Kuramsal-kavramsal makale incelemesi
DOI: 10.18070/erciyesiibd.1453541Kimliğin Almanya’daki Türk Diasporasının Oy Verme Davranışına Etkisi: 2018 Türkiye Seçimlerinde AK Parti Oylarına İlişkin Bir Çalışma
Uluslararası göç ve dış oylama haklarının gelişimi, diasporaların köken ülkelerdeki seçim süreçlerine etkisini siyaset biliminin merkezine taşımıştır.
Makalenin anahtar kelimeleri
- Yazar
- Ergin Ulusoy & Gülnihan Avcı Kaya
- Yayın
- Erciyes Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi
- Tarih
- 2024-08-13
Makalenin Kapsamı ve Akademik İçeriği
Uluslararası göç ve dış oylama haklarının yaygınlaşması, diasporaların köken ülkelerindeki siyasal süreçlere katılımını ve oy verme davranışlarını siyaset biliminin temel araştırma konularından biri haline getirmiştir. Köken ülke ile sürdürülen duygusal, kültürel ve siyasal bağlar, sıradan bir göçmen topluluğunu diaspora yapısına dönüştüren ana unsurlar arasında yer almaktadır. Türkiye bağlamında, dış oylama hakkının uygulamaya konulmasıyla birlikte özellikle Avrupa'da ve spesifik olarak Almanya'da yaşayan Türk nüfusun seçimlerdeki oy tercihleri ve siyasal konsolidasyon düzeyleri ön plana çıkmıştır. Almanya'daki Türk toplumunun homojen olmaması, kuşaklararası uyum farkları ve ev sahibi ülke toplumunda karşılaşılan ayrımcılık ile yabancı düşmanlığı gibi dinamikler, seçmen davranışının arkasındaki temel saikleri anlama gereksinimini doğurmuştur.
Bu çalışmanın temel amacı, Almanya'da yaşayan Türk diasporasının 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Genel Seçimlerindeki oy verme tercihlerini kimlik ekseninde ve siyaset psikolojisi kuramları çerçevesinde incelemektir. Araştırmada disiplinlerarası bir yaklaşım benimsenerek sosyal kimlik kuramı, direnç ve aktarılabilirlik kuramı ile buyurucu normlar kuramı analizin merkezine yerleştirilmiştir. Çalışmanın yöntemi, kuramsal önermelerin ampirik veri ve saha araştırmalarıyla sınanması üzerine kuruludur. Bu doğrultuda Yüksek Seçim Kurulu ve Türkiye İstatistik Kurumu'nun resmi seçim ve demografik verileri ile INFO GmbH, Euro-Turks Barometer ve YTB tarafından gerçekleştirilmiş önceki saha araştırmalarının sonuçları ikincil veri analizi yoluyla bir araya getirilerek karşılaştırmalı bir çözümleme yürütülmüştür.
Çalışmanın bulguları, Almanya'daki Türk diasporasının oy verme davranışında kimliksel unsurların, özellikle İslami ve Türk milli kimliğinin birincil belirleyici olduğunu göstermektedir. Ekonomi, eğitim ve iç siyasi gelişmeler gibi diğer faktörler bu ana kimlik değişkenine bağlı alt unsurlar olarak biçimlenmektedir. Yüksek eğitimli ve vasıflı göçmen gruplarının seçimlere katılım göstermeme veya Türkiye siyasetine mesafeli durma eğiliminde olduğu, buna karşılık birinci ve ikinci kuşak muhafazakar işçi göçmenlerin AK Parti ve Erdoğan etrafında güçlü bir kimliksel konsolidasyon sergilediği tespit edilmiştir. Ev sahibi ülkede maruz kalınan ayrımcılık ve dışlanma hissi, direnç kuramı ve buyurucu normlar uyarınca topluluğun içe kapanmasına ve grup normlarına sıkı sıkıya bağlanarak homojen bir oy verme davranışı sergilemesine yol açmaktadır.
Sonuç olarak çalışma, diasporada oy verme davranışının sadece dönemsel siyasi tercihlerden değil, derin toplumsal fay hatlarından ve kimlik kutuplaşmalarından beslendiğini ortaya koymaktadır. AK Parti'nin milliyetçi-muhafazakar söylem ve diaspora politikaları, Almanya'da kenara itilmişlik hisseden kitleler için güçlü bir temsil ve sığınak işlevi görmüştür. Bu çalışma, literatürde daha önce parçalı olarak ele alınan saha araştırması verilerini bütüncül bir siyaset psikolojisi teorik çerçevesinde birleştirerek Türk diasporasının siyasal katılımını açıklamakta ve diaspora araştırmalarına kuramsal bir katkı sunmaktadır. Gelecekteki araştırmalar için kuşaklararası oy değişimi ve değişen seçim kampanyası söylemlerinin etkilerini incelemeye yönelik somut bir zemin hazırlamaktadır.
Araştırmanın amacı
Bu çalışmanın amacı, Almanya'da yaşayan Türk diasporasının oy verme davranışını kimlik olgusu ve siyaset psikolojisi kuramları çerçevesinde inceleyerek AK Parti ve Recep Tayyip Erdoğan'ın 2018 seçimlerindeki oy oranlarını açıklamaktır(Ulusoy & Kaya, 2024).
İnceleme ve modelleme yöntemi
Çalışma, siyaset bilimi ile siyaset psikolojisinin kesişim alanında disiplinlerarası bir yaklaşım benimseyerek sosyal kimlik, direnç ve aktarılabilirlik ile emredici normlar kuramları çerçevesinde kuramsal bir analiz sunmaktadır(Ulusoy & Kaya, 2024).
Kuramsal ve kavramsal çerçeve
Araştırma, siyaset psikolojisinin sosyal kimlik kuramı, direnç ve aktarılabilirlik kuramları ile buyurucu normlar kuramını temel kuramsal çerçeve olarak benimsemektedir.
Makalenin ele aldığı literatür
Çalışma, dış oylama hakları literatürünü (Caramani ve Grotz, Collyer, Lafleur), Türk diasporasının siyasal katılımı ve AK Parti'nin diaspora politikalarını inceleyen araştırmaları (Abadan-Unat vd., Arkılıç, Şahin-Mencütek ve Erdoğan, Baser Öztürk ve Öztürk) ve oy verme davranışında kimliğin rolünü ele alan siyaset psikolojisi literatürünü kapsamaktadır.
Araştırmanın Bulguları
Diasporada oy verme tercihi ve siyasal katılım düzeyi öncelikli olarak dini ve milli unsurlardan oluşan sosyal kimlik aidiyetleriyle şekillenmektedir(Ulusoy & Kaya, 2024).
Siyaset psikolojisi açısından bireysel tutumlar, grup normları ve geçmiş deneyimler seçmenlerin rasyonel bilgi işleme süreçlerini engelleyerek kimlik odaklı oy vermeyi pekiştirmektedir(Ulusoy & Kaya, 2024).
Göçmenlerin yaş, eğitim ve sosyo-ekonomik statüleri oy tercihlerini doğrudan etkilemekte; genç göçmenler protest oy vermeye daha yatkınken yaşlı ve muhafazakar kesim grup aidiyetine dayanmaktadır(Ulusoy & Kaya, 2024).
Direnç kuramı çerçevesinde ev sahibi ülkedeki ayrımcılık ve yabancı düşmanlığına maruz kalan işçi göçmeni kökenli Türk diasporası, köken ülkedeki muhafazakar söylem ve lider etrafında konsolide olmaktadır(Ulusoy & Kaya, 2024).
Bulguların Tartışılması ve Araştırmanın Sonucu
Bulguların Yazarlar Tarafından Yorumlanışı
Çalışmada elde edilen bulgular, Almanya'daki Türk diasporasının oy verme tercihlerinde sosyo-ekonomik faktörlerin ötesinde kimliksel ve dini aidiyetlerin belirleyici olduğunu göstermektedir. Özellikle 2018 seçim sonuçları, AK Parti ve Erdoğan'ın diasporadaki muhafazakar ve milliyetçi seçmen tabanını güçlü biçimde konsolide ettiğini ortaya koymaktadır.
Yazarlar bu durumu siyaset psikolojisi kuramlarıyla açıklayarak göçmenlerin yaşadıkları ülkelerde karşılaştıkları ayrımcılık ve yabancı düşmanlığı neticesinde kendilerini koruma güdüsüyle grup normlarına ve köken ülke kimliğine daha sıkı sarıldıklarını belirtmektedir. Bu bağlamda Erdoğan'ın liderlik söylemi diaspora için marjinalleşmeye karşı bir sığınak işlevi görmektedir.
Tartışma bölümünde literatürdeki direnç ve aktarılabilirlik kuramlarıyla ilişki kurularak, yüksek eğitimli göçmenlerin entegrasyona ve köken ülke seçimlerine katılmamaya yatkın olduğu, buna karşın işçi göçmeni kökenli düşük eğitimli kitlenin grup normlarına ve AK Parti'nin kimlikçi politikalarına yüksek düzeyde bağlılık gösterdiği vurgulanmaktadır.
Sonuç olarak çalışma, dış oylama hakkının ve diaspora politikalarının sadece oy toplama aracı değil, aynı zamanda köken ülkenin dış politika ve kamu diplomasisi hedeflerinin küresel ölçekte uygulanmasını sağlayan kimliksel bir bağ olduğunu ve gelecekteki araştırmaların seçim kampanyalarındaki söylemsel değişimlere odaklanması gerektiğini ileri sürmektedir.
Bulguların Önceki Araştırmalarla Karşılaştırılması
Yazarlar, Gherghina ve Tseng tarafından ortaya konulan direnç kuramını Almanya'daki Türk diasporasının oy verme davranışına uyarlayarak göçmenlerin ev sahibi ülkeye entegre olmak yerine köken ülkenin değerlerini koruma eğiliminde olduklarını ve AK Parti'nin muhafazakar söyleminin bu direnci konsolide ettiğini göstermiştir(Ulusoy & Kaya, 2024).
Sonuç Bölümünün Sunduğu Çıkarımlar
Yazar, Almanya'daki Türk diasporasının oy verme davranışının temel olarak kimlik unsurlarına dayandığını, AK Parti ve Erdoğan liderliğinin sunduğu milli-muhafazakar söylemin marjinalleştirilmiş birinci ve ikinci kuşak göçmen kitleler üzerinde güçlü bir kimliksel konsolidasyon yarattığını ve bu durumun diasporayı köken ülke siyasetinin aktif bir aktörü haline getirdiğini vurgulamaktadır(Ulusoy & Kaya, 2024).
Literatür Taraması İçin Sunduğu Çerçeve
Bu makale, diaspora çalışmalarında dış oylama haklarının gelişimini sadece yasal bir çerçeve veya teknik bir seçim süreci olmaktan çıkarıp, sosyal kimlik inşası ve siyaset psikolojisi zemininde kavramsallaştırma işlevi görmektedir. Özellikle Almanya'daki Türk göçmenlerin oy verme davranışlarını incelerken, rasyonel seçmen modellerinin aksine, sosyal kimlik teorisi, direnç kuramı ve normatif baskılar gibi psikolojik mekanizmalara odaklanmaktadır. Makale, ulus-ötesi siyasal alanın, köken ülke liderliği ve ev sahibi ülkedeki dışlanma deneyimleri arasındaki etkileşimle nasıl yeniden üretildiğini göstererek literatürde önemli bir boşluğu doldurmaktadır.
Yayın, literatürdeki klasik diaspora kavramsallaştırmalarını (Brubaker, 2005; Rosca, 2019) temel alarak, sıradan göçmen topluluklarının siyasal aktörlere dönüşme süreçlerini tartışmaktadır. Abadan-Unat ve diğerlerinin (2014) öncü çalışmalarından yola çıkan yazarlar, dış oylama pratiklerinin sadece demokratikleşmenin bir sonuçu olmadığını, aynı zamanda iktidar partisinin ulus-ötesi konsolidasyon stratejileriyle yakından ilişkili olduğunu savunmaktadır. Çalışma, entegrasyon teorilerini (direnç ve aktarılabilirlik kuramları) dış oylama davranışı ile sentezleyerek, önceki literatürde sıklıkla ihmal edilen sosyo-psikolojik dinamikleri analize dahil etmekte ve klasik rasyonel tercih modellerinden ayrışmaktadır.
Bu çalışma, diasporaların oy verme eğilimlerini inceleyen ulusal ve uluslararası literatür derlemelerine metodolojik ve kuramsal bir derinlik katmaktadır. Siyaset bilimi ile sosyal psikolojiyi birleştiren disiplinlerarası bir yaklaşım sunarak, literatürdeki parça parça bulguları tutarlı bir teorik model altında sentezlemektedir. Almanya'daki Türk diasporasının demografik yapısı, eğitim düzeyleri ve köken ülke ile kurulan bağları arasındaki ilişkileri bütünsel bir yaklaşımla ele alan çalışma, araştırmacıların diaspora politikalarını değerlendirirken sadece ekonomik döviz transferlerine veya hukuki düzenlemelere değil, aynı zamanda kimliksel ve psikolojik süreçlere de odaklanması gerektiğini ortaya koymaktadır.
Kaynakça
- Gherghina, S., & Tseng, H. K. (2016). Voting Home or Abroad? Comparing Migrants’ Electoral Participation in Countries of Origin and of Residence. Nationalities Papers, 44(3), 456–472.
Tez ve Makale Araştırmalarında Kullanım
Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki üç araştırma taslağına dönüştürülmüştür.
Tez veya makalede kullanım · literatüre-review
Dış oylama hakları, sadece demokratik bir katılım aracı değil, aynı zamanda köken ülkelerin ulus-ötesi alanda kendi siyasal güçlerini konsolide etme aracıdır.
Tez yazarı, ulus-ötesi vatandaşlık ve dış oylama hakları tartışmalarını ele alarken, AK Parti'nin 2012 yılında yaptığı yasal düzenlemelerin ve dış oylama pratiklerinin siyasal iktidarı küresel düzeyde pekiştirme stratejisi olduğunu bu çalışmanın sunduğu tarihsel gelişim argümanlarıyla destekleyebilir(Ulusoy & Kaya, 2024).
Almanya ve Fransa'daki Türk Diasporasının Oy Verme Davranışlarının Karşılaştırmalı Sosyal Kimlik Analizi
- Araştırma sorusu
- Almanya ve Fransa'da yaşayan Türk seçmenlerin ev sahibi ülkelerdeki dışlanma algıları ile köken ülke seçimlerindeki oy tercihleri arasındaki ilişki sosyal kimlik kuramı çerçevesinde nasıl farklılaşmaktadır?
- Yöntem taslağı
- Almanya ve Fransa'da yaşayan ve seçmen niteliğine sahip Türk vatandaşları arasından kartopu örnekleme yöntemiyle belirlenecek katılımcılarla çalışılacaktır. Katılımcı sayısı her iki ülke için de veri doygunluğuna ulaşılıncaya kadar artırılacaktır. Yarı yapılandırılmış görüşmeler yoluyla toplanan nitel veriler, sosyal kimlik ve direnç kuramı temaları ekseninde içerik analizine tabi tutulacaktır.
Makaleyle bağlantısı: Yazarların makalede vurguladığı ev sahibi ülkedeki yabancı düşmanlığı ve dışlanmanın, muhafazakar kimlik konsolidasyonuna yol açtığı yönündeki tespiti, farklı entegrasyon politikalarına sahip iki ülkede ampirik olarak test edilmeyi gerektirmektedir(Ulusoy & Kaya, 2024).
Tez veya makalede kullanım · Kavramsal çerçeve
Göçmenlerin entegrasyon süreçlerinde sergiledikleri direnç, köken ülkenin dini ve milli değerlerine daha sıkı bağlanmalarına neden olmaktadır.
Çalışmada açıklanan 'direnç kuramı' (theory of resistance), ev sahibi ülkede karşılaşılan ayrımcılık ve yabancı düşmanlığının göçmenleri nasıl içe kapalı ve geleneksel değerlere bağlı bir yapıya yönlendirdiğini açıklamak amacıyla kavramsal çerçeve bölümünde doğrudan kullanılabilir(Ulusoy & Kaya, 2024).
Yeni Nesil Nitelikli Göçmenlerin Köken Ülke Siyasetinden Uzaklaşma Eğilimleri ve Apolitikleşme Süreçleri
- Araştırma sorusu
- 2015 yılından sonra Almanya'ya göç eden yüksek nitelikli Türk vatandaşlarının Türkiye'deki seçimlere katılmama kararlarının arkasındaki sosyo-psikolojik ve rasyonel gerekçeler nelerdir?
- Yöntem taslağı
- 2015 sonrası Almanya'ya göç etmiş, en az lisans mezunu 300 katılımcı ile anket çalışması yürütülecektir. Örneklem büyüklüğü G*Power analiziyle belirlenecektir. Katılımcılara siyasal yabancılaşma ve entegrasyon algısı ölçekleri uygulanacak, veriler yapısal eşitlik modellemesi (SEM) ile analiz edilecektir.
Makaleyle bağlantısı: Makalede, eğitimli ve yüksek nitelikli yeni kuşakların Türkiye siyasetine ilgi duymadığı ve sandığa gitmediği argümanı ampirik olarak doğrulanmaya ve bu apolitikleşmenin nedenlerini ölçmeye muhtaçtır(Ulusoy & Kaya, 2024).
Tez veya makalede kullanım · Tartışma
Yüksek eğitimli ve nitelikli göçmenlerin köken ülke siyasetine katılım oranları, düşük eğitimli ve muhafazakar göçmen gruplarına kıyasla belirgin şekilde düşüktür.
Almanya'daki 2018 seçimlerinde katılım oranının %45,74 civarında kalması ve AK Parti'nin yüksek oy oranı, nitelikli/eğitimli Türk seçmenlerin sandığa gitmeme eğilimiyle açıklanmaktadır. Tez yazarı kendi ampirik bulgularını tartışırken bu asimetrik katılım dinamiğini referans gösterebilir(Ulusoy & Kaya, 2024).
Diaspora Seçmenleri Arasında Normatif Baskı ve Mahalle Baskısının Oy Verme Davranışına Etkisi
- Araştırma sorusu
- Almanya'daki kapalı Türk topluluklarında ve dernek yapılarında grup normları (injunctive norms) bireysel oy kullanma gizliliği ile rasyonel tercihleri nasıl baskılamaktadır?
- Yöntem taslağı
- Almanya'da yoğun olarak Türk nüfusun yaşadığı bölgelerde faaliyet gösteren dini ve kültürel derneklerin üyelerinden rastgele seçilecek katılımcılarla anket ve odak grup görüşmeleri yapılacaktır. Örneklem büyüklüğü veri doygunluğu ilkesine göre belirlenecektir. Bulgular nicel regresyon analizi ve nitel tematik analiz yöntemleriyle incelenecektir.
Makaleyle bağlantısı: Makalenin 'injunctive norms theory' ve 'herd behaviour' (sürü davranışı) çerçevesinde sunduğu, kapalı yapılardaki bireylerin dışlanmamak adına grup kararlarına uyma eğilimi göstermesi argümanının ampirik saha araştırması ile derinlemesine incelenmesi hedeflenmektedir(Ulusoy & Kaya, 2024).