Anlatı derlemesi incelemesi

DOI: 10.3389/fsufs.2023.1192422

Afrika'da Sürdürülebilir Gıda İnovasyonunun Sosyo-Kültürel, Ekonomik ve Çevresel Boyutları

Afrika kıtasındaki gıda krizi; hızlı nüfus artışı, iklim değişikliğinin getirdiği çevresel baskılar, COVID-19 pandemisinin artçı etkileri ve tarımsal üretimdeki toplumsal cinsiyet eşitsizlikleri ile karmaşık bir hal almıştır.

Yazar
Never Assan
Yayın
Frontiers in Sustainable Food Systems
Tarih
2023-07-19
01

Makalenin Kapsamı ve Akademik İçeriği

Afrika kıtası, hızlı nüfus artışı, iklim değişikliğinin yarattığı çevresel tahribatlar, gıda kayıpları ve derinleşen sosyo-ekonomik eşitsizlikler nedeniyle kronik bir gıda kriziyle karşı karşıyadır. Küresel gıda sistemlerindeki teknolojik gelişmeler ve sanayileşmiş inovasyon modelleri, gelişmiş ülkelerde gıda güvenliği ve verimliliğini artırmada başarılı sonuçlar verse de Afrika'nın özgün yapısına tam olarak uyum sağlayamamaktadır. Kıta genelinde gıda üretiminin ve tedarik zincirinin büyük ölçüde küçük ölçekli çiftçiler ile kayıt dışı sektör üzerinden yürütülmesi, geleneksel yaklaşımların dışlandığı ve yalnızca yüksek teknolojiye dayanan inovasyon politikalarının yetersiz kalmasına yol açmaktadır. Bu durum, Afrika'da gıda sistemlerinin sürdürülebilir dönüşümü için sosyo-kültürel, ekonomik ve çevresel etkenlerin birlikte ele alındığı yeni bir analitik çerçevenin geliştirilmesini zorunlu kılmaktadır.

Bu çalışma, Afrika bağlamında sürdürülebilir gıda inovasyonunu şekillendiren sosyo-kültürel, ekonomik ve çevresel boyutları nitel ve kavramsal bir derleme yaklaşımıyla çözümlemeyi amaçlamaktadır. Derleme kapsamında; küresel gıda inovasyon literatürü ile Afrika'daki tarımsal üretim gerçekleri karşılaştırmalı olarak incelenmiş, Bütünleşik İnovasyon Modeli üzerinden analitik bir yapı kurulmuştur. Araştırmada iklim değişikliği baskısı, yerel bilgi sistemleri, geleneksel gıda maddeleri, gıda kültürü ve tarımda toplumsal cinsiyet dinamiklerinin gıda inovasyonu süreçlerine etkisi sentezlenmiştir. Ayrıca gelişmiş ülkelerdeki Yapay Zekâ, nano-ambalajlama ve termal olmayan gıda işleme teknolojileri gibi küresel eğilimlerin Afrika'daki küçük ölçekli tarım işletmelerine uyarlanabilirliği ve sınırları tartışılmıştır.

Elde edilen teorik sentez ve bulgular, Afrika'da sürdürülebilir gıda inovasyonunun yalnızca laboratuvar temelli araştırmalara veya genetik teknolojilere indirgenemeyeceğini göstermektedir. Yerel ve geleneksel bilgi sistemlerinin (IKS) belgelenmesi ve gıda işleme ile muhafaza süreçlerine entegre edilmesi, küçük ölçekli üreticilerin iklim şoklarına karşı direncini artırmada kilit bir rol oynamaktadır. Bununla birlikte, Afrika tarımında işgücünün en büyük kısmını oluşturan kadınların toprağa ve üretim kaynaklarına erişimdeki kısıtlılıkları, gıda işleme ve değer zinciri inovasyonlarının önünde temel bir engel teşkil etmektedir. Hasat sonrası kayıpların azaltılması, yerel gıda çeşitlerinin ticari değere dönüştürülmesi ve toplumsal cinsiyete duyarlı politikaların uygulanması, kıtadaki gıda güvenliğinin sağlanmasında öncelikli bulgular olarak öne çıkmaktadır.

Tartışma ve sonuç bölümünde, dışarıdan dayatılan teknoloji transferleri yerine çiftçi liderliğindeki yerel inovasyon süreçlerinin desteklenmesi gerektiği vurgulanmaktadır. İklim akıllı tarım uygulamaları, geleneksel gıda kültürünün korunması ve kadın üreticilerin güçlendirilmesi, gıda sistemlerinin bütüncül dönüşümünü sağlamada kritik bir birleşim sunmaktadır. Bu çalışma, literatürde Afrika gıda güvenliği tartışmalarını dar bir teknik-üretim odaklılıktan kurtararak sosyo-kültürel ve çevresel katmanları içeren kapsayıcı bir boyuta taşımaktadır. Türk araştırmacılar ve gıda sistemleri uzmanları için makale, gelişmekte olan ülkelerdeki gıda politikaları, yerel bilgi entegrasyonu ve sürdürülebilir değer zinciri tasarımlarına yönelik teorik ve ampirik çalışmalara sağlam bir kavramsal zemin hazırlamaktadır.

Araştırmanın amacı

Bu çalışma, Afrika'da sürdürülebilir gıda inovasyonunu biçimlendiren sosyo-kültürel, ekonomik ve çevresel dinamikleri incelemeyi ve kıtanın özgün şartlarına uygun kapsayıcı gıda sistemleri modellerini kavramsal olarak çözümlemeyi amaçlamaktadır(Assan, 2023).

İnceleme ve modelleme yöntemi

Bu çalışma, Afrika'da sürdürülebilir gıda inovasyonunu yönlendiren sosyo-kültürel, ekonomik ve çevresel unsurları kavramsal bir çerçevede ele alan nitel bir derleme çalışmasıdır(Assan, 2023).

Kuramsal ve kavramsal çerçeve

Çalışma, Lawson ve Samson (2001) tarafından geliştirilen Bütünleşik İnovasyon Modeli ve kapsayıcı inovasyon kuramsal çerçevesini temel almaktadır. İnovasyonu yalnızca teknolojik ve sanayi odaklı bir ürün/süreç yeniliği olarak değil; sosyal, kültürel, çevresel ve toplumsal cinsiyet boyutlarını içeren çok etkenli bir dinamik kapasite ve sistem dönüşümü olarak ele almaktadır.

Makalenin ele aldığı literatür

Makalede, gelişmiş ülkelerdeki gıda inovasyonu dinamikleri (FAO, Hassoun ve ark., Valoppi ve ark.) ile Afrika'daki küçük ölçekli tarım ve geleneksel gıda sistemleri literatürü (Boserup, Juma ve ark., Matsika, Zwane, AATF) karşılaştırmalı olarak değerlendirilmektedir. Ayrıca gıda kaybı ve israfı, iklim akıllı tarım, yerel bilgi sistemleri ve toplumsal cinsiyetin gıda üretimine etkisi alanındaki temel çalışmalar sentezlenmektedir.

Araştırmanın Bulguları

01

Afrika'da sürdürülebilir gıda inovasyonu tartışmaları; kıtanın zengin kültürel çeşitliliği, dini inançlar, sosyo-ekonomik koşullar ve ekolojik bölge mimarisi gibi çok yönlü unsurlar tarafından şekillendirilmektedir(Assan, 2023).

02

Tarımsal ürünlerin hasat sonrası işlenmesi, depolanması ve dağıtım süreçlerindeki yenilikçi yöntemler, gıda kayıplarını en aza indirerek küçük ölçekli tarım sektörünün verimliliğini ve karlılığını artırmaktadır(Assan, 2023).

03

Kırsal alandaki birincil üretim ve ticarileştirme süreçlerine ekolojik bilginin entegre edilmesi, Afrika çiftçilerinin rekabet gücünü artırmakta ve hane halkı refah düzeyine doğrudan katkı sunmaktadır(Assan, 2023).

04

Geleneksel ve yerel bilgi sistemleri, Afrika'da sürdürülebilir gıda inovasyonlarının temelini oluşturmakta, yerel toplulukların kendi gıda sistemlerini yönetmelerine ve özgün çözümler üretmelerine olanak tanımaktadır(Assan, 2023).

05

Afrika tarımsal iş gücünün çoğunluğunu oluşturan kadınların gıda işleme ve pazarlama süreçlerindeki rolünün desteklenmesi, toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamakla kalmayıp gıda güvenliğini de güçlendirmektedir(Assan, 2023).

02

Bulguların Tartışılması ve Araştırmanın Sonucu

Bulguların Yazarlar Tarafından Yorumlanışı

İnceleme, Afrika gıda sistemlerinde inovasyonun yalnızca ileri teknoloji ve genetik araştırmalara dayandırılamayacağını, kırsal toplulukların sosyo-kültürel dinamikleri ve geleneksel gıda işleme yöntemleriyle doğrudan ilintili olduğunu göstermektedir. Gelişmiş ülkelerdeki teknoloji odaklı çözümlerin aksine, Afrika ölçeğinde küçük üreticilerin ihtiyaçlarına yanıt veren, iklim şoklarına karşı dirençli ve ekolojik sürdürülebilirliği gözeten bütüncül bir yaklaşımın gerekliliği belirginleşmektedir.

Yazar, Afrika kıtasındaki hızlı nüfus artışı ve iklim değişikliği baskısının gıda krizini derinleştirdiğini, bu duruma karşı geliştirilecek yenilikçi çözümlerin mutlaka yerel bağlama uyarlanması gerektiğini açıklamaktadır. Batı merkezli modernleşme modellerinin ticarileşme odaklı baskıları yerine, toplumsal cinsiyet eşitliğini gözeten, kadın üreticilerin konumunu güçlendiren ve yerel bilgi birikimini merkeze alan katılımcı inovasyon mekanizmalarının hayata geçirilmesi zorunluluğu vurgulanmaktadır.

Tartışma bölümünde mevcut literatürle kurulan ilişkiler çerçevesinde, Ludwig ve Macnaghten (2020) ile Foster ve Heeks (2013) tarafından öne sürülen kapsayıcı inovasyon kuramı referans alınmakta ve inovasyonun marjinalleşmiş gruplara fırsat eşitliği sunması gerektiği vurgulanmaktadır. Ayrıca Jurgilevich ve arkadaşlarının (2016) döngüsel gıda ekonomisi yaklaşımı ile Boskovic ve meslektaşlarının (2013) birincil üretim ve kaynak verimliliği analizleri Afrika'daki yerel bilgi sistemlerinin gücüyle harmanlanarak literatüre özgün bir kavramsal çerçeve kazandırılmaktadır.

Sonuç olarak çalışma, Afrika'da sürdürülebilir gıda güvenliğinin sağlanabilmesi için dışarıdan zorlanan teknoloji transferleri yerine çiftçi liderliğinde gelişen ve geleneksel mirası koruyan politikalara öncelik verilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Küçük ölçekli gıda üreticilerinin ve kadınların karar alma mekanizmalarına katılımı desteklenmediği sürece tarımsal dönüşümün kalıcı olamayacağı belirtilerek, gelecekteki araştırmalar için disiplinler arası ve katılımcı bir inceleme alanı tanımlanmaktadır.

Bulguların Önceki Araştırmalarla Karşılaştırılması

Ludwig ve Macnaghten (2020), kapsayıcı inovasyonun modernleşme vaatlerinin ötesine geçerek marjinalleştirilmiş grupların haklarını gözetmesi gerektiğini savunurken; yazar Afrika gıda sistemlerinde yerel bilgi birikiminin bu kapsayıcılığı sağlamadaki kritik işlevini vurgulamaktadır(Assan, 2023).

Jurgilevich ve arkadaşları (2016), döngüsel ekonominin gıda kaybı ve israfını azaltarak kaynak kullanım verimliliğini artırdığını öne sürerken; yazar bu yaklaşımın Afrika genelindeki geleneksel gıda zincirlerine uyarlanarak biyolojik çeşitliliğin korunmasına katkı sunacağını belirtmektedir(Assan, 2023).

Boskovic ve meslektaşları (2013), gelişmekte olan ülkelerdeki kırsal nüfusun temel gıda üretiminde geniş kaynaklara sahip olmasına rağmen teknolojik bilgi eksikliği nedeniyle kaynak kullanımının yetersiz kaldığını vurgularken; yazar geleneksel bilgiyle desteklenen yerel inovasyonların bu verimlilik açığını kapatabileceğini savunmaktadır(Assan, 2023).

Sonuç Bölümünün Sunduğu Çıkarımlar

Sürdürülebilir gıda inovasyonu, Afrika'nın gıda sistemlerini dönüştürmede ve kapsayıcı, dirençli ile sürdürülebilir kırsal kalkınmayı sağlamada stratejik bir kaldıraç niteliğindedir. Dış kaynaklı ve dayatmacı teknoloji transferleri yerine; küçük ölçekli üreticileri, kadınları ve yerel bilgi birikimini merkeze alan, iklim değişikliğine uyumlu ve sosyo-kültürel dokuyla barışık politikaların uygulanması hayati bir zorunluluktur(Assan, 2023).

Literatür Taraması İçin Sunduğu Çerçeve

Bu çalışma, Afrika'daki gıda krizine yönelik çözüm arayışlarında Batı merkezli teknolojik modernleşme söylemlerine karşıt olarak, kıtanın özgün sosyo-kültürel, ekonomik ve ekolojik dinamiklerini merkeze alan kavramsal bir çerçeve sunmaktadır. Literatürde genellikle sanayileşmiş ülkelerin yüksek teknoloji, yapay zeka ve genetik düzenleme odaklı gıda inovasyonu yaklaşımlarının gelişmekte olan ülkelere doğrudan aktarılması hedeflenirken, bu eser söz konusu yaklaşımın yetersizliğini ve potansiyel olumsuz sonuçlarını tartışmaya açmaktadır. Çalışma, küçük ölçekli üreticilerin yerel bilgi birikimini, geleneksel gıda işleme yöntemlerini ve tarımsal süreçlerdeki kadın emeğini bütüncül bir yapıda ele alarak gıda sistemleri dönüşümüne ilişkin akademik söyleme özgün bir boyut kazandırmaktadır.

İncelenen eser, tarımsal inovasyon sistemleri ve kapsayıcı inovasyon literatüründe yer alan temel teorik yaklaşımları genişleterek Afrika bağlamına uyarlamaktadır. Ludwig ve Macnaghten (2020) ile Foster ve Heeks (2013) tarafından geliştirilen kapsayıcı inovasyon ve yerel ekolojik bilgi modelleri, çalışmanın kuramsal omurgasını oluşturmaktadır. Yazar, önceki araştırmaların teknolojinin benimsenmesi ve verimlilik artışı üzerine odaklanan dar kapsamlı bakış açısını eleştirerek; geleneksel gıda sistemlerinin, toplumsal cinsiyet dinamiklerinin ve iklim değişikliği şoklarına karşı dirençliliğin sürece dahil edildiği çok faktörlü bir değerlendirme modeli sunmaktadır. Böylece mevcut literatürdeki teknoloji odaklı yaklaşım ile yerel toplumsal gerçeklikler arasındaki boşluk doldurulmaktadır.

Sürdürülebilir gıda sistemleri ve tarımsal kalkınma alanında literatür taraması yapan araştırmacılar için bu çalışma, Afrika kıtasındaki gıda güvencesizliği ve krizlerle mücadelede çok boyutlu bir analiz kılavuzu işlevi görmektedir. Eser, küresel gıda sistemlerindeki teknolojik gelişmeler ile Afrika'daki küçük ölçekli üreticilerin yaşadığı sosyo-ekonomik ve çevresel gerçeklikler arasındaki farkları belirginleştirmekte ve literatürde göz ardı edilen geleneksel bilgi birikimi ile kadınların tarladan sofraya uzanan süreçteki belirleyici rolünü sistematik bir biçimde sentezlemektedir. Bu durum, gelecekteki ampirik ve kuramsal araştırmalar için sağlam bir literatür zemini ve kavramsal çerçeve sunmaktadır.

Kaynakça

  1. Ludwig, D., & Macnaghten, P. (2020). Traditional ecological knowledge in innovation governance: a framework for responsible and just innovation. Journal of Responsible Innovation, 7(1), 26-44. https://doi.org/10.1080/23299460.2019.1676686
  2. Jurgilevich, A., Birge, T., Kentala-Lehtonen, J., Korhonen-Kurk, K., Pietikäinen, J., Saikku, L., & Schösler, H. (2016). Transition towards circular economy in the food system. Sustainability, 8(1), 69. https://doi.org/10.3390/su8010069
  3. Boskovic, J., Zecevic, V., Galonja-Coghill, T., Matkovic, M., Trkulja, N., & Vukasinovic, D. (2013). Assessing ecological aspects of biosaffety of genetically modified crops to environment. Acta Agriculturae Serbica, 18(35), 143-167.
03

Tez ve Makale Araştırmalarında Kullanım

Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki üç araştırma taslağına dönüştürülmüştür.

01

Tez veya makalede kullanım · literatüre-review

Afrika'da gıda güvencesizliği ve krizlerle mücadelede geleneksel bilgi sistemleri ile küçük ölçekli üreticilerin yerel inovasyon kapasitesi kritik önem taşımaktadır.

Tezin literatür taraması bölümünde, Afrika gıda sistemlerindeki dönüşümün sanayileşmiş ülkelerin yüksek teknoloji çözümlerinden ziyade yerel koşullara uyarlanmış geleneksel bilgi birikimiyle desteklenmesi gerektiği iddiası temellendirilir(Assan, 2023).

Küçük Ölçekli Kadın Üreticilerin Geleneksel Gıda İşleme İnovasyonlarındaki Rolü ve Hane Halkı Refahına Etkisi

Araştırma sorusu
Afrika kırsalındaki küçük ölçekli kadın üreticilerin uyguladığı geleneksel gıda işleme ve muhafaza inovasyonları hane halkı gıda güvencesini nasıl etkilemektedir?
Yöntem taslağı
Karma yöntem deseni kullanılarak nicel hane halkı anketleri ve nitel odak grup görüşmeleri yürütülür. Örneklem büyüklüğü istatistiksel güç analizi ile belirlenirken, nitel görüşmelerde veri doygunluğuna ulaşılması esas alınır. Nicel veriler regresyon analiziyle, nitel veriler ise tematik analiz yöntemiyle çözümlenir.

Makaleyle bağlantısı: Makalede Afrika'daki gıda üretim ve işleme süreçlerinin %60'tan fazlasının kadınlar tarafından yürütüldüğü ve geleneksel bilginin gıda güvencesindeki stratejik rolü vurgulandığından bu araştırma önerisi türetilmiştir(Assan, 2023).

02

Tez veya makalede kullanım · Kavramsal çerçeve

Tarımsal gıda değer zincirlerinde toplumsal cinsiyet odaklı yaklaşım ve kadınların güçlendirilmesi, sürdürülebilir gıda inovasyonlarının başarısı için zorunludur.

Kavramsal çerçeve oluşturulurken, tarımsal üretimin ve gıda işlemenin büyük oranını üstlenen kadınların karar alma mekanizmalarına katılımının inovasyon kapasitesini doğrudan etkilediği vurgulanır(Assan, 2023).

İklim Değişikliği Karşısında Yerel Ekolojik Bilgiye Dayalı Hasat Sonrası Depolama İnovasyonlarının Değerlendirilmesi

Araştırma sorusu
Kırsal toplulukların iklim şoklarına karşı yerel ekolojik bilgi ile geliştirdikleri hasat sonrası depolama teknikleri gıda kayıplarını azaltmada ne derece etkilidir?
Yöntem taslağı
Çoklu durum çalışması (multi-case study) deseni tasarlanır. Farklı agro-ekolojik bölgelerden seçilen kırsal topluluklarda yarı yapılandırılmış mülakatlar ve doğrudan gözlem yapılır. Örneklem seçimi veri doygunluğu ilkesine göre gerçekleştirilir ve elde edilen veriler nitel içerik analiziyle değerlendirilir.

Makaleyle bağlantısı: Makalenin yerel bilgi sistemlerinin ve hasat sonrası teknolojilerin gıda kayıplarını en aza indirmedeki rolüne ilişkin sunduğu kavramsal çerçeveden ve iklim değişikliği uyarısından türetilmiştir(Assan, 2023).

03

Tez veya makalede kullanım · Tartışma

Sürdürülebilir gıda inovasyonu, kapsayıcı ve dirençli kırsal kalkınmanın sağlanmasında stratejik bir dönüşüm aracı olarak işlev görmektedir.

Tezin tartışma bölümünde, ampirik bulgular yorumlanırken gıda sistemlerindeki iyileşmenin tek başına ürün artışına değil, sosyo-kültürel ve çevresel dinamiklerle uyumlu bütüncül bir inovasyon stratejisine bağlı olduğu savunulur(Assan, 2023).

Gelişmekte Olan Bölgelerde Kapsayıcı Tarımsal İnovasyon Stratejilerinin Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarına Katkısı

Araştırma sorusu
Küçük ölçekli tarım işletmelerinde uygulanan kapsayıcı inovasyon modelleri Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları ile ne şekilde bütünleşmektedir?
Yöntem taslağı
Açımlayıcı sıralı karma yöntem tasarlanır. İlk aşamada tarımsal kooperatif üyelerine yönelik anket uygulanır (örneklem büyüklüğü güç analizi ile hesaplanır). İkinci aşamada kilit paydaşlarla derinlemesine mülakatlar gerçekleştirilir (veri doygunluğuna kadar). İstatistiksel analizler için yapısal eşitlik modellemesi, nitel veriler için sürekli karşılaştırma analizi kullanılır.

Makaleyle bağlantısı: Makalenin son bölümünde inovasyonun stratejik kullanımının kapsayıcı ve dirençli kırsal kalkınmanın motoru olduğu yönündeki çıkarımına dayanmaktadır(Assan, 2023).