İklim değişikliği, küresel ölçekte fiziksel çevre kadar bireylerin ruh sağlığı ve psikolojik refahı üzerinde de derin etkiler yaratan sosyo-ekolojik bir kriz olarak tanımlanmaktadır. Alan yazında iklim değişikliğine bağlı duygusal tepkiler ve işlevsel bozukluklar iklim kaygısı başlığı altında incelenmekte, bireylerin çevresel koruma eylemlerine katılım düzeyleri ise çevre yanlısı davranışlar kapsamında değerlendirilmektedir. Ancak, cinsiyetin bu psikolojik ve davranışsal süreçlerdeki rolüne ilişkin ampirik literatür tutarsız sonuçlar sunmaktadır. Birçok araştırma kadınların erkeklere kıyasla daha yüksek iklim kaygısı duyduğunu ve çevre yanlısı eylemlere daha sık katıldığını öne sürerken, bazı çalışmalar anlamlı bir cinsiyet farkı bulamamış ya da aksi yönde bulgular raporlamıştır. Bu belirsizliğin temel nedenlerinden biri, mevcut çalışmaların ağırlıklı olarak kolayda örneklem yöntemlerine dayanması ve psikolojik mekanizmaları ihmal etmesidir.
Söz konusu sınırlılıkları aşmak amacıyla yürütülen bu ampirik araştırmada, Portekiz toplumunu temsil eden 3.300 yetişkin katılımcıdan (1.583 erkek, 1.717 kadın) tabakalı rastgele örnekleme yoluyla veri toplanmıştır. Çalışmada iklim değişikliği kaygısı, çevresel kimlik, iklim değişikliği algıları ile üç farklı çevre yanlısı davranış türü (koruma davranışları, vejetaryen beslenme ve alternatif ulaşım kullanımı) geçerliği kanıtlanmış ölçeklerle ölçülmüştür. Elde edilen verilerin analizinde bağımsız örneklem t-testleri, çoklu regresyon analizleri ve Hayes PROCESS makrosu (Model 8) kullanılarak bootstrap yöntemiyle koşullu dolaylı etkiler ve aracı-düzenleyici mekanizmalar sınanmıştır.
Bulgular, kadınların erkeklere kıyasla anlamlı derecede daha yüksek iklim değişikliği kaygısı yaşadıklarını ve bu farkın temel olarak bilişsel bozulma boyutundan kaynaklandığını göstermiştir. Ayrıca kadınların çevresel kimlik, iklim değişikliği algıları, enerji/su koruma davranışları, vejetaryen öğün tüketimi ve alternatif ulaşım tercihlerinde erkeklerden daha yüksek puanlar aldıkları saptanmıştır. Aracılık ve düzenleme analizleri, iklim değişikliği algılarının çevresel kimliğin çevre yanlısı davranışlar üzerindeki etkisine aracılık ettiğini ve bu aracılık rolünün cinsiyete göre düzenlendiğini ortaya koymuştur. Söz konusu dolaylı etki erkeklerde daha güçlü bulunurken, kadınlarda çevresel kimliğin davranışlar üzerindeki doğrudan etkisi daha yüksek tespit edilmiştir.
Çalışmanın tartışma ve sonuç bölümlerinde, elde edilen bulgular literatürdeki iklim kaygısı ve toplumsal cinsiyet çalışmalarıyla karşılaştırılıp değerlendirilmiştir. Araştırma, temsil gücü yüksek ulusal bir örneklem üzerinden cinsiyet farklılıklarının sosyo-psikolojik mekanizmalarını açıklığa kavuşturması bakımından alan yazına özgün bir katkı sağlamaktadır. İklim politikaları ve çevre eğitimlerinde toplumsal cinsiyet eşitliği yaklaşımının zorunluluğuna dikkat çeken çalışma, araştırmacılara iklim psikolojisi ve çevre sosyolojisi alanındaki tez ve makalelerde cinsiyet duyarlı müdahale modelleri ve kesişimsel analizler kurgulamak için sağlam ampirik kanıtlar sunmaktadır.
Kuramsal ve kavramsal çerçeve
Çalışma, çevresel psikoloji ve toplumsal cinsiyet kuramlarının bütünleştirildiği bir çerçeveye dayanmaktadır. Bireylerin doğayla kurdukları duygusal ve kimliksel bağı açıklayan çevresel kimlik kuramı ile iklim değişikliğinin gerçekliğine, nedenlerine ve olumsuz sonuçlarına yönelik inançları kapsayan iklim değişikliği algıları modeli, cinsiyet temelli sosyalleşme ve toplumsal rol dinamikleriyle birleştirilmektedir.
Makalenin ele aldığı literatür
Çalışma, iklim kaygısı ve çevre yanlısı davranışlar üzerine odaklanan mevcut alan yazındaki cinsiyet farklılıklarına dair çelişkili bulguları ele almaktadır. Clayton, Karzsia, Hickman, Whitmarsh ve Wullenkord gibi araştırmacıların iklim kaygısının ölçümü ve psikolojik karşılıklarına ilişkin çalışmalarından yararlanırken; van Valkengoed ve Steg'in iklim algısı modellerini ve Clayton'ın çevresel kimlik ölçeğini temel alarak sosyo-demografik belirleyicilerin ötesinde aracı ve düzenleyici psikolojik mekanizmaları sınamaktadır.