Nicel araştırma makalesi incelemesi

DOI: 10.1186/s12877-022-03412-w

Çin'deki Yaşlı Yetişkinlerde Öz Bakım Yetersizliği Yaygınlığı ve Sosyo-Demografik Belirleyicileri

Yaşlanan nüfus yapısı ve buna bağlı olarak artan öz bakım yetersizliği, küresel kamu sağlığı ve sosyal politika alanının en öncelikli konuları arasında yer almaktadır. Bu çalışma, söz konusu tartışmaya 2020 nüfus sayımı verileriyle ampirik katkı sunmaktadır.

Yazar
Yu Guo et al.
Yayın
BMC Geriatrics
Tarih
2022-10-01
01

Makalenin Kapsamı ve Akademik İçeriği

Küresel ölçekte nüfusun yaşlanması, yaşlı bireylerin günlük yaşam faaliyetlerini tek başlarına sürdürme yeteneklerinin gerilemesiyle birlikte kamu sağlığı ve sosyal güvenlik sistemleri üzerinde ciddi yükler oluşturmaktadır. Dünya genelinde 60 yaş ve üzerindeki yetişkinlerin önemli bir bölümü öz bakım kısıtlılıkları ile mücadele ederken, gelişmekte olan ülkelerde hızlı demografik dönüşüm ile yetersiz uzun süreli bakım altyapısı üst üste binmektedir. Çin'de 2010 ile 2020 yılları arasında yaşlı nüfus oranının artması, düşük doğum oranları ve küçülen aile yapısıyla birleştiğinde geleneksel aile içi bakım modelini sürdürülemez kılmaktadır. 'Henüz zenginleşmeden yaşlanmak' şeklinde özetlenen sosyo-ekonomik gerçeklik ve sosyal güvenlik ağının henüz yetersiz oluşu, öz bakım kısıtlılığı bulunan yaşlıların durumunu ve gereksinimlerini ulusal düzeyde temsil gücü yüksek güncel verilerle incelemeyi zorunlu bir araştırma sorunu haline getirmektedir.

Çalışmanın temel amacı, Çin'in 2020 yılı ulusal nüfus sayımı verilerinden yararlanarak 60 yaş ve üzerindeki yaşlı nüfusta öz bakım yetersizliğinin yaygınlığını ve sosyo-demografik belirleyicilerini makro düzeyde çözümlemektir. Araştırmada 2020 nüfus sayımının yüzde 10'luk rastgele hanehalkı örnekleminde yer alan ve sağlık durumu anketini yanıtlayan 25,5 milyon yaşlı bireye ait veriler analiz edilmiştir. Sağlık durumu son bir aydaki öz bakım yeteneğine göre sınıflandırılmış; yeme, giyinme ve hareket etme gibi günlük temel ihtiyaçlarını karşılayamayanlar öz bakım yetersizliğine sahip grup olarak tanımlanmıştır. Elde edilen oranlar; yaş, cinsiyet, kır-kent yerleşimi, coğrafi bölge ve medeni duruma göre incelenmiş, ayrıca 2010 nüfus sayımı verileriyle karşılaştırmalı eğilim analizleri yapılarak temel geçim kaynakları ile yaşam düzenleri değerlendirilmiştir.

Çözümlemeler sonuçunda, 2020 yılında Çin'de 60 yaş ve üzeri yetişkinlerde öz bakım yetersizliği yaygınlığının yüzde 2,34 olduğu ve 2010 yılındaki yüzde 2,95 oranına göre bir gerileme kaydettiği saptanmıştır. Yaş arttıkça yetersizlik riski belirgin şekilde yükselmekte, özellikle 80 yaş üzerinde oran yüzde 5'i, 90 yaş üzerinde ise yüzde 15'i aşmaktadır. Cinsiyet bakımından 75 yaş sonrasında kadınlarda öz bakım yetersizliği oranı erkeklerden daha yüksek bulunmuştur. Kırsal kesimde yaşayanlarda ve ülkenin batı bölgelerinde yetersizlik oranı kentlere ve doğu kıyılarına kıyasla daha yüksektir. Hiç evlenmemiş ve dul kalmış yaşlıların en yüksek öz bakım yetersizliği riskine sahip olduğu belirlenmiştir. Ayrıca öz bakım yetersizliği olan yaşlıların büyük çoğunluğunun aile üyeleriyle birlikte yaşadığı ve onların desteğine bağımlı olduğu, kentlerde emekli maaşlarının önemli bir geçim kaynağı oluşturmasına karşın kırsalda bu imkânın oldukça sınırlı kaldığı görülmüştür.

Elde edilen bulgular, öz bakım yetersizliği oranındaki düşüşe rağmen artan toplam yaşlı nüfusu nedeniyle bakıma muhtaç bireylerin mutlak sayısının büyümeye devam ettiğini göstermektedir. Bu durum, yazarın tartıştığı üzere, sağlık hizmetlerinin iyileşmesiyle yaşam süresi uzayan bireylerin yetersizlik dönemiyle daha uzun süre yaşamak durumunda kaldığına işaret etmektedir. Kır ile kent arasındaki imkân farklılıkları ve emeklilik sistemlerindeki eşitsizlikler, kamu politikalarının özellikle aile merkezli bakımı destekleyen esnek mekanizmalar ve kırsal alanları kapsayan uzun süreli bakım sigortaları ekseninde yeniden yapılandırılmasını gerektirmektedir. Sonuç olarak çalışma, literatürde homojen bir kitle olarak ele alınmaması gereken yaşlı nüfusun sosyo-demografik kırılımlarını ortaya koyarak geleceğe dönük sağlık planlamaları ve sosyal politika tasarımları için kapsayıcı bir ampirik zemin sunmaktadır.

Araştırmanın amacı

Bu çalışmanın amacı, Çin 2020 nüfus sayımı verilerine dayanarak 60 yaş ve üzeri bireylerde öz bakım yetersizliğinin yaygınlığını, sosyo-demografik özelliklerini, gelir kaynaklarını ve yaşam düzenlerini makro düzeyde analiz etmektir(Guo et al., 2022).

İnceleme ve modelleme yöntemi

Bu araştırmada Çin 2020 ulusal nüfus sayımı verilerinden yararlanılarak 60 yaş ve üzerindeki yaşlı nüfusta öz bakım yetersizliği yaygınlığı, sosyo-demografik belirleyiciler, gelir kaynakları ve yaşam düzenleri makro düzeyde nicel ve betimsel analiz yaklaşımıyla incelenmiştir(Guo et al., 2022).

Kuramsal ve kavramsal çerçeve

Çalışma, demografik geçiş kuramı, epidemiyolojik geçiş modeli ve yaşlılıkta sosyal destek ile aile yapısının dönüşümünü açıklayan sosyolojik yaklaşımlara dayanmaktadır. Çin'in sosyo-ekonomik gelişme düzeyini ve geleneksel bakım dinamiklerini tanımlayan 'zenginleşmeden yaşlanma' (Wei Fu Xian Lao) kavramı analitik çerçevenin merkezinde yer almaktadır.

Makalenin ele aldığı literatür

Çalışma, Çin'deki ve küresel ölçekteki yaşlılık, ADL/IADL kısıtlılıkları, uzun süreli bakım gereksinimleri ve aile içi bakım kaynaklarının daralması üzerine odaklanan geniş bir literatürü ele almaktadır. Özellikle kır-kent arasındaki sağlık hizmetlerine erişim eşitsizlikleri, emeklilik ve sosyal güvenlik fonlarının sürdürülebilirliği ile dul veya bekar yaşlıların karşı karşıya kaldığı sağlık risklerine dair önceki araştırmalarla doğrudan diyalog kurulmaktadır.

Araştırma Tasarımı

Evren veya inceleme alanı
Çin genelinde 2020 nüfus sayımına katılan 60 yaş ve üzerindeki yetişkin nüfus.
Örneklem veya araştırma materyali
Çin 2020 Nüfus Sayımı kapsamında uzun form anket uygulanan %10'luk rastgele hanehalkı örnekleminde yer alan ve sağlık durumu anketini tamamlayan 25,5 milyon yaşlı birey.
Veri toplama süreci
Çin Ulusal İstatistik Bürosu tarafından yürütülen 2020 Nüfus Sayımı uzun form anketi aracılığıyla öz bildirime dayalı sağlık durumu, demografik özellikler, temel geçim kaynağı ve hane içi yaşam düzeni verileri toplanmıştır.
Veri analiz yöntemi
Öz bakım yetersizliği olan yaşlıların toplam yaşlı nüfusuna oranlanmasıyla genel ve alt gruplara (yaş, cinsiyet, kır-kent, bölge, medeni durum, geçim kaynağı, yaşam düzeni) göre yaygınlık yüzdeleri hesaplanmış ve 2010 nüfus sayımı verileriyle karşılaştırılmıştır.
Öz bakım yetersizliği (Self-care disability)Öz bildirime dayalı sağlık durumuDemografik özellikler (Yaş, Cinsiyet, Medeni Durum)Yerleşim yeri (Kır-Kent)Coğrafi bölge (Doğu, Orta, Batı)Temel geçim kaynağı (Emekli maaşı, Aile desteği, Sosyal yardım)Yaşam düzeni (Yalnız yaşama, Aile ile yaşama, Kurumsal bakım)

Araştırmanın Bulguları

01

Çin'de 2020 yılında 60 yaş ve üzeri yaşlı nüfusta öz bakım yetersizliği yaygınlığı %2,34 olarak gerçekleşmiş olup, bu oran 2010 yılındaki %2,95 seviyesine göre bir düşüş göstermiştir(Guo et al., 2022, s. 3).

02

Medeni duruma göre yapılan değerlendirmede, hiç evlenmemiş ve dul kalmış yaşlı bireyler diğer gruptakilere kıyasla en yüksek öz bakım yetersizliği yaygınlığına sahiptir(Guo et al., 2022, s. 3).

03

Öz bakım yetersizliği yaşayan yaşlı nüfus kentsel alanlarda temel geçim kaynağı olarak emekli maaşı ve aile üyelerine dayanırken, kırsal alanda ana geçim kaynağı aile desteğidir(Guo et al., 2022, s. 6).

04

Öz bakım yetersizliği bulunan yaşlı bireylerin %77,27'si eşi veya çocuklarıyla birlikte yaşamakta, %8,32'si yalnız yaşamakta ve kurumsal bakımda kalanların oranı oldukça düşük kalmaktadır(Guo et al., 2022, s. 6).

02

Bulguların Tartışılması ve Araştırmanın Sonucu

Bulguların Yazarlar Tarafından Yorumlanışı

Çalışma bulguları, Çin'de 60 yaş ve üzeri yetişkinlerde öz bakım yetersizliği yaygınlığının %2,34 olduğunu ve 2010 yılına kıyasla düşüş gösterdiğini ortaya koymaktadır. Ancak ileri yaş gruplarında, özellikle 80 yaş üzerinde insidans belirgin biçimde tırmanmakta, yaşlanmayla birlikte fiziksel ve bilişsel gerilemenin öz bakım yetisine olumsuz yansıdığı gözlenmektedir.

Yazarlar bu tabloyu, sağlık ve hijyen koşullarındaki iyileşmeler sayesinde ortalama yaşam süresinin uzaması ancak kronik hastalıklar ve organ yetmezlikleri nedeniyle yetersizlik süresinin de yaşamın son dönemine kaymasıyla açıklamaktadır. Ayrıca kadınların erkeklere kıyasla daha yüksek yaşam beklentisine sahip olması, ileri yaşlarda öz bakım desteğine gereksinim duyan kadın nüfus oranını artırmaktadır.

Elde edilen sonuçlar, eş kaybı ve bekarlık durumunun sağlık durumunu kötüleştirdiğini gösteren Hu (2020) ile Han ve arkadaşlarının (2021) çalışmalarıyla uyumludur. Literatürde belirtildiği üzere dul kalma sonrası felç ve demans riskinin artması yetersizlik gelişimini tetiklerken, kentleşme ve tıbbi kaynakların kentsel bölgelerde yoğunlaşması da kır-kent arasındaki sağlık eşitsizliklerini beslemektedir.

Sonuç olarak, öz bakım yetersizliği yaşayan yaşlıların homojen bir grup olmadığı, bölgesel ve sosyo-demografik farklılıklar taşıdığı vurgulanmaktadır. Sosyal güvenlik ve uzun süreli bakım sigortası sistemlerinin özellikle kırsal bölgeleri, batı eyaletlerini, yalnız yaşayan kadınları ve dul bireyleri önceliklendirecek şekilde genişletilmesi ve aile temelli bakımın devlet destekleriyle güçlendirilmesi gerekmektedir.

Bulguların Önceki Araştırmalarla Karşılaştırılması

Araştırmacılar, medeni durumun sağlık üzerindeki etkisini tartışırken Hu (2020) tarafından vurgulanan Çin toplumunda eşlerin ve aile bireylerinin birey sağlığındaki benzersiz rolü bulgusuyla uyumlu şekilde, evlenmemiş veya dul kalmış yaşlıların daha yüksek öz bakım yetersizliği riski taşıdığını belirtmektedir(Guo et al., 2022, s. 3).

Yazarlar, dul kalan yaşlılarda bozulan sağlık durumunun inme ve demans riskini artırdığını gösteren Han ve arkadaşlarının (2021) çalışmasına atıfta bulunarak, eş kaybının yaşlılarda öz bakım yetersizliğini tetikleyen temel bir mekanizma olduğunu doğrulamaktadır(Guo et al., 2022, s. 7).

Sonuç Bölümünün Sunduğu Çıkarımlar

Çin'de 60 yaş ve üzeri nüfusta öz bakım yetersizliği yaygınlığı 2010 yılına göre azalarak %2,34 seviyesine gerilemiştir. Bununla birlikte yetersizlik yaşayan yaşlı nüfus homojen olmayıp cinsiyet, yerleşim yeri, bölge ve medeni duruma göre belirgin sosyo-demografik farklılıklar sergilemektedir. Kentsel alanlarda emeklilik maaşları temel geçim kaynağıyken kırsal alanda aileye bağımlılık sürmektedir; bu nedenle kamu politikalarının kır-kent eşitsizliklerini azaltacak ve uzun süreli bakım sistemini kapsayıcı kılacak şekilde yapılandırılması gerekmektedir(Guo et al., 2022).

Literatür Taraması İçin Sunduğu Çerçeve

Bu çalışma, gerontoloji ve kamu sağlığı literatüründe ulusal düzeyde makro nüfus verilerine dayalı epidemiyolojik kanıt sunma işlevi görmektedir. Çin 2020 nüfus sayımının yüzde 10'luk örneklem verisini analiz eden yayın, yaşlı nüfusta öz bakım yetersizliği yaygınlığının zamansal değişimini ve sosyo-demografik katmanlara göre dağılımını ortaya koymaktadır. Çalışma, mikro ölçekli saha araştırmalarının aksine, ulusal temsil gücü yüksek ampirik veri sunarak sosyal politika ve sağlık altyapısı planlamasına yön veren makro bir referans kaynağı görevi üstlenmektedir.

İncelenen yayın, önceki literatürde yer alan aile içi bakım kapasitesinin gerilemesi ve yaşlı nüfusun artması yönündeki ampirik bulguları genişletmektedir. 2010 nüfus sayımı verileriyle 2020 verilerini karşılaştırmalı olarak ele alan çalışma, öz bakım kısıtlılığı yaygınlığının oran olarak azaldığını ancak mutlak yaşlı sayısının artması nedeniyle hizmet talebinin yükseldiğini göstermektedir. Ayrıca literatürdeki geleneksel kır-kent eşitsizliği ve cinsiyet tabanlı yaşam beklentisi farklılıklarına dair kuramsal yaklaşımları makro düzeyde doğrulamakta ve güncellemektedir.

Literatür taraması yapacak araştırmacılar için bu çalışma, gelişmekte olan ülkelerdeki hızlı nüfus yaşlanması ve uzun süreli bakım krizini ampirik olarak haritalandırma imkânı sağlar. Yayında sunulan prevalans oranları, gelir kaynakları ve yaşam düzenlerine dair sosyo-demografik döküm, araştırmacıların kır-kent ayrımı, cinsiyet eşitsizlikleri ve medeni durumun sağlık üzerindeki koruyucu veya kısıtlayıcı etkilerini sentezlemesine olanak tanır. Ayrıca devlet tabanlı sosyal güvenlik sistemlerinin dönüşüm ihtiyacını ampirik temele oturtur.

Kaynakça

  1. Hu, L. C. (2020). Marital status and self-rated health in China: A longitudinal analysis. Population Research and Policy Review, 40(3), 499-531.
  2. Han, Y., Hu, K., Wu, Y., & Fang, Y. (2021). Future life expectancy with disability among elderly Chinese individuals: a forecast based on trends in stroke and dementia. Public Health, 198, 62-68.
03

Tez ve Makale Araştırmalarında Kullanım

Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki üç araştırma taslağına dönüştürülmüştür.

01

Tez veya makalede kullanım · literatüre-review

Hızlı nüfus yaşlanması yaşayan ülkelerde 60 yaş üzerindeki öz bakım kısıtlılığı yaygınlığı zamanla oran olarak düşebilse de toplam yaşlı nüfusun büyümesi nedeniyle bakım talep eden birey sayısı artış gösterir.

Bu kullanım, nüfus dinamikleri ve yaşlı bakım talebi üzerine yazılan alan taramalarında, prevalans düşüşü ile mutlak nüfus artışı arasındaki çelişkili yapıyı ampirik veriyle örneklendirmek için uygundur(Guo et al., 2022, s. 3).

Kırsal Alanlardaki Yaşlı Bireylerde Öz Bakım Yetersizliği ve Gayriresmi Bakım Destek Ağlarının Nitel Analizi

Araştırma sorusu
Kırsal bölgede yaşayan öz bakım yetersizliğine sahip yaşlı bireylerin günlük yaşam aktivitelerindeki ihtiyaçları gayriresmi aile bakıcıları tarafından nasıl karşılanmaktadır?
Yöntem taslağı
Amaçlı örneklem yöntemiyle belirlenecek ve veri doygunluğuna ulaşıncaya kadar görüşme yapılacak kırsal yaşlılar ve aile bakıcılarıyla yarı yapılandırılmış derinlemesine mülakatlar gerçekleştirilecek; veriler tematik analiz yöntemiyle incelenecektir.

Makaleyle bağlantısı: Makalede kırsal alandaki yetersizlik yaşayan yaşlıların neredeyse tamamen aileye bağımlı olduğu ve sosyal güvenlik imkânlarından kentsel alana göre daha az yararlandığı bulgusundan türetilmiştir(Guo et al., 2022, s. 6).

02

Tez veya makalede kullanım · Tartışma

Gelişmekte olan ülkelerde öz bakım yetersizliği bulunan yaşlı bireylerin ezici çoğunluğu aile üyeleriyle birlikte yaşamakta ve temel geçim kaynağı olarak aile içi finansal desteğe bağımlı kalmaktadır.

Tez çalışmalarının tartışma bölümünde, kurumsal bakım kapasitesinin yetersiz olduğu yapılarda aile temelli bakımın baskınlığını ve sosyal güvenlik reformlarının gerekliliğini vurgulamak amacıyla kullanılır(Guo et al., 2022, s. 6).

Uzun Süreli Bakım Sigortasının Kentsel ve Kırsal Yaşlı Bireylerin Öz Bakım Becerilerine Etkisinin Karşılaştırılması

Araştırma sorusu
Uzun süreli bakım sigortası pilot uygulamasının kentsel ve kırsal alanlarda yaşayan yetersizliğe sahip yaşlıların sağlık hizmetine erişimine etkisi nedir?
Yöntem taslağı
Pilot uygulama yapılan ve yapılmayan kentsel/kırsal bölgelerdeki yaşlı gruplarından örneklem büyüklüğü güç analiziyle belirlenerek Katz İki Boyutlu Günlük Yaşam Aktiviteleri Ölçeği ile veri toplanacak ve karma desenli nicel analiz uygulanacaktır.

Makaleyle bağlantısı: Yazarların tartışma ve sonuç bölümünde uzun süreli bakım sigortası (LTCI) uygulamasının kırsal alanları ve öncelikli grupları kapsayacak şekilde genişletilmesi gerektiği yönündeki politika çağrısına dayanmaktadır(Guo et al., 2022, s. 7).

03

Tez veya makalede kullanım · Tartışma

Hiç evlenmemiş veya dul kalmış yaşlı bireyler, eş desteğinin sağladığı koruyucu mekanizmalardan yoksun olmaları sebebiyle öz bakım yetersizliği açısından en yüksek risk grubunu oluşturmaktadır.

Medeni durum ve sosyal destek ağlarının sağlık çıktılarındaki belirleyici rolünü tartışırken ampirik veri desteği sağlamak için elverişlidir(Guo et al., 2022, s. 7).

Dul ve Hiç Evlenmemiş Yaşlı Kadınlarda Öz Bakım Yetersizliği Riski ve Sosyal Yalnızlık Algısı

Araştırma sorusu
Eş kaybı yaşayan veya hiç evlenmemiş ileri yaştaki kadınların öz bakım kısıtlılığı yaşama olasılığı ile sosyal izolasyon düzeyleri arasındaki ilişki nasıldır?
Yöntem taslağı
Saha çalışmasında örneklem büyüklüğü güç analiziyle hesaplanan ileri yaştaki kadın katılımcılara UCLA Yalnızlık Ölçeği ve öz bakım değerlendirme formları uygulanacak, lojistik regresyon ve korelasyon analizleri yürütülecektir.

Makaleyle bağlantısı: Yazarların 75 yaş üstü kadınlarda ve dul/hiç evlenmemiş bireylerde öz bakım yetersizliği riskinin belirgin biçimde arttığına ilişkin bulgusu ve bu grubun sosyal politikalarda önceliklendirilmesi önerisinden türetilmiştir(Guo et al., 2022, s. 7).