Nicel araştırma makalesi incelemesi

DOI: 10.3389/fpsyg.2022.948674

Çin'de Çevresel, Sosyal ve Yönetişim (ESG) Performansı, Denetim Kalitesi ve Yatırım Etkinliği: Ampirik Bir Analiz

Geleneksel finansal raporlamanın ötesine geçen yönetim tartışmaları, kurumsal yönetişim bilgileri ve finansal tablo dipnotları gibi ek bilgi taleplerinin artmasıyla birlikte, Çevresel, Sosyal ve Yönetişim (ESG) açıklamaları modern iş dünyasında hayati bir konuma gelmiştir.

Yazar
Wenbing Wang et al.
Yayın
Frontiers in Psychology
Tarih
2022-10-12
01

Makalenin Kapsamı ve Akademik İçeriği

Geleneksel finansal raporlama sistemlerinin modern iş dünyasının karmaşık bilgi taleplerini karşılamada yetersiz kalması, kurumsal Çevresel, Sosyal ve Yönetişim (ESG) performansına yönelik ilgiyi artırmıştır. Gelişmekte olan piyasalarda faaliyet gösteren işletmeler, dış paydaşların güvenini kazanmak, işlem maliyetlerini düşürmek ve sermaye tahsisini rasyonelleştirmek adına ESG açıklamalarına daha fazla ağırlık vermektedir. Ancak gelişmekte olan ülkelerde ESG uygulamalarının yatırım etkinliği gibi kritik kurumsal kararlar üzerindeki net etkisi ve bu ilişkiyi yöneten içsel/dışsal mekanizmalar literatürde hala tartışma konusudur. Çin bağlamında ele alınan bu çalışma, karmaşık mülkiyet yapıları ve ajans problemleri yaşayan işletmelerde ESG performansının aşırı veya yetersiz yatırımları nasıl sınırladığını ve bilgi asimetrisini nasıl hafiflettiğini ortaya koyma ihtiyacından doğmuştur.

Bu çalışmanın temel amacı, 2011-2020 yılları arasında Çin A-payı borsasında işlem gören şirketlerin ESG performansının yatırım etkinliği üzerindeki etkilerini ampirik olarak test etmek ve dış denetim kalitesinin bu ilişkideki aracı rolünü çözümlemektir. Araştırmada finansal ve gayrimenkul sektörleri ile uç değerlere sahip gözlemler hariç tutularak, 915 benzersiz şirkete ait 7.933 firma-yılı gözleminden oluşan dengesiz bir panel veri seti kullanılmıştır. Şirketlerin ESG performansı Bloomberg veri tabanından elde edilen ESG açıklama skorları ile ölçülürken, yatırım etkinliği Biddle ve diğerlerinin (2009) geliştirdiği modelin regresyon kalıntıları aracılığıyla hesaplanmıştır. Denetim kalitesinin ölçümünde ise firmanın Big4 (Dört Büyük) denetim firmasından hizmet alıp almadığı kukla değişkeni kullanılarak sabit etkili regresyon modelleri tahsis edilmiştir.

Ampirik analiz sonuçları, yüksek düzeydeki ESG performansının kurumsal yatırım etkinliğini istatistiksel olarak anlamlı ve olumlu yönde etkilediğini net bir şekilde ortaya koymaktadır. Yapılan aracılık analizi, denetim kalitesinin bu ilişkide kısmi bir aracı rol oynadığını göstermektedir; yani iyi ESG performansına sahip şirketler, dış dünyaya olumlu sinyaller göndermek ve bilgi asimetrisini azaltmak amacıyla yüksek kaliteli denetim hizmetlerini tercih etmekte, bu durum da yatırım etkinliğini daha fazla artırmaktadır. Heterojenlik analizleri ise ESG performansının yatırım etkinliği üzerindeki bu olumlu etkisinin, devlet dışı işletmelerde (non-SOEs), piyasalaşma düzeyinin düşük olduğu az gelişmiş bölgelerde ve muhasebe bilgi kalitesi düşük olan firmalarda çok daha güçlü ve belirgin olduğunu kanıtlamıştır.

Elde edilen bulgular, sürdürülebilir kurumsal gelişim ve kurumsal yönetim kalitesi açısından literatüre önemli teorik ve pratik katkılar sunmaktadır. Çalışma, çevre, sosyal sorumluluk ve yönetişim boyutlarını tek bir analitik çerçevede bütünleştirerek literatürdeki parçalı yaklaşımı aşmakta ve ESG'nin bütünsel değerini göstermektedir. Ayrıca, dış denetim kalitesinin aracı rolünü ampirik olarak doğrulayarak finansal olmayan açıklamaların denetim piyasasındaki sinyal etkisini aydınlatmaktadır. Politika yapıcılar için ESG raporlama standartlarının geliştirilmesi gerekliliğini ortaya koyan bu çalışma, gelişmekte olan ülkelerdeki uygulayıcılara ve araştırmacılara, kurumsal sürdürülebilirlik yatırımlarının yalnızca bir maliyet unsuru olmadığını, aksine sermaye tahsis mekanizmalarını optimize eden stratejik bir araç olduğunu göstermektedir.

Araştırmanın amacı

Bu çalışmanın amacı, Çin'deki A-payı borsasında işlem gören şirketleri inceleyerek ESG performansının yatırım etkinliği üzerindeki etkilerini ampirik olarak test etmek ve dış denetim kalitesinin bu ilişkideki aracı rolünü ortaya koymaktır(Wang et al., 2022).

İnceleme ve modelleme yöntemi

Çalışmada ampirik bir yaklaşım benimsenerek 2011-2020 yılları arasında Çin A-payı borsasında işlem gören şirketlerin verileri üzerinden ESG performansının yatırım etkinliği üzerindeki etkisi sabit etkiler regresyon modeli ile analiz edilmiştir(Wang et al., 2022).

Kuramsal ve kavramsal çerçeve

Yayın, kurumsal kararların paydaşların çıkarları ve güveni doğrultusunda şekillendiğini savunan paydaş teorisini temel almaktadır. Şirketlerin ESG yatırımları yapması, paydaş güvenini artırarak stratejik kaynaklara erişimi kolaylaştırır. Ayrıca, yöneticiler ile hissedarlar arasındaki çıkar çatışmalarından kaynaklanan bilgi asimetrisini ve yönetsel miyopluğu azaltmak amacıyla temsilcilik teorisinden yararlanılmaktadır. Dış denetimin bu süreçteki rolü ise sinyal teorisi kapsamında, firmanın dış dünyaya güvenilirlik ve şeffaflık sinyali gönderme motivasyonu ile açıklanmaktadır.

Makalenin ele aldığı literatür

Çalışma, ESG performansı ve kurumsal sürdürülebilirlik üzerine odaklanan literatüre dayanmaktadır. Malik (2015) ve Qureshi ve diğerleri (2019) gibi araştırmacıların ESG performansının firma değeri üzerindeki etkilerine dair çalışmalarını ele almakta, ancak yatırım etkinliği ile olan doğrudan ilişkiye dair literatürdeki boşluğa dikkat çekmektedir. Biddle ve diğerleri (2009) ile Richardson (2006) tarafından geliştirilen yatırım etkinliği modelleri temel alınarak, muhasebe bilgi kalitesi ve finansal raporlama kalitesinin yatırım kararlarına etkisi tartışılmıştır. Ayrıca, Teoh ve Wong (1993) ile Becker ve diğerleri (1998) gibi yazarların denetçi kalitesi ve denetim kalitesinin kurumsal bilgi ortamına katkılarına dair çalışmaları literatür zeminini oluşturmaktadır.

Araştırma Tasarımı

Evren veya inceleme alanı
Çin'deki A-payı borsasında işlem gören tüm halka açık şirketler çalışmanın ana evrenini oluşturmaktadır.
Örneklem veya araştırma materyali
Analiz 2011-2020 dönemini kapsayan 915 şirkete ait toplam 7.933 firma-yıl gözleminden oluşan dengesiz bir panel veri setine dayanmaktadır.
Veri toplama süreci
ESG performans verileri Bloomberg veritabanından alınırken finansal veriler CSMAR ve Wind veritabanlarından temin edilmiştir.
Veri analiz yöntemi
Değişkenler arasındaki ilişkiler sabit etkiler (fixed effect) regresyon modeli ile incelenmiş; içsellik sorununu gidermek için iki aşamalı en küçük kareler (2SLS) yöntemi ve aracılık etkisini test etmek için Sobel testi uygulanmıştır.
ESG PerformansıYatırım EtkinliğiDenetim Kalitesi (Big 4)Finansman KısıtlarıBilgi AsimetrisiMülkiyet Yapısı (SOE/Non-SOE)

Araştırmanın Bulguları

01

ESG performansı ile şirketlerin yatırım etkinliği arasında pozitif yönlü bir ilişki bulunmaktadır. Şirketlerin çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarındaki şeffaflığı, bilgi asimetrisini azaltarak kaynakların daha rasyonel dağıtılmasını sağlamakta ve hem aşırı hem de eksik yatırımı dengeleyerek genel verimliliği artırmaktadır(Wang et al., 2022).

02

Dış denetim kalitesinin artması, finansal tabloların güvenilirliğini yükselterek yatırım kararlarının kalitesini doğrudan etkilemektedir. Big 4 denetim firmalarıyla çalışan şirketlerde, denetimin sağladığı şeffaflık sayesinde yönetim üzerindeki denetim baskısı artmakta ve bu durum yatırım süreçlerindeki verimsizliğin azalmasına katkı sunmaktadır(Wang et al., 2022).

03

Denetim kalitesi, ESG performansı ile yatırım etkinliği arasındaki mekanizmada kısmi aracılık rolü oynamaktadır. İyi bir ESG profiline sahip olan firmalar, dış dünyaya pozitif sinyal göndermek amacıyla yüksek kaliteli denetim hizmetlerini tercih etmekte; bu tercih de finansman kısıtlarını azaltarak yatırım etkinliğini dolaylı yoldan güçlendirmektedir(Wang et al., 2022).

04

ESG performansının yatırım etkinliği üzerindeki olumlu etkisi, mülkiyet yapısı ve bölgesel piyasa koşullarına göre değişkenlik göstermektedir. Bu etki, devlet kontrolündeki şirketlere kıyasla özel sermayeli şirketlerde ve piyasalaşma düzeyinin görece düşük olduğu az gelişmiş bölgelerde çok daha güçlü ve belirgin bir şekilde ortaya çıkmaktadır(Wang et al., 2022).

02

Bulguların Tartışılması ve Araştırmanın Sonucu

Bulguların Yazarlar Tarafından Yorumlanışı

ESG performansı ile şirketlerin yatırım etkinliği arasındaki pozitif ilişki, paydaş teorisi bağlamında açıklanmaktadır. Çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarındaki iyileşmeler şirketlerin stratejik kaynaklara erişimini kolaylaştırırken, kurumsal şeffaflığı artırarak yönetim üzerindeki denetim mekanizmalarını güçlendirmekte ve böylece yatırım süreçlerindeki hatalı kararları minimize etmektedir.

Denetim kalitesinin aracılık rolü, ESG ve yatırım verimliliği arasındaki bağın sadece doğrudan değil, kurumsal sinyaller yoluyla da işlediğini kanıtlamaktadır. Big 4 denetim firmalarının tercih edilmesi, şirketin ESG beyanlarının doğruluğuna dair bir dış güvence sağlayarak yatırımcı nezdindeki bilgi riskini azaltmakta ve bu durum dolaylı olarak sermaye dağıtım etkinliğini yükseltmektedir.

Bulgular, kurumsal mülkiyet yapısının ESG uygulamalarının etkinliği üzerinde belirleyici bir faktör olduğunu göstermektedir. Devlet mülkiyetindeki şirketlerin (SOE) ESG faaliyetlerinde piyasa güdüsünden ziyade politik baskıların etkili olması, bu şirketlerde ESG performansının yatırım etkinliğine dönüşmesini sınırlarken; özel şirketlerde bu dönüşüm pazar disiplini nedeniyle çok daha belirgin hissedilmektedir.

Piyasalaşma düzeyinin düşük olduğu bölgelerde ve muhasebe bilgi kalitesinin zayıf kaldığı firmalarda ESG verilerinin daha güçlü bir etki yaratması, bu bilgilerin telafi edici rolünü ortaya koymaktadır. Geleneksel finansal raporlamanın yetersiz kaldığı durumlarda ESG performansı, paydaşlar için kritik bir alternatif bilgi kaynağı haline gelerek yatırım etkinliğinin artırılmasında marjinal faydasını maksimize etmektedir.

Bulguların Önceki Araştırmalarla Karşılaştırılması

Yazarlar, yatırım etkinliğini ölçmek için kullanılan artık modelini Biddle ve diğerlerinin 2009 tarihli çalışmasından uyarlayarak, finansal raporlama kalitesi ile yatırım kararları arasındaki teorik bağın ESG verileri üzerinden genişletilmesini sağlamışlardır(Wang et al., 2022).

Çalışma, ESG uygulamalarının bilgi asimetrisini azaltarak paydaş güvenini tesis ettiği yönündeki bulgularını Lins ve meslektaşlarının CSR faaliyetlerinin güven inşa edici rolüne dair saptamalarıyla uyumlu bir şekilde tartışmaktadır(Wang et al., 2022).

Aracılık etkisinin test edilmesinde Baron ve Kenny tarafından önerilen kademeli regresyon yöntemi ve Sobel testi kullanılarak, denetim kalitesinin ESG ve verimlilik arasındaki köprü işlevi istatistiksel olarak doğrulanmıştır(Wang et al., 2022).

Sonuç Bölümünün Sunduğu Çıkarımlar

Analiz sonuçunda, ESG performansının Çinli firmaların sürdürülebilir gelişimi için kritik bir unsur olduğu ve yatırım süreçlerini optimize ettiği sonuçuna varılmıştır. Yazarlar, özellikle kurumsal yönetim mekanizmalarının ve dış denetim kalitesinin bu süreçte tamamlayıcı roller üstlendiğini vurgulamaktadır. Politika yapıcıların ESG raporlama standartlarını sıkılaştırması ve yatırımcıların bu verileri karar süreçlerine entegre etmesi, piyasa etkinliğinin artırılması açısından hayati önem taşımaktadır(Wang et al., 2022).

Literatür Taraması İçin Sunduğu Çerçeve

Bu çalışma, kurumsal sürdürülebilirlik raporlaması ile finansal karar alma süreçleri arasındaki köprüyü, yatırım etkinliği perspektifinden kurarak literatürde stratejik bir boşluğu doldurmaktadır. Geleneksel çalışmaların yoğunlaştığı ESG ve şirket değeri ilişkisinin ötesine geçerek, çevresel ve sosyal performansın işletme içindeki sermaye tahsis mekanizmalarını nasıl rasyonalize ettiğini ampirik düzeyde kanıtlamaktadır. Özellikle gelişmekte olan piyasalar bağlamında, finansal olmayan bilgilerin şeffaflığının denetim kalitesiyle etkileşime girerek ajans maliyetlerini nasıl minimize ettiğini göstermesi bakımından işlevseldir. Bu yönüyle, kurumsal psikoloji ve organizasyonel davranış ile muhasebe disiplinlerini bütünleşik bir çerçevede ele almaktadır.

Yazarlar, kurumsal sosyal sorumluluğun (CSR) finansman kısıtlarını hafiflettiğini savunan Lambert ve diğerleri (2007) ile Cui ve diğerleri (2018) gibi araştırmacıların kuramsal temellerini genişleterek, bu ilişkiyi ESG'nin üç boyutunu kapsayan bir endeksle test etmektedir. Önceki literatürde genellikle çevre veya sosyal sorumluluk tekil olarak ele alınırken, bu çalışma Malik (2015) ve Qureshi (2019) tarafından vurgulanan kurumsal değer yaratma potansiyelini operasyonel yatırım verimliliğiyle ilişkilendirerek derinleştirmektedir. Ayrıca, denetim kalitesinin bu süreçte bir sinyal mekanizması olarak çalıştığını öne sürerek Kim ve Song (2011) çalışmalarındaki dış denetim ve bilgi asimetrisi tartışmalarına gelişmekte olan bir ekonomi üzerinden güncel bir katkı sunmaktadır.

Literatür taramaları için bu çalışma, ESG verilerinin sadece bir itibar aracı değil, aynı zamanda yöneticilerin kısa vadeli çıkar odaklı kararlarını sınırlayan bir denetim mekanizması olduğunu kanıtlamasıyla değerlidir. Çin örneği üzerinden sunulan bulgular, piyasalaşma düzeyi ve mülkiyet yapısının ESG performansının getirileri üzerindeki düzenleyici rolünü ortaya koyarak, araştırmacıların bağlamsal değişkenleri modellerine dahil etmeleri gerektiğini hatırlatmaktadır. Muhasebe bilgi kalitesinin düşük olduğu durumlarda ESG raporlamasının telafi edici bir işlev gördüğüne dair tespiti, kurumsal raporlama hiyerarşisi üzerine yapılan tartışmalara ampirik bir kanıt ekleyerek kuramsal çeşitliliğe hizmet etmektedir.

Kaynakça

  1. Biddle, G. C., Hilary, G., ve Verdi, R. S. (2009). How does financial reporting quality relate to investment efficiency? Journal of Accounting and Economics, 48(2-3), 112-131.
  2. Lins, K. V., Servaes, H., ve Tamayo, A. (2017). Social capital, trust, and firm performance: The value of corporate social responsibility during the financial crisis. Journal of Finance, 72(4), 1785-1824.
  3. Baron, R. M., ve Kenny, D. A. (1986). The moderator-mediator variable distinction in social psychological research: conceptual, strategic, and statistical considerations. Journal of Personality and Social Psychology, 51(6), 1173-1182.
03

Tez ve Makale Araştırmalarında Kullanım

Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki üç araştırma taslağına dönüştürülmüştür.

01

Tez veya makalede kullanım · Kavramsal Çerçeve

ESG performansı, bilgi asimetrisini azaltarak ve ajans maliyetlerini sınırlayarak kurumsal karar mekanizmalarını iyileştirir.

Yazarların paydaş teorisi ve ajans teorisi üzerinden kurdukları ESG-yatırım etkinliği bağlantısı, tezin kuramsal temelini oluşturmak için kullanılabilir(Wang et al., 2022).

ESG Raporlama Kalitesi ve Sermaye Tahsisi: İçerik Analizine Dayalı Bir İnceleme

Araştırma sorusu
ESG puanlarının ötesinde, raporların anlatısal derinliği ve şeffaflığı yatırım verimliliğini nasıl etkilemektedir?
Yöntem taslağı
Bloomberg gibi hazır skorlar yerine, şirket raporları üzerinden manuel içerik analizi yapılarak bir şeffaflık endeksi oluşturulur. Örneklem büyüklüğü güç analiziyle belirlenen 200-300 şirket üzerinden panel regresyon analizi uygulanır.

Makaleyle bağlantısı: Yazarların belirttiği üzere mevcut skorlar kurumsal raporlama kurallarındaki uyumsuzluklardan etkilenebilir; bu öneri doğrudan makalenin kısıtlar bölümünden türetilmiştir(Wang et al., 2022).

02

Tez veya makalede kullanım · Literatür Taraması

ESG performansının yatırım etkinliği üzerindeki etkisi mülkiyet yapısına göre farklılık göstermektedir.

Devlet mülkiyetindeki şirketler (SOE) ile özel şirketler arasındaki motivasyon farklarını açıklarken bu çalışmanın heterojenlik analizi bulgularına atıf yapılabilir(Wang et al., 2022).

Medya Baskısının ESG Performansı ve Yatırım Kararları Arasındaki İlişkide Düzenleyici Rolü

Araştırma sorusu
Olumlu veya olumsuz medya kapsamı, ESG performansının yatırım etkinliği üzerindeki etkisini güçlendirmekte midir?
Yöntem taslağı
Bağımsız bir medya takip veri seti kullanılarak her firma için yıllık medya tonu puanı hesaplanır. ESG-yatırım etkinliği modeline medya puanı bir düzenleyici değişken olarak eklenerek etkileşim terimleri incelenir.

Makaleyle bağlantısı: Makalede ESG bilgilerinin medyanın olumsuz kapsamını dengelediği ve dış baskıları hafiflettiği kuramsal olarak belirtilmiştir (Sayfa 3)(Wang et al., 2022).

03

Tez veya makalede kullanım · Tartışma

ESG bilgileri, geleneksel finansal raporlamanın yetersiz kaldığı durumlarda yatırımcılar için kritik bir telafi edici bilgi kaynağıdır.

Muhasebe bilgi kalitesinin düşük olduğu firmalarda ESG'nin marjinal faydasının daha yüksek olduğuna dair bulgu, mevcut araştırmanın sonuçlarını yorumlamak için temel alınabilir(Wang et al., 2022).

Yeşil Finansman Yönergeleri Sonrası Kirletici Endüstrilerde Yatırım Eğilimleri

Araştırma sorusu
2016 Yeşil Finansal Sistem Yönergeleri, ağır kirlilik yaratan sektörlerdeki şirketlerin yatırım davranışlarını nasıl değiştirmiştir?
Yöntem taslağı
Yönerge öncesi ve sonrası dönemi kapsayan farkların farkı (DiD) modeli kurulur. Ağır kirletici olan ve olmayan şirketler kontrol ve deney grupları olarak ayrılır; yatırım etkinliğindeki değişim karşılaştırılır.

Makaleyle bağlantısı: Giriş bölümünde bahsedilen 2016 yönergelerinin ekonomik büyümeyi teşvik etme amacından yola çıkarak, bu politikanın saha düzeyindeki yatırım sonuçları test edilmelidir(Wang et al., 2022).