Nicel araştırma makalesi incelemesi

DOI: 10.1371/journal.pone.0287715

Ekolojik Ayak İzninin Belirleyicisi Olarak Yeşil Büyüme: BİT Yayılımı, Çevresel İnovasyon ve Doğal Kaynaklar Önemli mi?

Gelişmekte olan ve gelişmiş ekonomilerde geleneksel iktisadi büyüme modelleri doğa üzerindeki baskıyı artırmakta ve çevresel sürdürülebilirliği tehdit etmektedir. Ancak mevcut yazında yeşil büyümenin ekolojik ayak izi üzerindeki uzun dönemli etkileri yeterince incelenmemiş, BİT ve doğal kaynakların çevresel kalitedeki rolü çelişkili bulgular üretmiştir.

Yazar
Ali Hassan et al.
Yayın
PLoS ONE
Tarih
2023-09-13
01

Makalenin Kapsamı ve Akademik İçeriği

Küresel ölçekte sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşılabilmesi için ekonomik büyüme ile çevresel tahribat arasındaki bağın koparılması kritik bir zorunluluk haline gelmiştir. Geleneksel büyüme modellerinin fosil yakıt bağımlılığı ve doğal kaynak sömürüsüne dayanması, ekolojik ayak izini büyüterek iklim krizini derinleştirmektedir. Bu bağlamda yeşil büyüme yaklaşımı, ekonomik gelişmeyi çevresel korumayla bütünleştiren stratejik bir araç olarak öne çıkmaktadır. Literatürde çevresel performansın ölçümünde sıklıkla karbon emisyonları kullanılmasına karşın, doğrudan ve dolaylı tüm çevresel etkileri kapsayan ekolojik ayak izi analizlerinin sınırlı kaldığı görülmektedir. Ayrıca bilgi ve iletişim teknolojilerinin (BİT), eko-inovasyonların ve doğal kaynakların çevresel sürdürülebilirlikteki birleşik rolleri E7 ve G7 gibi küresel üretimin üçte birini temsil eden kilit ülke grupları kapsamında henüz yeterince karşılaştırılmamıştır.

Çalışmanın temel amacı, 1995-2020 döneminde E7 (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin, Güney Afrika, Meksika, Endonezya) ve G7 (Kanada, Fransa, Almanya, İtalya, Japonya, İngiltere, ABD) ülkelerinde yeşil büyüme, BİT yayılımı, çevresel inovasyon ve doğal kaynakların ekolojik ayak izi üzerindeki kısa ve uzun dönemli etkilerini incelemektir. İnceleme, genişletilmiş STIRPAT teorik çerçevesine dayanmakta ve ampirik analizde yatay kesit bağımlılığı ile eğim homojenlik sorunlarını çözen ikinci nesil panel veri yöntemlerini kullanmaktadır. Değişkenlerin durağanlık düzeyleri CIPS birim kök testiyle, uzun dönemli ilişki Westerlund panel eşbütünleşme testiyle doğrulanmıştır. Uzun ve kısa dönem parametrelerinin tahmininde ana yöntem olarak CS-ARDL (Cross-Sectionally Augmented ARDL) kullanılırken, esneklik ve dirençlilik kontrolleri DCCE (Dynamic Common Correlated Effects) modeliyle gerçekleştirilmiştir. Ayrıca değişkenler arasındaki nedensellik yönü Dumitrescu-Hurlin testiyle belirlenmiştir.

Elde edilen ampirik bulgular, yeşil büyümenin hem E7 hem de G7 ülkelerinde ekolojik ayak izini uzun dönemde anlamlı şekilde azalttığını ve çevresel kaliteyi iyileştirdiğini göstermektedir. BİT yayılımı ve çevresel inovasyon değişkenleri de her iki ülke grubunda ekolojik ayak izini düşürücü yönde etki yapmaktadır. Buna karşın doğal kaynak kullanımı, ülke gruplarına göre farklılaşan bir tablo sunmaktadır: Doğal kaynak rantları gelişmekte olan E7 ekonomilerinde verimsiz çıkarma teknikleri ve aşırı kullanım nedeniyle ekolojik ayak izini artırırken, gelişmiş G7 ekonomilerinde kurum kalitesi ve yenilenebilir enerji ikamesi sayesinde ekolojik ayak izini azaltmaktadır. Geleneksel iktisadi büyüme ve enerji tüketimi ise her iki grupta da ekolojik ayak izini büyüterek çevresel tahribatı derinleştirmektedir. Dumitrescu-Hurlin nedensellik analizi ise yeşil büyüme ile ekolojik ayak izi arasında çift yönlü nedensellik bağını doğrulamaktadır.

Araştırma sonuçları, iktisat ve çevre politikaları alanında çalışan araştırmacılar için somut teorik ve pratik katkılar sunmaktadır. Çalışma, yeşil büyümenin yalnızca çevresel korumanın bir sonuçu değil, ekolojik ayak izini küçülten doğrudan bir belirleyici olduğunu ampirik olarak kanıtlamaktadır. Gelişmekte olan ekonomiler için doğal kaynakların sürdürülebilir yönetimi ve teknoloji transferi hayati önem taşırken, gelişmiş ülkeler için BİT ve eko-inovasyon yatırımlarının artırılması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu çerçevede çalışma, gelecekteki tez ve makale araştırmalarında ekolojik ayak izi odaklı iktisat politikası analizleri, ülke bazlı ayrıştırılmış veri incelemeleri ve eko-inovasyon ile doğal kaynakların etkileşimli modellerinin kurgulanması için güçlü bir ampirik referans tabanı oluşturmaktadır.

Araştırmanın amacı

Bu çalışmanın temel amacı, 1995-2020 döneminde STIRPAT modelini kullanarak yeşil büyüme, BİT yayılımı, çevresel inovasyon ve doğal kaynakların E7 ve G7 ekonomilerindeki ekolojik ayak izi üzerindeki kısa ve uzun dönemli etkilerini karşılaştırmalı olarak analiz etmektir(Hassan et al., 2023).

İnceleme ve modelleme yöntemi

Bu çalışmada, 1995-2020 dönemine ait E7 ve G7 ülke verileri üzerinden yeşil büyüme, çevresel inovasyon, BİT yayılımı ve doğal kaynakların ekolojik ayak izi üzerindeki etkilerini analiz etmek amacıyla genişletilmiş bir STIRPAT modeli kurulmuş ve uzun ile kısa dönem tahminler için panel veri yöntemlerinden CS-ARDL (Cross-Sectionally Augmented Autoregressive Distributed Lag) metodolojisi tercih edilmiştir(Hassan et al., 2023).

Kuramsal ve kavramsal çerçeve

Çalışma, insan faaliyetlerinin çevre üzerindeki etkilerini nüfus, refah ve teknoloji bileşenleri üzerinden inceleyen genişletilmiş STIRPAT (Stochastic Impacts by Regression on Population, Affluence, and Technology) modeline dayanmaktadır. Modelde refah göstergesi olarak yeşil büyüme, teknoloji değişkenleri olarak BİT yayılımı ve çevresel inovasyon, ek değişkenler olarak ise doğal kaynaklar ve enerji tüketimi yer almaktadır.

Makalenin ele aldığı literatür

Literatürde çevresel bozulma göstergesi olarak sıklıkla karbon emisyonu kullanılmış, ekolojik ayak izini ele alan ampirik çalışmalar kısıtlı kalmıştır. Ayrıca yeşil büyümenin bir bağımsız değişken olarak çevresel kalite üzerindeki rolü, BİT yayılımının çelişkili sonuçları ve doğal kaynak bolluğunun kaynak laneti ile çevresel koruma arasındaki çift yönlü etkisi tartışmalıdır. Mevcut çalışma E7 ve G7 ülkelerini eş zamanlı inceleyerek ve yatay kesit bağımlılığını dikkate alan yöntemler sunarak literatürdeki yöntemsel ve ampirik boşlukları doldurmaktadır.

Araştırma Tasarımı

Evren veya inceleme alanı
1995-2020 döneminde gelişmekte olan E7 (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin, Güney Afrika, Meksika ve Türkiye) ve gelişmiş G7 (Kanada, Fransa, Almanya, İtalya, Japonya, İngiltere ve ABD) ülkeleri.
Örneklem veya araştırma materyali
Söz konusu dönemde E7 ve G7 ülkelerinden elde edilen yıllık makroekonomik ve çevresel panel veri seti.
Veri toplama süreci
Ekolojik ayak izi verileri Global Footprint Network'ten; yeşil büyüme ve eko-inovasyon verileri OECD veri tabanından; klasik büyüme, BİT yayılımı, enerji tüketimi, nüfus ve doğal kaynak rantı verileri ise Dünya Bankası Dünya Kalkınma Göstergelerinden (WDI) derlenmiştir.
Veri analiz yöntemi
Veri setinde yatay kesit bağımlılığını (CSD) test etmek için Breusch-Pagan LM ve Pesaran CD testleri; eğim heterojenliği için Pesaran ve Yamagata testi; durağanlık analizi için ikinci nesil CIPS birim kök testi; eşbütünleşme ilişkisini belirlemek için Westerlund panel eşbütünleşme testi; katsayı tahmini için CS-ARDL yöntemi; dirençlilik kontrolü için DCCE modeli ve nedensellik analizi için Dumitrescu-Hurlin panel nedensellik testi uygulanmıştır.
Ekolojik Ayak İzi (ECF)Yeşil Büyüme (GG)BİT Yayılımı (ICT)Çevresel İnovasyon (EINO)Doğal Kaynak Rantı (NR)Klasik Ekonomik Büyüme (GDP)Enerji Tüketimi (EC)Nüfus (POP)

Araştırmanın Bulguları

01

Geleneksel ekonomik büyüme hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ekonomilerde ekolojik ayak izini artırırken, yeşil büyüme ekolojik ayak izini azaltarak çevresel kaliteyi artırmaktadır(Hassan et al., 2023).

02

Doğal kaynak kullanımı, sürdürülebilir yönetim yapısı ve ileri teknolojiler sayesinde G7 ülkelerinde ekolojik ayak izini düşürürken; sürdürülebilir olmayan çıkarma yöntemleri nedeniyle E7 ülkelerinde ekolojik ayak izini artırıcı bir etki yapmaktadır(Hassan et al., 2023).

03

BİT yayılımı, fiziksel kaynakların bilgi kaynaklarıyla ikame edilmesini sağlayarak ve üretim verimliliğini artırarak hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde çevresel bozulmayı sınırlamaktadır(Hassan et al., 2023).

04

Çevresel inovasyonlar (eko-inovasyonlar), üretim ve tüketim süreçlerinde daha az atık üretilmesini ve doğal kaynakların daha verimli kullanılmasını sağlayarak ekolojik ayak izini azaltmaktadır(Hassan et al., 2023).

02

Bulguların Tartışılması ve Araştırmanın Sonucu

Bulguların Yazarlar Tarafından Yorumlanışı

Analizlerden elde edilen en çarpıcı bulgu, geleneksel ekonomik büyüme modellerinin her iki ülke grubunda da ekolojik ayak izini büyüterek çevreyi kirlettiğini, buna karşın çevreye duyarlı bir ekonomik dönüşümü simgeleyen yeşil büyümenin ayak izini düşürdüğünü ortaya koymasıdır. Bu durum, ekonomik genişlemenin ilk aşamalarında çevre kalitesinin bozulduğunu, ancak yeşil dönüşümün ekonomik faaliyetlerin doğa üzerindeki olumsuz baskısını hafifletebileceğini doğrulamaktadır.

Çalışmada yeşil büyümenin bu olumlu etkisi, yeşil büyüme politikalarının doğal kaynak tüketimini aşırı düzeyde artırmadan ekonomik çıktıyı yükseltmeyi hedeflemesiyle açıklanmaktadır. Yazarlar, yeşil yatırımların ve çevre dostu teknolojilerin sanayiden ulaşıma kadar geniş bir alanda verimlilik artışı yarattığını, böylece sürdürülebilir büyüme ile ekolojik dengenin korunmasının eşzamanlı olarak başarılabileceğini savunmaktadır.

Ekolojik ayak izi üzerindeki bu etkiler literatürdeki teorik ve ampirik çalışmalarla güçlü bir biçimde ilişkilendirilmektedir. Yeşil büyümenin olumlu çevresel çıktıları Jouvet ve de Perthuis (2013) gibi öncül çalışmalarla tutarlılık gösterirken, geleneksel büyümenin olumsuz etkileri ekonomik karmaşıklık ve büyüme ilişkisini ele alan geçmiş literatürün bulgularını destekler niteliktedir.

Sonuç olarak çalışma, E7 gibi gelişmekte olan ülkelerin ve G7 gibi gelişmiş ülkelerin küresel ısınmaya olan yüksek katkıları göz önüne alındığında, yeşil büyüme stratejilerinin kaçınılmaz bir politika aracı olduğunu ortaya koymaktadır. Ülkelerin enerji yoğun sektörlerden çevre dostu yeşil teknolojilere geçiş yapmaları, küresel sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşılabilmesi açısından kritik bir önem taşımaktadır.

Bulguların Önceki Araştırmalarla Karşılaştırılması

Çalışmanın yeşil büyüme ile ekolojik ayak izi arasındaki negatif ilişkiyi doğrulayan temel bulguları, yeşil büyümenin hem ekonomik gelişmeyi hem de çevresel koruma hedeflerini eşzamanlı olarak destekleyebileceğini savunan Jouvet ve de Perthuis (2013) çalışmasıyla tam bir uyum sergilemektedir(Hassan et al., 2023).

Çevresel inovasyonların (eko-inovasyonlar) gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde ekolojik ayak izini azaltarak çevresel kaliteyi artırdığına yönelik bulgular, eko-teknolojilerin kirlilik kontrolündeki etkinliğini gösteren Afrifa ve diğerleri (2020) ile Tao ve diğerleri (2021) çalışmalarının sonuçlarını desteklemektedir(Hassan et al., 2023).

Sonuç Bölümünün Sunduğu Çıkarımlar

Analiz sonuçları doğrultusunda yazarlar, sanayileşme ve geleneksel ekonomik büyümenin E7 ve G7 ülkelerinde doğal kaynak tüketimini hızlandırarak çevresel yıkıma yol açtığını; buna karşılık yeşil büyüme, çevre dostu inovasyonlar ve bilgi-iletişim teknolojilerinin ekolojik ayak izini sınırlandırmada hayati araçlar olduğunu vurgulamaktadır. Bu doğrultuda, doğal varlıkların korunmasını teşvik eden yasaların yürürlüğe konulması, karbon vergilerinin uygulanması ve eko-inovasyon yatırımlarının artırılması önerilmektedir(Hassan et al., 2023).

Literatür Taraması İçin Sunduğu Çerçeve

Bu çalışma, literatürde sıklıkla çevre kirliliği göstergesi olarak kullanılan karbondioksit emisyonu (CO2) yerine, ekosistem üzerindeki hem doğrudan hem de dolaylı etkileri bütüncül bir şekilde ölçebilen ekolojik ayak izi (ECF) değişkenini merkeze almaktadır. Özellikle yeşil büyümenin ekolojik ayak izi üzerindeki etkilerini inceleyen öncü ampirik çalışmalardan biri olması dolayısıyla literatürdeki teorik boşluğu kapatmaktadır. Gelişmiş (G7) ve yükselen (E7) ekonomiler özelinde gerçekleştirilen bu kapsamlı karşılaştırma, sürdürülebilir büyüme politikalarının farklı iktisadi gelişmişlik düzeylerine sahip ülke gruplarındaki özgün dinamiklerini ampirik kanıtlarla açıklamaktadır.

Önceki ampirik çalışmalar ekolojik ayak izi veya CO2 emisyonlarının belirleyicilerini tekil olarak ele almış; yeşil büyüme, çevresel inovasyon, doğal kaynaklar ve BİT yayılımı gibi kritik unsurları bağımsız ve kopuk çerçevelerde modellemiştir. Bu çalışma ise söz konusu değişkenleri STIRPAT teorik çerçevesi altında bütünleştirerek önceki literatürün üzerine inşa edilmektedir. Metodolojik olarak da geçmiş çalışmalarda göz ardı edilen yatay kesit bağımlılığı (CSD) ve eğim heterojenliği sorunlarını gelişmiş ikinci nesil panel veri teknikleriyle çözerek, geleneksel sabit/rastsal etkiler modellerine dayanan geçmiş literatürle arasına net bir mesafe koymaktadır.

Bu çalışma, çevre ekonomisi ve sürdürülebilirlik odaklı literatür taramalarına çok boyutlu bir sentez sunmaktadır. E7 ve G7 gibi küresel üretim ve çevre kirliliğinde kritik paya sahip iki kutuplu ülke yapısının çevresel performansını eş zamanlı inceleyerek karşılaştırmalı bir taksonomi sunar. Özellikle sürdürülebilir büyüme tartışmalarında yeşil büyümenin bir 'panzehir' olarak ampirik düzeyde nasıl çalıştığını kanıtlar. Ayrıca literatürdeki BİT yayılımının çevresel etkilerine dair çelişkili veya kararsız bulguları netleştirerek, dijitalleşmenin ve çevre odaklı teknolojilerin emisyon azaltmadaki rolünü rasyonel bir temele oturtur ve literatüre katkı sağlar.

Kaynakça

  1. Jouvet, P. A., & de Perthuis, C. (2013). Green growth: From intention to implementation. International Economics, 134, 29-55.
  2. Afrifa, G. A., Tingbani, I., Yamoah, F., & Appiah, G. (2020). Innovation input, governance and climate change: Evidence from emerging countries. Technological Forecasting and Social Change, 161, 120256.
03

Tez ve Makale Araştırmalarında Kullanım

Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki üç araştırma taslağına dönüştürülmüştür.

01

Tez veya makalede kullanım · literatüre-review

Yeşil büyümenin geleneksel büyüme modellerinin aksine ekolojik ayak izini düşürerek çevresel kaliteyi artırdığı iddiası.

Tez çalışmalarında yeşil büyümenin sürdürülebilir çevre üzerindeki olumlu etkisini teorik düzeyde tartışmak ve STIRPAT modeli tabanlı literatür taramasını zenginleştirmek için kullanılabilir(Hassan et al., 2023).

Yükselen Ekonomilerde Dijital Ticaret ve Çevresel Sürdürülebilirlik İlişkisi: STIRPAT Modeli Analizi

Araştırma sorusu
Dijital ticaret hacmindeki artış, yükselen ekonomilerde ekolojik ayak izini uzun dönemde nasıl etkilemektedir?
Yöntem taslağı
E7 ülkeleri kapsamında 2000-2023 dönemine ait verilerle, dijital ticaret göstergeleri bağımsız değişken olarak modele eklenecektir. Örneklem genişliği veri doygunluğu ve ampirik güç analizine göre belirlenecektir. Analiz yöntemi olarak yatay kesit bağımlılığını kontrol eden CS-ARDL yaklaşımı benimsenecektir.

Makaleyle bağlantısı: Yazarın gelecek çalışmalar için belirttiği, sadece internet kullanımını aşarak dijital ticaretin çevresel etkilerinin de analize dahil edilmesi yönündeki açık sınırlılık ve önerisinden türetilmiştir(Hassan et al., 2023).

02

Tez veya makalede kullanım · Kavramsal çerçeve

Yatay kesit bağımlılığı ve heterojenlik durumunda CS-ARDL ve DCCE tahmincilerinin geleneksel birinci nesil yöntemlere üstünlüğü.

Panel veri analizine dayanan ekonometrik tezlerde metodolojik çerçevenin gerekçelendirilmesi aşamasında bu çalışmanın yöntemsel tercihi referans gösterilebilir(Hassan et al., 2023).

Doğal Kaynaklar ve Eko-İnovasyon Etkileşiminin Çevre Kalitesine Etkisi: Panel Veri Analizi

Araştırma sorusu
Eko-inovasyon yatırımları, doğal kaynak çıkarımının ekolojik ayak izi üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmada düzenleyici (moderator) bir rol oynamakta mıdır?
Yöntem taslağı
Doğal kaynak zengini gelişmekte olan ülkeler grubu seçilecektir. Modelde doğal kaynak rentleri ile patent sayılarının etkileşim terimleri (NR * EIN) bağımsız değişken olarak kurgulanacaktır. Analizler eğim heterojenliğini gözeten ikinci nesil panel ekonometrisi yöntemleriyle gerçekleştirilecektir.

Makaleyle bağlantısı: Yazarların gelecek çalışmalar için sunduğu, çevre dostu inovasyon ile doğal kaynakların etkileşimli (interactive) kavramlarının model çerçevesine dahil edilmesi yönündeki tavsiyesinden türetilmiştir(Hassan et al., 2023).

03

Tez veya makalede kullanım · Tartışma

Doğal kaynak yönetiminin ve teknoloji düzeyinin, doğal kaynakların ekolojik ayak izi üzerindeki etkisini asimetrikleştirdiği iddiası.

Doğal kaynakların çevre kalitesine etkisini inceleyen tartışma bölümlerinde, gelişmiş (G7) ve gelişmekte olan (E7) ülkeler arasındaki teknoloji ve kurum kalitesi farklılıklarının önemini desteklemek için kullanılabilir(Hassan et al., 2023).

Türkiye'de Sektörel Düzeyde Yeşil Büyüme ve Ekolojik Ayak İzi İlişkisi

Araştırma sorusu
Türkiye'de ulaştırma, sanayi ve tarım sektörlerindeki yeşil büyüme dinamiklerinin ekolojik ayak izi üzerindeki etkileri sektörel düzeyde nasıl farklılaşmaktadır?
Yöntem taslağı
Türkiye için 1990-2023 dönemine ait sektörel veriler kullanılacaktır. Sektör düzeyinde çevreye uyarlanmış çok faktörlü üretkenlik büyümesi bağımsız değişken, sektörel karbon ve toprak ayak izleri bağımlı değişken olacaktır. Analiz yaklaşımı olarak ARDL sınır testi ve Dumitrescu-Hurlin nedensellik analizleri uygulanacaktır.

Makaleyle bağlantısı: Çalışmanın ülke grupları düzeyindeki toplulaştırılmış analiz sınırını aşmak üzere yazarın belirttiği, ülke bazında ayrıştırılmış sektörel araştırmalar yapılması önerisinden türetilmiştir(Hassan et al., 2023).