Nitel araştırma makalesi incelemesi

DOI: 10.3389/fcomm.2025.1648327

Dini Ses Peyzajları ve Travmatik Dinleme: Chong Keat Aun'un Midsummer'da Kar (2023) Filminde İşitsel Hafıza, Ritüel ve Manevi Mekan

Günümüz sosyal ve insanı bilimlerinde din ile duyusal deneyimlerin kesişim noktalarına yönelik ilgi giderek artmaktadır. Özellikle ritüeller, kolektif törenler ve tarihsel travmaların aktarımında ses, yalnızca duygusal tepkileri tetikleyen bir araç değil, bireysel ve kolektif hafızaya kazınan temel bir ortam olarak öne çıkmaktadır.

Yazar
Xingyao Jiang & Rosdeen Suboh
Yayın
Frontiers in Communication
Tarih
2025-09-11
01

Makalenin Kapsamı ve Akademik İçeriği

Çağdaş görsel ve işitsel kültür çalışmalarında ses, teknik veya anlatısal bir arka plan ögesi olmanın ötesine geçerek hafızanın, toplumsal travmanın ve manevi kimliğin taşındığı temel bir alan olarak değerlendirilmektedir. Malezya Çin sineması bağlamında 13 Mayıs 1969 ırk çatışmaları gibi resmi tarihte unutturulmaya ve bastırılmaya çalışılan toplumsal kırılmalar, görsel anlatının sansür ve tabulardan dolayı sınırlandığı noktalarda işitsel kanallar aracılığıyla duyulur kılınmaktadır. Dini ritüeller, opera performansları, doğa sesleri ve hayalet seslerinden oluşan katmanlı ses peyzajı, kolektif yas süreçlerini ve estetik direnişi şekillendiren manevi bir boyut sunmaktadır.

Bu araştırma, Chong Keat Aun imzalı Midsummer'da Kar (2023) filmini temel alarak dini ve ritüel seslerin tarihsel travmanın aktarımındaki işlevini çözümlemeyi hedeflemektedir. Çalışmada sese odaklı yakın metin analizi yöntemi benimsenmiş; filmdeki işitsel olaylar zaman kodlarıyla sistematik biçimde arşivlenerek dini/ritüel sesler, spektral/hayaletimsi sesler ve çevresel/doğal sesler şeklinde kategorize edilmiştir. Elde edilen veriler, semiyotik ve bağlamsal analiz adımlarıyla incelenmiş, Malayca tarihsel kaynaklar ile travma ve ses antropolojisi kuramlarıyla harmanlanmıştır.

Çözümleme sonuçları; filmde yer alan ezan, Budist çanları, Taoist arınma ritüelleri ve Çin operası performanslarının yalnızca çok kültürlü bir dekor işlevi görmediğini, aksine politik bellek kaybına direnen yetkili bir çapraz-kültürel akustik mekan yarattığını göstermektedir. Geliştirme projelerinin mekanik gürültüsü ile ritüel seslerinin çatışması, devlet destekli unutturma politikalarını simgelerken; spektral sesler ve travmatik dinleme pratikleri, ölenlerin sesini Malezya'nın postkolonyal ses peyzajında yeniden çınlatmakta ve yas tutma sürecini etik bir şahitliğe dönüştürmektedir.

Elde edilen bulgular, sinematik sesin yalnızca bir atmosfer yaratma aracı olmadığını, politik unutturmaya karşı bir karşı-arşiv ve etik dinleme alanı inşa ettiğini doğrulamaktadır. Çalışma, Güneydoğu Asya Sinofon sineması ve postkolonyal ses çalışmaları literatürüne, dini ve senkretik seslerin travmayla yüzleşmede nasıl dönüştürücü bir rol oynadığını göstererek somut bir teorik ve yöntemsel katkı sunmaktadır.

Araştırmanın amacı

Bu çalışma, Malezyalı Çinli yönetmen Chong Keat Aun'un Midsummer'da Kar (2023) filminde dini ve ritüel ses peyzajlarının tarihsel travmaya, kolektif hafızaya ve manevi mekan inşasına nasıl aracılık ettiğini nitel ve sese dayalı yakın metin çözümlemesiyle incelemeyi amaçlamaktadır(Jiang & Suboh, 2025).

İnceleme ve modelleme yöntemi

Bu çalışmada, Chong Keat Aun'un Midsummer'da Kar (2023) filmindeki işitsel olayların zaman kodlarıyla arşivlendiği, dini, hayaletimsi ve çevresel kategorilere ayrılarak göstergebilimsel ve bağlamsal analizle incelendiği nitel film çözümlemesi yaklaşımı benimsenmiştir(Jiang & Suboh, 2025).

Kuramsal ve kavramsal çerçeve

Çalışma; Marianne Hirsch'ün 'kuşaklararası hafıza / postmemory' kuramını, Dori Laub'un 'travmatik dinleme' yaklaşımını, Tan Sooi Beng'in Malezya müziğindeki sömürgesizleştirilmiş ve senkretik ses peyzajı kuramını, Jacques Derrida'nın 'musallat bilim / hauntology' kavramını ve geleneksel Malay müzik teorisindeki 'bunyi alam' (doğal/evrensel sesler) anlayışını disiplinlerarası bir çerçevede bir araya getirmektedir.

Makalenin ele aldığı literatür

Makale; Murray Schafer ve Guy L. Beck'in kutsal ses ve ses peyzajı çalışmaları, Birgit Meyer'in duyusal formlar teorisi, Steven Feld'in akustik epistemolojisi, Brandon LaBelle'in işitsel bölgeler yaklaşımı, Charles Hirschkind'in etik ses peyzajı kavramsallaştırması ve Michel-Rolph Trouillot'nun geçmişin susturulması üzerine geliştirdiği tarihsel silme literatürü ile doğrudan diyalog kurmaktadır.

Araştırma Tasarımı

Evren veya inceleme alanı
Malezya Çin sineması ve 13 Mayıs 1969 Olayı'nı konu edinen sinematik ve kültürel metinler derlemi.
Örneklem veya araştırma materyali
Chong Keat Aun tarafından yönetilen Snow in Midsummer (Midsummer'da Kar, 2023) filmi.
Veri toplama süreci
Filmdeki işitsel ögelerin zaman kodlarına göre sistematik not edilmesi, kategorilere ayrılması ve Malayca tarihsel belgelerle eşleştirilmesi.
Veri analiz yöntemi
Travma çalışmaları, ses antropolojisi ve dini estetik kuramlarından yararlanılarak yapılan disiplinlerarası göstergebilimsel ve bağlamsal film analizi.
dini ses peyzajitravmatik dinlemeritüel akustigihayalet sesart hafizasenkretik maneviyat

Araştırmanın Bulguları

01

Xuantan Subdues the Tiger operasındaki havai fişek, davul ve opera sesleri yalnızca dini ritüeli başlatmakla kalmayıp, kamusal alanı kutsal ve dünyevi sınırlara ayırarak kolektif bir duygusal varlık hissi inşa etmektedir(Jiang & Suboh, 2025).

02

Filmin ses peyzajında Kantondan operası, Mak Yong ilahileri ve Gamelan tınılarının aynı işitsel izde bir araya getirilmesi, Malezya'nın çok kültürlü yapısını ve sentretik maneviyatını yansıtan postkolonyal bir performans kolajı oluşturmaktadır(Jiang & Suboh, 2025).

03

Ah Eng'in Penang'daki evinde sabah ezanıyla uyanması ve ardından Kek Lok Si Tapınağı'nın çan seslerini duyması, karakterin hibrit Peranakan kimliğini ve dini bir arada yaşama ortamındaki manevi yölçuluğunu işitsel olarak haritalandırmaktadır(Jiang & Suboh, 2025).

04

Toplu mezarlık alanındaki Taoist ritüel seslerinin ekskavatörlerin mekanik gürültüsüyle kesintiye uğraması, kentsel modernleşme baskısının tarihsel travmayı ve kolektif hafızayı unutturma çabasını simgeleyen düşük sadakatli bir ses çatışması yaratmaktadır(Jiang & Suboh, 2025).

02

Bulguların Tartışılması ve Araştırmanın Sonucu

Bulguların Yazarlar Tarafından Yorumlanışı

İncelenen çalışmada ortaya konan bulgular, Chong Keat Aun'un sinematik evreninde sesin yalnızca görsel anlatıyı destekleyen ikincil bir araç olmadığını, aksine politik ve dini hafızayı aktif biçimde kuran bir özne olarak işlev gördüğünü kanıtlamaktadır.

Yazarlar, sinema filmindeki işitsel katmanların resmi tarih anlatıları tarafından bastırılan veya üstü örtülen toplumsal travmaları su yüzüne çıkaran duyusal bir aracı olduğunu ve dini ritüel seslerinin bu süreçte manevi bir arındırma işlevi üstlendiğini ifade etmektedir.

Elde edilen sonuçlar, Tan Sooi Beng'in senkretik müzik yaklaşımı ve Marianne Hirsch'in art hafıza kavramı çerçevesinde değerlendirilerek, postkolonyal Malezya toplumunda ses peyzajlarının etnik sınırları aşan ve alternatif bir kamusal alan oluşturan gücüyle ilişkilendirilmektedir.

Sonuç olarak çalışma, nitel film çözümlemesinde ses antropolojisi ve travma çalışmalarının bütünleştirilmesinin, Sinofon Güneydoğu Asya sinemasındaki bastırılmış seslerin ve kolektif yas süreçlerinin anlaşılmasında kritik bir yöntemsel katkı sağladığını göstermektedir.

Bulguların Önceki Araştırmalarla Karşılaştırılması

Yazarlar, Batı merkezli ses peyzajı kuramlarının Güneydoğu Asya'daki senkretik dini deneyimleri açıklamada yetersiz kaldığını vurgulayarak, Tan Sooi Beng ve Patricia Matusky'nin Malezya müzik geleneklerindeki senkretik yapı kavramına başvurmakta ve filmin çok etnikli işitsel dokusunu bu yerel kuramsal çerçeveyle çözümlemektedir(Jiang & Suboh, 2025).

Çalışmada, Marianne Hirsch'in art hafıza (postmemory) kuramı kullanılarak, 13 Mayıs Olayı'nı doğrudan tecrübe etmeyen kuşakların tarihsel travmayı görsel ve işitsel imgeler aracılığıyla nasıl devraldığı gösterilmekte ve filmin ses tasarımının travmayı işitilebilir kılan bir işlev üstlendiği savunulmaktadır(Jiang & Suboh, 2025).

Yazarlar, Dori Laub'un travmatik dinleme ve görünmeyen ama işitilen ses kavramlarına dayanarak, filmdeki hayaletimsi seslerin ve fısıltıların söze dökülemeyen tarihsel acıları dışavuran birer travma yankısı işlevi gördüğünü belirtmektedir(Jiang & Suboh, 2025).

Sonuç Bölümünün Sunduğu Çıkarımlar

Snow in Midsummer filmi, dini, ritüelistik ve çevresel ses ögelerini bir araya getirerek postkolonyal Malezya'da bellek politikasına ve tarihsel travmaya müdahale eden çok katmanlı bir sesli karşı-arşiv oluşturmaktadır. Film, izleyiciyi ve ana karakteri travmatik dinleme ilişkisine davet ederek, görsel temsilin ötesinde manevi ve politik bir tanıklık alanı sunmakta ve silinen geçmişin seslerini kolektif bilince yeniden dahil etmektedir(Jiang & Suboh, 2025).

Literatür Taraması İçin Sunduğu Çerçeve

Bu çalışma, sinema çalışmalarında sesin genellikle görselin gerisinde kalan ikincil konumunu tersine çevirerek, sesi tarihsel travmanın ve dini kimliğin temel inşa edici unsuru olarak konumlandırmaktadır. Malezya'nın 13 Mayıs 1969 olayları gibi tabulaşmış ve resmi tarih anlatısında silinmiş bir travmasını, 'travmatik dinleme' ve 'ses peyzajı' kavramları üzerinden ele alarak literatürdeki boşluğu doldurmaktadır. Çalışma, yalnızca film analizi yapmakla kalmayıp, sesin bir 'karşı-arşiv' olarak nasıl işlev görebileceğini kuramsal bir çerçeveyle sunmaktadır. Dini ritüellerin işitsel boyutunu, politik unutturmaya karşı bir direnç alanı olarak tanımlayarak, Sinofon Güneydoğu Asya sineması araştırmalarına yöntemsel bir derinlik kazandırmaktadır.

Yazarlar, R. Murray Schafer'in ses peyzajı kuramı ve Steven Feld'in akustemoloji yaklaşımı gibi Batılı teorik temellerden yararlanırken, bu kuramları Malezya'nın yerel gerçeklikleriyle harmanlayarak postkolonyal bir süzgeçten geçirmektedir. Tan Sooi Beng'in Malezya müzik gelenekleri ve senkretik yapılar üzerine yaptığı çalışmalarla doğrudan bağ kuran makale, bu çalışmaları sinematik bir analiz düzlemine taşımaktadır. Marianne Hirsch'in 'art hafıza' ve Dori Laub'un 'travmatik dinleme' kavramlarını dini seslerle ilişkilendirerek, travmanın yalnızca görsel veya metinsel değil, duyusal ve işitsel bir miras olduğunu savunmaktadır. Bu yönüyle çalışma, genel ses peyzajı çalışmalarını travma ve din sosyolojisi disiplinleriyle bütünleştirmektedir.

Makale, sistematik işitsel notasyon ve zaman kodlu arşivleme yöntemiyle literatür taramalarına somut bir metodolojik katkı sağlamaktadır. Dini sesleri (ezan, Budist çanı, Taoist ritüeller) ve spektral sesleri (hayalet sesleri) ayrı kategorilerde analiz ederek, bu seslerin toplumsal travma içindeki farklı işlevlerini çözümlemektedir. 'Aphasic resistance' (afazik direnç) ve 'acoustic repression' (işitsel baskılama) gibi kavramsal önerilerle, otoriter yönetimlerin ses üzerindeki denetim mekanizmalarını deşifre etmektedir. Çalışma, bir filmin ses tasarımının nasıl etik bir tanıklık pratiğine dönüşebileceğini göstererek, hem medya çalışmaları hem de sosyal bilimler araştırmacıları için duyusal veri analizinde yeni bir perspektif sunmaktadır.

Kaynakça

  1. Matusky, P., Beng, T. S. (2017). The Music of Malaysia: The Classical, Folk and Syncretic Traditions. Routledge.
  2. Hirsch, M. (2012). The Generation of Postmemory: Writing and Visual Culture After the Holocaust. Columbia University Press.
  3. Laub, D. (1995). Truth and testimony: the process and the struggle. In Trauma: Explorations in Memory (pp. 61-75). Johns Hopkins University Press.
03

Tez ve Makale Araştırmalarında Kullanım

Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki üç araştırma taslağına dönüştürülmüştür.

01

Tez veya makalede kullanım · Kavramsal Çerçeve

Travmatik deneyimlerin aktarımında ses, görsel temsilin kısıtlamalarını aşan duyusal bir kanıt işlevi görür.

Makalenin 'travmatik dinleme' ve 'işitsel hafıza' bölümleri, travma çalışmalarında sesin epistemolojik değerini savunmak için kullanılabilir(Jiang & Suboh, 2025).

Post-Travmatik Toplumlarda İşitsel Hafıza ve Kuşaklararası Aktarım: Malezyalı Çinli Gençler Üzerine Bir Araştırma

Araştırma sorusu
13 Mayıs 1969 olaylarını doğrudan yaşamayan ikinci ve üçüncü kuşak Malezyalı Çinliler için aile içi ritüel sesleri nasıl bir travmatik miras inşa etmektedir?
Yöntem taslağı
Bu çalışma için veri doygunluğuna ulaşana kadar belirlenen odak gruplarla derinlemesine görüşmeler yapılmalıdır. Katılımcılara ailelerinden duydukları ritüel sesleri ve anlatılar üzerinden yarı yapılandırılmış sorular yöneltilmeli, elde edilen veriler fenomenolojik analiz yöntemiyle çözümlenmelidir.

Makaleyle bağlantısı: Makalede Hirsch'in art hafıza kuramına yapılan atıf ve sesin travmatik bir yol olduğu bulgusu, bu araştırmanın kuşaklararası boyutta sınanması için doğrudan bir gerekçe sunmaktadır(Jiang & Suboh, 2025).

02

Tez veya makalede kullanım · Literatür Taraması

Malezya'nın çok kültürlü yapısında dini ritüeller, etnik sınırları aşan senkretik bir maneviyat üretir.

Yazarların Tan Sooi Beng'e atıfla geliştirdiği 'senkretik ses peyzajı' argümanı, Güneydoğu Asya din araştırmaları bölümünde referans verilebilir(Jiang & Suboh, 2025).

Güneydoğu Asya Sinemasında Çok Kültürlü Dini Seslerin Karşılaştırmalı Analizi: Malezya ve Tayland Örneği

Araştırma sorusu
Malezya ve Tayland sinemasında dini ses peyzajları (ezan, çan, ilahi), ulusal kimlik ve azınlık hafızası arasındaki gerilimi nasıl yansıtmaktadır?
Yöntem taslağı
Snow in Midsummer ve Tayland sinemasından seçilecek benzer temalı üç film üzerinden karşılaştırmalı içerik analizi uygulanmalıdır. Makalede kullanılan zaman kodlu işitsel notasyon yöntemiyle her iki ülkenin sinemasındaki dini ses kullanımları kategorize edilmeli ve postkolonyal çerçevede yorumlanmalıdır.

Makaleyle bağlantısı: Yazarların dekolonize edilmiş teorik mercek ve senkretik müzik vurgusu, bu yöntemin farklı ulusal sinemalara uygulanarak genişletilmesi için akademik bir temel oluşturmaktadır(Jiang & Suboh, 2025).

03

Tez veya makalede kullanım · Tartışma

Kentsel modernleşme ve endüstriyel gürültü, toplumsal hafızayı bastıran bir unutturma aracı olarak işlev görebilir.

Makaledeki ritüel sesleri ile ekskavatör gürültüsü arasındaki çatışma analizi, hafıza politikaları tartışmalarında örnek vaka olarak sunulabilir(Jiang & Suboh, 2025).

Kentsel Dönüşümün Ritüel Ses Alanları Üzerindeki Etkisi: Sungai Buloh Mezarlık Alanı Etnografisi

Araştırma sorusu
Sungai Buloh cüzzam yerleşkesi çevresindeki modernleşme faaliyetlerinin yarattığı endüstriyel gürültü, geleneksel Taoist yas ritüellerinin icrasını ve katılımcı algısını nasıl dönüştürmektedir?
Yöntem taslağı
Bölgede yapılacak katılımcı gözlem ve ses kayıtları (sound-walking) üzerinden bir etnografik çalışma yürütülmelidir. Ritüel sırasında kaydedilen sesler ile çevredeki mekanik gürültüler Schafer'ın hi-fi/lo-fi skalasına göre analiz edilmeli, katılımcıların gürültüye yönelik duygusal tepkileri görüşmelerle saptanmalıdır.

Makaleyle bağlantısı: Makalenin sonuç bölümünde vurgulanan ritüel sesleri ile mekanik gürültü arasındaki çatışma ve gürültünün bir 'unutturma' aracı olması tezi, bu etnografik sahanın incelenmesi için somut bir kanıt sunmaktadır(Jiang & Suboh, 2025).