Nicel araştırma makalesi incelemesi

DOI: 10.3389/fsoc.2025.1589501

İklim Değişikliği Kaygısı ve Çevre Yanlısı Davranışlar: Cinsiyet Farklılıklarının Sosyo-Psikolojik Mekanizmalarla Çözümlenmesi

İklim değişikliği günümüzün en kritik küresel sorunlarından biri olarak kabul edilmekte ve bireyler üzerinde yarattığı psikolojik baskı iklim değişikliği kaygısı kavramıyla incelenmektedir.

Yazar
Mariana Pinho
Yayın
Frontiers in Sociology
Tarih
2025-06-09
01

Makalenin Kapsamı ve Akademik İçeriği

İklim değişikliği, küresel ölçekte fiziksel çevre kadar bireylerin ruh sağlığı ve psikolojik refahı üzerinde de derin etkiler yaratan sosyo-ekolojik bir kriz olarak tanımlanmaktadır. Alan yazında iklim değişikliğine bağlı duygusal tepkiler ve işlevsel bozukluklar iklim kaygısı başlığı altında incelenmekte, bireylerin çevresel koruma eylemlerine katılım düzeyleri ise çevre yanlısı davranışlar kapsamında değerlendirilmektedir. Ancak, cinsiyetin bu psikolojik ve davranışsal süreçlerdeki rolüne ilişkin ampirik literatür tutarsız sonuçlar sunmaktadır. Birçok araştırma kadınların erkeklere kıyasla daha yüksek iklim kaygısı duyduğunu ve çevre yanlısı eylemlere daha sık katıldığını öne sürerken, bazı çalışmalar anlamlı bir cinsiyet farkı bulamamış ya da aksi yönde bulgular raporlamıştır. Bu belirsizliğin temel nedenlerinden biri, mevcut çalışmaların ağırlıklı olarak kolayda örneklem yöntemlerine dayanması ve psikolojik mekanizmaları ihmal etmesidir.

Söz konusu sınırlılıkları aşmak amacıyla yürütülen bu ampirik araştırmada, Portekiz toplumunu temsil eden 3.300 yetişkin katılımcıdan (1.583 erkek, 1.717 kadın) tabakalı rastgele örnekleme yoluyla veri toplanmıştır. Çalışmada iklim değişikliği kaygısı, çevresel kimlik, iklim değişikliği algıları ile üç farklı çevre yanlısı davranış türü (koruma davranışları, vejetaryen beslenme ve alternatif ulaşım kullanımı) geçerliği kanıtlanmış ölçeklerle ölçülmüştür. Elde edilen verilerin analizinde bağımsız örneklem t-testleri, çoklu regresyon analizleri ve Hayes PROCESS makrosu (Model 8) kullanılarak bootstrap yöntemiyle koşullu dolaylı etkiler ve aracı-düzenleyici mekanizmalar sınanmıştır.

Bulgular, kadınların erkeklere kıyasla anlamlı derecede daha yüksek iklim değişikliği kaygısı yaşadıklarını ve bu farkın temel olarak bilişsel bozulma boyutundan kaynaklandığını göstermiştir. Ayrıca kadınların çevresel kimlik, iklim değişikliği algıları, enerji/su koruma davranışları, vejetaryen öğün tüketimi ve alternatif ulaşım tercihlerinde erkeklerden daha yüksek puanlar aldıkları saptanmıştır. Aracılık ve düzenleme analizleri, iklim değişikliği algılarının çevresel kimliğin çevre yanlısı davranışlar üzerindeki etkisine aracılık ettiğini ve bu aracılık rolünün cinsiyete göre düzenlendiğini ortaya koymuştur. Söz konusu dolaylı etki erkeklerde daha güçlü bulunurken, kadınlarda çevresel kimliğin davranışlar üzerindeki doğrudan etkisi daha yüksek tespit edilmiştir.

Çalışmanın tartışma ve sonuç bölümlerinde, elde edilen bulgular literatürdeki iklim kaygısı ve toplumsal cinsiyet çalışmalarıyla karşılaştırılıp değerlendirilmiştir. Araştırma, temsil gücü yüksek ulusal bir örneklem üzerinden cinsiyet farklılıklarının sosyo-psikolojik mekanizmalarını açıklığa kavuşturması bakımından alan yazına özgün bir katkı sağlamaktadır. İklim politikaları ve çevre eğitimlerinde toplumsal cinsiyet eşitliği yaklaşımının zorunluluğuna dikkat çeken çalışma, araştırmacılara iklim psikolojisi ve çevre sosyolojisi alanındaki tez ve makalelerde cinsiyet duyarlı müdahale modelleri ve kesişimsel analizler kurgulamak için sağlam ampirik kanıtlar sunmaktadır.

Araştırmanın amacı

Bu çalışma, Portekiz'i temsil eden ulusal bir örneklemde iklim değişikliği kaygısı ile çevre yanlısı davranışların cinsiyete ve çevresel kimlik ile iklim değişikliği algıları gibi sosyo-psikolojik özelliklere göre nasıl farklılaştığını ve bu değişkenler arasındaki koşullu dolaylı ilişkileri çözümlemeyi amaçlamaktadır(Pinho, 2025).

İnceleme ve modelleme yöntemi

Çalışmada Portekiz nüfusunu temsil eden ölçekte toplanan nicel veriler üzerinden iklim değişikliği kaygısı, çevresel kimlik, iklim değişikliği algıları ve çevre yanlısı davranışlar arasındaki ilişkiler cinsiyet değişkeni bağlamında t-testi, çoklu regresyon ve Hayes PROCESS eklentisi (Model 8) kullanılarak koşullu dolaylı etki (düzenlenmiş aracılık) analizleriyle incelenmiştir(Pinho, 2025).

Kuramsal ve kavramsal çerçeve

Çalışma, çevresel psikoloji ve toplumsal cinsiyet kuramlarının bütünleştirildiği bir çerçeveye dayanmaktadır. Bireylerin doğayla kurdukları duygusal ve kimliksel bağı açıklayan çevresel kimlik kuramı ile iklim değişikliğinin gerçekliğine, nedenlerine ve olumsuz sonuçlarına yönelik inançları kapsayan iklim değişikliği algıları modeli, cinsiyet temelli sosyalleşme ve toplumsal rol dinamikleriyle birleştirilmektedir.

Makalenin ele aldığı literatür

Çalışma, iklim kaygısı ve çevre yanlısı davranışlar üzerine odaklanan mevcut alan yazındaki cinsiyet farklılıklarına dair çelişkili bulguları ele almaktadır. Clayton, Karzsia, Hickman, Whitmarsh ve Wullenkord gibi araştırmacıların iklim kaygısının ölçümü ve psikolojik karşılıklarına ilişkin çalışmalarından yararlanırken; van Valkengoed ve Steg'in iklim algısı modellerini ve Clayton'ın çevresel kimlik ölçeğini temel alarak sosyo-demografik belirleyicilerin ötesinde aracı ve düzenleyici psikolojik mekanizmaları sınamaktadır.

Araştırma Tasarımı

Evren veya inceleme alanı
Portekiz'deki 18-74 yaş arası yetişkin genel nüfus (toplam 10.639.726 kişi).
Örneklem veya araştırma materyali
Qdata panelinden tabakalı rastgele örnekleme yöntemiyle seçilmiş, %99 güven düzeyi ve %2 hata payı ile Portekiz nüfusunu temsil eden 3.300 yetişkin (1.583 erkek, 1.717 kadın; yaş ortalaması M = 46.29, SD = 13.96).
Veri toplama süreci
Qdata araştırma şirketi paneli üzerinden katılımcılara e-posta yoluyla ulaştırılan ve ortalama 15 dakika süren çevrim içi anket formu kullanılmıştır.
Veri analiz yöntemi
İki bağımsız örneklem t-testi, Pearson korelasyon analizi, ayrı çoklu regresyon analizleri ve Hayes PROCESS makrosu Model 8 ile 1.000 önyükleme (bootstrap) örneği üzerinden düzenlenmiş aracılık (moderated mediation) analizleri uygulanmıştır.
İklim değişikliği kaygısı (bilişsel ve işlevsel bozulma alt boyutları)Çevresel kimlikİklim değişikliği algıları (gerçeklik, nedenler ve olumsuz sonuçlar)Tasarruf davranışları (enerji ve su tasarrufu)Vejetaryen beslenme tüketimiAlternatif ulaşım kullanımıCinsiyet

Araştırmanın Bulguları

01

Kadınlar erkeklere kıyasla anlamlı derecede daha yüksek iklim değişikliği kaygısı bildirmiştir (M = 1,86'ya karşı M = 1,79); bu farklılığın temel kaynağı kadınlardaki daha yüksek bilişsel bozulma düzeyleridir(Pinho, 2025).

02

Kadın katılımcılar erkeklere kıyasla hem çevresel kimlik hem de iklim değişikliği algıları açısından istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha yüksek skorlar sergilemiştir(Pinho, 2025).

03

Çevre yanlısı davranış boyutlarında kadınlar tasarruf davranışları, vejetaryen öğün tüketimi ve alternatif ulaşım araçlarının kullanımı hususunda erkeklerden daha sık eylemde bulunduklarını belirtmiştir(Pinho, 2025).

04

Çevresel kimliğin çevre yanlısı davranışlar (tasarruf, ulaşım ve beslenme) üzerindeki dolaylı etkisi iklim değişikliği algıları aracılığıyla gerçekleşmekte ve bu dolaylı süreç cinsiyet değişkeni tarafından düzenlenmektedir; erkeklerde dolaylı etki kadınlara kıyasla daha güçlü bulunmuştur(Pinho, 2025).

02

Bulguların Tartışılması ve Araştırmanın Sonucu

Bulguların Yazarlar Tarafından Yorumlanışı

Araştırma bulguları, kadınların erkeklere kıyasla iklim değişikliği kaygısını daha yüksek düzeyde yaşadıklarını ve iklim krizine karşı tasarruf, ulaşım tercihi ve vejetaryen beslenme gibi çevre yanlısı davranışları daha sık sergilediklerini ortaya koymaktadır. Ayrıca kadınların çevresel kimlik bağları ve iklim değişikliği risk algıları erkeklere kıyasla daha gelişmiş bir yapı sergilemektedir.

Yazar bu durumu, kadınların ev içi emek ve bakım sorumlulukları sebebiyle hane halkı enerji kullanımına daha fazla temas etmesi, özel araç sahipliği oranlarının daha düşük olması ve toplumsal cinsiyet rollerinin getirdiği çevresel sorumluluk duygusuyla açıklamaktadır. Erkeklerde ise iklim değişikliği algısının çevresel kimliğin davranışa dönüşmesinde daha baskın bir aracı rol üstlendiği vurgulanmaktadır.

Söz konusu sonuçlar, Elert ve Lundin (2022) ile Heeren ve arkadaşlarının (2022) çalışmalarında vurgulanan cinsiyet farklılıklarını destekler niteliktedir. İklim kaygısının davranışsal tezahürleri literatürdeki karmaşık bulguları açıklamakta, representative örneklem seçimi sayesinde konuya ilişkin tutarsızlıkları gidermede önemli bir referans oluşturmaktadır.

Sonuç olarak yazar, iklim politikalarının ve çevre eğitimi programlarının cinsiyete duyarlı şekilde tasarlanması gerektiğini ifade etmektedir. Sürdürülebilirlik uygulamalarında kadın temsilinin güçlendirilmesi ve ruh sağlığı uzmanlarının iklim kaygısını ele alırken sosyo-psikolojik mekanizmaları dikkate alması temel öneri olarak sunulmaktadır.

Bulguların Önceki Araştırmalarla Karşılaştırılması

Elde edilen bulgular, kadınların daha yüksek iklim değişikliği kaygısı hissettiklerini ve çevre yanlısı eylemlere erkeklerden daha fazla katıldıklarını gösteren Elert ve Lundin (2022) çalışmalarıyla uyumluluk sergilemekte ve bu cinsiyet farkının Portekiz temsil örneğinde doğruluğunu kanıtlamaktadır(Pinho, 2025).

İklim kaygısı ile çevresel kimlik ve iklim değişikliği algıları arasındaki pozitif yönlü ilişkiler, Clayton ve Karzsia (2020) tarafından geliştirilen ölçeğin teorik altyapısı ve literatürdeki psikolojik uyum bulguları ile tam bir paralellik taşımaktadır(Pinho, 2025).

Sonuç Bölümünün Sunduğu Çıkarımlar

Yazar, iklim değişikliği kaygısı ve çevre yanlısı davranışların biçimlenmesinde cinsiyet ile sosyo-psikolojik mekanizmaların belirleyici bir rol oynadığını sonuçuna varmaktadır. Sürdürülebilirlik politikalarında gender mainstreaming (cinsiyet eşitliği yaklaşımının ana akımlaştırılması) ilkesinin benimsenmesi, kadınların çevre planlama süreçlerindeki temsilinin artırılması ve kapsayıcı iklim politikalarının uygulanması, hem iklim kriziyle mücadelede hem de toplumsal cinsiyet adaletinin sağlanmasında kritik bir gerekliliktir(Pinho, 2025).

Literatür Taraması İçin Sunduğu Çerçeve

Bu çalışma, alan yazında cinsiyet ile iklim değişikliği kaygısı ve çevre yanlısı davranışlar arasındaki ilişkiye dair var olan çelişkili bulguları temsil gücü yüksek ulusal bir örneklem üzerinden açıklığa kavuşturma işlevi görmektedir. Önceki araştırmaların büyük çoğunluğu kolayda örnekleme yöntemine ve dar kapsamlı demografik değişkenlere dayanırken, bu çalışma sosyo-psikolojik mekanizmaları (çevresel kimlik ve iklim değişikliği algıları) denkleme dahil ederek konuyu çok boyutlu bir yapıya taşımaktadır. Böylece iklim kaygısının ve çevre odaklı eylemlerin cinsiyete göre nasıl biçimlendiğini doğrudan ölçümleyerek ampirik literatürde güvenilir bir referans noktası oluşturmaktadır.

Çalışma, iklim kaygısı ve çevre odaklı eylemlerde kadınların daha yüksek hassasiyet gösterdiğini belirten Elert ve Lundin (2022) ile Hickman ve arkadaşlarının (2021) bulgularını desteklerken; cinsiyetler arasında anlamlı fark bulamayan Asgarizadeh ve arkadaşlarının (2023) sonuçlarıyla farklılaşmaktadır. Yazar, bu tutarsızlıkların temelde metodolojik örnekleme farklılıklarından kaynaklandığını öne sürmekte ve temsil gücü yüksek bir Portekiz örneklemi kullanarak literatürdeki tartışmaya açıklık getirmektedir. Ayrıca çevresel kimliğin davranışa dönüşmesinde iklim krizine dair risk ve gerçeklik algısının aracı rolünü çözümleyerek Steg (2023) tarafından geliştirilen kuramsal çerçeveyi genişletmektedir.

İklim değişikliği ve toplumsal cinsiyet alanında yapılacak bir literatür taraması için bu çalışma, cinsiyet farklılıklarının arkasında yatan sosyo-psikolojik süreçleri ve düzenleyici modelleri ampirik veriyle ortaya koyması açısından kritik bir katkı sunmaktadır. Yalnızca doğrudan etkileri incelemekle kalmayıp aracı ve düzenleyici değişkenli karmaşık modelleri sınaması, literatür derlemelerinde iklim kaygısının işlevsel ve bilişsel boyutlarını detaylandırmayı kolaylaştırmaktadır. Ayrıca sürdürülebilirlik politikalarında cinsiyet eşitliği ilkelerinin entegrasyonuna yönelik kuramsal ve ampirik gerekçeler sağlayarak ilke kararlarına dayanak oluşturmaktadır.

Kaynakça

  1. Elert, N., & Lundin, E. (2022). Gender and climate action. Population and Environment, 43(4), 470-499. https://doi.org/10.1007/s11111-022-00397-x
  2. Clayton, S., & Karzsia, B. (2020). Development and validation of a measure of climate change anxiety. Journal of Environmental Psychology, 69, 101434. https://doi.org/10.1016/j.jenvp.2020.101434
03

Tez ve Makale Araştırmalarında Kullanım

Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki üç araştırma taslağına dönüştürülmüştür.

01

Tez veya makalede kullanım · literatüre-review

İklim değişikliği kaygısı ve çevre yanlısı davranışlar cinsiyet değişkenine göre belirgin farklılıklar göstermekte; kadınlar daha yüksek kaygı seviyesi ve daha sık çevre yanlısı eylem bildirmektedir.

Bu çalışma, literatürdeki çelişkili bulgulara temsil gücü yüksek temsilci bir örneklem sunarak kadınların iklim kaygısı (özellikle bilişsel bozulma) ve çevre odaklı davranışlarda (tasarruf, ulaşım, beslenme) erkeklerden daha yüksek puanlar aldığını kanıtlamak için kaynak gösterilebilir(Pinho, 2025).

İklim Kaygısı ve Çevre Yanlısı Tüketim Davranışlarında Toplumsal Cinsiyet Roller ve Kesişimsel Dinamikler

Araştırma sorusu
Farklı sosyo-ekonomik düzeylerdeki yetişkin bireylerde toplumsal cinsiyet rolleri ve çevresel kimlik, iklim değişikliği kaygısı ile sürdürülebilir tüketim tercihleri arasındaki ilişkiyi nasıl düzenlemektedir?
Yöntem taslağı
Nicel araştırma desenine sahip bu çalışmada, anakütleyi temsil edecek büyüklükte (güç analizi ile belirlenecek) tabakalı rastgele örneklem seçilecek; veri toplama aşamasında Clayton ve Karzsia (2020) İklim Kaygısı Ölçeği ile çevresel kimlik ve tüketim davranışı envanterleri uygulanacak; elde edilen veriler düzenlenmiş aracılık yapısal eşitlik modelleriyle analiz edilecektir.

Makaleyle bağlantısı: Makale yazarının iklim kaygısını tek başına demografik Cinsiyet değişkeni yerine kesişimsel etkenler (ırk, sınıf, yaş) ve sosyo-psikolojik mekanizmalarla inceleme yönündeki gelecek araştırma çağrısından türetilmiştir(Pinho, 2025).

02

Tez veya makalede kullanım · Kavramsal çerçeve

Çevresel kimliğin çevre yanlısı davranışlar üzerindeki etkisi iklim değişikliği risk ve gerçeklik algıları aracılığıyla gerçekleşmekte ve bu süreç cinsiyete göre farklılaşmaktadır.

Tezin kuramsal çerçeve bölümünde çevresel kimlik ile eylem arasındaki ilişki açıklanırken, iklim krizine dair algıların aracı rolünü ve cinsiyetin düzenleyici etkisini gösteren ampirik bir model örneği olarak kullanılabilir(Pinho, 2025).

İklim Değişikliği Kaygısının Çok Boyutlu Ölçümü ve Davranışsal Uyum Süreçlerinin longitudinal İncelemesi

Araştırma sorusu
Bilişsel ve işlevsel bozulmanın ötesinde çok boyutlu iklim kaygısı düzeyleri, bireylerin zaman içindeki iklim uyum davranışlarını ve psikolojik iyi oluş hallerini nasıl öngörmektedir?
Yöntem taslağı
Boylamsal (longitudinal) araştırma deseninde tasarlanacak çalışmada, veri doygunluğuna ve istatistiksel güce uygun olarak belirlenen bir katılımcı paneli üzerinden 12 aylık üç ayrı zaman diliminde (T1, T2, T3) ölçüm yapılacak; veriler çok boyutlu iklim kaygısı ve uyum ölçekleriyle toplanacak ve gecikmeli regresyon ile büyüme eğrisi modelleriyle analiz edilecektir.

Makaleyle bağlantısı: Makalenin sınırlılıklar bölümünde belirtilen Clayton ve Karzsia (2020) ölçeğinin yalnızca bozulma odaklı olması ve kesitsel tasarım nedeniyle nedensellik kurulamaması sınırlılığından türetilmiştir(Pinho, 2025).

03

Tez veya makalede kullanım · Tartışma

Sürdürülebilirlik ilke ve politikalarında toplumsal cinsiyet eşitliğinin ana akımlaştırılması (gender mainstreaming) iklim eylemlerinin etkinliğini ve adilliğini artırmaktadır.

Tartışma ve öneriler bölümünde, iklim politikalarında kadın temsilinin artırılması ve cinsiyete duyarlı müdahalelerin geliştirilmesi gerekliliğini ampirik bulgularla desteklemek için doğrudan kaynak gösterilebilir(Pinho, 2025).

Cinsiyete Duyarlı İklim Eğitimi Programlarının İklim Kaygısı ve Çevresel Eylem Üzerindeki Etkisi

Araştırma sorusu
Toplumsal cinsiyet eşitliğini merkeze alan (gender-responsive) iklim eğitimi müdahaleleri, katılımcıların iklim değişikliği algılarını ve çevre yanlısı davranış eğilimlerini nasıl değiştirmektedir?
Yöntem taslağı
Yarı deneysel ön test-son test kontrol gruplu desen kullanılacaktır. Örneklem büyüklüğü güç analiziyle tespit edilecek; deney grubuna cinsiyete duyarlı sürdürülebilirlik eğitimi verilirken kontrol grubuna standart çevre eğitimi verilecek; veriler eğitim öncesi ve sonrası ölçümlerle nitel görüşmeler sentezlenerek karma yöntemle analiz edilecektir.

Makaleyle bağlantısı: Makalenin tartışma ve sonuç kısmında yer alan sürdürülebilirlik politikalarında ve eğitim programlarında toplumsal cinsiyet eşitliğinin ana akımlaştırılması önerisinden türetilmiştir(Pinho, 2025).