Akdeniz, yarı kapalı yapısı, yoğun nüfus baskısı ve yüksek sosyo-ekonomik faaliyetleri nedeniyle iklim değişikliği ile bağlantılı ekolojik değişimlerin son derece hızlı hissedildiği hassas bir deniz havzasıdır. Küresel ölçekte atmosferik karbondioksit miktarının artması, deniz suyunun kimyasal dengesini bozarak pH değerlerinin düşmesine ve aragonit ile kalsit doymuşluk derecelerinin azalmasına yol açmaktadır. Bu durum, Akdeniz ekosistemlerinde yer alan kireçleşici organizmalar başta olmak üzere genel denizel biyolojik çeşitlilik üzerinde karmaşık ve dönüştürücü etkilere sebep olmaktadır. Ancak Akdeniz ölçeğinde okyanus asitlenmesi araştırmalarının bölgesel dağılımı, tematik derinliği ve yönetişim boyutları arasındaki dengesizlikler, küresel iklim krizine karşı bütüncül stratejilerin geliştirilmesini zorlaştırmaktadır. Havzanın Kuzey ve Güney kıyıları arasındaki bilimsel kapasite farklılıkları ile deneysel ve gözlemsel verilerin mekansal kopukluğu temel bir araştırma sorunu oluşturmaktadır.
Çalışmanın temel amacı, Akdeniz'deki okyanus asitlenmesi araştırmalarının mevcut durumunu, tarihsel eğilimlerini, coğrafi ve tematik boşluklarını sistematik bir yaklaşımla ortaya koymak ve Birleşmiş Milletler Okyanus Bilimleri Onyılı çerçevesinde yol haritası sunmaktır. Bu doğrultuda araştırmacılar, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı bünyesindeki Okyanus Asitlenmesi Uluslararası Koordinasyon Merkezi (OA-ICC) veri tabanında yer alan 534 yayını detaylı bir bibliyometrik süzgeçten geçirmiş ve Akdeniz okyanus asitlenmesi araştırmacı topluluğuna yönelik 64 sorudan oluşan hedeflenmiş bir anket uygulamıştır. Çalışmada, literatürden elde edilen veriler ile 47 uzmanın anket yanıtları sentezlenerek karbonat kimyası, modelleme, biyolojik tepkiler, sosyo-ekonomik etkiler ve politika süreçleri beş ana başlık altında çözümlenmiştir. Yöntemsel tasarım, deneysel bulgular ile nitel uzman algılarını bir araya getirerek Akdeniz havzasındaki bilimsel kapasitenin çok boyutlu bir haritasını çıkarmıştır.
Sistematik inceleme sonuçunda elde edilen bulgular, Akdeniz okyanus asitlenmesi araştırmalarında belirgin bir coğrafi ve bölgesel eşitsizliğin varlığını kanıtlamaktadır. Çalışmaların %65'inden fazlası Batı Akdeniz'de yürütülmüşken, Doğu Akdeniz %20 ve tüm havzayı kapsayan araştırmalar %15 pay almıştır; Algero-Provensal ve İyon alt havzaları ise en az incelenen bölgeler olarak öne çıkmaktadır. Ayrıca yayınların %90'ından fazlası Kuzey Akdeniz kurumlarındaki araştırmacılar tarafından üretilmiş, Kuzey ve Güney kıyı kurumları arasındaki ortak ortaklı yayın oranı %1 civarında kalmıştır. Karbonat sisteminin kıyı bölgelerinde henüz yeterince nicelleştirilemediği, uzun süreli zaman serilerinin yetersiz olduğu ve araştırmaların ağırlıklı olarak deneysel biyoloji (%33) ile doğal CO2 sızıntı alanlarındaki çalışmalara (%29) yoğunlaştığı görülmüştür. Modelleme (%3), sosyo-ekonomi (%2) ve politika/mevzuat çalışmalarının ise son derece kısıtlı kaldığı saptanmıştır.
Tartışma ve sonuç bölümünde yazar kadrosu, elde edilen bulguları önceki literatür ve küresel okyanus yönetişimi hedefleriyle ilişkilendirerek Akdeniz'e özgü somut çözüm önerileri sunmaktadır. Akdeniz'in yüksek alkalinlik ve hızlı su değişim süresi nedeniyle atmosferik antropojenik karbondioksiti derin katmanlara hızla aktardığı, bu durumun havzayı küresel ortalamadan daha geniş bir asitlenme aralığına maruz bıraktığı vurgulanmaktadır. İnceleme, bölgesel veri paylaşım standartlarının (FAIR ilkeleri) geliştirilmesi, yerel sertifikalı referans maddelerinin (CRM) üretilmesi, çoklu stresörlü deneysel tasarımların artırılması ve Güney Akdeniz ülkelerinin araştırma altyapılarının desteklenmesi gerektiğini göstermektedir. Bu çalışma, Akdeniz'de yürütülecek tez ve makale araştırmaları için boşlukların tespit edilmesinde ve iklim politikalarının kanıta dayalı olarak tasarlanmasında temel referans kaynak niteliği taşımaktadır.
Araştırma Tasarımı
- Evren veya inceleme alanı
- IAEA OA-ICC bibliyografik veri tabanında yer alan Akdeniz odaklı okyanus asitlenmesi literatürü ve Akdeniz'de çalışan okyanus asitlenmesi araştırmacı topluluğu.
- Örneklem veya araştırma materyali
- Aralık 2021 itibarıyla veri tabanından seçilen ve filtreleme kriterlerini karşılayan 534 akademik yayın ile anketi tamamlayan 47 uzman araştırmacı yanıtı.
- Veri toplama süreci
- Zotero ve OA-ICC anahtar kelimeleri kullanılarak yayınların coğrafi, tematik ve metodolojik olarak sınıflandırılması; OA Med-Hub haber bülteni ve sosyal medya kanalları üzerinden 64 soruluk çevrim içi anketin uygulanması.
- Veri analiz yöntemi
- Bibliyometrik veri analizleri, alt havza ve ülke bazlı coğrafi haritalama, yüzde dağılımlarını içeren betimsel istatistiksel çözümlemeler ve anket yanıtlarının nicel değerlendirmesi.
Okyanus asitlenmesiKarbonat sistemi kimyasıAntropojenik karbondioksitAkdeniz alt havzalarıKuzey-Güney araştırma kapasitesi farkıÇoklu stres faktörleriYönetişim ve izleme politikaları
01Akdeniz'deki okyanus asitlenmesi araştırmaları belirgin bir coğrafi dengesizlik sergilemekte, çalışmaların %65'inden fazlası Batı Akdeniz'de yürütülürken Doğu Akdeniz %20 ve Güney Akdeniz ülkeleri önemsiz oranlarda temsil edilmektedir(Hassoun et al., 2022).
02Akdeniz'de yürütülen okyanus asitlenmesi yayınlarının %90'ından fazlası Kuzey Akdeniz'deki Avrupalı kurumlar tarafından üretilmekte, Kuzey ve Güney Akdeniz kurumları arasındaki ortak çalışmalar toplam literatürün yalnızca %1'ini oluşturmaktadır(Hassoun et al., 2022).
03Akdeniz, yüksek toplam alkalinitesi, düşük Revelle faktörü ve hızlı derin su oluşum süreçleri sayesinde antropojenik karbondioksiti küresel okyanusa kıyasla daha verimli emerek derin katmanlarına aktarmakta ve daha geniş pH düşüş oranları sergilemektedir(Hassoun et al., 2022).
04Çoklu çevresel etkenlerin incelendiği deneysel araştırmalarda sıcaklık en sık ele alınan değişken olup, birden fazla faktörü bir arada değerlendiren deneysel çalışmaların %58'inde asitlenmeyle birlikte sıcaklık artışı manipüle edilmektedir(Hassoun et al., 2022).
05Avrupa Birliği Deniz Stratejisi Çerçeve Direktifi kapsamında yapılan izleme faaliyetlerinde, bölgesel deniz sularında okyanus asitlenmesini resmi izleme programına dahil eden tek üye ülke İtalya'dır(Hassoun et al., 2022).