Akademik arama
Arama sonuçları
“çevre” için 39 doğrulanmış makale incelemesi bulundu.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Derin Deniz Madenciliğinin Gelişimi ve Çevresel Etkileri Üzerine Bir Derleme
Karada yer alan mineral kaynaklarının küresel sanayileşme ve yüksek tüketim oranları nedeniyle hızla tükenmesi, kamu otoritelerini ve araştırmacıları alternatif kaynak olarak derin deniz madenciliğine yöneltmiştir. Okyanus tabanları polimetalik nodüller, kobaltça zengin kabuklar ve masif sülfitler gibi son derece zengin metal rezervlerine ev sahipliği yapmaktadır. Ancak derin deniz bentik ekosistemlerinin biyolojik çeşitlilik açısından zengin, ekolojik dengeler bakımından son derece hassas ve müdahalelere karşı yavaş toparlanan yapısı, yürütülen arama ve çıkarma teknolojilerinin çevresel etkilerini kritik bir tartışma konusu haline getirmektedir. Bu alandaki temel akademik tartışma, küresel maden ihtiyacını karşılayacak endüstriyel derin deniz madencilik sistemlerinin geliştirilmesi ile deniz ekosistemlerinde meydana gelebilecek geri döndürülemez tahribatların önlenmesi ve sürdürülebilir çevre yönetim çerçevelerinin oluşturulması arasındaki dengenin nasıl kurulacağı üzerinde yoğunlaşmaktadır.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Çevre Kirliliği İzleme ve Yönetiminde Yapay Zekâ ve Nesnelerin İnterneti Tabanlı Teknolojiler
Çevre kirliliği, ağır metaller, pestisitler, kalıcı organik kirleticiler ve mikroplastikler gibi tehlikeli maddelerin ekosistemler ve insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri nedeniyle küresel ölçekte kritik bir alan teşkil etmektedir. Geleneksel laboratuvar analiz yöntemlerinin zaman alıcı ve yüksek maliyetli olması, dinamik çevresel süreçlerin anlık takibini zorlaştırmaktadır. Bu bağlamda, yapay zekâ algoritmalarının sensör sistemleri ve Nesnelerin İnterneti altyapısıyla entegre edilmesi, kirleticilerin gerçek zamanlı tespiti ve yönetimi için yeni bir teknolojik paradigma sunmaktadır.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Küresel Gıda Güvenliği ve Çevresel Sürdürülebilirlik İçin Gübrelerin Daha Etkin ve Dengeli Kullanımı
Küresel nüfus artışı ve gıda talebi, tarımsal üretimin mevcut alanlarda yoğunlaştırılmasını zorunlu kılmaktadır. Ancak son elli yılda sentetik gübre kullanımının hızla artması, ürün verimini yükseltmekle birlikte küresel ölçekte ciddi besin maddesi dengesizliklerine, çevre kirliliğine ve jeopolitik erişim sorunlarına yol açmıştır. Alan literatüründe gıda güvenliğini sağlama amacı ile çevresel sınırları koruma ikilemi yoğun bir şekilde tartışılmaktadır. Bu makale, azot, fosfor ve potasyum gübrelerinin küresel ölçekteki dengesiz kullanımını ve bunun eko-stokiyometrik sonuçlarını bütüncül bir yaklaşımla incelemektedir.
Mühendislik ve Teknoloji · Bilgisayar ve Elektrik Mühendisliği
Dijitalleşmenin Çevre, Sosyal ve Yönetişim ile Sürdürülebilirlik Üzerindeki Rolü: Çıkarımlar İçin İncelemeye Dayalı Bir Çalışma
Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki hızlı gelişim, geleneksel ekonomik büyüme modellerini dönüştürürken aynı zamanda ekolojik ve sosyal sürdürülebilirlik alanlarında yeni bir tartışma başlatmıştır. Literatürde dijitalleşmenin ekonomik verimliliği artırdığı savunulurken, artan karbon ayak izi gibi olumsuz çevresel etkileri de yoğun şekilde tartışılmaktadır. Bu çalışma, dijitalleşmenin çevre, sosyal gelişim, yönetişim ve genel sürdürülebilirlik hedefleri üzerindeki çok boyutlu etkilerini bütünsel bir literatür taraması çerçevesinde ele alarak alandaki kuramsal açıkları kapatmayı ve politika yapıcılara rehberlik etmeyi amaçlamaktadır.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
Çevre Vergisi Reformunun Kentsel Hava Kirliligi Üzerindeki Etkileri: Çevre Koruma Vergisi Kanununa Dayalı Yari Dogal Bir Deney
Kentsel hava kirliligi, gelismekte olan ekonomilerde kamu sağlığı, surdurulebilir kalkinma ve toplumsal refah üzerinde ciddi tehditler oluşturan temel bir çevre sorunudur. Çevre düzenlemelerinin kirlilik üzerindeki etkilerine ilişkin literatürde farklı gorusler bulunmakta; bazi çalışmalar düzenlemelerin yesil inovasyonu ve aritim teknolojilerini tesvik ederek kirliligi azalttigini savunurken, diğer çalışmalar bu tedbirlerin isletme verimliligini dusurdugunu veya belirsizlik yarattigini ileri surmektedir. Bu makale, Cin'de 2018 yilinda yürurluge giren Çevre Koruma Vergisi Kanunu'nu yari dogal bir deney olarak ele alarak, çevre vergisi reformunun kentsel hava kirliligini azaltma yetenegini, etki mekanizmalarini ve mekansal yayilma dinamiklerini amprik olarak incelemektedir.
Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim
Afrika'da Sürdürülebilir Gıda İnovasyonunun Sosyo-Kültürel, Ekonomik ve Çevresel Boyutları
Afrika kıtasındaki gıda krizi; hızlı nüfus artışı, iklim değişikliğinin getirdiği çevresel baskılar, COVID-19 pandemisinin artçı etkileri ve tarımsal üretimdeki toplumsal cinsiyet eşitsizlikleri ile karmaşık bir hal almıştır. Batı merkezli teknolojik ve genetik yeniliklerin ötesinde, Afrika'nın özgün ekolojik, kültürel ve ekonomik koşullarına uyarlanmış sürdürülebilir gıda inovasyonlarına duyulan ihtiyaç akademik alanda yoğun bir biçimde tartışılmaktadır. Çalışma, gıda güvencesizliği ve krizlerle mücadelede gelişmiş ülkelerin sanayileşmiş yaklaşımları yerine küçük ölçekli üreticilerin merkezde yer aldığı, yerel ve geleneksel bilgi sistemleriyle desteklenen kapsayıcı bir dönüşümün nasıl sağlanabileceği sorusuna odaklanmaktadır.
Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim
Çin'de Çevresel, Sosyal ve Yönetişim (ESG) Performansı, Denetim Kalitesi ve Yatırım Etkinliği: Ampirik Bir Analiz
Geleneksel finansal raporlamanın ötesine geçen yönetim tartışmaları, kurumsal yönetişim bilgileri ve finansal tablo dipnotları gibi ek bilgi taleplerinin artmasıyla birlikte, Çevresel, Sosyal ve Yönetişim (ESG) açıklamaları modern iş dünyasında hayati bir konuma gelmiştir. Gelişmekte olan piyasalarda ESG performansının kurumsal kararlar ve özellikle kaynak tahsisinin rasyonelliğini gösteren yatırım etkinliği üzerindeki etkisi finans ve işletme literatüründe yoğun şekilde tartışılmaktadır. Bu çalışma, karmaşık ajans ilişkilerine sahip olan Çinli işletmelerin ESG uygulamalarının yatırım etkinliğini nasıl etkilediğini ve denetim kalitesinin bu süreçteki mekanizmalarını incelemektedir.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Sanmen Nükleer Güç Santralinin İşletime Alınması Öncesinde ve Sonrasında Radyasyon Maruziyeti ve Halk Sağlığının Değerlendirilmesi
Nükleer enerji santrallerinin yaygınlaşması, özellikle 2011 Fukushima Daiichi kazasının ardından çevre radyoaktivitesi ve halk sağlığı üzerindeki potansiyel etkiler nedeniyle küresel ölçekte yoğun bir akademik ve toplumsal tartışma alanına dönüşmüştür. Çin'in 2060 karbon nötr hedefleri doğrultusunda hayata geçirdiği ilk üçüncü nesil gelişmiş pasif AP1000 reaktör teknolojisine sahip Sanmen Nükleer Güç Santrali (SNPP), bu yeni reaktör mimarisinin radyoaktif salım ve halk sağlığı güvenilirliği açısından incelenmesini zorunlu kılmaktadır. Mevcut literatürde geleneksel basınçlı su reaktörlerine ilişkin veriler bulunsa da, ticari AP1000 ünitelerinin faaliyete geçmesiyle birlikte ortaya çıkan uzun dönemli çevresel radyoaktivite değişimleri ve halk sağlığı göstergeleri henüz yeterince belgelenmemiştir. Bu çalışma, söz konusu bilgi boşluğunu doldurmak üzere tasarlanmıştır.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
Gençler, Yerel Seçmenler ve Siyasi Yetkililer Arasında Deniz Kirliliği Endişesini ve Politika Desteğini Teşvik Edebilir
Çevre sorunlarına yönelik siyasi çözümlerin uzun süredir zorlu olduğu bir bağlamda, siyasi ideolojilerin çevresel tutumlar üzerindeki belirleyici etkisi ve siyasi partiler arasındaki geniş uçurumlar çevresel ilerlemeyi engellemektedir. Yetişkinler arasında çevresel konulara yönelik genel endişe artış gösterse de, gençlerin aile dışındaki yetişkinleri etkileme potansiyeli yeterince araştırılmamıştır. Bu durum, özellikle yerel yetkililer gibi politika üzerinde doğrudan etkisi olan ancak partizan ayrımlar nedeniyle uzlaşmaya daha az istekli olabilecek gruplar üzerindeki genç etkisinin anlaşılması gerektiği sorusunu ortaya koymaktadır. Mevcut araştırmalar, gençlerin aile üyeleri arasında nesillerarası öğrenme yoluyla çevresel farkındalık oluşturabileceğini gösterse de, bu etkinin daha geniş topluluklara ve siyasi karar alıcılara ne ölçüde yayıldığı belirsizliğini korumaktadır.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
Yeşil Vergi Başarısız Olduğunda: Vergi Kaçınmasının Endonezya'daki Sürdürülebilir Firma Performansını Nasıl Baltaladığı
Sürdürülebilirlik yönetimi ve çevre ekonomisi literatüründe, çevre vergileri ve yeşil finansman gibi araçların kurumsal sosyal sorumluluk (KSS) yatırımlarını nasıl yönlendirdiği tartışma konusudur. Ancak, kurumsal düzeyde agresif mali kaçınma stratejilerinin bu düzenleyici baskıları nasıl etkisiz kıldığı yeterince araştırılmamıştır. Bu makale, Endonezya'daki karbon fiyatlandırma rejimi altında yeşil vergi teşviklerinin kurumsal kaçınma davranışları nedeniyle başarısızlığa uğrayıp uğramadığını sörgülamaktadır.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
Pep Guardiola Tarafından Çalıştırılan Takımların Oyun Tarzı Üzerine Maç Konumunun Etkisi
Modern futbol dinamikleri, oyuncuların bireysel ve kolektif beceri düzeylerindeki ilerlemelerin yanı sıra maç konumu, turnuva kategorisi ve rakip seviyesi gibi bağlamsal değişkenlere uyum sağlamayı zorunlu kılmaktadır. Özellikle iç saha ve dış saha oynamak, takımların savunma yerleşimlerini, hücum organizasyonlarını ve teknik-taktik uygulama başarılarını doğrudan etkileyen kritik bir çevresel faktördür. İspanya La Liga'nın daha çok teknik ve topa sahip olma odaklı futbolu ile İngiltere Premier Lig'in yüksek tempolu ve fiziksel karakteri arasında belirgin farklar bulunmaktadır. Bu bağlamda, farklı ulusal liglerde ve benzer felsefelerle başarı yakalamış olan Pep Guardiola gibi üst düzey teknik direktörlerin takımlarının, maç konumuna bağlı olarak oyun tarzlarını değiştirip değiştirmediği sorusu spor bilimleri yazınında önemli bir tartışma alanı oluşturmaktadır.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Bitkilerin Ekolojik Tolerans Kriterlerine Göre Değerlendirilmesi: Rize Kentsel Açık Yeşil Alanlar Örneği, Türkiye
Hızlı kentleşme, iklim değişikliği ve bunların tetiklediği çevre kirliliği ile kuraklık gibi ekolojik baskılar, kentsel yeşil alanların sürdürülebilirliğini ciddi şekilde tehdit etmektedir. Bu tehditlere karşı koyabilmek ve kentsel ekosistem hizmetlerini koruyabilmek amacıyla, peyzaj düzenlemelerinde kullanılan bitki materyalinin yerel ekolojik koşullara ve stres faktörlerine karşı gösterdiği direncin bilimsel olarak analiz edilmesi gerekmektedir. Ancak tasarım aşamalarında ekolojik kriterler yerine estetik kaygılar ön plana çıkarılmaktadır. Bu makale, kentsel açık yeşil alanlardaki bitki varlığının hava kirliliği, kuraklık, rüzgar, sıcaklık, soğuk ve tuzluluk gibi parametreler çerçevesinde ne ölçüde ekolojik toleransa sahip olduğunu ampirik bir vaka üzerinden sörgülamaktadır.
Tarım Bilimleri · Tarım ve Gıda Bilimleri
Küresel, Bölgesel ve Ulusal İnme Yükü ve Risk Faktörleri, 1990-2021: Küresel Hastalık Yükü Çalışması 2021 İçin Sistematik Bir Analiz
Küresel halk sağlığı ve nöroloji literatüründe inme, ölüm ve kalıcı sakatlığın önde gelen nedenlerinden biridir. Yirminci yüzyılın ikinci yarısında yüksek gelirli ülkelerde elde edilen inme mortalitesindeki gerilemenin son yıllarda duraklaması ve genç nüfustaki insidans artışı önemli bir tartışma konusudur. Mevcut literatür, metabolik risk faktörlerinin yanı sıra çevresel ve iklimsel faktörlerin inme yükü üzerindeki değişen etkilerini ve sosyo-demografik gelişmişlik düzeylerine göre ortaya çıkan küresel eşitsizlikleri bütüncül biçimde açıklamayı hedeflemektedir.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Yenilenebilir enerji iklim değişikliğine bir çözüm olarak: Ülkeler arası kapsamlı bir çalışmadan elde edilen bulgular
İklim değişikliği ve enerji üretimindeki artan zorluklar, karbon emisyonlarını azaltmak ve sürdürülebilir bir gelecek sağlamak için yenilenebilir enerji kaynaklarına (YEK) geçişi zorunlu kılmaktadır. Sanayi devriminden bu yana küresel fosil yakıt kullanımı, iklim değişikliğinin temel itici gücü olan karbondioksit (CO2) emisyonlarında önemli bir artışa neden olmuştur. Dünya nüfusunun 2050 yılına kadar 9.9 milyara ulaşması beklendiğinden, enerji talebi %80 oranında artacak ve bu da CO2 emisyonları ile çevresel etkileri azaltma ihtiyacını daha da belirgin hale getirecektir. Bu durum, akademik çevrelerde yıllardır önemli bir küresel tartışma konusu olmuş, fosil yakıtlara aşırı bağımlılığın çevresel sürdürülebilirlik üzerindeki olumsuz etkileri ve alternatif enerji çözümlerinin araştırılmasına yönelik motivasyonu artırmıştır. Bu çalışma, yenilenebilir enerjinin CO2 emisyonları üzerindeki etkisini inceleyerek bu kritik tartışmaya katkıda bulunmaktadır.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Biyoçeşitlilik Değişimi, İklim Değişikliği ve İnsan Refahı Arasındaki İlişkiye Yeraltı Perspektifinden Bir Bakış
Toprak, biyolojik çeşitlilik, iklim ve toplum arasındaki karmaşık etkileşimin merkezinde yer alan hayati bir bileşendir. Geleneksel çevresel çalışmalar yerüstü ekosistemlerine odaklanırken, toprak altındaki biyoçeşitliliğin iklim düzenlemesi ve insan refahı üzerindeki kritik etkileri literatürde yeni ve bütünleşik bir tartışma odağı haline gelmiştir. Bu yayın, toprak biyoçeşitliliğinin kaybı ile iklim değişikliği arasındaki karşılıklı bağımlılığı ve bu krizlerin toplum üzerindeki yansımalarını disiplinler arası bir perspektifle analiz ederek mevcut literatürdeki boşlukları doldurmayı hedeflemektedir.
Sosyal Bilimler · Eğitim Bilimleri
Orta Büyük Göller Bölgesi'ndeki Geç Buzul Dönemi Bir Clovis Kamp Alanında Örgütsel Dinamikler: Belson Bölgesi Kazıları 2020–2021
Geç Pleistosen dönemine ait Clovis kültürünü inceleyen önceki araştırmalar, bu insanların kronolojisi, çevresel adaptasyonu, kaynak seçimi ve teknolojik yapıları gibi makro düzeydeki sorunları aydınlatmada önemli başarılar elde etmiştir. Ancak, daha detaylı yerleşim düzeni, uzak yerleşimler arası kaynak hareketliliği ve teknolojik sistemlerdeki çeşitliliğin karmaşıklığı gibi süreçsel dinamiklerin anlaşılması, az bozulmuş arkeolojik bağlamlara ve yeni veri toplama yöntemlerine olan ihtiyacı ortaya çıkarmıştır. Orta Büyük Göller bölgesinde yer alan Belson sahası, bu boşluğu doldurarak Clovis insanlarının site içi organizasyon dinamiklerine ve yerel çevreye uyum stratejilerine dair yeni ve hassas veriler sunma potansiyeli taşımaktadır. Bu çalışma, bu tür sorulara yanıt arayan modern arkeolojik yaklaşımların bir örneğini teşkil etmektedir.
Beşerî Bilimler · Dil, Kültür ve Tarih
Ayasofya ve İstanbul Kara Surlarının Kültürel Peyzaj Kavramı Merceğinden Yeniden Değerlendirilmesi
Modern koruma teorisi, tekil anıtlardan tarihi çevre ve kentsel ölçeğe doğru genişleyen bir perspektif sunmaktadır. Ancak geleneksel koruma yaklaşımları genellikle somut mimari elemanlara odaklanmakta ve alanın kültürel, peyzaj ve somut olmayan katmanlarını göz ardı etmektedir. Bu durum, özellikle İstanbul Tarihi Yarımadası gibi çok katmanlı kentsel alanlarda özgünlük, bütünlük ve üstün evrensel değerlerin kaybı riskini beraberinde getirmektedir. Makale, bu koruma açmazını gidermek üzere kültürel peyzaj ve tarihi kentsel peyzaj yaklaşımlarının kentsel mirasın bütüncül ve sürdürülebilir korunmasındaki rolünü tartışmaktadır.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Saha İzlemesine Dayalı Olarak Metro Sistemindeki Yölçu ve Personelin Sağlık Hasarının Değerlendirilmesi: Nanjing Örneği
Hızlı kentleşme süreciyle birlikte metro sistemleri toplu taşımanın temel unsurlarından biri haline gelmiştir. Ancak yer altındaki kapalı yapılar, yetersiz doğal havalandırma, yoğun yölçu akışı ve tren sürtünmelerinden kaynaklanan kirleticiler ortam hava kalitesini olumsuz etkilemektedir. Alan literatüründe farklı ulaşım türlerinin çevre kirliliği düzeyleri sıklıkla karşılaştırılsa da, metro mikroçevrelerindeki farklı alanlarda kirletici dağılımı ile metro çalışanları ve yölçuların maruz kaldığı özgül sağlık hasarları sistematik biçimde nicelleştirilmemiştir. Bu çalışma, alan içi kirlilik izleme verilerini ve insan sağlığı risk değerlendirme modellerini birleştirerek bahsi geçen boşluğu doldurmayı hedeflemektedir.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
Türk Siyasi Partileri Parti Ailesi İdeolojileriyle Uyumlu Vaatlerde Bulunuyor mu? Türk Siyasi Partilerinin Bildirge Metinlerinin Nicel Bir Analizi
Siyaset bilimi literatüründe siyasi partilerin sosyal demokrat, muhafazakar, liberal, milliyetçi ve yeşil gibi parti aileleri altında gruplandırılması, seçmenlerin partileri değerlendirmesini kolaylaştıran analitik bir araçtır. Ancak bu sınıflama temelde Batı Avrupa tecrübesine dayanmaktadır. Sanayileşme öncesi ve sonrası gelişen Batı dışı toplumlarda, örneğin Türkiye'de, ana siyasal bölünmelerin ekonomik sol/sağ ekseni yerine laik-dindar ve merkez-çevre gerilimi üzerinden şekillenmesi, geleneksel parti ailesi teorisinin geçerliliğini soru işareti haline getirmektedir.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Kentsel Ekosistem Hizmetleri ve İklim Değişikliği Arasındaki Dinamik Etkileşim ve Sürdürülebilir Kent Planlaması
Hızlı kentleşme ve şiddetlenen iklim değişikliği çağı, kentsel ekosistemler ile iklim dinamikleri arasındaki karmaşık ilişkiyi küresel çevre tartışmalarının merkezine taşımıştır. Dünya nüfusunun yarıdan fazlasının kentlerde yaşaması ve bu oranın yükselmeye devam etmesi, kentlerin ekosistem hizmetlerine olan bağımlılığını artırmaktadır. Kentsel yeşil altyapılar; sıcaklık düzenleme, hava kalitesini koruma, karbon tutma ve taşkın kontrolü gibi kritik düzenleyici hizmetlerin yanı sıra toplumsal refahı ve biyolojik çeşitliliği destekleyen kültürel ve destekleyici imkânlar sunmaktadır. Ancak iklim değişikliği kaynaklı sıcaklık artışları, aşırı hava olayları ve değişen yağış rejimleri kentsel ekosistemlerin işleyişini ve hizmet sunma kapasitesini baskı altına almaktadır. Bu doğrultuda alanın temel tartışması, kentlerin ekosistem hizmetleri üzerindeki iklim baskılarını azaltırken doğa tabanlı çözümler yoluyla kentsel dirençliliğin ve sürdürülebilirliğin nasıl güçlendirilebileceği sorusu etrafında şekillenmektedir.
Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri
Fiziksel Aktivite ve Emekliliğe Geçiş: Çin Sağlık ve Emeklilik Boylamsal Çalışmasından Kanıtlar
Nüfusun yaşlanması küresel ölçekte kamu sağlığı ve sosyal güvenlik sistemleri üzerinde ciddi baskılar oluştururken, sağlıklı yaşlanmanın sürdürülmesinde fiziksel aktivite kritik bir rol oynamaktadır. Emeklilik dönemi; bireylerin günlük rutinlerinin, gelir düzeylerinin, sosyal çevrelerinin ve rol tanımlarının kökten değiştiği önemli bir yaşam aşamasıdır. Literatürde emekliliğin fiziksel aktivite düzeyleri üzerindeki etkisi konusunda çelişkili bulgular yer almaktadır; bazı araştırmalar emeklilik sonrası serbest zamanın artmasıyla aktivitenin arttığını savunurken, diğerleri işe bağlı hareketliliğin kaybolmasıyla belirgin bir düşüş yaşandığını göstermektedir. Bu belirsizlik, özellikle Çin gibi kentleşme, hukou hane halkı kayıt sistemi ve mahjong gibi geleneksel sosyal alışkanlıkların fiziksel aktivite kalıplarını doğrudan etkilediği gelişmekte olan toplum bağlamlarında daha da belirginleşmektedir.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Mekansal Transkriptomik Teknolojilerindeki Gelişmeler ve İlgili Veri Analizi Stratejileri
Biyomedikal araştırmalarda doku mimarisinin ve hücresel heterojenliğin anlaşılması, hücresel etkileşimler ile mikreçevre ilişkilerini çözebilmek adına kritik önem taşımaktadır. Geleneksel tek hücre RNA sekanslama (scRNA-seq) yöntemleri, dokuyu ayrıştırırken hücrelerin fizyolojik mekansal konum bilgisini yok etmektedir. Bu durum karmaşık hücresel iletişim ağlarının tam olarak anlaşılmasını zorlaştırırken, son yıllarda gelişen mekansal transkriptomik teknolojileri geni korunan doku kesitlerinden elde edilen gen anlatım verilerini özgün mekansal koordinatlarıyla birleştirerek bu sınırlılığı aşmaktadır.
Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı
Batı Nil Virüsü Eko-Epidemiyolojisi ve İklim Değişikliği: Bütüncül Bir Tek Sağlık Yaklaşımıyla Literatür Değerlendirmesi
Küresel ısınma ve çevresel değişimler, vektörler ve konakçılar üzerindeki etkileri aracılığıyla Batı Nil virüsü (WNV) gibi zoonotik patojenlerin yayılımını ve bulaşma dinamiklerini doğrudan etkilemektedir. Halk sağlığı literatüründe iklim değişikliği ile vektör kaynaklı hastalıklar arasındaki karmaşık ekolojik ilişkiler, genellikle disiplinler arası bir bakış açısıyla ele alınmaktadır. Mevcut tartışmalar, sıcaklık artışlarının vektör yetkinliği ve virüs replikasyon hızı üzerindeki tek modlu etkileri ile yağış rejimlerinin karmaşık dinamiklerini çözmeye ve geleceğe yönelik risk projeksiyonları geliştirmeye odaklanmaktadır.
Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri
Dayanıklılık Sporları Antrenörlüğünde Bağlam ve Öğrenme Üzerine Bir İnceleme
Spor pedagojisi ve antrenör eğitimi literatüründe, antrenörlerin öğrenme süreçleri uzun süredir yapılandırılmış resmi eğitim programları üzerinden ele alınmaktadır. Ancak günümüz dayanıklılık sporlarında (triatlon, bisiklet, koşu) antrenörlük pratiği giderek dijitalleşmekte, uzaktan antrenörlük yöntemleri baskın hale gelmekte ve piyasa güçleri ile ticari yazılımlar antrenör-sporcu etkileşimini yeniden şekillendirmektedir. Geleneksel antrenör eğitimi müfredatları bu bağlamsal ve teknolojik dönüşümü göz ardı etmekte, antrenörlerin gerçek ihtiyaçlarını karşılamada yetersiz kalmaktadır. Bu durum, antrenörlerin dijitalleşen ve piyasa güdümlü hale gelen antrenörlük bağlamında nasıl öğrendiklerini ve bu çevrede ne tür bilgi kaynaklarına yöneldiklerini eleştirel bir perspektifle inceleme gereksinimini ortaya çıkarmaktadır.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
İstanbul İklimi Üzerindeki Uzun Dönemli Şehir Isı Adası Etkisinin Değerlendirilmesi
Hızlı kentleşme, nüfus artışı ve düzensiz arazi kullanımı, küresel ölçekte megakentlerin yerel iklim yapılarını değiştiren temel faktörler arasında yer almaktadır. Kırsal alanların kentsel yerleşimlere dönüştürülmesi, yüzey radyasyonunu ve enerji dengesini bozarak kentsel alanların kırsal çevrelerine kıyasla daha sıcak olmasına yol açan kentsel ısı adası (UHI) olgusunu tetiklemektedir. İstanbul gibi sanayileşme ve yoğun göçle büyüyen megakentlerde, bitki örtüsünün azalması ve betonlaşmanın artması mikroklimatik dengeleri doğrudan etkilemektedir. Bu bağlamda alan literatürü, kentsel alan genişlemesi ile uzun dönemli sıcaklık eğilimleri arasındaki etkileşimin meteorolojik veriler ve arazi örtüsü analizleriyle çok boyutlu olarak çözümlenmesi gerekliliğini tartışmaktadır.
Tarım Bilimleri · Tarım ve Gıda Bilimleri
Yabani Karpuzun (Citrullus lanatus) Kuraklik Stresine Dayaniklilik Mekanizmalari ve Tuzluluga Karsi Ortak Göstergeleri Üzerine Bir Inceleme
Küresel iklim değişikligi, kuraklik ve toprak tuzlulugu gibi abiyotik stres faktörlerinin sikligini ve siddetini artirarak tarimsal verimliligi dünya çapinda tehdit etmektedir. Bu durum karşısinda, aşırı çevre kosullarina dogal olarak uyum sağlamis kserofitik bitkilerin hayatta kalma stratejilerini anlamak, sürdürülebilir tarim uygulamalari ve kurakliga dayanikli kültür bitkilerinin geliştirilmesi açisindan kritik bir öneme sahiptir. Literatürde, bitkilerin abiyotik strese verdigi fizyolojik, biyokimyasal ve moleküler tepkilerin karmasikligi tartisilmakta olup, yabani türlerin dayaniklilik mekanizmalarinin evcil akrabalarina aktarilmasi temel bir araştırma sorusu olarak öne çikmaktadir. Yabani karpuz (Citrullus lanatus), Kalahari Çölü'nün zorlu kosullarinda hayatta kalabilen yapisiyla bu çalismalar için önemli bir biyolojik model sunmaktadir.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Bitkilerde Melatonin Aracıli Gelişim ve Abiyotik Stres Toleransi
Bitki fizyolojisi alaninda, değişen iklim kosullari ve çevresel stres faktorleri karşısinda bitkisel verimliligin korunmasi kritik bir araştırma konusudur. Melatonin, bitkilerde buyume, gelisme ve abiyotik stres toleransinin düzenlenmesinde cok yonlu bir sinyal molekulu olarak one cikmaktadir. Alandaki guncel tartismalar, eksojen melatonin uygulamalarınin hucresel duzeyde metabolik aglari, hormonal dengeleri ve antioksidan savunma mekanizmalarini nasıl koordine ettigini anlama cabasi etrafinda yoğunlasmaktadir. Bu makale, melatoninin tohum cimlenmesinden yaslanmaya kadar olan süreçlerdeki fizyolojik rollerini ve stres altindaki koruyucu islevlerini butunsel bir yaklaşimla ele almaktadir.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Afrika'da Temiz Enerjiye Geçişin Adalet ve Politika Açısından Çıkarımları
Küresel güneyde yer alan Afrika kıtası, zengin fosil yakıt rezervleri ve yenilenebilir enerji bileşenlerinin üretimi için kritik minerallere sahip olmasına rağmen ciddi bir enerji yoksulluğu çekmektedir. Literatürde, temiz enerjiye geçişin getirdiği maliyetlerin ve kazanımların adil paylaşımı (enerji adaleti) ile bu sürecin sosyal, ekonomik ve çevresel boyutlarının incelenmesi kritik bir tartışma alanıdır. Bu makale, Afrika'daki enerji dönüşüm sürecinin, bölgenin sosyo-ekonomik gerçeklikleriyle çelişmeden, kimseyi geride bırakmama ilkesi çerçevesinde nasıl yürütülebileceğini sörgülamakta ve mevcut adaletsizliklerin derinleşmesini engelleyecek politika araçlarını ele almaktadır.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Sürdürülebilir Tarımsal Uygulamalar İçin Biyosürfaktanların Çok Yönlü Fonksiyonel Potansiyeli
Geleneksel tarımsal üretimde zararlılar ve bitki patojenleriyle mücadele etmek amacıyla sentetik kimyasal pestisitlerin, fungisitlerin ve gübrelerin aşırı kullanımı; toprak kalitesi, su kaynakları, hava ve genel ekosistem üzerinde ciddi tahribatlara yol açmaktadır. Suda çözünürlüğü düşük ve hidrofobik karakteri yüksek olan sentetik agrokimyasallar toprak parçacıklarına kuvvetle tutunarak çevrede uzun süre kalmakta, gıda zincirine sızarak insan ve hayvan sağlığı için kanserojen, teratojenik ve immünosüpresif riskler oluşturmaktadır. Bu olumsuzlukları gidermek adına son yıllarda mikroorganizmalar veya bitkiler tarafından üretilen, çevre dostu, biyobozunur ve düşük toksisiteye sahip biyosürfaktanların (ramnolipitler, surfaktin, mannosilertritol lipitleri, soforolipitler) biyolojik mücadele ajanı ve pestisit çözündürücü adjuvan olarak kullanımı akademik alanda kapsamlı şekilde tartışılmaktadır.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Mars İnsanlı Keşif Faaliyetlerini Desteklemek Amaciyla Uzay Hava Gözlemleri, Modellemesi ve İkaz Sistemleri
Güneş Sistemi içerisindeki gezegenlerin keşfi ve özellikle Mars'a insanlı seferlerin planlanması sürecinde uzay hava olaylarının anlaşılması kritik bir araştırma alanı oluşturmaktadır. Dünya'nın aksine küresel bir manyetosfere ve kalın bir atmosfere sahip olmayan Mars, güneş rüzgarları ve koronal kütle atımları gibi uzay hava olaylarına karşı son derece savunmasızdır. Bu durum, gelecekte Kızıl Gezegen'de kurulacak insanlı üslerin güvenliği, elektrik altyapısı ve astronot sağlığı açısından büyük riskler barındırmaktadır. Mevcut literatürde uzay hava araştırmalarının ağırlıklı olarak Güneş-Dünya etkileşimine odaklandığı, Mars çevresindeki süreçlerin ise parçacık, iyonosfer ve atmosfer dinamikleri bağlamında henüz bütüncül bir yaklaşımla ele alınmadığı görülmektedir.
Tarım Bilimleri · Tarım ve Gıda Bilimleri
İklim Değişikliği ve Tarımsal İşletmelerin Duyarlılığı: İklim Değişikliğinin Tarımsal Verimlilik Üzerindeki Etkisinin Değerlendirilmesi
İklim değişikliğinin tarımsal üretim ve gıda güvencesi üzerindeki etkileri, kalkınma iktisadı ve çevre psikolojisi literatüründe geniş yer tutan temel bir tartışma alanıdır. Özellikle gelişmekte olan ekonomilerde iklimsel değişkenliklerin kırsal hanehalkı gelirleri ve ürün verimliliği üzerindeki olumsuz yansımaları sıklıkla incelenmektedir. Ancak mevcut literatür genellikle gelişmiş ülke senaryolarına veya genel iklim modellerine odaklanmakta, Hindistan gibi iklimsel parametreleri son derece heterojen olan coğrafyalarda ürün bazlı uzun dönemli ampirik çözümlemeler sınırlı kalmaktadır. Bu makale, altmış yıllık dönemsel veriyi kullanarak maruz kalma, duyarlılık ve uyum kapasitesi göstergelerini ürün verimliliğiyle ilişkilendirmekte ve tarımsal işletmelerin kırılganlığını kapsayıcı finansman araçlarıyla hafifletme yönündeki akademik tartışmaya özgün bir katkı sunmaktadır.
Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı
Tümör Avcısı - CAR-T Hücre Tedavisi Füzesi Nereye Yönelecek?
Kimerik antijen reseptörü (CAR) T-hücre tedavisi, hematolojik malignitelerde çığır açan klinik başarılar elde etmiş olsa da katı tümörlerin (solid tümörler) tedavisinde antijen heterojenliği, baskılayıcı tümör mikroçevresi ve on-target off-tumor toksisitesi gibi önemli engellerle karşılaşmaktadır. Alandaki temel bilimsel tartışma, hem terapötik etkinliği maksimize edecek hem de sağlıklı dokulara zarar vermeyecek en kararlı ve özgül tümör antijen hedeflerinin belirlenmesi ve bu hedeflere yönelik direnç mekanizmalarının aşılması etrafında şekillenmektedir.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Kentsel Merkez Veri Tabanı ile Küresel Kentsel Veri Raporlamasında Küresel İnsan Yerleşim Katmanının Belirlediği Yeni Standartlar
Küreselleşen dünyada kentsel alanlar, hem ekonomik büyümenin ve toplumsal gelişimin merkezleri hem de sera gazı emisyonları ile çevresel baskıların birincil kaynaklarıdır. Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA) ve Yeni Kentsel Gündem gibi uluslararası taahhütlerin izlenmesi, gezegen genelinde güvenilir, güncel ve karşılaştırılabilir kentsel verilere ihtiyaç duymaktadır. Ancak mevcut küresel kentsel veri tabanları genellikle demografik göstergelerle sınırlı kalmakta, coğrafi kapsam, zamansal süreklilik ve tematik çeşitlilik açılarından yetersiz kalmaktadır. Bu bağlamda, uydu gözlemleri ve büyük coğrafi veri entegrasyonu, veri açısından zengin ve fakir bölgeler arasındaki uçurumu kapatmak için kritik bir araç haline gelmiştir.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Sağlık ve Hastalık Durumlarında İnsan Bağırsak Mikrobiyotası: İlişkinin Açıklığa Kavuşturulması
İnsan sindirim sisteminde yer alan ve trilyonlarca mikroorganizmadan oluşan bağırsak mikrobiyotası, son yıllarda nöral, endokrin, immünolojik ve metabolik yollarla diğer organ sistemleriyle sürekli iletişim halinde olan kritik bir organ benzeri yapı olarak tanımlanmaktadır. Sağlıklı durumdaki dengeli mikroorganizma dağılımı (öbiyozis) konak immünitesi ve besin metabolizması için hayati önem taşırken; beslenme biçimi, antibiyotik kullanımı ve çevresel etkenlerle oluşan dengesizlikler (disbiyozis) obezite, diyabet, kardiyovasküler rahatsızlıklar, hipertansiyon, enflamatuar bağırsak hastalıkları ve kanser gibi birçok sistemik patolojinin gelişimine zemin hazırlamaktadır.
Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim
Malezya'da Ekoturizm Gelişiminin Sosyo-Ekonomik Etkilerine Yönelik Bir Yapısal Eşitlik Modeli (YEM)
Ekoturizm, gelişmekte olan ülkelerde hem doğal çevrenin korunmasını hem de kırsal toplulukların sosyo-ekonomik refahının artırılmasını hedefleyen sürdürülebilir bir kalkınma aracı olarak ele alınmaktadır. Yoksulluğun azaltılması, yerel istihdamın desteklenmesi ve altyapının geliştirilmesi gibi faydaların yanı sıra, plansız ekoturizm faaliyetlerinin doğal kaynak tahribatı ve kültürel/dini değerlerde bozulma gibi olumsuz çıktılara yol açabildiği tartışılmaktadır. Malezya'nın Terengganu eyaleti özelinde yürütülen bu çalışma, yerel halkın ekoturizm algısını nicel yöntemlerle ölçerek olumlu ve olumsuz sosyo-ekonomik etki boyutlarını Yapısal Eşitlik Modeli çerçevesinde çözümlemeyi amaçlamaktadır.
Mühendislik ve Teknoloji · Bilgisayar ve Elektrik Mühendisliği
Yazılım Tabanlı Rüzgar Enerjisi Potansiyeli Değerlendirmesi: Batı Türkiye'den Bir Vaka Çalışması
Modern enerji ihtiyacının artışı, fosil yakıtların tükenmesi ve çevresel emisyon sorunları, yenilenebilir enerji kaynaklarına olan yönelimi küresel bir zorunluluk haline getirmektedir. Rüzgar enerjisi, temiz ve sürdürülebilir yapısıyla bu dönüşümün merkezinde yer almaktadır. Ancak bir bölgede rüzgar santrali kurulmadan önce, o bölgenin rüzgar rejiminin, hız dağılımının ve türbin teknolojileriyle olan uyumunun teknik yöntemlerle analiz edilmesi yatırım başarısı için kritiktir. Bu makale, Türkiye'nin rüzgar potansiyeli en yüksek bölgelerinden biri olan Çanakkale sahasını ele alarak, hesaplamalı yöntemlerin enerji projeksiyonlarındaki hassasiyetini tartışmaktadır.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
Görsel Estetik ve Sosyal Ticaret Arasındaki İlişkinin Görsel Bilgi Benimseme Tekli Modeli Aracılığıyla İncelenmesi
Sosyal ağların ve görsel odaklı platformların yaygınlaşması, çevrimiçi ticareti akran etkileşimi ve görsel iletişim ağırlıklı bir modele taşımıştır. Dikkat ekonomisinde görsel estetik, kullanıcıların ilgisini çekmede birincil rol oynasa da bunun rasyonel bilgi benimseme ve tüketici tercih mekanizmaları üzerindeki ampirik etkileri yeterince açıklanmamıştır. Bu çalışma, görsel estetiği basit bir çevresel ipucu olmaktan çıkarıp bilişsel bir bilgi kaynağı olarak ele almakta ve ikna süreçlerindeki rolünü araştırmaktadır.
Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim
İtibarın Hissedar Değeri Üzerindeki Etkisi: Marka Değeri Üzerinden Ampirik Bir İnceleme
Modern işletme yönetimi ve kurumsal iletişim yazınında itibar, şirketlerin rekabet avantajı sağlayan en önemli soyut varlıkları arasında konumlandırılmaktadır. Geleneksel olarak bireysel düzeyde ele alınan itibar kavramı, günümüzde paydaş etkileşimleri ve sosyo-kültürel çevre dinamikleriyle birlikte şirketlerin merkezine taşınmıştır. Kurumsal finans ve pazarlama literatürü, güçlü bir itibarın marka değeri ve hissedar değeri ile olan ilişkisini sıkça tartışmaktadır. Bu çalışmanın çıkış noktası, şirket itibarının finansal performans göstergeleri üzerindeki etkisini ampirik olarak test etme ihtiyacıdır. İtibarın doğrudan ölçülmesindeki zorluklar nedeniyle, marka değeri değişimleri bu çalışmada kurumsal itibarın bir vekili olarak ele alınmıştır.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
Grudostroitelnom Proektirovaniyede Landshaftny Podhod
Modern kentleşme süreçleri, hızlı nüfus artışı ve yoğun yapılaşma, doğal çevre ile yapılı çevre arasındaki dengenin korunmasını zorunlu kılmaktadır. Geleneksel şehircilik anlayışının tek tip ve ekonomik öncelikli yaklaşımları, ekolojik sorunların derinleşmesine ve kentsel yaşam kalitesinin düşmesine yol açmaktadır. Bu bağlamda, kentsel planlama çalışmalarında coğrafi ve ekolojik ilkelerin entegre edilmesi, hem ekosistem bütünlüğünün sürdürülmesi hem de yaşanabilir kentsel mekânların oluşturulması açısından kritik bir araştırma alanı olarak öne çıkmaktadır. İnceleme makalesi, peyzaj ekolojisi ve şehircilik disiplinlerinin kesişim kümesinde yer alan bu dönüşümü ele alarak, mekânsal planlamada doğanın rolünü teorik ve pratik düzlemde tartışmaktadır.