Nicel araştırma makalesi incelemesi

DOI: 10.3389/fenvs.2023.1084473

Kentsel Isı Adası ve Sıcak Hava Dalgaları Etkileşiminin Guangzhou Kentsel Isınması Üzerindeki Güçlendirici Etkisi: Rüzgar Havalandırması ve Yerel İklim Bölgelerinin Rolü

Küresel iklim değişikliği koşulları altında, hızlı kentleşmeyle birlikte kentsel ısı adası (UHI) etkisi ile aşırı sıcak hava dalgaları (HW) arasındaki etkileşim kentsel alanlarda ısı stresini şiddetlendirmektedir.

Yazar
Luo Fu et al.
Yayın
Frontiers in Environmental Science
Tarih
2023-02-10
01

Makalenin Kapsamı ve Akademik İçeriği

Küresel iklim değişikliği ve hızlı kentleşme süreçleri, kentsel alanlarda aşırı sıcaklık olaylarının frekansını, süresini ve şiddetini artırmaktadır. Kentsel ısı adası etkisi ile sıcak hava dalgaları arasındaki sinerjik etkileşim, arka plan iklim koşullarından bağımsız olarak kent merkezlerinde ısı stresini aşırı seviyelere taşımaktadır. Çin'in tropikal kuşağında yer alan Guangzhou megakenti özelinde yürütülen bu araştırmada, kentsel havalandırma koşulları ile farklı kentsel doku tiplerini temsil eden yerel iklim bölgelerinin aşırı ısınma süreçlerini nasıl modüle ettiği temel araştırma sorusu olarak ele alınmıştır.

Araştırmanın temel amacı, Guangzhou'da 2013-2018 yılları arasındaki sıcak dönemde (Mayıs-Eylül) kaydedilen saatlik meteorolojik gözlem verileri ve ERA5 yeniden analiz verileri yardımıyla sıcak hava dalgaları ile kentsel ısı adası arasındaki etkileşimi çözümlemektir. Veri setinde 10 kent ve 5 kır istasyonu seçilerek kanopi katmanı kentsel ısı adası yoğunluğu hesaplanmıştır. Rüzgar hızı düzeyleri k-ortalama kümeleme yöntemiyle düşük, orta ve yüksek rüzgar hızı olarak üç gruba ayrılmış, bina yükseklikleri ve yoğunluklarına göre tanımlanan yerel iklim bölgelerinin ısınma üzerindeki etkileri varyans analizi ve Tukey testi ile değerlendirilmiştir.

Elde edilen ampirik bulgular, Guangzhou'da sıcak hava dalgalarının kentsel ısı adası yoğunluğunu ortalama 0,9 °C artırarak (%103 oranında güçlendirerek) aşırı bir kentsel ısınma yarattığını göstermektedir. Bu güçlendirici etki gece saatlerinde belirginleşmekte ve ΔUHII değerleri gece tepe noktasına ulaşmaktadır. Düşük rüzgar hızı koşullarında sıcak hava dalgası yaşanan gün sayısı ve ısı adası yoğunluğu en yüksek seviyeye çıkarken, yüksek rüzgar hızı havalandırma sağlayarak ısınmayı azaltmaktadır. Yerel iklim bölgeleri açısından en yüksek ısı adası yoğunluğu ve sıcak hava dalgası riski sıkı orta katlı (LCZ2) ve sıkı alçak katlı (LCZ3) alanlarda gözlemlenmiştir.

Çalışma, kentsel havalandırma koridorları ile arazi kullanımı planlamasının tropikal megakentlerde aşırı sıcaklık risklerini azaltmada kritik bir araç olduğunu ortaya koymaktadır. Yüksek bina yoğunluğuna sahip yapılaşmış alanların rüzgar akışını engelleyerek ısı hapsolmasına yol açması, havalandırma kapasitesi yüksek açık iklim bölgelerinin (LCZ4 ve LCZ5) koruyucu rolünü vurgulamaktadır. Bu bulgular, iklim dirençli kent tasarımı ve mikro-klimatik planlama çalışmaları için somut göstergeler sunmakta, gelecekteki mimari ve kentsel koridor tasarımları için ampirik bir temel oluşturmaktadır.

Araştırmanın amacı

Bu çalışma, Çin'in tropikal megakenti Guangzhou örneğinde, otomatik meteoroloji istasyonları ve ERA5 yeniden analiz verilerini kullanarak sıcak hava dalgaları ile kentsel ısı adası arasındaki etkileşimi incelemeyi ve rüzgar hızı ile yerel iklim bölgelerinin (LCZ) bu etkileşim üzerindeki düzenleyici etkilerini ortaya koymayı amaçlamaktadır(Fu et al., 2023).

İnceleme ve modelleme yöntemi

Bu çalışma, Guangzhou'da sıcak hava dalgaları (HWs) ile kentsel ısı adası (UHI) arasındaki etkileşimi, bu etkileşim üzerindeki rüzgar hızı ve yerel iklim bölgelerinin (LCZ) modüle edici etkilerini analiz etmek üzere otomatik meteoroloji istasyonu verileri ve ERA5 yeniden analiz verileri kullanılarak gerçekleştirilen ampirik bir araştırmadır. Odak noktası, kentsel havalandırma koşulları ve LCZ'lerin kentsel ısınmadaki rolünü ortaya koymaktır(Fu et al., 2023).

Kuramsal ve kavramsal çerçeve

Çalışma, kentsel yüzey enerji dengesi ve mikro-klimatolojik arazi kullanımı kuramsal çerçevesine dayanmaktadır. Yerel İklim Bölgeleri (LCZ) sınıflama sistemi kullanılarak kentsel yüzey formlarının, bina yüksekliklerinin ve geçirimsiz yüzey oranlarının radyasyon bütçesi ile çalkantılı ısı akıları üzerindeki etkisi incelenmiştir.

Makalenin ele aldığı literatür

Çalışma, küresel ölçekte kentsel ısı adası ve sıcak hava dalgası sinerjisini araştıran ampirik literatürü ele almaktadır. Bütüncül analizde, kentsel yüzey özellikleri, atmosferik sınır tabakası dinamikleri ve advektif soğuma mekanizmalarının ısınmayı nasıl körüklediği tartışılmıştır.

Araştırma Tasarımı

Evren veya inceleme alanı
Çin'in tropikal bir megakenti olan Guangzhou.
Örneklem veya araştırma materyali
Guangzhou'daki otomatik meteoroloji istasyonlarından 2013-2018 yılları arasında mayıs-eylül aylarına ait saatlik sıcaklık, rüzgar hızı ve rüzgar yönü gözlemleri ile ERA5 yeniden analiz verileri (sınır tabaka yüksekliği ve yüzey güneş radyasyonu). Çalışmada 10 kentsel ve 5 kırsal istasyondan elde edilen veriler kullanılmıştır.
Veri toplama süreci
Veriler, Çin Meteoroloji İdaresi'ne (http://data.cma.cn/en) bağlı otomatik meteoroloji istasyonlarından ve Copernicus İklim Değişikliği Servisi (https://cds.climate.copernicus.eu/) aracılığıyla ERA5 yeniden analiz verilerinden toplanmıştır. Sıcaklık verilerindeki eksik değerler doğrusal interpolasyon yöntemiyle doldurulmuştur.
Veri analiz yöntemi
K-means kümeleme analizi, rüzgar hızı verilerini düşük, orta ve yüksek olmak üzere üç kategoriye ayırmak için kullanıldı. Kentsel yüzey taşıma indeksi (USTI), rüzgar yönü etkileşimini değerlendirmek üzere hesaplandı. Farklı rüzgar hızları ve LCZ'ler altındaki ortalama UHII'deki farklılıkların anlamlılığı varyans analizi (ANOVA) ve Tukey testi ile (p < 0.001 güven düzeyinde) belirlendi.
Kentsel Isı Adası (UHI)Sıcak Hava Dalgası (HW)Kentsel Isı Adası Yoğunluğu (UHII)Rüzgar HızıYerel İklim Bölgeleri (LCZ)Kentsel HavalandırmaIsı AdveksiyonuSınır Tabaka Yüksekliği (BLH)Yüzey Güneş RadyasyonuKentsel Yüzey Taşıma İndeksi (USTI)

Araştırmanın Bulguları

01

Guangzhou'da sıcak hava dalgaları (HWs) ile kentsel ısı adası (UHI) arasında belirgin bir etkileşim gözlemlenmiş olup, sıcak hava dalgalarının UHI yoğunluğunu (UHII) önemli ölçüde artırdığı, bu güçlendirici etkinin özellikle geceleri daha belirgin olduğu tespit edilmiştir(Fu et al., 2023).

02

Düşük rüzgar hızları, Guangzhou'daki kentsel istasyonlarda daha fazla sıcak hava dalgası gününe ve daha yüksek kentsel ısı adası yoğunluğuna katkıda bulunmakta; rüzgar hızı arttıkça sıcak hava dalgası olayları ve UHII azalmaktadır(Fu et al., 2023).

03

Ana kentsel alanın çevresindeki bazı bölgelerde, orta rüzgar hızlarında UHII'nin düşük rüzgar hızlarındaki UHII'den daha güçlü olduğu saptanmıştır. Bu durum, kentsel merkezden gelen ısı adveksiyonunun çevresel alanları ısıtma etkisini yansıtmaktadır(Fu et al., 2023).

04

Guangzhou'nun merkezi kentsel alanındaki LCZ2 (yoğun orta katlı binalar) ve LCZ3 (yoğun alçak katlı binalar) tipi yerel iklim bölgelerinde en güçlü UHII, en yüksek sıcak hava dalgası riski ve en belirgin sıcak hava dalgası-UHI etkileşimi gözlenmiştir(Fu et al., 2023).

05

Yoğun yüksek katlı binaların bulunduğu LCZ1 bölgelerindeki UHII ve sıcak hava dalgası riskinin, LCZ2 ve LCZ3'e göre daha düşük olduğu bulunmuştur; bu durum, yüksek binaların gölgeleme etkisinden kaynaklanmaktadır(Fu et al., 2023).

06

Açık yüksek katlı (LCZ4) ve açık orta katlı (LCZ5) bina tiplerinde ise en zayıf UHII ve en düşük sıcak hava dalgası riski saptanmıştır, zira bu bölgeler genellikle iyi havalandırma koşullarına sahiptir(Fu et al., 2023).

02

Bulguların Tartışılması ve Araştırmanın Sonucu

Bulguların Yazarlar Tarafından Yorumlanışı

Bu araştırma, sıcak hava dalgaları (HWs) ile kentsel ısı adası (UHI) arasındaki etkileşimin, özellikle Guangzhou gibi tropikal bir megakentte, kentsel ısınmayı belirgin şekilde şiddetlendirdiğini ortaya koymuştur. Bulgular, HWs'nin UHI yoğunluğunu (UHII) yaklaşık 0.9°C artırdığını ve bu güçlendirici etkinin gündüzden ziyade gece daha anlamlı olduğunu göstermektedir. Geceleri kentsel yüzeylerde depolanan ısının daha fazla serbest bırakılması ve düşük rüzgar hızlarıyla azalan advektif soğumanın bu gece zirvesine katkıda bulunduğu belirtilmiştir. Bu durum, şehir planlamasında gecenin termal konforuna yönelik tedbirlerin önemine işaret etmektedir.

Yazarlar, bu etkileşimin kentsel havalandırma koşulları ve yerel iklim bölgeleri (LCZ) tarafından güçlü bir şekilde modüle edildiğini açıklamaktadır. Düşük rüzgar hızları hem daha sık HW olaylarına hem de daha yüksek UHII'ye yol açarken, daha yüksek rüzgar hızlarının hafifletici bir etki gösterdiği tespit edilmiştir. Ancak, kentsel merkeze yakın çevresel alanlarda orta rüzgar hızlarında UHII'nin artması, kentsel ısı adveksiyonunun bu bölgelerdeki ısınmaya katkısını vurgulamaktadır. Bu durum, rüzgar akışının ve ısı taşınımının kentsel termal ortamı nasıl karmaşık bir şekilde şekillendirdiğini ortaya koymaktadır.

Tartışma bölümünde, kentsel alanların termal özelliklerinin ve rüzgarın UHI üzerindeki etkileri önceki literatürle ilişkilendirilmiştir. Örneğin, Jiang ve diğerlerinin (2019) çalışmasına kıyasla bu çalışma, LCZ'lerin ve havalandırmanın yerel ölçekteki katkılarını öne çıkarmaktadır. Gece UHII zirvesi, kentsel malzemelerin yüksek ısı depolama kapasitesi ve gece sınır tabakası gibi faktörlerle Yow (2007) ve Ramamurthy ve diğerleri (2014) gibi araştırmacılarla paralel şekilde açıklanmıştır. Ayrıca, LCZ2 ve LCZ3'ün sıcak alanlar olduğu bulgusu Geleti č ve diğerleri (2016) tarafından desteklenirken, LCZ1'deki gölgeleme etkisi Oke (1982) ile uyumlu bulunmuştur.

Sonuç olarak, bu çalışma tropikal kentsel bölgelerde kentsel ısınma, sıcak hava dalgaları ve kentsel ısı adası arasındaki karmaşık ilişkileri anlamak için önemli bir temel sunmaktadır. Bulgular, şehir planlamacıları ve yöneticiler için, kentsel havalandırma koridorlarının tasarlanması, uygun yapı yoğunluklarının belirlenmesi ve yeşil alanların entegrasyonu yoluyla kentsel termal ortamı iyileştirmeye yönelik rasyonel stratejilerin geliştirilmesinde somut çıkarımlar sağlamaktadır. Çalışmanın odaklandığı Guangzhou örneği, benzer iklim koşullarına sahip diğer küresel şehirler için de uygulanabilir dersler içermektedir.

Bulguların Önceki Araştırmalarla Karşılaştırılması

Yazarlar, mevcut çalışmalarını Jiang ve diğerlerinin (2019) Guangzhou'daki sıcak hava dalgaları sırasında UHII'nin günlük değişimine ve güneş radyasyonunun UHII'ye katkısına odaklanan araştırmasından ayırmaktadır. Bu çalışma ise yerel iklim ve çevrenin UHII üzerindeki etkisine odaklanarak, LCZ ve havalandırmanın sıcak hava dalgaları altında UHII'ye katkısını yerel ölçekte ele almasıyla farklılaşmaktadır(Fu et al., 2023).

Yazarlar, kentsel malzemelerin yüksek termal geçirgenliği ve yerel gölge blokajı nedeniyle kentsel alanlardaki sıcaklık tepkisinin hızlı olmadığını, bu durumun kırsal alanlardaki hızlı ısınma ve soğumaya kıyasla UHII'nin sabah ve akşam saatlerinde ani değişimler göstermesine yol açtığını Yow (2007) ve Oke ve diğerlerinin (2017) bulgularıyla açıklayarak tartışmıştır(Fu et al., 2023).

Çalışma, kentsel malzemelerin kendine özgü radyatif özelliklerinin, kentsel alanlarda gündüz kırsal alanlara göre daha fazla ısı depolama kapasitesi yarattığını ve bu ısının gece kararlı bir gece sınır tabakası varlığı ve azalmış dikey karışım nedeniyle yüzeye yakın tabakada hapsolarak serbest bırakıldığını, bunun da UHII'nin gece zirve yapmasına katkıda bulunduğunu Ramamurthy ve diğerlerinin (2014) çalışmasıyla ilişkilendirmektedir(Fu et al., 2023).

Yazarlar, rüzgarın daha serin hava getirerek kentsel sıcak havayla karışması ve kentsel ısının dağılmasını sağlayan karıştırma etkisiyle UHI etkisini büyük ölçüde hafifletebileceği genel kabulünü Kim ve Baik (2005), Yow (2007) ve He (2018) gibi önceki çalışmalarla destekleyerek, düşük rüzgar hızlarının sınırlı havalandırma ve ısı dağılımına yol açtığını belirtmiştir(Fu et al., 2023).

Çalışma, kentsel alanın çevresindeki bir istasyonda rüzgar hızının belirli bir dereceye kadar artmasıyla UHII'nin artması bulgusunu, Heaviside ve diğerleri (2014), Bassett ve diğerleri (2016) ile Dinda ve Chatterjee (2022) gibi önceki çalışmalardaki ısı adveksiyonu analizlerine ve He (2018) tarafından belirtilen rüzgar kaynaklarının UHI üzerindeki etkisine atıfta bulunarak tartışmıştır(Fu et al., 2023).

Yazarlar, LCZ2 ve LCZ3'ün bazı şehirlerde nispeten sıcak bölgeler olduğu yönündeki bulgularını Geleti č ve diğerleri (2016) ve Zhou ve diğerleri (2021) gibi çalışmalarla karşılaştırmıştır. Yoğun orta katlı ve alçak katlı binaların bulunduğu bu bölgelerde yüksek geçirimsiz yüzeyler ve kompakt bina düzenlemeleri, Yang ve diğerlerinin (2019) belirttiği gibi, rüzgarı engeller ve yüzey ısı depolamasını artırır(Fu et al., 2023).

Tartışma, LCZ1'deki hava sıcaklığı artışının, yüksek katlı binaların olası gölgeleme etkisi nedeniyle sınırlı kalmış olabileceğini öne sürmüştür (Oke, 1982; Bourbia ve Awbi, 2004). Bu nedenle, daha yüksek bina gruplarına sahip LCZ1'de sıcak hava dalgası olaylarının sıklığı, yoğunluğu ve UHII'nin gücü, daha alçak binalara sahip LCZ2 ve LCZ3'e göre daha düşüktür(Fu et al., 2023).

Sonuç Bölümünün Sunduğu Çıkarımlar

Bu çalışma, Guangzhou'da sıcak hava dalgaları (HWs) ve kentsel ısı adası (UHI) arasındaki etkileşimin kentsel ısınmayı güçlendirdiğini ve bu durumun kentsel havalandırma koşulları ile yerel iklim bölgeleri (LCZ) tarafından önemli ölçüde düzenlendiğini ikna edici kanıtlarla ortaya koymuştur. Bulgular, tropikal kentsel bölgelerdeki UHI ve HWs'nin değişimlerini ve nedenlerini daha iyi anlamaya yardımcı olacak ve küresel olarak diğer tropikal kentsel bölgelerdeki kentsel termal ortamın rasyonel iyileştirilmesini destekleyecektir(Fu et al., 2023).

Literatür Taraması İçin Sunduğu Çerçeve

Bu çalışma, tropikal megakentlerde sıcak hava dalgaları ile kentsel ısı adası arasındaki etkileşimin kentsel ısınmayı nasıl şiddetlendirdiğini gözlemsel verilerle ortaya koyarak kentsel iklimbilim literatürüne katkıda bulunmaktadır. Yalnızca makro iklimsel faktörleri değil, kentsel havalandırma koşullarını ve yerel iklim bölgelerinin (LCZ) morfolojik özelliklerini eş zamanlı olarak inceleyerek literatürdeki eksik bir boyutu tamamlar. Mikroklimatik süreçlerin bina yüksekliği, yapı yoğunluğu ve rüzgar koridorları ile nasıl şekillendiğini ampirik olarak göstererek sürdürülebilir kent planlaması için kuramsal ve ampirik bir taban oluşturur.

Çalışma, Oke (1982) ile Stewart ve Oke (2012) tarafından geliştirilen kentsel yüzey enerji dengesi ve yerel iklim bölgeleri kuramsal çerçevelerini temele almaktadır. Guangzhou ölçeğinde daha önce yürütülen Jiang ve diğerleri (2019) çalışmasının üzerine koyarak, güneş radyasyonunun yanı sıra rüzgar hızı, rüzgar yönü kararlılığı (USTI) ve LCZ tipolojilerinin etkileşim üzerindeki düzenleyici rolünü modele dahil eder. Bölgeler arası ısı adveksiyonunun çevresel kentsel alanlardaki etkisini göstererek literatürdeki sabit UHI varsayımlarından ayrışır ve iklim-kent etkileşimi çalışmalarını genişletir.

Literatür taramaları açısından bu araştırma, aşırı iklim olayları ile kentsel iklim süreçlerinin sinerjik etkileşimini dinamik havalandırma ve arazi kullanımı değişkenleriyle sentezleme imkânı verir. Aşırı sıcaklık artışlarının yalnızca küresel ısınmanın doğrudan bir sonuçu olmadığını, kentsel doku ve yetersiz havalandırma ile birleşerek geceleri katlanan bir kentsel ısı stresine dönüştüğünü gösterir. İklim değişikliğine uyum ve kentsel dirençlilik konularını ele alan derleme makalelerinde, mekansal tipoloji odaklı mikroklima yönetimi için temel referans noktası sağlar.

Kaynakça

  1. Jiang, S., Lee, X., Wang, J., and Wang, K. (2019). Ampli fi ed urban heat islands during heat wave periods. J. Geophys. Res. Atmos. 124, 7797 – 7812. doi:10.1029/ 2018JD030230
  2. Yow, D. (2007). Urban heat islands: Observations, impacts, and adaptation. Geogr. Compass 1, 1227 – 1251. doi:10.1111/j.1749-8198.2007.00063.x
  3. Ramamurthy, P., Bou-Zeid, E., Smith, J. A., Wang, Z., Baeck, M. L., Saliendra, N. Z., et al. (2014). In fl uence of sub-facet heterogeneity and material properties on the urban surface energy budget. J. Of Appl. Meteorology And Climatol. 53, 2114 – 2129. doi:10.1175/JAMC- D-13-0286.1
  4. Kim, Y.-H., and Baik, J.-J. (2005). Spatial and temporal structure of the urban heat island in seoul. J. Appl. Meteorology - J APPL METEOROL 44, 591 – 605. doi:10.1175/JAM2226.1
  5. Heaviside, C., Cai, X., and Vardoulakis, S. (2014). The effects of horizontal advection on the urban heat island in Birmingham and the West Midlands, United Kingdom during a heatwave. Q. J. R. Meteorological Soc. 141, 1429 – 1441. doi:10.1002/qj.2452
  6. Geleti č , J., Lehnert, M., and Dobrovolny, P. (2016). Land surface temperature differences within local climate zones, based on two central European cities. Remote Sens. 8, 788. doi:10.3390/rs8100788
  7. Oke, T. (1982). The energetic basis of the urban heat island. Q. J. R. Meteorological Soc. 108, 1 – 24. doi:10.1002/qj.49710845502
03

Tez ve Makale Araştırmalarında Kullanım

Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki üç araştırma taslağına dönüştürülmüştür.

01

Tez veya makalede kullanım · literatüre-review

Sıcak hava dalgaları kentsel ısı adası yoğunluğunu sinerjik bir şekilde artırmakta ve bu güçlendirici etki gece saatlerinde maksimum seviyeye ulaşmaktadır.

Kentsel iklim değişimi ve aşırı sıcaklıklar üzerine yazılan alan yazını bölümlerinde, ekstrem hava olayları ile kentsel ısı adasının bağımsız çalışmadığını, aksine geceleri katlanan bir ısı stresi oluşturduğunu desteklemek için cited edilebilir(Fu et al., 2023).

İzmir Megakentinde Yerel İklim Bölgeleri ve Kentsel Havalandırma Koridorlarının Sıcak Hava Dalgaları Esnasındaki Termal Konfor Üzerindeki Etkisi

Araştırma sorusu
İzmir kentsel alanında farklı yerel iklim bölgeleri (LCZ) ve rüzgar havalandırma koşulları, aşırı sıcaklık dönemlerinde kentsel ısı adası yoğunluğunu ve gece vakti termal stresi nasıl etkilemektedir?
Yöntem taslağı
İzmir'deki meteoroloji istasyon verileri ile GIS tabanlı LCZ haritalaması birleştirilerek sıcak dönem verileri analiz edilecektir. Örneklem büyüklüğü istatistiksel güç analizi ile belirlenecek olan istasyon ağından saatlik sıcaklık ve rüzgar hızı çekilecek, rüzgar koridorlarının soğutma etkisi regresyon ve ANOVA testleriyle incelenecektir.

Makaleyle bağlantısı: Makalede Guangzhou için gösterilen LCZ2 ve LCZ3 binalarındaki yüksek ısı stresi ve rüzgar hızının hafifletici etkisi bulgusu, Akdeniz iklim bölgesindeki bir liman kentinde havalandırma koridorları odağında sınanmak istenmiştir(Fu et al., 2023).

02

Tez veya makalede kullanım · Kavramsal çerçeve

Düşük rüzgar hızı ve zayıf havalandırma koşulları kentsel ısı adası yoğunluğunu ve sıcak hava dalgası riskini artırırken, yüksek rüzgar hızları hafifletici rol oynamaktadır.

Kentsel havalandırma ve iklim dirençli kent tasarımı kuramsal çerçevesinde, rüzgar koridorlarının ve havalandırma potansiyelinin mikroklimatik konfor üzerindeki doğrudan etkisini argümante etmek için kullanılır(Fu et al., 2023).

Kentsel Isı Adveksiyonunun Çevresel Yerleşim Alanlarındaki Gece Isı Stresine Etkisi: İstanbul Örneğinde Mikroklimatik Simülasyon

Araştırma sorusu
Kentsel merkezden çevresel yerleşim alanlarına doğru rüzgarla taşınan kentsel ısı adveksiyonu, orta şiddetteki rüzgarlarda çevre LCZ alanlarındaki gece sıcaklıklarını ne kadar artırmaktadır?
Yöntem taslağı
İstanbul'un yoğun merkezinden çeperlerine uzanan transek boyunca gözlem istasyonu verileri ve ENVI-met mikroklima simülasyon modeli kullanılacaktır. İki farklı rüzgar senaryosunda advektif ısı taşınımı hesaplanacak, istatistiksel anlamlılık Tukey testi ile doğrulanacaktır.

Makaleyle bağlantısı: Makalede yer alan, kentsel çeperdeki 711,006 numaralı istasyonda orta rüzgar hızlarında kentsel merkezden gelen ısı adveksiyonu nedeniyle UHII artışı gözlenmesi bulgusundan türetilmiştir(Fu et al., 2023).

03

Tez veya makalede kullanım · Tartışma

Yoğun orta ve alçak katlı bina grupları (LCZ2 ve LCZ3) en yüksek kentsel ısı adası yoğunluğuna ve sıcak hava dalgası riskine sahipken, açık bina tipleri (LCZ4 ve LCZ5) daha düşük risk taşımaktadır.

Arazi kullanımı ve bina morfolojisinin mikroklima üzerindeki etkilerinin tartışıldığı bölümlerde, yapı yoğunluğu ve yükseklik değişkenlerinin termal çevre üzerindeki ampirik sonuçlarını karşılaştırmak amacıyla kullanılabilir(Fu et al., 2023).

Yüksek Katlı Yapı Doku Sistemlerinde (LCZ1) Gölgeleme ve Havalandırma Engelleme Etkilerinin Termal Dengedeki Rolü

Araştırma sorusu
Yoğun yüksek katlı binalarda (LCZ1) gündüz gözlenen bina gölgeleme etkisi ile gece gözlenen havalandırma engelleme etkisi arasındaki net termal bilanço nasıl şekillenmektedir?
Yöntem taslağı
Ankara kentsel dönüşüm alanlarındaki LCZ1 ve LCZ2 bölgelerinde yüksek çözünürlüklü yüzey ve hava sıcaklığı sensörleri yerleştirilecektir. Veri doygunluğuna ulaşılana kadar sürdürülecek saha ölçümleriyle gündüz gölgeleme ve gece ısı hapsolma süreleri karşılaştırmalı zaman serisi analizi ile değerlendirilecektir.

Makaleyle bağlantısı: Makalenin LCZ1 alanlarında yüksek binaların gündüz sağladığı gölgeleme etkisi nedeniyle maksimum sıcaklıkların ve HW riskinin LCZ2/LCZ3'e göre daha düşük kalması tespitine dayanmaktadır(Fu et al., 2023).