaştığını öne sürmektedir.
Araştırma, Endonezya'nın Mataram şehrinden 647 ergen katılımcı ile gerçekleştirilen nicel bir tasarıma dayanmaktadır. Katılımcıların öz saygılarını ölçmek için Rosenberg Öz Saygı Ölçeği, sosyal medya bağımlılıklarını belirlemek için Çevrimiçi Sosyal Ağ Bağımlılık Ölçeği ve kullanım güdülerini analiz etmek için Sosyal Medya Kullanım Güdüleri Ölçeği kullanılmıştır. Psikolojik iyi oluş ise Mental Sağlık Envanteri (MHI-18) aracılığıyla değerlendirilmiştir. Veriler, Yapısal Eşitlik Modellemesi (SEM) kullanılarak analiz edilmiş ve bağımlılık ile güdülerin aracı ve düzenleyici rolleri test edilmiştir.
Elde edilen bulgular, öz saygı düzeyinin psikolojik iyi oluşun pozitif bir yordayıcısı olduğunu, sosyal medya bağımlılığının ise negatif bir yordayıcı olarak sürece dahil olduğunu göstermektedir. Sosyal medya bağımlılığı, öz saygı ile psikolojik iyi oluş arasındaki ilişkide kısmi bir aracı rol oynamaktadır. Öte yandan kullanım güdüleri, bağımlılığın psikolojik iyi oluş üzerindeki negatif etkisini farklı yönlerde modere etmektedir. Mevcut ilişkileri sürdürme güdüsünün bu negatif ilişkiyi derinleştirdiği, yeni insanlarla tanışma ve sosyalleşme güdüsünün ise bu negatif etkiyi zayıflattığı saptanmıştır.
Çalışmanın sonuçları, ergenlerin psikolojik iyi oluşlarını iyileştirmek için sadece kullanım süresine değil, kullanımın arkasındaki güdüsel arka plana odaklanan müdahalelerin gerekliliğini ortaya koymaktadır. Literatür taraması bakımından çalışma, sosyal medyanın etkilerini genel bir etki düzeyi yerine moderatör değişkenler üzerinden tartışarak önceki tutarsız bulguları sentezlemektedir. Özellikle çevrimiçi ortamdaki bağlam çökmesi ve sosyal ağların karmaşıklığı, ergenlerin neden belirli durumlarda iyi oluşlarının düştüğünü veya yükseldiğini açıklayan özgün bir tartışma çerçevesi sunmaktadır.
Araştırmanın amacı
Bu çalışma, Z kuşağı ergenlerinde öz saygı ile psikolojik iyi oluş arasındaki ilişkide sosyal medya bağımlılığının aracı rolünü ve sosyal medya kullanım güdülerinin bu ilişki üzerindeki düzenleyici etkisini incelemeyi hedeflemektedir(Pertiwi et al., 2022).
İnceleme ve modelleme yöntemi
Bu çalışma, kuadratik ve nedensel ilişkileri modellemek amacıyla Yapısal Eşitlik Modellemesi kullanan ampirik ve kesitsel bir nicel araştırma yaklaşımı benimsemiştir(Pertiwi et al., 2022).
Kuramsal ve kavramsal çerçeve
Çalışma, bireyleri ihtiyaçlarını karşılamak üzere teknolojiyi seçici olarak kullanan aktif varlıklar olarak tanımlayan Kullanımlar ve Doyumlar Teorisi temelinde yapılandırılmıştır. Ayrıca benlik kavramı ve öz saygı modelleri ile sosyal medya kullanımının psikolojik iyi oluş üzerindeki etkisini açıklayan bağlam çökmesi ve dijital etkileşim dinamikleri kuramsal çerçeveyi desteklemektedir.
Makalenin ele aldığı literatür
Araştırma, sosyal medyanın psikolojik iyi oluş üzerindeki etkilerine dair Liu ve Yu (2013) gibi olumlu bulgular ile Sampasa-Kanyinga ve Lewis (2015) tarafından vurgulanan olumsuz etkileri karşılaştırmalı olarak ele almaktadır. Ayrıca Kraut vd. (2002) ve Rae ve Lonborg (2015) tarafından önerilen moderasyon modelleri üzerine inşa edilmiştir.
Araştırma Tasarımı
- Evren veya inceleme alanı
- Mataram Şehri'nde yaşayan ve internet ile sosyal medya erişimi bulunan Z kuşağı ergen popülasyonu.
- Örneklem veya araştırma materyali
- Gönüllülük esaslı çevrimiçi dağıtılan formlar yoluyla ulaşılan ve eksiksiz dolduran 647 Z kuşağı ergen katılımcı.
- Veri toplama süreci
- Rosenberg Öz Saygı Ölçeği, Çevrimiçi Sosyal Ağ Bağımlılığı Ölçeği, Sosyal Medya Kullanım Güdüleri Ölçeği ve Mental Sağlık Envanteri içeren çevrimiçi anket formu.
- Veri analiz yöntemi
- Betimsel istatistikler için SPSS ve yapısal eşitlik modeli ile hipotez testi analizleri için Lisrel 9.10 yazılımı.
Araştırmanın Bulguları
Öz saygı düzeyi ile psikolojik iyi oluş arasında pozitif yönlü doğrudan bir yordayıcı ilişki bulunmaktadır ve bu durum bireylerin kendilerini olumlu değerlendirmesinin psikolojik dayanıklılığı tetiklediğini göstermektedir(Pertiwi et al., 2022).
Sosyal medya bağımlılığı, öz saygı ile psikolojik iyi oluş arasındaki ilişkide kısmi aracı rol oynamakta olup yüksek öz saygı daha düşük bağımlılığa ve dolayısıyla daha yüksek iyi oluşa yol açmaktadır(Pertiwi et al., 2022).
Mevcut ilişkileri sürdürme güdüsü, sosyal medya bağımlılığının psikolojik iyi oluş üzerindeki olumsuz etkisini güçlendirmekte olup ağlar arası çöküş ve kimlik yönetimi baskısı bu durumu tetiklemektedir(Pertiwi et al., 2022).
Yeni insanlarla tanışma ve sosyalleşme güdüsü, sosyal medya bağımlılığının psikolojik iyi oluş üzerindeki olumsuz etkisini zayıflatmakta olup çevrimiçi iletişimin sözel olmayan ipuçlarından arınmış yapısı kaygıyı azaltmaktadır(Pertiwi et al., 2022).
Bulguların Tartışılması ve Araştırmanın Sonucu
Bulguların Yazarlar Tarafından Yorumlanışı
Araştırma bulguları, öz saygı düzeyinin Z kuşağı ergenlerin psikolojik iyi oluşu üzerinde doğrudan ve güçlü bir yordayıcı etkiye sahip olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Buna ek olarak, sosyal medya bağımlılığı bu ilişkide kısmi bir aracı mekanizma olarak işlev görmekte ve bireylerin çevrimiçi ortamlardaki aşırı yönelimlerinin ruhsal sağlığı zedeleyici yönünü gözler önüne sermektedir.
Yazarlar bu durumu, ergenlerin günlük yaşamda yaşadıkları öz değerlendirme süreçlerini dijital platformlara taşıması ve sosyal ağlara olan bağımlılığın psikolojik yükü artırmasıyla açıklamaktadır. Yüksek öz saygıya sahip bireylerin daha sağlıklı dijital alışkanlıklar geliştirdiği ve bunun da genel psikolojik iyi oluş düzeyini olumlu yönde desteklediği vurgulanmaktadır.
Tartışma bölümünde elde edilen sonuçlar, mevcut literatürdeki çelişkili bulgularla harmanlanmış ve kullanım güdülerinin düzenleyici rolü detaylandırılmıştır. Özellikle mevcut ilişkileri sürdürme güdüsünün bağlam çöküşü nedeniyle stresi artırdığı, buna karşın yeni insanlarla tanışma güdüsünün ise anonimlik sayesinde kısa vadeli bir rahatlama sağladığı önceki çalışmalarla ilişkilendirilmiştir.
Sonuç olarak, çalışmanın bulguları okul psikologları ve danışmanlar için somut müdahale alanları sunmakta, ergenlerin sosyal medya kullanım amaçlarının anlaşılmasının ruh sağlığını korumada kritik önem taşıdığını kanıtlamaktadır. Sınırlılıklar bağlamında ise gelecekteki araştırmalar için boylamsal desenlerin ve daha geniş örneklem çerçevelerinin gerekliliği belirtilmiştir.
Bulguların Önceki Araştırmalarla Karşılaştırılması
Yazarlar, elde ettikleri yoğun sosyal medya kullanım bulgusunu Sampasa-Kanyinga ve Lewis (2015) çalışmasıyla karşılaştırarak, günlük iki saatten fazla kullanımın ergenlerde düşük ruh sağlığı değerlendirmesi ve psikolojik sıkıntı ile ilişkili olduğunu vurgulamışlardır(Pertiwi et al., 2022).
Çalışmanın kullanım güdülerinin düzenleyici rolüne dair bulguları, Rae ve Lonborg (2015) tarafından öne sürülen bireysel motivasyonların sosyal ağ kullanımı ile psikolojik iyi oluş arasındaki ilişkiyi düzenlediği hipoteziyle doğrudan desteklenmiştir(Pertiwi et al., 2022).
Sonuç Bölümünün Sunduğu Çıkarımlar
Bu araştırmanın bulguları, sosyal medya bağımlılığının öz saygı ile psikolojik iyi oluş arasında kısmi bir köprü kurduğunu ve kullanım güdülerinin bu denklemi farklı yönlerde etkileyen kritik düzenleyiciler olduğunu kanıtlamaktadır(Pertiwi et al., 2022).
Literatür Taraması İçin Sunduğu Çerçeve
Bu akademik yayın, dijital çağda yetişen Z kuşağı bireylerin çevrimiçi platformlardaki davranış kalıpları ile ruhsal sağlıkları arasındaki karmaşık ilişkiyi açıklayan temel kaynaklardan biri olarak literatürdeki yerini almaktadır. Özellikle bireylerin kişisel değer algıları ile dijital bağımlılıkları arasındaki köprüyü kurması ve kullanım amaçlarının bu denklem üzerindeki düzenleyici etkisini ampirik olarak test etmesi, çalışmanın literatürdeki işlevini belirlemektedir. Makale, sosyal medyanın tek yönlü olarak zararlı ya da yararlı olduğu yönündeki indirgemeci yaklaşımların ötesine geçerek, bireysel motivasyonların ve psikolojik özelliklerin sürece nasıl yön verdiğini gösteren yapısal bir model sunmaktadır. Bu yönüyle yayın, dijital psikoloji ve iletişim bilimleri kesişiminde yürütülen araştırmalar için kavramsal bir dayanak işlevi görmektedir.
Yayın, geçmişte yürütülen ve sosyal medyanın psikolojik etkileri konusunda çelişkili sonuçlar ortaya koyan çok sayıda ampirik çalışmayla doğrudan bir diyalog kurmaktadır. Bir taraftan çevrimiçi ağların sosyal sermayeyi artırarak öznel iyi oluşu desteklediğini öne süren öncül araştırmaların bulgularını doğrularken, diğer taraftan aşırı kullanımın yalnızlık ve depresyonu tetiklediğini savunan çalışmalarla da paralellik göstermektedir. Çalışma, bu zıt literatür birikimini bir çatışma unsuru olarak bırakmak yerine, kullanım ve doyum teorisi ile bağlam çöküşü kavramlarını harmanlayarak açıklayıcı bir üst çerçeveye taşımaktadır. Önceki araştırmalarda genellikle bağımsız değişken olarak ele alınan sosyal medya kullanımının, bu çalışmada öz saygı ile iyi oluş arasında aracı ve düzenleyici değişkenlerle birlikte ele alınması, mevcut literatürün metodolojik ve kuramsal sınırlarını genişletmektedir.
Literatür taraması yapılırken, sosyal medya bağımlılığının ve kullanım güdülerinin psikolojik iyi oluş üzerindeki dolaylı ve düzenleyici etkilerini bütüncül bir model içinde sunması bakımından bu inceleme metnine önemli bir analitik katkı sunmaktadır. Araştırma, özellikle ergenlik dönemindeki dijital yerlilerin ruh sağlığı incelenirken sadece kullanım süresine odaklanmanın yetersiz olduğunu, bireyin öz saygı düzeyi ile platforma yüklediği psikolojik anlamın birlikte değerlendirilmesi gerektiğini kanıtlamaktadır. Bu bağlamda inceleme, gelecekte yapılacak benzer çalışmalarda değişkenler arası karmaşık ilişkilerin nasıl modellenebileceğine dair somut bir analitik şablon sağlamakta ve araştırmacılara teorik derinlik kazandırmaktadır.
Kaynakça
- Sampasa-Kanyinga, H., & Lewis, R. F. (2015). Frequent Use of Social Networking Sites is Associated with Poor Psychological Functioning among Children and Adolescents. Cyberpsychology, Behavior, and Social Networking, 18(7), 380-385.
- Rae, J. R., & Lonborg, S. D. (2015). Do motivations for using Facebook moderate the association between Facebook use and psychological well-being? Frontiers in Psychology, 6(JUN).
Tez ve Makale Araştırmalarında Kullanım
Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki üç araştırma taslağına dönüştürülmüştür.
Tez veya makalede kullanım · literatüre-review
Sosyal medya bağımlılığı, öz saygı ile psikolojik iyi oluş arasında kısmi bir aracı rol oynamaktadır.
Yüksek öz saygıya sahip ergenlerin daha düşük sosyal medya bağımlılığı geliştirdiği ve bunun da psikolojik iyi oluşu dolaylı yoldan artırdığı iddiasını desteklemek amacıyla kullanılır(Pertiwi et al., 2022).
Üniversite Öğrencilerinde Sosyal Medya Kullanım Güdülerinin Psikolojik İyi Oluş Üzerindeki Etkisi
- Araştırma sorusu
- Üniversite öğrencilerinin sosyal medya kullanım güdüleri, internet bağımlılığı ile yaşam doyumu arasındaki ilişkiyi nasıl düzenlemektedir?
- Yöntem taslağı
- Evreni üniversite öğrencileri olan bu araştırmada örneklem büyüklüğü a priori güç analiziyle belirlenecektir. Veriler çevrimiçi anket formu aracılığıyla toplanacak ve elde edilen veriler Yapısal Eşitlik Modellemesi ile analiz edilecektir.
Makaleyle bağlantısı: Makalede yer alan kullanım güdülerinin düzenleyici rolü bulgusundan ve yazarların farklı örneklem gruplarında araştırma yapılması yönündeki gelecek çağrısından türetilmiştir(Pertiwi et al., 2022).
Tez veya makalede kullanım · Kavramsal çerçeve
Mevcut ilişkileri sürdürme güdüsü, bağlam çöküşü nedeniyle bağımlılığın olumsuz etkisini güçlendirmektedir.
Ergenlerin farklı sosyal çevrelerin beklentilerini aynı anda yönetmeye çalışırken yaşadığı gerilimin ve bu durumun ruh sağlığını zedelemesinin kuramsal altyapısını kurmak için seçilir(Pertiwi et al., 2022).
Ergenlerde Akran Baskısı ve Bağlam Çöküşünün Çevrimiçi Kaygıya Etkisi
- Araştırma sorusu
- Ergenlerin çevrimiçi ortamlarda yaşadıkları bağlam çöküşü algısı ile sosyal medya kaynaklı gerilim arasındaki ilişkide akran baskısının aracı rolü nedir?
- Yöntem taslağı
- Nitel ve nicel karma desenin benimsendiği bu çalışmada, nitel örneklem veri doygunluğu ilkesiyle seçilecek katılımcılarla derinlemesine görüşmeler yapılarak, nicel örneklem ise ölçek uygulamalarıyla yürütülecektir.
Makaleyle bağlantısı: Makalenin tartışma kısmında detaylandırılan bağlam çöküşü ve farklı sosyal ağ beklentilerinin yarattığı baskı açıklamasından türetilmiştir(Pertiwi et al., 2022).
Tez veya makalede kullanım · Tartışma
Yeni insanlarla tanışma ve sosyalleşme güdüsü, sözel olmayan ipuçlarının yokluğu sayesinde kaygıyı azaltmaktadır.
Çevrimiçi iletişimin sunduğu anonimlik ve esnekliğin, yüz yüze etkileşimde kaygı yaşayan bireyler üzerindeki kısa vadeli rahatlatıcı etkisini tartışmak amacıyla başvurulur(Pertiwi et al., 2022).
Genç Yetişkinlerde Öz Saygı ve Dijital Bağımlılık Arasındaki Boylamsal İlişki
- Araştırma sorusu
- Öz saygı düzeyindeki değişimler, genç yetişkinlerin sosyal medya bağımlılığı ve psikolojik iyi oluş seviyelerini zaman içinde nasıl yordamaktadır?
- Yöntem taslağı
- Güç analiziyle hesaplanan örneklem büyüklüğüne sahip katılımcılardan altışar aylık aralıklarla üç dalga halinde veri toplancak ve boylamsal çapraz gecikmeli panel analizi uygulanacaktır.
Makaleyle bağlantısı: Yazarların kesitsel desenin nedensellik kuramaması nedeniyle gelecekteki araştırmalar için önerdiği boylamsal araştırma yöntemi çağrısından türetilmiştir(Pertiwi et al., 2022).