Kuramsal-kavramsal makale incelemesi

DOI: 10.58685/dsd.1477490

Çin ve Türkiye'nin Jeopolitik Çevrelenmesi: Spykman'ın Rimland Teorisi Çerçevesinde Karşılaştırmalı Bir Analiz

Soğuk Savaş sonrası küresel güç dengelerinin ve deniz yetki alanları üzerindeki egemenlik mücadelelerinin yeniden şekillendiği uluslararası sistemde, Avrasya coğrafyasının denetimi stratejik bir öneme sahiptir.

Yazar
Tuğçe Akosmanoğlu
Yayın
Diplomasi ve Strateji Dergisi
Tarih
2024-06-22
01

Makalenin Kapsamı ve Akademik İçeriği

Soğuk Savaş sonrası uluslararası düzende Avrasya coğrafyasına egemen olma mücadelesi, küresel güç dengelerinin belirlenmesinde kritik bir rol oynamaktadır. Amerika Birleşik Devletleri'nin küresel hegemonyasını muhafaza etme stratejisi, Avrasya'nın çevre kuşağında yer alan bölgesel güçlerin çevrelemesi ve deniz yetki alanlarının kısıtlanması esasına dayanmaktadır. Bu makalede, Avrasya kenar kuşağının iki kilit ülkesi olan Türkiye ve Çin Halk Cumhuriyeti'nin maruz kaldığı jeopolitik çevreleme hamleleri inceleme konusu yapılmaktadır. Türkiye Doğu Akdeniz ve Ege Denizi'nde, Çin ise Güney Çin Denizi, Doğu Çin Denizi ve Tayvan Boğazı'nda kıyıdaş veya bölge dışı aktörlerin sınırlayıcı girişimleriyle karşılaşmaktadır.

Araştırma, nitel betimsel ve karşılaştırmalı jeopolitik analiz yöntemine dayanarak Nicholas Spykman'ın Kenar Kuşak (Rimland) Teorisi doğrultusunda kurgulanmıştır. Yazar, Türkiye ve Çin'in taraf olduğu deniz hukuku ihtilaflarını, ada krizlerini ve jeoekonomik rekabet alanlarını ikincil kaynaklar, uluslararası antlaşmalar ve stratejik raporlar üzerinden incelemektedir. Çalışmada ampirik bir veri toplama aracı veya istatistiksel analiz yer almayıp, tarihsel ve hukuki belgelerin kuramsal modelle bağdaştırılması hedeflenmiştir. Analiz birimi olarak her iki ülkenin yakın deniz alanlarındaki egemenlik kısıtlamaları ve bunlara karşı geliştirdikleri doktrinel yanıtlar seçilmiştir.

Elde edilen teorik bulgular, ABD'nin Yunanistan'daki askeri üs birikimi ve Ege'deki 12 mil tartışmaları üzerinden Türkiye'yi; ittifak mimarileri, Tayvan desteği ve donanma varlığı üzerinden ise Çin'i kendi kara sınırlarına hapsetmeyi amaçladığını göstermektedir. Türkiye'nin Ege Adaları'nın silahsızlandırılmış statüsünün ihlaline karşı çıkması ve Doğu Akdeniz'de Mavi Vatan doktrinini benimsemesi ile Çin'in Güney Çin Denizi'nde kayalıkları yapay adalar haline getirerek askeri üslere dönüştürmesi, çevreleme stratejilerine verilen fiili yanıtlar olarak öne çıkmaktadır. Her iki ülke de deniz yetki alanlarındaki haklarını korumak adına çok boyutlu Dış politika ve askeri caydırıcılık araçlarını eşzamanlı olarak devreye sokmaktadır.

Sonuç olarak çalışma, Spykman'ın klasik jeopolitik teorisinin günümüz küresel güç rekabetini ve deniz hakimiyeti mücadelelerini açıklamada halen yüksek geçerliliğe sahip olduğunu kanıtlamaktadır. Türkiye ve Çin'in yaşadığı jeostratejik kuşatılmışlık, iki ülkenin küresel sistemde çok kutupluluk eğilimlerini desteklemesine ve bağımsız hareket etme arayışlarına ivme kazandırmaktadır. Literatür açısından bu makale, Türk dış politikası ile Doğu Asya jeopolitiğini özgün bir kuramsal potada birleştirerek, gelecekteki karşılaştırmalı bölgesel güvenlik ve deniz hukuku araştırmaları için kapsamlı bir teorik zemin sunmaktadır.

Araştırmanın amacı

Bu çalışmanın amacı, Nicholas Spykman'ın Rimland teorisi çerçevesinde Türkiye ve Çin Halk Cumhuriyeti'nin karşılaştığı jeopolitik çevreleme ve deniz yetki alanlarındaki kısıtlama stratejilerini, benzer tarihsel ve hukuki dinamikler üzerinden analiz ederek açıklığa kavuşturmaktır(Akosmanoğlu, 2024).

İnceleme ve modelleme yöntemi

Çalışma, nitel nitelikli kuramsal-kavramsal bir yaklaşım benimseyerek Nicholas Spykman'ın Rimland Teorisi çerçevesinde Türkiye ve Çin'in jeopolitik çevreleme süreçlerini karşılaştırmalı tarihsel ve hukuki analiz yöntemiyle incelemektedir(Akosmanoğlu, 2024).

Kuramsal ve kavramsal çerçeve

Çalışmanın kuramsal omurgasını Nicholas Spykman tarafından geliştirilen Kenar Kuşak (Rimland) Teorisi oluşturmaktadır. Teoriye göre Avrasya kıtasının kenar kuşağında yer alan Doğu Avrupa, Orta Doğu, Güney Asya ve Doğu Asya hattının kontrolü, Avrasya'ya ve dolayısıyla küresel hegemonyaya hakim olmanın temel anahtarıdır. ABD dış politikasının bölgesel güçleri çevreleme mantığı bu kuramsal model üzerinden çözümlenmektedir.

Makalenin ele aldığı literatür

Çalışma; Spykman'ın klasik jeopolitik kuramının yanı sıra Doğu Akdeniz enerji kaynakları (Genç 2019; Acer 2020a), Ege karasuları ve adaların silahsızlandırılmış statüsü (Erkeç 2023; Ertürk 2000), ABD'nin Yunanistan'daki askeri varlığı (Güney 2021; Özcan 2022), Güney Çin Denizi'ndeki yapay adalar ve egemenlik iddiaları (Mermer 2022; Sar ve Demirkıran 2023) ile Tayvan ve Senkaku/Diaoyu krizlerini (Doğan 2022; Çakan 2020) ele alan geniş bir uluslararası ilişkiler ve uluslararası hukuk literatürünü temel almaktadır.

Araştırmanın Bulguları

01

Nicholas Spykman'ın Rimland teorisine göre Avrasya kenar kuşağının denetimi küresel hakimiyetin temel kilit noktasıdır. ABD, Soğuk Savaş sonrasında SSCB'yi çevreleme stratejisini günümüzde Rimland üzerindeki kilit aktörler olan Türkiye ve Çin'in deniz sınırlarına hapsedilmesi ve stratejik özerkliklerinin kısıtlanması amacıyla sürdürmektedir(Akosmanoğlu, 2024).

02

ABD'nin Türkiye'ye yönelik çevreleme politikası, ülkenin stratejik konumu, Rusya ile geliştirdiği S-400 alımı gibi yakın ilişkiler, Doğu Akdeniz ve Orta Doğu'daki özerk hamleleri ile enerji güvenliği arayışlarına dayanmaktadır. Ege ve Doğu Akdeniz'de Yunanistan ile artan askeri üs iş birliği Türkiye'yi batıdan ve güneyden kuşatmaktadır(Akosmanoğlu, 2024).

03

Çin, Güney Çin Denizi'nde ve Spratly Adaları'nda yer alan su altı resiflerini yapay adalara dönüştürüp askeri havaalanları, radar istasyonları ve füze sistemleri inşa ederek deniz yetki alanlarını ve jeostratejik nüfuzunu genişletmeyi hedeflerken bölge dışı aktör ABD'nin deniz kısıtlamalarını aşmaya çalışmaktadır(Akosmanoğlu, 2024).

04

Türkiye ve Çin'in çevrelenme süreçlerindeki temel dinamik, bölgesel kıyı devletlerinin ikili ve çok taraflı uyuşmazlıklarda küresel güç olan ABD'yi bölgeye çekerek denge kurma çabalarıdır. Yunanistan'ın Ege'deki gayri askeri statüdeki adaları silahlandırması ve ABD üslerine ev sahipliği yapması bu durumun somut örneğidir(Akosmanoğlu, 2024).

02

Bulguların Tartışılması ve Araştırmanın Sonucu

Bulguların Yazarlar Tarafından Yorumlanışı

Elde edilen bulgular, ABD'nin küresel hegemonyasını koruma arayışında Nicholas Spykman'ın Rimland teorisine uygun biçimde Avrasya'nın kenar kuşağındaki kritik aktörleri çevreleme stratejisi izlediğini göstermektedir. Türkiye'nin Ege ve Doğu Akdeniz'de, Çin'in ise Güney ve Doğu Çin Denizi'nde kıyıdaş devletler ve bölge dışı aktör ABD tarafından deniz yetki alanlarının daraltılmaya çalışılması bu stratejinin somut tezahürüdür.

Yazar bu tabloyu, bölgesel güçlerin kendi kara sınırlarına hapsedilme girişimlerine karşı geliştirdikleri stratejik yanıtlar üzerinden açıklamaktadır. Çin'in Spratly Adaları'nda yapay adalar inşa ederek askeri tahkimat yapması, Türkiye'nin ise S-400 tedariki ve Mavi Vatan doktrini doğrultusunda sismik arama/sondaj faaliyetleri yürütmesi, hegemonik kısıtlamaları kırmaya yönelik özerk dış politika hamleleri olarak değerlendirilmektedir.

Tartışma kısmında yazar, Öztürk ve İrfanoğlu (2021) ile Acer (2022) gibi araştırmacıların çalışmalarına atıfta bulunarak literatürle doğrudan bağ kurmaktadır. Yunanistan'ın Lozan ve Paris Antlaşmaları uyarınca gayri askeri statüde kalması gereken Ege adalarını silahlandırması ve ABD'ye yeni askeri üsler tahsis etmesi, uluslararası hukuk bağlamında Türkiye'nin egemenlik haklarının ihlali ve Rimland üzerindeki kuşatmanın derinleşmesi şeklinde yorumlanmaktadır.

Çalışmanın kapsamı, jeopolitik çevreleme baskılarına karşı her iki ülkenin tamamen Batı eksenine bağımlı kalmak yerine çok kutuplu uluslararası sistemde denge politikaları izlediğini kanıtlamaktadır. Türkiye ve Çin, bölgesel ittifaklar ve caydırıcı askeri adımlarla deniz yetki alanlarındaki haklarını korumaya çalışırken, ABD'nin çevreleme hamleleri bölgesel güvenlik krizlerini ve jeostratejik gerilimleri tırmandırmaya devam etmektedir.

Bulguların Önceki Araştırmalarla Karşılaştırılması

Yazar, Öztürk ve İrfanoğlu'nun (2021) Amerikan dış politikasında jeopolitiğin belirleyiciliği üzerine kurduğu teorik çerçeveyi benimseyerek, Spykman'ın Rimland teorisinin günümüzde ABD'nin Türkiye ve Çin'e uyguladığı denizel çevreleme politikalarını açıklamakta geçerliliğini koruduğunu vurgulamaktadır(Akosmanoğlu, 2024).

Acer'in (2022) Ege adalarının silahsızlandırılmış statüsünün ihlali ve egemenlik ilişkisi hakkındaki hukuki değerlendirmeleriyle uyumlu şekilde yazar, Yunanistan ve ABD'nin antlaşma hükümlerini göz ardı ederek adaları silahlandırmasının Türkiye için doğrudan güvenlik tehdidi oluşturduğunu ve deniz egemenliğini kısıtladığını savunmaktadır(Akosmanoğlu, 2024).

Sonuç Bölümünün Sunduğu Çıkarımlar

Çalışmanın sonuçunda yazar, ABD'nin tek kutuplu küresel hegemonyasını sürdürmek amacıyla Avrasya Rimland bölgesinde yer alan Türkiye ve Çin'i kara sınırlarına hapsetmeye ve deniz yetki alanlarını daraltmaya çalıştığını ortaya koymaktadır. Bölgesel aktörlerin küresel gücü denge unsuru olarak bölgeye davet etmesi ve silahsızlanma antlaşmalarının ihlal edilerek askeri üslerin artırılması, Türkiye ve Çin'i çok kutuplu dış politika stratejilerine yöneltmektedir(Akosmanoğlu, 2024).

Literatür Taraması İçin Sunduğu Çerçeve

Çalışma, uluslararası ilişkiler ve jeopolitik literatüründe Nicholas Spykman'ın Rimland teorisini karşılaştırmalı bir analiz çerçevesi olarak uygulayarak Doğu Akdeniz ve Güney Çin Denizi'ndeki çevreleme politikalarını tek bir kuramsal çatı altında birleştirmektedir. Çin ve Türkiye'nin deniz yetki alanlarında karşı karşıya kaldığı jeostratejik baskıları ve bölgesel uyuşmazlıkları hegemonik güç rekabeti bağlamında ele alarak literatürde ayrışmış halde duran Doğu Akdeniz ile Asya-Pasifik güvenlik dinamikleri arasında doğrudan bir köprü kurmaktadır. Böylece bölgesel krizlerin tekil hukuksal uyuşmazlıklardan ibaret olmadığını, aksine Avrasya kenar kuşağının denetimine dönük küresel ölçekli bir kuşatma stratejisinin parçası olduğunu kuramsal düzeyde doğrulamaktadır.

Metin, Amerikan dış politikasındaki jeopolitik kuramları inceleyen Öztürk ve İrfanoğlu (2021) gibi çalışmaların teorik altyapısını devralarak Spykman'ın Rimland yaklaşımını ampirik ve karşılaştırmalı kriz alanlarına genişletmektedir. Ege ve Doğu Akdeniz'deki adaların gayri askeri statüsü ile deniz yetki alanları tartışmalarında Acer (2022) ve Turan (2016) tarafından sunulan hukuki argümanları kullanırken, Güney Çin Denizi'ndeki jeoekonomik ve jeostratejik rekabeti açıklamak için Gökten (2022) ve Sar ile Demirkıran (2023) gibi araştırmacıların bulgularıyla bağ kurmaktadır. Önceki literatürden farkı, Doğu Akdeniz ve Güney Çin Denizi'ni ayrı bölgesel vakalar olarak değil, ABD'nin küresel çevreleme stratejisinin ikiz tezahürleri olarak eş zamanlı sentezlemesidir.

Literatür taraması yapacak araştırmacılar için bu çalışma, bölgesel deniz güvenliği ve jeopolitik çevreleme konularında geniş bir sentez imkânı sunmaktadır. Doğu Akdeniz ve Güney Çin Denizi gibi iki farklı coğrafyada yürütülen deniz hukuku, egemenlik ve jeoekonomik enerji rekabeti tartışmalarını Spykman'ın Avrasya kenar kuşağı teorisi etrafında bir araya getirerek araştırmacılara disiplinlerarası bir kavramsallaştırma sağlamaktadır. Özellikle küresel hegemonya ile bölgesel aktörlerin özerk dış politika arayışları arasındaki gerilimi incelerken, Türkiye ve Çin örnekleri üzerinden karşılaştırılabilir analitik değişkenler ve kaynakça altyapısı sunmaktadır.

Kaynakça

  1. Öztürk, T., & İrfanoğlu, E. (2021). Amerikan Dış Politikasında Jeopolitiğin Önemi. Akdeniz İİBF Dergisi, 5(7), 17-27.
  2. Acer, Y. (2022). Doğu Ege Adalarının Silahlandırılması ve Egemenlik Tartışması: Türkiye İçin Yeni Bir Hukuki Yol. Kriter Dergisi, (3), 1-7.
03

Tez ve Makale Araştırmalarında Kullanım

Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki üç araştırma taslağına dönüştürülmüştür.

01

Tez veya makalede kullanım · Kavramsal çerçeve

ABD'nin küresel hegemonyasını koruma stratejisinde Avrasya kenar kuşağının (Rimland) denetimi temel bir jeopolitik önceliktir.

Küresel güç mücadelesi ve hegemonyanın sürekliliği üzerine yazılan tez bölümlerinde, Spykman'ın Rimland teorisinin güncel Amerikan dış politikasındaki yansımalarını açıklamak amacıyla kullanılır(Akosmanoğlu, 2024).

Doğu Akdeniz ve Güney Çin Denizi'nde Kıta Sahanlığı Uyuşmazlıklarının Uluslararası Deniz Hukuku ve Jeopolitik Açısından Karşılaştırmalı İncelemesi

Araştırma sorusu
Türkiye ve Çin'in kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge iddiasında bulunduğu deniz alanlarında bölgesel ittifakların sınırlandırma politikalarına etkisi nedir?
Yöntem taslağı
Nitel çoklu vaka çalışması deseniyle kurgulanacak araştırmada, Türkiye'nin Mavi Vatan deklarasyonları ile Çin'in Dokuz Çizgili Hattına ilişkin resmi devlet belgeleri nitel içerik analiziyle incelenecektir. Örneklem büyüklüğü veri doygunluğu ilkesine göre belirlenecektir.

Makaleyle bağlantısı: Makalede Türkiye ve Çin'in deniz yetki alanı uyuşmazlıklarında karşı karşıya kaldığı hukuki ve fiili kısıtlamaların Spykman'ın teorisi çerçevesinde benzerlik gösterdiği yönündeki kaynak izli bulgudan türetilmiştir(Akosmanoğlu, 2024).

02

Tez veya makalede kullanım · literatüre-review

Türkiye'nin Doğu Akdeniz ve Ege'de karşı karşıya kaldığı çevreleme baskıları, bölgesel ittifaklar ve ABD askeri üslerinin artışı ile doğrudan bağlantılıdır.

Türk dış politikası ve Doğu Akdeniz güvenliği üzerine yazılan bölümlerde, Yunanistan ile yürütülen deniz yetki alanları uyuşmazlıklarının küresel hegemoniyle ilişkisini kanıtlamak için cited edilir(Akosmanoğlu, 2024).

Ege ve Asya-Pasifik Bölgelerindeki ABD Askeri Üslerinin Bölgesel Güvenlik İkilemlerine Etkisi: Karşılaştırmalı Bir Jeostrateji Analizi

Araştırma sorusu
Yunanistan ve Japonya'daki ABD askeri üs varlığının artışı, Türkiye ve Çin'in güvenlik algılarını ve savunma harcamalarını nasıl etkilemektedir?
Yöntem taslağı
Karma yöntem deseniyle kurgulanacak araştırmada, 2010-2024 yılları arasındaki askeri üs sayıları, savunma bütçeleri ve ikili güvenlik anlaşmaları nicel istatistiksel analizle; savunma doktrini metinleri ise tematik içerik analiziyle incelenecektir. Nicel örneklem dönemsel verileri kapsarken nitel örneklem veri doygunluğu esasına dayanacaktır.

Makaleyle bağlantısı: Makalenin tartışma bölümünde yer alan ABD'nin Yunanistan ve Asya-Pasifik'teki yeni askeri üslerle Türkiye ve Çin'i kuşattığı ve güvenlik tehdidi yarattığı yönündeki kaynak izli bulgudan türetilmiştir(Akosmanoğlu, 2024).

03

Tez veya makalede kullanım · Tartışma

Çin Halk Cumhuriyeti, Asya-Pasifik'teki deniz kısıtlamalarını ve çevreleme hamlelerini aşmak amacıyla Spratly Adaları'nda yapay adalar inşa ederek askeri tahkimat yapmaktadır.

Güney Çin Denizi uyuşmazlıkları ve Asya-Pasifik güvenlik mimarisinin tartışıldığı bölümlerde, Çin'in karaya hapsedilme girişimlerine verdiği fiiili askeri yanıtları gerekçelendirmek için kullanılır(Akosmanoğlu, 2024).

Avrasya Kenar Kuşağındaki Bölgesel Güçlerin Çok Kutuplu Dış Politika Stratejileri: Türkiye ve Çin Örnekleri

Araştırma sorusu
Türkiye ve Çin'in Batı dışı aktörlerle geliştirdiği stratejik ortaklıklar deniz yetki alanlarındaki çevreleme politikalarını ne ölçüde dengelemektedir?
Yöntem taslağı
Nitel karşılaştırmalı dış politika analizi deseni çerçevesinde, iki ülkenin son on yılda imzaladığı ikili ticaret, enerji ve savunma iş birliği anlaşmaları nitel belge analizi yöntemiyle çözümlenecektir. Belge örneklemi veri doygunluğuna ulaşılana kadar resmi strateji belgeleriyle sınırlandırılacaktır.

Makaleyle bağlantısı: Makalenin sonuç bölümünde sunulan, Türkiye ve Çin'in ABD çevrelemesine karşı çok kutuplu denge politikaları izleyerek stratejik özerklik aradığı yönündeki kaynak izli sonuçtan türetilmiştir(Akosmanoğlu, 2024).