Nitel araştırma makalesi incelemesi

DOI: 10.3389/fpos.2025.1489285

Suriye'de Rus Dış ve Güvenlik Politikası: Tarihsel İlişkiler, Soğuk Savaş Paradigmaları ve Çağdaş Jeopolitik

Rusya'nın 2015 yılında Suriye krizine doğrudan askeri müdahalede bulunması, Orta Doğu'daki güç dengelerini ve küresel jeopolitiği yeniden şekillendiren kritik bir dönüm noktası oluşturmaktadır.

Yazar
Raquel Jorge Trujillo
Yayın
Frontiers in Political Science
Tarih
2025-02-21
01

Makalenin Kapsamı ve Akademik İçeriği

Rusya'nın 2015 yılında Suriye iç savaşına doğrudan askeri müdahalede bulunması, uluslararası sistemde unipolar yapıdan çok kutupluluğa geçiş tartışmalarını hızlandıran temel gelişmelerden biridir. Uluslararası ilişkiler ve güvenlik çalışmaları literatüründe, Moskova'nın bu hamlesi sadece bölgesel bir ittifakı koruma çabası olarak değil, aynı zamanda küresel statüsünü yeniden kazanma ve Batı hegemonyasına meydan okuma stratejisi olarak değerlendirilmektedir. Bu çalışma, Rus dış ve güvenlik politikasının Suriye bağlamında şekillenişini Soğuk Savaş mirasından günümüz jeopolitiğine uzanan bir hatta ele almaktadır. Taramada temel araştırma sorunu, Moskova'nın Şam rejimiyle ilişkilerini sürdürürken askeri, diplomatik, ekonomik ve ideolojik araçları nasıl birleştirdiği ve bu sürecin iç güvenlik meşruiyetiyle nasıl bütünleştiğidir.

Çalışmanın temel amacı, Rusya'nın Suriye'ye yönelik diplomatik ve güvenlik stratejisini tarihsel devamlılıklar ve çağdaş jeopolitik dinamikler ışığında çözümlemektir. Araştırmada nitel analiz yöntemi benimsenmiş, Vladimir Putin'in 2015 Birleşmiş Milletler Genel Kurulu konuşması ile Sergey Lavrov'un 2024 yılındaki konuşması başta olmak üzere üst düzey resmi söylemler metin analizine tabi tutulmuştur. Ayrıca araştırmacı, Rusya'nın Suriye'deki çok boyutlu varlığını incelemek için Matveev'in 'güvenlik matrisi' kavramsal modelini uygulamıştır. Bütüncül bir perspektif yakalamak amacıyla Rusya'nın Suriye'deki askeri yöntemleri ve egemenlik söylemleri, Ukrayna müdahalesi ile karşılaştırmalı bir analize tabi tutularak iki kriz arasındaki stratejik ve yöntemsel paralellikler ortaya konulmuştur.

Elde edilen bulgular, Rusya'nın Suriye müdahalesinin yalnızca dış politika veya ekonomik çıkarlarla açıklanamayacağını, aksine iç rejim meşruiyeti ve terörle mücadele söylemiyle doğrudan bağlantılı olduğunu göstermektedir. Rusya, Tartus deniz üssü ve Hmeymim hava üssü ile Akdeniz'de kalıcı varlık sağlarken, fosfat ve enerji anlaşmalarıyla ekonomik nüfuzunu pekiştirmiştir. Güvenlik matrisi analizi, Moskova'nın konvansiyonel askeri güç ile propaganda, askeri polis ve insani yardım gibi hibrit unsurları bir arada kullandığını kanıtlamaktadır. Söylemsel düzeyde ise Kremlin, Batı'nın rejim değiştirme ve insani müdahale doktrinlerine karşı devlet egemenliğini savunmuş, Suriye'yi Kuzey Kafkasya kaynaklı radikal İslamcı tehditlerin bastırıldığı bir ileri savunma hattı olarak kurgulamıştır.

Çalışmanın sonuç ve tartışma bölümü, Rusya'nın Suriye stratejisinin Soğuk Savaş paradigma ve kalıplarının bir devamı olduğunu ve bölgesel dengelerde Türkiye ve İran gibi aktörlerle kurulan pragmatik ortaklıkları pekiştirdiğini vurgulamaktadır. Yazar, Suriye'deki askeri operasyonların Rus ordusu için yeni doktrinlerin ve teknolojilerin test edildiği bir deneme sahası işlevi gördüğüne dikkat çekmektedir. Çalışma, Türk araştırmacılar ve güvenlik uzmanları için Rus dış politikasının karar alma mekanizmalarını, hibrit savaş uygulamalarını ve Orta Doğu'daki güç projeksiyonunu anlamada kapsamlı bir teorik ve ampirik zemin sunmaktadır. Ayrıca Doğu Akdeniz ve Suriye konusundaki tez ve makale araştırmalarında güvenlik matrisi yaklaşımının uygulanabilirliğini göstermesi bakımından önem taşımaktadır.

Araştırmanın amacı

Bu çalışmanın amacı, Rusya'nın Suriye'deki askeri ve diplomatik stratejisini Soğuk Savaş geçmişi ve iç güvenlik kaygıları çerçevesinde güvenlik matrisi modeliyle açıklamak ve bu angajmanın küresel güç dengelerine etkilerini çözümlemektir(Trujillo, 2025).

İnceleme ve modelleme yöntemi

Çalışmada Rusya'nın Suriye'deki diplomatik ve güvenlik stratejisini incelemek amacıyla nitel bir araştırma yaklaşımı benimsenmiş ve 'güvenlik matrisi' modeli uygulanmıştır. Vladimir Putin'in 28 Eylül 2015 tarihli Birleşmiş Milletler konuşması ile Sergey Lavrov'un 28 Eylül 2024 tarihli BM konuşmasının söylem analizine ek olarak, Suriye ve Ukrayna müdahaleleri arasında tarihsel ve karşılaştırmalı analiz yapılmıştır(Trujillo, 2025).

Kuramsal ve kavramsal çerçeve

Çalışmanın kuramsal çerçevesi; uluslararası ilişkilerde realizm ve konstrüktivizm yaklaşımları ile Matveev tarafından geliştirilen 'güvenlik matrisi' modeline dayanmaktadır. Realizm çerçevesinde güç dengesi ve güç projeksiyonu incelenirken, konstrüktivist perspektiften kimlik, egemenlik ve terörle mücadele söylemleri analiz edilmektedir.

Makalenin ele aldığı literatür

Literatür taramasında Rus ulusal güvenlik stratejilerinin tarihsel gelişimi, Putin döneminde milliyetçi güvenlik anlayışına geçiş, hibrit savaş konsepti (Maskirovka) ve Rusya'nın Orta Doğu'daki tarihsel müttefiklik ilişkileri kapsanmaktadır. Snetkov, Allison, Berg, Notte, Pisciotta, Pieper ve Matveev gibi araştırmacıların çalışmalarıyla diyalog kurulmaktadır.

Araştırma Tasarımı

Evren veya inceleme alanı
Vladimir Putin'in 28 Eylül 2015 tarihli Birleşmiş Milletler Genel Kurulu konuşması, Sergey Lavrov'un 28 Eylül 2024 tarihli BM Genel Kurul konuşması ve Rusya-Suriye ilişkilerini belgeleyen ikili anlaşmalar ile resmi söylem metinleri.
Örneklem veya araştırma materyali
Rus dış politikasının Suriye ve Ukrayna sahalarındaki uygulamalarını, askeri anlaşmalarını, enerji-madencilik sözleşmelerini ve güvenlik doktrinlerini içeren nitel veri kaynakları.
Veri toplama süreci
Birleşmiş Milletler konuşma kayıtları, ikili devlet anlaşmaları, resmi güvenlik doktrinleri ve ilgili akademik literatürün doküman incelemesi yoluyla toplanması.
Veri analiz yöntemi
Güvenlik matrisi çerçevesinde söylem analizi, diakronik tarihsel çözümleme ve Suriye ile Ukrayna askeri operasyonlarının karşılaştırmalı analizi.
Güvenlik MatrisiYakın Çevre PolitikasıHibrit SavaşDevlet EgemenliğiTerörle Mücadele Söylemi

Araştırmanın Bulguları

01

Rusya'nın Suriye'deki askeri varlığı ve dış politikası, doğrudan iç politik meşruiyeti koruma arzusu ve Amerika Birleşik Devletleri ile yaşanan tarihsel rekabetin bir sonuçudur(Trujillo, 2025).

02

Rusya, 2013 yılındaki denizaltı petrol arama anlaşması ve 2023 fosfat çıkarma hakları gibi stratejik yatırımlarla Suriye'deki askeri varlığını uzun vadeli ekonomik nüfuzla pekiştirmiştir(Trujillo, 2025).

03

Suriye ve Ukrayna müdahaleleri arasındaki yöntemsel benzerlikler, Rusya'nın konvansiyonel askeri taktikleri bilgi harbi ve siyasi baskı ile birleştiren hibrit savaş modelini kullandığını göstermektedir(Trujillo, 2025).

04

Kremlin, Suriye'deki askeri varlığını küresel terörle mücadele ve devlet egemenliğinin savunulması söylemi üzerine inşa ederek Batı merkezli uluslararası müdahale anlayışına meydan okumuştur(Trujillo, 2025).

02

Bulguların Tartışılması ve Araştırmanın Sonucu

Bulguların Yazarlar Tarafından Yorumlanışı

İncelemede elde edilen bulgular, Rusya'nın Suriye'ye yönelik askeri ve diplomatik müdahalesinin konjonktürel bir hamle olmadığını, aksine Soğuk Savaş dönemine kadar uzanan tarihsel ilişkilerin ve iç rejim meşruiyetini koruma arayışının mantıksal bir devamı olduğunu göstermektedir.

Yazar bu durumu açıklarken, Kremlin'in terörle mücadele ve devlet egemenliğinin korunması söylemlerini işleyerek askeri operasyonlarını küresel düzeyde meşrulaştırdığını, Batı'nın rejim değiştirme politikalarına karşı alternatif bir uluslararası düzen modeli önerdiğini ifade etmektedir.

Tartışma bölümünde bu çıkarımlar literatürle ilişkilendirilmekte; Suriye sahasında test edilen askeri polislik, kuşatma taktikleri ve hibrit savaş araçlarının Ukrayna krizindeki uygulamalarla gösterdiği paralellikler üzerinden Rusya'nın küresel güç projeksiyonu çözümlemeleriyle desteklenmektedir.

Sonuç olarak metin, Rusya'nın askeri güç ile stratejik diplomasiyi ve ekonomik yatırımları harmanlayarak Orta Doğu'daki güç dengelerini kendi lehine değiştirdiğini ve çok kutuplu dünya düzeninde vazgeçilmez bir konum elde ettiğini açıklamaktadır.

Bulguların Önceki Araştırmalarla Karşılaştırılması

Yazar, Von Eggert'in (2017) Rus dış politikasının iç politik meşruiyetin esiri olduğu yönündeki teziyle uyumlu olarak, Suriye müdahalesinin temel saikinin Kremlin'in iç politikadaki konumunu sağlamlaştırmak ve ABD karşıtlığı üzerinden ulusal gururu yeniden tesis etmek olduğunu vurgulamaktadır(Trujillo, 2025).

Makale, Matveev (2023) tarafından geliştirilen güvenlik matrisi kavramını genişleterek Rusya'nın Suriye sahasında askeri gücün yanı sıra ekonomik yatırımlar, insani operasyonlar ve diplomatik temasları içeren çok katmanlı bir istikrar stratejisi yürüttüğünü ortaya koymaktadır(Trujillo, 2025).

Sonuç Bölümünün Sunduğu Çıkarımlar

Rusya'nın Suriye'deki askeri ve diplomatik angajmanı; stratejik hedefler, jeopolitik dengeler ve iç güvenlik kaygılarıyla şekillenen çok boyutlu bir operasyondur. Sert askeri gücü stratejik diplomasi ile başarıyla birleştiren Rusya, yalnızca Suriye sahasındaki anlık hedeflerine ulaşmakla kalmamış, aynı zamanda Orta Doğu'nun geleceğinde ve çok kutuplu küresel sistemin şekillenmesinde vazgeçilmez bir kilit aktör konumuna yükselmiştir(Trujillo, 2025).

Literatür Taraması İçin Sunduğu Çerçeve

Bu makalenin literatürdeki temel işlevi, Rusya'nın Suriye'deki askeri varlığını yalnızca dönemsel bir jeopolitik hamle olarak değil, Soğuk Savaş döneminden devralınan tarihsel ilişkiler ve iç politik meşruiyet mekanizmalarıyla beslenen yapısal bir güvenlik matrisi çerçevesinde temellendirmektir. Metin, geleneksel devlet merkezli güvenlik yaklaşımları ile kimlik, kültür ve egemenlik odaklı inşa edici söylemleri bir araya getiren melez bir kuramsal yaklaşım sunarak uluslararası ilişkiler yazınına katkıda bulunmaktadır. Batı'nın insani müdahale doktrinlerine karşı Rusya'nın devlet egemenliği tezini nasıl kurumsallaştırdığını ampirik ve söylemsel verilerle ortaya koymaktadır.

Çalışma, Rus dış politikasındaki süreklilik ve değişim tartışmalarında Allison (2013) ve Snetkov (2015) gibi öncü araştırmacıların ortaya koyduğu devlet egemenliği ve milliyetçi güvenlik kültürü tezlerini devralmaktadır. Ancak bu çalışmayı önceki literatürden ayıran temel unsur, Matveev (2023) tarafından geliştirilen 'güvenlik matrisi' modelini doğrudan Suriye sahasındaki askeri ve askeri olmayan unsurların (ekonomik yatırımlar, askeri polis faaliyetleri ve bilgi harbi) kesişimine uygulamasıdır. Ayrıca, Suriye'deki müdahale yöntemlerinin Ukrayna'daki Mariupol ve Grozni kuşatmalarıyla olan metodolojik benzerliklerini karşılaştırmalı olarak analiz ederek literatürdeki ampirik boşluğu doldurmaktadır.

Bu makale, literatür taraması hazırlayan araştırmacılara, Rusya'nın küresel güç projeksiyonunu tek boyutlu askeri göstergeler yerine siyasi, ekonomik, ideolojik ve askeri bileşenleri bir araya getiren bütüncül bir güvenlik matrisi üzerinden okuma imkânı sunmaktadır. Çalışma, Kremlin'in terörle mücadele anlatısının hem Rusya içindeki radikalleşme kaygılarını yatıştırmadaki rolünü hem de dış politikadaki askeri operasyonları meşrulaştırmadaki çift yönlü işlevini net bir şekilde formüle etmektedir. Böylece, uluslararası müdahale, egemenlik sınırları ve hibrit tehditler üzerine yapılacak sistematik derlemeler için güçlü bir kuramsal zemin ve zengin bir ampirik veri seti sağlamaktadır.

Kaynakça

  1. Von Eggert, K. (2017). La politique étrangère de Poutine, otage de la légitimité intérieure. Revue Défense Nationale, 801, 51–58. https://doi.org/10.3917/rdna.801.0051
  2. Matveev, I. (2023). Russian “security matrix” in Syria. World Economy and International Relations, 67(1), 80–89. https://doi.org/10.20542/0131-2227-2023-67-1-80-89
03

Tez ve Makale Araştırmalarında Kullanım

Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki üç araştırma taslağına dönüştürülmüştür.

01

Tez veya makalede kullanım · literatüre-review

Rusya'nın dış politika stratejileri, iç meşruiyeti koruma ve ABD ile olan küresel rekabet ile doğrudan bağlantılıdır.

Tez çalışmalarında Rusya'nın dış politika hamlelerinin iç politik motivasyonlar ve ABD ile olan Soğuk Savaş paradigması çerçevesinde şekillendiği argümanını desteklemek için kullanılır(Trujillo, 2025).

Rusya'nın Birleşmiş Milletler Söyleminde Egemenlik Kavramının Dönüşümü (2015-2024)

Araştırma sorusu
Rusya'nın Suriye ve Ukrayna müdahaleleri sırasında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu konuşmalarında egemenlik (sovereignty) kavramına atfettiği anlamlar söylemsel olarak nasıl değişmiştir?
Yöntem taslağı
Çalışma nitel bir içerik analizi ve söylem analizi tasarımıyla kurgulanacaktır. Veriler, Rusya Federasyonu Devlet Başkanı ve Dışişleri Bakanı'nın 2015-2024 yılları arasında BM Genel Kurulu'ndaki resmi konuşma metinlerinden derlenecektir. Analiz yaklaşımı olarak eleştirel söylem analizi kullanılacak, egemenlik, müdahale ve terörizm temaları kodlanacaktır.

Makaleyle bağlantısı: Makalenin 2015 ve 2024 yıllarındaki Putin ve Lavrov konuşmaları arasındaki süreklilikleri ve 'impunity' (cezasızlık) söylemini karşılaştıran bulgularından yola çıkılarak tasarlanmıştır(Trujillo, 2025).

02

Tez veya makalede kullanım · Kavramsal çerçeve

Rusya'nın Suriye'deki askeri müdahalesi, çok boyutlu ve melez bir 'güvenlik matrisi' modeliyle analiz edilmelidir.

Jeopolitik krizleri analiz ederken askeri güç, ekonomik çıkarlar ve diplomatik stratejilerin nasıl bir matris oluşturduğunu açıklamak için bu modelden yararlanılır(Trujillo, 2025).

Suriye'deki Rus Yatırımlarının Jeo-ekonomik Etkisi: Fosfat ve Petrol Sektörleri Üzerine Bir Vaka Analizi

Araştırma sorusu
Suriye'deki Rus ekonomik yatırımları (Stroytransgaz vb.), askeri müdahalenin maliyetini karşılama ve uzun vadeli bölgesel nüfuz elde etme hedefleriyle nasıl ilişkilendirilmiştir?
Yöntem taslağı
Nitel vaka analizi yöntemi benimsenecektir. Veri toplama sürecinde, 2013-2023 yılları arasında imzalanan enerji, liman ve fosfat madenciliği anlaşmalarının metinleri, resmi ticaret verileri ve kurumsal raporlar incelenecektir. Veriler doküman analizi yöntemiyle çözümlenecektir.

Makaleyle bağlantısı: Makalenin Suriye'deki fosfat madenlerinin %70 gelir hakkının 49 yıllığına Rus Stroytransgaz firmasına verilmesi ve petrol arama anlaşmalarıyla ilgili ampirik bulgularından türetilmiştir(Trujillo, 2025).

03

Tez veya makalede kullanım · Tartışma

Rus ordusunun Suriye'de (Halep ve Humus) kullandığı kuşatma ve bombardıman taktikleri Ukrayna'da (Mariupol) aynen tekrarlanmıştır.

Rusya'nın farklı coğrafyalarda yürüttüğü askeri operasyonlar arasındaki doktrinel ve taktiksel sürekliliği karşılaştırmalı olarak tartışırken temel kanıt sunar(Trujillo, 2025).

Grozni'den Halep ve Mariupol'e: Rus Askeri Doktrininde Kuşatma Taktiklerinin Karşılaştırmalı Analizi

Araştırma sorusu
Rus ordusunun Grozni, Halep ve Mariupol kuşatmalarında kullandığı kent savaşı taktikleri, sivil nüfusu göçe zorlama ve askeri hedeflere ulaşma stratejileri açısından hangi benzerlikleri taşımaktadır?
Yöntem taslağı
Tarihsel-karşılaştırmalı analiz yöntemi kullanılacaktır. Üç farklı kentsel kuşatma operasyonuna ait askeri raporlar, uydu görüntü analizleri, gözlemci raporları ve ikincil kaynaklar doküman analizi yöntemiyle incelenecek ve taktiksel örüntüler karşılaştırılacaktır.

Makaleyle bağlantısı: Makalenin Mariupol kuşatması ile Humus ve Halep kuşatmaları arasındaki taktiksel benzerlikleri (Hokayem'in tespiti ve Boy 2022 referansı) ele alan tartışmasından esinlenilmiştir(Trujillo, 2025).