Sanayileşme ve hızlı ekonomik büyüme, küresel ölçekte doğal kaynakların tükenmesine ve çevresel tahribatın artmasına yol açmıştır. İşletmelerin finansal performanslarının yanı sıra çevresel, sosyal ve kurumsal yönetim (ESG) sorumluluklarını ölçen analitik çerçeveler, sürdürülebilir kalkınmanın sağlanmasında kritik bir rol oynamaktadır. Çin Hükümeti'nin 2018 yılında yürürlüğe koyduğu çevre koruma vergisi, kirletici emisyon üreten firmaların dışsal maliyetlerini içselleştirerek çevresel farkındalığı yükseltmeyi ve yeşil dönüşümü hızlandırmayı hedeflemiştir. Ancak kamu politikası araçlarının firmaların yeşil teknoloji inovasyonları ile ESG performansları üzerindeki bileşik etkisi ve bu değişkenler arasındaki nedensel aktarım mekanizmaları yazında henüz yeterince açıklığa kavuşturulmamış bir araştırma alanı oluşturmaktadır.
Bu çalışmanın temel amacı, Çin'deki çevre koruma vergisi reformunun işletmelerin ESG performansı ve yeşil teknolojik yenilikleri üzerindeki etkisini ampirik olarak çözümlemek ve ESG performansının bu süreçteki aracı rolünü saptamaktır. Araştırma kapsamında 2016-2020 yılları arasında Çin A-hisselerine kote işletmelerden elde edilen 4.560 gözlemlik panel veri seti kullanılmıştır. Politika değişiminin net etkisini ölçmek amacıyla ağır kirletici sektörlerde yer alan işletmeler deney grubu, kirletici olmayan sektörlerdeki işletmeler ise kontrol grubu olarak belirlenerek farkların farkı (Difference-in-Differences - DID) yöntemi uygulanmıştır. Yeşil teknoloji inovasyonu OECD ve WIPO yeşil patent sınıflandırmasına dayalı patent başvuru sayılarıyla, ESG performansı ise Bloomberg veritabanı skorlarıyla ölçülmüştür. Paralel trend varsayımı ve plasebo testleri ile modelin güvenilirliği doğrulanmıştır.
Ampirik analiz sonuçları, çevre koruma vergisinin Çinli işletmelerin yeşil teknolojik yenilik seviyelerini ve genel ESG performanslarını istatistiksel olarak anlamlı biçimde artırdığını göstermektedir. Aracılık analizi, ESG performansının vergi politikası ile yeşil inovasyon arasında kısmi bir aracı değişken rolü üstlendiğini ortaya koymaktadır. ESG boyutları ayrıştırıldığında, çevresel (E) ve sosyal (S) performansın aracılık etkisine sahip olduğu, buna karşın kurumsal yönetim (G) boyutunun anlamlı bir aracılık sergilemediği tespit edilmiştir. Mülkiyet yapısına göre yapılan heterojenlik analizinde, çevre koruma vergisinin devlet bünyesindeki işletmelerde (SOE) doğrudan yeşil inovasyonu artırdığı, devlet dışı işletmelerde (non-SOE) ise öncelikle ESG performansını yükselttiği belirlenmiştir. Bölgesel düzeyde ise yüksek vergi standartlarına sahip doğu bölgesindeki firmalarda ESG performansının tam aracılık rolü üstlendiği saptanmıştır.
Elde edilen bulgular, çevresel düzenlemelerin piyasa bazlı mekanizmalarla inovasyon telafi etkisi yarattığını öne süren Porter hipotezini ve çifte temettü kuramını destekler niteliktedir. Çalışma, çevre koruma vergisinin yalnızca doğrudan kirletici azaltımını değil, aynı zamanda firmaların ESG kanalıyla finansman kısıtlarını hafifleterek yeşil teknoloji üretme kapasitelerini geliştirdiğini doğrulamaktadır. Yazarın ulaştığı sonuçlar, kamu otoritelerinin bölgesel ve sektörel farklılıkları gözeten kademeli vergi oranı artışları yapması, vergiye tabi kirletici kapsamını inşaat gürültüsü ve ışık kirliliği gibi alanlara genişletmesi gerektiğini göstermektedir. Bu çerçevede çalışma, gelişmekte olan ekonomilerde çevre vergisi politikalarının ESG ve yeşil inovasyon üzerindeki aktarım kanallarını bütüncül bir yaklaşımla çözümleyerek literatüre özgün bir katkı sunmaktadır.
Kuramsal ve kavramsal çerçeve
Çalışma, Pigou'nun dışsallık kuramı, Tullock ve Pearce'ın ifade ettiği çifte temettü (double dividend) hipotezi, Porter hipotezi, Schumpeter'in inovasyon kuramı ve paydaş kuramına (stakeholder theory) dayanmaktadır. Çevre koruma vergisi dışsal çevre maliyetlerini içselleştirerek firmaları teknolojik inovasyona yöneltmekte ve paydaş taleplerine uyum çerçevesinde ESG performansını yükseltmektedir.
Makalenin ele aldığı literatür
Çalışma, çevre vergilerinin çevresel ve sosyal temettü etkilerini inceleyen Baumol ve Oates (1988), Sabuj (2010) ve He (2019) gibi araştırmacıların yanı sıra, çevre düzenlemelerinin firma performansı üzerindeki etkilerini tartışan Gary (1987), Barbera (1990) ve Berman ve Bui (2001) literatürüne dayanmaktadır. Ayrıca çevre vergisi ile yeşil inovasyon ilişkisinde Acemoglu vd. (2012), Yu vd. (2021) ve Huang vd. (2022) çalışmalarına; ESG performansı ile finansal/kurumsal davranış ilişkisinde ise Fatemi vd. (2017), Li vd. (2018) ve Tan ile Zhu (2022) tarafından yürütülen araştırmalara doğrudan atıfta bulunmaktadır.
Araştırma Tasarımı
- Evren veya inceleme alanı
- Çin borsalarında (A-hisseleri) işlem gören ve çevre koruma vergisi uygulamasından doğrudan ya da dolaylı etkilenen halka açık sanayi ve hizmet sektörü şirketleri.
- Örneklem veya araştırma materyali
- 2016-2020 yılları arasında verilerine ulaşılabilen, ST ve ST* statüsünde olmayan, finans ve sigorta sektörleri dışındaki şirketlerden oluşan ve toplamda 4.560 gözlem içeren veri seti. Tedavi grubunu çelik, çimento, kömür ve metalürji gibi ağır kirletici 16 sektör oluştururken; kontrol grubunu kültür, eğlence, taşımacılık, toptan/perakende ve kiralama hizmetleri oluşturmaktadır.
- Veri toplama süreci
- Şirketlerin yeşil patent başvuru sayıları Çin Araştırma Veri Hizmetleri (CNRDS) veri tabanından; kurumsal ESG performans skorları Bloomberg veri tabanından; firma büyüklüğü, borçluluk oranı, aktif karlılığı, mülkiyet yapısı ve pay yoğunlaşması gibi finansal kontrol değişkenleri ise WIND veri tabanından derlenmiştir.
- Veri analiz yöntemi
- Verilerin analizinde farkların farkı (DID) regresyon modeli uygulanmıştır. Paralel eğilim varsayımının sınanması için dinamik etki analizi gerçekleştirilmiştir. Ayrıca, ESG performansının ve alt boyutlarının (E, S, G) aracılık rollerini belirlemek amacıyla aşamalı aracılık regresyon modelleri kurulmuştur. Bulguların güvenirliğini test etmek için alternatif değişken kullanımı, %10 oranında rastgele örneklem sansürleme ve plasebo testi gibi sağlamlık analizleri yürütülmüştür.
Çevre koruma vergisiKurumsal ESG performansıYeşil teknolojik yenilikMülkiyet yapısıBölgesel heterojenlikÇevresel performans (E)Sosyal performans (S)Kurumsal yönetişim performansı (G)
01Çin'de 2018 yılında uygulamaya konulan çevre koruma vergisi, ağır kirletici sektörlerde faaliyet gösteren firmaların yeşil teknolojik yenilik faaliyetlerini ve genel ESG performans puanlarını istatistiksel olarak anlamlı ve olumlu bir şekilde artırmaktadır(Li & Li, 2022).
02Çevre koruma vergisinin ESG performansını artırıcı etkisi temel olarak çevresel (E) ve sosyal (S) sorumluluk performanslarındaki iyileşmelerden kaynaklanmakta olup, kurumsal yönetişim (G) skoru üzerinde kısa vadede anlamlı bir etki oluşturmamaktadır(Li & Li, 2022).
03Vergi reformu, devlet mülkiyetindeki işletmelerin (SOE) yeşil teknolojik yenilik kapasitesini güçlü bir şekilde teşvik ederken, bu kurumlarda yerleşik sosyal sorumluluk düzeylerinin yüksek olması sebebiyle ESG performanslarında ek bir artış yaratmamıştır(Li & Li, 2022).
04Bölgesel heterojenlik analizine göre, çevre koruma vergisi Doğu Çin'deki işletmelerin ESG performansını anlamlı şekilde iyileştirmekte ve bu bölgede ESG performansı, vergi reformu ile yeşil inovasyon arasındaki ilişkide tam aracılık görevi üstlenmektedir(Li & Li, 2022).