Nicel araştırma makalesi incelemesi

DOI: 10.47103/bilturk.1939742

Kırılgan Ekonomilerde Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerinin Uygulanması: Çokuluslu Şirketlerin Rolü ve Etkinliği

Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri (SKH), küresel ölçekte ekonomik büyümeyi, sosyal kapsayıcılığı ve çevresel sürdürülebilirliği bir arada sağlamayı hedefleyen evrensel bir eylem çerçevesi sunmaktadır.

Yazar
Tuba Derya Başkan et al.
Yayın
BİLTÜRK Journal of Economics and Related Studies
Tarih
2026-05-20
01

Makalenin Kapsamı ve Akademik İçeriği

Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri (SKH), küresel düzeyde ekonomik, sosyal ve çevresel dengelerin kurulmasını amaçlayan kapsayıcı bir kalkınma vizyonu sunmaktadır. Ancak kurumsal kapasite yetersizlikleri, yüksek borçluluk ve yapısal kırılganlıklarla mücadele eden gelişmekte olan ekonomilerde bu hedeflere ulaşılması ciddi engellerle karşılaşmaktadır. Kırılgan Sekizli olarak adlandırılan ülkelerde kamusal kaynakların sınırlılığı, özel sektörün ve özellikle küresel sermaye gücüne sahip çokuluslu şirketlerin (ÇUŞ) sürdürülebilirlik süreçlerine katılımını zorunlu kılmaktadır. Mevcut literatürde ÇUŞ'ların genel sürdürülebilirlik katkıları sıklıkla ele alınsa da, bu şirketlerin kırılgan pazar koşullarında hangi spesifik hedeflere öncelik verdiği ve bu hedefleri ne derecede etkin bir biçimde kurumsal stratejilerine entegre ettiği hususu ampirik düzeyde açıklığa kavuşturulmayı bekleyen temel bir sorun alanı olarak öne çıkmaktadır.

Bu araştırma, Kırılgan Sekizli ülkelerinde (Endonezya, Arjantin, Türkiye, Güney Afrika, Şili, Brezilya, Rusya ve Hindistan) faaliyet gösteren 40 çokuluslu şirketin 2023 yılına ait yıllık faaliyet ve sürdürülebilirlik raporlarını inceleyerek SKH önceliklerini ve etkinlik düzeylerini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Araştırma metodolojisi iki aşamalı bir tasarıma sahiptir. İlk aşamada Nitel İçerik Analizi (QCA) ve Uygunluk Oranı (Relevance Ratio) formülasyonu kullanılarak şirketlerin 17 SKH ile olan uyum ve raporlama oranları tespit edilmiştir. İkinci aşamada ise en yüksek benimsenme oranına sahip olan SKH 8 (İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme) ve SKH 13 (İklim Eylemi) odak noktasına alınarak Veri Zarflama Analizi (VZA) uygulanmıştır. Çıktı yönelimli CCR (ölçeğe göre sabit getiri) ve BCC (ölçeğe göre değişken getiri) modelleri aracılığıyla girdilerin sürdürülebilirlik çıktılarına dönüştürülmesindeki göreli teknik etkinlik skorları hesaplanmıştır.

Elde edilen ampirik bulgular, Kırılgan Sekizli ülkelerindeki çokuluslu şirketlerin teorik olarak mümkün olan SKH birleşimlerini %57 oranında benimsediğini ve uyguladığını göstermektedir. Raporlama sıklığı açısından SKH 8 ve SKH 13, şirketlerin %90'ı (36 firma) tarafından kapsanarak en çok önceliklendirilen hedefler olmuştur. Bunları %75 benimsenme oranıyla SKH 5 (Toplumsal Cinsiyet Eşitliği), SKH 9 (Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı) ve SKH 12 (Sorumlu Üretim ve Tüketim) izlemektedir. Buna karşın SKH 14 (Sudaki Yaşam) %20 ile en az raporlanan hedef olarak kalmıştır. Ölçeğe göre sabit getiri (CCR) VZA modeli sonuçlarına göre SKH 8 kapsamında Güney Afrika, Şili ve Türkiye merkezli şirketler sınırda yer alarak en yüksek etkinlik skorlarına ulaşırken; SKH 13 kapsamında ise Endonezya merkezli firma tam etkinlik sergilemiştir. BCC modeli ise ölçek etkileri dikkate alındığında daha fazla firmanın etkin sınıra ulaştığını doğrulamaktadır.

Araştırmanın tartışma ve sonuç bölümleri, elde edilen bulguları Paydaş Kuramı, Kurumsal Kuram ve Meşruiyet Kuramı çerçevesinde bütünleştirmektedir. Şirketlerin SKH 8 ve SKH 13 üzerinde yoğunlaşması, kırılgan ekonomilerin istihdam, ekonomik büyüme ve iklim riski odaklı yapısal öncelikleriyle doğrudan örtüşmektedir. Şirketler bir yandan yerel paydaşların ve pazarın beklentilerine yanıt verirken, diğer yandan uluslararası kurumsal standartlara uyum sağlayarak meşruiyetlerini pekiştirmektedir. Araştırma, nitel raporlama verilerini nicel VZA etkinlik ölçümleriyle birleştirerek literatürdeki ampirik boşluğu doldurmakta ve politika yapıcılara teşvik mekanizmaları ile standart izleme raporlamaları geliştirilmesi yönünde somut kanıtlar sunmaktadır.

Araştırmanın amacı

Bu çalışmanın temel amacı, Kırılgan Sekizli ülkelerinde faaliyet gösteren çokuluslu şirketlerin 2023 yılı itibarıyla Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri'ne yönelik öncelikli odak noktalarını belirlemek ve bu şirketlerin SKH 8 (İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme) ile SKH 13 (İklim Eylemi) kapsamındaki göreli etkinlik seviyelerini Veri Zarflama Analizi (VZA) modeliyle değerlendirmektir(Başkan et al., 2026).

İnceleme ve modelleme yöntemi

Bu araştırma, Kırılgan Sekizli ülkelerindeki çokuluslu şirketlerin sürdürülebilirlik raporlarındaki nitel verileri içerik analiziyle kodlayarak ve elde edilen verileri Göreli Uygunluk Oranı (RR) ile CCR-BCC Veri Zarflama Analizi (VZA) modelleriyle bütünleştirerek ampirik ve kantitatif bir yöntem sergilemektedir(Başkan et al., 2026).

Kuramsal ve kavramsal çerçeve

Çalışmanın kuramsal çerçevesi; çokuluslu şirketlerin sürdürülebilirlik hedeflerine uyumunu açıklamak amacıyla Paydaş Kuramı, Kurumsal Kuram ve Meşruiyet Kuramı'nın bütüncül bir bileşimine dayanmaktadır. Paydaş Kuramı (Freeman, 1984), şirketlerin hükümetler, yatırımcılar ve toplum gibi aktörlerin beklentilerine yanıt olarak SKH'leri benimsediğini öne sürerken; Kurumsal Kuram (DiMaggio ve Powell, 1983), uluslararası normlar ile düzenleyici baskıların gelişmekte olan pazarlardaki kurumsal davranışları şekillendirdiğini savunmaktadır. Meşruiyet Kuramı (Suchman, 1995) ise kurumsal meşruiyeti koruma ve sosyal faaliyet izni elde etme arayışının stratejik bir aracı olarak SKH raporlamasını açıklığa kavuşturmaktadır.

Makalenin ele aldığı literatür

Çalışma; Kolk vd. (2017), Van Zanten ve Van Tulder (2018), Pizzi vd. (2020), Sachs vd. (2019) ve Zakari vd. (2022) gibi literatürdeki temel araştırmalara atıfta bulunarak, ÇUŞ'ların sürdürülebilirlik süreçlerindeki rolünü incelemektedir. Literatürde makro düzeydeki göstergelere veya genel SKH etkilerine odaklanıldığı, ancak yapısal kısıtları bulunan kırılgan ekonomilerde firma düzeyindeki önceliklendirme ve göreli etkinlik ölçümünün eksik kaldığı vurgulanmaktadır.

Araştırma Tasarımı

Evren veya inceleme alanı
Kırılgan Sekizli ülkelerinde (Endonezya, Arjantin, Türkiye, Güney Afrika, Şili, Brezilya, Rusya, Hindistan) faaliyet gösteren ve uluslararası düzeyde üretim, satış veya hizmet faaliyeti yürüten tüm çokuluslu şirketler çalışmanın genel evrenini oluşturmaktadır.
Örneklem veya araştırma materyali
Kırılgan Sekizli ülkelerinin her birinden seçilen, karşılaştırılabilir operasyonel ve finansal özelliklere sahip ve 2023 yılına ait sürdürülebilirlik raporu yayımlamış 5'er adet olmak üzere toplam 40 çokuluslu şirket örneklem olarak incelenmiştir.
Veri toplama süreci
Örnekleme dahil edilen 40 çokuluslu şirketin 2023 yılına ait kamuya açık resmi faaliyet raporları ve sürdürülebilirlik raporları taranarak veri tabanı oluşturulmuştur. Şirketlerin finansal raporlarında yer alan toplam varlıklar ve net kâr değişkenleri, analiz öncesinde birim tutarlılığı sağlamak amacıyla 2023 yıl sonu döviz kuru üzerinden ABD dolarına dönüştürülmüştür.
Veri analiz yöntemi
Nitel içerik analizi yaklaşımıyla sürdürülebilirlik raporlarındaki SKH kodlamaları gerçekleştirilmiş ve şirketlerin genel uyum düzeyini ölçmek için Göreli Uygunluk Oranı (RR) hesaplanmıştır. Öne çıkan SKH 8 (İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme) ve SKH 13 (İklim Eylemi) hedeflerindeki göreli verimlilik seviyelerini saptamak amacıyla çıktı odaklı Charnes-Cooper-Rhodes (CCR) ve Banker-Charnes-Cooper (BCC) Veri Zarflama Analizi (VZA) modelleri uygulanmıştır.
Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri (SKH)Kırılgan Sekizli ÜlkeleriÇokuluslu Şirketler (ÇUŞ)Göreli Uygunluk Oranı (RR)Veri Zarflama Analizi (VZA)SKH 8 (İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme)SKH 13 (İklim Eylemi)CCR Ölçeğe Göre Sabit Getiri ModeliBCC Ölçeğe Göre Değişken Getiri Modeli

Araştırmanın Bulguları

01

Kırılgan Sekizli ülkelerinde faaliyet gösteren çokuluslu şirketlerin Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri'ni kurumsal stratejilerine entegre etme oranı Göreli Uygunluk Oranı (RR) üzerinden yüzde 57 olarak belirlenmiştir. Bu durum, kırılgan ekonomilerdeki kurumsal sürdürülebilirlik uygulamalarının orta düzeyde bir entegrasyon gösterdiğine işaret etmektedir(Başkan et al., 2026).

02

Çokuluslu şirketlerin raporlamalarında SKH 8 (İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme) ve SKH 13 (İklim Eylemi) yüzde 90 benimsenme oranı ile en öncelikli hedefler olarak öne çıkmaktadır. Bunları yüzde 75 benimsenme oranları ile toplumsal cinsiyet eşitliği (SKH 5), sanayi, yenilikçilik ve altyapı (SKH 9) ile sorumlu üretim ve tüketim (SKH 12) takip etmektedir(Başkan et al., 2026).

03

SKH 8 (İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme) kapsamında yapılan CCR çıktı odaklı veri zarflama analizi sonuçunda, Güney Afrika, Şili ve Türkiye'de faaliyet gösteren çokuluslu şirketler en yüksek verimlilik skoruna (1.00) ulaşarak etkinlik sınırında yer almış ve bu hedefi kaynak dönüşümünde en etkin biçimde uygulayan ülkeler olmuştur(Başkan et al., 2026).

04

SKH 13 (İklim Eylemi) kapsamında uygulanan ölçeğe göre sabit getiri (CCR) veri zarflama analizi modelinde, sera gazı emisyonlarının azaltılması girdisini yenilenebilir enerji oranına dönüştürmede en etkin performansı Endonezya'daki çokuluslu şirket (Ia_1) göstererek tek başına etkinlik sınırını oluşturmuştur(Başkan et al., 2026).

02

Bulguların Tartışılması ve Araştırmanın Sonucu

Bulguların Yazarlar Tarafından Yorumlanışı

Kırılgan Sekizli ekonomilerinde faaliyet gösteren çokuluslu şirketlerin sürdürülebilirlik raporlarına dayanan analizler, firmaların Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen 17 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefi'ni kurumsal stratejilerine entegre etme oranının yüzde 57 düzeyinde olduğunu göstermektedir. Bu bulgu, kısıtlı kaynaklara ve kurumsal boşluklara sahip olan kırılgan ekonomilerde, çokuluslu işletmelerin küresel sürdürülebilirlik standartlarına uyum sağlama konusunda önemli bir mesafe katettiğine, ancak henüz tam bir entegrasyon seviyesine ulaşamadığına işaret etmektedir.

Araştırma, şirketlerin hedefler arasında homojen bir dağılım sergilemek yerine belirgin bir seçicilik yürüttüğünü ve özellikle insana yakışır iş ile ekonomik büyümeyi hedefleyen SKH 8 ile iklim eylemini kapsayan SKH 13 üzerine odaklandıklarını doğrulamaktadır. Yazar bu durumu paydaş teorisi bağlamında açıklayarak, kırılgan pazarlardaki yüksek işsizlik ve ekonomik istikrarsızlık gibi yapısal sorunların, firmaların meşruiyet kazanma ve toplumsal onay alma güdüleriyle birleşerek bu iki temel hedefi stratejik öncelik haline getirdiğini savunmaktadır.

Sürdürülebilirlik performansının Veri Zarflama Analizi (VZA) ile ölçülen göreli verimlilik skorları, ülkeler ve firmaların operasyonel ölçekleri arasında belirgin bir heterojenlik olduğunu ortaya koymaktadır. Ölçeğe göre sabit getiri (CCR) varsayımı altında SKH 8'de Güney Afrika, Şili ve Türkiye; SKH 13'te ise yalnızca Endonezya verimlilik sınırını oluştururken, ölçeğe göre değişken getiri (BCC) modeli ölçek farklılıklarının dikkate alınması durumunda daha fazla firmanın kaynak dönüşümünü etkin yönettiğini göstererek kurumsal esnekliğin önemini doğrulamaktadır.

Elde edilen tüm bu ampirik sonuçlar, kurumsal meşruiyet ve kurumsallaşma teorilerinin öngörüleriyle örtüşmekte ve çokuluslu şirketlerin sürdürülebilirlik ajandalarını salt küresel normlara uyum sağlamak için değil, aynı zamanda faaliyet gösterdikleri yerel pazarlarda operasyonel riskleri azaltmak ve kurumsal meşruiyetlerini sağlamlaştırmak amacıyla kullandıklarını göstermektedir. Dolayısıyla, az gelişmiş ülkelerdeki yasal otoritelerin şeffaf ve bağlayıcı raporlama standartları geliştirerek firmaları sudaki ve karasal yaşam gibi az önceliklendirilen alanlarda da yatırıma teşvik etmesi kritik önem taşımaktadır.

Bulguların Önceki Araştırmalarla Karşılaştırılması

Yazar, Kırılgan Sekizli ülkelerindeki çokuluslu şirketlerin SKH 8 hedefini önceliklendirmesinin, OECD (2025) ve Birleşmiş Milletler (2023) raporlarında vurgulanan az gelişmiş/kırılgan ekonomilerin istihdam ve ekonomik büyümeyi ön plana alan yapısal öncelikleriyle tam bir uyum sergilediğini ortaya koymaktadır(Başkan et al., 2026).

Yazar, SKH 14 (Sudaki Yaşam) ve SKH 15 (Karasal Yaşam) hedeflerinin çokuluslu şirketler tarafından düşük düzeyde benimsenmesini DiMaggio ve Powell (1983) ile Scott (2013) tarafından geliştirilen kurumsal teori ilkeleriyle bağdaştırmaktadır; firmaların yalnızca doğrudan faaliyet alanlarıyla ilgili ve ölçülebilir sonuçlar üreten yasal/sektörel baskılara yanıt verdiğini savunmaktadır(Başkan et al., 2026).

Sonuç Bölümünün Sunduğu Çıkarımlar

Çalışmanın sonuçunda yazar, kırılgan ekonomilerdeki çokuluslu şirketlerin SKH 8 ve SKH 13 gibi büyüme ve iklim odaklı hedefleri stratejilerine başarıyla entegre etmelerine rağmen, kurumsal katılımın seçici ve stratejik bir nitelik taşıdığını vurgulamaktadır. Sürdürülebilir kalkınmanın bütünsel olarak başarılması için kırılgan ülkelerdeki yasal otoritelerin standart ve şeffaf raporlama çerçeveleri oluşturması, kurumsal kapasiteyi güçlendirmesi ve SKH 14 ile 15 gibi geri planda kalan hedeflere yönelik vergi avantajı ve sübvansiyon gibi hedefli teşvik mekanizmaları tasarlaması gerektiği sonuçuna varılmaktadır(Başkan et al., 2026).

Literatür Taraması İçin Sunduğu Çerçeve

Bu çalışma, sürdürülebilirlik literatüründe gelişmekte olan ve yapısal kırılganlıklara sahip olan ekonomilerdeki çokuluslu şirketlerin kurumsal sürdürülebilirlik davranışlarını inceleyerek önemli bir boşluğu doldurmaktadır. Önceki çalışmalar genellikle makro düzeydeki göstergelere odaklanırken veya gelişmiş ülke pazarlarındaki kurumsal uygulamaları ele alırken, bu çalışma doğrudan Kırılgan Sekizli ekonomilerinde firma düzeyinde bir analiz sunmaktadır. Araştırma, sürdürülebilirlik raporlarını nitel içerik analiziyle inceleyip, ardından elde edilen verileri ampirik olarak Veri Zarflama Analizi (VZA) aracılığıyla değerlendirerek literatürde hem nitel hem de nicel yöntemleri bütünleştiren bir işlev üstlenmektedir.

Çalışma, Freeman (1984) tarafından ortaya konan paydaş teorisi ile DiMaggio ve Powell (1983) ve Scott (2013) tarafından geliştirilen kurumsal teoriye dayanmaktadır. Önceki literatürde çokuluslu şirketlerin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkısı genellikle seçici ve tutarsız olarak değerlendirilmiştir (Kolk ve diğerleri, 2017; Van Tulder ve diğerleri, 2021). Bu çalışma, önceki araştırmaların öne sürdüğü seçici benimseme savını destekler nitelikte ampirik kanıtlar sunarak, kırılgan ekonomilerdeki ÇUŞ'ların özellikle ekonomik büyüme (SKH 8) ve iklim eylemi (SKH 13) hedeflerine öncelik verdiğini ortaya koymaktadır. Böylece kurumsal teori kapsamında, heterojen ve zayıf kurumsal yapılarda faaliyet gösteren firmaların küresel ve yerel baskılara nasıl tepki verdiğini açıklayarak literatüre eklemlenmektedir.

Bu araştırma, kırılgan ekonomilerde sürdürülebilirlik hedeflerinin uygulanabilirliği üzerine gelecekte yapılacak sistematik derleme çalışmalarına benzersiz bir ampirik veri seti sağlamaktadır. Çalışmanın literatür taramasına en büyük katkısı, sadece ÇUŞ'ların hangi sürdürülebilirlik hedeflerini taahhüt ettiklerini listelemekle kalmayıp, bu taahhütlerin gerçekte ne ölçüde etkin bir kaynak kullanımına dönüştüğünü Veri Zarflama Analizi (VZA) kullanarak nicelleştirmesidir. Literatürde SKH'lerin değerlendirilmesinde VZA kullanımının sınırlı olduğu göz önüne alındığında, çalışma metodolojik olarak yeni bir değerlendirme çerçevesi sunmakta ve kırılgan yapıdaki ekonomilerde sürdürülebilirlik yönetimi, kurumsal meşruiyet ve çevresel iktisat alanlarındaki tartışmalara güçlü bir zemin hazırlamaktadır.

Kaynakça

  1. OECD. (2025). States of Fragility 2025: Perspectives on Fragility and Sustainable Development Goals. OECD Publishing.
  2. DiMaggio, P. J., & Powell, W. W. (1983). The iron cage revisited: Institutional isomorphism and collective rationality in organizational fields. American sociological review, 48(2), 147-160. https://ssrn.com/abstract=1504516
03

Tez ve Makale Araştırmalarında Kullanım

Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki üç araştırma taslağına dönüştürülmüştür.

01

Tez veya makalede kullanım · literatüre-review

Kırılgan ekonomilerdeki çokuluslu şirketlerin Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri'ni kurumsal stratejilerine entegre etme düzeyi homojen olmayıp, belirli ekonomik ve çevresel hedefler etrafında yoğunlaşmaktadır.

Bu iddia, kırılgan pazarlardaki kurumsal sürdürülebilirlik uygulamalarının seçici ve stratejik yapısını açıklamak ve kurumsal teori kapsamındaki baskıların etkisini tartışmak amacıyla literatür taraması bölümünde kullanılabilir(Başkan et al., 2026).

Kırılgan Gelişmekte Olan Ülkelerde Kurumsal Sürdürülebilirlik Uygulamalarının Boylamsal Verimlilik Analizi

Araştırma sorusu
Çokuluslu şirketlerin SKH 8 ve SKH 13 kapsamındaki verimlilik skorları zaman içinde nasıl bir değişim sergilemektedir?
Yöntem taslağı
Araştırma boylamsal bir ampirik tasarım içerecektir. Kırılgan Sekizli ülkelerinde faaliyet gösteren çokuluslu şirketlerin 2018-2025 yılları arasındaki yıllık sürdürülebilirlik raporlarından elde edilen panel veriler toplanacaktır. Analiz için pencereli Veri Zarflama Analizi (Window DEA) veya Malmquist Toplam Faktör Verimliliği İndeksi yaklaşımı kullanılacaktır. Örneklem büyüklüğü veri doygunluğuna göre belirlenecektir.

Makaleyle bağlantısı: Makalede sunulan analizin yalnızca 2023 yılına ait kesitsel verilere dayanması ve zaman içindeki dinamik değişimi gösterememesi sınırlılığından yola çıkılarak bu araştırma önerilmiştir(Başkan et al., 2026).

02

Tez veya makalede kullanım · Kavramsal çerçeve

Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri, ekonomik büyüme, sosyal kapsayıcılık ve çevresel sürdürülebilirliğin eş zamanlı olarak gerçekleştirilmesini gerektiren entegre bir yapı sunmaktadır.

Tezin kavramsal çerçeve bölümünde sürdürülebilir kalkınmanın çok boyutlu doğasını ve tüm paydaşların koordineli katılım ihtiyacını vurgulamak için bu iddiadan yararlanılabilir(Başkan et al., 2026).

Gelişmekte Olan Ekonomilerde Kurumsal Yönetişim Kalitesinin SKH Raporlama Tercihleri Üzerindeki Etkisi

Araştırma sorusu
Ülke düzeyindeki kurumsal yönetişim kalitesi (yasal düzenlemeler, şeffaflık), çokuluslu şirketlerin az önceliklendirilen SKH 14 ve SKH 15 hedeflerini raporlama düzeyini nasıl etkilemektedir?
Yöntem taslağı
Bu çalışma, nitel ve nicel yöntemleri birleştiren karma bir desene sahip olacaktır. Ülke düzeyindeki Dünya Bankası Yönetişim Göstergeleri (WGI) ile firmaların sürdürülebilirlik raporlarındaki SKH 14 ve SKH 15 kodlama sıklıkları arasındaki ilişki panel lojit regresyon analizi ile incelenecektir. Nitel kısımda ise yasal otoritelerin temsilcileri ile derinlemesine mülakatlar gerçekleştirilecektir.

Makaleyle bağlantısı: Yazarın tartışma kısmında belirttiği, firmaların yasal teşviklerin yetersizliği nedeniyle bazı sürdürülebilirlik hedeflerine (SKH 14 ve 15) daha az ilgi gösterdiği bulgusuna ve gelecek araştırma çağrısına dayanmaktadır(Başkan et al., 2026).

03

Tez veya makalede kullanım · Tartışma

Çokuluslu şirketlerin insana yakışır iş ve ekonomik büyüme (SKH 8) kapsamındaki faaliyetleri, kırılgan pazarlarda yerel istihdam olanaklarını ve kapsayıcı ekonomik büyümeyi doğrudan desteklemektedir.

Tartışma bölümünde, ampirik analiz sonuçlarının paydaş beklentileri ve ulusal öncelikler bağlamında nasıl anlamlandırılacağını göstermek ve politika önerilerini gerekçelendirmek için kullanılabilir(Başkan et al., 2026).

Kurumsal Sürdürülebilirlik Verimliliğini Belirleyen Faktörler: Stokastik Sınır Analizi Yaklaşımı

Araştırma sorusu
Firma büyüklüğü, kaldıraç oranı ve uluslararasılaşma derecesi gibi kurumsal özellikler çokuluslu şirketlerin sürdürülebilirlik kaynak dönüşüm verimliliğini nasıl etkilemektedir?
Yöntem taslağı
Araştırma nicel ve nedensel bir tasarıma sahip olacaktır. Kırılgan Sekizli ülkelerindeki ÇUŞ'ların finansal verileri ve emisyon azaltım verileri toplanarak parametrik bir yöntem olan Stokastik Sınır Analizi (SFA) uygulanacaktır. Bu modelle hem verimlilik sınırları belirlenecek hem de verimsizliğe yol açan firma düzeyindeki mikro faktörler tahmin edilecektir.

Makaleyle bağlantısı: Yazarın gelecek araştırmalar için metodolojik sınırlılıkları aşmak adına nedensel ilişkileri ortaya koyabilecek alternatif kantitatif yöntemlerin (regresyon modelleri, stokastik sınır analizi vb.) kullanılması yönündeki çağrısına dayanmaktadır(Başkan et al., 2026).