İçeriğe geç

Nicel araştırma · 2021

Kuzeydoğu Pasifik Okyanusu'nda Zamana Bağlı Epipelajik Topluluk Deniz Manzaraları: Tür Kompozisyonunun Uzaktan Algılama ile Tahmin Edilmesi ve Değerlendirilmesi

Time-Varying Epipelagic Community Seascapes: Assessing and Predicting Species Composition in the Northeastern Pacific Ocean

Okur sorusu

Uzaktan algılama verileri kullanılarak okyanuslardaki balık topluluğu değişimleri nasıl tahmin edilebilir?

Bu çalışmada, Kuzey Kaliforniya Akıntısı'ndaki 23 epipelajik türün dağılımı, MODIS uydusundan alınan sıcaklık (SST), klorofil ve yansıma (Rrs555) verileriyle modellenmiştir.

Kaynak izi: (Barceló et al., 2021) · (Barceló et al., 2021)

Öne çıkanlar

  • Uydu verileri (SST ve SLA etkileşimi), okyanus topluluklarındaki değişimleri yerinde ölçümlere ihtiyaç duymadan tahmin etmede başarılıdır.
  • Columbia Nehri'nin tatlı su girdisi, Rrs555 optik verisi sayesinde balık türlerinin habitat tercihiyle ilişkilendirilmiştir.
  • 2014-2015 ısı dalgaları, bölgede daha önce görülmemiş bir 'sıcak topluluk' hâkimiyetine yol açmıştır.
  • Pasifik zarganası gibi bazı türler, ısınan okyanus sularının tutarlı biyolojik göstergeleri olarak kullanılabilir.
Yayın türü
Nicel araştırma
Yazarlar
Caren Barceló ve 6 yazar
Dergi / alan
Doğa Bilimleri
Yıl
2021
Örneklem
2003-2012 yılları arasında Mayıs, Haziran ve Eylül aylarında 1215 yüzey trolü istasyonundan toplanan 23 farklı balık ve makro-omurgasız türü.
Veri kaynakları
Nordic 264 halat trolü kullanılarak yapılan 30 dakikalık yüzey çekimleri, Sea-Bird SBE 19 CTD profilleri, su örneklerinden elde edilen klorofil verileri ve MODIS-Aqua uydusundan…
Analiz yöntemi
Bray-Curtis benzemezlik matrisi üzerine kurulu Metrik Olmayan Çok Boyutlu Ölçekleme (NMDS) ordinasyonu, Hiyerarşik Küme Analizi, Gösterge Tür Analizi (ISA) ve Akaike Bilgi Kriteri…

İnceleme özeti

Küresel ölçekte deniz biyolojik çeşitliliğinin ve topluluk yapısının izlenmesi, ekosistem sağlığının değerlendirilmesi için kritik bir gösterge olarak kabul edilmektedir. Ancak, okyanusların devasa boyutları, bu değişimlerin geleneksel yöntemlerle takibini hem maliyetli hem de lojistik olarak zor kılmaktadır. Uzaktan algılama teknolojileri, geniş alanlarda yüksek mekansal ve zamansal çözünürlüklü habitat bilgisi sunarak bu sorunun aşılmasında önemli bir potansiyel barındırmaktadır. Bu çalışmada, Kuzey California Akıntısı (NCC) epipelajik ekosistemindeki balık ve makro-omurgasız topluluklarının oşinografik değişkenlerle olan dinamik ilişkisi, ekosistem tabanlı balıkçılık yönetimi bağlamında ele alınarak okyanus yönetim politikalarına temel teşkil edecek yeni bir indeks geliştirilmesi hedeflenmektedir.

Araştırma kapsamında, 2003-2012 yılları arasında düzenli olarak gerçekleştirilen yüzey trolü sörvey verileri ile eş zamanlı toplanan yerinde ve uzaktan algılama verileri kullanılmıştır. Topluluk kompozisyonundaki değişkenliği nicelleştirmek için Bray-Curtis benzemezlik matrisine dayalı Metrik Olmayan Çok Boyutlu Ölçekleme (NMDS) ordinasyonu uygulanmıştır. Elde edilen ordinasyon skorları, Genelleştirilmiş Eklemeli Karma Modeller (GAMM) aracılığıyla deniz yüzey sıcaklığı (SST), klorofil-a, deniz seviyesi anomalisi (SLA) ve Columbia Nehri dumanının bir göstergesi olan Rrs555 yansıma verileriyle ilişkilendirilmiştir. Bu metodolojik kurgu, sadece tekil türlerin dağılımını değil, tüm topluluk gradyanlarının uzaktan algılama katmanları üzerine yansıtılmasını sağlayarak sürekli bir topluluk manzarası analizi sunmaktadır.

Elde edilen bulgular, epipelajik topluluk yapısının 'soğuk-kıyısal' ve 'sıcak-açık deniz' karakterli iki ana gruba ayrıldığını ve bu grupların oşinografik değişkenlerle güçlü korelasyonlar gösterdiğini kanıtlamaktadır. Özellikle Rrs555 verilerinin, Columbia Nehri dumanından etkilenen sulara afinite duyan market mürekkep balığı ve kurt balığı gibi türlerin dağılımını tanımlamada son derece etkili olduğu tespit edilmiştir. GAMM modelleri, topluluk değişimlerinin %45,8'ini açıklayabilmektedir. Oluşturulan tahmin haritaları, 2014-2015 dönemindeki denizel sıcak hava dalgasının etkilerini geriye dönük olarak başarıyla tahmin etmiş; bu süreçte sıcak su afinitesi olan türlerin kıyıya doğru sokulmasıyla soğuk su türleri üzerinde bir habitat sıkışması yaşandığına dair somut veriler ortaya koymuştur.

Bu çalışma, uydu verilerinin topluluk düzeyindeki biyolojik gradyanları tahmin etmek için kullanılabilirliğini gösteren bölgedeki ilk örneklerden biri olması bakımından literatüre özgün bir katkı sağlamaktadır. Geliştirilen deniz manzarası indeksi, saha araştırmalarının yapılamadığı dönemlerdeki veri boşluklarını doldurma ve bölgesel ekosistem durum raporlarına entegre edilme potansiyeline sahiptir. Yazarlar, bu yaklaşımın ekosistem tabanlı balıkçılık yönetiminde dinamik bir araç olarak kullanılabileceğini, özellikle türler arası rekabet ve av-avcı örtüşmelerinin takibinde yöneticilere stratejik bilgiler sunacağını vurgulamaktadır. Sonuç olarak, uzaktan algılama tabanlı bu modeller, okyanus kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi için maliyet etkin ve yüksek çözünürlüklü bir izleme altyapısı vaat etmektedir.

Kuramsal ve kavramsal çerçeve

Çalışma, oşinografi ile peyzaj ekolojisi ilkelerini birleştiren 'deniz manzarası ekolojisi' (seascape ecology) kuramsal çerçevesine dayanmaktadır. Bu yaklaşım, denizel ortamdaki fiziksel yapıların biyotik toplulukların dağılımını ve çeşitliliğini nasıl şekillendirdiğini anlamaya odaklanır.

Makalenin ele aldığı literatür

Makale, biyolojik çeşitlilik göstergelerinin ölçülmesinde uzaktan algılamanın önemini vurgulayan Skidmore ve Pettorelli (2015) ile deniz manzarası ekolojisinin temellerini atan Pittman (2011, 2017) çalışmalarını temel alır. Ayrıca California Akıntısı'ndaki çevresel değişkenlik ve tür dağılım modelleri üzerine Brodeur (2005, 2006) ve Hazen (2013) literatürüyle doğrudan ilişki kurar.

Yöntem ve araştırma tasarımı

Araştırmanın amacı

Bu çalışma, Kuzeydoğu Pasifik Okyanusu'ndaki bir epipelajik balık topluluğu ile hem yerinde hem de uzaktan algılama yoluyla nicelleştirilen oşinografik değişkenler arasındaki ilişkiyi değerlendirmeyi ve örneklenmemiş yıllar için topluluk özelliklerini tahmin etmeyi amaçlamaktadır (Barceló et al., 2021).

Yöntem ve yaklaşım

Kuzey Kaliforniya Akıntısı (NCC) ekosistemindeki epipelajik balık ve makro-omurgasız topluluklarının yapısı, uzaktan algılama verileri (MODIS SST, CHL, Rrs555) ve yerinde oşinografik ölçümlerle ilişkilendirilerek genelleştirilmiş eklemeli karma modeller (GAMM) aracılığıyla çözümlenmiştir (Barceló et al., 2021).

Evren veya inceleme alanı
Kuzeydoğu Pasifik Okyanusu'nun Washington ve Oregon kıyıları açıklarında (44.25-48.23 N ve 125.61-123.97 W) bulunan epipelajik bölge.
Örneklem veya araştırma materyali
2003-2012 yılları arasında Mayıs, Haziran ve Eylül aylarında 1215 yüzey trolü istasyonundan toplanan 23 farklı balık ve makro-omurgasız türü.
Veri toplama süreci
Nordic 264 halat trolü kullanılarak yapılan 30 dakikalık yüzey çekimleri, Sea-Bird SBE 19 CTD profilleri, su örneklerinden elde edilen klorofil verileri ve MODIS-Aqua uydusundan alınan 8 günlük kompozit veriler.
Veri analiz yöntemi
Bray-Curtis benzemezlik matrisi üzerine kurulu Metrik Olmayan Çok Boyutlu Ölçekleme (NMDS) ordinasyonu, Hiyerarşik Küme Analizi, Gösterge Tür Analizi (ISA) ve Akaike Bilgi Kriteri (AIC) ile minimize edilen GAMM modelleri.
Topluluk Deniz Manzarası (Community Seascape)NMDS Ordinasyon SkorlarıUzaktan Algılama Yansıtması (Rrs555)Deniz Seviyesi Anomalisi (SLA)Deniz Yüzeyi Sıcaklığı (SST)Columbia Nehri Çizgisi (Plume)Sıcak ve Soğuk Topluluk Kümeleri

Bulgular

  1. Yapılan ordinasyon analizi sonuçunda epipelajik topluluğun 'soğuk/kıyısal' ve 'sıcak/açık deniz' karakterli iki ana kümede toplandığı ve bu ayrımın sıcaklık gradyanı ile doğrudan ilişkili olduğu saptanmıştır (Barceló et al., 2021).

  2. Uzaktan algılama verilerine dayalı en iyi model, topluluk yapısındaki değişkenliğin yüzde 45,8'ini açıklayabilmekte olup SST ve SLA etkileşimini en güçlü öngörücü faktörler olarak tanımlamaktadır (Barceló et al., 2021).

  3. Pasifik zarganası (Cololabis saira), incelenen tüm aylarda sıcak/açık deniz topluluğunun tutarlı bir göstergesi olarak belirlenirken, keta ve kral somonları soğuk toplulukla ilişkilendirilmiştir (Barceló et al., 2021).

  4. MODIS Rrs555 verisi, Columbia Nehri tatlı su girdisinin epipelajik bölgeye etkisini tanımlamada başarılı olmuş; bu veriyle ilişkilendirilen türlerin nehir suyu yayılım alanlarını tercih ettiği görülmüştür (Barceló et al., 2021).

  5. 2014-2015 yıllarındaki denizel ısı dalgaları sırasında, model tahminleri bölgede daha önce gözlemlenmemiş seviyelerde sıcak/açık deniz topluluğu hâkimiyetine işaret etmiştir (Barceló et al., 2021).

Tartışma ve sonuç

Çalışmanın bulguları, epipelajik toplulukların çevresel gradyanlara son derece duyarlı olduğunu ve bu duyarlılığın uzaktan algılama verileriyle nicelleştirilebileceğini göstermektedir. Özellikle NMDS ordinasyon skorlarının uydu verileriyle modellenmesi, topluluk yapısındaki değişimlerin yüzde 45'inden fazlasının öngörülebilir olduğunu kanıtlamıştır.

Yazarlar, sıcaklık ve deniz seviyesi anomalisinin (SLA) etkileşimli kullanılmasının, sadece yüzey sıcaklığına odaklanan modellere göre daha derinlikli bir ekolojik içgörü sağladığını savunmaktadır. Bu durum, okyanusun sadece deri sıcaklığının değil, su kolonu yoğunluğunun ve dolaşım özelliklerinin de topluluk yapısını şekillendirdiğine işaret eder.

Tartışma bölümünde, nehir suyu çizgisi (plume) etkisinin Rrs555 yansıma verisiyle takip edilebilmesi, kıyısal ekosistemlerin karasal girdilerle nasıl beslendiğini anlamak adına literatüre yeni bir metodolojik katkı olarak sunulmuştur. Bu, balıkçılık biyolojisi ile optik oşinografiyi birleştiren nadir yaklaşımlardan biridir.

Sonuç olarak, 2014-2015 denizel ısı dalgaları gibi ekstrem olayların topluluklarda yarattığı 'habitat daralması' veya 'açık deniz istilası' etkileri, geliştirilen modellerle mekânsal olarak haritalandırılabilmiştir. Bu durum, iklim değişikliği senaryolarında tür kompozisyonunun nasıl evrileceğini tahmin etmek için dinamik bir yönetim aracı sunmaktadır.

Bulguların önceki araştırmalarla karşılaştırılması

Bu çalışma, Brodeur ve diğerlerinin (2005) nehir suyu çizgisi (plume) ile türlerin afinitesine dair bulgularını doğrulamakla birlikte, Rrs555 optik verisini kullanarak bu biyolojik yanıtları ilk kez uzaktan algılama ölçeğine taşımaktadır (Barceló et al., 2021).

Yazarlar, 2014-2015 dönemindeki anormal sıcaklık artışlarının topluluk üzerindeki etkisini, Auth ve diğerlerinin (2018) iktiyoplankton dağılımındaki vardiya bulgularıyla paralel bir biçimde 'açık deniz topluluğu incursion'u' olarak yorumlamaktadır (Barceló et al., 2021).

Yazarların ulaştığı sonuç

Çalışma, kolayca erişilebilir uydu verilerinin pelajik ekosistemlerdeki topluluk değişimlerini izlemek ve tahmin etmek için güçlü bir araç sunduğunu kanıtlamaktadır. Geliştirilen topluluk deniz manzarası endeksleri, bölgesel ekosistem durum raporlarındaki boşlukları doldurma potansiyeline sahiptir ve özellikle iklim dalgalanmalarının balıkçılık yönetimindeki etkilerini anlamada kritik bir temel oluşturmaktadır (Barceló et al., 2021).

Literatürdeki yeri

Bu çalışma, pelajik deniz manzarası ekolojisi alanına, tür kompozisyonunu sürekli bir gradyan olarak modelleme ve uzaktan algılama verileriyle birleştirme konusunda yenilikçi bir metodolojik çerçeve sunmaktadır. Makale, genelleştirilmiş eklemeli karışık modeller (GAMM'ler) kullanarak, topluluk ordinasyon eksenlerini oşinografik uzaktan algılama veri alanlarıyla istatistiksel olarak birleştiren bir yaklaşım sergilemektedir. Bu yöntem, tek tür dağılım tahminlerinin veya sınıflandırılmış topluluk kümelerinin sınırlılıklarını aşarak, çevresel değişkenlerle olan non-lineer ilişkileri daha doğru bir şekilde yakalama potansiyeli taşır. Özellikle Kuzey California Akıntısı'ndaki epipelajik ekosistemde, MODIS Rrs555 verilerinin biyolojik çalışmalardaki faydasını ilk kez göstererek, nehir plümü etkisini topluluk dinamikleriyle ilişkilendirmede yeni bir kapı açmaktadır. Bu, bölgesel ekosistem durum raporlarındaki boşlukları doldurabilecek, zamansal ve mekânsal olarak açık bir topluluk farklılıkları endeksi sağlamaktadır.

Makale, önceki çalışmaların uzaktan algılama (RS) verilerine dayalı tür dağılımlarını tahmin etmeye veya RS verilerini kümelere ayırarak bireysel tür habitatlarını sınıflandırmaya odaklanan yaklaşımlarını genişletmektedir (örn. Breece et al., 2016). Mevcut çalışma, alfa-çeşitlilik metriklerinden ziyade (örn. Pittman et al., 2007; Hazen et al., 2013), topluluk kompozisyonunu tanımlayan ordinasyon skorlarını (NMDS eksenleri) kullanarak farklılaşmaktadır. Bu, topluluk gradyanlarını sürekli bir yanıt değişkeni olarak ele alarak, türlerin çevresel değişimlere non-lineer tepkilerini daha gerçekçi bir biçimde modellemektedir (McCune, 2006; Lintz et al., 2011). Ayrıca, Kolombiya Nehri plümünün pelajik biyolojiyle ilişkisi konusunda Thomas ve Weatherbee (2006) ile Saldías vd. (2016) tarafından yapılan çalışmalara dayanarak, MODIS Rrs555 verisinin nekton ve makro-omurgasız topluluğuyla ilişkisini değerlendiren ilk çalışma olma özelliğini taşımaktadır. Çalışmanın 2014-2015 denizel ısı dalgaları dönemindeki bulguları, bölgedeki diğer ampirik çalışmaların (Auth et al., 2018; Brodeur et al., 2019; Morgan et al., 2019; Santora et al., 2017) sonuçlarını desteklemektedir.

Bu çalışma, literatür taramasına uzaktan algılama verilerini pelajik topluluk ekolojisiyle bütünleştirmek için sağlam bir metodolojik çerçeve sunarak katkıda bulunmaktadır. Geliştirilen 'topluluk deniz manzarası' endeksi, Kuzey California Akıntısı gibi dinamik upwelling sistemlerinde tür kompozisyonunun zamana ve mekana göre nasıl değiştiğini anlamak için değerli bir araç sağlamaktadır. Özellikle MODIS Rrs555 gibi optik uzaktan algılama verilerinin tatlı su girdilerinin ve plüm etkilerinin denizel biyolojik topluluklar üzerindeki etkilerini izlemede nasıl kullanılabileceğini göstermesi, oşinografi ve deniz biyolojisi kesişimindeki araştırmalar için yeni yollar açmaktadır. Ayrıca, iklim değişikliği kaynaklı denizel ısı dalgaları gibi anomalilerin epipelajik topluluklar üzerindeki derin etkilerini mekânsal olarak tahmin etme ve haritalama yeteneği, ekosistem tabanlı balıkçılık yönetimi ve entegre ekosistem değerlendirmeleri için kritik öneme sahip yeni göstergeler sunmaktadır. Bu, gelecekteki çevresel değişim senaryolarında tür dağılımlarını ve habitat kaymalarını tahmin etmek için temel bir referans noktasıdır.

Sözlük

Epipelagic · Epipelajik
Okyanusun güneş ışığı alan, yüzeyden yaklaşık 200 metre derinliğe kadar olan üst katmanı.
NMDS · Metrik Olmayan Çok Boyutlu Ölçekleme
Karmaşık topluluk verilerindeki benzerlik ve farklılıkları düşük boyutlu bir düzlemde görselleştiren istatistiksel ordinasyon tekniği.
Rrs555 · 555 nm Uzaktan Algılama Yansıtması
Deniz suyundan geri yansıyan ışığın 555 nanometre dalga boyundaki miktarı; genellikle suyun bulanıklığı ve nehir girdilerini izlemek için kullanılır.
SLA · Deniz Seviyesi Anomalisi
Deniz yüzeyi yüksekliğinin uzun vadeli ortalamadan sapması; okyanus akıntıları ve yoğunluk değişimlerini gösterir.

Tez ve makale araştırmalarında kullanım

Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki araştırma taslaklarına dönüştürülmüştür.

Tez veya makalede kullanım · Literatür TaramasıUzaktan algılama verilerinin denizel topluluk kompozisyonunu izlemede ve tahmin etmede etkinliği, karmaşık ekolojik gradyanları modelleyerek artırılabilir.

Bu çalışma, geleneksel tek tür analizlerinin ötesine geçerek, çok boyutlu ölçekleme (NMDS) ordinasyon skorlarını uzaktan algılanan oşinografik verilerle birleştiren Genelleştirilmiş Eklemeli Karışık Modeller (GAMM'ler) kullanımını savunmaktadır. Bu sayede, toplulukların çevresel koşullara non-lineer tepkileri sürekli bir gradyan üzerinde değerlendirilebilir (Barceló et al., 2021).

Kuzey Pasifik'teki Salmon Geri Dönüşleri Üzerinde Epipelajik Topluluk Deniz Manzarası Endeksinin Tahmin Gücünün Değerlendirilmesi

Araştırma sorusu
Kuzey California Akıntısı'ndaki epipelajik topluluk gradyanlarının (sıcak-soğuk) zamansal ve mekânsal değişkenliği, Pasifik somonu geri dönüş oranlarını ne ölçüde açıklayabilir ve tahmin edebilir?
Yöntem taslağı
Çalışma, mevcut uzun vadeli Pasifik somonu geri dönüş veri setleri ile Barceló vd. (2021) tarafından geliştirilen topluluk deniz manzarası endeksini (NMDS eksen 1 skorları) birleştiren genelleştirilmiş doğrusal modeller (GLM) veya zaman serisi analizleri kullanabilir. Bu, somon geri dönüşleri ile pelajik topluluk yapısı arasındaki gecikmeli ve non-lineer ilişkileri değerlendirerek, endeksin balıkçılık yönetimi için potansiyelini ortaya koyacaktır. Örneklem büyüklüğü istatistiksel güç analizi ile belirlenir.

Makaleyle bağlantısı: Makale, "sıcak–soğuk epipelajik balık dalgalanmaları metriklerinin, somon geri dönüşleri gibi daha yüksek trofik seviyelerle ilişkilendirilebilecek bölgesel biyolojik durum göstergeleri dizisine eklenebileceğini" önermektedir (PDF p.15). Bu öneri, mevcut çalışmanın NMDS eksen 1 skorlarının somon popülasyonları üzerindeki etkilerini doğrudan araştırmayı teşvik etmektedir (Barceló et al., 2021).

Tez veya makalede kullanım · YöntemPelajik tür dağılımlarının çevresel değişkenlerle ilişkisinin araştırılmasında, uydu tabanlı uzaktan algılama verileri ile yerinde toplanan biyofiziksel verilerin entegre edilmesi, yüksek çözünürlüklü ve geniş ölçekli analizler için kritik bir yöntem sunar.

Makale, Kuzey California Akıntısı'ndaki epipelajik balık ve makro-omurgasız topluluk yapısını MODIS SST, CHL, Rrs555 ve AVISO SLA gibi uzaktan algılama verileriyle birleştirerek, topluluk kompozisyonunun mekânsal dağılımını tahmin etme kapasitesini göstermiştir. Bu yaklaşım, denizel habitat modellemesi için önemli bir metodolojik çerçeve sağlar (Barceló et al., 2021).

Kolombiya Nehri Plümünün Epipelajik Makro-Omurgasız Topluluk Yapısı Üzerindeki Etkisinin Uydu Rrs555 Verileriyle Detaylı Analizi

Araştırma sorusu
Kolombiya Nehri plümünün mekânsal ve zamansal yayılımı, MODIS Rrs555 uzaktan algılama verileri kullanılarak, plüm ile ilişkili makro-omurgasız türlerin (örneğin pazar kalamarı ve kurt yılan balığı) topluluk kompozisyonunu ve dinamiklerini nasıl şekillendirmektedir?
Yöntem taslağı
Makalenin kullandığı yöntemlerden esinlenerek, Kuzey California Akıntısı'nda, özellikle nehir plümünün etkili olduğu bölgelerde toplanan makro-omurgasız tür verileri ile yüksek çözünürlüklü MODIS Rrs555 uydu verileri birleştirilerek Genelleştirilmiş Eklemeli Karışık Modeller (GAMM'ler) uygulanabilir. Bu modeller, Rrs555'in belirli omurgasız türlerinin bolluğu veya topluluk ordinasyon skorları üzerindeki non-lineer etkilerini haritalandırarak plümle ilişkili dinamikleri detaylandıracaktır. Örneklem büyüklüğü veri doygunluğuyla belirlenir.

Makaleyle bağlantısı: Makale, "Rrs555 alanlarının plüm vs. plüm dışı türleri tanımlamada etkili olduğunu" (PDF p.5) ve "bu bölgedeki nekton ve makro-omurgasız topluluğuyla ilişkili olarak Rrs555'i değerlendiren ilk çalışma olduğunu" belirtmektedir (PDF p.11). Ayrıca, "sıcak topluluğun Kolombiya Nehri plümü ve sıcak, plüm dışı topluluk olarak daha da alt bölümlere ayrılabileceğini" de öne sürmektedir (PDF p.12-13). Bu öneri, Rrs555 verisinin bu ayrımı daha detaylı incelemesi gerektiğini vurgulamaktadır (Barceló et al., 2021).

Tez veya makalede kullanım · TartışmaDenizel ısı dalgaları gibi iklimsel anomaliler, epipelajik topluluk yapısında önemli ve öngörülebilir değişikliklere yol açarak, 'sıcak' ve 'soğuk' su türlerinin mekânsal dağılımını etkilemektedir.

Çalışma, 2014-2015 denizel ısı dalgaları sırasında, modellerin gözlemlenen aralığın ötesinde 'sıcak' topluluğun artan varlığını öngördüğünü ortaya koymuştur. Bu durum, önceki literatürdeki bulgularla uyumlu olarak, ekstrem iklim olaylarının denizel biyolojik çeşitlilik üzerindeki etkilerini ortaya koymaktadır (Barceló et al., 2021).

Kuzeydoğu Pasifik'te Dinamik Okyanus Yönetimi İçin Epipelajik Topluluk Deniz Manzarası Endekslerinin Gerçek Zamanlı Uygulanabilirliği

Araştırma sorusu
Barceló vd. (2021) tarafından geliştirilen epipelajik topluluk deniz manzarası endeksleri, J-SCOPE gibi mevsimsel tahmin ürünleri ve Bölgesel Okyanus Modeli Sistemi (ROMS) verileriyle entegre edilerek, kıyısal pelajik türlerin kritik balık habitatlarını dinamik okyanus yönetimi uygulamaları için gerçek zamanlı olarak ne ölçüde tahmin edebilir?
Yöntem taslağı
Mevcut J-SCOPE ve ROMS veri akışları kullanılarak, topluluk deniz manzarası modelleri (GAMM tabanlı) entegre edilebilir. Bu entegrasyon, aylık veya haftalık bazda güncellenen NMDS eksen 1 tahmin haritaları üretecektir. Bu haritalar, balıkçılık yöneticilerine, türlerin habitat kaymalarını gerçek zamanlı olarak izleme ve av alanlarını veya koruma bölgelerini dinamik olarak ayarlama konusunda bilgi sağlayabilir. Prototip bir karar destek sistemi geliştirilebilir.

Makaleyle bağlantısı: Makale, "bu verilerin ve topluluk tahminlerinin J-SCOPE gibi mevsimsel tahmin ürünlerine entegre edilebileceğini ve ROMS verilerini kullanarak kıyısal pelajik türlerin kritik balık habitatları hakkında faydalı bilgi sağlayabileceğini" açıkça belirtmektedir (PDF p.15). Bu, modelin pratik yönetim uygulamalarına doğrudan entegrasyonu için bir çağrıdır (Barceló et al., 2021).

Kaynakça

  1. Brodeur, R. D., Fisher, J. P., Emmett, R. L., Morgan, C. A., and Casillas, E. (2005). Species composition and community structure of pelagic nekton off Oregon and Washington under variable oceanographic conditions. Mar. Ecol. Prog. Ser. 298, 41-57.
  2. Auth, T. D., Daly, E. A., Brodeur, B. D., and Fisher, J. L. (2018). Phenological and distributional shifts in ichthyoplankton associated with recent warming in the northeast Pacific Ocean. Glob. Chang. Biol. 24, 259-272.

Bu konudaki diğer çalışmalar