Nicel araştırma makalesi incelemesi
DOI: 10.31127/tuje.1372141Türk İklimlendirme Sektörünün Küresel Rekabet Gücünün İncelenmesi
Küreselleşme, iklim değişikliği ve azalan enerji kaynakları,iklimlendirme sektörünün dünya ve Türkiye ekonomisindeki stratejik önemini artırmıştır. Isıtma, soğutma, havalandırma, tesisat ve yalıtım gibi alt ürün gruplarını kapsayan iklimlendirme sanayisi, makine imalat sektörünün en yüksek katma değer üreten alanlarından biri olarak öne çıkmaktadır.
Makalenin anahtar kelimeleri
- Yazar
- Fatma İzgi & Mustafa Kavacık
- Yayın
- Turkish Journal of Engineering
- Tarih
- 2024-04-08
Makalenin Kapsamı ve Akademik İçeriği
Küreselleşme süreci, teknolojik gelişmeler ve iklim değişikliği gibi unsurlar uluslararası ticarette rekabetin niteliğini köklü biçimde değiştirmiştir. Dünya genelinde azalan enerji kaynakları, küresel ısınma ve artan konfor talebi, iklimlendirme sektörünün stratejik önemini hızla artırmaktadır. Türkiye imalat sanayisinde özellikle makine imalatının en önemli ihracat kalemlerinden biri olan iklimlendirme sanayisi, mühendislik ve tasarım hizmetleriyle katma değerini yükselten bir yapı sergilemektedir. Bu bağlamda, Türkiye'nin küresel iklimlendirme pazarındaki konumunun, ihracat uzmanlaşmasının ve rekabet edebilirliğinin zamansal boyutta nicel analitik yöntemlerle belirlenmesi, alanın ekonomi-politik tartışmaları açısından temel bir gerekliliktir.
Bu araştırmanın temel amacı, Türkiye iklimlendirme sektörünün ve alt ürün gruplarının (ısıtma, soğutma, iklimlendirme, havalandırma, tesisat ve yalıtım) 2001-2021 yılları arasındaki küresel rekabet gücünü ampirik olarak çözümlemektir. Veri seti TradeMap veritabanından Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu (GTİP) kodlarına göre derlenmiş ve 21 yıllık kesintisiz dönemi kapsayacak şekilde yapılandırılmıştır. Araştırmada yöntem olarak Balassa'nın Açıklanmış Karşılaştırmalı Üstünlükler Endeksi (RCA), Vollrath'ın Göreli İhracat Üstünlüğü (RXA), Göreli İthalat Sızma (RMP), Göreli Ticaret Üstünlüğü (RTA) ve Açıklanmış Rekabet Gücü (RC) endeksleri ile Laursen'in Simetrik Açıklanmış Karşılaştırmalı Üstünlükler Endeksi (RSCA) ve Lafay'ın Ticaret Dengesi Endeksi (TBI) entegre biçimde uygulanmış; ortaya çıkan bulgular Widodo'nun Ürün Haritalandırması (Product Mapping) tekniğiyle dikey ve yatay eksenlerde gruplandırılmıştır.
Yapılan endeks analizleri sonuçunda, Türkiye iklimlendirme sektörünün 2001-2021 dönemi ortalamasında RCA (1,01) ve RXA (1,04) değerlerinin 1'in üzerinde çıktığı, dolayısıyla sektörün genel düzeyde uluslararası pazarlarda rekabet gücüne ve ihracat uzmanlaşmasına sahip olduğu saptanmıştır. Ancak RMP endeksi ortalamasının 1,16 olması ve TBI ortalamasının negatif (-0,23) gerçekleşmesi, sektörün yüksek ihracat potansiyeline karşın net ithalatçı konumunda bulunduğunu göstermektedir. Ürün Haritalandırması sonuçlarına göre sektör bütünsel olarak Group B (karşılaştırmalı üstünlüğe sahip ancak net ithalatçı) kategorisinde yer almaktadır. İncelenen 24 alt ürün grubundan 11 üründe (merkezi ısıtma radyatörleri, dondurucu mobilyaları, havalandırma fanlı davlumbazlar, sert plastikten hortumlar vb.) Türkiye hem karşılaştırmalı üstünlüğe hem de net ihracatçı konumuna (Group A) sahiptir. Belli ürün gruplarında ise rekabet sınırında ya da rekabet eksikliği bulunan net ithalatçı (Group D) yapısı devam etmektedir.
Çalışmanın tartışma ve sonuç bölümünde elde edilen bulgular, Türkiye iklimlendirme sektörünün 2001 finansal krizi, 2008 küresel krizi ve 2021 pandemi dönemi gibi makroekonomik şoklara rağmen rekabetçi yapısını koruduğunu ve ihracat uzmanlaşmasını zamanla artırdığını ortaya koymaktadır. 2001 yılında 14 ürün Group D pazar konumundayken, 2021 yılında Group A konumundaki rekabetçi ürün sayısının 15'e yükselmesi sektörün dönüşüm gücünü kanıtlamaktadır. Bu çalışma, literatürde ilk kez iklimlendirme sektörünü ürün haritalandırması yöntemiyle zamansal bazda analiz ederek Türk araştırmacıların sanayi stratejileri, dış ticaret politikaları ve sektörel karşılaştırmalı üstünlükler üzerine yapacakları tez ve makale çalışmalarına kapsamlı bir ampirik veri tabanı ve metodolojik model sunmaktadır.
Araştırmanın amacı
Bu çalışmanın amacı, Türkiye iklimlendirme sektörünün ve alt ürün gruplarının 2001-2021 yılları arasındaki uluslararası rekabet gücünü çeşitli endeksler ve Ürün Haritalandırması yöntemiyle zamansal bir süreç içerisinde analiz etmektir(İzgi & Kavacık, 2024).
İnceleme ve modelleme yöntemi
Çalışmada, Türkiye iklimlendirme sektörünün ve alt ürün gruplarının 2001-2021 yılları arasındaki küresel rekabet gücü, Balassa'nın Açıklanmış Mukayeseli Üstünlükler (RCA) endeksi, Vollrath endeksleri (RXA, RMP, RTA, RC), Siyah Simetrik Açıklanmış Karşılaştırmalı Üstünlükler (RSCA) endeksi, Ticaret Dengesi Endeksi (TBI) ve Ürün Haritalandırması yöntemiyle ampirik olarak analiz edilmiştir(İzgi & Kavacık, 2024).
Kuramsal ve kavramsal çerçeve
Çalışma, klasik ticaret kuramlarından Adam Smith'in mutlak üstünlükler, Ricardo'nun karşılaştırmalı üstünlükler, Heckscher-Ohlin faktör donatımı teorisi ve Porter'ın elmas modeline dayanan uluslararası rekabet gücü yaklaşımını benimsemektedir. Dış ticaret verilerinin göreli performansını ölçmek için Balassa'nın Açıklanmış Karşılaştırmalı Üstünlükler (RCA) ile Vollrath endeksleri (RXA, RMP, RTA, RC), Simetrik Açıklanmış Karşılaştırmalı Üstünlükler (RSCA) ve Ticaret Dengesi Endeksi (TBI) bir arada kullanılarak bütüncül bir kuramsal-analitik çerçeve kurulmuştur.
Makalenin ele aldığı literatür
Literatürde iklimlendirme sektörüne yönelik araştırmalar ağırlıklı olarak mühendislik boyutunda kalmış, uluslararası ticaret ve rekabet boyutu sınırlı düzeyde incelenmiştir. Lehtonen ve Sipilä (2002), Srikandi ve arkadaşları (2020), Isaac ve Vuuren (2009), Visintin ve Rapaccini (2015) gibi çalışmalar sektörel büyüme, stratejik yönetim ve enerji talebine odaklanırken; Türkiye özelinde Acül (2016), Örs ve Yumuş (2018) ile Erturan (2019) sektörel R-GE, rekabet unsurları ve finansal yapıları analiz etmiştir. Ürün haritalandırması yöntemi bağlamında ise Türkiye ve dünya literatüründeki Topçu ve Sarıgül (2015), Bashimov ve Aydın (2018), Bakkalcı (2019), Yeldan ve arkadaşları (2019) gibi kısıtlı sayıda çalışmaya değinilmiştir.
Araştırma Tasarımı
- Evren veya inceleme alanı
- Türkiye'nin iklimlendirme sektörü ve alt ürün gruplarının küresel dış ticaret verileri (2001-2021 yılları arası).
- Örneklem veya araştırma materyali
- ITC TradeMap veri tabanından elde edilen ve Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu (GTİP/HS Code) bazında sınıflandırılmış 24 adet alt iklimlendirme ürününe ait yıllık ihracat ve ithalat verileri.
- Veri toplama süreci
- Uluslararası Ticaret Merkezi (ITC) TradeMap veri tabanından 2001-2021 yılları arasındaki 21 yıllık döneme ait resmi dış ticaret istatistikleri doğrudan çekilmiştir.
- Veri analiz yöntemi
- Elde edilen dış ticaret verileri üzerinde Balassa RCA, Vollrath RXA, RMP, RTA, RC, Laursen RSCA ve Lafay TBI formülleri uygulanmış; elde edilen simetrik karşılaştırmalı üstünlük ve ticaret dengesi katsayıları kullanılarak Widodo'nun 4 bölgeli Ürün Haritalandırması (Grup A, B, C, D) gerçekleştirilmiştir.
Araştırmanın Bulguları
Türkiye iklimlendirme sektörü genel düzeyde (2001-2021 ortalamasında) RSCA>0 ve TBI<0 değerleriyle Ürün Haritalandırmasında Grup B'de yer almaktadır. Sektör, küresel pazarda net ithalatçı konumunda olmasına rağmen belirgin bir karşılaştırmalı üstünlüğe ve ihracat uzmanlaşmasına sahiptir(İzgi & Kavacık, 2024).
Isıtma alt ürün grubunda yer alan soba/ısıtıcılar (HS 732181), radyatörler (HS 732211) ve merkezi ısıtma kazanları (HS 840310) çok yüksek rekabet gücüne sahip olup, Ürün Haritalandırma analizine göre sürdürülebilir ihracat uzmanlaşmasını yansıtan Grup A'da konumlanmaktadır(İzgi & Kavacık, 2024).
Soğutma alt ürün grubunda, soğutucu mobilyalar (HS 841891) ve derin dondurucu/buzdolabı kabinleri (HS 841850) güçlü ihracat performansıyla karşılaştırmalı üstünlüğe sahip olup net ihracatçı statüsündeki Grup A kategorisinde yer almaktadır(İzgi & Kavacık, 2024).
Havalandırma alt ürün grubundaki demir-çelik esnek borular (HS 830710) ve aspiratör/davlumbazlar (HS 841460), tüm analiz periyodu boyunca hem karşılaştırmalı üstünlüğe sahip hem de net ihracatçı olarak Grup A'da güçlü ve kararlı bir rekabet yapısı sergilemektedir(İzgi & Kavacık, 2024).
Sektör, makroekonomik dalgalanmalara karşı dirençlidir; 2001 krizinde iklimlendirme sektörü ve 14 ürün avantajsız konumda (Grup D) yer alırken, 2008 ve 2021 krizlerinde Grup A'daki rekabetçi ürün sayısı sırasıyla 10 ve 15'e yükselerek rekabet gücünü korumayı başarmıştır(İzgi & Kavacık, 2024).
Bulguların Tartışılması ve Araştırmanın Sonucu
Bulguların Yazarlar Tarafından Yorumlanışı
Çalışmanın ampirik bulguları, Türkiye iklimlendirme sektörünün 2001-2021 yılları arasında istikrarlı bir küresel rekabet gücüne ulaştığını göstermektedir. Açıklanmış mukayeseli üstünlük endekslerinin ortalama değerlerinin sınır değerlerin üzerinde bulunması, Türkiye'nin uluslararası iklimlendirme ticaretinde uzmanlaştığının somut kanıtıdır.
Yazarlar bu rekabetçi yapıyı, Türkiye'nin coğrafi konum avantajının yanı sıra sektördeki mühendislik kalitesinin artması ve tasarım hizmetlerinin gelişmesi ile açıklamaktadır. Özellikle ısıtma, soğutma ve havalandırma alt ürün gruplarında elde edilen net ihracatçı statüsü, yerli üretimin küresel standartlara uyum sağladığına işaret etmektedir.
Elde edilen sonuçlar, iklimlendirme sektörünün yapısal krizlerden ve küresel dalgalanmalardan minimum düzeyde etkilendiğini ortaya koymaktadır. 2001 krizinde ithalat bağımlılığı yüksek olan ve rekabet gücü zayıf olan sektör, 2008 ve 2021 yıllarındaki ekonomik şoklar sırasında ihracat potansiyelini artırarak rekabet yapısını derinleştirmiştir.
Sonuç olarak, Türkiye iklimlendirme sektörünün küresel rekabet zincirinde daha üst seviyelere tırmanabilmesi için Ar-Ge yatırımlarının artırılması ve yüksek ithalat bağımlılığı gösteren kompresörler gibi kritik teknolojik bileşenlerin yerlileştirilmesi gerekmektedir. Bu dönüşüm, sektörü net ithalatçı konumundan net ihracatçı konumuna yükseltecektir.
Bulguların Önceki Araştırmalarla Karşılaştırılması
Yazarlar, Türkiye iklimlendirme sektörünün yüksek rekabet gücünü ortaya koyan bulgularını, Ors ve Yumus (24) tarafından yapılan nitel analizlerin sonuçlarıyla ilişkilendirmektedir. İlgili literatürde talep koşulları, üretim altyapısı ve mühendislik kalitesinin rekabetçiliği belirlediği vurgulanırken, bu çalışmadaki ampirik bulgular bu iddiayı dış ticaret verileri üzerinden doğrulamaktadır(İzgi & Kavacık, 2024).
Sonuç Bölümünün Sunduğu Çıkarımlar
Araştırma sonuçunda, Türkiye iklimlendirme sektörünün küresel pazarlarda genel olarak karşılaştırmalı bir üstünlüğe sahip olduğu ancak halen net ithalatçı (Grup B) yapısını koruduğu belirlenmiştir. Sektörün kriz dönemlerindeki makroekonomik şoklara karşı yüksek direnç göstererek ihracat odaklı büyümesini sürdürdüğü, rekabet gücünü artırmak için katma değeri yüksek alt ürün gruplarına ve yerli Ar-Ge yatırımlarına odaklanılması gerektiği vurgulanmaktadır(İzgi & Kavacık, 2024).
Literatür Taraması İçin Sunduğu Çerçeve
Bu çalışma, uluslararası iktisat literatüründe Türkiye iklimlendirme sanayisinin dış ticaret performansını bütüncül bir yaklaşımla ele alan öncü bir kaynak işlevi görmektedir. Geleneksel literatürde sektöre yönelik çalışmalar ağırlıklı olarak mühendislik ve teknik tasarım boyutlarıyla sınırlı kalırken, bu araştırma konuyu makroekonomik ve küresel rekabet perspektifine taşımaktadır. Yirmi yıllık geniş bir zaman dilimini kapsayan analiz sektörel dönüşümleri, yapısal kırılmaları ve kriz dönemlerindeki direnç mekanizmalarını ampirik endekslerle ortaya koyarak literatürdeki önemli bir boşluğu doldurmaktadır.
Araştırma, klasik dış ticaret teorilerinden David Ricardo'nun karşılaştırmalı üstünlükler kuramına ve Michael Porter'ın ulusal rekabet üstünlüğü modeline dayanmaktadır. Ampirik düzlemde ise Balassa'nın geleneksel RCA endeksini temel almakla kalmayıp, Vollrath'ın ithalat sızmasını da ölçen endeksleri ve Widodo'nun Ürün Haritalandırması metodolojisini Türkiye iklimlendirme sektörü özelinde ilk kez bir arada uygulamıştır. Bu yönüyle çalışma, sadece ihracat verilerine odaklanan ve çift sayım hatası yapan geleneksel ampirik yaklaşımları genişleterek daha dengeli ve objektif bir analitik çerçeve sunmaktadır.
Çalışma, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin sanayi politikaları ve sektörel dış ticaret stratejilerine yönelik sistematik incelemelere metodolojik ve ampirik bir kılavuz sunmaktadır. Alt ürün gruplarının altı haneli GTİP düzeyinde çözümlenmesi, hangi spesifik kalemlerde sürdürülebilir ihracat gücünün olduğunu, hangilerinde ise yapısal ithalat bağımlılığının devam ettiğini net bir şekilde ortaya koymaktadır. Bu ayrıntılı döküm, gelecekte yapılacak sektörel meta-analizler ve karşılaştırmalı uluslararası ticaret incelemeleri için zengin bir veri seti ve analiz şablonu sağlamaktadır.
Kaynakça
- Ors, H., Yumus, M. (2018). Determinants of the competitiveness of the air conditioning sector in Turkey.
Tez ve Makale Araştırmalarında Kullanım
Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki üç araştırma taslağına dönüştürülmüştür.
Tez veya makalede kullanım · literatüre-review
Türkiye iklimlendirme sektörünün uluslararası literatürde değerlendirilmesi genellikle mühendislik odaklı olup, iktisadi rekabet gücü boyutundaki akademik çalışmalar oldukça sınırlıdır.
Bu iddia, tezlerin giriş ve literatür taraması bölümlerinde sektörel araştırma boşluğunu desteklemek amacıyla doğrudan kullanılabilir(İzgi & Kavacık, 2024).
Gelişmekte Olan Ülkelerde İklimlendirme Sektörünün Küresel Rekabet Gücünün Karşılaştırmalı Ürün Haritası Analizi
- Araştırma sorusu
- Türkiye ve Polonya iklimlendirme sektörlerinin küresel rekabet güçleri 2010-2023 döneminde Widodo'nun Ürün Haritalandırması modeline göre nasıl farklılaşmaktadır?
- Yöntem taslağı
- Bu ampirik çalışmada Türkiye ve Polonya için ITC Trademap'ten elde edilecek 6 haneli GTİP dış ticaret verileri kullanılacaktır. Karşılaştırmalı analiz için RSCA ve TBI endeksleri yıllık bazda hesaplanarak her iki ülkenin alt ürün grupları kartezyen koordinat sisteminde haritalandırılacaktır.
Makaleyle bağlantısı: Makalede Türkiye'nin iklimlendirme sektöründeki rekabet gücü tek yönlü sunulmuş olup, benzer sanayi yapısına sahip bir Doğu Avrupa ülkesiyle kıyaslama yapılarak bölgesel bir perspektif kazanılması hedeflenmiştir(İzgi & Kavacık, 2024).
Tez veya makalede kullanım · Kavramsal çerçeve
Dış ticaret analizlerinde sadece ihracat verilerine dayalı endekslerin kullanılması yanıltıcı sonuçlar üretebileceğinden, ithalat akışını ve ticari dengeleri entegre eden dinamik haritalandırma yöntemleri tercih edilmelidir.
Tez çalışmalarının kavramsal çerçeve bölümünde, Balassa endeksinin kısıtlarını aşmak amacıyla Widodo'nun ürün haritalandırması yönteminin teorik gereksinimini açıklarken referans gösterilebilir(İzgi & Kavacık, 2024).
İklimlendirme Sektöründe Yüksek İthalat Bağımlılığı Gösteren Kritik Ara Malların Yerlileştirilmesinin Rekabet Gücüne Etkisi
- Araştırma sorusu
- Türkiye iklimlendirme sanayisinde soğutma kompresörleri alt grubundaki yüksek ithalat bağımlılığının azaltılması, sektörün net ihracatçı konumuna geçişini nasıl etkiler?
- Yöntem taslağı
- Çalışmada girdi-çıktı analizi ve senaryo analizi yöntemleri benimsenecektir. Sektör temsilcileriyle yapılacak yarı yapılandırılmış mülakatlarla nitel veriler toplanacak, ardından kompresör yerlileştirme oranlarına dayalı ekonometrik simülasyonlar gerçekleştirilecektir.
Makaleyle bağlantısı: Makalenin bulgularında soğutma ekipmanı kompresörlerinin sürekli olarak en düşük rekabet gücü ve net ithalatçı statüsü göstermesi, bu alandaki teknolojik yerlileştirmenin sektörel sıçrama için kritik olduğunu ortaya koymaktadır(İzgi & Kavacık, 2024).
Tez veya makalede kullanım · Tartışma
Türkiye, küresel iklimlendirme pazarında özellikle ısıtma ve havalandırma gibi belirli alt ürün gruplarında güçlü bir ihracat uzmanlaşmasına sahip olsa da genel sektör düzeyinde halen ithalata bağımlı bir yapı sergilemektedir.
Türkiye'nin sanayi politikaları ve dış ticaret performansının tartışıldığı bölümlerde, ampirik endeks ortalamalarının gösterdiği sınır düzeyindeki rekabet gücünü temellendirmek için kullanılır(İzgi & Kavacık, 2024).
Makroekonomik Krizlerin ve Pandemi Sürecinin Havalandırma Sektörü Rekabet Gücü Üzerindeki Yapısal Etkileri
- Araştırma sorusu
- 2008 Küresel Krizi, Covid-19 Pandemisi ve 2021 Kur Şokları Türkiye havalandırma ekipmanları ihracat yapısında kalıcı bir yapısal kırılmaya yol açmış mıdır?
- Yöntem taslağı
- Zaman serisi analizi kullanılacaktır. 2000-2023 yılları arasındaki aylık havalandırma ihracat verileri üzerinde Gregory-Hansen yapısal kırılmalı eşbütünleşme testi ve ARDL sınır testi uygulanarak makroekonomik kriz değişkenlerinin dinamik etkileri ölçülecektir.
Makaleyle bağlantısı: Çalışmanın kriz dönemlerindeki ürün geçişkenliği bulgularında, havalandırma ve tesisat ürünlerinin krizlerden güçlenerek çıktığı ve Grup A'daki ürün sayısının arttığı tespit edilmiştir; bu dinamik ekonometrik olarak test edilmelidir(İzgi & Kavacık, 2024).