Doğa Bilimleri içinde 133 makale incelemesi yayımlandı.
Yöntemi, bulguları ve kaynaklarıyla Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri araştırmalarını keşfet.
Yapılan ordinasyon analizi sonuçunda epipelajik topluluğun 'soğuk/kıyısal' ve 'sıcak/açık deniz' karakterli iki ana kümede toplandığı ve bu ayrımın sıcaklık gradyanı ile doğrudan ilişkili olduğu saptanmıştır.
Yüzey albedolarındaki geniş çeşitlilik nedeniyle bare-rock gezegenlerin gün tarafı emisyonu ile atmosferli gezegenlerin emisyonu büyük ölçüde çakışmakta ve bu durum tek başına F1500W ikincil tutulma gözlemlerini belirsiz kılmaktadır.
Ev sahibi yıldızın 1 gigayil içinde ana kola ulaştığı ve c gezegeninin iyimser yaşam bölgesinin iç sınırına yakın bir konumda yer aldığı gösterilmektedir.
Tabebuia aurea soy hatlarının kökeni yaklaşık 4.4 milyon yıl öncesine dayanmakta ve en belirgin çeşitlenme Pliyosen/Pleistosen geçişi ile son 1.2 milyon yıllık dönemde hızlanmaktadır.
ETNA görevinin, 2 Mart 2028 tarihinde bir SLS tipi fırlatıcı ile fırlatılarak Venüs, Mars ve Dünya yerçekimi destekli manevraların ardından 23 Haziran 2037'de Satürn sistemine ulaşması ve Haziran 2039'da Enceladus yörüngesine girmesi öngörülmektedir.
Gezegenlerin yörünge dış merkezliğinin (eksentrisite) yaşanabilirlik sınırları üzerindeki etkisi, çoklu evren modellerinde fiziksel sabitlerin gözlenme olasılıkları üzerinde anlamlı bir değişim veya sapma yaratmamaktadır.
51 Eri b'nin revize edilen fotometrik analizleri sonuçunda, K1 bandında 15.11 ± 0.04 kadir ve belirgin bir tespit yapılamayan K2 bandında ise zorlanmış fotometriyle 17.11 ± 0.38 kadir mutlak parlaklık değerleri elde edilmiştir.
Süper-Dünya ve Alt-Neptün popülasyonlarının ikili yarıçap dağılımı (radius valley), hidrojen ağırlıklı birincil atmosferlerin yıldız ışıması ve kütle kaybı mekanizmalarıyla soyulması sonuçunda şekillenmektedir.
Düşük ortalama moleküler ağırlığa ve CH4/H2O baskın bileşime sahip Hycean atmosfer modelinde incelenen tüm prebiyotik moleküller 1-10 geçişlik makul gözlem süreleri içerisinde saptanabilmektedir.
Eliptik galaksilerde, merkezi yıldız hızı dağılımı ve galaksi büyüklüğü gibi şişkinlik özellikleri, süper kütleli kara delik büyümesini doğrudan ve dolaylı yollarla etkilemekte, kara delik kütlesi nedensel yapıda bir sonuç olarak konumlanmaktadır.
K2-18 b gezegenine ait JWST/MIRI LRS geçiş spektrumu verileri, istatistiksel açıdan herhangi bir moleküler soğurma çizgisi içermeyen düz bir model ile tamamen tutarlı sonuçlar vermektedir.
Ufku aşan koordinat dönüşümlerinin standart Schwarzschild metriğine global olarak değil, sadece olay ufkunun hemen yakınındaki r = 2m bölgesinde yerel olarak uygulanması, asimptotik sonsuzdaki zayıf kütleçekim alanını bozmadan kara veya ak delik ayrımı yapmaya yeterlidir.
Simetrik teleparalel kütleçekimi eşdeğeri (STEGR) çerçevesinde f(Q) = Q, fQ = 1 ve fQQ = 0 kabulleri altında türetilen durağan kara delik çözümlerinin, Genel Görelilikteki standart Schwarzschild ve de Sitter çözümleri ile birebir örtüştüğü ve bu çözümleri tamamen geri kazandığı tespit edilmiştir.
Akademik literatürdeki gelişmiş fidanlık tanımlama kriterleri ile resmi balıkçılık yönetim planları arasında ciddi bir kopukluk bulunmakta, fidanlıklar genellikle sadece basit yoğunluk ölçütlerine göre belirlenmektedir.
Takip edilen balina köpekbalıkları Kilindoni Körfezi'nde yüksek ve çok yıllı bir yerleşiklik sergilemiş olup popülasyon düzeyindeki bileşik maksimum yerleşiklik indeksi (Rmax) 0,39 olarak belirlenmiştir.
Sistematik inceleme sonuçunda elasmobranch çalışmalarında on farklı uydu kaynaklı çevresel değişkenin kullanıldığı ve bunlar arasında deniz yüzeyi sıcaklığı (SST) ile klorofil-a gibi okyanus üretkenliği göstergelerinin en baskın parametreler olduğu belirlenmiştir.
California Akıntı Ekosisteminde havadan yapılan sistematik sörveylerde 1990'lara gelindiğinde büyük camgöz köpekbalığı gözlem olasılığı sıfıra inmiş ve bu tarihten sonra sistematik gözlem yapılmamıştır.
Batık karbonat bankları üzerinde ve çevresinde tespit edilen pelajik topluluk yapısı, bankların dışındaki açık düzlüklerde yer alan topluluklardan istatistiksel olarak anlamlı derecede farklılaşmaktadır.
Batı ve Doğu Pasifik'teki mavi köpekbalıklarının azot izotop değerleri arasında belirgin bir ayrışma mevcut olup, Batı Pasifik'teki ortalama azot izotop değeri Doğu Pasifik alt bölgelerindeki değerlere kıyasla tutarlı bir şekilde daha düşük bulunmuştur.
Modelleme sonuçlarına göre, kofaktör dengeli pentoz yolaklarına sahip S. cerevisiae suşunun, kofaktör dengesizliği taşıyan suşa kıyasla etanol üretimini yüzde 24.7 oranında artırarak 36.9 g/L seviyesinden 46 g/L seviyesine çıkardığı gözlenmiştir.
NANOGrav 15 yıllık pulsar zamanlama verileri, evrendeki süper kütleli kara delik ikililerinin (SMBH) oluşturduğu alçak frekanslı kütle çekim dalgası arka planının (GWB) varlığına yönelik güçlü kanıtlar sunmakta ve elde edilen serbest spektrum astrofiziksel modellerle yüksek uyum göstermektedir.
He I, He II, H-alfa ve H-beta emisyon çizgilerindeki belirgin geniş bileşenlerin varlığı, gökadanın merkezinde aktif madde yığılması yapan bir süperkütleli kara delik ve Geniş Çizgi Bölgesi (BLR) olduğunu kesin olarak kanıtlamaktadır.
Türkiye ve Litvanya ulusal basketbol liglerindeki takımların 2021-22 sezonundaki seyahatlerinden kaynaklanan toplam karbon ayak izi 53.029 ton, kişi başı ortalama ise 0,07867 kg olarak hesaplanmıştır.