Nitel araştırma makalesi incelemesi
DOI: 10.3389/fpos.2023.1078771Gine-Bissau: Askerileştirilmiş Demokrasinin 30 Yılı (1991–2021)
Afrika kütlesinde bağımsızlık sonrası kurulan siyasal rejimlerin demokratikleşme süreçleri, askeri vesayet, darbeler ve kurumsal istikrarsızlık tartışmalarının merkezinde yer almaktadır.
Makalenin anahtar kelimeleri
- Yazar
- Sumaila Jaló
- Yayın
- Frontiers in Political Science
- Tarih
- 2023-05-11
Makalenin Kapsamı ve Akademik İçeriği
Gine-Bissau'da 1991 yılında Uluslararası Para Fonu ve Dünya Bankası gibi uluslararası kuruluşların iktisadi ve siyasi baskıları sonuçu çok partili sisteme geçilmiş, ancak 18 yıllık tek parti diktatörlüğünün ardından başlayan demokratikleşme süreci gerçek bir sivilleşme üretememiştir. Ülkenin bağımsızlık mücadelesinde Afrika Gine ve Cape Verde'nin Bağımsızlığı Partisi (PAIGC) bünyesinde belirleyici rol oynayan Halk Devrimci Silahlı Kuvvetleri (FARP), bağımsızlık sonrasında siyasal yapının ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. Batı tarzı demokratik kurumların yerel sosyo-politik gerçeklikle uyumlaştırılmadan ithal edilmesi, anayasal metinler ile otoriter yönetim pratiklerinin iç içe geçtiği hibrit bir yapının doğmasına yol açmıştır. Siyasal iktidarın halkın egemenliğine dayanması ilkesi kâğıt üzerinde kalmış, gerçek güç ordunun elinde toplanmıştır.
Çalışma, Gine-Bissau'da 1991-2021 yılları arasında yaşanan askeri müdahaleleri, darbeleri ve siyasal istikrarsızlıkları incelemek amacıyla nitel araştırma desenini benimsemiştir. Veri toplama sürecinde Nô Pintcha ve O Democrata gibi yerel gazetelerin yanı sıra Deutsche Welle, RTP, Público ve Expresso gibi uluslararası basın organlarının haber arşivlerinden, Gine İnsan Hakları Ligi (LGDH) raporlarından ve Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu (ECOWAS), Birleşmiş Milletler ve Küresel Organize Suçlara Karşı Girişim (GI-TOC) belgelerinden yararlanılmıştır. Eleştirel söylem ve içerik analizi teknikleriyle incelenen bu belgeler, demokratikleşme literatürünün teorik kavramlarıyla sentezlenerek ülkedeki kronik krizlerin dinamikleri ortaya konulmuştur.
Araştırmanın bulguları, otuz yıllık süreçte gerçekleştirilen dokuz seçime rağmen seçimlerin tek başına istikrar ve demokratik bütünleşme sağlamadığını, aksine ordunun iktidarı belirleme gücünü pekiştirdiğini göstermektedir. 1998-1999 iç savaşı ve ardından gelen 2003, 2009 ve 2012 darbeleri, askeriyenin siyasal çekişmelere doğrudan müdahale ettiğini kanıtlamaktadır. Siyasetçilerin etnik kimlikleri ve dini sembolleri (özellikle Balanta etnik grubunun ve İslami simgelerin kullanımı) oy toplama ve orduya yaklaşma amacıyla araçsallaştırması, toplumdaki bölünmeleri derinleştirmiştir. Ayrıca 2005 sonrasında tırmanan transatlantik uyuşturucu trafiği ve yasadışı tomrukçuluk, üst düzey askeri ve bürokratik elitlerin koruma ağları oluşturarak de facto güçlerini sürdürmelerini sağlayan temel bir ekstra-politik faktör haline gelmiştir.
Sonuç olarak çalışma, Gine-Bissau'daki demokratikleşme krizinin çözümünün yalnızca seçimlerin yapılmasına değil, ordunun siyasetten tamamen çekilmesine ve radikal kurumsal reformlara bağlı olduğunu vurgulamaktadır. Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu ve Birleşmiş Milletler gibi uluslararası kuruluşların müdahalelerindeki jeopolitik çelişkiler ve üye ülkelerin çıkarları, barış inşası süreçlerinin başarısız olmasına katkıda bulunmuştur. Yargı bağımsızlığının sağlanması, cezasızlık kültürünün sona erdirilmesi ve orduda etnik dengenin kurulması, demokratik kurumların güçlenmesi için elzem görülmektedir. Bu analiz, Sahra Altı Afrika'daki vesayet rejimleri ve hibrit demokratikleşme süreçlerini inceleyen araştırmacılar için kapsamlı bir ampirik veri seti ve teorik çerçeve sunmaktadır.
Araştırmanın amacı
Bu çalışmanın amacı, Gine-Bissau'da 1991-2021 yılları arasında gerçekleşen demokratikleşme sürecinde askeri gücün siyasal değişimleri belirlemedeki rolünü, darbelerin nedenlerini, uyuşturucu trafiği ve etnik/dini araçsallaştırma gibi ekstra-politik faktörleri ve uluslararası örgütlerin krizlerdeki sorumluluğunu nitel bir yaklaşımla çözümlemektir(Jaló, 2023).
İnceleme ve modelleme yöntemi
Çalışma, Gine-Bissau'da 1991 ile 2021 yılları arasındaki otuz yıllık demokratikleşme döneminde yaşanan askeri darbeleri ve siyasal şiddeti, yerel ve uluslararası basın arşivleri ile uluslararası kuruluşların raporlarını kapsayan nitel bir içerik analizi ve literatür senteziyle incelemektedir(Jaló, 2023).
Kuramsal ve kavramsal çerçeve
Çalışma, otoriter rejim pratiklerinin demokratikleşme süreçleriyle eş zamanlı varlığını açıklayan hibrit rejim ve demokratik geçiş kuramlarına dayanmaktadır. Martins'in (2013) diktatörlük mirası ile demokratik kurumların bir arada var oluşunu inceleyen teorik yaklaşımı ile Lindberg ve Clark'ın (2008) Afrika demokrasilerini esas olarak seçimci (electoralist) olarak tanımlayan çerçevesi analitik temel olarak kullanılmıştır. Ayrıca Obydenkova ve Paffenholz'un (2021) dış aktörlerin barış ve demokrasi inşasındaki rolüne ilişkin kavramsallaştırmalarından yararlanılmıştır.
Makalenin ele aldığı literatür
Çalışma, Gine-Bissau'da siyasi-askeri krizleri inceleyen literatürle, özellikle Chabal ve Green (2016) editörlüğündeki çalışmayla doğrudan diyalog kurmaktadır. Bağımsızlık savaşı mirası olarak orduya atfedilen meşruiyet (Semedo, 2021), ekonomik uyum programlarının başarısızlığı ve uluslararası baskılar (Mendy, 1996; Temudo, 2009), seçimlerin niteliği (Sanches ve Macuane, 2019; Kulkova, 2019) ve uyuşturucu ticaretinin devlet yapısına etkisi (Shaw, 2015; Ceesay, 2016) konularındaki mevcut birikim ele alınarak 2017 sonrasındaki yeni analitik unsurlar literatüre eklenmiştir.
Araştırma Tasarımı
- Evren veya inceleme alanı
- 1975-2000 dönemine ait Nô Pintcha gazetesi koleksiyonu, O Democrata, DW, RTP gibi uluslararası basın organları, Gine İnsan Hakları Ligi raporları ve ECOWAS ile BM belgeleri.
- Örneklem veya araştırma materyali
- Gine-Bissau'daki insan hakları durumuna ilişkin 2008-2016 raporları, GI-TOC uyuşturucu trafiği raporları ve Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu'nun (ECOWAS) terörle mücadele ve arabuluculuk belgeleri.
- Veri toplama süreci
- Belge analizi ve hemerografik tarama yöntemiyle toplanan veriler; siyasi liderlerin beyanları, askeri anlaşmalar ve uluslararası gözlem misyonlarının saha raporlarından oluşmaktadır.
- Veri analiz yöntemi
- Nitel yöntem kullanılarak toplanan veriler, karşılaştırmalı siyaset teorileri ışığında kritik bir okumaya tabi tutulmuş ve farklı kaynaklardan gelen bilgiler çapraz kontrole tabi tutularak sentezlenmiştir.
Araştırmanın Bulguları
Gine-Bissau'daki çok partili sisteme geçiş, yerel bir siyasi iradenin sonuçu değil; IMF ve Dünya Bankası gibi uluslararası bağışçıların finansal yardımlar için koşul olarak dayattığı bir dışsal liberalleşme hamlesidir(Jaló, 2023).
Bağımsızlık mücadelesi sırasında ordunun kazandığı tarihsel meşruiyet, kışlanın siyasal alan üzerindeki vesayetini kalıcı kılmış ve seçilmiş temsilcilerin yerine askeri liderlerin de facto yönetimine zemin hazırlamıştır(Jaló, 2023).
Uluslararası uyuşturucu kartelleri ile askeri ve siyasi elitler arasındaki girift bağlar, ülkedeki demokratik kurumların işleyişini bozarak darbeleri ve siyasi suikastları tetikleyen temel bir narko-siyaset sarmalı yaratmaktadır(Jaló, 2023).
Siyasi aktörler, toplumsal desteği konsolide etmek amacıyla Balanta etnik kimliğini ve dini sembolleri araçsallaştırmakta, bu durum barışçıl bir arada yaşamı tehdit ederek kışla ile siyasi partiler arasında tehlikeli ittifaklar kurmaktadır(Jaló, 2023).
Bulguların Tartışılması ve Araştırmanın Sonucu
Bulguların Yazarlar Tarafından Yorumlanışı
Çalışma, Gine-Bissau'daki demokratikleşmenin aslında hibrit bir yapı sunduğunu, anayasal kurumların varlığına rağmen otoriter pratiklerin devam ettiğini göstermektedir. Yazara göre bu durum, diktatörlük mirasının demokratik mirasla tam olarak yer değiştirmediği sancılı bir geçiş sürecinin tezahürüdür.
Ordunun siyasal alandaki de facto gücü, bağımsızlık savaşı döneminde halkın öncü gücü olarak kazandığı meşruiyetten beslenmektedir. Yazar, bu tarihsel mirasın günümüzde demokratik düzeni baltalayan bir vesayete dönüştüğünü, askeri liderlerin siyasi aktörlerle iş birliği yaparak anayasal düzeni sürekli tehdit ettiğini açıklamaktadır.
Tartışma bölümünde, uluslararası kuruluşların Gine-Bissau'daki barış inşası süreçlerinde sergiledikleri çelişkili tutumlar ele alınmaktadır. Yazar, bu örgütlerin üye devletlerinin farklı jeopolitik çıkarlarının, krizlerin çözümünde koordinasyonsuzluğa ve bazen istikrarsızlığın derinleşmesine neden olduğunu literatürdeki benzer analizlerle ilişkilendirerek vurgular.
Sonuç olarak, askeri yapıda etnik dengenin gözetilmesi ve yargı sisteminin askerden arındırılması gibi yapısal reformların zorunluluğu dile getirilmektedir. Demokratikleşmenin başarısı, ordunun kışlasına dönmesi ve siyasetin kimlik tartışmalarından ziyade toplumsal refahı artıracak somut projelere odaklanmasına bağlıdır.
Bulguların Önceki Araştırmalarla Karşılaştırılması
Yazar, Martins'in kuramsal yaklaşımıyla paralel olarak Gine-Bissau'daki süreci, diktatörlük mirasıyla demokratik değerlerin iç içe geçtiği ve anayasal hakların varlığına rağmen gücün otoriter kalmaya devam ettiği hibrit bir geçiş olarak tanımlar(Jaló, 2023).
Yazar, Lindberg ve Clark'ın tezine dayanarak Afrika demokrasilerinin halkın yaşam koşullarını iyileştiren bir rejimden ziyade, otoriter unsurları barındıran ancak sadece seçimlere odaklanan bir 'seçimci' yapıya büründüğünü savunmaktadır(Jaló, 2023).
Sonuç Bölümünün Sunduğu Çıkarımlar
Gine-Bissau'da demokratikleşme sancılı bir süreç olmaya devam etmektedir; kalıcı istikrar için orduda etnik dengenin sağlanması, yargının askerden arındırılması ve cezasızlık kültürüne son verilmesi elzemdir. Siyasi aktörler kışla ile bağlarını koparmadığı ve halkın refahını artıracak somut projelere odaklanmadığı sürece, seçimler otoriter uygulamaları maskeleyen bir araç olmaktan öteye geçemeyecektir(Jaló, 2023).
Literatür Taraması İçin Sunduğu Çerçeve
Bu makale, Afrika'da çok partili siyasal rejimlere geçiş sürecini tecrübe eden küçük devletlerde askeri vesayetin yapısını ve sivil-asker ilişkilerinin dönüşümünü inceleyen temel bir kaynak işlevi görmektedir. Özellikle geçiş dönemlerindeki hibrit rejimlerin karakteristiğini ortaya koyarak, anayasal metinler ile sahadaki otoriter uygulamalar arasındaki uçurumu akademik literatüre kazandırmaktadır. Yazar, sivil siyasetin askeri güçler tarafından nasıl kuşatıldığını somut olaylar üzerinden analiz ederek, kurumsal reformların engellenmesindeki yapısal dinamikleri tartışmaya açmaktadır. Bu yönüyle yayın, gelişmekte olan demokrasilerde ordunun siyasi alandaki rolünü sörgülayan teorik ve ampirik çalışmalara zemin hazırlayan merkezi bir konumda bulunmaktadır.
Çalışma, Chabal ve Green editörlüğündeki Guinea-Bissau: Micro-state to Narco-State adlı derleme eserde yer alan interdisipliner tartışmalarla doğrudan diyalog kurmakta ve bu birikimi genişletmektedir. Özellikle 2017 sonrasında ortaya çıkan yeni siyasi gelişmeler, seçim süreçleri ve uyuşturucu ticareti ağları üzerinden önceki literatürün eksik bıraktığı alanları doldurmaktadır. Yazar, Martins'in geçiş dönemlerindeki rejim hibritliği kuramı ile Lindberg ve Clark'ın Afrika demokrasilerindeki seçim odaklı yapı analizlerini Gine-Bissau vakasına uygulamaktadır. Böylece mevcut literatürde yer alan genel yapısal açıklamaları, güncel saha verileri ve kurumsal aktörlerin iktidar mücadeleleriyle detaylandırarak önceki akademik birikimi ileriye taşımaktadır.
Literatür taramasına en temel katkısı, askeri müdahaleler, uyuşturucu ticareti ve etnik kimlik araçsallaştırması arasındaki girift ilişkiyi tek bir vaka analizinde bütüncül bir perspektifle sunmasıdır. Uluslararası örgütlerin kriz yönetimindeki çelişkili tutumlarını ve jeopolitik çıkarlarını ele alarak, dışsal aktörlerin barış inşası süreçlerindeki başarısızlık nedenlerini eleştirel bir yaklaşımla değerlendirmektedir. Ayrıca, bağımsızlık mücadelesi veren hareketlerin sonradan kurdukları devletlerde askeri meşruiyetin nasıl bir vesayet aracına dönüştüğünü göstermesi bakımından geniş bir analitik çerçeve sunmaktadır. Bu özellikleriyle çalışma, benzer siyasi istikrarsızlıklar yaşayan diğer Afrika ülkelerindeki demokratikleşme süreçlerinin incelenmesinde karşılaştırmalı araştırmalara zengin bir kavramsal altyapı sağlamaktadır.
Kaynakça
- Martins, R. C. (2013). O modo da mudança. In O Ponto Cego Do Direito. The Brazilian Lessons. Editora Atlas.
- Lindberg, S. I., & Clark, J. F. (2008). Does democratization reduce the risk of military interventions in politics in Africa? Democratization, 15(1), 86-105.
Tez ve Makale Araştırmalarında Kullanım
Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki üç araştırma taslağına dönüştürülmüştür.
Tez veya makalede kullanım · literatüre-review
Cok partili siyasal rejimlere geçiş, yerel halkin talebinden ziyade uluslararasi kuruluslarin finansal baskilariyla dissal olarak dayatilmistir.
Gine-Bissau orneginde IMF ve Dunya Bankasi gibi aktorlerin yapısal uyum programlari kapsaminda siyasi liberallesmeyi zorunlu kildigini açıklamak için literatür taramasinda kullanılabilir(Jaló, 2023).
Bati afrika geçiş rejimlerinde sivil-asker ilişkileri ve darbe dinamikleri
- Araştırma sorusu
- Bati afrika'daki geçiş rejimlerinde askeri elitlerin siyasi süreçlere doğrudan müdahalesi hangi kurumsal mekanizmalarla kurumsallasnmaktadir?
- Yöntem taslağı
- Çalışma, Bati Afrika'daki secilmis uc örnekulkede askeri yapilarin kurumsal konumunu inceleyen karşılaştırmali nitel desenle tasarlanmalidir. Evren olarak secilen ulkelerdeki savunma bakanligi raporlari, uluslararasi insan haklari örgütu belgeleri ve basin arsivleri dokuman analizi yöntemiyle incelenmeli; örneklem secimi veri doygunlugu ilkesine gore belirlenmelidir.
Makaleyle bağlantısı: Makalede askeri gucun siyasal değişimleri belirlemedeki rolünün ve ordunun de facto iktidar konumunun vurgulanmasindan turetistirilmistir(Jaló, 2023).
Tez veya makalede kullanım · Kavramsal çerçeve
Bagimsizlik mucadelesine onculuk eden ordunun kazandigi tarihi mesruiyet, sivil siyaset üzerinde kalici bir askeri vesayet yaratmaktadir.
Kavramsal çerçevede askeri vesayet ve kurtulus hareketlerinin devletlesme süreçindeki militarizasyon etkisini tartismak amaciyla doğrudan basvurulabilir(Jaló, 2023).
Geçiş rejimlerinde narko-ticaret aglari ve siyasi istikrarsizlik
- Araştırma sorusu
- Uluslararasi uyusturucu ticaretinin siyasi ve askeri elitler tarafindan korunmasi demokratik kurumlarin isleyisini nasıl engellemektedir?
- Yöntem taslağı
- Bu araştırma, narko-ticaret rotasi üzerinde bulunan iki secilmis ulkede gerceklestirilen adli makam raporlari,BM ve ECOWAS belgelerinin incelendigi nitel durum çalışmasi deseniyle yurutulmelidir. Örneklem, veri doygunlugu sağlanana kadar secilen sorusturma dosyalarive basin araştırmalari üzerinden oluşturulmali, veriler tematik içerik analiziyle değerlendirilmelidir.
Makaleyle bağlantısı: Makalede uyuşturucu ticareti ile askeri ve siyasi elitler arasındaki elit koruma ağlarının darbeleri tetiklediği bulgusundan yola çıkılarak tasarlanmıştır(Jaló, 2023).
Tez veya makalede kullanım · Tartışma
Uluslararasi uyusturucu kartelleri ile siyasi ve askeri elitler arasindaki ilişkiler, demokratik kurumlarin isleyisini bozarak darbeleri tetiklemektedir.
Tartisma bolumunde narko-siyaset sarmalinin geçiş rejimlerindeki istikrarsizliga etkisini somut bir vaka üzerinden örneklendirmek için kullanılabilir(Jaló, 2023).
Demokratiklesme süreçlerinde kimlik siyaseti ve etnik aracsallastirma
- Araştırma sorusu
- Siyasi aktörler iktidar mucadelesinde etnik ve dini kimlikleri secim stratejisi olarak nasıl aracsallastirmaktadir?
- Yöntem taslağı
- Araştırma, cok etnik yapıya sahip bir geçiş ulkesinde secim donemlerindeki siyasi soylemlerin, sosyal medya paylasimlarinin ve parti programlarinin incelendigi nitel soylem analizi deseniyle tasarlanmalidir. Veri toplama süreçi, ilgili doneme ait basin bultenleri ve liderlerin konusma metinleriyle yurutulmeli; örneklem kapsami veri doygunlugu sağlandiginda tamamlanmalidir.
Makaleyle bağlantısı: Makalede siyasi aktörlerin toplumsal desteği konsolide etmek için etnik kimliği ve dini sembolleri araçsallaştırması olgusundan türetilmiştir(Jaló, 2023).