Küresel ölçekte kıkırdaklı balık popülasyonlarının son elli yılda gösterdiği dramatik düşüş, denizel ekosistemlerin dengesi açısından kritik bir tehdit oluşturmaktadır. Elasmobranch türlerinin yavaş büyümeleri, geç eşeysel olgunluğa ulaşmaları ve düşük doğurganlıkları, onları aşırı avcılık ve çevresel değişimlere karşı son derece savunmasız kılmaktadır. Bu türlerin korunması ve etkin yönetimi için göç yollarının, üreme ve beslenme habitatlarının ayrıntılı olarak belirlenmesi gerekirken, açık denizlerin uzaklığı ve geniş mekânsal ölçekleri geleneksel in situ izleme yöntemlerini yetersiz bırakmaktadır. Son on yılda gelişim gösteren uydu uzaktan algılama teknolojileri, bu devasa mekânsal ölçeklerde çevresel dinamikleri kesintisiz izleme olanağı sunarak ekolojik boşlukları kapatma potansiyeline sahiptir.
Bu çalışmanın temel amacı, elasmobranch araştırmalarında uydu uzaktan algılama verilerinin kullanım biçimlerini, tercih edilen çevresel parametreleri ve geleceğe yönelik metodolojik eğilimleri sistematik bir yaklaşımla analiz etmektir. Bu doğrultuda Web of Science, Scopus ve Google Scholar veri tabanları kullanılarak 1980 ile 2018 yılları arasında yayımlanan literatür titizlikle taranmış ve kriterlere uyan 71 bilimsel çalışma detaylı bir incelemeye tabi tutulmuştur. Metodolojik değerlendirme kapsamında çalışmalarda kullanılan veri setleri, elasmobranch izleme teknikleri (akustik ve uydu telemetrisi, balıkçılık verileri, gözlemsel sörveyler), yararlanılan uydu sensörleri, veri arşivleri ve mekânsal-zamansal çözünürlük düzeyleri sistematik olarak tasnif edilmiştir.
Sistematik inceleme sonuçunda, elasmobranch araştırmalarında en sık kullanılan uydu kaynaklı parametrelerin deniz yüzeyi sıcaklığı (%90) ve klorofil-a yoğunluğu ile ifade edilen okyanus üretkenliği (%68) olduğu tespit edilmiştir. Deniz yüzeyi yüksekliği, okyanus akıntıları ve rüzgar verileri gibi parametrelere ise nispeten daha az başvurulduğu görülmüştür. İncelenen çalışmaların büyük kısmının tekil veya ikili değişken analizlerine odaklandığı, çoklu değişkenlerin etkileşimlerini inceleyen bütünsel modellerin sınırlı kaldığı belirlenmiştir. Ayrıca veri kaynağı olarak ağırlıklı olarak NOAA (%42) ve NASA (%24) açık erişim arşivlerinin kullanıldığı, AVHRR, MODIS ve SeaWiFS sensörlerinin literatürde baskın rol oynadığı ortaya konmuştur.
Elde edilen bulgular, uydu uzaktan algılama verilerinin özellikle türlerin habitat kullanımı ve dağılım modellemelerinde göç tetikleyicilerini açıklamada son derece başarılı olduğunu göstermektedir. Bununla birlikte, mevcut çalışmaların büyük oranda açık erişim kolaylığı sunan Amerikan uydu verilerine dayandığı, Avrupa Uzay Ajansı'nın yüksek çözünürlüklü Sentinel gibi yeni nesil görevlerinden henüz yeterince yararlanılmadığı tartışılmıştır. Gelecek araştırmalar için uydu uzaktan algılama verilerinin üç boyutlu dikey okyanus modelleriyle entegre edilmesi ve akustik telemetri ağlarıyla birleştirilmesi, derin deniz göçü yapan türlerin ekolojisini anlamak için kritik bir adım olarak değerlendirilmektedir. Bu çalışma, Türk araştırmacılar için denizel megafauna koruma çalışmalarında uzaktan algılama verilerinin nasıl konumlandırılacağına dair kapsamlı bir yol haritası sunmaktadır.
Kuramsal ve kavramsal çerçeve
Bu çalışma, denizel megafaunanın korunması ve mekânsal yönetimi bağlamında hareket ekolojisi ve koruma biyolojisi teorik temellerine dayanmaktadır. Çalışma, canlıların mekânsal dağılımlarının biyotik dışı çevresel faktörler tarafından yönlendirildiği varsayımı çerçevesinde, uzaktan algılama verilerinin ekolojik habitat modellemesi ve popülasyon izleme süreçlerindeki entegrasyon kapasitesini kuramsal düzeyde tartışmaktadır.
Makalenin ele aldığı literatür
Çalışma, elasmobranch türlerinin aşırı sömürülmesi, yaşam döngüleri nedeniyle neslinin tükenme riskine yatkınlığı ve biyoçeşitlilik kaybına yönelik literatürü ele almaktadır. Ayrıca denizel ekosistemlerde üst trofik düzey yırtıcıların üstten aşağı (top-down) ve alttan yukarı (bottom-up) etkilerine, hareket ekolojisindeki mekânsal uyumsuzluklara ve uzaktan algılama ile telemetri entegrasyonu konularına odaklanmaktadır.