Nicel araştırma makalesi incelemesi
DOI: 10.1371/journal.pone.0292361Ermenistan Artaxata'da MÖ 1. Binyılda Kerpiç Mimarisi ve Yeniden Kullanımı: Ermeni Yaylası'nda Toprak Mimarinin Multidisipliner İncelemesi
Güney Kafkasya ve Ermeni Yaylası'nda MÖ 1. binyılda kerpiç mimarisi oldukça yaygın bir yapı teknolojisi olmasına rağmen, Klasik Dönem yerleşimlerinde toprak yapı malzemelerinin jeoarkeolojik yöntemlerle incelenmesi ve toplumsal pratiklerle ilişkilendirilmesi literatürde kısıtlı kalmıştır.
Makalenin anahtar kelimeleri
- Yazar
- Marta Lorenzón et al.
- Yayın
- PLoS ONE
- Tarih
- 2023-10-13
Makalenin Kapsamı ve Akademik İçeriği
Ermenistan'ın Ararat Ovası'nda yer alan Artaxata antik kenti, MÖ 2. yüzyılda Artaksiyad Krallığı'nın başkenti olarak kurulmuş olmasının yanı sıra, bu tarihten önce Kalkolitik, Erken Demir Çağı ve Urartu dönemlerinde de yoğun yerleşim görmüş stratejik bir merkezdir. Güney Kafkasya arkeolojisinde MÖ 1. binyıl toprak mimarisi oldukça yaygın bir yapı geleneğini temsil etse de, bu yapı malzemelerinin jeoarkeolojik ve arkeobotanik yöntemlerle incelenmesi ve toplumsal yapıyla ilişkilendirilmesi literatürde oldukça sınırlı kalmıştır. Antik kaynaklar kentin kuruluşunda alanın meskûn olmadığını belirtse de, son arkeolojik kazılar alanda görkemli bir Urartu yerleşiminin mevcudiyetini ortaya koymuştur. Bu durum, Hellenistik dönem topluluklarının alanın doğal ve inşa edilmiş çevresiyle kurduğu ilişkinin yeniden değerlendirilmesini zorunlu kılmaktadır.
Araştırma kapsamında, Artaxata kentsel alanındaki farklı tepelerden (Hill II, Hill XIII ve güney ovası) ve farklı kronolojik evrelerden (Urartu, Hellenistik Safha I, II ve III) toplanan 34 adet kerpiç ve toprak örneği analize tabi tutulmuştur. Hammadde tedariki ve üretim teknolojisini belirlemek amacıyla X-ışını Floresan Spektrometresi (ED-XRF) ile jeokimyasal analizler yapılmış; ince kesit petrografisi, mikromorfoloji, dane boyutu (granülometri) analizi, kalsimetri ve organik madde kaybı (LOI) testleri uygulanmıştır. Ayrıca, bitkisel katkı maddelerinin türünü ve koruma durumunu belirlemek amacıyla ince kesitler üzerinde doğrudan fitolit analizi yürütülmüştür. Bu çoklu analiz yaklaşımı, malzemelerin kaynak bileşimlerini ve üretim aşamalarındaki insan müdahalelerini mikro ölçekte görünür kılmaktadır.
Analiz sonuçları, tüm kerpiç örneklerinin Ararat Dağı kökenli volkanik püskürük kayaçlar (andezit, bazalt, pomza ve volkanik cam) içeren son derece homojen bir yerel toprak kaynağından üretildiğini göstermektedir. Bununla birlikte, Urartu ve Hellenistik dönem kerpiç reçeteleri arasında belirgin farklar saptanmıştır. Urartu dönemi kerpiçlerinin %50'yi aşan daha yüksek silt oranına ve kireç katkısına sahip olduğu, daha yoğun bir hamur yapısı sergilediği görülmüştür. Hellenistik dönem kerpiçlerinde ise silt oranının %40 ve altına düştüğü, matrikste tam entegre olmamış eski kerpiç topaklarının (karışmayan çökeller) varlığı ve fitolitlerin ayrışmış kümeler (clustered patterns) halinde bulunması tespit edilmiştir. Bu bulgular, Hellenistik toplulukların yeni kerpiç üretirken terk edilmiş Urartu yapı malzemelerini kırıp su ve ek saman katkısıyla yeniden işleyerek kullandıklarını doğrulamaktadır.
Çalışma, arkeolojik kayıtlarda saptanması son derece güç olan kerpiç malzemenin fiziksel yeniden kullanımını (recycling/re-use) kanıtlayan yenilikçi bir jeoarkeolojik metodoloji sunmaktadır. Hellenistik kentin hızlı inşası sürecinde, amelelerin yüksek tepe noktalarına hammadde taşıma maliyetini azaltmak amacıyla alandaki hazır Urartu kerpiç yıkıntılarını opportunist ve enerji tasarruflu bir yaklaşımla değerlendirdikleri anlaşılmaktadır. Bu durum, antik mimari üretimde iş gücü organizasyonu ve hammadde ekonomisi konularına yeni bir bakış açısı getirmektedir. Çalışmanın ortaya koyduğu entegre mikromorfoloji ve fitolit analizi yöntemi, Yakındoğu ve Akdeniz arkeolojisinde toprak mimari ve yerleşim sürekliliği konularında yürütülecek gelecek araştırmalar için nitelikli bir referans oluşturmaktadır.
Araştırmanın amacı
Bu araştırmanın temel amacı, Artaxata antik kentinde MÖ 1. binyıla tarihlenen Urartu ve Hellenistik dönem yapı katmanlarındaki kerpiç mimarisini jeoarkeolojik, petrografik ve arkeobotanik analizlerle inceleyerek, hammadde tedarik stratejilerini, kerpiç üretim reçetelerindeki değişimleri ve kerpiç malzemenin tarihsel süreçte yeniden kullanımını tespit etmektir(Lorenzón et al., 2023).
İnceleme ve modelleme yöntemi
Çalışma, Artaxata antik kentindeki MÖ 1. binyıl kerpiç mimarisini jeokimya (ED-XRF), petrografi, mikromorfoloji, granülometri, kalsimetri ve fitolit analizlerini birleştiren çok disiplinli bir jeoarkeolojik yaklaşımla incelemektedir(Lorenzón et al., 2023).
Kuramsal ve kavramsal çerçeve
Çalışma, mimari yapı teknolojisini toplumsal pratiklerin ve insan-çevre etkileşiminin bir yansıması olarak ele alan operasyonel zincir (chaîne opératoire) ve mimari enerji harcaması kuramsal yaklaşımlarına dayanmaktadır. Yapı malzemelerinin üretimi, hammadde temini, katkı maddesi seçimi ve iş gücü organizasyonu toplumsal bir öğrenme ve gelenek aktarımı bağlamında değerlendirilmiştir. Ayrıca, antik mimaride malzemenin kırılıp su ve yeni katkı maddeleriyle karıştırılarak yeniden şekillendirilmesini kapsayan yoğun geri dönüşüm pratikleri, binaların yaşam döngüsü ve sürdürülebilir kaynak kullanımı kuramları çerçevesinde çözümlenmektedir.
Makalenin ele aldığı literatür
Makale, Kafkasya ve Yakındoğu arkeolojisinde kerpiç mimarisine dair yürütülen makro ve mikro düzeydeki çalışmaları kapsamlı bir şekilde ele almaktadır. Özellikle Mezopotamya ve Levant örnekleriyle karşılaştırıldığında Kafkasya Klasik Dönem yapılarının ihmal edildiğine dikkat çekilmektedir. Literatürde fırınlanmış tuğla veya devşirme taş kullanımının kolay tespiti karşısında, kerpiç gibi toprağa geri dönüştürülen malzemelerin yeniden kullanımının izlenmesinde yaşanan metodolojik eksiklikler vurgulanmaktadır. İnce kesit fitolit analizleri ve mikro taşıyıcı izlerin mimari analizlerde kullanımı hususunda mevcut metodolojik boşluklar yerli ve yabancı literatür referanslarıyla temellendirilmektedir.
Araştırma Tasarımı
- Evren veya inceleme alanı
- Ermenistan'ın Ararat Vadisi'nde yer alan Artaxata antik kentinin MÖ 1. binyıl (Urartu ve Hellenistik) mimari katmanları ve toprak yapı kalıntıları.
- Örneklem veya araştırma materyali
- Artaxata kenti Hill II, Hill XIII ve güney ovadaki kazı alanlarından toplanan Urartu ve Hellenistik dönemlere ait 34 adet dökme kerpiç örneği ile bunların içinden seçilen petrografik ve mikromorfolojik ince kesitler.
- Veri toplama süreci
- Arkeolojik kazılardan sistematik örnekleme ile alınan kerpiç ve toprak örneklerinin laboratuvarda ED-XRF spektrometresi, polarizan mikroskop, otomatik kalsimetri cihazı ve LOI yöntemi ile analiz edilmesi.
- Veri analiz yöntemi
- Küme analizi (Cluster Analysis), Temel Bileşenler Analizi (PCA), tane boyutu dağılımı (granülometri), mineralojik-petrografik sınıflandırma ve mikromorfik/fitolit dağılım örüntülerinin nicel-nitel değerlendirilmesi.
Araştırmanın Bulguları
ED-XRF jeokimyasal analizleri, incelenen kerpiç örneklerinin %76'sının tek bir ana kümede (Küme 1) toplandığını ve bu malzemenin ortalama %49 silika ile %12,5-20 kireç (CaO) içeren kalkerli yerel topraklardan üretildiğini ortaya koymaktadır(Lorenzón et al., 2023).
Tane boyutu (granülometri) analizleri Urartu ve Hellenistik dönem kerpiç reçeteleri arasında belirgin farklar olduğunu göstergesidir; Urartu kerpiçleri ortalama %50'nin üzerinde mil oranına sahipken Hellenistik dönem kerpiçlerinde mil oranı %40 ve altına düşmektedir(Lorenzón et al., 2023).
Hellenistik dönem kerpiç örneğinde (AA8) mikromorfolojik olarak tespit edilen karışmayan tortu agregatları ve parçacıklar, Urartu dönemi kerpiçlerinin kırılıp ufalanarak yeni kerpiç harcına katıldığını ve fiziksel olarak yeniden kullanıldığını kanıtlamaktadır(Lorenzón et al., 2023).
In situ verilerinde yapılan fitolit analizleri, Hellenistik kerpiç dokularındaki fitolitlerin ayrışık küme (clustered) kalıpları sergilediğini ve bu durumun malzemenin yeniden yoğrulup işlenmesinden kaynaklanan fiziksel müdahaleleri yansıttığını göstermektedir(Lorenzón et al., 2023).
Bulguların Tartışılması ve Araştırmanın Sonucu
Bulguların Yazarlar Tarafından Yorumlanışı
Jeokimyasal ve petrografik analiz sonuçları, Artaxata antik kentinde kullanılan kerpiç hammaddelerinin bölgenin yerel jeolojik yapısıyla tam bir uyum içerisinde olduğunu göstermektedir. Ağrı Dağı kaynaklı volkanik kayaçlar ile alüvyal kil birikintilerinin harç bileşiminde baskın olması, MÖ 1. binyıl boyunca mimari üretimde yakın çevredeki hammadde kaynaklarına bağımlılığın sürdüğünü kanıtlamaktadır.
Yazarlar, Urartu ve Hellenistik dönem kerpiçleri arasındaki tane boyutu ve kil-mil oranlarındaki farklılıkları malzeme erozyonu ve bilinçli yeniden kullanım pratikleriyle açıklamaktadır. Terk edilen Urartu yapılarının zamanla ince tane kaybına uğraması ve Hellenistik ustaların bu hazır kerpiç yıkıntılarını kırıp yeni katkılarla tekrar harç haline getirmesi, teknolojik reçetedeki değişimin temel nedenidir.
Elde edilen sonuçlar, toprak mimaride malzeme bozunması ve geri dönüşüm süreçlerini inceleyen önceki literatür çalışmalarıyla doğrudan ilişkilendirilmektedir. Özellikle toprak yapıların çevresel etkenlerle aşınması ve fiziksel işleme tabi tutulması hususunda Friesem ve Lorenzon tarafından ortaya konulan kuramsal modeller, Artaxata'daki mikromorfolojik ve fitolit verileriyle desteklenmektedir.
Tartışma bölümünün genel değerlendirmesinde, kerpiç malzemenin yeniden kullanımının yalnızca hammadde tedarik süresini kısaltan ekonomik bir tercih değil, aynı zamanda eğimli topoğrafyada ağır malzeme taşıma maliyetini düşüren enerji tasarruflu bir inşaat stratejisi olduğu vurgulanmaktadır. Bu durum, Hellenistik kentin kuruluş dönemindeki hızlı imar faaliyetlerini ve çevresel kaynak kullanımını açıklamaktadır.
Bulguların Önceki Araştırmalarla Karşılaştırılması
Lorenzon (2023) tarafından geliştirilen kerpiç üretim zinciri (chaîne opératoire) ve dokunsal manipülasyon modelleriyle yapılan karşılaştırmada, Urartu kerpiçlerinin yoğrulma yoğunluğu ile Hellenistik dönemdeki hızlı ve sınırlı dokunsal işleme süreçleri arasındaki farklar açıklanmakta, malzeme yeniden kullanımının işgücü tasarrufu sağladığı doğrulanmaktadır(Lorenzón et al., 2023).
Friesem ve arkadaşlarının (2011) terk edilmiş kerpiç yapıların doğal bozunma süreçlerine ilişkin geoarkeolojik modeliyle karşılaştırıldığında, Artaxata'da terk edilen Urartu yapılarının su ve rüzgar erozyonu nedeniyle ince tane kaybına uğradığı, Hellenistik dönem topluluklarının bu hazır fakat yıpranmış malzemeyi yeniden yoğurarak kullandığı anlaşılmaktadır(Lorenzón et al., 2023).
Sonuç Bölümünün Sunduğu Çıkarımlar
İncelenen bulgular, Artaxata'da MÖ 1. binyıl boyunca kerpiç mimarisinde yerel hammadde kaynaklarının kesintisiz kullanıldığını, ancak Urartu sonrası Hellenistik dönemde terk edilmiş yapı malzemelerinin bilinçli bir stratejiyle yeniden dönüştürüldüğünü kanıtlamaktadır. Mikromorfoloji, jeokimya ve fitolit analizlerinin birleşimi, kerpiç malzemelerin tarihsel süreçteki fiziksel geri dönüşümünü ve toplumsal pratikleri tespit etmede yenilikçi bir yöntemsel çerçeve sunmaktadır(Lorenzón et al., 2023).
Literatür Taraması İçin Sunduğu Çerçeve
Bu makale, Güney Kafkasya ve Ermeni Yaylası'ndaki Klasik Dönem toprak mimarisi araştırmalarında uzun süredir eksikliği hissedilen mikro-analitik ve jeoarkeolojik inceleme açığını kapatmaktadır. Klasik dönem yapı çalışmalarında genellikle makroskopik ve kronolojik betimlemelerle yetinilirken, bu çalışma ilk kez kerpiçlerin hammadde tedarik zincirlerini ve imalat teknolojilerini (chaîne opératoire) jeokimyasal (ED-XRF), petrografik, mikromorfolojik ve arkeobotanik veriler eşliğinde bütüncül olarak analiz etmektedir.
Çalışma, Mezopotamya ve Levant bölgelerindeki yoğun kerpiç araştırmalarına kıyasla Kafkasya'daki eksikliği gidermektedir. Toprak yapıların aşınma süreçlerini ele alan Friesem ve ark. (2011) ile kerpiç üretim pratiklerini inceleyen Love (2013) gibi öncü çalışmaların teorik altyapısını devralmakta ve bunu ampirik verilerle zenginleştirmektedir. Geleneksel olarak seramik analizlerinde kullanılan fitolit incelemesini kerpiç ince kesitlerine uygulayarak, literatürdeki mevcut metodolojik sınırları genişletmektedir.
Makale, arkeolojik çalışmalarda kerpiçlerin yeniden kullanımı (re-use) konusundaki metodolojik boşluğu doldurmaktadır. Doğrudan spolia veya tuğla gibi elemanların taşınması şeklindeki geleneksel yeniden kullanım modellerinin aksine, eski kerpiçlerin ufalanarak hammadde olarak yeniden harca dahil edilmesi sürecini mikromorfolojik ve fitolit bazlı kanıtlarla formüle etmektedir. Bu yaklaşım, gelecekteki yerleşim arkeolojisi ve mimarlık tarihi taramaları için yenilikçi bir referans modeli sunar.
Kaynakça
- Lorenzon, M. (2023). Earthen architecture as a community of practice: A case study of Neolithic earthen production in the Eastern Mediterranean. Cambridge Archaeological Journal, 33(4), 643-660. https://doi.org/10.1017/S0959774323000033
- Friesem, D. E., Boaretto, E., Eliyahu-Behar, A., & Shahack-Gross, R. (2011). Degradation of mud brick houses in an arid environment: A geoarchaeological model. Journal of Archaeological Science, 38(5), 1135-1147. https://doi.org/10.1016/j.jas.2010.12.011
Tez ve Makale Araştırmalarında Kullanım
Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki üç araştırma taslağına dönüştürülmüştür.
Tez veya makalede kullanım · Yöntem (Method)
Antik yerleşimlerde kerpiç malzemelerin yeniden kullanımını tespit etmek için mikromorfoloji ve fitolit analizlerinin entegre edilmesi gerekmektedir.
Bu makale, kerpiç ince kesitlerinde fitolit dağılım kalıplarının (isolated, clustered, articulated) izlenerek hammadde geri dönüşüm süreçlerinin nasıl metodolojik olarak modelleneceğini kanıtlamak amacıyla yöntem bölümünde metodolojik referans olarak kullanılabilir(Lorenzón et al., 2023).
Güney Anadolu Erken Tunç Çağı Kerpiç Yapılarında Hammadde Geri Dönüşümünün Mikromorfolojik Analizi
- Araştırma sorusu
- Tepelerdeki Erken Tunç Çağı yerleşimlerinde, daha eski katmanlara ait kerpiç yıkıntılarının yeni binaların inşasında hammadde olarak kullanılma oranı nedir?
- Yöntem taslağı
- Seçilen bir höyük yerleşiminde ardışık tabakalardan alınacak en az 15 adet kerpiç örneğinden ince kesitler hazırlanacaktır. Mikromorfolojik polarize mikroskop analizleriyle harç içindeki karışmayan eski kerpiç agregatlarının ve kireç nodüllerinin varlığı incelenerek, veri doygunluğuna ulaşılana kadar nitel değerlendirme yapılacaktır.
Makaleyle bağlantısı: Artaxata'daki Urartu ve Hellenistik kerpiç karşılaştırmasında kullanılan, ince kesitlerde karışmayan tortu agregatlarının (immiscible aggregates) tespiti ve erozyona uğramış ince tane kaybının geri dönüşüm göstergesi olarak kullanılması yöntemine dayanmaktadır(Lorenzón et al., 2023).
Tez veya makalede kullanım · Tartışma (Discussion)
Kerpiç malzemelerin yeniden kullanımı, antik topluluklarda hammadde tedarik sürelerini ve inşaat maliyetlerini azaltan rasyonel bir enerji tasarrufu stratejisidir.
Tez çalışmalarında antik dönemdeki hızlı imar faaliyetleri ve enerji/iş gücü optimizasyonu tartışılırken, Artaxata Hellenistik topluluğunun hazır toprak kaynağı olarak eski yapı malzemelerini kullanma pratikleri bu çalışmayla desteklenebilir(Lorenzón et al., 2023).
Frig Dönemi Kerpiç Reçetelerinde Tahıl İşleme Artıklarının ve Organik Katkıların Fitolit Analizi ile Saptanması
- Araştırma sorusu
- Frig yerleşimlerindeki kamusal ve sivil mimari kerpiç üretiminde kullanılan bitkisel saman ve tahıl işleme artıklarının taksonomik bileşimi farklılık göstermekte midir?
- Yöntem taslağı
- Kamusal ve evsel yapılardan sistematik olarak derlenecek kerpiç bloklarından ince kesitler çıkarılacaktır. Kesitlerdeki gözeneklerde yer alan fitolitlerin 'isolated', 'clustered' ve 'articulated' dağılımları taranacak, özellikle 'elongate dentate' ve 'blocky' formlarının tespiti için en az 500 fitolit sayımı yapılarak istatistiksel karşılaştırma yürütülecektir.
Makaleyle bağlantısı: Makalede sunulan, kerpiç ince kesitlerindeki gözeneklerin kenarında gözlenen 'elongate dentate' fitolitlerinin hububat kavuz artığı temper kullanımını kanıtlaması ve 'blocky' kümelenmelerinin post-deposizyonel süreçleri göstermesi yönteminden esinlenilmiştir(Lorenzón et al., 2023).
Tez veya makalede kullanım · Bulgular (Findings/Results)
Mikromorfolojik analizlerde saptanan kireç agregatları ve karışmayan tortu katmanları, kerpiç harcının homojen karıştırılmadığını veya farklı kaynaklardan beslendiğini gösterir.
Arkeometrik tezlerde kerpiç ince kesitlerindeki kireç nodülleri ve alüvyal sediman topaklarının mikroskopik tanımlamalarını doğrulamak ve yapısal deformasyon pratiklerini açıklamak için bu veri tabanından yararlanılır(Lorenzón et al., 2023).
Kafkasya Erken Demir Çağı Kerpiç Teknolojisinde Hammadde Kaynaklarının ED-XRF ve Tane Boyutu Yöntemleriyle Karakterizasyonu
- Araştırma sorusu
- Erken Demir Çağı topluluklarının kerpiç üretiminde tercih ettikleri kil kaynakları ile yerel jeolojik alüvyal yataklar kimyasal ve granülometrik açıdan ne derece örtüşmektedir?
- Yöntem taslağı
- Yerleşimdeki farklı mimari evrelere ait kerpiçlerden 20 adet bulk numune alınarak ED-XRF ile ana ve iz element (MgO, Al2O3, SiO2, CaO, Fe2O3, Sr, Zr) analizleri yapılacaktır. Eş zamanlı olarak granülometrik eleme yapılarak kum, mil, kil oranları üçgen diyagramlarda sınıflandırılacak ve yerel toprak numuneleriyle istatistiksel kümeleme (PCA) gerçekleştirilecektir.
Makaleyle bağlantısı: Çalışmada yer alan 34 adet kerpiç örneğine uygulanan ED-XRF jeokimyasal kümeleme (Cluster 1) analizi ile kum-mil-kil oranlarını belirleyen granülometrik ve kalsimetrik tipleme adımlarından türetilmiştir(Lorenzón et al., 2023).