İncelenen çalışma, Türkiye ve Litvanya ulusal basketbol liglerindeki takımların 2021-22 sezonundaki seyahatlerinden kaynaklanan karbon ayak izini kapsamlı bir şekilde ortaya koymaktadır. Toplam 53.029 tonluk karbon ayak izi ve Türkiye'deki uçak seyahatlerinin bu toplamdaki %89,64'lük payı, spor sektöründe ulaşımın çevresel etkilerinin büyüklüğünü ve özellikle hava yolu taşımacılığının dominant rolünü net bir şekilde gözler önüne sermektedir. Bu bulgu, yoğun fikstürlere sahip profesyonel spor dallarında sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşılmasının ne kadar kritik olduğunu göstermektedir.
Yazarlar, Türkiye ile Litvanya arasındaki karbon ayak izi farkını coğrafi büyüklük ve seyahat tercihleriyle açıklamaktadır. Litvanya'nın daha küçük bir ülke olması ve şehirlerarası mesafelerin kısa olması nedeniyle takımların sadece otobüs kullanması, karbon emisyonlarının Türkiye'ye kıyasla çok daha düşük olmasının ana nedenidir. Türkiye'de ise ülkenin geniş coğrafyası nedeniyle uçak seyahatlerinin kaçınılmaz hale gelmesi, emisyonların yüksekliğine yol açmaktadır. Bu analiz, ülkelerin coğrafi ve lojistik yapısının spor faaliyetlerinden kaynaklanan çevresel etkiyi doğrudan etkilediğini vurgulamaktadır.
Bu çalışmanın bulguları, literatürdeki diğer spor dalları ve organizasyonlara ilişkin karbon ayak izi çalışmalarıyla tutarlılık göstermekle birlikte, bazı durumlarda önemli farklılıklar da sergilemektedir. Örneğin, Cooper ve McCullough (2021) tarafından kolejlerarası basketbol müsabakaları için belirlenen kişi başı 500 kg'lık ortalamanın aksine, bu çalışmada kişi başı ortalama 0,07867 kg gibi oldukça düşük bir değer elde edilmiştir. Bu durum, farklı liglerin operasyonel yapılarındaki çeşitliliği ve hesaplama metodolojilerindeki nüansları işaret edebilir. Ayrıca, Pereira ve arkadaşlarının (2019) İngiliz Premier Ligi için bulduğu 1.134 tonluk toplam karbon ayak izi, bu çalışmadaki 53.029 tonluk toplamın altında kalmakta, futbol ve basketbol gibi farklı sporların seyahat düzenlemelerinin farklı çevresel sonuçlar doğurduğunu göstermektedir.
Sonuç olarak, makale, basketbol sektöründe sürdürülebilirliğin sağlanması için somut politika önerileri sunmaktadır. Lig takvimlerinin yeniden düzenlenmesi, yeşil enerji kullanan araçların teşvik edilmesi ve federasyonlara özel çevresel politikaların oluşturulması gibi tedbirler, karbon ayak izini azaltmada önemli adımlar olabilir. Özellikle uluslararası müsabakalarda uçak seyahatlerinin kaçınılmazlığına rağmen, tarifeli uçuşların özel uçuşlara tercih edilmesi ve takımların grup sayılarının optimize edilmesi gibi pratik çözümlerle çevresel etkilerin minimize edilebileceği öne sürülmektedir. Bu öneriler, spor sektörünün çevresel sorumluluklarını yerine getirmesi için yol gösterici niteliktedir.