Nicel araştırma makalesi incelemesi
DOI: 10.1177/2397002216683885İş Tatmini ve Çalışan Ayrılmaları: Firma Düzeyinde Bir Bakış Açısı
Çalışanların işten ayrılması organizasyonlar için yüksek maliyetlere ve üretim süreçlerinde aksamalara yol açmaktadır. İnsan kaynakları yönetimi ve işgücü piyasası yazınında, iş tatmini ile çalışanların şirkette kalma eğilimleri arasındaki ilişki sıklıkla vurgulanmaktadır.
Makalenin anahtar kelimeleri
- Yazar
- Anders Frederiksen
- Yayın
- German Journal of Human Resource Management: Zeitschrift für Personalforschung
- Tarih
- 2017-01-06
Makalenin Kapsamı ve Akademik İçeriği
Çalışan devir hızı, organizasyonlar açısından yerleştirme maliyetleri, eğitim giderleri ve üretim süreçlerindeki kesintiler nedeniyle önemli ekonomik yükler getirmektedir. İnsan kaynakları analitiği yazınında, işletmelerin mevcut verileri kullanarak gelecekteki işten ayrılmaları tahmin etme kapasiteleri giderek önem kazanan bir alan olmuştur. Yazında demografik özellikler ile çalışanların iş tatmini düzeylerinin işten ayrılma eğilimleri üzerindeki güçlü etkileri sıklıkla belgelenmiştir. Ancak bu tür verilerin temsili hanehalkı anketlerinde yer almasına rağmen şirket yöneticilerinin operasyonel karar alma süreçlerinde bireysel düzeyde bulunmaması büyük bir kısıt oluşturmaktadır.
Bu kısıtın arkasındaki temel mekanizma, çalışanların yanıtlarının doğrudan yöneticiler tarafından bilindiği durumlarda stratejik ve savunmacı tutumlar sergilemesi ve gerçeği yansıtmayan yanıtlar vermesidir. Yazar, bu istihdam ilişkisini bir mahkumun ikilemi olarak modellemekte ve taraflar arasında işbirliğinin sağlanması için anket uygulama sürecinin dış bir danışmanlık şirketine devredilmesinin optimal bir taahhüt mekanizması oluşturduğunu kuramsal olarak incelemektedir. Ampirik analiz bölümünde ise 2004-2010 dönemine ait büyük bir İskandinav hizmet sağlayıcısının 17.847 benzersiz bireyi içeren idari personel kayıtları ile Nordic Çalışan Endeksi modeline dayanan yıllık iş tatmini anket verileri birleştirilerek kullanılmaktadır.
Elde edilen ampirik bulgular, yalnızca personel kayıtlarına dayanan temel modelin çalışanları doğru sınıflandırma oranının yüksek olduğunu, ancak işten ayrılacak kişileri öngörme gücünün sınırlı kaldığını göstermektedir. Personel kayıtları bireysel düzeydeki iş tatmini anket verileriyle desteklendiğinde, genel sınıflandırma oranı korunurken işten ayrılacak kişileri doğru tahmin etme başarısı belirgin biçimde artmaktadır. Aynı analiz departman düzeyindeki ortalama değerler ve standart sapmalarla yinelendiğinde, anonimliği koruyan bu yaklaşımın da temel modele kıyasla öngörü gücünü artırdığı, ancak bireysel düzeydeki verilerin en yüksek tahmin performansını sağladığı tespit edilmiştir.
Araştırma, şirketlerin geçmişe dönük ve betimsel insan kaynakları raporlamasından geleceğe dönük ve öngörücü analitik yaklaşımlara geçiş yapmasının yollarını somut örneklerle ortaya koymaktadır. Anket verilerinin harmanlanmasıyla elde edilen öngörü olasılıklarının yöneticiler için bir erken uyarı sistemi olarak kurgulanabileceği ve coğrafi haritalar üzerinden görselleştirilebileceği gösterilmiştir. Sonuç olarak bu çalışma, firma içi idari veriler ile çalışan anketi verilerinin birleştirilmesinin şirket belirsizliğini azalttığını, işten ayrılma maliyetlerini düşürdüğünü ve modern insan kaynakları analitiği literatürüne önemli ampirik katkılar sunduğunu kanıtlamaktadır.
Araştırmanın amacı
Bu çalışmanın amacı, firmaların geleneksel personel kayıtlarını iş tatmini anket verileriyle birleştirerek çalışanların işten ayrılma eğilimlerini tahmin etme kapasitelerini değerlendirmek ve çalışan anonimliğini koruyan dış kaynak kullanımı mekanizmalarının etkinliğini incelemektir(Frederiksen, 2017).
İnceleme ve modelleme yöntemi
Bu ampirik çalışmada, bir İskandinav hizmet sağlayıcısının 2004-2010 dönemine ait personel kayıtları ile yıllık iş tatmini anket verileri birleştirilmiş ve çalışanların işten ayrılma davranışlarını tahmin etmek amacıyla logit model tahminleri gerçekleştirilmiştir(Frederiksen, 2017).
Kuramsal ve kavramsal çerçeve
Araştırma, oyun teorisi kapsamında mahkumun ikilemi ve tekrarlanan oyunlar çerçevesine dayanmaktadır. İşveren ve çalışanlar, iş tatmini anketlerinin doğru yanıtlanması ve yöneticilerin bu verileri anonim biçimde kullanması konusunda ortak çıkara sahiptir. Ancak bireysel düzeyde cezalandırma riski nedeniyle taraflar arasında işbirliği tek aşamalı oyunda bozulmakta ve stratejik yanıltma ortaya çıkmaktadır. Bu bağlamda, anket uygulama sürecinin dış bir danışmanlık firmasına devredilmesi ve uzun vadeli tekrarlanan etkileşimler işbirliğini sağlayan ana kuramsal mekanizmalar olarak ele alınmaktadır.
Makalenin ele aldığı literatür
Çalışma, personel devir hızı ve çalışanların işten ayrılma belirleyicilerini inceleyen geniş ampirik yazını ele almaktadır. Demografik özelliklerin ve firma karakteristiklerinin ayrılma oranlarına etkisini inceleyen öncü çalışmalar ile bireysel iş tatmini boyutlarının elde tutma üzerindeki etkilerini araştıran Clark (2001) ve benzer hanehalkı veri seti analizleri tartışmaya dahil edilmiştir. Ayrıca, insan kaynakları analitiği ve veri destekli karar alma süreçlerine odaklanan Fitz-enz (2000) ile personel devir maliyetlerini irdeleyen Wasmuth ve Davis (1983) çalışmalarıyla ilişki kurulmuştur.
Araştırma Tasarımı
- Evren veya inceleme alanı
- İskandinav hizmet sektöründe faaliyet gösteren büyük bir servis sağlayıcısının yerel operasyonlarında çalışan ve 2004-2010 dönemini kapsayan tüm yurtiçi personel havuzudur.
- Örneklem veya araştırma materyali
- Ham veri setindeki 87.237 gözlem arasından işten çıkarılmaların hariç tutulması ve model gereksinimleri doğrultusunda filtrelenmesiyle oluşturulan, regresyon analizi için 62.845 ve tam bilgi içeren kısıtlanmış örneklem için 43.637 personel-yıl gözlemidir.
- Veri toplama süreci
- Şirketin insan kaynakları departmanından elde edilen ücret, kıdem, yaş, cinsiyet, unvan ve departman bilgilerini içeren personel kayıtları ile Nordic Employee Index Modeli temel alınarak her yıl uygulanan ve 39 sorudan oluşan iş tatmini anket verileridir.
- Veri analiz yöntemi
- İşten ayrılma olasılıklarını incelemek üzere logit modeller tahmin edilmiş; personelin demografik özellikleri, ücret artıkları ve anket değişkenlerinin bireysel ile departman düzeyindeki etkileri karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiştir.
Araştırmanın Bulguları
Yalnızca personel kayıtlarına dayanan temel model, çalışanların işten ayrılıp ayrılmayacağını yüzde 91.51 oranında doğru sınıflandırmakta ve işten ayrılanları doğru tahmin etme oranı yüzde 29.13 seviyesinde gerçekleşmektedir(Frederiksen, 2017).
Personel kayıtları bireysel düzeydeki iş tatmini anket verileriyle birleştirildiğinde, işten ayrılanları doğru tahmin etme oranı belirgin bir artış göstererek yüzde 39.26 seviyesine yükselmektedir(Frederiksen, 2017).
Şirketler iş tatmini anketlerini dış danışmanlık firmaları aracılığıyla uygulayarak ve verileri departman ortalamaları şeklinde alarak çalışanların anonimliğini koruyabilmekte ve bu sayede ayrılma tahmin gücünü temel modele kıyasla artırabilmektedir(Frederiksen, 2017).
Çalışanların gelecekte iki yıl daha şirkette çalışmak istemesi işten ayrılma olasılığını düşürürken, şirketin dış imajına ve genel yan haklara yüksek puan veren çalışanların işten ayrılma eğiliminin daha yüksek olduğu tespit edilmiştir(Frederiksen, 2017).
Bulguların Tartışılması ve Araştırmanın Sonucu
Bulguların Yazarlar Tarafından Yorumlanışı
Yazar, İskandinav hizmet sektöründeki geniş ölçekli personel kayıtları ve yıllık iş tatmini anket verilerini kullanarak şirketlerin çalışan devir hızını önceden öngörme kapasitelerini ampirik olarak değerlendirmiştir. Elde edilen bulgular, geleneksel personel verilerinin tek başına belirli bir sınıflandırma başarısı sunduğunu, ancak anket verileriyle zenginleştirildiğinde işten ayrılacak kişileri tespit etme gücünün önemli ölçüde arttığını göstermektedir.
Bu bağlamda yazar, çalışanların anketlerde dürüst yanıtlar vermesini sağlamak ile işverenlerin bireysel düzeyde bilgi elde etme isteği arasındaki gerilimi bir mahkûm ikilemi çerçevesinde ele almaktadır. Şirketlerin anket uygulamasını dış danışmanlık firmalarına devretmesi, çalışanların anonimliğini koruyarak stratejik manipülasyonu azaltan ve doğru veri akışını mümkün kılanoptimal bir kuramsal mekanizma olarak açıklanmaktadır.
Elde edilen ekonometrik sonuçlar, önceki literatürde yer alan Clark (2001) gibi çalışmaların bulgularıyla uyumlu biçimde ücret ve iş yükü memnuniyetinin ayrılma eğilimlerini düşürdüğünü doğrulamaktadır. Buna ek olarak yazar, şirket imajı ve dış markalaşma çabalarının beklenmedik biçimde işten ayrılma eğilimini artırabileceğini saptayarak literatürdeki mevcut tartışmalara yeni ampirik kanıtlar kazandırmıştır.
Sonuç olarak yazar, şirketlerin geriye dönük betimsel raporlamadan ileriye dönük öngörücü analitiğe geçiş yapmasının önemini vurgulamaktadır. İş tatmini verilerinin departman veya bireysel düzeyde modellenmesi, yöneticilerin erken uyarı sistemleri kurmasını ve insan kaynakları süreçlerinde maliyet etkin planlamalar gerçekleştirmesini sağlayarak yönetsel karar alma süreçlerine doğrudan katkı sunmaktadır.
Bulguların Önceki Araştırmalarla Karşılaştırılması
Yazar, elde ettiği bulguların Clark (2001) çalışmasıyla benzer şekilde ücret tatmini, iş yükü ve iş içeriği gibi boyutların çalışanların işten ayrılma kararlarında ortak sürücüler olduğunu gösterdiğini, ancak mevcut çalışmanın buna ek olarak gelecekte şirkette kalma niyeti, kariyer gelişimi ve şirket imajı gibi faktörleri de ortaya koyduğunu vurgulamaktadır(Frederiksen, 2017).
Sonuç Bölümünün Sunduğu Çıkarımlar
Bu çalışma, firmaların personel kayıtlarını iş tatmini anket verileriyle birleştirerek geleceğe dönük ve öngörücü bir insan kaynakları analitiği yaklaşımı benimseyebileceğini, dış danışmanlık aracılığıyla sağlanan anonimliğin doğru veri akışını desteklediğini ve işten ayrılma tahminindeki iyileşmelerin önemli maliyet tasarrufları sağlayabileceğini ortaya koymaktadır(Frederiksen, 2017).
Literatür Taraması İçin Sunduğu Çerçeve
Bu çalışma, insan kaynakları literatüründe uzun süredir tartışılan çalışan devir hızı ile iş tatmini arasındaki ampirik kopukluğu köprüleyen kritik bir işlev görmektedir. Önceki araştırmalar hanehalkı panelleri üzerinden bireysel iş tatmininin ayrılma üzerindeki etkilerini gösterirken, şirket yöneticilerinin bireysel verilere erişememesi yönetsel kullanımı kısıtlamaktaydı. Bu makale, firma düzeyindeki geniş personel kayıtları ile anket verilerini birleştirerek kuramsal çıkarımları doğrudan kurumsal karar alma süreçlerine taşımakta ve insan kaynakları analitiği alanına yeni bir ampirik derinlik kazandırmaktadır.
Yazar, çalışmasını Clark (2001) ve Griffeth vd. (2000) tarafından ortaya konulan iş tatmini ve çalışan sirkülasyonu temelli öncül çalışmalarla doğrudan ilişkilendirmektedir. Bireylerin anket sorularına stratejik ve yanıltıcı yanıtlar verme eğilimi, Argyris (1994) tarafından incelenen savunmacı stratejiler bağlamında ele alınmıştır. Ayrıca paydaşlar arasındaki bilgi asimetrisi ve stratejik manipülasyon riski, klasik oyun kuramı ve mahkûm ikilemi çerçevesinde modellenerek Gibbons (1992) ve Campbell (2006) gibi literatürdeki temel ekonomik teşvik yaklaşımlarıyla bütüncül bir bağ kurmaktadır.
Literatür taramasına en temel katkı, şirketlerin iş tatmini verilerini toplarken karşılaştığı anonimlik ikilemini çözmek için dış danışmanlık firmaları aracılığıyla uygulanan devir mekanizmasının etkinliğini kanıtlamasıdır. Çalışma, geleneksel personel kayıtlarının tek başına sunduğu betimsel bakış açısının ötesine geçerek, anket verilerinin hem departman hem de bireysel düzeyde entegrasyonunun işten ayrılma tahmin gücünü nasıl artırdığını net bir şekilde ortaya koymakta ve geleceğe dönük öngörücü analitik yaklaşımlarına öncülük etmektedir.
Kaynakça
- Clark, A. (2001). What Really Matters in a Job? Hedonic Measurement Using Quit Data. Labour Economics, 8(2), 223-242.
Tez ve Makale Araştırmalarında Kullanım
Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki üç araştırma taslağına dönüştürülmüştür.
Tez veya makalede kullanım · literatüre-review
Çalışanlarin is tatmini duzeyleri ile isten ayrilma egilimleri arasinda doğrudan bir ilişki bulunmaktadir.
Literatür taramasi bolumunde is tatmininin sirket ici sirkulasyonu açıklamadaki kuramsal onemini desteklemek amaciyla kullanılabilir(Frederiksen, 2017).
Hizmet Sektörunde Is Tatmini ve Çalışan Sirkulasyonu Analizi
- Araştırma sorusu
- Hizmet sektörundeki kurumlarda personelin is tatmini anket sonuçları isten ayrilma olasiligini doğrudan yordamakta midir?
- Yöntem taslağı
- Evren, buyuk ölçekli bir hizmet sirketinin beyaz yakali çalışanlarindan olusmaktadir. Örneklem buyuklugu istatistiksel guc analiziyle belirlenecektir. Veriler personel idari kayitlari ve yillik anketler aracıligiyla toplanacak, lojistik regresyon analiziyle incelenecektir.
Makaleyle bağlantısı: Makalenin personel kayitlari ile anket verilerini birlestirerek gerceklestirdigi ampirik tahmin modelinden ve bireysel duzeydeki tatmin ölçeginin ayrilma üzerindeki belirleyiciliginden türetilmistir(Frederiksen, 2017).
Tez veya makalede kullanım · Kavramsal çerçeve
Çalışan anketlerinde anonimligin korunmasi dis danismanlik firmalari aracıligiyla sağlanabilir.
Kavramsal çerçeve bolumunde, veri toplama süreçindeki guvenilirlik ve stratejik yanit sorunlarini cozen mekanizmalari açıklamak için basvurulabilir(Frederiksen, 2017).
Personel Anketlerinde Dis Danismanlik Kullaniminin Guvenilirlige Etkisi
- Araştırma sorusu
- Anket uygulamasinin dis danismanlik firmalarina devredilmesi çalışanlarin doğru yanit verme egilimini nasıl etkilemektedir?
- Yöntem taslağı
- Çalışma, farklı sektörlerde faaliyet gösteren ve ic veya dis kaynakli anket kullanan firmalarin çalışanlari üzerinde tasarlanacaktir. Örneklem sayisi veri doygunlugu ve guc analizi dikkate alinarak oluşturulacak, yari yapilandirilmis gorusmelerle veri toplanip betimsel olarak analiz edilecektir.
Makaleyle bağlantısı: Makalede ele alinan çalışanlarin stratejik yanitlama egilimi ve dis danismanlik aracıligiyla anonimligin korunmasi gerektigine dair kuramsal tartismalara dayanmaktadir(Frederiksen, 2017).
Tez veya makalede kullanım · method
Personel kayitlari ve anket verilerinin birlestirilmesi tahmin gucunu artirmaktadir.
Yöntem bolumunde, geleneksel idari kayitlarin anket verileriyle zenginlestirilmesinin analitik kapasiteye katkısini göstermek için referans gösterilebilir(Frederiksen, 2017).
Departman Buyuklugunun Insan Kaynaklari Analitigine Etkileri
- Araştırma sorusu
- Departman ölçeklerinin kucuk olmasi anket verilerinin yonetsel kararlarda kullanılmasini hangi ölçude sınırlamaktadir?
- Yöntem taslağı
- Araştırma, farklı departman büyükluklerine sahip kurumsal bir yapidaki çalışan verilerini kapsayacaktir. Örneklem secimi guc analizi ile sınırlandirilacak, departman bazli ortalama ve standart sapma degerleri üzerinden karşılaştırmali nicel analizler gerceklestirilecektir.
Makaleyle bağlantısı: Makalede kucuk departmanlarda anonimligin korunmasi amaciyla uygulanan grup buyuklugu sınırlamalarindan ve departman ortalamalarinin kullanim kosullarindan türetilmistir(Frederiksen, 2017).