Nicel araştırma makalesi incelemesi
DOI: 10.3389/fenvs.2022.982132Çevre Koruma Vergisi, Kurumsal ESG Performansı ve Yeşil Teknolojik Yenilik
Çevre koruma düzenlemeleri ve piyasa tabanlı kamusal politika araçlarının işletmelerin çevresel, sosyal ve kurumsal yönetim (ESG) performansları ile yeşil teknoloji inovasyonu üzerindeki etkileri, sürdürülebilir iktisat ve çevre yönetimi literatüründe temel bir tartışma konusudur.
Makalenin anahtar kelimeleri
- Yazar
- Jing Li & Shiyu Li
- Yayın
- Frontiers in Environmental Science
- Tarih
- 2022-08-31
Makalenin Kapsamı ve Akademik İçeriği
Sanayileşme ve hızlı ekonomik büyüme, küresel ölçekte doğal kaynakların tükenmesine ve çevresel tahribatın artmasına yol açmıştır. İşletmelerin finansal performanslarının yanı sıra çevresel, sosyal ve kurumsal yönetim (ESG) sorumluluklarını ölçen analitik çerçeveler, sürdürülebilir kalkınmanın sağlanmasında kritik bir rol oynamaktadır. Çin Hükümeti'nin 2018 yılında yürürlüğe koyduğu çevre koruma vergisi, kirletici emisyon üreten firmaların dışsal maliyetlerini içselleştirerek çevresel farkındalığı yükseltmeyi ve yeşil dönüşümü hızlandırmayı hedeflemiştir. Ancak kamu politikası araçlarının firmaların yeşil teknoloji inovasyonları ile ESG performansları üzerindeki bileşik etkisi ve bu değişkenler arasındaki nedensel aktarım mekanizmaları yazında henüz yeterince açıklığa kavuşturulmamış bir araştırma alanı oluşturmaktadır.
Bu çalışmanın temel amacı, Çin'deki çevre koruma vergisi reformunun işletmelerin ESG performansı ve yeşil teknolojik yenilikleri üzerindeki etkisini ampirik olarak çözümlemek ve ESG performansının bu süreçteki aracı rolünü saptamaktır. Araştırma kapsamında 2016-2020 yılları arasında Çin A-hisselerine kote işletmelerden elde edilen 4.560 gözlemlik panel veri seti kullanılmıştır. Politika değişiminin net etkisini ölçmek amacıyla ağır kirletici sektörlerde yer alan işletmeler deney grubu, kirletici olmayan sektörlerdeki işletmeler ise kontrol grubu olarak belirlenerek farkların farkı (Difference-in-Differences - DID) yöntemi uygulanmıştır. Yeşil teknoloji inovasyonu OECD ve WIPO yeşil patent sınıflandırmasına dayalı patent başvuru sayılarıyla, ESG performansı ise Bloomberg veritabanı skorlarıyla ölçülmüştür. Paralel trend varsayımı ve plasebo testleri ile modelin güvenilirliği doğrulanmıştır.
Ampirik analiz sonuçları, çevre koruma vergisinin Çinli işletmelerin yeşil teknolojik yenilik seviyelerini ve genel ESG performanslarını istatistiksel olarak anlamlı biçimde artırdığını göstermektedir. Aracılık analizi, ESG performansının vergi politikası ile yeşil inovasyon arasında kısmi bir aracı değişken rolü üstlendiğini ortaya koymaktadır. ESG boyutları ayrıştırıldığında, çevresel (E) ve sosyal (S) performansın aracılık etkisine sahip olduğu, buna karşın kurumsal yönetim (G) boyutunun anlamlı bir aracılık sergilemediği tespit edilmiştir. Mülkiyet yapısına göre yapılan heterojenlik analizinde, çevre koruma vergisinin devlet bünyesindeki işletmelerde (SOE) doğrudan yeşil inovasyonu artırdığı, devlet dışı işletmelerde (non-SOE) ise öncelikle ESG performansını yükselttiği belirlenmiştir. Bölgesel düzeyde ise yüksek vergi standartlarına sahip doğu bölgesindeki firmalarda ESG performansının tam aracılık rolü üstlendiği saptanmıştır.
Elde edilen bulgular, çevresel düzenlemelerin piyasa bazlı mekanizmalarla inovasyon telafi etkisi yarattığını öne süren Porter hipotezini ve çifte temettü kuramını destekler niteliktedir. Çalışma, çevre koruma vergisinin yalnızca doğrudan kirletici azaltımını değil, aynı zamanda firmaların ESG kanalıyla finansman kısıtlarını hafifleterek yeşil teknoloji üretme kapasitelerini geliştirdiğini doğrulamaktadır. Yazarın ulaştığı sonuçlar, kamu otoritelerinin bölgesel ve sektörel farklılıkları gözeten kademeli vergi oranı artışları yapması, vergiye tabi kirletici kapsamını inşaat gürültüsü ve ışık kirliliği gibi alanlara genişletmesi gerektiğini göstermektedir. Bu çerçevede çalışma, gelişmekte olan ekonomilerde çevre vergisi politikalarının ESG ve yeşil inovasyon üzerindeki aktarım kanallarını bütüncül bir yaklaşımla çözümleyerek literatüre özgün bir katkı sunmaktadır.
Araştırmanın amacı
Çalışmanın temel amacı, Çin'de 2018 yılında yürürlüğe giren çevre koruma vergisinin A-hisselerine kote firmaların ESG performansı ve yeşil teknolojik yeniliği üzerindeki etkisini incelemek ve ESG performansının bu ilişkideki aracılık rolünü ortaya koymaktır(Li & Li, 2022).
İnceleme ve modelleme yöntemi
Çalışmada, 2018 yılında Çin'de yürürlüğe giren çevre koruma vergisi reformunun işletmelerin ESG performansı ve yeşil teknolojik inovasyonları üzerindeki net etkilerini değerlendirmek üzere farkların farkı (Difference-in-Differences - DID) yöntemi kullanılmıştır. Politikanın dışsal bir şok olarak ele alındığı bu modelde, bireysel ve zamansal sabit etkiler kontrol edilerek vergi reformunun kirletici sektörler üzerindeki nedensel etkisi ampirik olarak test edilmiştir(Li & Li, 2022).
Kuramsal ve kavramsal çerçeve
Çalışma, Pigou'nun dışsallık kuramı, Tullock ve Pearce'ın ifade ettiği çifte temettü (double dividend) hipotezi, Porter hipotezi, Schumpeter'in inovasyon kuramı ve paydaş kuramına (stakeholder theory) dayanmaktadır. Çevre koruma vergisi dışsal çevre maliyetlerini içselleştirerek firmaları teknolojik inovasyona yöneltmekte ve paydaş taleplerine uyum çerçevesinde ESG performansını yükseltmektedir.
Makalenin ele aldığı literatür
Çalışma, çevre vergilerinin çevresel ve sosyal temettü etkilerini inceleyen Baumol ve Oates (1988), Sabuj (2010) ve He (2019) gibi araştırmacıların yanı sıra, çevre düzenlemelerinin firma performansı üzerindeki etkilerini tartışan Gary (1987), Barbera (1990) ve Berman ve Bui (2001) literatürüne dayanmaktadır. Ayrıca çevre vergisi ile yeşil inovasyon ilişkisinde Acemoglu vd. (2012), Yu vd. (2021) ve Huang vd. (2022) çalışmalarına; ESG performansı ile finansal/kurumsal davranış ilişkisinde ise Fatemi vd. (2017), Li vd. (2018) ve Tan ile Zhu (2022) tarafından yürütülen araştırmalara doğrudan atıfta bulunmaktadır.
Araştırma Tasarımı
- Evren veya inceleme alanı
- Çin borsalarında (A-hisseleri) işlem gören ve çevre koruma vergisi uygulamasından doğrudan ya da dolaylı etkilenen halka açık sanayi ve hizmet sektörü şirketleri.
- Örneklem veya araştırma materyali
- 2016-2020 yılları arasında verilerine ulaşılabilen, ST ve ST* statüsünde olmayan, finans ve sigorta sektörleri dışındaki şirketlerden oluşan ve toplamda 4.560 gözlem içeren veri seti. Tedavi grubunu çelik, çimento, kömür ve metalürji gibi ağır kirletici 16 sektör oluştururken; kontrol grubunu kültür, eğlence, taşımacılık, toptan/perakende ve kiralama hizmetleri oluşturmaktadır.
- Veri toplama süreci
- Şirketlerin yeşil patent başvuru sayıları Çin Araştırma Veri Hizmetleri (CNRDS) veri tabanından; kurumsal ESG performans skorları Bloomberg veri tabanından; firma büyüklüğü, borçluluk oranı, aktif karlılığı, mülkiyet yapısı ve pay yoğunlaşması gibi finansal kontrol değişkenleri ise WIND veri tabanından derlenmiştir.
- Veri analiz yöntemi
- Verilerin analizinde farkların farkı (DID) regresyon modeli uygulanmıştır. Paralel eğilim varsayımının sınanması için dinamik etki analizi gerçekleştirilmiştir. Ayrıca, ESG performansının ve alt boyutlarının (E, S, G) aracılık rollerini belirlemek amacıyla aşamalı aracılık regresyon modelleri kurulmuştur. Bulguların güvenirliğini test etmek için alternatif değişken kullanımı, %10 oranında rastgele örneklem sansürleme ve plasebo testi gibi sağlamlık analizleri yürütülmüştür.
Araştırmanın Bulguları
Çin'de 2018 yılında uygulamaya konulan çevre koruma vergisi, ağır kirletici sektörlerde faaliyet gösteren firmaların yeşil teknolojik yenilik faaliyetlerini ve genel ESG performans puanlarını istatistiksel olarak anlamlı ve olumlu bir şekilde artırmaktadır(Li & Li, 2022).
Çevre koruma vergisinin ESG performansını artırıcı etkisi temel olarak çevresel (E) ve sosyal (S) sorumluluk performanslarındaki iyileşmelerden kaynaklanmakta olup, kurumsal yönetişim (G) skoru üzerinde kısa vadede anlamlı bir etki oluşturmamaktadır(Li & Li, 2022).
Vergi reformu, devlet mülkiyetindeki işletmelerin (SOE) yeşil teknolojik yenilik kapasitesini güçlü bir şekilde teşvik ederken, bu kurumlarda yerleşik sosyal sorumluluk düzeylerinin yüksek olması sebebiyle ESG performanslarında ek bir artış yaratmamıştır(Li & Li, 2022).
Bölgesel heterojenlik analizine göre, çevre koruma vergisi Doğu Çin'deki işletmelerin ESG performansını anlamlı şekilde iyileştirmekte ve bu bölgede ESG performansı, vergi reformu ile yeşil inovasyon arasındaki ilişkide tam aracılık görevi üstlenmektedir(Li & Li, 2022).
Bulguların Tartışılması ve Araştırmanın Sonucu
Bulguların Yazarlar Tarafından Yorumlanışı
Yapılan ampirik analizler, Çin'deki çevre koruma vergisi uygulamasının kirletici firmaların yeşil teknolojik inovasyon faaliyetlerini ve kurumsal ESG performanslarını anlamlı düzeyde artırdığını göstermektedir. Bu bulgu, çevre vergilerinin firmalar üzerinde yalnızca bir maliyet unsuru olmadığını, aynı zamanda yenilikçi kapasiteyi tetikleyen yönlendirici bir güce sahip olduğunu ortaya koymaktadır.
Yazarlar, çevre koruma vergisinin ESG performansı üzerindeki olumlu etkisini, firmaların vergi yükümlülüklerini azaltmak ve toplum nezdinde meşruiyet kazanmak amacıyla çevresel süreçlerini optimize etme motivasyonuyla açıklamaktadır. Vergi baskısı altındaki firmalar, atık yönetimi ve kaynak verimliliği yatırımlarını hızlandırarak hem çevre performanslarını hem de sosyal güvenilirliklerini pekiştirmektedir.
Elde edilen sonuçlar literatürdeki mevcut teorilerle de yakından ilişkilidir; özellikle Porter hipotezinin öngördüğü, iyi tasarlanmış çevresel düzenlemelerin firmaların üretkenliğini ve yenilikçi çıktılarını artıracağı tezi ampirik olarak doğrulanmaktadır. Ayrıca, ESG'nin alt boyutlarına inildiğinde vergi reformunun kurumsal yönetişimden ziyade çevresel ve sosyal puanları iyileştirdiği görülmektedir.
Sonuç olarak, çevre koruma vergisi yalnızca doğrudan emisyon azaltımını sağlamakla kalmamakta, aynı zamanda kurumsal ESG aracılığıyla uzun vadeli yeşil dönüşümü destekleyen bir katalizör işlevi görmektedir. Ancak bu mekanizmanın etkinliği, firmaların mülkiyet haklarına ve faaliyet gösterdikleri bölgelerin pazar olgunluğuna göre ciddi yapısal farklılıklar ve heterojen duyarlılıklar barındırmaktadır.
Bulguların Önceki Araştırmalarla Karşılaştırılması
Çalışmada elde edilen bulgular, çevre koruma vergisinin devlete ait işletmelerde (SOE) yeşil inovasyonu teşvik ettiğini ortaya koyarak Huang ve diğerlerinin (2022) ulaştığı ve devlet işletmelerinin bu vergi karşısında daha az duyarlı olduğunu öne süren ampirik sonuçlarla doğrudan çelişmektedir. Yazarlar bu durumu devlet işletmelerinin finansal kaynaklara erişim kolaylığına bağlamaktadır(Li & Li, 2022).
Araştırmada çevre koruma vergisinin kurumsal ESG performansını iyileştirdiğine yönelik elde edilen ampirik kanıtlar, Chen ve diğerlerinin (2022) Çin bağlamında çevre odaklı düzenlemelerin kurumsal sürdürülebilirlik yatırımları ve ESG performansı üzerindeki olumlu etkilerini gösteren literatür bulgularıyla paralellik sergilemektedir(Li & Li, 2022).
Sonuç Bölümünün Sunduğu Çıkarımlar
Araştırma, Çin'de uygulanan çevre koruma vergisinin ağır kirletici işletmelerin yeşil teknolojik yeniliklerini ve sürdürülebilirlik performanslarını artırmada stratejik bir politika aracı olduğunu kanıtlamaktadır. Bu etki mülkiyet yapılarına ve coğrafi bölgelere göre değişmekte olup, verginin çevre dostu dönüşümü tetiklemedeki gücü Doğu Çin'de ve devlet mülkiyetindeki işletmelerde daha belirgindir. Politika yapıcıların vergi oranlarını kademeli olarak yükseltmesi ve vergilendirme kapsamını genişletmesi önerilmektedir(Li & Li, 2022).
Literatür Taraması İçin Sunduğu Çerçeve
Bu makale, çevre ekonomisi ve yeşil finans literatüründe kamusal politika araçlarının firma düzeyindeki stratejik yansımalarını inceleyen çalışmalar arasında kritik bir köprü işlevi görmektedir. Geleneksel olarak çevre vergilerinin firmalar üzerinde yalnızca bir maliyet yükü oluşturduğunu savunan neoklasik yaklaşımlar ile çevre düzenlemelerinin yenilikçi yatırımları teşvik edeceğini öngören Porter hipotezi arasındaki teorik gerilimi ampirik verilerle çözümlemektedir. Çalışma, 2018 Çin çevre koruma vergisi reformunu doğal bir deney olarak ele alarak, vergi yükümlülüklerinin işletmelerin yeşil inovasyon süreçlerine olan etkisini sadece doğrudan bir etki olmaktan çıkarıp, kurumsal sürdürülebilirlik (ESG) performansı üzerinden dolaylı bir mekanizmayla açıklamaktadır. Bu yönüyle araştırma, kurumsal yönetim, sosyal sorumluluk ve çevre politikalarının mikro-ekonomik düzeyde nasıl etkileşime girdiğini gösteren bütüncül bir model sunmaktadır.
Araştırma, Pigou'nun negatif dışsallıkların vergilendirilmesi kuramına ve Tullock ile Pearce tarafından geliştirilen 'çifte temettü' (double dividend) yaklaşımına dayanmaktadır. Önceki ampirik literatürde çevre vergilerinin firma performansı üzerindeki etkileri tartışmalı olup, bazı çalışmalar vergi yükünün üretkenliği düşürdüğünü savunurken, Berman ve Bui (2001) gibi çalışmalar çevre düzenlemelerinin verimliliği artırdığını iddia etmektedir. Bu çalışma, söz konusu tartışmaları kurumsal düzeydeki ESG performansı aracı değişkeni ile genişleterek önceki çalışmalardan ayrışmaktadır. Yazar, sadece finansal performansa odaklanan geleneksel literatürü aşarak, çevre koruma vergisinin firmaların çevresel (E) ve sosyal (S) sorumluluklarını nasıl harekete geçirdiğini ve bu kanal vasıtasıyla yeşil patent başvurularını nasıl artırdığını göstererek Porter hipotezinin geçerliliğini modern bir kurumsal sürdürülebilirlik çerçevesinde yeniden doğrulamaktadır.
Bu çalışma, gelişmekte olan piyasalarda sürdürülebilir kalkınma ve yeşil dönüşüm politikalarının etkinliğini değerlendiren literatür taramalarına çok boyutlu ve özgün bir katkı sağlamaktadır. Özellikle kamusal vergi politikalarının yalnızca doğrudan çevresel çıktılar (emisyon azaltımı gibi) üretmekle kalmayıp, firmaların kurumsal itibar ve sosyal meşruiyet mekanizmalarını tetikleyerek uzun vadeli Ar-Ge yatırımlarını nasıl yönlendirdiğini göstermektedir. Makale, mülkiyet yapısı (devlet mülkiyeti ve özel mülkiyet) ile bölgesel gelişmişlik düzeylerine göre yaptığı heterojenlik analizleriyle, tek tip çevre politikalarının her işletmede aynı sonuçu vermeyeceğini kanıtlamaktadır. Bu bulgular, yeşil finansman, vergilendirme adaleti ve kurumsal yönetim temalı literatür sentezlerinde politika yapıcılara bölgesel ve kurumsal farklılıkları gözeten esnek mekanizmalar tasarlama ihtiyacını ampirik bir temelde sunmaktadır.
Kaynakça
- Huang, S., Lin, H., Zhou, H., Ji, H., Zhu, N. (2022). The influence of the policy of replacing environmental protection fees with taxes on enterprise green innovation — evidence from China’s heavily polluting industries. Sustainability, 14(11), 6850. https://doi.org/10.3390/su14116850
- Chen, G., Wei, B., Dai, L. (2022). Can ESG-responsible investing attract sovereign wealth funds’ investments? Evidence from Chinese listed firms. Frontiers in Environmental Science, 10, 935466. https://doi.org/10.3389/fenvs.2022.935466
Tez ve Makale Araştırmalarında Kullanım
Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki üç araştırma taslağına dönüştürülmüştür.
Tez veya makalede kullanım · literatüre-review
Çevre koruma vergileri firmaların çevresel ve sosyal sorumluluk performanslarını artırmada itici güç oluşturmaktadır.
Bu iddia, Çin'in 2018 yılındaki çevre koruma vergisi reformunun firmaların ESG skorlarını ve özellikle çevresel ve sosyal alt boyutları olumlu yönde etkilediğini gösteren ampirik kanıtlarla desteklenecektir(Li & Li, 2022).
Gelişmekte Olan Piyasalarda Çevre Vergilerinin İnovasyon Çıktılarına Etkisi
- Araştırma sorusu
- Çevre koruma vergisi uygulaması, imalat sanayi firmalarının yeşil patent kalitesi ve patent tescil oranlarını nasıl etkilemektedir?
- Yöntem taslağı
- BIST'e kote imalat sanayi işletmelerinin verileri üzerinden, çevre vergisi uygulamalarının öncesi ve sonrasını kapsayan farkların farkı (DID) yöntemi kullanılacaktır. Örneklem büyüklüğü güç analiziyle belirlenecek olup, yeşil patent tescil verileri Türk Patent ve Marka Kurumu veri tabanından derlenecektir.
Makaleyle bağlantısı: Makalenin vergi reformunun yeşil teknolojik yenilik üzerindeki olumlu etkisini yeşil patent başvuruları üzerinden inceleyen metodolojisinden mülhem olarak, patent tescili ve kalitesi boyutuna odaklanma ihtiyacından türetilmiştir(Li & Li, 2022).
Tez veya makalede kullanım · Kavramsal çerçeve
Porter hipotezi çerçevesinde, çevre düzenlemeleri firmaların yeşil teknolojik yenilik kapasitelerini doğrudan ve dolaylı yollarla teşvik etmektedir.
Makaledeki farkların farkı (DID) model bulguları, vergi baskısının firmaların yeşil patent başvurularını artırdığını ve Porter hipotezinin inovasyon telafi etkisini ampirik düzeyde kanıtladığını göstermek için kullanılacaktır(Li & Li, 2022).
Özel ve Kamu İşletmelerinde Çevresel Mevzuat Duyarlılığı ve Sürdürülebilirlik Yatırımları
- Araştırma sorusu
- Mülkiyet yapısı, çevre vergilerinin kurumsal ESG performansının alt boyutları (çevresel, sosyal ve yönetişim) üzerindeki etkisini nasıl modere etmektedir?
- Yöntem taslağı
- Farklı mülkiyet yapılarına sahip enerji ve madencilik sektörü firmalarından veri toplanarak çoklu regresyon ve moderatör analizleri yürütülecektir. Örneklem büyüklüğü istatistiksel güç analizi ile optimize edilecek, ESG verileri uluslararası derecelendirme kuruluşlarının veri tabanlarından alınacaktır.
Makaleyle bağlantısı: Makalenin devlet mülkiyetindeki işletmelerde (SOE) vergi reformunun ESG skorlarını artırmadığı, ancak özel işletmelerde (non-SOE) artırdığı yönündeki heterojenlik bulgusundan hareketle bu mekanizmayı daha derinlemesine analiz etmek amacıyla önerilmiştir(Li & Li, 2022).
Tez veya makalede kullanım · Tartışma
Çevre politikalarının yeşil dönüşüm üzerindeki etkisi mülkiyet yapısı ve bölgesel gelişmişlik düzeylerine göre heterojenlik sergilemektedir.
Devlet mülkiyetindeki işletmeler ile özel işletmeler ve doğu bölgesi ile diğer bölgeler arasındaki vergi duyarlılığı farklılıkları tartışılırken ampirik bir karşılaştırma matrisi sunmak için bu çalışmanın heterojenlik analizleri temel alınacaktır(Li & Li, 2022).
Finansal Sıkılık Koşullarında Sürdürülebilir Finansmanın Yeşil İnovasyon Üzerindeki Aracı Rolü
- Araştırma sorusu
- Finansal kısıtlar, firmaların çevre vergisi yükümlülükleri ile yeşil teknoloji yatırımları arasındaki ilişkide ESG performansının üstlendiği aracı rolü nasıl etkilemektedir?
- Yöntem taslağı
- Panel veri regresyon modeliyle kote firmaların kaldıraç oranları ve finansman maliyetleri kontrol edilerek yapısal eşitlik modellemesi (SEM) uygulanacaktır. Örneklem veri doygunluğu ve veri tamlığı temelinde kısıtlanacaktır.
Makaleyle bağlantısı: Makalenin kurumsal ESG performansının yeşil teknolojik yenilik üzerindeki aracılık rolünü finansman kısıtlarının hafifletilmesi üzerinden açıklayan teorik varsayımını doğrudan test etmek amacıyla kurgulanmıştır(Li & Li, 2022).