Kuramsal-kavramsal makale incelemesi

DOI: 10.30784/epfad.426472

Türkiye’nin Dış Petrol ve Doğal Gaz Stratejisinin Temel Belirleyici Faktörleri

Türkiye'nin hızla artan nüfusu, sanayileşmesi ve ekonomik büyümesi enerji gereksinimini sürekli olarak yükseltmektedir. Yerli enerji kaynaklarının yetersizliği nedeniyle ülke petrol ve doğal gaz ihtiyacının büyük kısmını dış alımla karşılamak durumundadır.

Yazar
Remziye Yilmaz-bozkus
Yayın
Tarih
2018
01

Makalenin Kapsamı ve Akademik İçeriği

Türkiye'nin gelişen ekonomisi, artan nüfusu ve sanayileşme ivmesi, ülkenin enerji talebinde her geçen yıl belirgin bir artışa yol açmaktadır. Yerli rezervlerin kısıtlı olması sebebiyle tüketilen petrol ve doğal gazın büyük bir bölümü ithalat yoluyla temin edilmektedir. Bu yüksek dışa bağımlılık oranı, ülkenin dış politikadaki hareket alanını etkilemekte ve enerji arz güvenliğini ulusal güvenliğin merkezine yerleştirmektedir. Akademik literatür incelendiğinde, Ankara'nın dış enerji adımlarını inceleyen çalışmaların çoğunlukla betimsel düzeyde kaldığı ve politika odaklı sürdürüldüğü görülmektedir. Bu çalışma, Türkiye'nin dış petrol ve doğal gaz stratejisini yönlendiren temel faktörleri Realizm ve Liberalizm teorik yaklaşımları ışığında derinlemesine inceleyerek literatürdeki önemli bir teorik boşluğu doldurmayı hedeflemektedir.

Çalışmanın temel amacı, Türkiye'nin dış enerji stratejisinin arkasında yatan belirleyici dinamikleri saptamak ve bu dinamikler arasındaki etkileşimi kuramsal bir model çerçevesinde açıklamaktır. Nitel araştırma mantığına dayanan kavramsal ve kuramsal çözümleme yönteminin benimsendiği çalışmada, ikincil kaynaklar, resmi raporlar (ETKB stratejik planları, EPDK raporları) ve uluslararası enerji istatistikleri nitel içerik analiziyle değerlendirilmiştir. Analiz sürecinde Realizm paradigmasının güç dengesi, egemenlik ve enerji jeopolitiği kavramları ile Liberalizm paradigmasının ticari karşılıklı bağımlılık, mutlak kazanç ve pazar mekanizmaları yaklaşımları bir arada kullanılmıştır. Böylece hem devletlerarası rekabetin hem de ekonomik işbirliklerinin dış enerji stratejisine etkileri eş zamanlı olarak çözümlenmiştir.

Araştırma sonuçunda Türkiye'nin dış petrol ve doğal gaz stratejisini yönlendiren beş temel belirleyici faktör tespit edilmiştir. Önem sırasına göre ilk sırada enerji güvenliği kaygıları yer alırken, bunu ülkenin bir enerji merkezine dönüştürülmesi hedefi, bölgesel jeopolitik gelişmeler, enerji ortaklarıyla yürütülen ticari işbirlikleri ve Türk enerji firmalarının yurt dışı yatırımları takip etmektedir. Realizm kuramı, enerji arz güvenliği kaygılarını, dışa bağımlılıktan kaynaklanan güvenlik risklerini ve bölgesel güç rekabetlerini açıklamada yüksek bir çözümleme gücü sunmaktadır. Liberalizm kuramı ise Türk iş dünyasının bölgesel yatırımlarını, Rusya ve İran gibi tedarikçi ülkelerle kurulan ticari karşılıklı bağımlılığın siyasi krizleri yumuşatıcı etkisini ve enerji şirketlerinin pazar odaklı yurt dışı açılımlarını anlamada açıklayıcı olmaktadır.

Çalışmanın tartışma ve sonuç kısmında vurgulandığı üzere, belirlenen beş temel dinamik zaman zaman birbiriyle örtüşmekte ve birbirini desteklemekte, kimi durumlarda ise çelişmektedir. Örneğin, kısa ve orta vadeli kesintisiz gaz tedarikini güvenceye almak amacıyla Rusya ve İran ile sürdürülen bağımlılık ilişkisi, tedarikçileri çeşitlendirerek tam anlamıyla bağımsız bir enerji merkezi olma hedefiyle çelişebilmektedir. Ancak yazarın ulaştığı en temel çıkarım, enerji güvenliği kaygısının diğer tüm belirleyici faktörlerin üzerinde yer aldığı ve bir çelişki durumunda stratejik kararların enerji güvenliği önceliğine göre şekillendiğidir. Bu çalışma, Türk araştırmacıların enerji diplomasisi, bölgesel boru hattı projeleri ve dış politika karar alma süreçleri üzerine yapacakları tez ve makale çalışmalarında kuramsal bir çerçeve sunması bakımından kritik bir kaynak niteliğindedir.

Araştırmanın amacı

Çalışmanın temel amacı, Türkiye'nin dış petrol ve doğal gaz stratejisinin en önemli belirleyici faktörlerini açıklamak, bu faktörler arasındaki etkileşimleri çözümlemek ve Ankara'nın dış enerji politikasını Realizm ile Liberalizm kuramsal çerçevelerinde değerlendirerek literatürdeki kuramsal eksikliği gidermektir(Yilmaz-bozkus, 2018).

İnceleme ve modelleme yöntemi

Bu çalışma, Türkiye'nin dış petrol ve doğal gaz stratejisinin temel belirleyicilerini çözümlemek amacıyla uluslararası ilişkiler kuramlarından Realizm ve Liberalizm paradigmsal çerçevelerini nitel ve kavramsal analiz yöntemiyle kullanmaktadır(Yilmaz-bozkus, 2018).

Kuramsal ve kavramsal çerçeve

Çalışma, Uluslararası İlişkiler disiplininin iki ana paradigması olan Realizm (Klasik Realizm, Neorealizm, Neoklasik Realizm ve Enerji Jeopolitiği) ile Liberalizm (Düzenleyici Liberalizm, Ticari Liberalizm ve Karşılıklı Bağımlılık) kuramlarını bütüncül bir yaklaşımla ele almaktadır.

Makalenin ele aldığı literatür

Makale, Türkiye'nin enerji güvenliği (Babalı, Bilgin, Kardaş), enerji merkezi olma hedefi (Akhundzada, Tokuş, Krauer-Pacheco) ve bölgesel enerji denklemleri üzerine yürütülen geniş bir literatürle diyalog kurmaktadır. Çalışma, politika merkezli analizlerin ötesine geçerek Realizm ve Liberalizm teorik yaklaşımlarını bir arada kullanmasıyla mevcut literatürden ayrışmaktadır.

Araştırmanın Bulguları

01

Türkiye'nin dış petrol ve doğal gaz stratejisini yönlendiren en önemli ve öncelikli belirleyici faktör, ülkenin artan enerji talebi, yetersiz yerli kaynakları ve ithalata olan yüksek bağımlılığından kaynaklanan enerji güvenliği kaygılarıdır(Yilmaz-bozkus, 2018).

02

Türkiye'nin stratejik coğrafi konumunu kullanarak Orta Doğu, Hazar ve Doğu Akdeniz kaynaklarını Avrupa pazarlarına taşıyan bir enerji merkezi olma hedefi, jeostratejik nüfuzunu ve bölgesel gücünü artırma amacına hizmet etmektedir(Yilmaz-bozkus, 2018).

03

Bölgesel gelişmeler, Sovyetler Birliği'nin dağılması ve Rusya-Ukrayna gaz krizleri gibi olgular Türkiye'nin transit rolünü güçlendirirken, Suriye krizi ve bölgesel istikrarsızlıklar enerji projelerinin hayata geçirilmesini olumsuz etkilemektedir(Yilmaz-bozkus, 2018).

04

Türk enerji firmalarının yurt dışındaki arama ve üretim faaliyetleri ile özel sektörün ticari ortaklıkları, ülkenin kaynak çeşitliliğini sağlayarak doğrudan enerji arz güvenliğine ve ekonomik çıkarlarına katkıda bulunmaktadır(Yilmaz-bozkus, 2018).

05

Belirleyici faktörler arasında zaman zaman çelişkiler ortaya çıksa da (örneğin Rusya ve İran ile bağımlılığın enerji merkezi olma hedefiyle çelişmesi), enerji güvenliği kaygısı her zaman diğer faktörlere üstün gelmektedir(Yilmaz-bozkus, 2018).

02

Bulguların Tartışılması ve Araştırmanın Sonucu

Bulguların Yazarlar Tarafından Yorumlanışı

Çalışmanın bulguları, Türkiye'nin dış enerji stratejisinde enerji arz güvenliğinin tartışmasız birincil öncelik olduğunu ve diğer tüm stratejik hedeflerin bu ana kaygı etrafında şekillendiğini göstermektedir.

Yazar, uluslararası ilişkiler kuramlarından Realizm'in devletin bekası ve ulusal güç unsurları üzerindeki vurgusu nedeniyle enerji güvenliği endişelerini açıklamada en yüksek açıklayıcı güce sahip olduğunu belirtmektedir.

Tartışma bölümünde literatürdeki politika odaklı çalışmaların ötesine geçilerek, Ticari Liberalizm ve Enerji Jeopolitiği kuramlarının karşılıklı bağımlılık ve şirket aktörlerinin rollerini açıklamada nasıl işlevsel bir araç sunduğu ortaya konmaktadır.

Sonuç olarak, enerji merkezi olma veya ticari ortaklıkları geliştirme hedefleri ile arz güvenliği çatıştığında, güvenlik odaklı realist yaklaşımın her zaman baskın geldiği ve nihai kararları yönlendirdiği değerlendirilmektedir.

Bulguların Önceki Araştırmalarla Karşılaştırılması

Yazar, Türkiye'nin enerji stratejisini oluştururken temel amacının enerji güvenliğini güçlendirmek olduğunu savunurken Babalı (2012) tarafından ortaya konan enerji güvenliğinin birincil öncelik olduğu yaklaşımıyla tam bir uyum yakalamakta ve Realist çerçevenin ulusal güvenlik önceliğini doğrulamaktadır(Yilmaz-bozkus, 2018).

Yazar, ticari aktörlerin ve özel sektör firmalarının dış politikayı etkileme gücünü Liberalizm çerçevesinde açıklarken Moravcsik (1992) tarafından geliştirilen Ticari Liberalizm kuramının iç piyasa aktörlerinin çıkar grupları üzerinden devlet tercihlerini şekillendirdiği yönündeki önermesini Türkiye-Rusya enerji ilişkilerindeki müteahhitlik lobisi örneği üzerinden uygulamaktadır(Yilmaz-bozkus, 2018).

Sonuç Bölümünün Sunduğu Çıkarımlar

Yazar, Türkiye'nin dış petrol ve doğal gaz stratejisini şekillendiren beş temel faktör arasında enerji güvenliğinin mutlak bir önceliğe sahip olduğu sonuçuna varmaktadır. Realizm ülkenin güvenlik ve güç odaklı hedeflerini açıklamakta en güçlü kuramsal zemini sunarken, Liberalizm ise ticari ortaklıkları ve şirket faaliyetlerini açıklamada tamamlayıcı bir rol oynamaktadır. Faktörler arası çelişki durumunda enerji arz güvenliği her zaman belirleyici olmaktadır(Yilmaz-bozkus, 2018).

Literatür Taraması İçin Sunduğu Çerçeve

Bu çalışma, Uluslararası İlişkiler ve Enerji Geopolitiği literatüründe Türkiye'nin dış enerji politikasını açıklayan betimsel ve politika odaklı anlatıların ötesine geçerek kuramsal bir derinlik kazandırma işlevi görmektedir. Türkiye'nin petrol ve doğal gaz tedarikinde karşılaştığı kırılganlıkları ve stratejik hamleleri hem Realizm hem de Liberalizm kuramlarının kavramsal araçlarıyla inceleyen makale, dış politika analizi literatüründe normatif değerlendirmeler yerine ampirik ve kuramsal senteze dayalı bütüncül bir model sunmaktadır.

Önceki literatürde yer alan çalışmalar çoğunlukla Türkiye'nin coğrafi konumunun sunduğu transit ülke potansiyelini veya boru hattı projelerinin teknik-ekonomik boyutlarını ele almış, karar alma mekanizmasındaki temel dinamikleri kuramsal bir çerçeveye oturtmakta yetersiz kalmıştır. Çalışma, Babalı (2012), Bilgin (2015) ve Kardaş (2013) gibi araştırmacıların vurguladığı arz güvenliği kaygılarını ve jeopolitik senkronizasyon gereksinimini temel alarak, bu bulguları Realist güç dengesi ile Ticari Liberalizmin pazar ilişkileri mantığıyla sentezlemekte ve literatürdeki kuramsal boşluğu doldurmaktadır.

Literatür taraması yapacak araştırmacılar için bu çalışma, Türkiye'nin dış enerji stratejisini belirleyen beş ana faktör (enerji güvenliği kaygıları, enerji merkezi olma hedefi, bölgesel gelişmeler, ticari ortaklıklar ve enerji şirketlerinin yurt dışı hedefleri) arasında hiyerarşik bir açıklama modeli sunmaktadır. Çatışan hedefler durumunda enerji arz güvenliğinin her zaman realist bir güvenlik mantığıyla birincil öncelik kabul edildiğini göstererek, Doğu Akdeniz, Hazar ve Orta Doğu enerji politiğini inceleyen araştırmalara analitik bir kılavuz sağlamaktadır.

Kaynakça

  1. Babalı, T. (2012). The role of energy in Turkey’s relations with Russia and Iran. Paper presented at The Turkey, Russia, Iran Nexus Workshop.
  2. Moravcsik, A. (1992). Liberalism and international relations theory. Cambridge, MA: Harvard Univ. Press.
03

Tez ve Makale Araştırmalarında Kullanım

Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki üç araştırma taslağına dönüştürülmüştür.

01

Tez veya makalede kullanım · Kavramsal çerçeve

Uluslararası enerji politikalarının analizinde Realizm devlete dayalı güvenlik ve güç dengesini açıklarken, Ticari Liberalizm pazar mekanizmaları ve özel şirketlerin rolünü açıklamada tamamlayıcıdır.

Tez çalışmalarının kuramsal çerçeve bölümünde, enerji alanındaki uluslararası ilişkilerin tek bir kuramla açıklanamayacağı, güvenlik odaklı devlet kararlarının Realizmle, şirket hedefleri ve ticari entegrasyonun ise Liberalizmle incelenmesi gerektiği iddiası bu kaynakla desteklenir(Yilmaz-bozkus, 2018).

Doğu Akdeniz Gaz Krizinde Türkiye'nin Stratejik Tercihleri: Realist Güç Dengesi ve Ticari Fırsatların Karşılaştırılması

Araştırma sorusu
Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki hidrokarbon arama faaliyetleri ve bölgesel ittifaklara karşı tutumu Realist güvenlik kaygıları ile mi yoksa Ticari Liberalizmin pazar fırsatlarıyla mı daha güçlü açıklanmaktadır?
Yöntem taslağı
Çalışma nitel durum çalışması deseninde tasarlanacaktır. Materyal olarak 2019-2024 yılları arasında Dışişleri Bakanlığı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından yayınlanan resmi raporlar, ikili anlaşmalar ve lider söylemleri seçilecektir. Veriler içerik analizi ve söylem analizi yöntemleriyle incelemeye tabi tutulacak, kuramsal kodlama mantığı uygulanacaktır. Örneklem büyüklüğü veri doygunluğuna ulaşılan belge sayısı ile belirlenecektir.

Makaleyle bağlantısı: Makalede Türkiye'nin enerji güvenliği ile bölgesel işbirlikleri arasındaki gerilimlerin Realist ve Liberal paradigmalarla çözümlenmesi yaklaşımından türetilmiştir(Yilmaz-bozkus, 2018).

02

Tez veya makalede kullanım · literatüre-review

Türkiye'nin dış doğal gaz tedarikinde sözleşme yenileme dönemleri ve tek tedarikçiye bağımlılığı azaltma çabaları enerji arz güvenlik stratejisinin odağında yer almaktadır.

Literatür taraması bölümünde Türkiye'nin doğal gaz ithalatındaki kırılganlıkları ve 2020'li yıllarda sona erecek uzun vadeli boru hattı sözleşmelerinin yarattığı stratejik arayışları gerekçelendirmek için kullanılır(Yilmaz-bozkus, 2018).

Türk Enerji Şirketlerinin Yurt Dışı Doğrudan Yatırımlarının Arz Güvenliğine Katkısı: Nitel Bir Faktör Analizi

Araştırma sorusu
TPAO ve BOTAŞ gibi kamu enerji şirketleri ile özel sektör enerji firmalarının Hazar ve Orta Doğu'daki arama ve üretim faaliyetleri Türkiye'nin tedarik riski algısını nasıl etkilemektedir?
Yöntem taslağı
Nitel araştırmada çoklu durum incelemesi deseni benimsenecektir. Örneklem, yurt dışında aktif arama ve işletme ruhsatı bulunan kamu ve özel enerji şirketlerinin üst düzey yöneticileri ve enerji uzmanlarından oluşacaktır. Örneklem büyüklüğü güç analizi veya önceden belirlenmiş sayı yerine nitel veri doygunluğu ilkesiyle belirlenecektir. Yarı yapılandırılmış görüşmeler tematik analiz yöntemiyle kodlanacaktır.

Makaleyle bağlantısı: Yazarın çalışmada Türk enerji firmalarının diğer ülkelerdeki hedeflerini dış stratejinin temel belirleyicilerinden biri olarak tanımlamasından türetilmiştir(Yilmaz-bozkus, 2018).

03

Tez veya makalede kullanım · Tartışma

Uluslararası sistemdeki anarşik yapı devletlerin enerji ortaklığından elde edilen göreli kazançlar konusunda endişelenmesine ve işbirliğini zorlaştırmasına neden olur.

Tartışma bölümünde bölgesel enerji projelerindeki anlaşmazlıklar ve devletlerin birbirine karşı duyduğu güvensizlik Realist kuramın göreli kazanç ve anarşi ilkeleriyle gerekçelendirilir(Yilmaz-bozkus, 2018).

Türkiye'nin Doğal Gaz Boru Hattı Şebekesinde Giriş Kapasitesi Kısıtları ve Enerji Merkezi Olma Stratejisi Üzerindeki Etkileri

Araştırma sorusu
Türkiye'nin iletim şebekesindeki teknik kısıtlar ve depolama kapasitesi yetersizliği, ülkenin bölgesel bir doğal gaz ticaret merkezi (hub) olma hedefini nasıl sınırlandırmaktadır?
Yöntem taslağı
Karma yöntem araştırması olarak kurgulanacaktır. Nicel boyutta EPDK ve BOTAŞ'ın 2015-2023 yılları arasındaki günlük giriş kapasiteleri, kış zirve talepleri ve depolama verileri zaman serisi analiziyle incelenecektir. Nitel boyutta ise enerji piyasası uzmanlarıyla derinlemesine görüşmeler yapılacak ve teknik verilerle ampirik analiz sentezlenecektir.

Makaleyle bağlantısı: Makalenin 4. sayfasında yer alan Türkiye doğal gaz şebekesinin maksimum giriş kapasitesi ve kış zirve talebi arasındaki yapısal kısıtlara ilişkin tespitlerden türetilmiştir(Yilmaz-bozkus, 2018).