Anlatı derlemesi incelemesi

DOI: 10.1186/s40066-023-00409-5

Küresel Gıda Güvenliği ve Çevresel Sürdürülebilirlik İçin Gübrelerin Daha Etkin ve Dengeli Kullanımı

Küresel nüfus artışı ve gıda talebi, tarımsal üretimin mevcut alanlarda yoğunlaştırılmasını zorunlu kılmaktadır. Ancak son elli yılda sentetik gübre kullanımının hızla artması, ürün verimini yükseltmekle birlikte küresel ölçekte ciddi besin maddesi dengesizliklerine, çevre kirliliğine ve jeopolitik erişim sorunlarına yol açmıştır.

Yazar
Josep Peñuelas et al.
Yayın
Agriculture & Food Security
Tarih
2023-03-23
01

Makalenin Kapsamı ve Akademik İçeriği

Küresel nüfus artışı ve buna bağlı olarak gelişen gıda talebi, tarımsal üretimin mevcut arazilerde yoğunlaştırılmasını zorunlu kılmaktadır. Son elli yılda sentetik gübre kullanımındaki devasa artış küresel gıda üretim kapasitesini önemli ölçüde artırmış olsa da, bu süreç azot, fosfor ve potasyum kullanımında ciddi bölgesel eşitsizlikler ve ekolojik dengesizlikler yaratmıştır. Azot girdilerinin fosfor ve potasyuma oranla katlanarak büyümesi, toprak stokiyometrisini bozmuş ve doğal biyoçeşitlilik üzerinde geri döndürülmesi güç baskılar oluşturmuştur. Gelişmekte olan ülkeler yüksek gübre maliyetleri nedeniyle besin maddesi yetersizliği yaşarken, gelişmiş bölgelerde aşırı gübreleme sonuçu yeraltı suları kirlenmekte ve sucul ekosistemlerde ötrofıkasyon vakaları yaygınlaşmaktadır. Bu durum, küresel gıda güvenliğini sağlama ihtiyacı ile çevresel sürdürülebilirliği koruma zorunluluğu arasında derin bir ikilem doğurmaktadır.

Bu derleme çalışmasının temel amacı, azot, fosfor ve potasyum gübrelerinin küresel ölçekteki dengesiz kullanımının neden olduğu ekolojik, jeopolitik ve ekonomik sorunları kapsamlı bir biçimde sentezlemektir. Çalışmada narrative derleme yöntemi benimsenmiş ve son otuz yılda uluslararası literatürde yayımlanan küresel odaklı araştırmalar, raporlar ve veri tabanı kayıtları titizlikle incelenmiştir. Araştırmacılar, Web of Science, Google Scholar ve Google arama motorları üzerinden gübre kullanımı, gıda güvenliği, N:P oranları ve çevre etkileşimini içeren anahtar kelime kombinasyonlarıyla literatür taraması gerçekleştirmiştir. Elde edilen veriler, makro besin maddelerinin jeopolitik kaynak dağılımı, kullanım verimliliği, eko-stokiyometrik dengesizlikler ve teknolojik çözüm önerileri başlıkları altında nitel ve kuramsal bir yaklaşımla çözümlenmiştir.

Sentezlenen bulgular, insan kaynaklı azot ve fosfor yüklerinin doğal akış seviyelerine ulaştığını ve azot kullanımının fosfora kıyasla çok daha hızlı artarak N:P oranlarını küresel düzeyde yükselttiğini göstermektedir. Dünyadaki tarım arazilerinin yüzde 30'unda ciddi fosfor eksikliği yaşanırken, mevcut fosfor rezervlerinin yüzde 85'inin Fas gibi tek bir ülkede toplanması jeopolitik erişim engelleri yaratmaktadır. Azotun aksine fosforun sınırlı bir maden kaynağı olması ve potasyum yetersizliğinin artan kuraklık koşullarında bitki su kullanım verimini düşürmesi krizin boyutunu artırmaktadır. Ayrıca, aşırı azot gübrelemesi nitrat kirliliği yoluyla içme suyu kaynaklarını kullanılmaz hale getirmekte, insan sağlığını tehdit etmekte ve sera gazı emisyonlarını tırmandırmaktadır. Çalışma, 4R prensibinin uygulanmasının ve hassas tarım teknolojilerinin benimsenmesinin zorunluluğuna işaret etmektedir.

Sonuç olarak çalışma, gıda güvenliği ile çevresel koruma arasındaki çatışmanın ancak küresel ölçekte koordine edilen dengeli bir gübre politikası ve teknolojik dönüşümle aşılabileceğini vurgulamaktadır. Yazarlar, hassas tarım, biyoteknolojik çözümler, rejeneratif tarım uygulamaları ve 4R prensibinin yasal mevzuatlara dâhil edilmesi gerektiğini belirtmektedir. Literatür taraması açısından bu makale, makro besin maddelerinin tekil incelemelerinden sıyrılarak N, P ve K döngülerini bütüncül ve eko-stokiyometrik bir çerçevede ele alması bakımından önemli bir referans sunmaktadır. Tarımsal sürdürülebilirlik ve küresel besin yönetimi üzerine çalışan araştırmacılar için makale, makro düzeydeki çevresel sınırlar ile mikro düzeydeki çiftlik yönetimi uygulamalarını birleştiren yöntemsel ve kuramsal bir zemin oluşturmaktadır.

Araştırmanın amacı

Bu çalışma, azot, fosfor ve potasyum gübrelerinin küresel ölçekteki eşitsiz ve dengesiz kullanımından kaynaklanan çevresel kirlilik, eko-stokiyometrik bozulmalar ve gıda güvenliği krizlerini literatür ışığında sentezleyerek çözüme yönelik politik ve teknolojik stratejiler sunmayı amaçlamaktadır(Peñuelas et al., 2023, s. 2).

İnceleme ve modelleme yöntemi

Bu çalışma, küresel gübre kullanımına ilişkin son 30 yılda yayımlanmış olan literatürü ve raporları Google, Google Scholar ve Web of Science veri tabanları üzerinden belirli anahtar kelime kombinasyonlarıyla tarayarak sentezleyen kuramsal bir değerlendirme yaklaşımı benimsemiştir(Peñuelas et al., 2023, s. 2).

Kuramsal ve kavramsal çerçeve

Çalışma, ekolojik stokiyometri kuramı ve gezegensel sınırlar (planetary boundaries) çerçevesine dayanmaktadır. İnsan faaliyetlerinin N, P ve K küresel döngülerini doğal akış seviyelerine ulaştırdığı ve N:P:K oranlarındaki sapmaların ekosistem işleyişini bozduğu kuramsal temeli üzerinden analiz yürütülmektedir.

Makalenin ele aldığı literatür

Makale, son otuz yılda yayımlanan küresel ölçekli gübre kullanımı, gıda güvenliği, toprak erozyonu, ötrofıkasyon ve agro-ekosistem yönetimi literatürünü kapsamaktadır. Özellikle Haber-Bosch süreciyle azotun aşırı artışı, fosfor madenlerinin jeopolitik yoğunlaşması ve potasyum kısıtlılığının kuraklıkla etkileşimi konularındaki temel ampirik ve modelleme çalışmalarını sentezlemektedir.

Araştırma Tasarımı

Evren veya inceleme alanı
Google, Google Scholar ve Web of Science veritabanlarında son 30 yılda yayımlanan, gübre kullanımı, gıda güvenliği ve çevresel etkiler üzerine odaklanan küresel ölçekli literatür ve bilimsel raporlar.
Örneklem veya araştırma materyali
Küresel gübre tüketimi, azot, fosfor ve potasyum stokiyometrisi, çevresel ötrofikasyon ve gıda üretimi verimliliğini ele alan ve belirlenen kriterlere göre seçilen akademik çalışmalar ile uluslararası kuruluşların raporları.
Veri toplama süreci
Belirlenen anahtar kelime kombinasyonları kullanılarak yapılan taramalar sonuçunda son 30 yıla ait nitelikli verilerin sistematik olarak derlenmesi.
Veri analiz yöntemi
Farklı ülkelerdeki gübre kullanım asimetrileri, çevresel kayıplar, ekonomik sınırlar ve eko-stokiyometrik oranların (N:P ve N:K) ekosistem ile insan sağlığı üzerindeki etkilerinin nitel ve nicel sentez analizi.
Azot (N) gübrelemesiFosfor (P) sınırlılığıPotasyum (K) ve kuraklık direnciBesin stokiyometrisi (N:P:K oranları)Gıda güvenliğiÇevresel sürdürülebilirlik4R PrensibiÖtrofikasyon

Araştırmanın Bulguları

01

Azotlu gübre girdileri, 1930 ve 2000 yılları arasında ılıman bölgelerde tarımsal verimliliği yüzde 40 ile 64 oranında artırırken, tropikal kuşakta bu artış eğilimi çok daha yüksek seviyelere ulaşmıştır(Peñuelas et al., 2023, s. 2).

02

Fosfor maden kaynaklarının küresel ölçekte son derece adaletsiz dağılması ve mevcut dünya rezervlerinin yüzde 85'inin yalnızca Fas'ta bulunması, düşük gelirli ülkelerin gıda güvenliğini ciddi şekilde tehdit etmektedir(Peñuelas et al., 2023, s. 3).

03

Küresel ısınma kaynaklı kuraklık tehdidinin artış gösterdiği Sahel, Akdeniz havzası ve Asya gibi bölgelerde, bitkilerin su yönetiminde hayati rol üstleyen potasyum gübrelerine erişim acil bir ihtiyaçtır(Peñuelas et al., 2023, s. 4).

04

1961-2013 döneminde gübrelemedeki azot/fosfor (N:P) oranında her on yılda ortalama 0.8 gram artış gerçekleşmiş, bu dengesizlik doğal ekosistemlerin yapısını ve biyoçeşitliliğini derinden sarsmıştır(Peñuelas et al., 2023, s. 5).

05

Küresel tarım sisteminin çevresel sınırları aşmasını önlemek adına, doğru kaynağın, doğru miktarda, doğru zamanda ve doğru yerde kullanılmasını savunan 4R ilkelerinin yasal düzeyde uygulanması zorunludur(Peñuelas et al., 2023).

02

Bulguların Tartışılması ve Araştırmanın Sonucu

Bulguların Yazarlar Tarafından Yorumlanışı

Tarımsal yoğunlaşma ve azotlu gübrelerin yoğun kullanımı, son yüzyılda gıda üretim kapasitesini ciddi oranda artırmıştır. Ancak, bu yoğunlaşma beraberinde ciddi çevresel sorunları getirmiş, azotun su kaynaklarına sızması içme sularını kirletirken sucul ekosistemlerde zararlı alg patlamalarına yol açmıştır. Yazarlar, azot kirliliğinin yalnızca ekolojik bir tehdit olmadığını, aynı zamanda insanlarda kanser ve çölyak gibi immünolojik rahatsızlıkların yaygınlaşmasıyla da doğrudan ilişkili olduğunu savunmaktadır.

Fosfor gübrelemesinde yaşanan küresel adaletsizlik, sürdürülebilir tarımın önündeki en büyük engellerden biridir. Sınırlı ve yenilenemez bir kaynak olan kaya fosfatı rezervlerinin büyük kısmı tek bir coğrafyada yoğunlaşırken, zengin ülkelerin aşırı fosfor kullanımı toprak doymuşluğuna ve verimsizliğe yol açmaktadır. Yazarlar, bu kaynakların adil biçimde yeniden dağıtılması ve gübre israfının azaltılması durumunda, dünya genelindeki fosfor açıklarının tamamının kapatılabileceğini literatür verileriyle göstermektedir.

Potasyum gübresinin iklim değişikliğiyle mücadeledeki kritik rolü, literatürde hak ettiği ilgiyi yeni yeni görmeye başlamıştır. Artan kuraklık koşullarında potasyum, bitkilerin stomalarını düzenleyerek su stresine karşı direnç kazanmalarında kilit bir işlev üstlenmektedir. Yazarlar, özellikle Sahel ve Akdeniz havzası gibi yarı kurak bölgelerde potasyum yetersizliğinin azot ve fosforun etkin kullanımını da engelleyerek tarımsal verimi baltaladığını açıklamaktadır.

Gübreler arasındaki stokiyometrik dengenin (N:P:K) bozulması, biyosferin kimyasal yapısını insanlık tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir şekilde dönüştürmektedir. Özellikle antropojenik faaliyetlerle sürekli artan azot-fosfor oranı, karasal ve sucul ekosistemlerdeki canlıların tür kompozisyonunu ve işlevselliğini bozarak küresel biyoçeşitliliği tehdit etmektedir. Yazarlar, bu ekolojik krizi aşmak için acilen entegre besin yönetimi planlarının (INMAP) ve uluslararası ortak yasal düzenlemelerin uygulanmasını önermektedir.

Bulguların Önceki Araştırmalarla Karşılaştırılması

Yazarlar, sucul ekosistemlerin ötrofikasyonunu önlemek adına sanayi ve azot sabitleyici tarım kaynaklı antropojenik azot kullanım üst sınırının yıllık 62 teragram olması gerektiğini belirten de Vries ve arkadaşlarının (2013) çalışmasını referans alarak, günümüzdeki küresel azot girdisinin bu güvenli gezegensel sınırı en az üç kat aştığını ortaya koymaktadır(Peñuelas et al., 2023, s. 5).

Sonuç Bölümünün Sunduğu Çıkarımlar

Yazarlar, küresel ölçekte tarımsal verimliliği artırırken çevre sağlığını korumanın yolunun, azot, fosfor ve potasyum gübrelerinin asimetrik ve dengesiz dağılımını düzeltmekten geçtiğini vurgulamaktadır. Sürdürülebilir gıda güvenliğinin sağlanması ve ekolojik dengenin korunması, ancak hassas tarım teknolojilerinin yaygınlaştırılması ve 4R (doğru kaynak, doğru oran, doğru zaman, doğru yer) prensibini küresel düzeyde bağlayıcı kılan yeni mevzuatların hayata geçirilmesiyle mümkün olacaktır(Peñuelas et al., 2023).

Literatür Taraması İçin Sunduğu Çerçeve

Bu çalışma, küresel agro-ekosistemlerdeki besin yönetimi literatüründe, azot, fosfor ve potasyum elementlerinin çevresel döngülerindeki antropojenik bozulmaları eko-stokiyometrik bir mercekle ele alan sentezleyici bir köprü işlevi görmektedir. Tekil besin maddelerine veya yerel tarım pratiklerine odaklanan geleneksel literatürden farklı olarak bu çalışma, makro besin elementlerinin tamamını küresel gıda güvenliği ve gezegenin biyofiziksel sınırları arasındaki çift yönlü ilişki bağlamında analiz etmektedir. Makale, tarımsal yoğunlaşmanın sürdürülebilirliği üzerine yürütülen çağdaş tartışmalarda, ekonomik dengesizliklerin ekolojik dengesizliklere nasıl dönüştüğünü kanıtlayan kritik bir referans kaynağı olarak konumlanmaktadır.

Yazarlar, de Vries ve arkadaşlarının azot sınırları çalışması ile MacDonald ve arkadaşlarının küresel fosfor dengesizliği analizlerini temel alarak araştırmalarını yapılandırmışlardır. Önceki literatürün ortaya koyduğu tekil azot kirliliği ve fosfor kıtlığı verilerini, eko-stokiyometrik bir yaklaşımla sentezleyerek N:P ve N:K oranlarındaki kaymaların geniş ölçekli ekolojik sonuçlarına bağlamaktadırlar. Ayrıca Lu ve Tian'ın yarım yüzyıllık küresel gübre tüketimi eğilimlerini, özellikle az gelişmiş ülkelerin ekonomik kısıtları nedeniyle fosfor ve potasyuma erişememesi sonuçu derinleşen gübreleme asimetrisi bağlamında genişletmektedirler. Böylelikle, önceki ampirik bulguları küresel bir trilemma çerçevesinde birleştirmektedirler.

Bu derleme niteliğindeki makale, literatüre özellikle makro besin elementlerinin üçlü sinerjisini vurgulayarak ve 4R prensibini yasal ve politika düzeyinde bir zorunluluk olarak konumlandırarak katkı sunmaktadır. Tarımsal sürdürülebilirlik literatürüne entegre besin yönetimi yaklaşımlarının entegrasyonu için kuramsal bir zemin hazırlamakta ve hayvansal gıda tüketimindeki küresel artışın fosfor döngüsünün etkinliğini nasıl baltaladığını gösteren somut sosyo-ekonomik bağlantılar kurmaktadır. Çalışma, çevre bilimleri ile tarım ekonomisi literatürünü bir araya getirerek, gübre dağılımındaki küresel eşitsizliklerin giderilmesinin gıda güvenliği krizini çözmede kilit bir strateji olduğunu literatüre kazandırmaktadır.

Kaynakça

  1. de Vries, W., Kros, J., Kroeze, C., Seitzinger, S. P. (2013). Assessing planetary and regional nitrogen boundaries related to food security and adverse environmental impacts. Current Opinion in Environmental Sustainability, 5(3-4), 392-402.
03

Tez ve Makale Araştırmalarında Kullanım

Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki üç araştırma taslağına dönüştürülmüştür.

01

Tez veya makalede kullanım · Kavramsal çerçeve

Küresel ölçekte azot, fosfor ve potasyum elementlerinin dengesiz kullanımı ekolojik ve jeopolitik krizleri tetiklemektedir.

Tez çalışmasında küresel tarımsal sürdürülebilirliğin sınırlarını tanımlamak ve gübre asimetrilerini teorik modele entegre etmek için bu kaynak kullanılabilir(Peñuelas et al., 2023, s. 6).

Yarı Kurak Bölgelerde Potasyum ve Azotlu Gübreleme Oranlarının Mısır Bitkisinin Su Kullanım Etkinliği Üzerindeki Etkileri

Araştırma sorusu
Akdeniz iklimi altındaki yarı kurak tarım arazilerinde farklı N:K gübreleme oranları, mısır bitkisinin kuraklık stresine karşı fizyolojik direncini ve su kullanım etkinliğini nasıl etkilemektedir?
Yöntem taslağı
Çalışma, tesadüf bloklarında bölünmüş parseller deneme deseninde 3 tekrarlı olarak kurulacaktır. Faktörler, 4 farklı azot ve 4 farklı potasyum dozu olacaktır. Örneklem büyüklüğü güç analizi ile belirlenecektir. Veri toplama aşamasında yaprak su potansiyeli, stoma iletkenliği ve verim parametreleri ölçülecektir. Veriler ANOVA ve regresyon analizleri ile değerlendirilecektir.

Makaleyle bağlantısı: Makalenin K gübrelemesi bölümünde belirtilen, artan kuraklık ve su kıtlığı koşullarında potasyumun bitki su dengesini düzenlemedeki kritik rolü ve K gübrelemesinin ancak azot belirli bir seviyeye ulaştığında etkinleştiği bulgusundan hareketle bu deneysel tasarım kurgulanmıştır(Peñuelas et al., 2023, s. 6).

02

Tez veya makalede kullanım · literatüre-review

Tarım arazilerindeki fosfor yetersizliği, küresel gıda güvenliğini sınırlandıran en büyük engellerden biridir.

Dünya genelindeki tarım arazilerinde yaşanan besin maddesi açıklarını ve bu açıkların verim üzerindeki kısıtlayıcı etkilerini literatür taramasında ampirik verilerle desteklemek amacıyla kullanılır(Peñuelas et al., 2023, s. 3).

Farklı Tarım Sistemlerinin Toprak Mikrobiyal Çeşitliliği ve N:P Stoikiometrisi Üzerindeki Etkilerinin Karşılaştırılması

Araştırma sorusu
Onarıcı tarım ve geleneksel tarım pratiklerinin uygulandığı arazilerde, toprak mikrobiyal biyokütlesi, enzim aktiviteleri ve toprak N:P oranları arasındaki ilişkiler nasıl değişmektedir?
Yöntem taslağı
Nitel ve nicel yöntemlerin bir arada kullanıldığı karşılaştırmalı alan araştırmasıdır. En az 5 farklı onarıcı tarım uygulayan çiftlik ile 5 komşu geleneksel çiftlik eşleştirilecektir (örneklem veri doygunluğuna göre belirlenecektir). Mevsimsel toprak örnekleri alınarak azot, fosfor miktarları ile mikrobiyal DNA analizleri yapılacaktır. Veriler çok değişkenli istatistiksel analiz yöntemleriyle çözümlenecektir.

Makaleyle bağlantısı: Yazarların N gübrelemesi bölümünde vurguladığı, korumalı toprak işleme, yeşil gübreleme ve onarıcı tarım pratiklerinin toprak sağlığı ve mikrobiyal çeşitlilik üzerindeki olumlu etkileri ile sanayi tipi gübre ihtiyacını azaltma potansiyeli bulgusuna dayanmaktadır(Peñuelas et al., 2023, s. 3).

03

Tez veya makalede kullanım · Tartışma

Sürdürülebilir tarım uygulamaları, sanayi tipi kimyasal gübrelere olan bağımlılığı azaltarak toprak sağlığını korumaktadır.

Geleneksel tarımdan onarıcı ve organik tarıma geçişin agro-ekolojik faydalarını ve kimyasal gübre talebini azaltmadaki etkinliğini tartışma bölümünde sentezlemek için kullanılır(Peñuelas et al., 2023, s. 3).

Hayvancılık Atıklarından Elde Edilen Organik Gübrelerin Toprak Fosfor Dinamikleri ve Eutrofizasyon Riski Açısından İncelenmesi

Araştırma sorusu
Monogastrik hayvan gübrelerinin tarım arazilerinde sürekli kullanımının, toprakta biriken fosfor fraksiyonları ve yüzeysel akış sularındaki fosfor yükleri üzerindeki etkisi nedir?
Yöntem taslağı
Kontrollü saksı ve lizimetre denemesi olarak yürütülecektir. Farklı gübre kaynakları eşit fosfor düzeyinde toprağa uygulanacaktır. Örneklem sayısı her karakter için 5 tekerrür olacak şekilde güç analiziyle belirlenecektir. Yüzeysel akış sularında çözünmüş reaktif fosfor analiz edilecek, toprakta ardışık fosfor ekstraksiyonu uygulanacaktır.

Makaleyle bağlantısı: Makalenin P gübrelemesi kısmında değinilen, monogastrik hayvanların fitaz enzimi eksikliği nedeniyle fosforu az absorbe etmesi sonuçu fosfor yönünden son derece zengin gübreler üretmesi ve bunun küresel eko-stokiyometrik dengesizlikleri artırması argümanından yola çıkılmıştır(Peñuelas et al., 2023, s. 4).