Nitel araştırma makalesi incelemesi

DOI: 10.3389/fpos.2023.1122373

Güney Afrika'da İslam Devleti ile Mücadele: Cabo Delgado'daki SADC Askerî Müdahalesi ve Sınırları

Afrika kıtasında devletleşme ve bağımsızlık sonrası kurumsallaşma süreçleri, iç savaşlar, etnik gerilimler ve sınır ötesi terör örgütlerinin faaliyetleriyle ciddi biçimde sarsılmaktadır. Bu durum, bölgesel güvenlik örgütü SADC'nin terörle mücadele kapasitesini ve üye ülkeler arasındaki kolektif müdahale iradesini sörgülatmaktadır.

Yazar
Luca Bussotti & Ermenegildo Júlio Coimbra
Yayın
Frontiers in Political Science
Tarih
2023-02-09
01

Makalenin Kapsamı ve Akademik İçeriği

Afrika kıtasında bağımsızlık sonrası devlet kurumsallaşması ve istikrar arayışları; iç savaşlar, etnik gerilimler, kaynak çatışmaları ve radikal terör hareketlerinin yayılmasıyla sürekli bir sınanma içerisindedir. Nijerya'daki Boko Haram ve Somali'deki Eş-Şebab örneklerinin ardından, 2014 yılından itibaren Orta Afrika eyaleti IŞİD yapılanmasının Mozambik'in kuzeyindeki Cabo Delgado bölgesinde kök salması, Doğu Afrika ve Büyük Göller bölgesindeki terör ağlarını güneye taşımıştır. Cabo Delgado'da Ekim 2017'de başlayan ve çok uluslu sıvılaştırılmış doğal gaz yatırımlarının yer aldığı stratejik alanları hedef alan saldırılar, Mozambik devletinin güvenlik kapasitesini aşmış ve bölgesel bir kriz boyutuna ulaşmıştır. Bu durum, bölgesel entegrasyon ve güvenlik mimarisinin ana organı olan Güney Afrika Kalkınma Topluluğunun (SADC) kolektif savunma mekanizmalarını harekete geçirme kapasitesini tartışmaya açmıştır.

Bu çalışmanın temel amacı, SADC'nin Mozambik'teki terör tehdidine karşı geliştirdiği askerî müdahale stratejisini, karar alma mekanizmalarını ve Mozambik hükümeti başta olmak üzere bölgesel aktörlerle yaşanan çelişkileri bütüncül bir yaklaşımla analiz etmektir. Araştırmada nitel bir yöntem benimsenmiş; SADC'nin kurumsal belgeleri, resmî bildiriler, politika metinleri ve basına yansıyan veriler tarihsel-belgesel analiz mantığıyla incelenmiştir. Ayrıca krizin derinliğini anlamak üzere Sahel ve Somali gibi Afrika'daki diğer terörle mücadele müdahale örnekleriyle karşılaştırmalı bir perspektif kullanılmıştır. Mozambik hükümetinin ilk aşamada krizi 'yerel haydutluk' olarak tanımlayıp dış müdahaleyi geciktirmesi, paralı asker şirketlerine başvurması ve sonrasında Ruanda ile ikili askerî anlaşmalara öncelik vermesi, SADC'nin bölgesel yanıt sürecini şekillendiren temel ampirik dinamikler olarak ele alınmıştır.

Araştırmanın sunduğu ana bulgular, SADC bünyesinde görev yapan SAMIM operasyonunun terör tehdidini tamamen bertaraf etmede yetersiz kaldığını ve terörist grupların Cabo Delgado'dan yakındaki Nampula ve Niassa vilayetlerine yayıldığını göstermektedir. Mozambik yönetiminin iç sorunları örtbas etme çabası, ordudaki yolsuzluklar ve yabancı maden/gaz yatırımlarını koruma odaklı güvenlik anlayışı bölgesel ortaklığın gecikmesine yol açmıştır. Ayrıca Mozambik'in SADC mekanizması yerine Ruanda askerlerini sahaya davet etmesi, örgüt üyesi ülkeler arasında siyasi kırılmalara neden olmuştur. SADC üyesi devletler arasında ortak bir vizyon ve 'SADC'lileşme' ruhunun bulunmaması, demokratik ve otokratik rejimlerin bir arada bulunması ve üye ülkelerin münferit ulusal çıkarlarını örgüt çıkarlarının üstünde tutması müdahalenin etkinliğini doğrudan sınırlamıştır.

Sonuç olarak, makale terörle mücadelede yalnızca güvenlik merkezli ve askerî odaklı yaklaşımların başarısız olacağını, Cabo Delgado'daki krizin temelinde yatan etnik dışlanma, arazi el koymaları ve sosyo-ekonomik eşitsizliklerin giderilmesi gerektiğini vurgulamaktadır. SADC'nin kurumsal ve parlamento düzeyinde halkı temsil eden organlardan yoksun olması ve bölgesel güvenliği sağlama konusunda ortak ilkelerde birleşememesi, kurumu bir 'güvensizlik topluluğu' görünümüne yaklaştırmaktadır. Çalışma, Afrika'da ulusalüstü örgütlerin kriz çözme kapasitelerini ve bölgesel güvenlik mimarilerini araştıran Türkçe literatür için askerî müdahalelerin sınırlılıklarını ve ikili iş birliklerinin bölgesel örgütlerin meşruiyetine etkisini gösteren nitelikli bir kaynak niteliğindedir.

Araştırmanın amacı

Bu çalışmanın temel amacı, Güney Afrika Kalkınma Topluluğunun (SADC) Mozambik'in Cabo Delgado vilayetindeki terör tehdidine karşı gerçekleştirdiği askerî müdahaleyi, örgüt içi siyasi dinamikleri ve Mozambik hükümeti başta olmak üzere bölgesel aktörlerle yaşanan çelişkileri tarihsel ve nitel bir perspektifle incelemektir(Bussotti & Coimbra, 2023).

İnceleme ve modelleme yöntemi

Çalışmada SADC resmi belgeleri, üye devlet protokolleri ve bölgesel basın organlarının içeriklerine dayanan nitel, tarihsel ve karşılaştırmalı bir vaka analizi yaklaşımı kullanılmıştır(Bussotti & Coimbra, 2023).

Kuramsal ve kavramsal çerçeve

Çalışma, uluslararası ilişkiler ve bölgesel entegrasyon teorileri çerçevesinde ulusalüstü örgütlerin güvenlik topluluğu oluşturma yetilerini ele almaktadır. Haas'ın neo-fonksiyonalist entegrasyon yaklaşımı ile Nathan'ın SADC'yi bir 'güvensizlik topluluğu' olarak tanımlayan eleştirel güvenlik çerçevesinden yararlanılmaktadır. Ulusal egemenlik devri, ortak kimlik ('SADC'lileşme') eksikliği ve üye ülkelerin otoriter-demokratik rejim yapıları arasındaki uyumsuzluklar kuramsal çözümlemenin temel unsurlarını oluşturmaktadır.

Makalenin ele aldığı literatür

Yazarlar, Afrika'daki askerî müdahaleler ve terörle mücadele literatüründe Fransa'nın Sahel bölgesindeki Barkhane Operasyonu ile ABD'nin Cibuti merkezli dolaylı askerî stratejilerinin başarısızlıklarını incelemektedir. Ayrıca SADC'nin geçmişte Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Lesoto ve Madagaskar gibi kriz alanlarındaki barış gücü deneyimlerini aktaran Salomão, Nathan ve Vhumbunu gibi araştırmacıların çalışmalarına atıfta bulunarak Mozambik'teki insurgency krizinin önceki bölgesel müdahalelerden niteliksel farklarını tartışmaktadır.

Araştırma Tasarımı

Evren veya inceleme alanı
SADC terörle mücadele belgeleri, bölgesel güvenlik protokolleri, resmi devlet bildirileri ve Mozambik terör krizine ilişkin nitel metin külliyatı.
Örneklem veya araştırma materyali
1992 SADC Antlaşması, 2001 Politika, Savunma ve Güvenlik İşbirliği Protokolü, 2003 Karşılıklı Savunma Paktı, SAMIM karar metinleri ve 2017-2022 dönemi basın arşivleri.
Veri toplama süreci
Kurumsal ve diplomatik arşiv metinlerinin nitel doküman incelemesi ve ikincil veri derlemesi.
Veri analiz yöntemi
Nitel metin analizi, tarihsel bağlamlandırma ve Afrika'daki diğer güvenlik müdahaleleriyle (Sahel, Somali, KDC) karşılaştırmalı vaka analizi.
SADC-leşme (Sadcnization)Bölgesel Güvenlik EntegrasyonuSAMIM Askerî MüdahalesiAnsar al-Sunna (ISIS-Mozambik)İkili Askerî Diplomasi

Araştırmanın Bulguları

01

Sahel ve Somali'deki terörle mücadele deneyimlerinin gösterdiği üzere, kök sebeplere inmeyen ve yalnızca güvenlik odaklı askeri müdahalelere dayanan stratejiler başarısızlığa mahkûmdur; nitekim Sahel'deki kriz zamanla Togo ve Benin gibi komşu ülkelere yayılarak terörün coğrafi tabanını genişletmiştir(Bussotti & Coimbra, 2023).

02

SADC örgütünün ortak değerlerden ve uyumlu siyasi ilkelerden yoksun oluşu, üye devletler arasında kolektif kimlik ve stratejik vizyon gelişmesini engellemekte; bu durum örgütü kriz anlarında hızlı kararlar alıp uygulayamayan çaresiz bir yapıya büründürmektedir(Bussotti & Coimbra, 2023).

03

Cabo Delgado krizinin ilk saldırılarını gerçekleştiren unsurlar, Frelimo elitlerinin Makonde merkezli yönetimi ve land grabbing (toprak gaspları) nedeniyle yerel düzeyde marjinalleştirilen Makhuwa ve Kimwane etnik grubuna mensup gençlerden oluşmakta ve sosyo-ekonomik dışlanmışlığı yansıtmaktadır(Bussotti & Coimbra, 2023).

04

Mozambik'teki askerî müdahalede SADC misyonu (SAMIM) ile ikili anlaşmayla sahaya giren Ruanda birlikleri arasında müşterek bir komuta ve iletişim stratejisinin bulunmayışı, müdahalenin terörün diğer vilayetlere yayılmasını önlemedeki etkinliğini ciddi ölçüde zayıflatmaktadır(Bussotti & Coimbra, 2023).

02

Bulguların Tartışılması ve Araştırmanın Sonucu

Bulguların Yazarlar Tarafından Yorumlanışı

Bulgular, SADC müdahalesinin Cabo Delgado'daki güvenlik sorunlarına kalıcı bir çözüm getiremediğini ve krizin komşu vilayetlere yayılmasını engelleyemediğini göstermektedir. Müdahalenin sınırlı etkisi, güvenlik odaklı askeri tedbirlerin yerel toplumsal dinamikleri göz ardı etmesinden kaynaklanmaktadır.

Yazarlar bu durumu, SADC üye devletleri arasında ortak bir siyasi irade ve vizyon eksikliği ('SADC-leşme' yetersizliği) ile Mozambik hükümetinin ulusal egemenliğini koruma arzusu ve yolsuzluk ağlarını gizleme çabasıyla dış yardımları uzun süre ertelemesine bağlamaktadır.

Tartışma bölümünde bu tablo, Nathan'ın SADC'yi 'güvensizlik topluluğu' olarak nitelendiren kuramsal çerçevesiyle ilişkilendirilmiştir. Örgütün demokratik ve otoriter rejimleri bünyesinde barındırması ve ortak değerler üretememesi, bölgesel kolektif güvenliği sekteye uğratmaktadır.

Sonuç olarak, SADC'nin kurumsal yetersizlikleri Mozambik krizinde ikili askerî diplomasinin (Ruanda müdahalesi) ve çok uluslu enerji şirketlerinin koruma odaklı stratejilerinin öne çıkmasına yol açmış, bölgesel bütünleşme vizyonunu ciddi şekilde aşındırmıştır.

Bulguların Önceki Araştırmalarla Karşılaştırılması

SADC'nin Mozambik krizine müdahaledeki duraksaması ve kurumsal yetersizliği, Nathan'ın örgütü ortak değerlerin bulunmadığı bir 'güvensizlik topluluğu' olarak tanımlayan tespitiyle doğrulanmakta ve bölgesel kolektif güvenlik mekanizmalarının işlevsizliğini açıklamaktadır(Bussotti & Coimbra, 2023).

Sonuç Bölümünün Sunduğu Çıkarımlar

Çalışmanın sonuçlarına göre, Cabo Delgado'daki terörle mücadelede sergilenen zayıf askerî performans ve SAMIM ile Ruanda birlikleri arasındaki koordinasyon eksikliği, SADC'nin bölgesel bir güvenlik aktörü olarak siyasi nüfuzunu zayıflatmıştır. Yerel sosyo-ekonomik ve etnik eşitsizlikleri göz ardı eden askerî yaklaşım krizin Nampula gibi diğer bölgelere sıçramasına yol açarken, Mozambik'in ikili anlaşmalara ve dış yardım fonlarına yönelmesi bölgesel entegrasyon vizyonuna sekte vurmuştur(Bussotti & Coimbra, 2023).

Literatür Taraması İçin Sunduğu Çerçeve

Bu makale, Sahra Altı Afrika'da bölgesel güvenlik işbirliği ve terörle mücadele literatüründe, supranasyonal yapıların kriz yönetimindeki kurumsal ve siyasi yetersizliklerini ampirik bir vaka analizi üzerinden sorunsallaştırma işlevi görmektedir. Terörizm literatüründeki klasik küresel-radikal ağ anlatılarının ötesine geçerek, yerel etnik marjinalleşme, toprak gaspları ve elit çıkarlarının güvenlik krizlerini nasıl beslediğini kuramsal bir derinlikle açıklamaktadır. SADC örgütünün karar alma mekanizmalarını ve üye devletlerin ulusal egemenlik kaygılarını inceleyerek, bölgesel kolektif güvenlik girişimlerinin neden ve nasıl başarısızlığa uğradığını ortaya koyan kritik bir analiz işlevine sahiptir.

Çalışma, Sahel bölgesindeki Barkhane ve Serval operasyonları ile Somali'deki Eş-Şebab ile mücadele süreçlerini inceleyen literatürdeki askeri müdahale tartışmalarıyla yakın bir ilişki kurmaktadır. Klasik güvenlik yaklaşımlarının Afrika'daki yapısal devlet krizlerini çözmede yetersiz kaldığı yönündeki yaygın akademik mutabakatı desteklemekte ve bunu Mozambik örneğine taşımaktadır. Ayrıca, Nathan'ın bölgesel güvenlik entegrasyonu üzerine geliştirdiği 'güvensizlik topluluğu' kavramsal çerçevesini, örgüt içi siyasi çıkar çatışmaları ve liderlik rekabetlerini açıklamak için başarılı bir şekilde genişleterek literatürdeki kuramsal boşluğu doldurmaktadır.

Çalışma, bölgesel entegrasyon ve güvenlik çalışmaları üzerine yapılacak bir literatür taramasına, çok uluslu askeri müdahalelerin sınırlılıkları ve ikili askeri diplomasinin (Ruanda örneği) kurumsal güvenlik mimarilerini nasıl bypass ettiği konusunda derinlikli bir analiz sunmaktadır. Cabo Delgado'daki krizin sadece küresel cihatçı bir hareket olmadığını, aksine yerel Makhuwa ve Kimwane halklarının dışlanmışlık hissi ve toprak gaspları gibi tarihsel haksızlıklara dayandığını göstererek yerel dinamiklerin kriz çözümündeki önemini literatüre güçlü bir katkı olarak kazandırmaktadır.

Kaynakça

  1. Nathan, L. (2012). Community of Insecurity: SADC’s Struggle for Peace and Security in Southern Africa. Ashgate Publishing Limited.
03

Tez ve Makale Araştırmalarında Kullanım

Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki üç araştırma taslağına dönüştürülmüştür.

01

Tez veya makalede kullanım · literatüre-review

Bölgesel güvenlik örgütlerinin askeri müdahaleleri, yerel sosyo-ekonomik dinamikleri ve etnik marjinalleşmeyi göz ardı ettiğinde kalıcı güvenlik sağlayamamaktadır.

Yazarların Sahel ve Somali örnekleriyle Mozambik krizini karşılaştırdığı ve yalnızca güvenlik odaklı askeri yaklaşımların sınırlılıklarını tartıştığı bölümler, tez çalışmasında bölgesel müdahalelerin başarısızlık nedenlerini teorileştirmek için kullanılacaktır(Bussotti & Coimbra, 2023).

SADC Bölgesel Güvenlik İşbirliğinde İstihbarat Paylaşımı: Engeller ve Fırsatlar

Araştırma sorusu
SADC üye devletler arasında terörle mücadele kapsamında kurulan bölgesel istihbarat paylaşım mekanizmasının işleyişindeki temel kurumsal engeller nelerdir?
Yöntem taslağı
Nitel durum çalışması deseni. Örneklem, SADC üye ülkelerinin savunma bakanlığı ve istihbarat birimlerinin yayınladığı resmi raporlar ile güvenlik bürokrasisinden kartopu örneklemesiyle belirlenecek uzmanlarla (veri doygunluğuna ulaşana kadar) yapılacak yarı yapılandırılmış mülakatları kapsar. Veriler içerik analizi tekniğiyle incelenecektir.

Makaleyle bağlantısı: Makalede SADC bünyesinde ortak bir askeri ve istihbari koordinasyonun olmamasının, SAMIM ve Ruanda birlikleri arasında düşük iletişim seviyesine yol açtığı ve müdahelenin etkinliğini zayıflattığı yönündeki tespitten hareketle bu çalışma tasarlanmıştır(Bussotti & Coimbra, 2023).

02

Tez veya makalede kullanım · Kavramsal çerçeve

SADC örgütünün karar alma mekanizmalarındaki gecikmeler ve kurumsal parçalanmışlık, üye devletler arasındaki ortak kimlik eksikliğinden kaynaklanmaktadır.

Bu iddia, SADC'nin kurumsal yapısını, ortak değerlerden yoksun oluşunu ve Nathan'ın 'güvensizlik topluluğu' teorisi üzerinden örgütün kriz yönetimindeki zafiyetlerini analiz eden kısımlarla desteklenecektir(Bussotti & Coimbra, 2023).

İkili Güvenlik Diplomasisi ve Bölgesel Entegrasyon: Ruanda'nın Mozambik Müdahalesi

Araştırma sorusu
SADC üyesi olmayan Ruanda'nın Mozambik ile gerçekleştirdiği ikili askeri işbirliği, SADC'nin bölgesel güvenlik örgütü olarak kurumsal meşruiyetini nasıl etkilemektedir?
Yöntem taslağı
Söylem analizi tasarımı. Veri seti, 2021-2023 yılları arasında Mozambik, Ruanda ve SADC yetkilileri tarafından yapılan resmi açıklamalar, diplomatik yazışmalar ve basın bildirilerinden oluşur. Bu metinler eleştirel söylem analizi yöntemiyle çözümlenecektir.

Makaleyle bağlantısı: Yazarların, Mozambik hükümetinin SADC yerine Ruanda'yı tercih etmesinin bölgesel dayanışmayı zedelediği, üye devletler arasında güvensizlik yarattığı ve ortak bir entegrasyon bilinci olan 'SADC-leşme' sürecine sekte vurduğu yönündeki temel politik argümanından türetilmiştir(Bussotti & Coimbra, 2023).

03

Tez veya makalede kullanım · Tartışma

Çok uluslu askeri güçlerin ve ikili müttefiklerin sahadaki koordinasyonsuz askeri operasyonları, terörün farklı vilayetlere yayılmasına zemin hazırlamaktadır.

SADC ve Ruanda birlikleri arasındaki iletişim eksikliğinin ve farklı stratejik önceliklerin operasyonel verimsizliğe yol açtığı tezi, tartışma bölümünde çok aktörlü askeri müdahalelerin koordinasyon sorunlarını analiz etmek için kullanılacaktır(Bussotti & Coimbra, 2023).

Doğal Kaynak Projeleri ve Yerel Dışlanmışlık: Cabo Delgado Örneği

Araştırma sorusu
Cabo Delgado'daki sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) yatırımlarının yarattığı toprak gaspları ve ekonomik dışlanmışlık, yerel gençlerin radikalleşme eğilimlerini nasıl etkilemektedir?
Yöntem taslağı
Nitel olgubilim (fenomenoloji) deseni. Katılımcılar, Cabo Delgado'dan göç etmek zorunda kalmış ve Nampula kamplarında yaşayan yerel topluluk liderleri ve sivil toplum temsilcilerinden (veri doygunluğu esas alınarak) oluşacaktır. Yarı yapılandırılmış mülakatlarla toplanan veriler tematik analizle çözümlenecektir.

Makaleyle bağlantısı: Makalenin, Cabo Delgado'daki çatışmaların temelinde Frelimo elitlerinin ve yabancı şirketlerin yerel Makhuwa ve Kimwane topluluklarına yönelik toprak gasplarının (land grabbing) ve etnik ayrımcılığın yattığı yönündeki ampirik vurgusundan ve yerel halkın dışlanmışlık hissinden esinlenilmiştir(Bussotti & Coimbra, 2023).