Kuramsal-kavramsal makale incelemesi
DOI: 10.3389/fenvs.2023.1089391Afrika'da Temiz Enerjiye Geçişin Adalet ve Politika Açısından Çıkarımları
Küresel güneyde yer alan Afrika kıtası, zengin fosil yakıt rezervleri ve yenilenebilir enerji bileşenlerinin üretimi için kritik minerallere sahip olmasına rağmen ciddi bir enerji yoksulluğu çekmektedir.
Makalenin anahtar kelimeleri
- Yazar
- Benyoh Emmanuel Kigha Nsafon et al.
- Yayın
- Frontiers in Environmental Science
- Tarih
- 2023-01-19
Makalenin Kapsamı ve Akademik İçeriği
Küresel ölçekte enerji dönüşümü ve iklim değişikliğiyle mücadele çabaları hız kazanırken, Sahra Altı Afrika enerjiye erişim oranlarının düşüklüğü ve ciddi sosyo-ekonomik yapısal sorunlarla karşı karşıya kalmaktadır. Bölge, temiz enerji bileşenlerinin üretimi için hayati önem taşıyan kritik mineraller ve yenilenebilir kaynaklar açısından son derece zengin olmasına rağmen, kıta nüfusunun yaklaşık 600 milyonluk kesimi halen elektrik enerjisinden mahrum bir yaşam sürdürmektedir. Bu durum, temiz enerjiye geçişin sadece teknolojik bir değişim değil, aynı zamanda toplumsal adalet, hakkaniyet ve kapsayıcılık çerçevesinde ele alınması gereken karmaşık bir sorun olduğunu göstermektedir. Sürdürülebilir bir toplum inşa edebilmek için geçiş politikalarının 'kimseyi geride bırakmama' ilkesine dayanması ve halihazırda iklim krizinden en çok etkilenen hassas grupların refahını tehlikeye atmayacak şekilde tasarlanması gerekmektedir.
Bu çalışmanın temel amacı, Afrika bağlamında temiz enerjiye geçişin adalet ve politika çıkarımlarını derinlemesine incelemek, yenilenebilir enerji projelerinin beraberinde getirdiği sosyal, çevresel ve ekonomik riskleri değerlendirmektir. Yöntem olarak çalışma, politika analizi ve kavramsal inceleme (Policy and Practice Review) desenini benimsemiştir. Yazarlar, kıtadaki güncel enerji durumunu, Rusya-Ukrayna savaşı gibi küresel jeopolitik krizlerin enerji güvenliğine etkilerini ve zengin fosil kaynakların varlığı ile ekonomik kalkınma arasındaki hassas dengeyi ikincil veriler ve uluslararası raporlar üzerinden analiz etmiştir. Ayrıca, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SDG) ile temiz enerji geçişi arasındaki sinerjiler, seçilmiş Afrika ülkelerinden somut vaka örnekleri (Kamerun, Gambiya, Nijerya, Ruanda, Senegal, Etiyopya vb.) yardımıyla kavramsal ve analitik bir çerçevede çözümlenmiştir.
Çalışmanın temel bulguları, Afrika'da doğrudan 'net-sıfır emisyon' gibi radikal küresel hedeflerin dayatılması yerine, düşük karbonlu kalkınmayı hedefleyen 'kademeli ve esnek bir geçiş' modelinin en gerçekçi yaklaşım olduğunu göstermektedir. Fosil yakıtlara olan bağımlılığın sanayileşme ve gayri safi yurt içi hasıla (GSYİH) artışı ile doğrudan ilişkili olduğu ve kıtanın ekonomik büyüme ile çevresel sürdürülebilirlik arasında hassas bir denge kurması gerektiği vurgulanmaktadır. Ayrıca temiz enerji adı verilen büyük projelerin (örneğin biyoyakıt veya büyük hidroelektrik santralleri) toplumsal cinsiyet adaletsizliklerini artırabildiği, kadınların tarım arazilerini kaybetmelerine yol açabildiği ve Kongo Demokratik Cumhuriyeti'ndeki kobalt madenciliğinde olduğu gibi çocuk işçiliği ve hak ihlalleri gibi sorunları derinleştirebildiği tespit edilmiştir. Enerji dönüşümünün ancak yerel katılım, adil iş gücü koşulları ve kapsayıcı yönetim modelleriyle başarılı olabileceği kanıtlanmıştır.
Tartışma ve sonuç bölümünde çalışmanın ortaya koyduğu bulgular, enerji adaleti literatüründeki batı merkezli (ethnocentric) yaklaşımların eleştirisi bağlamında konumlandırılmaktadır. Batı dünyasında geliştirilen Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları'nın tek tipçi şablonlarının, Afrika'nın yerel kültürel özellikleri, ekonomik yetersizlikleri ve altyapı eksiklikleriyle her zaman örtüşmediği savunulmaktadır. Yazarlar, literatürdeki mevcut teorik boşlukları doldurmak amacıyla, temiz enerji yatırımlarının adalet boyutunu entegre eden bütüncül politika önerileri sunmuştur. Bu çerçevede çalışma, gelecekteki ampirik araştırmalar ve politika yapıcılar için kıymetli bir başvuru kaynağı niteliği taşımakta ve yerel kalkınma planlarının uluslararası iklim taahhütleriyle nasıl uyumlandırılabileceğini somut vaka çalışmaları ve bölgesel sinerjiler üzerinden göstererek literatüre özgün bir katkı sunmaktadır.
Araştırmanın amacı
Bu çalışmanın temel amacı, Afrika kıtasında temiz enerjiye geçiş sürecinin adalet ve politika ramiye ve sonuçlarını analiz etmek, adil geçişin önündeki engelleri belirlemek ve yenilenebilir enerji dönüşümü ile Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SDG) arasındaki sinerjileri ve bağlantıları ortaya koymaktır(Nsafon et al., 2023).
İnceleme ve modelleme yöntemi
Bu çalışma, Afrika'da temiz enerjiye geçişin politika ve adalet boyutlarını sistematik bir literatür taraması ve politika incelemesi (Policy and Practice Review) yöntemiyle ele almaktadır. Çalışma kapsamında, kıtanın sosyo-ekonomik dinamikleri, enerji güvenliği gereksinimleri ve BM Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları ile olan etkileşimi nitel bir çerçevede analiz edilmiştir(Nsafon et al., 2023).
Kuramsal ve kavramsal çerçeve
Çalışma, 'enerji adaleti' (energy justice) ve 'adil geçiş' (just transition) kavramsal çerçevelerine dayanmaktadır. Dağıtımsal, prosedürel ve tanınma adaleti boyutlarını içeren bu yaklaşım, enerji politikalarının planlanmasında ve uygulanmasında marjinalleştirilmiş grupların, kadınların ve yerel toplulukların haklarının korunmasını ve karar alma süreçlerine katılımını temel alır. Ayrıca Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SDG) ile kurulan analitik bağlar, teorik yapının pratik kalkınma hedefleriyle entegrasyonunu sağlamaktadır.
Makalenin ele aldığı literatür
Çalışma, küresel güneydeki enerji dönüşümü, enerji yoksulluğu ve temiz enerji projelerinin sosyal etkilerini ele alan geniş bir literatürü sentezlemektedir. Özellikle Sahra Altı Afrika'da geleneksel biyokütle kullanımı, kadınların tarım arazilerini enerji projelerine kaybetmesi, madencilik sektöründeki çocuk işçiliği gibi insan hakları ihlalleri ve enerji erişiminin toplumsal cinsiyet rolleri üzerindeki etkilerine odaklanan önceki ampirik ve teorik çalışmalar ele alınarak adalet odaklı bir politika açığı kapatılmaya çalışılmaktadır.
Araştırmanın Bulguları
Afrika kıtası için net sıfır karbon hedeflerinden ziyade, düşük karbonlu kalkınmayı vurgulayan kademeli ve artımsal bir enerji geçiş modeli çok daha gerçekçi ve uygulanabilir bir çözüm sunmaktadır. Kıtanın mevcut sosyo-ekonomik koşulları ve enerji güvenliği ihtiyaçları bu aşamalı yaklaşımı zorunlu kılmaktadır(Nsafon et al., 2023).
Temiz enerji geçiş sürecinde yerli topluluklar, kırsal kesimler ve düşük gelirli haneler gibi hassas ve marjinalleştirilmiş gruplar, geçişin maliyetlerinden ve arazi kayıplarından oransız bir şekilde olumsuz etkilenebilmektedir. Bu durum, adalet boyutunun politikalara entegre edilmesini gerektirir(Nsafon et al., 2023).
Afrika'daki tarım işgücünün yüzde 60 ile 80'ini oluşturan kırsal kesimdeki kadınlar, temiz enerji projeleri için tarım arazilerinin kamulaştırılması nedeniyle geçim kaynaklarını kaybetme riskiyle karşı karşıya kalmaktadır. Bu durum toplumsal cinsiyet duyarlı politikaların önemini ortaya koymaktadır(Nsafon et al., 2023).
Sahra Altı Afrika'daki öğrencilerin yaklaşık yüzde 90'ının elektrik erişimi olmayan okullara devam etmesi, enerji yoksulluğunun eğitim kalitesi ve fırsat eşitliği üzerindeki derin olumsuz etkisini göstermektedir. Mikro şebekelerin yaygınlaştırılması eğitim performansını artırabilir(Nsafon et al., 2023).
Bulguların Tartışılması ve Araştırmanın Sonucu
Bulguların Yazarlar Tarafından Yorumlanışı
Çalışmanın bulguları, küresel kuzey tarafından dayatılan net sıfır karbon hedeflerinin Afrika'nın sosyo-ekonomik gerçekleriyle tam olarak örtüşmediğini net bir şekilde ortaya koymaktadır. Kıtanın enerji güvenliği, ekonomik büyüme ve uygun fiyatlı erişim gibi çok boyutlu sorunları aynı anda yönetmesi gerekmektedir.
Yazarlar bu durumu açıklarken, Rusya-Ukrayna savaşı sonrasında Avrupa'da yaşanan enerji krizi nedeniyle Almanya gibi gelişmiş ülkelerin dahi kömür santrallerine geri dönmek zorunda kaldığı örneğini vermektedir. Bu durum, enerji güvenliğinin her ülke için geçiş sürecinde birincil öncelik olduğunu kanıtlamaktadır.
Literatürdeki tartışmalarla ilişkilendirildiğinde, geleneksel yakıtların (odun, kömür, tezek) kullanımının yol açtığı ev içi hava kirliliği ve buna bağlı ölümler, sadece çevre değil aynı zamanda bir halk sağlığı krizi olarak ele alınmaktadır. Temiz enerjiye geçiş, SDG 3 (Sağlıklı Bireyler) hedefiyle doğrudan sinerji içindedir.
Sonuç olarak, adil bir enerji geçişinin sağlanabilmesi için büyük ölçekli altyapı projelerinin yerel halkın, özellikle de tarım arazilerini kaybeden kırsal kadınların ve tehlikeli koşullarda maden çıkaran çocuk işçilerin haklarını koruyacak yasal mekanizmalarla desteklenmesi gerektiği vurgulanmaktadır.
Bulguların Önceki Araştırmalarla Karşılaştırılması
Yazarlar, Afrika'da yenilenebilir enerji tüketimindeki yüzde 1'lik bir artışın kısa vadede yüzde 0.7, uzun vadede ise yüzde 1.9 oranında ekonomik büyüme sağlayacağını öngören Qudrat-Ullah ve Nevo'nun bulgularını desteklemekte ve mikro şebekelerin istihdam ve hanehalkı geliri üzerindeki doğrudan katkılarını bu doğrultuda vurgulamaktadır(Nsafon et al., 2023).
Çalışmada, Nijerya'daki kırsal hanelerin yüzde 81'inin yemek pişirme için katı yakıtlara ve biyokütleye bağımlı olduğunu gösteren Ifegbesan ve arkadaşlarının bulgularıyla paralellik kurulmuştur. Ev içi hava kirliliğinin solunum yolu hastalıkları ve erken ölümler üzerindeki yıkıcı etkileri, temiz yemek pişirme çözümlerine geçişin aciliyetini doğrulamaktadır(Nsafon et al., 2023).
Sonuç Bölümünün Sunduğu Çıkarımlar
Afrika'da temiz enerjiye geçişin adil ve sürdürülebilir olması, ancak en savunmasız ve marjinalleştirilmiş grupları gözeten kapsayıcı bir politika çerçevesinin oluşturulmasıyla mümkündür. Kıtanın sosyo-ekonomik gerçekleri göz ardı edilerek dayatılan küresel hedefler yerine, enerji güvenliği, ekonomik büyüme ve adil erişimi eş zamanlı olarak dengeleyen kademeli bir geçiş stratejisi benimsenmelidir(Nsafon et al., 2023).
Literatür Taraması İçin Sunduğu Çerçeve
Bu çalışma, temiz enerji dönüşümü yazınında sıklıkla göz ardı edilen Küresel Güney perspektifini ve özellikle Afrika kıtasının kendine özgü sosyo-ekonomik gerçekliklerini merkeze alarak literatürde kritik bir boşluğu doldurmaktadır. Gelişmiş ülkelerin (Küresel Kuzey) belirlediği radikal net sıfır karbon hedeflerinin, kıtadaki derin enerji yoksulluğu, yetersiz sosyal güvenlik ağları ve birincil ekonomik büyüme ihtiyaçları ile nasıl çeliştiğini gösteren derinlemesine bir analiz sunmaktadır. Böylece temiz enerjiye geçişin salt teknolojik ya da çevresel bir süreç olmadığını, aynı zamanda insan hakları, adalet ve kaynak yönetimiyle doğrudan ilişkili toplumsal bir dönüşüm olduğunu kuramsal düzeyde ortaya koymaktadır.
Çalışma, daha önce Carley ve Konisky (2020) gibi araştırmacıların geliştirdiği enerji adaleti ve eşitliği teorilerini Afrika kıtasının yapısal koşullarına uyarlayarak genişletmektedir. Önceki literatürde enerji dönüşümünün makro-ekonomik ve çevresel faydaları üzerinde durulurken, bu çalışma geçişin mikro düzeydeki yıkıcı ve olumsuz etkilerine odaklanmaktadır. Örneğin Tanzanya'daki arazi kayıpları ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti'ndeki kritik mineral madenciliğinde yaşanan hak ihlalleri gibi somut vakaları, enerji adaletinin üç temel boyutu olan dağıtımsal, prosedürel ve tanıma adaletiyle ilişkilendirerek literatürdeki teorik modelleri ampirik vakalarla zenginleştirmektedir.
Bu makale, kapsamlı bir politika analizi sunarak gelecekte literatür taraması yapacak araştırmacılar için çok boyutlu bir sentez kaynağı sağlamaktadır. Temiz enerji projelerinin toplumsal cinsiyet eşitliği (SDG 5), yoksullukla mücadele (SDG 1), açlığın önlenmesi ve sürdürülebilir tarım (SDG 2) ile nitelikli eğitim (SDG 4) gibi farklı kalkınma amaçlarıyla olan doğrudan ve dolaylı sinerjilerini sistematik olarak haritalandırmaktadır. Böylece, enerji politikası alanındaki araştırmacıların sadece karbondioksit emisyon azaltımına değil, aynı zamanda kalkınma odaklı sosyal çıktılara da odaklanmaları gerektiğini göstererek geniş kapsamlı ve disiplinler arası bir bakış açısı sunmaktadır.
Kaynakça
- Qudrat-Ullah, H., & Nevo, C. M. (2021). The impact of renewable energy consumption and environmental sustainability on economic growth in Africa. Energy Reports, 7, 3877-3886.
- Ifegbesan, A. P., Rampedi, I. T., & Annegarn, H. J. (2016). Nigerian households' cooking energy use, determinants of choice, and some implications for human health and environmental sustainability. Habitat International, 55, 17-24.
Tez ve Makale Araştırmalarında Kullanım
Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki üç araştırma taslağına dönüştürülmüştür.
Tez veya makalede kullanım · Kavramsal çerçeve
Sürdürülebilir bir toplum inşa edebilmek için temiz enerji geçiş süreçlerinin kimseyi geride bırakmama ilkesine ve adil bir çerçeveye dayanması gerekmektedir.
Makalede sunulan adil ve kapsayıcı enerji geçişi kavramsal modelini ve 'kimseyi geride bırakmama' felsefesini kuramsal çerçevede temellendirmek için kullanılır(Nsafon et al., 2023).
Kırsal Kadınların Enerji Projeleri Karşısındaki Arazi Hakları ve Gıda Güvencesi
- Araştırma sorusu
- Yenilenebilir enerji altyapı yatırımları nedeniyle tarım arazilerini kaybeden kırsal kadınların hanehalkı gıda güvencesi düzeyleri nasıl değişmektedir?
- Yöntem taslağı
- Doğu Afrika kırsalında tarım arazisi kamulaştırılan en az 150 hanehalkından oluşan amaçlı bir örneklem üzerinde, veri doygunluğuna ulaşılana kadar yarı yapılandırılmış mülakatların gerçekleştirileceği ve gıda güvencesi ölçeklerinin (örneğin HFIAS) uygulanacağı karma desenli bir araştırma tasarımı önerilmektedir.
Makaleyle bağlantısı: Yazarların Tanzanya örneği üzerinden kırsal kadınların biyoyakıt ve temiz enerji projeleri nedeniyle tarım arazilerini kaybetmelerinin gıda güvensizliği yaratabileceği yönündeki uyarısından hareketle tasarlanmıştır(Nsafon et al., 2023).
Tez veya makalede kullanım · literatüre-review
Temiz enerji teknolojilerinin üretimi için hayati önem taşıyan kobalt ve bakır gibi kritik minerallerin madenciliği Küresel Güney'de ciddi insan hakları ve adalet sorunları barındırmaktadır.
Maden çıkarma süreçlerindeki prosedürel ve dağıtımsal adaletsizlikleri, özellikle Afrika'daki kobalt madenciliği örneği üzerinden literatür taramasında tartışmak için kullanılır(Nsafon et al., 2023).
Kritik Mineral Madenciliğinde Çalışan Hakları ve Prosedürel Enerji Adaleti
- Araştırma sorusu
- Kobalt madenciliği yapılan bölgelerde yerel halkın ve maden çalışanlarının temiz enerji tedarik zinciri kararlarına katılım düzeyleri prosedürel adalet çerçevesinde nasıl değerlendirilebilir?
- Yöntem taslağı
- Demokratik Kongo Cumhuriyeti'ndeki küçük ölçekli madencilik bölgelerinde, çalışan hakları örgütleri ve yerel topluluk temsilcileriyle yapılacak derinlemesine görüşmeler ile politika analizi yöntemlerinin bir arada kullanılacağı nitel çoklu vaka çalışması.
Makaleyle bağlantısı: Yazarların makalede sunduğu, temiz enerji teknolojilerinde kullanılan kritik malzemelerin çıkarımında yaşanan çocuk işçiliği ve insan hakları ihlallerine yönelik vurgulardan ve adil tedarik zinciri ihtiyacından türetilmiştir(Nsafon et al., 2023).
Tez veya makalede kullanım · Tartışma
Elektrik enerjisine erişimin olmaması, eğitim kurumlarında öğretim materyallerinin ve bilgi teknolojilerinin kullanımını engelleyerek fırsat eşitsizliğini derinleştirmektedir.
Enerji yoksulluğunun kalkınma üzerindeki sosyal engellerini ve eğitim çıktılarıyla olan doğrudan ilişkisini tartışırken ampirik bir dayanak olarak kullanılır(Nsafon et al., 2023).
Kırsal Okullarda Mikro Şebeke Tabanlı Elektrifikasyonun Akademik Performans Üzerindeki Etkisi
- Araştırma sorusu
- Mikro şebekeler aracılığıyla kesintisiz elektrik enerjisine kavuşan kırsal okullardaki öğrencilerin akademik başarı düzeyleri ve okula devam oranları kontrol grubuyla karşılaştırıldığında anlamlı bir fark göstermekte midir?
- Yöntem taslağı
- Elektrik altyapısı yeni kurulan okullar (deney grubu) ile elektriği olmayan okullardan (kontrol grubu) seçilecek, örneklem büyüklüğü güç analiziyle belirlenmiş en az 200 öğrenci üzerinde yürütülecek, başarı testleri ve devam takip verilerini içeren boylamsal yarı deneysel bir desen.
Makaleyle bağlantısı: Makalede Sahra Altı Afrika'da öğrencilerin %90'ının elektriksiz okullara devam etmesinin eğitim çıktılarını ciddi şekilde sınırladığına dair sunulan verilerden ve mikro şebeke önerilerinden yola çıkılarak geliştirilmiştir(Nsafon et al., 2023).